![]() |
|
|
|
|
|
#1 | |
|
/
Giriş Tarihi: 04-12-2010
Şehir: Usa
Mesajlar: 75
|
Pardon
Alıntı:
umarım bu hali düzgündür.. Saygılar... |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 07-06-2010
Şehir: Kütahya
Mesajlar: 2,536
|
Bu konuda çok fazla bilgiye sahip olmamakla birlikte görüşümü bildirmekte istiyorum. Bonsai= budama teknikleri değil midir? Bunu doğal ortamlarda bulunan ağaçlarada yapıyoruz. Kiraz ağacını tepesinden alıveriyoruz daha çok yükselmesin meyvesi toplanmıyor diye,... böyle örnekler çoğaltılır. Eğer o kadar kök küçük bir saksıya giriyor ve ölmüyorsa bunda tartışılacak bir durum göremiyorum ben. Bu baktığımız bitkiler devasa da olsa minicikte olsalar doğru bakım önemlidir bence. Bilmek önemlidir. Kaktüslerimizi çöllerden getirip evimizin baş köşesine yerleştiriyoruz mesela. Yani demek istediğim şu; boyut, yaşadığı yer,saksı,...vs önemli olan yaşıyor mu uygun ortam sağlanmış mı? Önemli olan bu. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
/
Giriş Tarihi: 04-12-2010
Şehir: Usa
Mesajlar: 75
|
Katılıyorum Ayşe hanım, önemli olan sağlıklı bir şekilde yaşamını, gelişimini sürdürecek ortam ve ilgiyi vermek. Bu bonsai olmuş maydonoz olmuş çok önemli değil. Bundan ötesi kişisel seçime girer. Saygılar... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 02-03-2009
Şehir: ankara
Mesajlar: 176
|
Arkadaşlar, Jokerkan arkadaşımız Bonsainin etikliğini sordu, bazılarımız etik bazılarımız değil şeklinde forumda süratli bir tartışma başladı. Burada tartışılan fikirdir ve herkes kendisinin fikrine saygı duyulmasını istiyorsa, mutlaka karşısındakinin fikrine saygı duymalıdır. Tartışma doğruları bulmak için yapılmalıdır. Eğer bir tartışma ''illada ben haklıyım'' söylemine taşınırsa amacına ulaşamaz ve kırıcı olur, lütfen birbirimizi kırmayalım, teşekkürler, saygılar. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 24-07-2009
Şehir: İstanbul, Sarıyer
Mesajlar: 505
|
Arkadaşlar etik ve özgürlük gibi hatta ağaç gibi Türkçe kelimelerin anlamına şuradan bakıp en azından bir fikir sahibi olduktan sonra bu tartışmaya devam ederseniz, hem amacınız hem de vardığınız sonuç anlaşılabilir olacaktır. Saygılarla |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
|
Ben sırık domatesi bile sardırırken, ip keser diye çarşfalarımı yırtıp bez yapmaya çalışırken, asla bir dala tel saramam. Ağaçlarin budanması ile bu aynı şeymidir, bilenler cevap verir. Hediye bir bonsaim vardı, alıp bahceye diktim. Bakalım akıbeti ne olacak. |
|
|
|
|
|
#7 | |
|
/
Giriş Tarihi: 04-12-2010
Şehir: Usa
Mesajlar: 75
|
Alıntı:
Tespitiniz için kutluyorum sayın şehnaz. Avatarınızdaki ya da evlerimizdeki saksıdaki çiçekler de aynı bonsailer gibi kısıtlanmış, sınırlandırılmış, yönlendirilmiş değilmidir? Doğasından alıkonan herşey aynı değilmidir? 2 litrelik saksıda yarım yamalak çiçek yetiştirmek ile bonsai saksısında son derece titizlikle, çocuk büyütür gibi ağaç büyütmek bence aynı kefeye konulmamalı. Bu, bu kadar basit olmamalı. Bunu böyle düşünen ve kabul eden arkadaşların böyle bir sitede bu kadar çok yazı takip ettiklerine, ortak konu bulabildiklerine inanamıyorum. Saygılarımla... |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
/
Giriş Tarihi: 04-12-2010
Şehir: Usa
Mesajlar: 75
|
