agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Ağaçlar > Meyve Ağaçları (Özel) > Zeytin
(https)




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 21-06-2005, 07:52   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 25-07-2004
Şehir: Adana
Mesajlar: 3,564
Galeri: 276
Zeytin ağaçları için önlem çağrısı

Dünyanın en büyük zeytinyağı üreticileri arasında yer alan Türkiye'de zeytin ağacı sayısındaki artışın durma noktasına gelmesi üzerine uzmanlar acil önlem çağrısı yaptı

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Zeytinyağı üreticisi Nedim Kalpaklıoğlu, Doğu Akdeniz'deki ülkelerde zeytin ağacı varlığını artırmaya yönelik önemli çalışmalar yapıldığını, Türkiye'nin bunun gerisinde kalmaması gerektiğini belirtti.

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kalpaklıoğlu, zeytin ağacının 18 ayda bir ürün vermesi nedeniyle Türkiye'nin, var yılında 200 bin, yok yılında ise 100 bin ton üretim kapasitesi bulunduğunu bildirdi. Zeytin ağacı sayısının artırılması ile zeytinyağı üretiminin yükseleceğini kaydeden Kalpaklıoğlu, Doğu Akdeniz ülkelerinde bu konuda önemli çalışmalar yapıldığını kaydetti.

Kalpaklıoğlu, "Suriye, son yıllardaki atılımıyla zeytin ağacı sayısında yakında Türkiye'yi geçecek. Mısır ve Tunus gibi ülkelerde ise zeytin ağacı dikimi devlet tarafından teşvik ediliyor" dedi. Kalpaklıoğlu, Türkiye'de de devletin zeytin ağacı sayısını artırmaya yönelik etkin önlemler alması gerektiğini, aksi halde bu önemli üründerekabet şansını kaybedeceğini bildirdi.

Kalpaklıoğlu, tüketimin yıllık yüzde 10 artış gösterdiği ABD'nin, dünyanın en büyük zeytinyağı pazarlarından biri haline geldiğini, İtalya ve İspanya'nın bu pazarda ağırlığının bulunduğunu kaydetti. Nedim Kalpaklıoğlu, ABD'nin yıllık tüketiminin 250 bin ton civarında, Türkiye'nin toplam üretiminin de üzerinde olduğunu belirtti.

Zeytinyağı ihracatının, katma değeri yüksek ambalajlı ürün halindeyapılması gerektiğini belirten Kalpaklıoğlu, "Türkiye'nin, halen ABD başta olmak üzere AB ülkelerine yaptığı ihracatta ambalajlı ürün az miktarda...Çoğunlukla ihracat varille yapılıyor" dedi.

TÜRKİYE'DE 85 MİLYON ZEYTİN AĞACI
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre zeytinyağı üretimindeTürkiye; İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz gibi ülkelerle beraber dünyanın en büyük zeytinyağı üreticileri arasında.

Türkiye'de, Artvin'den Mardin'e kadar geniş bir alanda zeytin ağacı yetişebiliyor. Dünyada zeytinyağı üretiminin yaklaşık 460 milyon galon olduğu tahmin ediliyor. Zeytincilik ve zeytinyağı üretiminde köklü bir geçmişe sahip olan Türkiye, halen dünyanın önde gelen zeytinyağı üreticilerden biri konumunda. 2000 yılında Türkiye'de üretim 180 bin ton düzeyinde oldu.

Tarım topraklarının yaklaşık yüzde 4'ü zeytin ağaçlarıyla kaplı olan Türkiye'de yaklaşık 85 milyon zeytin ağacı bulunduğu tahmin ediliyor. Zeytin genellikle kireçli, zayıf, eğimli, sulanmayan topraklarda yetiştiği için Türkiye oldukça önemli düzeyde bir üretim potansiyeline sahip. Ancak son yıllarda zeytin ağacı sayısındaki artışın yüzde 1'in altına düştüğü görülüyor.

Genel olarak zeytinliklerde ve zeytin üretiminde 1950 yılından beri bir artış gözleniyor. 1945 ile 1970 yılları arasında zeytin ağacısayısı 2.5 kat, zeytin üretimi ise 4 kat arttı. Türkiye'de yılda 100 bin ton civarında gerçekleşen sofralık zeytinüretiminin büyük çoğunluğu iç pazarda tüketiliyor.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com

 
backyard Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-01-2010, 19:21   #2
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.

