![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaçsever
|
Ahşap Ev Yapım Aşaması
Tarayıcım olmadığından fotoğraflarını çekmek zorunda kaldım fakat yapay ışıkta zor oldu ******. Gün ışığında fotoğrafları çekip yükleyebilirim dilerseniz. Bu ikisi fena değildi kalite yönünden. Diğerlerinin kalitesi çok düşük olduğunda yüklemiyorum. ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaçsever
|
Ahşap Ev Son Hali
Bu da evin şu anki hali, kapı giriş tarafından ve arka balkon tarafından fotoğrafları. Bunlar bilgisayarında vardı zaten hemen yüklüyorum. Bu konuda sormak istedikleriniz olursa yardımcı olmaya çalışırım elbette. ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
|
http://www.arkitera.com/news.php?act...sItem&ID=37843 Doğal malzemelerle yaratıcı fikirler.Görülmeye değer... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
|
Hobi olarak eski Türk Evleri ile ilgileniyorum. Okuduğum bir çok araştırma sonunda edindiğim bilgi; eğer yapacağımız evin dış görünümü için, inşaat malzemelerini ( taşı, ahşabı, toprağı) bulunduğu yerden-ortamdan alırsak doğal örgü bozmuyor. Dışarıda getirilen malzemeler çok sırıtıyor. Yani bulunduğu yerin doğasını taklit etmek en kolay ve güvenilir yol (muş). |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-07-2007
Şehir: Yerdeniz
Mesajlar: 186
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
|
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-07-2007
Şehir: Yerdeniz
Mesajlar: 186
|
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-07-2007
Şehir: Yerdeniz
Mesajlar: 186
|
http://www.arteknik.com.tr/ http://www.stonewrap.com/maintr.html http://www.banyodekor.com/dekoratifkaplamalar.htm böyle malzemeler, ürünler ve http://www.erkanince.com/sedir_hazir_ev.htm http://www.konakahsap.com/ böyle imkanlar var. İlgilenenlere. Bunlar benim bulduklarımdan bir kaç örnek. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 19-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 2,277
|
Taş evler
Bu evler yörenin kendi taşı kullanılarak yapılıyor.Taşının özelliği ıslandıkça sertleşmesi.Pencere ,kapı ,iç zemin ve tavanda ahşap kullanılıyor. |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Ağaçsever
|
Alıntı:
Ortamına göre ve doğadan malzemelerin kullanıldığı, hakiki ustaların elinden çıkan o güzelim yapılara ulaşmak zor malesef. Fakat sizin de tecrübe ettiğiniz gibi "usta" bulmak oldukça zor. Hele ki hakiki taş ustası bulmak. Bizim burada Alanya'da epey tecrübelerimiz oldu bu konuda. Eşim alman bir mimar ve çizimi yapıp kendine usta diyenlerin eline verdimi aynını alacağını düşünüyordu başta. Fakat ahşapta bile hakiki ustaların sayılarının giderek azaldığını görüyoruz deneyimliyoruz malesef. |
|
|
|
|
|
|
#11 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Profosyonel bir el olduğu anlaşılıyor evinizde. Fotograflarınızı eşime gösterdim öyle hoşuna gitti ki "işte benim hayalim, kendimi terasta otururken hayal ediyorum" dediAğız tadıyla güle güle oturun evinizde. |
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Ağaçsever
|
Sayın aslan_k , Teşekkür ederim iyi dilekleriniz için. Keşke bu kadar bilinçli ve doğayı seven insanlar ile bir arada, kendi kurduğumuz köyde yaşıyor olsaydık. Eşim Almanya'da böyle bir proje yürütüyormuş. Bir grup toplanıp belediyenin satılığa çıkardığı araziyi almak ve üzerinde tamamiyle ekolojik bir köy kurmak istemiş. Fakat malesef sorunlar yaşanmış belediye ile ilgili ve proje rafa kaldırılmış. Keşke burada yapabilme imkanımız olsaydı. Ama kaç defa demek gerekiyordu olması için . Olur ya! |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 04-02-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 7,938
