agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Evcil Hayvanlar > Köpekler
(https)




Beğeni Düzeni9Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 18-03-2009, 16:41   #1
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Sayın Meyvelitepe,

Damak zevki oluştuğu için kuru mamaya dönmüyorlar zaten
Bir de köpek olduğunu unutup, herşeyinizi paylaşmaya kalkıştığında aynı tencereden kendisine de servis istiyor.
Benimki kıskançlıktan ekşili brokoli, mandalina, üzüm filan da yer. Çıkaracağını bile bile taze fasulye, bakla ister. İstediğini almak, fesatlığını(daha iyisini mi yiyor acaba)gidermek için mutlaka benim yemeğimin tadına bakmalı. Eğer beğenirse ben aç kalıyorum. Dürtüyor, mızıklıyor, kafasını yana eğiyor, duygu sömürüsünün bini bir para. Bunların hepsi huysuzca ve hırçınca değil, insanın ciğerine oturan bir masumlukta yapılıyor

Kendisinden çok çektiğim için veterinere eğitime göndermek istediğini söyledim yıllar önce. Veteriner, köpeğimin başarıp, liderliği ele geçirdiğini, kendisinin köpek gibi davrandığını, benim köpeğimin köpek olduğunu sıkça unuttuğumu ve doğal olarak bu nedenle eğitime gitmesi gerekenin ben olduğumu söylemişti.

Arsızlaştırmadan, ayırmadan (ki ben yapamadım) bıkıp usanmadan eğitmeniz gerekecek berduray. Hiç büyümeyen bir bebeğiniz var artık. Şimdiden sizi, yürüdüğünüz yöne göre yemek vereceğinizi, kabını tanımaya başlamıştır. Eğitimi de bunun gibi zorlayarak değil, alışkanlık oluşturarak vermelisiniz. Masadan yemek vermemeye çalışın. Çok isterse bir parça bile verecekseniz tabağına koyun, oradan yesin. Dilenmesini engeleyemezseniz bile hırsızlık yapmasını mutlaka engelleyin.
Benim gibi tabağını masaya koyup, pazar kahvaltılarını birlikte yapmak istiyorsanız rahat edersiniz

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-03-2009, 17:18   #2
Ağaçsever
 
rohlfs's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-07-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 97
Galeri: 25
Merhaba Arkadaşlar

Çok güzel ve bilgi dolu bir sohbet içindesiniz, zevkle okudum inanın.
Köpekleri seviyorum, bir Alman Çoban köpeğim var, iki yaşını geçti. Ben de aldığımda iki aylık bir yavruydu, elimden geldiği kadar vakit ayırdım eğitimine eşimle beraber.

Sn berduray, benim de mama konusundaki önerim kuru mama yönünde olacak, veterinerinizden edineceğiniz yavru köpekler için olanı. Evet market mamalarına göre daha pahalı fakat en azından yetişkin olana kadar vermeniz köpeğinizin ileriki yaşlardaki sağlığı açısından da iyi olacaktır sanıyorum.

rohlfs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-03-2009, 16:54   #3
Ağaç Dostu
 
berduray's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-04-2007
Şehir: bodrum
Mesajlar: 3,153
Galeri: 72
Yok yok ben o kadar hoşgörülü olamam, kızlar eve almak için delirse bile...

Onun yeri bahçe, evin içişleri bakanı benim.

Ama o kadar şirinler ki hele 2 kardeşi oynarken seyretmesi çok zevkli, bütün gün oynaşıyor, alt alta üst üste boğuşuyorlar, tavuklarımı kovalayıp, kümese girip, ortalığı darmadağın ediyorlar.

Hatta follukta bir yumurta vardı, baktım yok olmuş, günahlarını almayayım ama...

Aslında biri bize ait, kardeş köpeğimizin sahibi şehir dışına çıkınca bir kaç gün bizde misafir kalacak.

Küçük kızım 3 gün çork korktu, onlar kovaladı o kaçtı ama bu gün köşede kıstırınca ikisi birden mecburen alıştı, baktım kucağından indirmez oldu, anne bak yumuşacık dedi, sevindim, korkusunu yenip dostluk kurabildiği için.

Bir ara bacaklarına dolanınca düştü hatta kızım, hem de köpeğin üzerine kısa bir iyk iyk sesinden sonra kalktılar hemen , yine oyuna devam.

İnanın hiçbirşey yapmadı hayvan, resmen Hilal'in kalkıp toparlanmasını bekledi ayakları havada oysa kızım 20 kg, yavrumuz sanırım 5 kg. sanırım.

berduray Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-03-2009, 17:19   #4
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,048
) Sn.TuruncuHis, anlattıklarınız beslenme konusundan daha çok liderlik konusu. Bir yavru söz konusu olduğunda sanırım beslenmeden bile daha önemli. Çok detaylı bir mevzu bu. En özet söyle söyleyebilirim. Yavru, tüm aileyi test ederek sürüdeki yerini belirlemeye çalışacaktır. Emin olun, boyuna bakmadan sürünün liderliğine oynayacaktır. Kurt sürüsü belgeseli izlediyseniz hatırlarsınız. Birebir aynıdır.

Bu konuda ailenin çok iyi bir strateji geliştirmesi, bazı davranışların anlamını kavrayıp, hiç tereddütsüz ve kararlılıkla onu doğru sıralamaya yerleştirmesi gerekir. Aksi halde işler karışacaktır. Sonradan o sıralamanın değişmesi çok zordur.

Sn.Berduray, 5-6 ay sonra 50 kilo ama hala yavru olacak. Aman dikkat

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-03-2009, 17:27   #5
Ağaçsever
 
rohlfs's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-07-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 97
Galeri: 25
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MeyveliTepe Mesajı Göster
) Sn.TuruncuHis, anlattıklarınız beslenme konusundan daha çok liderlik konusu. Bir yavru söz konusu olduğunda sanırım beslenmeden bile daha önemli. Çok detaylı bir mevzu bu. En özet söyle söyleyebilirim. Yavru, tüm aileyi test ederek sürüdeki yerini belirlemeye çalışacaktır. Emin olun, boyuna bakmadan sürünün liderliğine oynayacaktır. Kurt sürüsü belgeseli izlediyseniz hatırlarsınız. Birebir aynıdır.

