![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Sevgili Yücel Bey Bir kaç ay önce sizinle Sarıkoz'da konuştuğumuz Birtanem olayını hatırlarsanız, Türkçe konusunda nasıl özen aradığımı ve uygulanmasını istediğimi de hatırlayacaksınız. Bu sitenin kuralları var ve sonuna kadar arkasındayım. Türkçeyi doğru kullanmanın, hepimizin önemli görevlerinden biri olduğunu her yerde savunuyorum. Zaten aldığım eğitim de bunu gerektiriyor. Bu işin bu yönünden baktığımdaki kısmı. Ama yine iddia ettiğim bir şey de var ki uyarı yapma konusunda, bu işin sonu yok. Yine geçmiş aylarda uyarılarla ilgili bazı yazışmaları hatırlıyorum. Birisi, bir başkasını Türkçe konusunda uyardı, O kişi de uyarıyı yazanın bir yanlışını bulup, sen de bunu düzelt yanıtını verdi. İşin kötüsü o son yazıyı yazanın da yeni yanlışları vardı . Şimdi o noktada dilbilgisini daha iyi bilen biri araya girse ne olacaktı? İş fazla büyümedi ama büyüyebilirdi de. Gereksiz tartışmalara da dönüşebilirdi. Beni bu tür olaylar rahatsız ediyor. Ama bu uyarıyı bir biçimde bir görevli yapsa sorun ortadan kalkacak.Ayrıca, çifte standart yapmadığımıza inanıyor musunuz? Gerçekten saygı duyduğumuz, sevdiğimiz, dostlukla yazıştığımız kişilere aynı uyarıyı yapmıyoruz. Ben size bunun yüzlerce örneğini bulup çıkarabilirim. Çünkü bu arada, o dostlukları yirtirme kaygısı da var. Ama yeni birine uyarı yapmak çok daha kolay ve görev geliyor bize. Bu yazdıklarınız biraz haksızlık olmuyor mu? Ben böyle bir şey mi savunuyorum (alın size sanal bir alınganlık şaka elbette )? Ben ellemeyeyim, banane mi diyorum? Elbette hayır. Benim anlatmak istediğim: herkes polisliğe soyunursa bu işin sonu gelmez. Aynen gerçek yaşamda olduğu gibi. Her şeyde, kural ve kural uygulayıcıları olması gerektiğine inanıyorum. Ama bu demek midir ki ben hiç bir şeyle ilgilenmeyeceğim. Sanal alem ne yazık ki bıçak sırtı. Yüzyüze olunmadan, gözlerinin içine bakmadan, tonlama, vurgulama yapmadan yazılanın anlamı yazık ki, bir anda değişme tehlikesinde. Ortada hiç bir şey yokken saçma tartışmalara düşmek heran olası.Dün toplantıda sevgili Mjgn (kendisi açıklamak ister düşüncesiyle söylemiyorum)'ın düşüncelerine sonuna kadar katılıyorum. Ben yanlış bir çözüm önermiş olabilirim. Ama bu tür güzel önerilerin de arkasında olacağım. Bu kadar nitelikli insanın bir araya geldiği bir sitede en doğru çözümler üretilebilecektir düşüncesindeyim. Sevgi ve saygılarımla efendim. |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Ama bazen üyelerin yaptığı hatalar alıntı yapılıp buraya getiriliyor. Bana göre bu son derece yalnıştır. Yöneticiler gerekli yerlerde yanlış başlıklar açılmış veya yanlış konuya uygunsuz mesajlar yazılmış ise zaten bunlar için gerekli olanı uyguluyor. Fakat bunları yöneticilerin dışında başkalarının, ortak bir yerde toplayıp tartışmaya açması yalnıştır. Bende hatalar yapıyorum bu konuda ve şimdiye kadar aldığım ikazlar sonucunda bunları düzeltiyorum. Ama Nevsune Hanımın dediği söze büyük bir destek veriyorum " herkes polisliğe soyunursa bu işin sonu gelmez". Bunlar benim şahsi fikirlerimdir, şayet birilerini kırdıysam affola.... |
