agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Bitki Dünyası > Sebzeler




Reklam


Beğeni Düzeni2Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 14-08-2006, 13:34   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-06-2006
Şehir: Melbourne Australia
Mesajlar: 4,524
Galeri: 232
Kolokas, Gölevez (Colocasia esculenta)

Herkese iyi gunler bu gun bonsaiden değil ama ilginc bir yumru sebze hakkinda bildiklerimi sizlerle paylasmak istedim. Bu yumru sebze Kibrista da bolca tuketiliyor.

Yumru sebzenin ismi 'KOLOKAS' [COLOCASIA esculenta] Ingilizce isimleri TARO,SWAMP TARO, ELEPHANTS EAR. Asya ve pasifik adalarindaki bazi isimleri KOLO, PO, CALLALOO, COCOYAM, DASHEN, TARROve TARROW,

Hindistan ve guney asya yerli bitkisidir. diger ulkelere de cok onceleri yayilmistir . Ornegin Misira 2000 yil once ulastigi daha sonralari da pasifik adalari ve diger ulkelere yayildigi dusunuluyor.[Kibrisa da buyuk bir olasilikla Misirdan gelmis olabilecegini dusunuyorum]

Kolokas, tropikal Afrika, pasifik adalari hint okyanusu kiyilari ve guney Asya ulkelerinde bolca yetisen bir bitkidir.

Hawaide 1778 den onceleri 300 den fazla bilinen cesitleri vardi ancak gunumuzde tahminen 87 cesidi bulunmaktadir.

Hawaide cok yaygin olarak tukedilen kolokasa "CANIN GIDASI" diyorlar. Sindirimi cok kolay ve bir cok vitamin icerdiginden olacak bebeklere verilen ilk kati yiyeceklerdendir [Kibrista bebeklere verilen ilk kati yiyecek değildir]

onemli not: KOLOKAS KESINLIKLE PISIRILMEDEN YENMEMELIDIR. [yumru yaprak saplari veya yaprak]. Pisirilmeden yenirse icerisinde bulunan CALCIUM OXSALITE denen kristalimsi bir madde , bogaz ve agiz icinde yuksek tahris ve yanmalara sebeb olur. Pisirildikten sonra calcium oxalite kirilip deyisime ugradigindan yenmesinde bir sakinca yoktur [Kibrisa giderseniz mutlaka deneyiniz cok lezetli bir tadi var]

Kolokas yari golgeli veya gunesli yerlerde yetisen bir bitkidir. Suyu cok sever. her ay gubrelenirse daha guzel verim alinir. Sunu gubre kullanilirsa yumrularda damarlanma ve pistigi zaman sertce kalmis kisimlar olusabilir. Melbourne da en guzel kolokaslari yetistiren arkadasim Mustafa, koyun gubresi kullaniyor ve kolokaslari sunu gubre kullananlardan daha lezetli oluyor.

Cogalmasi ana yumrulardan ayrilarak alinan yavru yumrularla olur.Yavru yumrular 10-15cm derine ve 60-70cm araliklarla ekilir. Boylari 1.5-2m yukselebilir

Kis sonu sokulup urun alinir ve kis sonu yavru yumrular tekrar dikilir. Yapraklarinin guzelliginden dolayi sus bitkisi olarak da kullanilabilir.


Düzenleyen malina : 14-08-2006 saat 17:24
Ali H. ALI Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-08-2006, 13:47   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-06-2006
Şehir: Melbourne Australia
Mesajlar: 4,524
Galeri: 232
Name:  bonsai exhibition 042.jpg
Views: 7564
Size:  54.9 KB
Mustafa arkadasim sokulmeye hazir kolokaslari ile

Name:  bonsai exhibition 043.jpg
Views: 7606
Size:  65.2 KB
Kolokaslarin yakindan gorunusu

Name:  bonsai exhibition 044.jpg
Views: 7530
Size:  68.1 KB
Sokulmus kolokaslar

Name:  bonsai exhibition 045.jpg
Views: 7491
Size:  62.9 KB
Yikanmis ana ve yavru yumrular ana yumrular 1.5-2kg agirligindadir
Bir gun bu yumru sebzeyi mutlaka deneyin.

