agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Enerji
(https)




Beğeni Düzeni150Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 23-06-2013, 02:26   #1
Ağaç Dostu
 
ciroz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 27-03-2012
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,033
Sn MePeTe,

Enerji üretiminde H.E.S' lerin göreceli masum bir üretim şekli olmasına itirazım yok.
Kişisel itirazım, uygulama biçimlerine.

Tek alternatif H.E.S' ler miş gibi bir algı yaratılması, özellikle ülkemizde uygulanan nehir/dere tipi H.E.S lerin ve bu tip H.E.S lerin proje sayısının fazlalığı dikkat edilmesi ve incelenmesi gereken konular diye düşünüyorum.

Yukarıdaki bir çok mesajda detayları var. Tıp doktoru olduğunuz için araştırma ve tezleri okuma merakınız/alışkanlığınız vardır diye düşünüyorum. Bu anlamda konu içinde verilmiş bazı önemli linklere göz atmanızı tavsiye ederim. Ucuz enerji diye adlandırılan şeyin toplamda yaptığı tahribat ( sadece doğa değil, insan, su kullanımı, tarım vs ) göz önüne alındığında ülkemizdeki projelerin söylendiği kadar da verimli olmadığı hatırı sayılır biçimde ifade ediliyor.

Yine kişisel fikrim alternatif enerji üretimleri de mutlaka değerlendirilmeli. Özellikle rüzgar ve güneş alternatifleri ülke özelinde dikkate değer niteliktedir diye düşünüyorum.

Sizin fikirlerinize bir itirazım yok. Herkes gibi ben de ideal şartlarda çevreye gerekli saygıyı gösteren, zararsız, ucuz enerji temininin harika olduğunu düşünüyorum.

Aralarındaki verimli projelerin/uygulamaların varlığını inkar etmek haksızlık olmakla beraber maalesef ülkemizdeki uygulamaların bir çoğundaki gerçekler bu yönde değil.

Tekrar hatırlatmakta fayda var,
Konu özelinde yazdıklarım şahsi fikirlerimdir.

Saygılarımla.

ciroz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-06-2013, 00:20   #2
Ağaç Dostu
 
MeTePe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 209
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ciroz Mesajı Göster
Yine kişisel fikrim alternatif enerji üretimleri de mutlaka değerlendirilmeli. Özellikle rüzgar ve güneş alternatifleri ülke özelinde dikkate değer niteliktedir diye düşünüyorum.
Alternatif enerji kaynakları kulağa hoş gelen şeyler ama diğer taraftan gerçekçi olmak da gerekiyor.

Öncelikle ülkemizde rüzgar enerjisi için bir teşvik yöntemi uygulanıyor. Hatta yanılmıyorsam devletin teşvik verdiği kapasitenin tamamı lisanslanmış durumda. Tüm bunlara rağmen rüzgar enerjisinin diğer yöntemlere göre oldukça pahalı olduğu bir gerçek.

Diğer taraftan, rüzgar enerjisi hiç bir zaman yeterli bir kaynak olarak görülmüyor. AB ülkelerinde dahi hedef % 20'ler civarında. Çünkü güvenilir bir yöntem değil. Daha önce de belirttiğim gibi, rüzgar kesildiğinde eksiği neyle tamamlayacaksınız?

Güneş enerjisi kulağa hoş gelen bir düşünce. Ama halen emekleme safhasında. Bildiğim kadarıyla ticari amaçlı enerji üreten güneş santrali hiç yok. Mevcut örnekler hep prototip, deneysel çalışmalar. Diğer taraftan, yanılmıyorsam güneş enerjisinde kullanılan güneş hücrelerinin üretimi ve atıkları da çok masum şeyler değil. Yani üretim sırasında ve imhasında çevresel bir kirlilik söz konusu. İlk yatırım maliyetleri ise inanılmaz derecede yüksek.

Asıl en önemli sorun, güneş enerjisinden, ülkemiz gibi bol güneşli bir coğrafyada dahi günde ortalama 4-5 saat yararlanabilmemiz. Elektriği depolamak hem zor, hem maliyetli. Gündüz depolayıp gece kullanalım dememiz işin hem maliyetini arttırıyor, hem de akü, pil gibi elemanlar nedeniyle çevresel riski arttırıyor.

Bu kaynaklardan mutlaka yararlanmanın yolları bulunmalıdır. Ancak, sadece alternatif enerji kaynaklarına bel bağlanması en azından şimdilik mümkün gözükmüyor.

Bizim doğal kaynak olarak elimizde kömür ve akarsularımız var. Cüzi bir miktar gazımız var. Bunlardan da yararlanmamız kaçınılmaz. Elbette kömürü yakarken her türlü çevresek riski dikkate almalıyız. Ama kömür kurum yapıyor diye bundan vazgeçemeyiz. Kurumu engelleyecek önlemleri alarak kullanmanın yollarını bulmalıyız.

HES'ler de aynı şekilde, çevresel etkileri minimuma indirilerek yapılmalıdır. Mutlaka ve kaçınılmaz olarak çevresel etkileri olacaktır. Ancak, zaman zaman bu çevresel etkilerin olumlu yönde olduğunu da görüyoruz. Örneğin büyük baraj gölleri yeni ekosistemler oluşmasına yol açıyor. Kıraç toprakların yeşillenmesini sağlıyor, iklimsel değişiklikler oluyor. Bunların tümünü olumsuzluk olarak görmemeliyiz.

Örneğin ben zaman zaman amatör balıkçılık yapıyorum ve avlanmaya gittiğim yerlerin tamamı baraj gölleri. Genellikle çevrelerinde ciddi bir yeşillenme oluyor.

Doğrudan gözlemlediğim bir olgu ise, baraj göllerinin içi ve çevresi son derece sıkı kontrol altındayken, akarsuların son derece başıboş olması, akarsu kenarlarında her türlü rezilliğin yer almasıdır. İnanır mısınız, biz Kızılırmak nehrinde, çerden çöpten, muhtelif atölye ve tesislerden balık tutacak yer bulamadık. Zaten balık da bulamadık. Balığın yaşayacağı ortam kalmamış. Mecburen Kızılırmak üstündeki göletlere gidip avlanıyoruz.

Uzun lafın kısası, ben çevresel önlemlerin alındığı hiç bir projeye karşı değilim. Mutlaka bir zarar ve yarar söz konusudur. Zararın minimize edilmesi, yararın maksimize edilmesi hedeflenilmelidir. Tek bir bakış açısıyla çıkmaz sokağa gireriz.

OSMAN45 beğendi.
MeTePe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 20:42.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026