agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları
(https)




Anket Sonuçlarını Göster: GDO'lu besinler tüketmek ister misiniz?
GDO'suz olduğunu bilmek istiyorum 243 98.38%
Binde dokuza kadar GDO'lu içerik benim için sakıncasızdır 2 0.81%
Benim için olmuş, olmamış farketmez 2 0.81%
Oy Verenler: 247. Bu ankete oy veremezsiniz

Beğeni Düzeni200Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 30-10-2013, 03:07   #1
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,034
Alıntı:
GDO’lu ürünlerin büyük bir kısmı ABD kökenli. Şimdi Dünyanın en gelişmiş ve zengin ülkesi kendi insanlarını bilerek riske mi sokuyor.
Ülkemizdeki GDO lobisinin sıkça tekrarladığı bir laf bu.

Yaratılmak istenen imaj, "dünyanın en gelişkin ve zengin ülkesi, herhangi bir risk olsa ürettiği GDO'ları kendi vatandaşına yedirir mi? Yedirmez. O halde biz neden yemeyelim." şeklinde. Böylelikle zengin bir ülkenin kendi insanına zararı dokunacak bir şey yapmayacağı inancının var olduğundan hareketle bizim insanlarımız için de bunun bir güvence olması gerektiğini çağrıştırarak bir propoganda aracı olarak kullanıyorlar.

Yayınladığım Milken Institute'un araştırması ABD'de 2003-2023 yılları arasında kanserlerin %62, akıl hastalıklarının %54, diyabet'in %53 artacağını söylüyor. Bu artışların %19'unun nüfus artışından geleceği görünüyor. Aradaki fark ise toplumun sağlık durumunun önceki dönemlere göre bozulmasının işareti.

Bu araştırmayı, bu mesajın başında alıntıladığım, bizim insanlarımızı GDO'ya razı etmeye çalışırken kullanılan gerçek dışı argümana karşılık olarak yayınladım. En özet şekliyle ABD'de toplum sağlığının iyiye değil, kötüye gittiğini gösteriyor.

Kullanılan propoganda aracının geçersiz olduğunu göstermesi açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

Buna karşın söylenen, araştırmada kanser, akıl hastalıkları, diyabet vs. (en yüksek orana sahip olanlar normalde "vs." içine atılmaz, düşük oranlı olanlara vs. denir) gibi kronik hastalıklar ileri yaşlarda ortaya çıkar, ABD'de ortalama insan ömrü o kadar uzamış, 90'a dayanmıştır ki, bu hastalıklardaki artışın da normal karşılanması gerekir gibi bir argümanın o ülkede sağlıktaki kötüye gidişin sebebi olarak açıklamak da gerçeklere uygun değil.

ABD, bir ekonomi olarak tüm zenginlik ve gelişmişliğine rağmen yaşam süresi beklentisinde dünyada 51. sırada, öyle 90'a dayanmış filan da değil. Kendi projeksiyonlarına göre 90'ı bulmaları için daha çok zaman geçmesi gerekir.

2003 yılındaki ortalama yaşam süresi 77,5 imiş (CRS Report for Congress-2006). Bu yılın rakamı ise 78,6. Yine bu yıl toplumun ortalama yaşının 37,2 olduğu bildiriliyor (kaynak:CIA). Yani bu ülkede kanserlerin %62 artacak olmasını açıklayacak şekilde bir yaşlanma oranı görünmüyor.

O toplumun sağlığının bozulmasının, kanserler, akıl hastalıkları ve diyabet gibi hastalık oranlarındaki artışın elbette çeşitleri nedenleri var. Bunlardan biri de kuşkusuz beslenme.

Buna rağmen, o ülkedeki milyonlarca insana, GDO yediklerini bilmelerine izin verilmeksizin GDO'larla beslenmekte olduklarından dolayı bu hastalıkların bu kadar artmış olduğunu söylemek mümkün değil. Söylemek mümkün değil, çünkü bu konuda yapılmış bir araştırma, tüm eleştirilere rağmen mevcut değil.