Ali H. ALI Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-08-2006, 13:55   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-04-2005
Mesajlar: 517
bunun bir sebze olacağını hiç düşünmezdim. akdeniz bölgesinde doğal olarak yol kenarlarında bile yetişiyor. kentlerdeki çiçekçilerde ise salon süs bitkisi olarak satılıyor.
gerçekten ilginç.

cemada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-08-2006, 14:01   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 01-04-2005
Mesajlar: 517
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Ali H. onemli not: KOLOKAS KESINLIKLE PISIRILMEDEN YENMEMELIDIR.[yumru yaprak saplari veya yaprak
.Pisirilmeden yenirse icerisinde bulunan CALCIUM OXSALITE denen kristalimsi bir madde , bogaz ve agiz icinde yuksek tahris ve yanmalara sebeb olur. Pisirildikten sonra calcium oxalite kirilip deyisime ugradigindan yenmesinde bir sakinca yoktur[Kibrisa giderseniz mutlaka deneyiniz cok lezetli bir tadi var]
yenebileceği aklıma gelmediği için, cam seramdaki en sevdiğim bitkilerden birisi olarak yetiştiriyordum. bir gün solan sap ve dallarını kestiğimde elimi sanırım gözüme sürmüşüm; yanma ve yaşarma meydana geldi. demek bu yüzdenmiş.

cemada Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-10-2006, 18:35   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-10-2006
Şehir: Bayramiç / Çanakkale
Mesajlar: 931
Galeri: 25
kazdağının diplerinde yetişir mi?
biraz ılıman ve don fazla olmayan bir bölge burası bayramiç.
eger yetişirse KKTC nin her köşesinde bulunur mu?

kürşad Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-11-2006, 13:28   #6
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-06-2006
Şehir: Melbourne Australia
Mesajlar: 4,524
Galeri: 232
Iyi gunler Kursat Mevsimi ise yani mahsul sokulmusse KIbrisin hertarafinda bulunabilir, sevilen ve cokca tuketilen bir zebzedir.

Kaldiginiz bolgenin kislari ilik bir iklimse Yetismemesi icin bir neden yok, Once az bir miktarda yetistirmeyi deneyiniz.

Hosca kalin.

Ali H. ALI Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-11-2006, 13:48   #7
Ağaçsever
 
olmez's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-08-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 51
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Ali H. ALI

.......................

onemli not: KOLOKAS KESINLIKLE PISIRILMEDEN YENMEMELIDIR. [yumru yaprak saplari veya yaprak]. Pisirilmeden yenirse icerisinde bulunan CALCIUM OXSALITE denen kristalimsi bir madde , bogaz ve agiz icinde yuksek tahris ve yanmalara sebeb olur. Pisirildikten sonra calcium oxalite kirilip deyisime ugradigindan yenmesinde bir sakinca yoktur [Kibrisa giderseniz mutlaka deneyiniz cok lezetli bir tadi var]

.............................
Kalsiyum oksalat kristalleri kum kristalleridir ve büyük ihtimalle bitkinin kendi yapısından değil çıktığı topraktan geliyordur. Bu açıdan yumrunun çok iyi yıkanması gerektiğini unutmamalıyız. Yoksa ileride böbreklerinizde taş problemi yaşayacağınız kesindir. Kum döken bir kişinin idrarında bol miktarda bu kristallerden bulunur ve kişinin kum döktüğüne dair tanı konulmasında önemli bir veridir.

Bunun dışında kolokas gerçekten çok lezzetli. Biz zaman zaman yeme şansı buluyoruz. (Eşim Kıbrıslı da )

Saygılarımla

olmez Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-11-2006, 14:10   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-06-2006
Şehir: Melbourne Australia
Mesajlar: 4,524
Galeri: 232
Iyi gunler sayin Olmez,
Mesleginizin bilinci ile Calcium oxalate yi gorunce dogal olarak, uyarmak sorumlulugunu duydunuz.

Calcium oxalite kolakasin kendi yapisinda vardir, topraginda deyildir. Kolokasda mutlaka diger sebzeler gibi yikanim topragi akitilir.Yalniz yumrunun uzerinden kabuklar bicakla soyulduktan sonra, yikanmaz, yikanirsa yemek pistigi zaman hos olmiyan bir goruntu olusur. Bunu onlemek icin yumrunun kabuklari soyulduktan sonra, bir mutfak peskiri ile silinip kurulanir,peskirle tutulup parcalar halinde kesilip oyle pisirilir. kolokas pisirmedeki bu puf noktasini, KIbrista kolokas pisiren herkes bilir.

Pismeden once kolokasin icerisinde olan calcium oxalate yemek piserken cozulup deyisime ugradigi icin artik insan vicuduna bir zarari yoktur. yuzyillardir, pisirilip tuketilen, kimi ulkelerde en degerli besin gozu ile bakilan kolakasin bobreklere veya baska organlara bir zarari olmus olsaydi mutlaka simdiye kadar coktan ogrenilmis olurdu diye dusunuyorum.
Saygilarla.