Herkes istediğini yapmak da özgürdür. Kimse kimseyi karpuz yetiştiriyor, menekşe yetiştiriyor, kaktüs yetiştiriyor ya da sırf kağıt fabrikasına gidecek diye ağaç yetiştiriyor şeklinde suçlayamaz. İsteyen domates yetiştirir oturur peynir ekmekle yer, isteyen domatese kıyamaz doğasını bozmamak için kuru ekmek yer. Ben bir arkadaşımızın SORUSU ÜZERİNE sadece özenti için bonsaiye başlanmaması gerektiği, ağaca yani o canlıya değer verilmesi gerektiğini, bonsaiye sadece tabakta bir ot şeklinde bakılmaması gerektiğini kendimce yazdım. İsteyenin hoşuna gider isteyenin gitmez dikkate almaz. Ben bonsai profesörü yahut doğabilimci değilim. İster domates, biber, patlıcan isterse de tavuk, balık vs.. herkes istediğini yetiştirir işine gelen yer ve ya satar. Ben şunu görüyorum. Yoldaki cayır cayır sıcakta kurumakta olan ağaca kaç kişi çıkıp su veriyor, parkta çocukların kırdığı çiçeklere gerçekten sahip çıkıyormuyuz? Harcadığımız her yaprak kağıdın ağaçlardan olduğunu düşünerek kullanıyormuyuz? Bence HAYIR. İşte bu bonsailer belki de ileriye aktarılabilen nadide ağaçlar olacaklar. Bundan gerisi boş. Adı bonsai olmuş ya da armut olmuş çok mu önemli? Önemli olan her canlı gibi ona gerekli ihtiyaçları veriliyor mu, Canlı ve sağlıklı tutmak için çaba ve değer veriliyor mu önemli olan bu değil mi... Düzenleyen alpmoon : 13-01-2011 saat 21:22 Neden: imla |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
|
Bonsai'nin Japonya'da sadece kadınların değil soylu olmayanların da yapmasına izin verilmiyordu geçmişte. Herkesin bonsai yapabilmesi çok eski değildir Japonya'da. Kadınlara ise çok yakın zamanda izin verildi. Bütün dünya'da erkeklerin bonsai konusuyla ilgisi daha fazla. Fakat bizde biraz değiik bir durum var. Toplantılarımza katılımda böyle bir fark olmuyor. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-12-2010
Şehir: ankara
Mesajlar: 105
|
arkadaslar bu konunun bu sekilde tartısılması beni sevindirdi sonucta herkes fikrini paylasmıs bu gayet guzel birsey. Naçizhane bir seyi belirtmek istiyorum balıkların **** kusların evde beslenmesi ile bitkilerin biraz farklı oldugunu dusunuyorum. bitkiler hayvanlar kadar cabuk tepki veren canlılar degil sonucta ve ihtiyac duydukları sartlarda aynı degil (bir balık icin 1,5 m lik akvaryum okyanus gibi olabilir ona bazan ama bir kafes kus icin ozgurce icinde ucabilecegi yer degildir) o yuzden bu kıyaslamaların en azından bonsai konusunda yapılmasının cok dogru oldugunu sanmıyorum. Bonsai ye ilgim devam ediyor ilk hedefim bir hazır bonsai edinmek oncelikle ve toprak degişimi gibi bazı hamlelerle onu hayatta tutmaya calısmak.Gorerek ve deneyerek bazı seyleri kafamda oturtmak aslında amacım. eger yapamayacagıma kanaat getirisem uygun bir sekilde dogaya kazandırmak istiyorum , yani ilk hedefim onu hayatta tutmak. |
|
|
|
|
|
#12 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 07-06-2010
Şehir: Kütahya
Mesajlar: 2,536
|
Alıntı:
