![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
/
Giriş Tarihi: 20-11-2009
Şehir: Ankara Etimesgut
Mesajlar: 17
|
Memet beye cvp :
Bölgesel ağaçların yerine Türkiyemizin bir çok bölgesinde olabilen yaşaya bilen ağaçları dostluk ormanı adı altında yöredeki bir çok bölgeye has başka bölgede olmayacak ağaçları görmezden gelip büyük projeleri imza atmaya çalışanlar. Kendi bölgesinde ki endemic bölgeye has bitki örtüsünü fark etmeden yaşayan ama her konu ile ilgili her konuşmada da uzmanca davranmaya çalışanlara imha da bulunuyoruz. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 10-06-2009
Şehir: Ankara, Balıkesir
Mesajlar: 267
|
Sakız ağacı Ankara'da yaşar mı? Yaşarsa sakız verir mi? |
|
|
|
|
|
#5 |
|
/
Giriş Tarihi: 20-11-2009
Şehir: Ankara Etimesgut
Mesajlar: 17
|
Sn Dremre cvp :
Sakız Ağacı -0 altındaki soğukluğu sevmez aşırı sıcağıda sevmez ( +45 ) hafif deniz esintileri iyi gelir. Şekil ( form ) budamasına ihtiyaç duyar ANKARA'da doğada yaşayabilceğine pek ihtimal veremiyoruz. İstenildiğin de büyük saksılarda 10-15 yıl bakılabilir. Sakız Bonsaisi de biz zaten Bonsai yapıyoruz yapmak mümkündür. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 10-06-2009
Şehir: Ankara, Balıkesir
Mesajlar: 267
|
teşekkür ederim sayın hasta agaclar |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 09-03-2009
Şehir: izmir
Mesajlar: 97
|
selam arkadaşlar 1 yıldır büyük bir azim ve inat ile sakız ağacını yetiştirme ile uğraşıyorum Bu konuda bana yardımcı olan sakızcı metin arkadaşımada teşekkür ediyorum bazı gözlemlerimi sizler ,ile paylaşmak istedim. çeşme ye defalarca gittim benim görüşüme göre sakızın en verimli cinsi geniş yapraklı olan billahha eski rumlardan kalan anıt ağaçları inceledim hatta birileri yazın gövdeye çizik atmış adeta fışkırı gibi sakız salgısı vardı altındaki otlar sakıza bulanmış incelediğim diğer konuda bu ağaçlar budama veya bakım olmadığı halde ağç formundaydı yani diğer sakızlar gibi çalı formunda değildi eğerki sakıza aşı yapılmazsa çalı formunda oluyor buda şunu gösteriyor . benim görüşüme göre aşılanmayan ağaçlarda sakız veriyor hatta küçük bir dalını kırın hemen sakız salgılıyor fakat bunları aşısız yetiştirseniz 50 gr gibi sakız alırsınız buda zahmetinize değmez eğer bu ağaçlardan tam verim almak için mutlaka çitlenbik gibi ağaçlara aşılamak gerekir çünkü çitlenbik gibi sağlam ve sert ağaçlar üstteki aşılı ağaçları besleyebiliyorlar. yaklaşık 300 fidan kadar fidan alıp kendim aşılamak için deneyler yaptım evimde steril bir yer yaptım ve hala da uğraşıyorum sakız adasında tanıdıklar var onlar lada temas kurdum kendisi türktür orada yunanla evli onunda söylediği çitlenbike aşılanıyor hatta bana bi aşılı fidan getiriyordu fidanı çocuklarının eline vermişler yani çocuk elinde oynar gibi yapıyormuş daha gemiye binerken gümrükte polis durdurmuş ve elinden almışlar. evet sakızı direk olarakta yetiştirebiliriz tohumda **** çelikten fakat ekonomik verimi olmayacaktır çeşmenin hertarafı sakızlarla dolu hatta heryerde sakız satılıyor mesela 10grlık poşetler 10 Tl. sakızlı dondurması tatlıları vs vs Fakat daha 1 kg üretene rastlamadım nereden geliyor diye sorarsanız hepside yunan adsından yani sakız adasından çeşmede benimhanım sakız çiğniyordu ağaçtan bir damla aldı ve sakıza ilave yaptı inanın o sakızı 1 hafta çiğnedi hiç bozulmadı. çiğnenen sakızında ham madesi bu sakız bence sakız ağaçları çitlenbiğe aşılanmadığı sürece yeterli verim alınmaz yapmamız tek gereken şey çitlenbiği yetiştirip üzerlerinede sakız aşılamaktır bunu yapamadığımız sürece verim alamayız ve daha çok havanda su döveriz. saygılarımla bu işle uğraşan tüm arkadaşlara başarılar dilerim. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
/
Giriş Tarihi: 20-11-2009
Şehir: Ankara Etimesgut
Mesajlar: 17
|
Cvp.