Bu konuda ailenin çok iyi bir strateji geliştirmesi, bazı davranışların anlamını kavrayıp, hiç tereddütsüz ve kararlılıkla onu doğru sıralamaya yerleştirmesi gerekir. Aksi halde işler karışacaktır. Sonradan o sıralamanın değişmesi çok zordur.
Bunun, kesinlikle taviz verilmemesi gereken bir konu olduğu kanısındayım. Neyse ki bizim böyle bir sorunumuz yok fakat yakın bir arkadaşımın Terrrier cinsi köpeği evde kral konumunda. Arkadaşımı ve oğlunu bir kaç defa ısırmış aynı zamanda.

Hepimiz köpeklerimizi seviyoruz fakat onlarla rahat ve hoşça yaşayabilmek istiyorsak eğitimde taviz vermememiz gerekiyor değil mi.

rohlfs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-03-2009, 17:50   #6
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Biliyor olmam sonucu pek değiştirmiyor bende
Büyük köpek olsa idi disiplinli olmak kaçınılmazdı. 8 kg. lık liderimden ne olur? Karakterli köpeğim var deyip geçiyorum. Zaten 16 yaşında, saygıda kusur etmiyorum artık yaşına hürmeten
Tüm Terrier'lerin ortak sorunu bu; liderlikten vazgeçmiyorlar. Bir kişilik teba için liderliğe oynadığıma değmez. Demokrasiyi getirdim eve, bazen anarşi de oluyor ama kimse kral değil, kimse de teba değil

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-03-2009, 11:14   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 1,003
Yazışmaların hepsini okudum. Benim de naçizane önerilerim olacak. 7 yaşında 5 yaşında iki tane Alman Çoban köpeği sahibiyim. Ve köpeklerin çok çok içinde olan birisi olarak benden gelecek uzun yazıyı umarım mazur görürsünüz.

1. Sn. Berduray köpeğinizin cinsinin Alman Çoban köpeği olduğunu söylemişsiniz. Alman Çoban Köpeği günümüz standartlarını yakalamak için pek çok çaprazlama üretim teknikleri kullanarak bugüne gelmiştir. Dış görünüşünün "insan eliyle" yapıldığını söyleyebilirim. Örneğin yere 45 derece açıyla gelen kalçası... Bu atalarında olmayan bir durumdur, bazı seçimlerle yapılmıştır. Ve günümüz Alman Çoban köpeklerinin mevcut olan anatomik yapılarından dolayı bazı hassasiyetleri vardır. Bu ne demek?

Alman çoban köpeklerinde kalça displasizi dediğimiz durumlara çok sık rastlanabilmektedir. Yani kalça çıkığı. Bu kalça çıkıkları displazinin derecesine göre köpeğin yaşam standartını etkileyebilmektedir. Genetik veya sonradan karşılaşabilecek bir durum olabilir. Ama bunun etkisini azaltmak veya sonradan çıkmasını önlemek (travmatik koşullar) için yapılabilecek pek çok şey vardır. En önemlileri beslenme ve egzersiz. (Bu konuya daha sonra geleceğim)

2- Alman Çoban köpekleri gene ırksal anlamda sindirim sistemleri hassas olan köpeklerdir. vereceğiniz besin dengelerini iyi ayarlayamadığınızda sık sık ishal ve kusmalarla karşılaşmanız kaçınılmazdır. Ayrıca karşılaşabileceğiniz allerjiler de cabası...

3- Beslenme dedik ya, yukarıdaki sebeplerden dolayı çok önemli. Ev yemeği verin ya da kuru mama kullanın demiyorum bu sizin seçiminizdir. Ancak hangisini seçeceseniz seçin bazı noktaları atlamamak çok önemlidir.

* Yemek artıkları genellikle köpekler için besin olarak verilir. Ama bunlar köpeklere uygun besinler değildir. İçerdikleri yağ tuz ve yemeğin yapısı olarak köpeklere uygun değillerdir aslında. Eğer ev yemeği ile beslenecekse, köpek için hazırlanmış olanlardan olmalıdır.

* Proteinler özellikle yavru köpek için çok önemlidir. Sizin şu anda vereceğiniz yemek protein ağırlıklı olmalıdır büyümesi için. Ev yemeklerinde genellikle fiyatından dolayı tavuk kullanılır. Yavruda çok sorun yaratmayan bu durum, köpek büyüdüğünde özellikle yaz aylarında alman çoban köpeklerinde allerjiye neden olabilir. Tavuk proteini kimi köpeklerde özellikle yaz aylarında bünyeye fazla gelerek allerjiye neden olabiliyor. Bu nedenle sık sık değişik proteinler kullanma yoluna gidilmelidir. ( Mama kullanıyorsanız örneğin hep tavuklu yerine, tavuklu, kuzulu, balıklı, ördekli vs şeklinde değiştirmek önerilir.)

3- Premium diye tabir edilen profosyonel hazır mamalarda köpeğin yaşına göre ihtiyaç duyduğu tüm maddeler paket içinde hazırdır. Tek dezavantajı kullanılan katkı maddeleri olabilir. Market maması olarak nitelendirilen genellikle ucuz mamalarda ise, olması gereken oranlar konusu şüphelidir. Genellikle et yan ürünleri ve bol miktarda dolgu maddesi kullanılır. Dolgu maddeleri de sindirimden direkt barsaklara giderek dışkı olurlar. Hiç bir yararı yoktur kısacası. Kuru mama alacağım diye ucuz mama tercih edecekseniz köpeğe yarardan çok zararı olacaktır. İçerdikleri mısır unu özellikle allerjilere neden olabileceği gibi, iyi koşullarda üretilmemiş mamalarda, mısır unu mısır türevleri bir mantar oluşturabilmekte ve bu da köpekte zehirlenmelere yol açabilmektedir.