''yani bir bitki buyumeye cogalmaya programlıdır. şartları yerindeyse yeni dallar yeni kokler yeni yapraklar verir, bu bir canlı olarak en dogal hakkı olmalıdır diye dusunuyorum.Bonsaide bitkiyi minicik bir hacime hapis etmiş olmuyormuyuz? ustelik öldürme riskine girerek? sürekli dallarını ve köklerini budayarak o bitkiyi mutlu mu ediyoruz gercekten? yoksa kendi zevkimiz icin o bitkiyi dar kalıplara mı sokuyoruz?'' Sayın Jokerkan, ben şimdi bu iki mesaj arasında çok ciddi farklılıklar görüyorum. İlk önce doğru mudur?, etik midir? diyorsunuz şüpheleriniz öyle basit şeyler değil. Fakat bir yandanda ben alıp yaşatmak istiyorum diyorsunuz. Çok afedersiniz ben iki mesaj arasında bir bağ göremiyorum. Bu tartışmalar sizi hemen netleştirmiş sanıyorum. |
|
|
|
|
|
|
#13 | ||||||
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 24-07-2009
Şehir: İstanbul, Sarıyer
Mesajlar: 505
|
Ben bir bonsaici olarak akıllardaki bu sorulara kendimce cevap vereyim, eminim diğer arkadaşlarım da hemfikirlerdir. Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
||||||
|
|
|
|
|
#14 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Eski yazılanlar dan tatmin olmadığınız bir yön varsa elimizden geldiğince bilgimiz dahilinde cevap aramaya çalışırdık. |
|
|
|
|
|
|
#15 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-12-2010
Şehir: ankara
Mesajlar: 105
|
oncelikle sayın ayse_afyonlu , cevaplardan hemen tatmin olmus degilim sadece deneyerek gormek istedigimi soyledim ki bu zaman zarfında yeni fikirleride okuyorum zaten ve demek istedigim bu olay icime sinmezse daha ozgur olacagı bir yere (dısarda bir bahce belki) ekmek şeklinde. çunku icimde bonsai ye karsı ciddi bir merak ve ilgi var bunuda itiraf ediyorum zaten. sayın jeomeo fikirlerinizi acıklamıssınız sizde tesekkur ederim ama bu uslup la fikrinizimi beyan ediyorsunuz kızıyormusunuz dersmi veriyorsunuz anlamıs degilim.kızmanıza gerek yok sadece dusuncelerimi paylastım ve insanların fikrini ogrenmek istedim.siz "hakkımız istedigimiz gibi bitkilerle oynarız keseriz biceriz zaten onlar dolasamaz yerlerinden memnun kalırlar" demissinizdir buna da saygı duyarım cunku sizin fikriniz. |
|
|
|
|
|
#16 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 24-07-2009
Şehir: İstanbul, Sarıyer
Mesajlar: 505
|
Alıntı:
Üslubumun pek de sevecen olmamasının sebebi konunun aşırı saçma sapan ve zorlama cümlelerle bir yerlere çekilmeye çalışılması ile alakalı. Söylediğim şeyi daha anlaşılır kılmak adına bir kez daha yazayım. Bir bonsaici bir bitkiyi dar bir alana hapsetmez. Zira "bir bitkiyi hapsetmek" zaten kendi başına yeterince saçma. Bu bakış açısı ile toprağa dikili bir ağaç da belirli bir alana hapsedilmiş olur. Bitkiler sığ saksılarda yaşatılmasa, daha büyük saksılarda yaşatılsa neden saksıdalar da toprakta değiller; toprakta olsalar neden daha verimli toprakta değiller diye üzülecek ve ağaçları düşüneceksek, vay halimize. Ben yukarıdaki mesajda bizim hakkımızdır istediğimzi yaparız, istediğimiz ağacı keseriz, istediğimiz ağacı bükeriz gibi bir şey söylemedim, yazdığımdan böyle bir anlam çıkaran var ise bunun hesabını bana değil Tükçe öğretmenine sormalı. Bu bir yana benim böyle bir hakkım olduğunu iddia etmem, bitkilerin hakları olduğunu iddia etmekten daha akla uygun geliyor. Hatta ısrarla yineliyorum buradan özgürlük, etik, hak gibi kelimelerini kullanan arkadaşlar, anlamlarını öğrendikten sonra daha mantıklı cümleler kurabileceklerdir. Anlaşılması gereken bir diğer nokta, yapılan yorumlara sanki bonsaiciler ellerinde baltalarla ormanlara girip dünyayı yok etmeye çalışan "kötü adamlar"mış gibi bir anlam çıkarılmaması gerektiğidir. GDO'ya karşı insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği veya etkileyebileceği bilimsel yöntemlerle kanıtlanmış uygulamalar dolayısı ile karşıyız. Herhangi başka biri belki içindeki protesti durduramadığı için neye karşı çıkacağını bilemediğinden çıkıyor olabilir. GDO kimsenin bir sanat icra etme amacıyla geliştirdiği bir şey değildir, kimsenin kişisel zevki için de keşfedilmemiştir. İnsan sağlığına etkisi göz ardı edilmiş veya yeterince araştırılmadan uygulamaya geçmiş ticari bir şeydir. Keşke dediğiniz gibi (nasıl olup da birisinin kişisel zevki için GDO ürettiği kanısına vardığınızı anlayamıyorum ama) GDO kişisel zevkler ve hobiler ile geliştirilmiş olsaydı. Belki o zaman zararlılardan etkilenmeyen, daha hızlı gelişen, görsel olarak daha diri bonsai adayları ile daha kolay bonsai elde edebilseydik. |
|
|
|
|
|
|
#17 |
|
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
|
Kedilerimizin üremesine izin vermeden onlari nasil seve biliyoruz Kendi ürememize de sınır koyuyoruz ve her seferinde çocuk olması durumunu engelliyoruz, her ne kadar bazı başbakanlar seksen milyon olmamızda saknıca olmadığını söylese bile. Kedilerin bir seferde en az beş altı yavru yapacağını bile bile ve onlara bakamayacağınızı bile bile sınırsızca doğurmalarına izin vermede ne gibi bir özgürlük olabilir. Tarımsal alanlarda kısıtlamalar yapıyoruz . Her ürünü canı isteyenin özgürce dikmesine izin vermiyoruz. Orman alanlarında kısıtlamalar yapıyoruz . Fidanları dikip sonra bazılarını verimli gelişme sağlamadığı için kesiyoruz. Özgürlüklerle bonsai arasında kurulan eğreti koşutluğu ilgiyle izliyorum. Etopya'da,Sudan'da birkaç milyon kişi açlık sınırında yaşıyor bizim özgürlük alanımıza değmedikleri için onların varlığını umursamıyoruz. Bu insanlardan kadın ve çocuklar her gün tecavüze uğruyorlar, bizim özgür benliğimiz bunu umursamıyor bile. Haberlere konu olmuyor. Kimseyi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendien tek şey varsayılmış ezberimize neyin uyup neyin uymadığı. Başbakan heykele ucube demiş amaan kime ne, ben mi diktim heykeli sanat da neyin nesi. Bir vatandaş olarak beni ne ilgilendirir sanatın varlığı. Ben kanuni dizisinde sultanın uçkurunu daha önemli buluyorum. Ben bilmediğim konularda varsayılmış gerçekliğime uyup uymadığına bakarım gerçekliğin. Bonsai mi karşıdan baktım bunlar işkence ediyorlar, besbelli, ben anladım bakınca. Ayağımdaki ayakabı mı, ee ne olmuş bir inek boğazlandıysa derisi yüzüldüyse de, ayakabı yapıldıysa, zaten biz yiyelim diye tıkılmıştı onlar da bir ahıra. Orhan Pamuk'a ( kendisi nobel sahibidir ve bu yüzden hakarete de uğramıştır) Neden romanlarında ülkenin siyasetiyle ilgilenmediği sorulduğunda "mecbur muyum" demişti. Bonsai ne işkencedir ne ağaca eziyettir. Ne de başka birşeydir. Kendisini evine, işine ve tabularına sıkıştırmış bireylerin kendi gerçekliğini ve özgürlüğünü sorgulaması gerekir bonsaiden önce. |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Ağaç Dostu
|