Sn : Duvar tarımı çok değerli ağaç dostu Sakız Ağacı hk. 1 yıllık araştırmanızın sonucu kaleme aldığınız yazıyı ilgi ile okuduk ancak aşı konusunda neden bu kadar ısrarcı olduğunuzu biz bir türlü anlayamadık.. İZMİR Çeşme Çiftlikköyün de yaşamaktayız yani ( Sakız Ağacı'nın Anavatanı'nda yaşamaktayız. Dedemizden atalarımızdan kalan Sakız Ağaçları'nla bir ömür tüketmekteyiz.. bunun yanı sıra Sakız Ağacı fidanlarının her türlü cinsini ırkını üretmekteyiz. Sakız Ağacı'nın ÖLÜMSÜZ bir ağaç olduğunu bilmekteyiz!!! Ölümlü bir ağaca ( çitlenbik,melengiç vb. ) Sakız Ağacı aşılamanın yüzdesi çok düşükte olsa bunu başarılı göstermenin sizi tatmin etmiş olsada gelecek kuşaklara ( çocuklarınıza, torunlarınıza ) karşı kendiniz birşey bırakammamızın hüzünsel düşüncesi ile sizi baş başa bırakmak zorundayız..... size kolay gelsin... Sizi Sakız Ağacın ÖLÜMSÜZLÜĞÜ ile selamlamak isterdik............ ...Hasta Agaclar... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 09-03-2009
Şehir: izmir
Mesajlar: 97
|
sn:hasta ağaçlar arkadaşım sizin tezinize katılıyorum ****** doğal olarak yetişen sakızlar ve bunlara benzeyen çalılar hiç yoktan iyidir erezyon ve hava kirliliği açısından yani dağlarımız ağaçsız çıplak kalacağına bu çalılar yetişsin fakat izmirden çeşmeye yola çıkalım dağ taş çalı dolu okadar çok araziler varki hele o çeşmedeki barajın etrafı karşı tepeler çalı dahi yok çırılçıplak tepeler otabanların üzerleri limanın etrafı alaçatı civarları bomboş değilmi yaz geldimi otlar saradımı sanki çöl gibi görüntü kirliliğide oluşturuyorlar bunlara yazık değilmi. şunu sormak isterim acaba çiftlik köy ve civarı sakız ağaçları ile dolu acaba yılda kaç kilo sakız üretimi yapılıyor bundan oradaki halk veya çeşme halkı kaç para kazanıyor (ithal gelenler hariç) eğer ben ve halkım para kazanamıycaksak o ağacı ne yapayım değilmi önemli olan bu işten gerektiği gibi para kazanmak sakız adası burnumuzun dibi onlar paraları götürüyor ama biz bakıyoruz Eğer ben biyeri ağaçlandırcaksam o ağaçlardan para kazanmam lazım hatta orman bakanlığı dahi soruyor ne amaçla ağaçlandırcaksın diye oda para kazanmanın tavsiye ediyor (yakacak odun veya meyvesindenmi ) faydalanacağını. mesela her yere çam fidanı dikiliyor dağa taşa ekiliyor güzel birşey değilmi benim fikrime göre yıllarca yanlış yapılıyor düşünün bir çam 50 - 100 yılda yetişiyor yani kerestesini 50-100 yıl sonra kullanabilecegiz havayı temizliyor erezyonu önlüyor (orman Yangını çıkmazsa) ama her ağaç bunları yapıyor ben buna karşıyım nedenmi diyeceksiniz bunun yerine bu ağaçların olduğu mıntıkaları oradaki köylere kiraya verilsede çam yerine kestane, ceviz, badem zeytin vs.. gibi ağaçlar dikseler birde şart koşsalar bakamayanlardan geri alınsa şartı daha iyi olmazmı hem havamız temizlenecek hem erezyon önlenecek hemde köylerimiz kalkınacak hemde orman yangınları önlenecek hemde 100 sene beklenmiycek ürün alınacak diye birsürü işsiz genç var ben devletin yerine olsam bilhassa gençlere böyle arazileri veririm çam ormanı yapmam. hem sahip çıkarlar hem ekonomimiz ilerler sakız ağacıda böyle çiftlikköy sakız kokuyor çok güzel sadece rumlardan kalan anıt ağaçlar var kaymakamlığın yetiştirdiği bir sakızlık var işte önemli olan bunlardan yılda ne kadar sakız üretildiği EĞER ÜRETEMEZSEK KAZANAMAYIZ KAZANMAK ÜRETİMDEN GEÇER İnşallah en kısa zamanda aşılı fidanları üreteceğim edison bile ampulu bulurken 100 deney yapmış Bence olmaz diye birşey yok insan azmettikten sonra herşeyi başarır kısıtlı sermaye ve vakitle ancak bu kadar oluyor. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 08-12-2009