4- Kuru mama tercih edecekseniz özellikle yavru için verilecekse, içerdiği mamada "glukozamin" olmalıdır. Çünkü... Yukarıda bahsettiğim kalça displazisi konusunda koruyucu bir maddedir. Kalça eklemindeki kıkırdak doku ve bağ yapısını koruyucu bir özelliği vardır. Özellikle yavru köpeklerin hele de alman çoban yavrularının alması gereken bir besindir, ve ne yazıkki pek çok mamada yoktur. Ev yemeği tercih edecekseniz de bir takım mineral vitamin ve bu tip maddeleri dışarıdan ek olarak vermelisiniz. (Hazır mamalarda dışarıdan takviye yapmanıza gerek yoktur, hele de glukozamin içeriyorsa...)

Vitaminler, kalsiyum, glukozamin olmazsa olmaz diyebilirim. Yurtdışında köpeklere çiğ kemik verilerek kalsiyum ihtiyacı karşılanabiliyor. Çiğ kemik pişmiş kemikteki etkileri yapmıyor ancak ülkemizde asla önermem. Etlerin kesilme koşullarını bilmiyoruz. Ayrıca küçük çocuklarınız var ve bu işlemde ciddi bir parazit riski var. Bu durumda kalsiyum kaynağı olarak yoğurdu kullanmalısınız. Süt ishal yapar. Vitamin kaynağı olarak da sebzeler.

5- Yavruda kullanılacak bir protein oranı vardı. Bir yerlerden bulmam lazım hatırlayamadım şu anda ben yiyecek hazırlamıyorum yavruya. Et genellikle haşlanarak pişirilir, inmeye yakın sebzeler öldürülür çok pişirmeyin. Yoğurt ve zeytinyağı da verebilirsiniz. Soğan, pırasa, domates kullanmayın,köpekler için toksiktir.

Vakit bulduğumda tekrar devam edeceğim. Parazit uygulamaları üzerine de...

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-03-2009, 11:28   #8
Ağaç Dostu
 
berduray's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-04-2007
Şehir: bodrum
Mesajlar: 3,153
Galeri: 72
Çok teşekkür ederim.

Şimdilik, haşlama kemikli ete, tavuğa, balığa, zaman zaman havuç, brokoli, patates, bulgur, tel şehriye, makarna ekleyerek, karıştırıp, pişiriyorum.

Yoğurt ekmek de veriyorum.

Bilgi aktarımında bulunduğunuz için teşekkürler, yazdıklarınızı okumaya devam edeceğim.

berduray Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-03-2009, 20:07   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 14-07-2007
Şehir: ist
Mesajlar: 452
Sayın kaktüs acaba hangi marka kuru mama kullnıyorsunuz? ben ilk başta royal ve hills alıyordum ama bu markaların yurt dışında en ucuz mamalar olduğunu türkiyede çok yüksek fiyatlarla satıldığını öğrendim. Şu an acana marka (acana iki kalitesi olan bir mama ben birinci olanını alıyorum) bir de eagle pack mama aldım. Ama eagle pack çok küçük taneli köpeğim yerken zorlanıyor. Sanırım acanaya devam edicem. Sizin öneriniz nedir?

Bir sitede süt ve süt ürünlerinin özellikle yavru köpeklere zararlı olduğunu okudum. İçerisinde bulunan laktoz sindirim problemimi yaratıyormuş. Ölümcül olmuyormuş. Süt ürünlerinin verilmesi kesildikten sonra düzeliyormuş ama mide sindirim fonksiyonu yavaşlıyabiliyormuş. Bu yüzden benim ufaklığa artık yoğurt vermiyorum. Belki yazın çok sıcak havalarda buzla karışık evde yapılan ayran veririm. Hazır ayranlardaki tuz oranıda köpek için zararlı olabilir.

Kuru mama bence evde yapılan yemeklerden daha ekonomik. Kemik,et, sebze... para ile alınıyor. Bunun birde pişirmesi ve temizlenmesi için harcanan enerji faturası var. 2-3 aylık bir yavruya 15 kilo mama 2 ay yetiyor. Büyük köpek için bile günlük mama maliyeti 5-6 lirayı geçmez.

kaju Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 09:49   #10
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 1,003
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi berduray Mesajı Göster
Çok teşekkür ederim.

Şimdilik, haşlama kemikli ete, tavuğa, balığa, zaman zaman havuç, brokoli, patates, bulgur, tel şehriye, makarna ekleyerek, karıştırıp, pişiriyorum.

Yoğurt ekmek de veriyorum.

Bilgi aktarımında bulunduğunuz için teşekkürler, yazdıklarınızı okumaya devam edeceğim.
Eczanelerde rahatlıkla bulabileceğiniz glukozamin katkısını muhakkak öneririm.
Tablet şeklinde satılır, 2 günde 1 tablet veya günde 1/2 tablet şeklinde verebilirsiniz.

Bir de eğer varsa haftada bir balıkyağı... Omega asitleri için. Böylece en azından beslenme eksikliğine yol açmaz ev yemeği vermeniz. Size çok maliyet de getirmeyecektir.

Çiğ besinleri vermenizi tavsiye etmem mesela yumurtanın çiği. Ancak haftada bir hazırladığınız karışıma inmesine yakın yumurta kırıp verebilirsiniz. (Görüntüsü kötü oluyor ama yapacak birşey yok) Kabuklarını vermeyin. Onun yerine yoğurdu kalsiyum kaynağı olarak kullanabilirsiniz. Yumurtanın kabuğunda ve çiğinde tavuktan bulaşabilecek virüsler olabilir.

Ha bir de öğün sayısı. Yavru köpekte 3 öğün olmalı. Yetişkin olduklarında çoğu kişi size 1 öğün verin yeter dese de siz siz olun genellikle 2 öğün şeklinde verin. Neden mi? Çünkü midenin 24 saat aç kalıp sonra birden yiyecekle dolması hem sindirim problemlerine hem de asit salgısı yüzünden gastrite neden olabilir. Yavruda ise besin emiliminin maksimum olabilmesi için 3 kere verin. Bu demek değildir ki 3 kez verince daha çok yiyecek. Günlük besin miktarını 3'e bölmek ve 2'ye bölmek benim bahsettiğim.