|
Şehirden kaçmak
Emekli olunça İstanbula 120 km uzaklıkda bir köyde 2 dönüm yer alıp içine 2 odalı bir ev yaptırıp oturmaya başladık Köyde oturmanın eksilerini ve artılarını cok iyi düşünmek lazım Gökyüzünde ne kadar cok yıldız olduğunu .halis sütü .köy tavuğunu tadını klorsuz sudan yapılan cayın tadını buna benzer şeyleri ilk defa tatdık . Ama işte burası cok mühim şu kanaata vardık biz 50 sene İstanbulda yani şehirde yaşadık yapamadık tekrar İstanbula geri döndük Köyden indim şehire şaşırdım birden bire .biz bunun tersini yaşadık Köyün yaşam tarzı.kültür farkı .kendilerine göre inanışları.onlar size uymuyorlar bizi kendilerine uymaya calıştırıyorlar İyi ki İstanbuldaki evi dağıtmamıştık köydeki evi kapatıp İstanbula geri döndük 5senedir cok şükür şehirdeyiz .Bir serüven yaşadık .Hepinize iyi günler |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın Ahmeter; korkutmayın şimdi beni. Biz de her ne kadar site içinde bir ev almış olsak ta neticede köy sayılır. Hatta ben oraya giderken köye iniyorum falan demeye başladım bile :S Şimdi İstanbul'daki evi de sattık. Yani oralarda yapamazsak yandığımızın resmidir Dönecek bir evimiz bile yok artık ![]() |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-07-2007
Şehir: Yerdeniz
Mesajlar: 186
|
Sn denizakvaryumu, Ben de kerpiç evleri, dedemlerin evlerini anımsattığı için daha yakın buldum kendime. Bu haftasonu Ankara'ya geldiğimde yüzyüze görüşmeye gitmek için telefon edeceğim bu şirkete. Bir süreliğine rölantiye almıştım bu konuyu; ancak depreştirdiniz heyecanımı. Aslında istediğim çok çok bir köy evi: ahşap iskeleti, araları kerpiçle örülsün, Sıvası çamurdan ve samandan, üzerine beyaz badanası olsun. Pencerlerinden güneş girsin; horoz sesi, inek çanı, at kişnemesi, gübre kokusu girsin. Ocağı olsun yemek yapılası, kocaman bir odanın bir duvarında. Taştan olsun, kalın duvarlı; pencerelerine cam güzelleri konsun, kuş konsun, duman konsun, rüzgarla gelen mandalina kokusu konsun. Duvarında nişleri olsun. Çatısı akmasın en iyisinden yalıtım, kalın kalaslardan atılsın. Kütükten olsun; taştan örülsün uzunca bacası. Zemini geniş tahtadan olsun; bastıkça gıcırdasın hatta. Balkonu yine ahşaptan, üzerine asma üzümü sarmış olsun. Penceresinde bir bulutlar olsun, bir güneş; yine bir bulut olsun, bir güneş. Ihlamurların kokusundan bayılmış olsun mutfağı, mutfağında kuzine sobası, sobanın içinde köz, közün içinde mısır olsun, mısırında süt olsun. Dağlarında tilki, derelerine inen domuzları olsun. Taş olsun, ot olsun, toprak, tohum, bereket olsun. Yakınında koca bir ağacı mutlaka olsun; ağacın sabah dörte ötüşen kuşları olsun. Kışı olsun, yazı da. Uçurtmam olsun, oltam olsun; duvara dayalı tırmığım, küreğim, yorgun çizmelerim olsun. Olsun da... Bu bir yaşam tarzı. Biz onu buluruz. |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Ağaç Dostu
|