Trafik kazaları ile GDO'lu beslenme arasındaki bağlantının araştırılmasının istendiğini en azından şimdilik duymadım. Fakat, beslenilen gıdalardaki GDOlar ile kronik hastalıklar arasındaki olası bağlantıların araştırılmasını isteyen milyonlarca insan olduğunu biliyorum. Ve evet, Çinli bir araştırma ekibi, gıdalardaki genetik yapının insan genetik yapısını etkileyebileceğini gösterdi (nature'da yayınlandı).

Milken Institute'ün araştırmasını içeren mesajı yayınlarken yaptığım, Amerikalılar çok GDO yediği için toplum sağlığı bozulmuş argümanını öne sürmek değildi. Öyle bir şey de yazmadım zaten. Yazamazdım çünkü yeterli araştırma yok. Fakat yazdığım, bizim yurdum lobicilerinin bu mesajın en başında alıntıladığım laflarının gerçek dışı ve toplumu yanıltmak maksadıyla söylenen bir şey olduğunu vurgulamaktan ibaretti.

Bu araştırma kurumu söz konusu araştırmayı Amerikan sağlık ve sigorta sektörünün gelecekteki maliyetlerini ortaya koymak için yapılmış. Bunun sonucunda sağlık ekonomisinin gitgide büyüyüp Amerikan toplumunun ödeyeceği sigorta primlerinin bir hayli artacağı anlaşıyor.

Alıntı:
ABD'de sağlık risklerinin değişmesinin başka nedenleri de muhakkak vardır. Belki de bir tanesi GDO'dur. Ancak, hiç bir temel veri olmadan nasıl böyle bir iddiayı ileri sürdüğünüzü anlamak mümkün değil.
Ve evet, benim de söylediğim bu zaten. Amerikan tolumunun sağlığı iyiye gitmiyor. Belki de sebebi GDO'dur ama yeterli araştırma yok. Buna araştırma yapılmasının patent sahibi GDO firmasının iznine tabi olduğunu eklemeliyim.

malina, Kiraz ve pria beğendi.
MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-10-2013, 02:41   #2
Ağaç Dostu
 
MeTePe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 209
Üstünden neredeyse 5 ay geçtikten sonra yazdığım bir mesaja yanıt vermek nereden aklınıza düştü açıkcası merak ettim. Neyse...

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MeyveliTepe Mesajı Göster
Buna karşın söylenen, araştırmada kanser, akıl hastalıkları, diyabet vs. (en yüksek orana sahip olanlar normalde "vs." içine atılmaz, düşük oranlı olanlara vs. denir) gibi kronik hastalıklar ileri yaşlarda ortaya çıkar, ABD'de ortalama insan ömrü o kadar uzamış, 90'a dayanmıştır ki, bu hastalıklardaki artışın da normal karşılanması gerekir gibi bir argümanın o ülkede sağlıktaki kötüye gidişin sebebi olarak açıklamak da gerçeklere uygun değil.
Hımm...
İlginç bir durum... Uzun uzun yazdığınız ABD'nin yaşam beklentisinde CIA (!) raporuna göre 51 sırada olması, henüz 90 yaş sınırına ulaşmaması falan gibi açıklamalardan sonra (tabi 1. sıradaki japonya ile CIA listesine göre 51. sıradaki ABD arasında sadece 3 yıl fark olduğunu, WHO listesine göre 27. sırada olduğunu falan da atlayarak) düzeltiyoruz ve ABD nüfusunun henüz sadece 80 yaş gibi mütevazi bir yaşam beklentisine sahip olduğunu kabul ediyoruz.

Buradan vardığımız nokta ABD'lilerin hızlı yaşayıp genç öldüğü, ölümlerin en önemli nedeninin GDO tüketimine bağlı kanser, erken bunama, şeker, felç, yüksek tansiyon gibi GENÇ hastalıkları olduğu sonucu oluyor.