Ali H. ALI Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2006, 15:11   #9
Ağaçsever
 
olmez's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-08-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 51
Ali Bey uyarım yapıcı yöndedir. Lütfen hemen alınmayın. Kolokas içerisindeki oxalat kristalleri de toprak kaynaklıdır. Bir bitki kendi kendine kum kristali üretemez. Ayrıca bir bitkinin zararı var diye mutlaka ilan edilip yenmesi yasaklanamaz, insanlar da eğer tadını seviyorsa zaten yasağı falan dinlemez. Nasıl ki iyi yıkanmamış ıspanak dediğim gibi böbrek problemlerine yol açsa da insanlar yemekten vazgeçmiyorsa. Aynı kristaller kolokasda olduğu kadar yoğun olmasa da havuç, turp, şalgam, patates gibi toprak altı sebzelerde de vardır. Şimdi böyle diye bunları yemekten vaz mı geçelim.

Dediğim gibi böyle bir uyarıyı yapmama rağmen ben de kolokası çok sever ve fırsat buldukça da yerim.

Sadece tecrübelerimi ve mesleğimden kaynaklanan bilgimi aktararak yardımcı olmaya çalışıyorum.

Saygılarımla.

olmez Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-11-2006, 13:36   #10
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-06-2006
Şehir: Melbourne Australia
Mesajlar: 4,524
Galeri: 232
Iyi gunler sayin olmez, yazdiklariniz yapici yondedir, benim bundan kuskum yoktur ve yazdiklarinizdan alinmadim alinmak icin de bir neden yok, cunku sen de benim gibi bildiklrini deneyimlerini paylasmak istedin, iyi de yaptin paylastigin icin sag ol.

Bir bitki bilimcisi deyilim. Benim yazdiklarim yillarin verdigi deneyim ve gozlemlerden kaynaklaniyor. Kolokasin icerisindeki calcium oxalateyi, mutlaka topraktan ozumleyerek bitki kendi bunyesinde topluyor.
Toprak ne kadar yikansa kolokas pismedigi surece icerisindeki calcium oxalate cozulup degisime ugramiyor. Bu kimyasal yalniz toprakla temas halindeki yumruda deyil ayni zamanda yaprak ve yaprak saplarinda da vardir. yapraklar veya saplari kesildigi zaman kristalimsi bir sivinin kesilen yerlerde olusmaya basladigi gorulur.

Zararli olsa da bu bitkinin yasaklanmasi onun tuketilmesinden vazgecilmiyicegi
varsayiminiza katiliyorum, ornegin sigara ,hayvansal yaglar gibi ama bunlarin en azindan zararlari biliniyor ve kullanimi kisinin tercihine kalmis oluyor.
Benim orda[bir onceki mesajimda] anlatmak istedigim, bu gune kadar, kolokasin pistikten sonra insan sagligina su ve bu sekilde zararlari vardir diye bir bulgunun olmadigidir.

Kolokas yemegini ben de en az sizin kadar severek yiyorum.
sevgi ve saygi ile kaliniz.

Ali H. ALI Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-11-2006, 15:35   #11
Yeni Üye
 
eses's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-10-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 29
geçenlerde ankara sakarya caddesinde meşhur çorumlu eminenin alinin oğlu adlı sebzecide gördüm bu sebzeyi. gölevez diyorlar. kıbrıstan geliyormuş. ancak mersin anamur bozyazı taraflarında halk tarafından patates gibi tüketiliyormuş. bir alayım dedim bir de bilmediğim bir lezzet dedim. ben içinde kuru kırmızı biber (hafif te acı) olan patates yemeğini çok severim. patates gibi mi oluyor pişirilmesi ve yemekleri. yemeğin olup olmadığı nasıl belli oluyor. tadı patatese göre daha şekerli mi. bilgilendirirseniz sevineceğim. saygılarımla

eses Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-11-2006, 15:49   #12
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,120
Galeri: 11
Ali abi pişirirken dikkat edilmesi gerekenleri tarif etmiş.. onlara bir göz atın.
Bir yemeğini pişirin de biz de sizden öğrenelim tadını..Fazla bilen yok sanırım.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-01-2007, 22:12   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-10-2006
Şehir: Bayramiç / Çanakkale
Mesajlar: 931
Galeri: 25
yemeğin tam tarifini alabilir miyim?
şu ara kargoyla buraya doğru yola çıkmış kolakas ve kohlrabi ler.
eğer ki tarif gelmezse aynı kereviz gibi pişirilmesini deneyeceğiz.
bana kalsa 8-10 hatta 15 tane de süs biberi atardım ya evde herkes yemiyo acı biber.