Ne güzel anlatmışsınız sevgili tenar. Anneannemin toprak kokan kerpiç evi geldi aklıma ve burnumun direği sızladı sanki ![]() Oda toprak, duvar toprak. Süpürmeden önce, hafiften sulanırdı oda ve mis gibi bir koku. Toprak kokusu, misler gibi. Dilerim istedikleriniz olur. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın Tenar; okurken içim titredi inanın. Hiçbirşey istemezken herşeyi istiyormuşum aslında yeni farkettim. Koyun kuzu sesleri, kuş sesleri, duman kokusu, toprak kokusu... Hasret kalmışız bu kokulara egsoz kokuları arasında... Ahşap evlerden istiyorum. Biliyorum herşeyden önce hayırlısı diye işe başlarım. Nedense bu isteğimi hayata geçirmek istediğim anlarda, bu isteğim herşeyin önüne geçmeye çalışıyor. Kendi ellerimle kumunu çimentosunu katmayı beceremesem de, belki duvarına bir raf, ocağına bir ateş atacağım. İnşallah... Bu bölüme bakmamaya çalışarak geçiriyorum forum anlarımı. Ama bugün dayanamadım ![]() Allah herkesin gönlündekini versin |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-07-2007
Şehir: Yerdeniz
Mesajlar: 186
|
Olsun da... "Kırk kere ne dersen o olurmuş." derler bizimkiler. Ama doğru yerde diyeceksin; o kırk hakkını doğru kullanacaksın, üç vak'te sığdıracaksın. Orada gözünüzün önünde bir yerlere koyun; koyun ki çok isteyin, hep içinizde olsun. Sonunda ayaklarınız götürür, seçtiğiniz yollar mutlaka oraya çıkar. Anladığım kadarıyla sadece "Gördüğünü Hayra Yoranlar" değiliz çoğumuz; şimdi imkanı olmasa da bir fırsatını kollayanlar da var. Sizi de heveslendirmeye yetiyor belki de benim de yazdıklarım diğer yazan arkadaşlarımınki gibi. Bu sadece hevesle olacak iş değildir; önceden diyeyim. Dayanamayan bunları okumasın Vardığımız yerleri paylaşacağımız yazılarımız da olur ilerde umarım. Yazdığımız yazıların içerikleri, başlıkları "Gördüğü Düşleri Koklayanlar", "Doldurdukları Çileden Kuş Çıkaranlar" değil de "Düşlere Kahraman Olanlar" ve hatta "Ütopyaya Karışanlar" olur belki başlıklarımız. Herkesin gönlüne göre olsun. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Ağaç Dostu
|
Sn.tenar yazdıklarınızı okuyunca ne kadar çok kişi aynı şeyi istiyor ama neden ortak payda da anlaşamıyoruz düşüncesi belirdi. Ankara'da 5-10 kişi birlikte olalım arazi alalım hepsi hepsi 50 şer m2 ev yapalım diye uğraş veriyorum ama biryerlerde kesiliyor ![]() Umarım sizin düşünceleriniz gerçek olur, kerpiç ev şirketiyle görüşürseniz fiyat vs.konularını buraya aktarırsanız sevinirim. |
|
|
|
|
|
#21 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-07-2007
Şehir: Yerdeniz
Mesajlar: 186
|
Alıntı:
Çoğu kişide çekinceler olabilir. Emin olamadığı konular vardır. Hesapları kapanmamıştır. Ayrıca, kendi hayallerini yaşarken arkada bıraktıklarını güvenceye almak istiyordur... Birlikte birşeyler yapalım diye yola çıktıklarını çok iyi tanımıyordur. Vardır sebepler. denizakvaryumu, ayağımı burktum, Ankara'ya gidemedim. gittiğimde mutlaka paylaşacağım. |
|
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ağaç Dostu
|
Hepimizin istekleri bir yerler de kesişiyor illaki. Öyle dönemler yaşıyor, öyle günler geçiriyoruz ki zaman zaman "ben artık gidiyorum şehirden" diyorsunuz. Diyorsunuz da, sadece laf ta kalmak zorunda kalıyor. O an ki şartlar ne kadar isteseniz de orda kalmanızı gerektiriyor. Hayatımda ki en önemli yapılacaklar listesinde, ilk sırada yer alıyor şehirden kaçmak. Ben kendi adıma yalnız bir yaşam sürmek isteyen biri olarak söylediğim gibi mecburen halihazırda bir ahşap ev **** müstakil tarzda bir yaşam alanı düşlüyorum. Eğer insanların arkasında güvenecekleri bir dayanakları yoksa,bu böyle olmak zorunda. Çünkü ne betonundan, ne ahşabından nede kullanılan malzemeden anlayan biriyim. Hangisi daha sağlıklı, hangisi daha dayanıklı bunları öğrenmemse yıllar sürebilir. Bu bölümün ilk mesajlarından itibaren okumaya incelemeye başladım ki, bir gün hayata geçirmeye kalktığım da hangi sürprizlerle karşılaşacağımı az çok bileyim Sayın denizakvaryumu; artık