Ayrıca ABD'nin sağlık açısından çok vahim halde olduğunu öğreniyoruz. Aynı listede doğru dürüst GDO tüketmeyen biz Türkler 72 yıl yaşam beklentisi ile 122. sıradayız ama maşallah turp gibiyiz. Sağlığımıza diyecek yok.

Diğer taraftan hastalık epidemiyolojisi, insidansı, patolojisi falan gibi verilerin pek önemli olmadığını, her türlü musibeti GDO'ya bağlayabileceğimiz sonucuna varıyoruz. Halbuki Dünya Sağlık Teşkilatı kanser etkenlerinde en önemli nedenlerden biri olarak sigarayı görüyor ama olsun.

BU KADAR ZORLAMA YORUMLARINIZIN KARŞISINDA ŞAPKA ÇIKARTIYORUM.

Mazallah ömrümüz 3-5 yıl falan uzar da sağlığımız kötüye giderse biz ne yaparız?

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MeyveliTepe Mesajı Göster
O toplumun sağlığının bozulmasının, kanserler, akıl hastalıkları ve diyabet gibi hastalık oranlarındaki artışın elbette çeşitleri nedenleri var. Bunlardan biri de kuşkusuz beslenme.
Evvet... doğru! BESLENME!

GDO'lu beslenme değil, bir bütün olarak beslenme!

Bilindiği kadarıyla bu konudaki en önemli neden obesitedir. Yani, aşırı yağ, şeker ve hazır gıda tüketimine bağlı kötü beslenmedir. Bunun içerisinde GDO'nun bir payı varsa bile bu payın ne kadar olduğuna bakmaksızın Tip 2 şeker hastalığı bazı kronik İLERİ YAŞ hastalıklarının en önemli nedeninin kötü beslenme olduğu söylenebilir.

Bu tür iddialarda bir "fact" dediğimiz unsurlar, bir de varsayımlar vardır. Çocuklara bol bol kola içirip, hamburger yedirmenin obesiteye yol açacağı, obesitenin ileri yaşlarda tip 2 diyabete yol açacağı bir "fact" olabilir. GDO'nun bütün kötü beslenmelerin ana nedeni olduğunu iddia etmek ise temelsiz bir varsayımdır. Buradan yola çıkarak sağlık risklerindeki en önemli artış nedenini GDO gibi göstermeye çalışmak için insanın fanatizme yakın bir GDO karşıtlığı olması gerekir.

Alıntı:
Ülkemizdeki GDO lobisinin sıkça tekrarladığı bir laf bu.
Açıkcası bu lafı bana mı yazdınız anlayamadım?

Ülkemizde faal bir GDO lobisi olup olmadığını bilmiyorum ama varsa bile ben onun üyesi değilim. Bir sağlıkçı olmak dışında da GDO ile hiç bir ilgim yok.

Ayrıca şöyle bir baktım da, "lobiciler, ABD kendi vatandaşına 15 yıldır GDO yediriyor, bak bir şey oldu mu? derler" lafını kendiniz yazıp, sonra kendiniz tekrar alıntılamışsınız. Enteresan olmuş.

İşin doğrusu, bu teze çok da karşı olduğumu iddia etmeyeceğim. Nedeni ise, en fazla GDO üreten ve tüketen ABD ve AB ülkelerinin bu konularda yaptıkları eksik, doğru veya yanlış çalışmaların sonuçları... Gerçi bu çalışmaları örneğin "sürekli ıspanak yiyen" kişilerde yapılan araştırmalarla karşılaştırma olanağı olmadığı için olumlu veya olumsuz pek anlam da ifade etmiyor.

Daha basitçe ifade etmek gerekirse; fazlasıyla mısır tüketip, şişmanlayıp, şeker hastası olanlar arasında GDO'lu tüketenlerle, GDO'suz tüketenleri karşılaştırabilecek yeterli uzun dönemli veri olmadığı için söyleyeceklerimiz spekülasyondan ibaret olur.