kohlrabiyi de yeni bir başlık mı açsak acaba?
hem çiğ hem pişmiş tüketiliyormuş.
onu da ing.ce sitelerden öğreneceğiz galiba.
ve iklim olarak da ılıman-soğuk arası bir iklim isteği var sanırım.
http://www.gourmetsleuth.com/bakedcinnamonkohlrabi.htm
şalgamgillerden tatlı, yumuşak (mild) tadda bir sebzeymiş.

kürşad Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-01-2007, 07:10   #14
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 11-08-2006
Şehir: fethiye
Mesajlar: 158
kohlrabinin Türkçesi "Alabaş" .

bilgekaan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-01-2007, 13:23   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-06-2006
Şehir: Melbourne Australia
Mesajlar: 4,524
Galeri: 232
Herkese iyi gunler, Kursat nihayet kolakasi bulup pisiriyorsun, simdiden afiyet olsun. Ben burda simdi nasil pisirecegini anlatayim daha sonralari evde pisirilecegi zaman resimlerle de "yoresel yemekler bolumunde de anlatirim"

Kolokas yumrularinin kabuklarini soymadan once, varsa uzerindeki topragi su ile akitiniz. Kabuklarini soyduktan sonra onu kesinlikle yikamayiniz, tamiz bir mutfak peskiri ile kurulayip, yine bir elinizle peskirle birlikta kolakasi tutarak, diger elinizle de bir bicak vasitasi ile, kolakas yumrusu uzerinden kucuk, kucuk [kayisi buyuklugunde] parcalar kesin ve bu parcalari bir kab icerisinde tutun.

Bir tencereye koydugunuz sivi yag icerisinde kuzu etlerini[miktari siz belirleyin, etler kolakastan fazla olmasin] kizartiniz, etler kizardiktan sonra daha once parca, parca kestiginiz kolokasi, tenceredeki etler icerisine dokunuz, uzerine irice bir sogan dograyiniz, ekleyceginiz salcayi bir bardak su icerisinde eritip kolokaslarin icerisine ekleyiniz, bir yarim limon suyunu ve tuzunu koyun, uzerine de tencere icerisindekileri ortecek sekilde su ekleyin sonra hafif ateste pisirin.[kaynamaya basladiktan sonra yaklasik 35- 40 dakika] Arzuya gore icerisine tarcin, karabiber ve kereviz[kok kereviz deyil de dal kereviz] eklenebilir. Sanirim siz yemeden once uzerine kirmizi pul biber koyacaksiniz. Tekrar afiyet olsun

Kohlrabi Kibrista tuketilen bir sebze, genelde cig olarak yenir. Kibristaki ismi GULUMRA birde CEHENNEMTOPUZU diyorlar. Zeytin, sicak ekmek ve sarapla cok guzel gider. Hosca kaliniz.

Ali H. ALI Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-02-2007, 18:30   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-10-2006
Şehir: Bayramiç / Çanakkale
Mesajlar: 931
Galeri: 25
kolakas ve kulumbralar geldi.
kulumbrayı soyup cips gibi dilim yaptım birazını da rendeledim.
tadı: turp şalgam lahana karışımı bir şey. alışılmadık birşey ancak çiğ olarak elma gibi yiyebilirsiniz. tanesi 2 ytl miş kıbrısta.

kolakas ise beyaz haşlamalık patates ile kereviz karışımı bir tadı var. patates ağırlıklı. aynı tarifteki gibi pişirdi annem. doğrarken havlu ile tutmak yerine tahtaya yatırıp küp küp doğradı. sanırım süt gibi birşey çıkıyor ve biraz yapışkan. onu engellemek için havlu ile tutuyorlar.
çiğ olarak yenmez yazmışınız ancak ben bir deneyeyim dedim. ufak bir parça ile dudaklarım yapış yapış oldu. bir de yutkunurken yanma yapabilir.
kolakas için tek söyleyebileceğim: ah keşke burada da yetişse.
fiyat: kg 3,5 ytl.
antalya ve civarında ucuz olabilir. zira elma da kıbrısta 3,5 ytl imiş.

kürşad Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-03-2007, 08:07   #17
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,108
Galeri: 25
Mevlüt ŞEN
Ziraat mühendisi
Gida Yüksek Mühendisi
SİLİFKE