insanlar kaba bir tabirle atıp tutuyorlar "şöyle yaparım böyle yaparım" diye ama iş icraata geldiğin de malesef etrafınızda kimse kalmadığını görüyorsunuz. İnsanların birbirlerine güveni mi kalmadı yoksa "amann nasılsa gideriz toprak, doğa kaçmıyor ya" diye mi düşünüyorlar bilemiyorum. Dönem dönem o an ki psikolojimize göre konuşmak yapmaktan daha kolay geliyor bizlere. Elbette bir kaç kişi biraraya gelip birşeyler yapmak, biryerden başlamak daha kolay. Ama bunun ilerisini de düşündüğünüz de, siz kendi yaşamınıza çevrenize **** yaşadığınız yere ayak uydurmaya çalışsanız da bir kaç kişinin birlikte yapmaya çalıştığı şeylerde daha çok sorunlar çıkabilir. Elbette ki birlikten kuvvet doğar. Ama bu sizin yaşam standardınızla da alakalı değil midir? Yine de söylediklerim benim kendi adıma düşüncelerimdir. Biz ortama ayak uydurmaya çalışsak da, dönem dönem ortam bizi çok gerebilir. Bu yüzden ben az ama öz kişilerle bir şeyler yapılması taraftarıyım... |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 21-11-2008
Şehir: Menderes-İZMİR
Mesajlar: 113
|
İnadına Kaçmak lazım; Yukarıdan aşağıya hayalleri ve gerçekleri okudum. Ben görevim gereği Türkiye' nin çeşitli şehirlerini dolaştım. Yirmibeş yıl boyunca evimin köşelerinde çimlenen birşeyler oldu. İçimde hep bahçeli ev önünde yatan bir can dost (köpek), bahçede dolaşan çokça tavuk vs vs vs hayal ederdim. Bütün yolculuklarda yer beğenirdim. Sekiz yıl önce şimdiki yaşadığım tarlayı aldım. Param olmadığı için boş bir tarla alabildim. Bütün olanaklarımı seferber ettim; ev, kümes, sera, ağaçlar, köy fırını herşey yaptım. İlk yıllar ev yoktu. Hafta sonları gelirdim. Uzun soluklu ohhhh lar çekerdim. Gece geç vakitler şehre dönerdim. İki yıldır burada sürekli yaşıyorum. Eşim de emekli oldu. Bir şeyi hesap etmemiştim. Ben kiminle konuşacağım. Sabah kalktığımda kime Günaydın diyeceğim. Gazetemi kiminle değişeceğim. Bahçe işleri yaparken kimi model alacağım. Kimin yaratıcı düşüncelerinden yararlanacağım. Ben kime faydalı olacağım? Evet aynı dili konuştuğum kimse yok. Ara sıra şehire alış verişe gidiyorum. Boş geçen yarım saatı tüketemiyorum. Oysa aylaklık ne kadar zormuş. Zaman zaman başka şehirlere bir kaç günlüğüne gidiyorum. Hemen eşin dostun bahçesi var ise oraya gitmek istiyorum veee evimi bahçemi özlüyorum. Geçen gün bir hafta ayrılmıştım. Geldiğimde köpeğim ve 30 küsür tavuklarım beni koşarak evin kapısında karşıladılar. Tam bir tören vardı benim için. Gözlerim yaşardı. Bu nedenle inadına yaşamak lazım diyorum. Şehirlerde yaşayan insanlar o kadar kalabalığa rağmen ne kadar da yalnızlar aslında. Komşuna günaydın diyorsun. Haaa diyor. Sözcük dağarcığında öyle bir şey kalmamış. Müşerref Hekimoğlu'nun (gazeteci yazar ) bir anısını arz etmek istiyorum: * Bir süre Almanya'da yaşamış ve Türkiye'ye evine dönmüş. Sabah kalkmış; kapıcıya günaydın; ses yok. Sokakta her rastladığına günaydın yanıt yok. Sonra gazete büfesine gitmiş; " GÜNAYDIN " demiş. Büfecide bir günaydın gazetesi uzatmış ona. Oysa o başka bir gazete almak istiyormuş. Almanya'da yaşayanlar bilir. İnsanlar lokanta vs kalabalık bir ortama girerken; günaydın, iyi alşamlar gibi sözcükle selamlarlar topluluğu. On dairelik bir apartmanda kaç kişi tanır birbirini. Kaç kişi bir tabak yemek verir karşı komşuya. Çöpe döker ama vermez. Çünkü böyle alışkanlıklarımızı yitirdik. UMUTLARINIZDAN VAZGEÇMEYİNİZ. Ne para kazanmanın sonu var. Ne de mal edinmenin sonu var. Mevki, kariyer, koltuk geçici kavramlardır. Giderken bir