Son yirmi yılda, Zeytin Ağacının en çok bulunduğu bölgeler arasında yer alan Edremit Körfezinde, Ağaç kıyımı sürmektedir.

18.Ocak- 23 Ocak.2010 tarihlerib arasında Altınoluktaydım. Her zaman olduğu 4-5 insan kalınlığındaki Zeytin Ağacı'nın kökleri parçalanıp yakacak odun yapılıyordu. Yanımda fotoğraf makinam olmadığı için bu sefer resimlerini çekemedim.

Sadece Altınolukta değil, bütün körfezde ısınmanın temeli Zeytin odunudur. Lafta kanunlar ile korumaya alınmış olan Zeytin Ağacı malesef tehlikededir. Yazın verilen inşaat ruhsatlarında. esasında dikkat edilmesi gereken %10 ağaç kesilebilir zorunluluğuna kimse dikkat etmemektedir.

Belediyeler kesilen ağaçları değil de, kasalarına giren inşaat harçlarına daha çok önem verdiği sürece Zeytin Ağacının geleceği tehlikede olmaya devam edecektir.

Kanunu aşağıya yapıştırıyorum.

Alıntı:
Madde 20 - (Değişik madde: 28/02/1995 - 4086/5 md.)

Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.

(Değişik fıkra: 23/01/2008-5728 S.K./99.mad) Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10'unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planları geçerlidir.
İşte bu kanuna göre isteyen arazisinden istediği kadar Zeytin Ağacı kesemeyecektir. Ama bu kanuna uyan veya uyulması için harekete geçen yoktur.

Edremit Körfezinde inşa edilen her villa için Zeytin Ağacı kesilmektedir. Ve 3573 sayılı yasaya kimse uymamaktadır. Başka bir husus ise 3 km mesafeye kadar fabrika veya tesis yapılması yasaklanmışken bölgede bir sürü taş ocağı ve Kireç tesisi ile beton fabrikası Zeytinlikler içinde faaliyettedir. Bu tesisiler acaba nasıl ruhsat almışlardır?

Yetkililere duyurulur.

Saygılar

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-01-2010, 13:03   #3
Ağaç Dostu
 
Lilium's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2008
Şehir: Balıkesir Gönen
Mesajlar: 7,540
Galeri: 106
Alıntı:
Dünyanın en büyük zeytinyağı üreticileri arasında yer alan Türkiye'de zeytin ağacı sayısındaki artışın durma noktasına gelmesi üzerine uzmanlar acil önlem çağrısı yaptı
Boş işkembe ile konuşmak kolay, sayının durma noktası boş ver, zeytini değerlendir durumunu iyileştir kendiliğinden gelişir önlem almanıza gerek kalmaz.

Alıntı:
Nedim Kalpaklıoğlu, Doğu Akdeniz'deki ülkelerde zeytin ağacı varlığını artırmaya yönelik önemli çalışmalar yapıldığını, Türkiye'nin bunun gerisinde kalmaması gerektiğini belirtti.
Sayın Nedim Kalpaklıoğlu sen var olanları değerlendir yeter.
Alıntı:
Türkiye'de de devletin zeytin ağacı sayısını artırmaya yönelik etkin önlemler alması gerektiğini, aksi halde bu önemli üründerekabet şansını kaybedeceğini bildirdi.
Devletin bu yönde zaten teşvikleri var, değerlendirmede zaafları var dünya kadar üretici aldığı desteklerle zeytin bahçeleri kurdular zeytini verecek yer ve ya kuruluş bulamıyorlar.
Sayın Nedim Kalpaklıoğlu'un alımla ilgili bir tek açıklaması varmı?
Alıntı:
Türkiye'de yılda 100 bin ton civarında gerçekleşen sofralık zeytinüretiminin büyük çoğunluğu iç pazarda tüketiliyor.
Birde altta dediğine bakın.
Alıntı:
Nedim Kalpaklıoğlu, ABD'nin yıllık tüketiminin 250 bin ton civarında, Türkiye'nin toplam üretiminin de üzerinde olduğunu belirtti.
Ne kadar ABD' ihracatın var onu söyle.