Gölevez
Colocasia esculenta(L.) Schoot, Kolokas, Taro) Bitkisi
ve Kalın Bağırsak Kanseri Hastalığı İlişkisi


Yılanyastığıgiller (Araceae) familyasından olup “kolokas” olarak da bilinir. Yaygın olarak bilinen adı “taro” dur. Dik bir şekilde çıkan uzun yaprak saplarının üzerindeki geniş yapraklarıyla otsu yapıda olan gölevez bir yıllık bir bitkidir. Yaprak sapları, toprak altındaki yumru ve yumrucukların tepesindeki helezonların içinden çıkmaktadır. Gölevezin yaprakları fil kulağı şeklindedir. Botanik açısından yumrular “korm” ve yumrucuklar “kormel” olarak bilinir. Yumrucuklara halk dilinde “fili” adı verilmekte olup bunlardan çoğaltılmaktadır. Yaprakları devetabanı çiçeğinebenzer.

Gölevez, nişastalı bitkiler sınıfından olup yumru gelişimine göre 2 farklı büyük çeşide sahiptir. Bunlardan birisi C.e.var.antiquorum: Bir küçük ana yumru ve etrafında birkaç yumrucuklar. İkincisi ise C.e.var.esculanta: Bir büyük ana yumru ve birkaç yumurucuktan oluşur. Sürekli yağmurların ve yüksek sıcaklığın hakim olduğu tropik bölgelerde gölevez dikimden sonra sulama gerektirmeden kendiliğinden yetişmektedir. Asya'nın güney doğusundan Afrika kıtasına ve Pasifik adalarına kadar üretimi yayılmıştır. Gölevez; Asya, Afrika, Orta Amerika ve Pasifik adalarında yaşayan 400-500 milyon insanın temel gıda kaynağıdır.

Türkiye'de ise Akdeniz bölgesinin İçel ilinin Anamur ve Bozyazı ilçeleri ile Antalya ilinin Alanya ve Gazipaşa ilçelerinin sahil kesimlerinde patatesten daha çok yetiştirilmektedir. Sıcaklığın sıfır derecenin altına düşmediği, rakımın düşük olduğu ova kesiminde ve sulama olanakları uygun arazilerde yetiştirilmektedir. Gölevez yumrusundan patates gibi suda haşlanarak sebze yemekleri veya yağda kızartma şeklinde yemekler yapılmaktadır. Gölevez'in işleme şekli ve yöntemi bilinmediğinden sadece üretildiği yerlerde tüketilmektedir. Yumrudan suda pişme esnasında bamyadaki gibi musilaj madde salgılanmaktadır. Bunu önlemek için pişirme esnasında limon sıkılması gerekir. Bu durumu bilmeyen birisinin pişirdiği gölevez yemeği, yiyenlere nahoş bir tat verir. Ayrıca gölevez yumrusunun kabuğu soyulduktan sonra bıçağı takıp kırarak kopartmak (çentmek) gerekir, bu yemeğin suyunun lezzetli olmasını sağlar.

Tropik ve subtropik ülkelerde gölevez yumrusu; konserve, un, cips, şehriye ve dondurulmuş gıda olarak değerlendirilmektedir. Gölevez yumrusundan; mantı, gıdalara katkı için inze toz, nişasta, zamk, kabuklarından yem ve yapraklarından da sarma yapılmaktadır. Yumru ve yumrucuklar saçak kökler çıkarır, yumru iç rengi çeşitlere bağlı olarak sarı, grimsi mor, parlak sarı, mor benekli ve beyaz olabilir. Gölevez yumrusu sert ve sıkı bir tekstüre sahiptir. Pişmemiş gölevezin yumru, yumrucuk, sap ve yaprakları kalsiyum oksalat kristalleri içerdiğinden buruk tattadır, çiğ halde yenilmez. Pişirerek bu kristalleri eritmek gerekir. Türkiye'de yetiştirilen yumruların dışı kahverengi içi ise beyazdır. Yaprakları ve sapları buharla pişirilerek kaynatılıp turşusu yapılan gölevez bitkisinin değerlendirilmeyen bir kısmı bulunmamaktadır.