şey gitmiyorki. Seraya yüzlerce tohum ektim. Her sabah bana göz kırpmalarını görmek için erken kalkıyorum. İçimde yirmili otuzlu yaşlarımın enerjisi var. Her gün bir mağma gibi yeryüzüne fırlamayı bekliyor. Saygılarımı sunuyorum. |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın Ahmeter, siz bu şekil de yazarsanız ben de çekinceme de kalıyorum. Benim emekliliğime 7 sene var, hemen köy'e gidip orada kalmayı düşünüyorum tabi ki İstanbul'la aramda ki bağı koparmadan Yazlık, Kışlık muhabbeti yapacağım diyebilirim. Köyün tadı başka oluyor ben yine de bir deneyeceğim. Size iyi günler dilerim. Umarım aradığınız mutluluğu şehir de yakalarsınız. |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 25-06-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 393
|
Benimde annemim İzmir Menderes te bir tarlası var tarla sayılmaz çok küçük sadece bir ev ve önüne küçük bir bahçe yapabilirsiniz annemler satılığa çıkardı biraz paraya ihtiyaçları olduğu için benim gözüm olduğundanmıdır nedir bir türlü satılmıyor eşimle beraber büyük bir çaba içinde para biriktiriyoruz annemlerden biz alalım diye alırsak öyle mutlu olucaz ki şehir hayatı bize göre değil diye düşünüyoruz. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 04-02-2008
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 7,938
|
Doğaseverler
Yazdıklarınızı okudum 675 mesajda yazdığım gibi yaşamak lazım ben 2 sene yaşadım olmadı . Moraliniz bozulmasın allah ömür verirse tabii cağrırsanız ilk ziyaretciniz ben olurum keşke bir araya gelip bol bol konuşsak Belki de benim şanssızlığım iyi bir yere düşemedim Bildiklerimi gördüklerimi ve yaşadıklarımı bir nebze anlatdım Köyde şortlan gezmek yasak.bakkalda ve eczanede hayatımda ilk gördüğüm ilaçlar ve gıda maddeleri gibi Herkesin tahammülü .hassasiyeti ayrı oluyor .hele yaş ilerleyince Moral bozmak yok iyiyi kötüyü bilmeniz için yazdım iyi günler dilerim |
|
|
|
|
|
#27 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 16-10-2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 269
|
Alıntı:
Evet, gittiğiniz topluluğa uyum sağlamak da önemli. köy yerinde şortla gezmek tuhaf kaçabilir. Antalya tatil köyleri gibi değil her köy. |
|
|
|
|
|
|
#28 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-07-2007
Şehir: Yerdeniz
Mesajlar: 186
|
Alıntı:
* Neden toprağımız varken birileriyle birlikte olmak düşücesini de yanında atbaşı götürüyoruz acaba? Amacımız inzivaya çekilmek değil de ondan sevgili sukranayalp arkadaşım.. Hani “kafa dengi” denir değil mi, böyle birilerini bulmak imkansız değil elbet ama zor. Asgari müştereklerde buluşabilmek yeterli olduğu halde, düşünün ki onu sağlamak bile çok zor. Biz onları arıyoruz. Neden ev alma komşu al sözüne durup durup hak veriyoruz? Sebat edince, kararlı olunca, zor başarılır, imkansız biraz zaman alırmış. (biz oğlaklar öyle deriz) ** Bir kaç yaşantımız olmayacak. Her şeyi bu bir seferde yaşamak isteyebiliyor bazen insan işte. Şimdi apartmandan sıkılır, sonra köydeki hayattan, sonra teknede yaşamak isteyebilir; o da olmadı sonunda eski apartmanını dahi özleyip aynı mahalleye dönebilir. Olabilir; dönebilir. Bunun tadında tuzunda, İçeriğinde ne vardır: - Bu bir "geçici hevestir", bitmiştir, şimdi başka bir hevesi vardır, gidecektir. - Tadına bakma olabilir; insan elinde olmayanı merak eder. - Umduğunu bulamayabilir insan, yakın tabiriyle "gözünde büyütme". Bunu yapınca başı göğe ermemiştir. - Hatta kaçıştı, arayıştı da denebilir, bunun ileriki boyutuna "sonucunda