![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 28-05-2013
Şehir: elazığ
Mesajlar: 11
|
Öncelikle ilgili arkadaşa teşekkür diyoruz, fakat alayı açıklamakta yarar var; Öncelikle bitkiler besin eriğinden Kno3, Mgso4 gibi bileşikler direkt olarak alamazlar bu mucizedir böyle bişey mümkün değildir; eğer almış olsalardı muhteşem bi metobolizma bozukluğu yaşıyor olurduk. Besin eriğini biz amatörler hazırlarken gerekli oranda uygun ph ve iletkenlikte hazırlıyoruz ve besin eriği homojen bir hal alıp(hepsi çözünüp) bitki ile buluşuyor. Bu durumda suda anyonlar(Ca,Mg,Na,K) ve katyonlar(PO4,SO4,NO3,NH4) bulunur. yani bitkinin kökleri sadece iyonları alabilecek durumdadır, patlayıcı olarak tarif edilen KNO3,NH4NÔ3 gibi bileşikleri alamazlar. Ancak kökleri yenilebilen bitkiler ve ya ürüne besin eriği sıçramış ise durum farklıdır bu durum da sıvı haldeki besin eriği buharlaşıp ürünün üst kısmında ya da kökü yenen bitkilerde direkt bileşikler bulunur, iyonlar bulunmaz ve kanser yapar buna dikkat etmek gerekir. Bu yüzden besin eriğinin bitki ile nasıl bir ilişki içinde olduğuna ve ürünü iyice yıkamaya(su tutunca kolay kolay gitmez) özen göstermelisiniz.(çilekler besin eriği havalandırılırken çileğe gübre bulaşmasına neden oluyor ve insanlarda bunu yiyorsa ortada büyük bi ihmalkarlık vardır.) Organik gübre hakkında ve ya nasıl organik gübre yaparım şeklinde merak eden arkadaşlar varsa benle irtibat kurabilirler konu başlığı açıp aşama aşama açıklarım. Teşekkür ediyorum hayırlı akşamlar |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
|
Alıntı:
Açıklık getirirseniz memnun oluruz. Organik gübre yapıldı diyelim . Bitki bu gübreleri olduğu gibi mi bünyesine alacak , onlar toprakta ayrıştıktan sonra alınmayacak mı ? Yani her durumda bitkinin alabileceği forma dönüşmesi gerekmiyor mu? Açılık getirirseniz memnun oluruz. |
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,314
|
Sayin Karagulle ile ayni dusunuyorum. Topraksiz tarim girdilerinde kansorejen tehlikesi var olabilir, ama ayni tehlike geleneksel tarimda da var. Mevsimi disinda urun yetistirilmesinin tehlikeli oldugunu bilim insanlari soyluyorlar, bu konu tum seralari sorguluyor. Sadece kullanilan besin maddeleri degil, hibrit tohum, ilaclar, gun isigi yetmediginde suni isiklandirma, gibi bir suru etkileyen faktor var zaten. Hangi turde tarim yapsak asilama bile urunu etkiliyor. Kabak uzerine domates asilamak, kabak uzerine karpuz asilamak urun miktarini artirdi ama garip meyve ve sebzeler cikti. Kim cocuklugumuzun domatesini, karpuzunu, salataligini, cilegini bulabiliyor, sikayetci degil. Bu zorlama urunlerin tehlikesi yillar sonar ortaya cikiyor ve hata yapmisiz deniyor. Bizlerin bu kansorejenlik iddiasina cevap bulmamiz zor. Elestiri gibi algilamasin ama bu konuda hassa olan sn vetman, tavuk ciftliginde yetistirdigi tavuklar hakkinda yazilan ve soylenenleri duyunca vazgecebiliyor mu? Yoksa kabuledilen bu diyerek devam mi diyor. Ayni karari topraksiz tarimda da verebilir saniyorum. Bence topraksiz tarim kucuk ciftci icin