İngiltere'de yapılan bir çalışmada 55+2 oC de vakumla kurutulmuş antiquorum çeşidinin yumru bileşiminde kuru madde % 24.50, ham protein % 6.75, Nişasta % 62.44, toplam şeker 5 3.02, ham selüloz % 2.06, ham yağ %0.25, nişasta %49.12, kül % 8.76, kalsiyum 3105 ppm, mağnezyum 2532 ppm ve potasyom 34579 ppm olarakbelirlenmiştir.
Bir adet gölevez yumrusunun ağırlığı 2 kg'a kadara ulaşmaktadır. Nisan ayında dikim yapılıp, 7-8 ay sonra aralık ayında hasat edilmeye başlanıp hasadı kış boyunca devametmektedir.
Gölevez gübreleme denemesi şartlarında yetiştirildiğinde 7000 kg/da'ın üzerinde yumru elde edilmiştir. Patatesin 2,500 kg/da yumru ürün verdiği dikkate alınırsa gölevez yetiştirciliği oldukça karlıdır. Gölevez yetiştiriciliği ile birim alandan yüksek kalori ve protein üretimi sağlanmaktadır. Türkiye'de taban suyu yüksek sulak diye tabir edilen arazilerin alanı 483.210 dekar ve ırmak yatakları 23.250 dekardır. Türkiye'de bu tür arazilerde kültür bitkisi yetiştirilmektedir. Gölevezin özellikle sevdiği bu sulak alanlar değerlendirilebilir. Gölevez bitkisi Türkiye'de yerel tüketimin yanı sıra Kıbrıs ve İngiltere'ye ihraç edilmektedir.

Dünya üzerinde 43 devlette yaygın olarak üretilen gölevezin Dünya üretimi 5.695.000 ton olup Türkiye üretimi ise 1000 tondur. Üretimin % 60'ı Afrika'da, % 32'si Asya'da ve % 8'i ise Pasifik adalarındadır. Bu ülkelerde özel kabuk soyma, kurutma, öğütme, dilimleme, parçalama, presleme ve yıkama makineleri mevcuttur.

Araştırmacı Henderson ve Arkadaşları, Smith ve Arkadaşları, 1982 ve 1985 yıllarında yaptığı araştırmalarda kalınbağırsak kanserinin Güney Pasifik'in Polinezya nüfusunda Avrupa nüfusundan daha az olduğunu tespit etmişlerdir. Bu durumun beslenme farklılığından kaynaklandığına, lifli gıdaların kalınbağırsak kanserine karşı koruyucu olduğuna ve gıda liflerinin kalınbağırsak kanserine karşı koruyuculuğunun farklı olduğuna inanılmaktadır. Avrupa gıda bitkileri çoğunlukla dikotiledon olmasına karşılık Güney Pasifik gıda bitkilerinin çoğunluğu monokotiledon olup gölevez de monokotiledon olduğunu belirlediler. Lahana, patates ve gölevez liflerinin kanserojenik madde oldukça yüksek bulunmuştur. Tüpteki gölevez yumrusu lifinin konsantrasyonu arttırıldıkça adsorbe olan kanserojen madde miktarı artmıştır. Güney Pasifik'in monokotiledon bitkileriyle Avrupa'nın dikotiledon bitkilerinin besin liflerinin kimyasal bileşiminin ve kanserojen maddeleri adsorpsiyon özelliklerinin farklı olduğu tespitedilmiştir.

Netice olarak Güney Pasifik'in Polinezya nüfusunda kalınbağırsak kanseri oranının düşük olmasında gölevezin temel gıda olarak yaygınlığının etkili olduğu sonucuna varılmıştır.100 g. Taze gölevez yumrusu 500-600 kj. Civarında enerji vermektedir. Önemli bir enerji kaynağı olan ve kalınbağırsak kanseri hastalığına karşı koruyucu olmasından dolayı gölevezin üretim ve tüketiminin yaygınlaşması insan saplığı ve Türkiye ekonomisi açısından büyük önem arz etmektedir.

Kaynaklar:
Agbor-Egbe, t., Rickard,J.E. 1990. Evaluation of the chemical composition of fresh and stored edible aroids. J.Sci. FoodAgric.53:487-495.
Anonymous.1986.FAO Production Yearbook 1985. Food and Agriculture Organization,Rome.
Anonymous.1991. Annual Report 1990-1991. Central Tuber Crops Research Institute,Trivananthapuram,Kerala,İndia.
Axtel, B., Adams, L. 1993 Root Crop Processing Intermediate Tec. Publ. London.
Averre, C.W,1967 Malanga Culture in Dade County: Problems and Progress Univ. Flor. Sub-Tropical Expt. Sta., Homestead Mimeograph SUB 67-3.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2007, 13:11   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-06-2006
Şehir: Melbourne Australia
Mesajlar: 4,524
Galeri: 232
Denizakvaryumu, kolokas icin yazilmis bilgileri, paylastigin icin tesekurler.
Kolokas hakkinda ogrenecegimiz kim bilir daha ne bilgiler vardir.