Alman çoban köpeklerini özellikle yavrulukta çok şişmanlatmamak kalça sağlığı açısından çok çok önemli.

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 09:46   #11
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 1,003
Sn. kaju ben genellikle o aydaki maddi durumuma göre mama değiştiriyorum... Benim köpek yetişkin olduğu için eskisi kadar hassas davranmadığımı itiraf etmeliyim. Yavruyken genellikle pro-plan, eukabana ve hills ile büyütmüştüm. Onların "large-breed puppy" yani iri ırk yavrular için olanıyla.

Mama tavsiye etmekten çok hoşlanmıyorum açıkçası, yanlış anlaşılmalar da olabildiği gibi köpekten köpeğe değişik reaksiyonlar da verebiliyor. Ben de yeri geldiğinde acana ve eagle pack de kullandım. Ben genellikle mamalardaki proteinleri değiştirmek adına mama değiştiriyorum. Pek çok veteriner hekim belki tavsiye etmiyordur ama ben yapıyorum. Acana'nın somonlusu, bir başka mamanın ördeklisini falan da kullandım. Mevcut mamam tam bitmeden ikinci paketi alıyorum ve yeni mamaya aşamalı geçiyorum. Önceleri 1/3 yeni mama sonra %50 ve sonrasında tam geçiş şeklinde. Mama sorunlu değilse ishal problemi yaşamıyorum.

Süt ürünleri evet köpeklerde zararlı olabiliyor ancak... Köpeğe zararlı olan "laktoz" yani süt şekeri. Laktozu sindirecek enzimleri yok. Laktoz inek sütünde var. Yavru köpeği keçi sütüyle besleyebilirsiniz mesela ) Ki annesinin sütüne en yakın olan süttür. (Yeni doğmuş bir yavruyu keçi sütüyle büyüten bir arkadaşım var.) Özellikle inek sütünde bu problem görülüyor ancak yoğurdun başka bir durumu var.

Yoğurt bildiğiniz gibi mayalı süt. Süt şekerinin yani laktozun, bu mayanın etkisi ile laktik hale gelmesi ile yoğurt oluşuyor. Yani bir bakıma pıhtılaşmış süt oluyor kendisi. Laktoz intoleransı sebebiyle süt tüketiminde meydana gelecek sorunlar yoğurtta olmuyor çünkü yoğurtta B-galaktosidaz enzimi diye bir enzim bulunuyor ve B-galaktosidaz, laktozun sindirimine katkısı oluyor. Köpeğinize yağsız yoğurt vermenizde bir sakınca yok. Bir de kaymağını vermezseniz ve de verilecek miktarlarını abartmazsanız, yoğurdu rahatlıkla kalsiyum kaynağı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca içerdiği yararlı bakteriler ile güzel bir sindirim düzenleyicidir. Benim köpeğimin sıklıkla barsak dengesi bozuluyor özellikle mevsim geçişlerinde. Probiyotik yoğurtlar denedim sonuç olumlu (sade olanlarından) Yoğurtlu lapa ishale birebir

Bu arada ekmek verilmesinden bahsedilmiş. Ekmeği de çok önermeyeceğim. Onun içerdiği hamur mayası da sindirilmesi zor bir maya köpekler için. Allerji veya midede şişkinliklere sebep olabiliyor. Bu şişkinlik halinin kötü sonuçlar doğurması olası.

Köpeklerde karbonhidrat kaynağı olarak ben "pirinç" tercih ediyorum. İzole edilmesi ve sindirilmesi daha kolay. Kırık pirinç diye satılan ucuz pirinçlerin tavuk veya etle haşlanması ile elde edilen yiyeceklerden yararlanabilir ev yemeği yapanlar. Ben sokak köpeklerine bile böyle mamalar hazırlıyorum. Tabii onlarınkinde pirinci bol et oranı az oluyor ama en azından karınları doyuyor.

Ve evet kaju haklısınız. Tuz köpek için zararlı. Tuzlu şeylerden mümkün olduğunca uzak durmalı. Köpekler bizim gibi terlemez ve tuzu atamazlar. Vücutta fazla tuz birikir ve zararları çok. Ama ev yemeği hazırlanıyorsa az miktar bir tuz da yiyeceğe atılmalı çünkü az miktarda ihtiyaçları da var.

Bir de şimdi aklıma geldi kesinlikle uzak durulması gereken bir şey kakao ve çikolata. İçerdiği theobromin maddesi köpekler için öldürücü. Öldürücülük etkisi bitter çikolatadan beyaz çikolataya doğru azalıyor. Köpeğin büyüklüğü ve yediği çikolata miktarına göre toksik etki değişse de köpekleri uzak tutmakta fayda var. Küçük çocukların köpeğe çikolata vermelerine izin verilmemeli.

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 10:07   #12
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,048
6 aydan büyük köpeklere günlük miktarı ikiye bölüp, sabah akşam iki kerede vermek hayvanın psikolojisi açısından da daha iyi oluyor.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 10:20   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 1,003
Bir mesaj da parazitler için atmak istiyorum. Bir iç parazitler bir de dış parazitler önemli. Özellikle de iç parazitler.