istediğini bulamayış" da denir. - Herkes yapıyor diye yapılmış olabilir "modaya uyma", sonrasında modası geçiş. - Beklentilerini tartamayış; evdeki hesap… olayı olabilir; köşeli yazarsak "yanlış köseye yatış" da denebilir. - "Alışkanlıklardan vazgeçemeyiş". Veya öbür adıyla "eskiden yaşadığımız apartman ve şehir yaşantısına duyulan özlem" de denilebilir. Bunların hepsinin çıktığı yerde insan "ŞEYTANA UYMA" modunda mıdır?. Sonunda vardığı yer "BU YAŞANTI BANA GÖRE DEĞİLDi"dir. Bu cümleyle biter hepsi. Doğrudur, haklıdır kişi. Bu tecrübelerin aktarılması iyidir. Akla gelmeyen şeyleri tartma imkanı olur okuyanların. Yeni yeni düşünmeye başlayanlar olabilir. Ben emekliliğimi bile beklemeden gitmek için uğraşanlardanım. Kendimi orada buluyorum. Hayattan beklentinin en özeti karın doyurmaksa her şekilde doyurabilirim karnımı. Sorun, bana ihtiyacı olan kızımın gelecekle ilgili planlarını bu şekilde yok sayamayacağım gerçeğinin, içimi eskiden bu kadar yakmayan bu isteğimin üzerinde öncelikte olması. En azından şimdilik Ereğli’de bu tür yaşantıya daha yakınım şansıma. |
|
|
|
|
|
|
#29 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 24-12-2008
Şehir: İzmir/Kaynarpınar
Mesajlar: 1,151
|
Anneannem'in Ayvaz, Köroğlu hikayelerini unutamam.
Çocukluğum Köyde geçti. Annem ve babam Cumhuriyet dönemi çocukları. Yokluk nedir bilirler, var olanın kıymetini de. Geçimimiz; Sultaniye, Razakı, Nergis, Sümbül ve Zeytin sevdalısı. Arasıra Anason, Buğday ve biraz da Tütün. Anneannem ve dedem yazları yaylada kalıyorlar. İlk okul tatillerinde yanlarına gidiyorum. Üzüm, incir, ayva, armut, erik, kavun, karpuz, badem, nar hepsi ilaçsız ve hormonsuz. Su bol ve kuyu başlarında kokulu çiçekler de. Tek odalı bir dam (bağ evi) ve gölgeli küleme (çardak). Ne elektrik nede teknoloji, sadece transistörlü radyo. Yiyecekler tel dolapta, yemekler odun ateşinde günlük pişiyor, ekmekler ise halis buğday unundan köy usulü fırında pişiyor. Akşam kararınca, yatak damın önüne seriliyor, yıldızlar karşımızda; yediyarlar (büyük ayı, küçük ayı) ve tık tık horoz (iki küçük yıldız yanyana konuşuyorlar gibi) ve yıldız kaymaları özellikle ayın karanlığında. Anneannem'in Köroğlu ve Ayvaz hikayeleri. Sadece köyü şehire bağlayan yolda araba çalşıyor. Razakı ve sultaniyeler at, katır ve eşek sırtında köy merkezine taşınıyor. Sonrası frigorafik konteynerlerile avrupaya satılıyor. Üzüm, Tütün ve Zeytin yağı geçim kaynağı. Nergisler, sümbüller toplandı mı mahalle kokar eve kokudan girilmezdi. Sonra okul sebebiyle şehir hayatı başladı. Aklımda şehirden pek bir şey yok. Ama çoculkğumdaki Köroğlu Ayvaz hikayelerini hatırladıkça anne anneme rahmet okuyorum. Yıllar geçti hep tek katlı bir taş ev ve bahçe hayal ettim. 10 dönüm tapulu zeytin bahçeme ev yapmak istedim. Teraslı deniz manzaralı İçinde 100 ve 1000 yıllık ağaçları olan ve zeytin tarımı yapılan bahçem, meğerse 1 derece doğal sit yapılmış herşey yasak. Şükür, dubleks yazlık bulup aldım, çiçeği bol, bahçesi olan. Neye niyet, neye kısmet. |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 21-11-2008
Şehir: Menderes-İZMİR
Mesajlar: 113
|
Sevgili Zeytinci; Sit alanlarıda yapılaşma yasağı vardır. Ancak 1 oda 1 salon hazır evler vardır. Bizim burada Ahmetbeyli - İzmir yolu üzerindeki nahçelerde gördüm. Hazır getirip koymuşlar ve yaşıyorlar. İnsan sabah kalktığında ilk hayvanlarını ve ağaçlarını görmek istiyor. Bu nedenle illaki yakın olmak diyorum. Saygılarımla. |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|