Birde şu deli dumrul yasalara bakalım

Alıntı:
Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10'unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Sen zeytinlik sahalarını imara acacaksın, sonrada zeytin kesimini yasaklayıp 60
lira gibi cuzi para cezası uygulayacaksın. Buna kargalar bile güler.
Alıntı:
İşte bu kanuna göre isteyen arazisinden istediği kadar Zeytin Ağacı kesemeyecektir. Ama bu kanuna uyan veya uyulması için harekete geçen yoktur.
Yasa nerde burda, bu yasayı harekete geçirecek nerde, yok. Yoksa bu yasayı niye yapıyorsunuz be kardeşim demezler mi?
Bir toplumun geleceğini günlük siyasi söylemlerle günü geçiştirenler ne bu topluma ne bu ülkeye bir şey veremezler.
Yıllardır gözüm gibi baktığım emekliliğimde biraz getirisi olsun dediğim zeytin bahcemi ve benim gibi düşünen bir çok kişi zeytinini verecek yer bulamadığından masraf bari etmiyeyim düşüncesi ile sökmeye başlamışlardır. Sayın Nedim Kalpaklıoğlu'na ve o yasayı çıkaranlara duyrulur.

Ama onlar bunu duymaz lak lak lak sadece kunuşurlar.
Sonuç hiç bir şey.

Lilium Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-01-2010, 13:08   #4
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.

Sn. Lilium,

Kızmakta haklısınız. Kanunlar yeterli veya yetersiz zaten kimse uymuyor. Yaptırım gücü yok. Kanunun uygulanmasından sorumlu olan yetkililer ise olan bitene şahit olmamak için arkalarını dönüyorlar Bu hepimizin problemi.

Genç Cumhuriyetimiz her yere yetişemiyor. Kanunlara uymayanları uydurmak sadece kanunları yapanların ve kolluk kuvvetlerinin görevi değil, Aynı zamanda milletin de görevidir.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk bu gibi durumlara düşüleceğini hissetmiş olacak ki Bursa Nutku'nu kaleme almaya gerek görmüş Mutlaka biliyorsunuzdur ama bu satırları Bursa Nutku'nun varlığını bilmeden okuyacaklar için aşağıya yapıştırıyorum

Alıntı:


BURSA NUTKU

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

Mustafa Kemal Atatürk

Herşey çok açık. Değil mi?

"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir" demekle Devrimleri ve Cumhuriyeti Türk gençliğine ve Türk gencine emanet eden Ulu Önder, Kanunların uygulanmasından da sorumlu kılmıştır.

Bize düşen, yetkili mercileri bu konuda uyarmaktır. Yazacağımız dilekçeler ile, görevlerinin kapsadığı sorumluluktan haberi olmayan görevlileri göreve çağırmaktır.

Sadece bir dilekçenin yıllardır uygulanmayan kanunları hemen uygulanmasını sağlamaya yetmeyebilir. İkinci, üçüncü, onuncu, yüzüncü dilekçeden sonra sonuç alınacağına eminim.

Herkesi, gördüğü haksızlık ve aksaklıklardan dolayı, yetkilileri dilekçe yağmuruna tutmaya çağırıyorum. Göreceksiniz işe yarayacaktır. Bunu kendimiz için değil, gelecek nesiller adına bir vazife olarak telakki ederek yapmalıyız.

Milletçe haklarımızı aramakta biraz yetersiz olduğumuz doğru. Ama bir de hakkımızı aramaya başladık mı? önümüzde kimsenin duramayacağına inanıyorum.

Saygılar

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-01-2010, 14:11   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 11-08-2009
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,299
Galeri: 5
TÜRKİYE'DE 85 MİLYON ZEYTİN AĞACI
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre zeytinyağı üretimindeTürkiye; İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz gibi ülkelerle beraber dünyanın en büyük zeytinyağı üreticileri arasında.

Değerli dostlar, düne kadar zeytin ağacı yetiştirilmesini teşvik etmek için devlet faizsiz kredi veriyordu, yukarıda yazmış olduğunuz ülkeler kredi verilmesini bırakın zeytine kota koydurdular.
Boşuna kendinizi yormayın, ipler cambazların elinde,
Sağlıcakla kalın,

kalambaklı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-01-2010, 17:05   #6
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-12-2009
Şehir: Antalya
Mesajlar: 22
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi kalambaklı Mesajı Göster
TÜRKİYE'DE 85 MİLYON ZEYTİN AĞACI
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre zeytinyağı üretimindeTürkiye; İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz gibi ülkelerle beraber dünyanın en büyük zeytinyağı üreticileri arasında.