Genel yapılan uygulama 3 ayda bir hap ya da enjeksiyon ile yapılır. (Paratak - Drontal ya da başka bir ilaç farketmez.) Bunlar barsak parazitleri için yapılırlar. Bu parazitlerin dışkıdaki yumurtalarının insana geçme riski olduğu için bu uygulamanın ihmal edilmemesi gerekir. Ancak ben size bu uygulamayı 45 günde bir yapmanızı öneririm çocuklarınız olduğu için. Çünkü;

Barsaktaki parazitin döngüsü 45 gündür. Yani yumurtadan çıkma, larva olma, ergin olma, yumurtlama. Parazit hapları sadece ergin olmuş parazitlerin dökülmelerini sağlarlar. Larva ve yumurtalara etkisizdir. Bu nedenle alındığı an sadece vücutta bulunan ergin parazitleri döker. Ancak eğer bu uygulamayı 45 günde bir yaparsanız o zaman bir önceki uygulamada dökülmeyen larvaların yetişkin hallerini de bulur ve yok edersiniz böylece yumurtlayacak seviyeye gelemezler. Belki biraz korkutucu ve riskli gibi gelse de köpekten insana parazit bulaşma riski, sebzelerin yıkanmadan yenmesinden geçecek parazitler kadar. Eğer bahsettiğim uygulama aksatılmadan yapılırsa ne çocuklarınız için ne sizin için hiçbir risk yok.

Diğer bir parazit de pire ve keneler. Keneler bildiğiniz üzere hastalık yapıcı etmeni olan hayvanlar. Köpekte Lyme denen bir hastalığa neden olabiliyorlar ve öldürücü başka hastalıklar da... Enseden damlatacağınız Frontline ve Paratak gibi ilaçlar bunları köpeğinizden 1 ay uzak tutacak. Birisinin kenelere birisinin pirelere etken maddesi daha çok. O nedenle ben bir ay birini bir ay diğerini damlatıyorum. Çünkü asıl etkisi 1 ay olsa da 2. aya kadar azalarak da olsa etkisi var. Kene tasmalarına göre daha avantajlı çünkü tasmalar ıslandığında bozuluyorlar. Oysa damlalarda damla yapılan yeri 24 saat ıslatmayın ondan sonra yıkasanız da köpeğiniz denize vs girse de etkisini yitirmiyor. Çünkü ilaç emilip köpeğin derisinin altındaki yağ tabakasına yerleşiyor. Parazitler köpeği ısırdığı anda ilaçtan etkilenip ölüyorlar. Kaçırıcı etkisi yok.

Yeri gelmişken söyleyeyim. Sizlere kolaylıkla kullanabileceğiniz bir sivrisinek kaçırtıcısını tarif etmek isterim. Lavanta yağından birkaç damlayı suya damlatarak hazırlayacağınız karışımı fısfıs şeklinde hem sizin hem de köpeğiniz için rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Sevimsiz bir konu olsa da riskleri ve ne yapılabileceğini bilmek, bilmemekten daha önemlidir diye düşündüm. Aklıma gelenler şimdilik bu kadar.

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 10:25   #14
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,048
Faydalı bilgiler. Teşekkürler.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 10:52   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 1,003
Rica ederim ne demek. Paylaşmak zevk benim için.

Kaju'ya bir makale sözüm vardı ama bugünlerde biraz sağlık sorunlarım olduğundan bir türlü aklıma getirip o makaleyi bulamadım. Ama kısaca köpeğin üzerine atlaması ile ne yapılabileceği hakkındaki daha önce yapmış olduğum bir derlemeyi yazayım.

Üste atlayan yavru köpek bazılarına sevimli görünebilir... Ama bazıları için, özellikle çocuklar veya köpekten korkanlar için korkutucu olabilir.. Üstelik köpeğiniz büyüdüğünde, orta ve iri ırklardan biri ise, eskisi kadar şirin bir davranış olmayacaktır bu... Bu istenmeyen davranışın engellenmesi için bazı yöntemler:

Köpek atladığında, onun her iki ön patisini de ellerinizle tutun ve bekleyim. Köpeğin yere inmesine izin vermeyin. Çırpınmaya ve ciyaklamaya başladığında bile, köpek bu pozisyonda rahat hale geldiğinden emin olana kadar bırakmayın.

Daha sonra “Aşağı” komutunu verin ve gitmesine izin verin.

Birkaç denemeden sonra, bunun iyi bir şey olmadığını farkedecekler (sizin için veya onlar için) ve bunu yapmamaya başlayacaklardır.


Bunu önlemenin başka bir yolu da köpek zıplarken arkanızı dönmektir. Üzerinize atlayacağı hedefi uzaklaştırın. Aynı zamanda dikkatini vermeden önce onu otur konumuna da getirebilirsiniz.


Başka bir yöntem:

Zıt refleksi kullanın! Köpeğinize kayışını takın... Köpek ne zaman sizin üzerinize atlasa, kayışı aşağı çekiyorsunuz ve onun ne kadar hızla yeniden zıplamak istediğini göreceksiniz. Ve ödül sadece sakince oturduğunda olacaktir. Sakin şekilde oturduğu zaman (başlarda ondan ne istediğinizi anlamasi için onu yönlendirebilirsiniz) ödülü bol övgüyle verin, ödül sırasında yeniden zıplamak isterse, aynı işlemi tekrarlayın...


Ben bunlardan üçüncüsünü kullandım. Çünkü birinci yöntem köpeğiminin daha çok heyecanlanmasına yol açıyordu. (Ki sanırım kaju'nun köpeğinde de sorun aynı olacaktır...) Yavru köpekler için de uygulanamaz buluyorum bunu.. Sahipten gelecek "travmatik" etkilere karşıyım. Benim yaptığım köpeğe kayışı takmak, kayışı ayağımın altına sıkıştırmak oldu. Köpek zıplayınca kayış aşağı çekti, ayakları üzerine indi. Oturmasını bekledim ondan sonra sevdim. Köpek benden herhangi bir acı veya sıkıntı verici tepki almadı. Anafikri aldığını düşündüğüm zaman da kayışsız olarak denedim. İlk başlarda atladı ama hiç ilgilenmedim, o yokmuş gibi yaptım, ses çıkarmadan sırtımı döndüm. Sonraları oturmaya başladığından ödülünü verdim. Pekiştirmek için 1 ay kadar yanımda ödül maması ile dolaştım Şimdi sorunum yok

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 18:29   #16
Ağaç Dostu
 
berduray's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-04-2007
Şehir: bodrum
Mesajlar: 3,153
Galeri: 72
Bu bilgiler benim için çok değerli, teşekkür ederim dostlar.

berduray Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 20:05   #17
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,962
Galeri: 266
Sn. Kaktüs teşekkürler, bilhassa beslenme konusunda faydalı bilgiler çok faydakı oldu.