uygulanabilir ve ekonomik degil. taze sogan yapip iscilik masrafi agir gelince birakan arkadaslar var. Hemen birakmali mi? Yabancilar taze sogani temizleyip kumeleyip baglayan makinayi yapmis saatte 5 ton ambalajlayabiliyor. Simdi bu makinayi edinmenin maliyeti olunca uretimin de okadar buyuk olmasi gerekiyor, ve geliyoruz ekonomik yatirim buyuklugu hesabina ve amatorlukten dolayi vazgeciliyor. Bu forumda makinaci, elektronikci, otomasyoncular var, birlesip ufak bir sistem kurulsa ve ucuz olsa bir konuyu halletmis oluruz. Sonuc alamasak ya da yeteri kadar ucuz olmasa da yine kaybetmeyiz, denedik olmadi deriz. Topraksiz tarim iyiymis deyip, en sicak yerde ( Mersin ) ustelik damda yaparsan sonuc alamazsin arkadas. Ekonomik olmaz, sen o cografyada marulun dibini bahcene gom, birak hic ugrasma yinede bir miktar yetisir. Sanirim sn Levent Ali bunu biliyor sadece isin otomasyon yazilimini denemek istiyor, ticari yonunde degil isin. Birileri Yalan Dunya ve Todor u bu basliga cagirsa iyi olacak kendi basliklarina ugramiyorlar nasil ulasirim bilmiyorum. Bu arkadaslar eskiden bu konulari epeyce yazdilar. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 07-03-2013
Şehir: Mersin / Adana
Mesajlar: 61
|
Başlığın buraya taşınması iyi olmuş. En azından Sn. Leventali'nin çalışmalarını sergilediği başlığı katletmemiş olacağız. Ben burada görüşlerimi yazarken şunu da belirtmeyi isterim; ben topraksız tarım uzmanı mıyım? Hayır. Ben çiftçi miyim? Hayır. Ancak matbaanın Osmanlı'ya neden 200 yıl gecikmeli geldiği konusunda fikir sahibi biriyim. Sağlık açısından endişeniz olabilir, olmayabilir. Ancak bunu "bir arkadaşımın dayısı demiş ki", "bizim amcaoğlu geçen sene televizyonda duymuş", "komşunun eniştesine tanıdığı bir kimyager söylemiş" gibi kaynağı, desteği ve değeri olmayan söylemler yerine elle tutulur örneklerle ifade etmek, endişenin ciddiye alınabilirliğini direkt olarak etkileyecektir sanırım. |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Ağaç Dostu.
Giriş Tarihi: 21-08-2008
Şehir: Manisa-Salihli
Mesajlar: 772
|
Alıntı:
Topraksız tarım mı ? topraklı tarım mı? bu konu çok tartışıldı. Bunların tekrar tekrar tartışılmasını ben doğru bulmuyorum. Her ikisinin de avantaj ve dezavantajları var. Söz konusu sağlık olunca topraksız tarımın daha sağlıklı olduğu da ortada. Benim dikkat çekmek istediğim konu ise topraksız tarımda kimyasal gübre kullanıldığı için çok da masum olmadığı. Topraksız tarım sanki organik tarım gibi lanse ediliyor. Tek derdim topraksız tarımı daha az kimyasal kullanarak yapılabilirliğini göstermek. Foruma ilk yazımı yazarken biraz sert giriş yapmışım ve bu da yanlış yorumlandı. Polemiklere girmeden bildiklerimi yazmaya çalıştım. Bazı cevapları yazmayacağım ki dostlarım üzülmesin. Konuyu ticari çıkar için yazdığımı düşünen dostlar adına üzüldüğümü bildirmeliyim. Ben topraksız tarıma inanmış biriyim. Bunu doğal gübrelerle yapılabilir hale getirebilirsek her bitkisever kendi evinde dahi bunu kolayca yapabilir düşüncesindeyim. Topraksız tarım dünyada çok tutulan bir sistem. Büyük