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 2
|
Değerli doğa dostu arkadaşım; size kesinlikle katılıyorum. Ayrıca bu ağaçtan elde edilen ürün farmakolojiden gıdaya, kozmetik sanayine bir çok alanda hammadde olarak kullanılırken niçin Yunanistan'ın tekelinde olsun.. Biliyorsunuz (Türkçe okunuşuyla) Kios Adası bu sakız reçinesinden milyarlarca Euro kazanıyor. Ülkemizde, Çeşmemizde bu ürünün en güzelinin üretilebileceğini biliyorken niçin milyarlar ödeyerek ithal edelim... Kendi adıma bu ürün için kolları sıvadım.. ŞİMDİLİK HOŞÇAKALIN. |
|
|
|
|
|
#12 | |
|
/
Giriş Tarihi: 20-11-2009
Şehir: Ankara Etimesgut
Mesajlar: 17
|
Sn. kaankerem ;
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 09-03-2009
Şehir: izmir
Mesajlar: 97
|
sayın ağaç dostu arkadaşım yaptığınız çalışmalar için sizlere ve bilhasa sakızcı metin kardeşime teşekkür ediyorum inanın misyonumuz aynı ülkemize ve milletimize bir faydası olsun çalışmalarım hala devam ediyor inanıyorum bu aşı işininde bir püf noktası var ki onuda bulunca sizler ile paylaşacağım. |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 09-03-2009
Şehir: izmir
Mesajlar: 97
|
bence sakız ağacınında aşılacağına ve aşılı ağacacın daha fala verim verdiğine inanıyorum niye diyecekseniz nasıl ki kiraz, üzüm, erik, şeftali, zeytin vs.. gibi ağaçlar aşılanıyor ve verimi yükseliyorsa bu sakız ağacı içinde geçerli benim bir tezim var bilmem katılırmısınız mesela zeytin ağacı Delice diye bildiğimiz dağlarda kendiliğinden yetişen zeytin var bu zeytine normal zeytin aşılarsak verim çok oluyor hastalıklara, susuzluğa daha çok dayanıklı oluyor ben bunu kendimce şöyle değerlendiriyorum anaç kabul ettiğimiz tür meyve vermeyen fakat kökleri yapısısıyla kuvvetli bir yapıya sahip yani insanlarla kıyaslarsak sert özellikli bir yapısıyla erkeğe benzetebiliriz üzerine aşı yaptığımız tür ise meyve veren narin yapısıyla kadına benzetebiliriz yani biz aşı ile bir evlilik yapmış oluyor gibiyiz ortaya tam bizim istediğimiz gibi bir tür çıkıyor yani bol meyve veren hastalıklara ve susuzluğa dayanıklı bir tür bunu izmir çatalkayada gördüm delice asmaya öküz gözü denilen iri siyah asmaları aşılıyorlar inanın o dağlarada bir damla su vermeden o üzümler yetişiyor hemde erik büyüklüğünde mesela bodur kirazlarda var bunlara aynı formülü uyguluyorlarlar hatta domatesler bile aşılanıyor biliyorsunuz kabak a karpuz bile aşılandı bitkiler konusunda çok araştırma ve deneyler yaptım o zamanda olmaz demişlerdi bu nikim benim ordan gelme TV.lere de çıktım http://www.youtube.com/results?searc...rch_type=&aq=f bu veb sitesine gireseniz görürsünüz zaten sakız fidanlarınıda duvar tarımı metodu ile yetiştirmeyi düşünüyorum |
|
|
|
|
|
#15 | |
|
/
Giriş Tarihi: 20-11-2009
Şehir: Ankara Etimesgut
Mesajlar: 17
|
Alıntı:
Not : Sakız Ağacı bir çok insanı bu duruma düşürmüştür bunların içinde bazı Akademik ve Eğitmen kişiler Kurum Kuruluşlar bazı Vakıflar da bulunmaktadır. |
|
|
|
|
|
|
#16 |
|
/
Giriş Tarihi: 20-11-2009
Şehir: Ankara Etimesgut
Mesajlar: 17
|
Sayın Duvartarımcısı sabırsızlık içinde aşılı fidanlarınızı görmeyi umut ediyoruz. Kolay gelsin. ![]() |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Ağaç Dostu
|