Ali H. ALI Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 09:27   #19
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-06-2007
Şehir: Balıkesir
Mesajlar: 103
Galeri: 33
Anamur ve yakın çevresinde yetişen gölevez adında bir bitki hakkında

Bu bitkiyi de dere kenarlarında, kanal boylarında sıklıkla görmek mümkündür. genelde öbek öbek bulunuyorlar. Anamur'un Abanoz adlı yaylasından dönüşte yol kenarındaki gölevezleri forum için fotoğrafladım. Bu bitkinin köklerinden yemek de yapılıyormuş.


Shot with FinePix S9600 at 2007-07-26

ferahzade Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 09:29   #20
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-06-2007
Şehir: Balıkesir
Mesajlar: 103
Galeri: 33

Shot with FinePix S9600 at 2007-07-26

ferahzade Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 09:33   #21
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-06-2007
Şehir: Balıkesir
Mesajlar: 103
Galeri: 33

Shot with FinePix S9600 at 2007-07-26

ferahzade Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 10:11   #22
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,242
Çok değerli olmasına rağmen ne yazık ki halkımızın pek bilmediği ve ilgilenmediği bu bitkiyi tanıttığınız için teşekkür ederiz.
Besin değeri yüksek olan bu bitkinin köklerinden un elde edilmekte ve batıda bu unlar çocuk mamalarından tutun da makarna yapımına kadar pek çok gıda endüstrisinde önemli bir yere sahiptir.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 12:33   #23
Ağaç Dostu
 
herbaryum's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-01-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,368
Galeri: 49
Türkiye'de doğal olarak bulunmayan bir bitki türü;
Latince ismi Colocasia esculenta
Diğer isimleri: taro, dasheen, elephant ear, cocoyam, eddo, eddoe
Familyası: Araceae

herbaryum Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-07-2007, 13:19   #24
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,242
Akdeniz'e dökülen nehir deltaların etrafındaki daki alüvyal topraklarda (Anamur'da olduğu gibi) doğal olarak yetişmektedir.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-09-2007, 12:59   #25
Ağaç Dostu
 
Penelophe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-04-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5,571
Galeri: 373
Selamlar, gölevezin yurtdışına satışı ya da talepler hakkında bilgisi olan arkadaşlar bana yardımcı olur musunuz?

Penelophe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-04-2008, 17:09   #26
Ağaç Dostu
 
Plumbago's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-12-2005
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 815
Galeri: 17
Alıntı:

'Gölevez' keşfedilmeyi bekliyor

Son yıllarda sıklıkla görülen bağırsak kanserine karşı iyi geldiği uzmanlar tarafından da onaylanan gölevez bitkisi, Akdeniz sahillerinde keşfedilmeyi bekliyor.

Tropikal iklim kuşağının hakim olduğu Afrika, Orta Amerika ve Pasifik adalarında yetişen ve 400-500 milyon insanın temel gıda kaynağı haline gelen gölevez bitkisi, Türkiye'de henüz çok fazla tanınmıyor.

Silifke İlçe Tarım Müdürlüğü'nce adaptasyon çalışmaları yapılan gölevez bitkisinin bağırsak kanserine iyi geldiği belirtildi. Gıda Yüksek Mühendisi Mevlüt Şen, gölevez bitkisinin anavatanının, tropikal iklim kuşağının hakim olduğu Afrika, Orta Amerika ve Pasifik adaları olduğunu belirterek, Türkiye'de ise Mersin'in Anamur ve Bozyazı ilçesi ile Antalya'nın Alanya ve Gazipaşa ilçelerinin sahil kesimlerinde yetiştirildiğini söyledi.

Gölevezin uzun saplarının üzerindeki geniş yapraklarıyla dikkati çeken,
nişastalı bitkiler sınıfında yer alan ve potasyum açısından zengin bir bitki olduğuna dikkat çeken Şen, bitkinin Türkiye'de çok fazla tanınmadığını vurguladı. Gölevezin, Asya, Afrika, Orta Amerika ve Pasifik adalarında yaşayan 400-500 milyon insanın temel gıda kaynağı olduğunu ifade eden Şen, bitkinin, sıcaklığın sıfır derecenin altına düşmediği, rakımın düşük olduğu ova kesiminde, sulama olanakları ve taban suyu uygun arazilerde ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsiminde yetiştirildiğini kaydetti. Mevlüt Şen, yapılan araştırmalarda Gölevez'in kanserojen maddeyi emme miktarının, çift yapraklı olan patates yumrusu ve lahana yapraklarının hücre zarlarındaki emme miktarından oldukça yüksek bulunduğunun altını çizdi.