|
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Sevgili Sebahattin Bey, bunun hangisi doğru. Ya da bu ikisi, birbiri ile çelişmiyor mu? Anlamak için soruyorum. Lütfen yardım edebilir misiniz? |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
|
Nevsune Hanım, Efendim, ben herkese aynı davranmaya çalışıyorum. Kurallar sözkonusu olunca burada veya başka yerde, kişinin kimliği, bana yakınlık derecesi, sosyal konumu fark etmez. Türkçe konusunda, sitede kimse yanlış yapmıyor mu? Yapıyor. Ben de yapıyorum. Herkes yapabilir. Herkesi uyarıyor muyum? Hayır. Bazı kuralları hatırlattığım ve yanlışlarını işaret ettiğim kimseleri nasıl seçiyorum. Anlatayım. Bunların çoğu tanıdığım kimselerdir. Geçenlerde çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir üyeye bir harf için özel mesaj yazdım. Çünkü, yazılarını, imrenerek takip ediyorum. Kusursuz yazmasına o kadar alışmıştım ki; bir harfin bile yanlış olması, beni rahatsız etti. Sizin yazılarınızı da aynı zevkle okuyorum. Yazılarınızda bu alıştığım güzelliğe yakışmayan bir şey görürsem, bunu size de bildireceğimden şüpheniz olmasın. İşin uzmanı olarak, sizin de bana tavsiyeleriniz olusa, bunu kendim için bir ayrıcalık kabul ederim Tanımadığım kimselere bir tavsiyede bulunacak isem önce tanımaya çalışıyorum. Yazdığı kişisel bilgileri okuyorum. Sonra yazdığı yazıları okuyorum. Kurallardan haberdar olmadığı veya dikkat etmediği için yanlış yaptığı, kanaatine varırsam bilgilendiirmeye veya uyarıda bulunmaya çalışıyorum. Doğrusu, söylenenleri anlayabileceğinden şüphe duyduğum ya da ortalığı karıştırmak için kasıtlı kural ihlali yaptığını düşündüğüm kimselerle muhatap olmamaya da özen gösteriyorum. Kasdettiğiniz bu ise bence bu çifte standart değil. Çünkü ben üye olarak, bir başka üyeyi, benimle eşit bir birey olduğu ve en az benim kadar iyiniyetli olduğuna inandığım için uyarıyorum. Ben, sizin dediğiniz gibi, dediğiniz gerekçelerle, farklı davranmayı becerebilse idim; burada sizinle tartışmazdım. Öyle değil mi? Bir kaç gün önce, bir üye tarafından, farklı davranmadığım için eleştirildim. Olaya, çözümsüz bir mesele gibi bakmıyorum. Bir çok hal çareleri vardır. Ancak, bunlardan hangisinin nasıl ve kim tarafından uygulandığı bence çok önemli. Demokrasi üzerine başlayan sohbetlerin, kuvvetli lider ihtiyacı ifade edilerek sonlandırılması beni hep hüzünlendirmiştir. Önemli gördüğüm kural ihlalleri konusunda bazı uyarılar yapıyorum. Başka bazı üyelerin de yaptığını görüyorum. Ben de uyarılar alıyorum. Bana hitaben yazılan her yazıya da kızıp bağırıp çağırmadan, becerebildiğim ölçüde, nezaketle cevap vermeye çalışıyorum. Tabii cevap vermeden önce dönüp kendime bakıyorum. Yanlışım varsa düzeltiyorum. Yanlışımı gösteren kişiye teşekkür ediyorum. İcabediyorsa özür de diliyorum. Önceki yazımda (şakacıktan da olsa) sizin alınmaznıza neden olcak bir ifadem olmuş ise sizden de özür dilerim. Bu konuya en az benim kadar önem verdiğinizi, ayrıca da konu hakkında, benden daha yetkili olduğunuzu biliyorum. Ben de sevgi ve saygılarımı sunuyorum |
|
|
|
![]() |
|
|