Hazır kalıteli yemler (yetişkin 2 kangal) pahalı.

Ev yapımı mama-yemeklerde bilgilerinizden faydalanacağım.

k0900 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 22:33   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 14-07-2007
Şehir: ist
Mesajlar: 452
Ben hala hazır mamaların daha ekonomik olduğunu savunuyorum. 2 kangal için 15 kilo mama 15 gün rahat yeter. orta halli 90 liralık mama ve 120 liralık mama alıp karıştırırsınız. Ayda 210 tl yapar günlük 7 liraya ikisini beslersiniz. En kaliteli mamaları alsanız ayda 300 günlük 10 lira maliyeti olur. Minik terier değilki koca kangal ev yapımı mama ile de doymaz. Nette bir kaç tane mama tarifi buldum buraya kopyalıyorum.
Az kalsın unutuyordum. Kaktüs bilgiler için çok teşekkür ederim.

Tarif 1
1,5 kg et(yazın yağsız kuzu eti-kışın tavuk **** lop et)
yarım paket pirinç
1kg kabak
1 paket brokoli
1 paket brüksel lahana
7 diş sarımsak
her güne 1 kaşık zeytinyağı **** elma sirkesi

Tarif 2
MALZEMELER:

1-2 kilo yemeklik tavuk(kırıntı)
2-300 gram havuç
3-3 adet iri patates
4-2 su bardağı pirinç
5-bir adet büyük boy brokoli
YAPILIŞI:
Önce tavukları iyice yıkadıktan sonra haşlayın ve tüm kemik ve kıkırdaklarını temizleyin daha sonra havuçları patatesi ve brokoliyi küçük küp parcaları halinde doğrayın.(patates ve havuçları soymak şartıyla)pirinç ve bütün malzemeyi de elimizdeki haşlanmış tavuk etiyle birlikte dökmediğimiz tavuk suyuyla haşlayın. En sonunda bu malzemeler pirinç ve patates sayesinde lapalaşacagı için ezme çırpma gibi eziyetlerden de kurtulacaksınız.

Tarif 3
MALZEMELER:
1-4 veya 5 parça iri dana but kemiği(düzgün parçalanmış)
2-yine patates ve havuç(5 er adet irice)
3-istenirse mikserde geçirilmiş pırasa
4-yine mikserden geçirilmiş semizotu.(iki bağ)
5-2 su bardağı pirinç
Yapılışı:
kemiklerle beraber tüm malzeme haşlanır. daha sonra kemiğin içindeki ilikler alınır ve karışıma eklenir. kemikleri de çöpe atarız tabii ki. size yaklaşık bir haftalık mama da çıkmış olur.

Tarif 4
MALZEMELER:
1-2 Kilo kadar sardalya
2-3 su bardağı pirinç
3-bulunabilirse 300 gram soya fasulyesi
4-100 gram tavuk ciğeri
5-eğer imkanınız varsa midye(4 5 adet)
6-seçmez ve yer diyorsanız 8 veya 10 dal roka(mikserden geçirilmiş)
Yapılışı:
önce kettle ile su kaynatalım bu arada sardalyaları iyice temizleyip fileto haline getirip kılçıklarından arındıralım.ama çok dikkatli olmalıyız hiç kılçık kalmamalı. daha sonra tüm malzeme haşlanır.en son olarak midyelerin kabuğundan etini ayırıp karışıma eklenir. bu arada kabukla işimiz bitmedi. kabuğun iç yüzeyindeki parlak kısım bir bıçak yardımıyla çok hafif kibarca sıyırılır.mineral değeri açısından zengin ve dostlarımızın ihtiyacı var.

Tarif 5
Gerekli malzemeler:
1 kilo pirinç
6 demet semiz otu
1 kilo kıyma

6 demet semiz otunu temizleyip doğradıktan sonra 20 dakika kadar haşlayın. 1 kilo kıymayı bol suda haşlayın. Kıymayı haşlarken kullandığınız suyu, pilav için kullanın. Pişen semiz otunu blenderdan geçirin (tercihen bir kova içerisinde). Daha sonra kıyma ve pilavı aynı kova içerisine koyun ve kepçe ile karıştırın. Oluşan karışıma sakın şeker, tuz, baharat gibi şeyler ilave etmeyin.
Kepçe ile, köpeğinizin yiyeceği kadar bir ölçeği buzdolabı birer öğünlük olacak şekilde saklama poşetlerine doldurarak buzdolabının buzluğuna atın. Her öğünden 12 saat önce buzun çözülmesi için yemeği dolaptan çıkarın.
Sebze olarak zararlı olmayan başka sebzeleri de deneyebilirisiniz.

Kurabiye tarifi
Malzemeler:
İki ölçek un
Yarım ölçek süt tozu
Yarım çay kaşığı ezilmiş sarımsak
Bir knor bulyon (tavuk ya da dana farketmez)
Bir yumurta
Bir ölçek soğuk su

Un, süt tozu, sarmısak tozu, şekeri ve rendelenmiş dana bulyonu yumurta ile birlikte karıştırın. Çok az sıvı yağ ile yağlayıp 150 derecede yarım saat pişirin

kaju Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-03-2009, 22:55   #19
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-04-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,962
Galeri: 266
Sağolun, bu hafta kurabiyeyi denerim.

k0900 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-03-2009, 08:41   #20
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 1,003
Tariflerden birinde pırasa var. Pırasa soğangillerdendir. Köpekler için uygun yiyecek değiller soğangiller... Toksik etki yapıyorlar.