Ben "lobici" olmadığım için spekülasyonu tercih etmem. Belki hatalı sonuçlara da varabilirim ama mevcut veriler üstünden değerlendirme yapmayı tercih ederim.

Sonuç olarak "bak ABD gibi ülkeler 15 yıldır vatandaşına GDO yediriyor. Bu sayede yaşam beklentisi 72 yıldan 79 yıla çıkmış" gibi saçma yorumlardan kaçındığım gibi, "15 yıldır tüketilen GDO nedeniyle ABD sağlık tehditi altında" gibi anlamsız sonuçlara karşı çıkmam "lobici" olduğumu göstermez. Sadece gerçekçi olduğumu gösterir.

MeTePe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-10-2013, 14:26   #3
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,246
Galeri: 88
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MeTePe Mesajı Göster
Daha basitçe ifade etmek gerekirse; fazlasıyla mısır tüketip, şişmanlayıp, şeker hastası olanlar arasında GDO'lu tüketenlerle, GDO'suz tüketenleri karşılaştırabilecek yeterli uzun dönemli veri olmadığı için söyleyeceklerimiz spekülasyondan ibaret olur.

Ben "lobici" olmadığım için spekülasyonu tercih etmem. Belki hatalı sonuçlara da varabilirim ama mevcut veriler üstünden değerlendirme yapmayı tercih ederim.
Sorumu uzun uzadıya sormayayım, kalınlaştırdığım kısımlar sorunun kendisi...

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-11-2013, 01:20   #4
Ağaç Dostu
 
MeTePe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 209
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi malina Mesajı Göster
Sorumu uzun uzadıya sormayayım, kalınlaştırdığım kısımlar sorunun kendisi...
Sn. malina,

Yanıt, sorduğunuz sorunun içinde... ama görmek için dikkatli bakmanız lazım.

Bildiğiniz üzere, bir şeyin yokluğundan ziyade varlığı ispat edilebilir.

Her ne kadar "lobici" şeklinde etiketlensem de ben bir GDO taraftarı veya karşıtı değilim. Benim GDO için yaklaşımım felsefik anlamda agnostik(!) ve pragmatik bir yaklaşımdır. Bu çerçevede, var olan verilerin gerçekten ne söylediği önemlidir... yakıştırmalar değil.

Sn. MeyveliTepe katı bir GDO karşıtı olabilir. Bu hakkını sonuna kadar da savunabilir. Ancak bu durum ona eldeki her türlü veriyi çarpık bir bakış açısıyla GDO'ya yakıştırma hakkı vermez!

Daha önceki bir mesajımda örneklediğim gibi, gelişmiş ülkelerin sağlık profillerindeki değişikliğin müsebbibi olarak GDO'yu göstermekle, artan trafik kazalarının müsebbibi olarak GDO'yu göstermek arasında mantıksal olarak hiç bir fark yoktur. Böyle bir yaklaşım, gerçek nedenleri görmezden gelip, ayrıntılardan haksız yere dramatik sonuçlara varmamıza neden olur.

Eğer bir gün, ileri yaşa bağlı tip2 diabet hastalığındaki dramatik artış ile GDO'lu ürün tüketimi arasında tartışmaya mahal bırakmayacak bir korelasyon ortaya konulursa bu tez haklı olarak ileri sürülebilir. Aksi halde sadece spekülasyondur. Sadece GDO'lu ürünlerin diabete yol açtığının gösterilmesi bile yeterli değildir. GDO'lu ürünlerin bu nedenler içerisinde ne ölçüde payı olduğunun da ayrıca tespit edilmesi gerekir.