Gölevez yumrularının haşlanıp sumak, limon ve tuz ilavesiyle yendiğini anlatan Şen, "Çiğ halde yenmez. Suda pişirilirken bamya gibi musilaj madde salgılamaktadır. Bu salgıyı önlemek için bir miktar limon sıkılmalıdır. Yumrularından da yemek yapılır. Kuru fasulye ve nohut yemekleri gibi isteğe bağlı olarak et ile haşlanarak yemeği yapılmaktadır. Tropik ve subturopik ülkelerde gölevez yumrusu konserve, püre, un, cips, şehriye, ve dondurulmuş gıda olarak değerlendirilmektedir. Gölevez yumrusundan mantı, gıdalara katkı için un, nişasta, kabuklarından yem, yapraklarından da sarma yapılmaktadır. Gölevez yumrusu unu keklere ve ekmeklere katılmakta, güveci, közlemesi, ve yüksük çorbası da yapılmaktadır. Gölevez bitkisi Türkiye'de yerel tüketimin yanı sıra Kıbrıs ve İngiltere'ye ihraç edilmektedir. Dünya
üzerinde 43 devlette yaygın olarak üretilen gölevezin dünya üretimi 5 milyon 695 bin ton olup Türkiye üretimi ise bin tondur" dedi.

Gölevez, yılanlıgiller familyasından olup 'kolokas' olarak da bilinir. Yaygın olarak bilinen adı 'taro'dur. Dik bir şekilde çıkan uzun yaprak saplarının üzerinde geniş yapraklarıyla otsu yapıda olan gölevez, bir yıllık bir bitkidir. Yaprak sapları, toprak altındaki yumru ve yumurcakların tepesindeki helezonların içinden çıkmaktadır. Yumruları silindir ve küre şeklindedir Yumruların etrafını saracak şekilde yanlarından yumrucuklar çıkmaktadır. Gölevezin yaprağı fil kulağı çiçeğinin yapraklarına benzer.
Sürekli yağmurların ve yüksek sıcaklığın hakim olduğu tropik bölgelerde dikimden sonra sulama gerektirmeden kendiliğinden yetişir.

Alıntı

Plumbago Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-04-2008, 17:52   #27
Ağaç Dostu
 
Penelophe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-04-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5,571
Galeri: 373
Çok teşekkür ederim Plumbago.

Penelophe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-04-2008, 18:18   #28
Ağaç Dostu
 
venus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-03-2008
Şehir: mugla-İstanbul
Mesajlar: 114
Yumru sebzenin ismi 'KOLOKAS' [COLOCASIA esculenta] Ingilizce isimleri TARO,SWAMP TARO, ELEPHANTS EAR. Asya ve pasifik adalarindaki bazi isimleri KOLO, PO, CALLALOO, COCOYAM, DASHEN, TARROve TARROW

Benim merak ettigim sey acaba bu fil kulagı diye yetistirdigimiz bitkinin aynısı mı? cunku ben onu yaprakları icin yetistiriyorum dekoratif diye ancak resimdeki bitkiyle aynı Mugla'da yetisebiliyor da yenildigini bilmiyordum.Ben yıllar once yemistim kuzenim Kıbrıs'lı guzel diye hatırlıyorum cehennem topuzu demisti...Neyse tadına bakmalı mıyım bilmiyorum resmini cekmeye calısırım tabi Mugla'ya donunce suan İstanbul'dayım da ....

venus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-04-2008, 18:30   #29
Ağaç Dostu
 
Penelophe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-04-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 5,571
Galeri: 373
2 numaralı mesajda fotoğrafları mevcut, karşılaştırma yapabilirsiniz.

Penelophe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-09-2008, 13:11   #30
Yeni Üye
 
lola's Avatar
 
Giriş Tarihi: 31-08-2008
Şehir: aragones
Mesajlar: 5
kolokas kalsiyum oksalat hakkında

dogada var olan yok olmaz kalsiyum oksalatta bu tür bitkilerde kristal yapıdadır pişirmeyle yok olmaz ama cözünebilir ısı vede nemden dolayı kalsiyum oksalatın böbrektaşı yapıcı özelliğinden korunmak icin bu sebseyi yoğurtla alınmasında fayda vardır cünkü yogurt bağırsaklarda emilimini azaltır.saygılarımla bilginize sunulur

lola Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 20:22.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014