Bir de köpeği ne kadar besleyeceğinizle ilgili ipucu. Yetişkin normal bir köpekte, köpeğin günlük besinini ayarlamak için küçük bir formül vermek istiyorum. Normal kilodaki bir köpekte günlük vereceğiniz yemek miktarı köpeğin ağırlığının %2-5 arasındadır. Zayıflamasını istediğiniz bir köpeğiniz varsa yiyeceği %2 ye düşürebilir, enerjik köpeklerde %5'e çıkarabilirsiniz. Yavru köpekte ise besin ihtiyacı ağırlığının %10'una kadar çıkabilir. Standart kiloda normal bir köpek için %3 yeterlidir. Örneğin köpeğiniz 30 kilo ise vereceğiniz miktar 900 gr olmalıdır. İki öğüne bölecekseniz de bunu 450 + 450 şeklinde vermelisiniz. (Kuru mamada günlük miktar zaten paketin arkasında yazar, bahsettiğim evde hazırlanan mamalar) 1 ay süreyle gözlemleyip köpeğin kilosuna göre küçük oynamalar yapabilirsiniz. Elinizle köpeğin yan taraflarına dokunduğunuzda kaburga kemiklerini elinizde hissediyorsanız köpeğiniz ideal kilodadır.

Patlıcan, soğan, pırasa, domates kesinlikle verilmemeli. Ispanak ve havuç az miktarda verilmeli. Ispanak vücuttaki demiri azaltiyor, havuçta da şeker olduğu ve ayrıca havuçta bulunan A vitamini fazla alındığında vücutta birikme yapabildiği için bu sebzeleri haftada 1-2 seferden fazla verilmemeli. Diğer tüm sebzeler serbest.

Dengeli beslenmedeki besin öğeleri değerlerine gelirsek: 900 gramlık bir günlük yiyeceğimiz var dedik. Mantık olarak 1/3 et 1/3 sebze ve 1/3 tahıl ve ek maddeler katılıyor. Yani 300-300-300 şeklinde. Tahıllar pişmiş, sebzeler az pişmiş olmalı ki köpeğin kullanabilmesi maksimum olsun. Bunlar kabataslak oranlar tabii ki fikir vermesi açısından.

Zaman zaman yiyeceğe pekmez, zeytinyağı, elma sirkesi gibi ilaveler katılabilir. Özellikle zeytinyağı tüyleri güzelleştiriyor. Zaman zaman balıkyağı, E ve B vitamini hapları veya bunları içeren multivitamin hapları ve benim önerim özellikle kalça çıkıklığına yatkın iri ırklarda glukozamin eklentisi verilebilir.

Ha bir de öneri, et + sebze + pirinçle yapacağınız karışıma ekleyeceğiniz sebzeler her seferinde 2 çeşitten fazla olmasın.

Zor gibi görünüyor ama el alışkanlığı ile gidiyor. Ben bir süre ev yemeği verdim ama yoğun koşuşturmacada hazırlayamadığım için çoğu zaman kuru mamayı tercih ediyorum.

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-03-2009, 08:57   #21
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 12-09-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,332
Galeri: 3
Supersiniz sayın Kaktüs.
Hoşçakalın.

hosseda Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-03-2009, 09:47   #22
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 14-07-2007
Şehir: ist
Mesajlar: 452
Benim köpek büyüyene kadar başınızı çok ağrıtıcam galiba. Yeni sorunum havlamıyor. Az havlayan köpeği herkes ister sanırım. Bende az havlamasından memnunum ama köpeğim dün bahçede yalnızken az kalsın çalınıyordu. En azından yabancılara havlasa, birinin geldiğini haber verse harika olurdu.
Nasıl yönlendirmem gerekir?

kaju Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-03-2009, 12:21   #23
Ağaç Dostu
 
berduray's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-04-2007
Şehir: bodrum
Mesajlar: 3,153
Galeri: 72
Sanırım gelenin geçenin sevip, okşadığı köpek, yabancıyı ayırt edemez oluyor, herkese şirinlik yapıyor, aile ile yabancı insanları ayırt edemez oluyor.

Küçüklükten itibaren pek temas ettirmemek lazım.

Bizimki de aynı olacak sanırım, kızım arkadaşlarını çağırıp sevdiriyor, ev yol üstü olduğundan okul çıkışı çocuklar bahçeye doluşuyor, engellemek zor oluyor.

Sizinki ne cinsti? Ne kadarlık?

berduray Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-03-2009, 13:04   #24
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 14-07-2007
Şehir: ist
Mesajlar: 452
Bizimki boxer, 5.5 aylık. Ben yabancıların sevmesine, çocukların dokunmasına izin vermiyorum. Ama doğası gereği her canlıya karşı uysal. Kendini kötü kişilerden korusun yeter benim için.

kaju Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-03-2009, 22:23   #25
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 1,003
Merhabalar

Köpeklerin yetişkinlik dönemi 24 aylık olduğu dönemdir. Fiziken olgunlaşmaları 12 - 18 ay olsa da karakter olarak karakterin oturması, tam olgunlaşma 24 aylıkken olur.

Köpeklerde periyodlar vardır. Büyüme aşamasındaki bazı periyodlar "kritik" periyodlardır. Özelllikle 3-4 aylık dönem ile 5-7 aylık dönemler çok önemlidir.

Sanılanın aksine bu dönemlerde köpeğinizi bol bol yabancılarla tanıştırmanız gerekli. Böylece köpeğiniz insanları tanıyacaktır ve korkmamayı öğrenecektir. Nasıl oluyor bu diyorsunuzdur şimdi. Ama durum şudur:

Köpeği insanlardan izole eder ve tanımasına engel olursanız, köpek tanımadığı bilmediği şeylerden çekinecektir. Çekindiği şeylere "havlama" ile reaksiyon gösterir kimi zaman. Yavrularda görebilirsiniz bunu özellikle. Bu genellikle "vaayy koruma içgüdüsü şimdiden havlıyor" diye övünç kaynağı olsa da aslında çok tehlikeli birşeydir. Bazı terimlerin Türkçe karşılıkları yok henüz köpek literatüründe ama yabancı dilde "fear biter" denen "korku ısırmaları" bu tip köpeklerden meydana gelebilir. Köpek bilmediği ya da korktuğu şeye agresyon gösterir ve ısırmalara kadar gidebilir. Bu giderilmesi en zor davranış bozukluğudur ve sonuçları çok kötü olabilir.