Sn. duvartarimi, ben hiç sakız ağacı görmedim ama aşı ile sakız ağacının veriminin artacağını düşünmüyorum çünkü bildiğim kadarıyla sakız ağacın salgıladığı salgıdan sakız oluyor ve aşı ile bir alaka göremedim. Aşılayınca daha fazla mı salgılıyacak mı diyorsunuz? |
|
|
|
|
|
#18 | |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 09-03-2009
Şehir: izmir
Mesajlar: 97
|
Alıntı:
sayın samsunlu arkadaş 1 yıl öncesine kadar bende sakız ağacı görmedim peki neden meyve ağaçlarını aşılıyorlar aşısız olan ağaçlarda verim düşüklüğü oluyor çevre koşullarına daha iyi uyum sağlasın hastalık ve zararlılarla daha iyi mücadele yapılsın diye ki son yıllarda domates karpuz gibi sebzeler dahi aşılanıyor çeşmedeki doğal yetişen sakız ağaçları çalı formunda hemen her yeri sarmışlar yani yaygın bir yapıya sahipler hep köklerinde sürgünler vermiş fakat aralarındaki benim gördüğüm rumlarda kalma sakız ağaçları ise ki bunlara numara verilmiş yani anıt ağaçlar bunların diplerinde hiç sürgün izleri yoktu birde sakız adasındaki tanıdıkların söylemesi ile çitlenbik ağacına aşılanır kanısına vardım. |
|
|
|
|
|
|
#19 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Çam ağacına başka çamı aşılasanda aynı reçineyi elde edersin aşılamasanda. Hatta daha az bile elde edilebilir... |
|
|
|
|
|
|
#20 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 28-10-2009
Şehir: ANTALYA
Mesajlar: 1
|
Unutulmaya yüz tutan, ihmal ettiğimiz, eskiden kış gecelerinde, kırıntı niyetine vakit geçirmek için yediğimiz, eğlenceliklerimizden biri de çıtlıktı. Soğuklar başladı, çıtlığın zamanı geldi. Bugün sıra onun. Ondan söz edeceğiz. Yerken çıt çıt ses çıkardığından olacak Batı Akdeniz’de, Teke yöresinde adı çıtlıktır. Adı yöreden yöreye değişiyor. Diğer yörelerdeki adları menengiç, melengiç, çitimik, çitlenbik, çıtımık, buttum, çöğre… Ağacına sakızlak, sakızlık, sakız ağacı da denir. Bildiğimiz yabani fıstık ağacı. Kışın yaprak döker. Meyvesinin yanı sıra ilkbahar, yaz aylarında yenen genç filizlerine sakızlak pürçüğü denir. Güzel kokulu, ekşimsi bir tadı vardır. Yurdumuzda geniş bir yaşam alanı vardır. Meyvelerinin büyüklüğü buğday tanesi kadardır. Buğday tanesinin tam yuvarlak olduğunu düşünün, aşağı yukarı o kadar… Doğadaki her meyvenin kendine özgü renginin olduğunu biliyoruz. Çıtlığın da hamına solgun pembe, ergini mavimsi yeşil diyebiliriz. Doğamızda yetişen çıtlıklar köylüler için hem bir besin kaynağı hem de eğlencelikti. Köy kadınları hep birlikte çıtlık çırpmaya giderdi. Bunun için özel bir önlük bağlarlar, meyveli çıtlık dallarına ellerinin tersiyle vurarak, meyveleri önlüklerine düşürürlerdi. Olgunlaşmış, ermiş çıtlık taneleri kolayca salkımlarından ayrılır, önlüklere dolardı. Buna çıtlık çırpma denirdi. Çırpacakları çıtlıkları önceden belirlerler, günü gelince bazen de gizlice kimseye haber vermeden çırparlardı. Çıtlık işinde çaktırmadan bir yarış sürer giderdi. Çünkü onlar için kıymetli bir yiyecekti. Gerçekten de kıymetliydi. Tazesi daha lezzetlidir fakat o da diğer meyveler gibi uzun süre tazeliğini koruyamazdı. Çırptıkları çıtlıkları serip kuruturlar, kuruyunca uzun ömürlü olurdu. Çıtlıklar bir çuvala doldurulup kış boyu yenirdi. Bu yağlı tohumlar, çocuklar için de kırıntı niyetine soğuğa karşı faydalı bir besin kaynağı hem de eğlencelikti. Çiğ ve kavrulmuş olarak yenirdi. Çiği sert, kavrulmuşu biraz daha yumuşaktı. Çıtlığı yemek için sağlam dişler