yatırımcı kesiminin kullandığı sistem "hydroponic sistem" veya "ortam kültürü sistemi". Biraz daha orta kesimin kullandığı sistem ise "aquaponic garden" sistemi. Sayın Kiziltan. siz ilk yatırım maliyetinin yüksekliğinden bahsetmiştiniz. Ar-Ge seramızda ilk yatırım giderlerini %60 düşüren bir sistem kurduk ve güzel sonuç aldık. Yanlış değil ilk yatırım giderlerini %60 düşürebiliyoruz. Ben topraksız tarımı 2-3 dönüm, doğal gübreli ve bahsettiğim ilk yatırım maliyetlerini düşürdüğümüz sistemle yapmayı düşünüyorum. Doğal gübrenin olabilirliğine inanıyorum ama denemelerimiz devam ediyor. Eğer bunu başarabilirsek çocukluğumuzun domatesini, karpuzunu, salatalığını, çileğini bulabiliyor olacağız. Geçen yıl Salihli'de topraksız tarım yapan büyük bir firmanın serasındaki üretim müdürü mühendis arkadaşla konuştuğumuzda "Bu yıl 1 milyon dolar zarar ettik. Küçük bir hata bize pahalıya patladı" dedi. Bu sera Hollanda'lı bir firmanın kontrolünde kurulmuş ve üretim yapıyordu. Bahsettiğiniz satılık seralar küçük hatası pahalıya patlamış seralar olabilir mi acaba. Tavuk çiftliğimizdeki tavuklar için cevabımı yeri burası olmadığı için özel yazabilirim. Ama kesinlikle hormon kullanmıyoruz ve yararlı mikroorganizmayı agaclar.net sayesinde öğrendim. Yararlı mikroorganizmalar sayesinde Antibiyotik kullanmaya gerek kalmayabiliyor. Her şey gönlünüzce olsun. Selamlar... Saygılar... |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 28-04-2013
Şehir: tahran iran
Mesajlar: 1,314
|
Merhba Sn Vetman Umarim teziniz dogrudur ve yeni bir yol bulursunuz ve daha saglikli urunler satabilirsiniz, bunu herkes ister. Topraksiz tarimin ilk yatiriminda, tabana beton dokulecek, tercihedilen sisteme gore havuz yapacaksin/ kanal veya boru alacaksin/ , bunlarin ayaklari olacak, sera cam/naylon/polikarbon tercih edilecek, otomasyon olacaksa eger EC ve PH icin sensorler, depolar oransal vana-pompa sistemi kuracaksin, isitma sogutma sistemi hizli ve hassa olacak, sisleme ve golgeleme sistemi kuracaksin, karbondioksit sistemi kuracaksin... peki sevgili arkadasim yatirim maliyetini nasil dusureceksin? Her yapacagin tasarruf kaliteni etkileyecek diyorum, nerede tasarruf oluyorsa lutfen soyle de biz girecek olsak hata yapip parayi bosa vermeyelim. Salihli deki sera buyuk zarar yazdiysa bu benim dediklerimin teyidi oluyor. Topraksiz tarim hata kabuletmiyor, bir hata buyuk zarar demek. Hollanda`li kurmussa diyelim ki sistemler dogru, basinda muhendisler var kucuk ( yoksa buyuk mu diyelim ) hata buyuk zarar. Sayin Vetman, Salihli zaten rahat ziraat yapilabilen bir yer degil mi? 20 donum yer al ustune 5.000.000 dollar/euro yatir domates uret. Hadi baskasini hesaplayalim, oralarda tarla metrekaresi 10 TL civarinda , aldin 20 donum yer, yatiracagin 5 milyon dollar eder 10 milyon Tl ne yapar 1000 donum tarla. ( 5 milyon x 2 /10 ) Topla etti 1020 donum. Sevgili arkadasim o paraya 1000 donum tarla aliniyor. Hadi biz alalim 500 donum kalaniyla tum tarim makinalarimizi alalim. Artik ne istersen ek bic, hangisi kazanir hangisi kaybeder , hangisi daha riskli ? Topraksiz tarim Japonya, Malezya, Hollanda gibi arazinin pahali oldugu yerde yogun uretim icin iyi. Avustralya`da yerlesim yerleri arasinda mesafe uzun olunca lokal uretim icin iyi. Allah bize vermis Ege, Akdeniz, Denizli, Aydin, Antalya, Cukurova biz kalkip o cografyada o iklimde o sulak arazide topraksiz tarima sermaye yatiriyoruz, ustelik ithalediyoruz. Sn Todor soyluyor ya, ya daha kaliteli ve ucuz ureteceksin, ya iki misli ureteceksin yoksa zarar ediyorsun, cunku aldigin kredi yatirdigin para alternatif kazanci olabilir degil mi? Tavuk konusunu sanirim aciklayamamisim, ben hormondan degil baska seyden bahsediyorum. Yumurta icin hayvanlari isiga bogup geceyi gunduzu sasirtmiyor muyuz, yumurtasi etkilenmiyor mu, kendisi tavugun etkilenmiyor mu? Et tavuguna uretim hizli olsun ucuz olsun diye basinca antibiyotigi, basinca balik ununu et sagliksiz olmuyor mu? Dogal surecte 6-8 ayda gelecegi kiloya 45 gunde gelen tavuk tamamen zararsiz mi? Bence bunun topraksiz tarimda bir karsiligi var, dogal olarak 50-60 ( mevsime ve iklime gore ) yetisecek marulu zorlayarak 35 gunde yetistirince etkileniyor olabilir diyorum, bilimsel dayanak gosterecek bilgim yok, kim biliyorsa soyler. Siz besicilik de yapiyorsunuz, daha cok ve cabuk et uretebilmek icin hayvana dogal gidasinda olmayan balik unu ve kemik unu verince oluyor deli dana hastasi. Hayvan **** bitki, dogal gelisim surecine mudahale edince sonuc kotu oluyor. Ancak topraksiz tarimda bu tur zorlama pek yok onun icin cok riskli olarak degerlendirmiyorum. Kisacasi diyorum ki bizim ulkemizde su, iyi iklim ve verimli toprak olan yerlerde topraksiz sera yapmamak lazim, sartlarin uygun olmadigi yerlerde uygun sartlar icin kurmak tamam. Sogan cucugunu perlite dikip gubre verecegine, topraga dikip sulasan arada nekadar fark cikiyor, tam rakamlari bilmiyorum, sanirim Todor ve M.Ayhan biliyordur soyler. Topraksiz tarim sagliksiz ve gereksiz demiyorum, tarima uygun yerde bu tip sera yatirimi gereksiz diyorum, Trakya`da tarim arazisine fabrika kurmak gibi oluyor, Mersin`de Antalya`da verimli araziye beton dokup topraksiz sera kurmak. Sartlarin tam uygun olmadigi yerlerde ise kurulmasi ve uygulanmasi cok faydali. Seralarin neden satildigina gelince, satanlara sormali para kazandiklari ya da soylendigi gibi 5 yilda yatirim geri dondugunden degil ! Yanlis hesap, arastirmadan yatirim, batiyorlar sevgili Vetman, serada domates ekmekle tarlaya bugday ekmek ikiside para kazandirmaz, katma degerli mal calismak bunu da yatirimdan once arastirmak sart. Seraya biz domates ekiyoruz, Hollanda`li gul ekiyor , kim cok kazaniyor, daha iyi ornek var mi? Veteriner degilim, ziraat muhendisi de degilim, ben makinaciyim. Bilmeden kimsenin ihtisas alanine girip ukalalik ettimse kusura bakmasin. Bendeki Rizeli`nin sade mantigi. Sizin arastirmalar icin hem para hem zaman harcadiginizi biliyorum, basarlar dilerim. Lutfen devamedin bilin ki birseyler bulanlar deneme cesareti olanlardi ve sizden daha akilli degillerdi. Saygilarimla KIZILTAN |
|
|
|
![]() |
|
|