Köpeğinizin yavruluk dönemlerinde kesinlikle izole etmeyin. Çocuklarla özellikle, insanlarla bol bol sosyalleştirin. Birisi sevmek istediğinde o kişi ile öncelikle konuşun. Köpeğin gözünde karşıdaki kişiyi siz karşılamış olacaksınızdır. Bu liderlik işaretidir. Köpeği sevmesine izin verin insanların. Köpeğin gözünde kişiyi sürüye "siz" kabul etmiş olursunuz. Sonra biz gidiyoruz deyin kişiye ardından köpeğinizi çağırın. Karşılaşmayı siz bitirmiş olacaksınız. Bu da liderlik göstergesidir. Bu şekilde davranarak kendinizin "lider" diğerlerinin de korkması gerekmediği kişiler olduğunu öğretmiş olacaksınız.

İnsan doğal bir varlık olarak zihninde yer alacak. Köpeğiniz olgunlaşmaya başladıkça zaten koruma güdüsü kendiliğinden gelecektir, özellikle alanı konusunda. Boxer da iyi koruyan bir köpektir. Yavruyken köpeğinizi izole etmek köpeğinizde davranış problemlerinden başka bir getiri sağlamaz size. Köpeğinizi kimseyle görüştürmeyin sizden başkası sevmesin bilgisi ne yazık ki halk arasında alışılagelmiş bir bilgidir ve köpek psikolojisinde kesinlikle doğru değildir. Ne yazık ki köpeğinizi 12 aylık olana dek hırsızlardan "sizin" kollamanız gerekir. Aksi takdirde sosyal toplum içinde uyum sağlamayan, agresif ve sorunlu bir köpek sahibi olabilirsiniz.

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-03-2009, 22:35   #26
Ağaç Dostu
 
berduray's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-04-2007
Şehir: bodrum
Mesajlar: 3,153
Galeri: 72
O zaman kızımın arkadaşlarına teşekkür etmeliyim. Gelip, geçip sevdikleri için.

berduray Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-03-2009, 22:39   #27
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-10-2007
Şehir: Istanbul/Syndey
Mesajlar: 1,003
Siz şanslısınız. Çünkü ülkemizde özellikle çocuklar köpeklerden çok korktukları için yanaşmıyorlar. Sevecek çocuk bulmak çok zor. Çocuklar yetişkinlerden farklı hareket ettikleri için (boyları kısa, çığlık çığlığa'lar, hareketliler vs) köpek için anlaşılması zor ve şüpheli yaklaştıkları canlılar.

Bir kez havlayıp çocukları korkuturlarsa da çocukları korkutabileceklerini öğrenip ömür boyu devam ediyorlar ve bu sefer alıştırabilecek çocuk hiç bulamıyorsunuz. O nedenle çocuklarla nasıl iletişim kurmasını ufakken öğrenen köpekler sorun yaşamıyor.

Sizi sahip olarak benimseyecektir merak etmeyin. Köpekler lider kim nedir ne değildir gayet iyi anlıyorlar. İnsanlar tarafından sevilen köpeğiniz "yalaka" olmaz. Sizin sadece birkaç liderlik püf noktalarını bilip çalışma yaptığınız takdirde köpeğiniz sizin aileniz ile diğer insanlar arasındaki dengeyi nasıl kuracağını öğrenecektir.

kaktüs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-03-2009, 22:50   #28
Ağaç Dostu
 
TuruncuHis's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-12-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 459
Sayın kaktüs,

16 yaşında bir köpeğim olmasına rağmen, paylaştığınız bilgilerinizi önemseyerek okuyorum. Teşekkür ederim.
Bir kısmı uyguladığım için, bir kısmı da sizinkinin tam tersini yaptığım için sözettiğiniz negatif sonuçları yaşamamdan dolayı doğruluğuna katıldığım bilgiler.

TuruncuHis Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-03-2009, 01:58   #29
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 14-07-2007
Şehir: ist
Mesajlar: 452
Sayın Kaktüs çok teşekkür ederim. Bugün kalabalık bir ortama girdik. Tanıdıkların hepsi köpeğimi sevdi. Onlar köpeği severken ben içimden yeter daha sevmeyin köpeğim yalaka olacak diye geçiriyordum.

Köpek almak isteyenlere boxer öneririm. Çocukluğumdan beri hep köpeğim vardı. Alman çobanda besledim, terierde, sokak köpeğimde oldu ama boxer inanın çok farklı bir köpek. Yüzü çirkin geliyor bazı insanlara. Hatta benimkini pitbull sananlar oluyor. Bende yabancılar yaklaşmasın diye evet babası pitbull diyorum. Boxer'in dostluğu gerçekten çok farklı.

Komik bir soru sorucam. Ben köpeğimi sevince o da beni yalıyor. Bu hareketi beni seviyor mu demektir?

kaju Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-03-2009, 20:54   #30
Ağaçsever
 
rohlfs's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-07-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 97
Galeri: 25
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi kaju Mesajı Göster
Komik bir soru sorucam. Ben köpeğimi sevince o da beni yalıyor. Bu hareketi beni seviyor mu demektir?
Sayın kaju,

Köpeğinizin sizi yalıyor olması ****** sizi seviyor anlamına geliyor. Bu aynı zamanda bir arkadaşlık ve minnettarlık göstergesi diye biliyorum.

Köpeklerin hisleri ve tabii burunları çok çok önemli onlar için sanırım. Çünkü hayatı tanımayı burunları ve hissettikleri ile gerçekleştiriyorlar.

Mesela özellikle eşimin arkadaşları ziyaretimize geldiklerinde köpeğimize yaklaşıp ellerini uzatıyorlardı koklaması için. Bizim Şiva bir süre kokladıktan sonra genelde ellerini yalıyordu. Bunun "evet ben seni arkadaş olarak kabul ediyorum" anlamına geldiğini öğrendim daha sonra.

rohlfs Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 17:14.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026