gerekirdi. Yaşlılar dibekte döver, ezmesini yerdi. Aslına bakarsan ezmesi daha lezzetliydi. Fakat vakit alan ayrıntılı bir işti. Yaşlalar bunun için bol vakit bulurdu. Bazı evlerde çıtlığın ezmesinden kahve gibi sıcak bir içecek yapılır, buna çıtlık kahvesi denirdi. Biliyorsunuz eskiden kahve kıttı. Kahvenin olmadığı yerde pek makbule geçerdi. Kahveye göre de daha faydalı olduğu söylenirdi. Meyvesinden geleneksel yöntemlerle menengiç sabunu yapılıyor. Siirt’te buna buttum sabunu deniyor. Doğamız zengin. Bize türlü nimet sunuyor. Onu koruyalım. Sahip çıkalım. Geleceğe taşıyalım. Doğada hiçbir şey telef olmaz. Çıtlığı sert diye biz yemesek de kuşlar, sincaplar yer. Hele sincaplar severek yer. Adının yöreden yöreye değiştiğini söyledik. Akseki İbradı yöresindeki adı çöğredir. Bir de türküsü var. Şu çöğrenin yemişi. Sami Demircioğlu’dan dinliyoruz. |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Şehir: Nazilli
Mesajlar: 592
|
Sayın Duvartarimi, bu sakız ağaçları hep rumlardan mı kalmış? Hiç başka uygarlıklardan kalmamış mı? Bu nasıl ölümsüzlük. |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın mustafa cansız, Çıtlık ( çitlembik) hakkında pek güzel yazmışsınız sağolun. Bayram dönüşü, Bafa (Çamiçi ) berisinde bulunan tünelin girişindeki Danişment köylülerinden kurutulmuşunu torbası 2,5 TL. den aldım. Biraz sohbet ettik. Benim karababa diye bildiğim ve bahsettiğimiz bu çıtlıktan daha önce, yaz sonlarında çıkan yabani meyveyi de sordum onlara, önce bilemediler ancak daha sonra toparladılar ve abi karaçıtlık arıyor dediler. Biz karababa derdik onlar karaçıtlık demekteler ama aynı ağacı ve meyvesini konuşmakta olduğumuza emin oldum. Dağda var bir kaç ağaç deyince köylüler, seneye bayrama nasipse geçerken bana bir fidan yeşertebilirseniz o ağaçtan neyse bedeli öder alırım dedim. Ümit dünyası... Hoşçakalın. |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
|
Hasta ağaçlar bu anlaşılmaz yazınızı ne maksatla yazdığınızı da açıklar mısınız? Bilimsel bilgiye karşı bir itirazınız mı var? Bir ağacın ölümsüz olduğuna dair tuhaf fikre nasıl sahip oldunuz? Bir üyeye cahil diyebilme hakkını kendinizde nasıl buluyorsunuz? |
|
|
|
|
|
#24 | |
|
/
Giriş Tarihi: 20-11-2009
Şehir: Ankara Etimesgut
Mesajlar: 17
|
Sn. Memet bey
Alıntı:
Bilimsel bir bilgiye hiçbir itirazımız yoktur çünkü biz sizinle İNTERNET aracılığı ile yazıyorken… Zira Sakız Ağacı bilim, teknoloji, kimyevilerle yetişmeyeceğini ÜLKEMİZDE bunu başaran olmadığını bildiğimiz ve bilindiği üzere doğru gerçektir.. Sakız Ağacı yaşarken bu kültürüne ulaşarak sahip olduk. Biz cahil derken Sakız Ağacı hk. Bilgi eksikliği olduğundan dolayı o kelimeyi kullandık. |
|
|
|
|
|
|
#25 |
|
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
|
Kimseye cahil demeye hakkınız yok. Sakız konusunda da bilginiz olmadığı ortada. Bu başlıkta bilimsel çalışmalar hakında bilgi verilmiştir. Ağaç diğer ağaçalar nasıl bilimsel yollara araştırılıp yetiştiriliyorsa, bilimsel yollarla yetiştirilebilir zaten yapılıyor. Ülkemizde de bunu başaran var. Önce bilgi eksikliğinizi giderin. Sonra afaki sözler sarfedecekseniz, arkasında durmanız gerekeceğini bilin. bazı Akademik ve Eğitmen kişiler Kurum Kuruluşlar bazı Vakıflar da bulunmaktadır. Kimdir bu kişi, kurum ve vakıflar bir açıklayın görelim. |
|
|
|
|
|
#26 | |
|
/
Giriş Tarihi: 20-11-2009
Şehir: Ankara Etimesgut
Mesajlar: 17
|
Memet beye cvp..