Şimdi, bir sağlıkçı olarak, bazı hastalıkların dağılımındaki değişikliklerle ilgili bildiğimiz ve büyük ölçüde doğrulanmış kriterler varken (örneğin; gelişmiş tanılama yöntemlerinin bilinmeyen ölümlerin artık kalp hastalığı, kanser vs. gibi sınıflandırılmasını sağlaması), doğruluğu tespit edilmemiş ilişkileri bir gerekçe haline getirmenin savunulur bir yönü olamaz. Benim itirazım da GDO'nun zararlı olup olmamasından ziyade bu tür yaklaşımlaradır.

********************

Konuyu fazla uzatma niyetinde değildim ama Sn MeyveliTepe'nin son mesajlarını "beğenmenizden" bu fikirleri benimsediğinizi varsayıyorum. Bu durumda, siz de ABD'nin sağlık açısından vahim durumda olduğunu, son yıllarda artan kanser, şeker, hipertansiyon, alzehimer vs. gibi hastalıkların en önemli nedenlerinden birinin GDO olduğunu düşünüyor ve destekliyor olmalısınız.

Her hangi bir medikal altyapıya veya veriye bile sahip olmaksızın bu ifadeler size makul ve mantıklı geliyor, sağduyunuza hitap ediyorsa söyleyecek fazla bir şey yok. Ancak WHO başta olmak üzere, pek çok sağlık örgütü sizin gibi düşünmüyor.

20-25 yıl öncesine kadar Türkiye'de ölüm kayıtlarına en fazla yazılan tanı neydi biliyor musunuz? "Senilite"... Yani ülkemizde ölenlerin ciddi bir kısmı senilite denilen bir hastalık(!) nedeniyle ölüyorlardı. Artık 1. sırayı kalp (dolaşım sistemi) hastalıkları aldı.

Sizce, senilite denilen illetin dramatik olarak azalıp kalp hastalıklarının aşırı artmasının nedeni ne olabilir? Sağlık, beslenme vs. şartlarının değişmesi mi? Yoksa artık ölüm nedenlerinin uluslararası kriterlere göre kodlanması mı?

******************

Bu konuda daha fazla mesaj yazma arzusu ve niyeti içerisinde değilim. Çünkü rasyonel bir tartışmadan ziyade duygusal bir propoganda yürütülüyor. İnsanların GDO tüketmeme, GDO'ya karşı olma, GDO'lu gıdaları etiketleme vs. haklarına saygı duyuyorum. Hiç bir gerekçe olmadan dahi bir insan böyle bir tercih kullanma hakkına sahiptir.

Ben, bilimde şüpheciliğin en önemli vasıf olduğu vurgulanarak eğitim aldım. O yüzden her türlü iddiayı sorgulamayı tercih ederim. GDO konusunda kopartılan gürültünün ise hak ettiğinden daha fazla olduğunu düşünüyorum. Hayatın her unsurunda riskler vardır. GDO'da bir rikstir. Önemli olan bu riskin ne ölçüde ve ne bedelle bir tehdit oluşturduğudur. Karşıdan karşıya geçmek de bir risktir. Ancak marketten ekmek almak için göze almamız gereken bir risktir. Hiç kimse geçen hafta Adıyaman'da xxxxxx caddesinde karşıdan karşıya geçerken araba çarpıp ölen yyyyy isimli şahıs nedeniyle bu riski göze almaktan vazgeçmez. Çünkü, ekmeksiz kalıp açlıktan ölmek, araba çarpıp ölme riskinden daha yüksek bir risktir.

GDO konusu da, olası riskler ve yararlar açısından bakılması gereken bir konudur. Dünyanın gıda üretiminde zafiyet çekmediği doğru. Diğer taraftan dünyanın üçte biri açlıkla mücadele ediyor. Her şey bir yana, GDO teknolojisi, gıda üretiminden çok daha önemli bir işlev yerine getiriyor; Genetik hastalıklarla (belki de kanserle) mücadelede yeni teknolojilerin önünü açıyor. Bu yönüyle, GDO karşıtı olalım veya olmayalım, yiyelim veya yemeyelim bu teknolojinin ülkemizde de oluşmasına destek olmalıyız.

MeTePe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla


Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 08:40.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026