Değerli dostlar, düne kadar zeytin ağacı yetiştirilmesini teşvik etmek için devlet faizsiz kredi veriyordu, yukarıda yazmış olduğunuz ülkeler kredi verilmesini bırakın zeytine kota koydurdular.
Boşuna kendinizi yormayın, ipler cambazların elinde,
Sağlıcakla kalın,
Sayın Kalambaklı,

Sanırım bu konuyu biraz daha açmak faydalı olacaktır. Özellikle de benim gibi zeytin yetiştirmeyi düşünen fakat bilgisi yetersiz, ama ilgisi fazla olan diğer üyeler için de; özellikle zeytin yetiştiren çiftçi, akademisyen gibi arkadaşların da bilgi paylaşımıyla katkıda bulunacağı bir başlık olup gider fikrindeyim ben. Ancak bu bölüm altında mı olmalı, yoksa "Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları" bölümünde mi olmalı bilemedim.

Aslında şunu sormak için başlamıştım yazmaya: "yeni tesis edilecek zeytinlik" diye bir söz geçiyor internette. Bundan kasıt tam olarak nedir acaba. Yani önceden 2 dönümü zeytin dikili olan 10 dönüm arazi satın almış bir kişi, arazisinin kalan bölümü için böyle bir teşvik alabilir mi?

Fakat sonrasında Resmi Gazete tebliğini okuyunca sorunun bir anlamı kalmadı.


Resmi gazetede yazan tebliğe göre Gemlik çeşidi için dönüm başına Standart 25 TL sertifikalı 50 TL; diğer çeşitle için ise Standart 50 TL, Sertifikalı 100 TL destek verilecekmiş. Ancak bu tebliğin 3. sayfasında 31/01/2010 tarihi mesai bitimine kadar ÇKS kaydının olduğu il/ilçe müdürlüklerine başvurması ve fidanların 2009 yılında dikilmiş olması gerekiyormuş. Bu da artık zeytin için teşvik yapılmayacağı sonucunu doğuruyor.

http://www.tugem.gov.tr/document/ser...l_destegi.html



Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Lilium Mesajı Göster
Devletin bu yönde zaten teşvikleri var, değerlendirmede zaafları var dünya kadar üretici aldığı desteklerle zeytin bahçeleri kurdular zeytini verecek yer ve ya kuruluş bulamıyorlar.
Sayın Lilium,

Birçok alanda olduğu ve burada da değindiğiniz gibi değerlendirme, pazar yaratma ve reklam-satış gibi hususlarda zaaflar var; ancak daha üretimi arttırma başarılamamış, değil ki bu işin pazarlama safhasına geçilsin.


Yani arkadaşlar, eğer daha yeni bir bilgi yoksa ve okuduklarımı yanlış anlamadıysam, bırakın kotayı destek bile kesilmiş durumda. Şu halde ülkemiz zeytin üretiminin artması gerektiğini söylemek, bir dilekten öte gitmeyecektir malesef.


Son olarak bir de memleketimden insan manzaraları sunayım. Saçmalıklar komedyası gibi bizim hallerimiz.

Habere göre 2006 - 2007 döneminde bazı kötü niyetli kooperatif, firma ve şahıslar, İzmir, Kuzey Ege ve Bursa Orhangazi`deki fidanlıklardan aldıkları Gemlik zeytinini Güneydoğu Anadolu`daki çiftçilere sahte sertifikayla `Ayvalık cinsi` diye satmış. Bununla yetinmeyen fırsatçılar, sertifikaları çoğaltarak aslında olmayan fidanları dikilmiş gibi göstermiş. Bu yolla da haksız kazanç sağlanırken, çoğaltılan sertifikaların gerçek sahipleri mağdur olmuş.

Haber birçok sitede yayınlanmış, bunlardan birinin linki:

http://www.tumgazeteler.com/?a=3899092


Ne diyeyim; desteği verseler ayrı, vermeseler ayrı... Biz yine kaldık kendi yağımızla kavrulmaya sanırım.


Saygı ve sevgilerle

Buladan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 11:31.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019