Alıntı:
Fakat siz de bizim Sakız Ağacı hakkındaki bilgi ve deneyimlerimizi yokmuş gibi yazmaya hakkımız var mı? Biz geçen yıl Ege Üniversitesi Karşıyaka Orman Fidanlığına uğradık Menemen genetik araştırma merkezine de uğradık buralarda Sakız Ağacı fidanı üretimi ile ilgili bilimsel ve seri üretimleri yoktu. Zira Karşıyaka da Orman Müdürlüğünde kalitesiz ırkı bozuk azda olsa bozuk genetik yapıdaki Sakız fidanları da gördük. Ancak buralarda bi başarı elde edilmiş başarı yoktu ve göremedik. Sizin Ülkemizde bunu başaran var demişsiniz bu başarıyı elde eden kimdir lütfen bize adres iletişim bilgilerini aktarır mısınız? Bu arada Bizde sizin tabirinizle yönlendireceğiniz kişiden aldığımız bilgilerle bir nebze olsa belki bilgilenmiş olacağız… Yıllardır Sakız Fidanı üreteceğiz deyip toplantılar, paneller düzenleyip bu arada sadece Yunanlıları uzman olduğunu çok para kazandıklarını da söyleyen fakat bir arpa boyu yol alamamış olanlardır. Bir de şimdi gündemde olan TEMA’nın Falım Sakız sponsorluğunda Urla bölgesinde 20 bin Sakız Ağacı fidanı üretip dikeceğini büyük bir merakla bekliyoruz. |
|
|
|
|
|
|
#27 |
|
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
|
Duvartimi, Mİnepakkaner bu konuda çalışması olan bilim admlarından sözetti, adlarını verdi. onlarla iletişime geçmeyi deneyebilirsiniz çelikleme konusunda. Ayrıca Karşıyaka orman fidanlığında çelikle üretilmiş sakızağaçları var. Sitemize üye olduğunuzu söyleyebilirsiniz orada. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
/
Giriş Tarihi: 20-11-2009
Şehir: Ankara Etimesgut
Mesajlar: 17
|
Sn. Hosseda'ya cvp.
Sn. Hosseda ; Biz DAMLA Sakızı Ağacı’nın Anavatanı olarak kabul ettiğimiz Çeşme’de Çeşme ve çevresinde yıllardır araştırma, geliştirme ve bitkiyi tanıma çalışmaları yaptık. Vardığımı sonuç şudur ki ; Sakız Ağacı özsuyu reçinesi kuruyunca SAKIZ maddesi olur ve Sakız Ağacı’nın her cinsi, ırkı bu maddeyi taşımak zorundadır. Bu madde hayati suyu sıvısı suyu kanıdır. Bu bazı ırklarda erkek hoş kokulu ve bol miktarda bulunur bazı ırklarda azdır tadı, rengi, kokusu değişken olmaktadır. Ama yinede DAMLA Sakızı Ağacı’nın her türünde bu sıvı bulunmaktadır. Sizin ağacınız da DAMLA Sakızı Ağacı özellikleri taşıyorsa mutlaka SAKIZ ürünü verecektir. Ağacınız dişi bir DAMLA Sakızı Ağacı’na fotoğrafınızdan pek net olarak göremiyorsak ta benzetiyoruz. Dişi DAMLA Sakızı Fidanları erkek fidanlara göre daha geç sakız ürünü verdiğini gözlemledik. |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 19-11-2006
Şehir: Nazilli
Mesajlar: 592
|
Arkadaşlar atışmanız çok güzel ama, biraz da sakız ağacı ve sakız ürünü hakkında bilgiler verseniz. Yaptıklarınızı fotoğraflayıp bizleri bilgilendirseniz. |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|