Merhaba arkadaşlar, Tartışmalarınızı dikkatlice okuyorum. Tabii ki hepiniz de haklısınız. Haklısınız da, bu görüş açınıza bağlı olarak degişiyor. Bir söz vardır. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Dünyada ki tüm canlılar bir av ve aynı zamanda bir avcıdır. Yaşam için diğer bir canlıyı midenize indirmeniz gerekir. Düşünelim. Nasıl besleniyoruz. Etle, sütle, sebze ile, Karbonhitratlı besinlerle, meyve ile. Bazılarımız ben et yemem, hayvanlara kıymam diyor. Haklıdır. Peki karşınızdaki sorsa. Bitkiler canlı değil mi? Ne cevap verebilirsiniz. Üyelerimiz çiçekleri çok seviyor genellikle. Bahçedeki ağaçlarını ve fidanlarını da. Peki toprağın öz evladı olan yabancı otları öldürmek için yaptığımız çalışmalar ne oluyor. Ekonomik değil diye bahçesindeki ağaçlarını kökleyenler yok mu? İyi verim alabilmek için ağaçlarımızı budama, daha dar bir alanda bodur çeşitler yetiştirme, zararlılara karşı tüm kimyasalları üzerine boca etme. Diyeceğim odur ki, dünya kendi kendini dengelerken, biz insanlar maallesef bu dengeyi bozmak için elimizden geleni yapıyoruz. Burada okuduğum konularda, tabii ki arkadaşlar fikrini belirtsin. Hissettiğini söylesin. Fakat belirtirken ben olsam böyle yapardım. Şu şekilde olmasını arzu ederdim desin. Kimse ona bir şey deme hakkına sahip olmaz. Fakat, kardeşim. Sen onu neden o şekilde yapıyorsun diye sorgularsan, karşı tarafta haklı olarak seni sorgular. Hepinize selam ve sevgiler, saygılar sunuyorum. İnanın bonsai yapmasını becersem ben de yaparım. Ve o bitki daha uzun, daha sağlıklı yaşardı. |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Ağaç Dostu
|
Sevgili Bonsai dostları Tekin bey çok güzel bir noktaya değinmiş. Bu konu Ülkemiz için 2005 yılında gündeme girmiş ve tartışılıyor. Lakin bu 1839 yılında Çinliler tarafından Fransa da bir açık pazarda ilk bonsai ile tanışan Avrupalılara cin peri işi gibi gelmiş Ama daha sonra modern Avrupa da Ağaçlara işkence ediliyor.Onların doğalarına aykırı diye devam etmiştir. Orada bu konu kapanmış ama her yeni yayılmaya başladığı ülkede konu tekrardan açılarak bir noktada sonlanmıştır. Bonsai anlamak için onun keşfedildiği yere yani doğaya dönmek gerek. Doğada" bonsai "bulduğunuz da yaşamınızda onun yansımasını keşfedersiniz. Bir süre sonra doğa sizin parçanızmış gibi değil de ;aslında sizin doğanın bir parçası olduğunuz gerçeğini keşfedersiniz. Saygılar |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Ağaç Dostu
|
Bonsaiyi sevmeyenler bizi yargılamaya kalkıyorlar. Etik önce burada başlar. Bonsaiyi sevmediğiniz için ben sizi yargılamayacağım. Bir bonsaiye bakıp da büyüsünü hissedemeyen, tersine azap duyan birisini anlayabilmem mümkün değil. Size yardımcı olamam. Ama en azından benim bonsaiye karşı hayranlık ve sevgi hislerime saygı göstermenizi beklerim. |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
|
Mesajınızdan şu sonucu çıkardım. Bonsai konusunda, bilgi ve tecrübe sahibi olmayanlar,fikirlerini yazmasınlar." Tartışma boyunca buna dikkat çekmeye çalıştım. Bir konuda bilginiz yoksa, nasıl fikriniz olacak? Bir konuda bilgi sahibi olmadan bırakın ağaç özgürlüğünü yaşasın demede nasıl bir fikir görmeliyim? Üstelik özgürlükten sözederken bitkilerin çiçeklerini koparmış olmak gibi bir durum da varken. Çiçek koparmada özgürlük olduğuna dair bir fikrim mi olmalı. Özgürlüğe dair sunulan bir begonvil fotoğrafı var. Bir pergoleye sarılmaya yönlendirilmiş begonvil. Yani kısıtlanmış oluyor bu durumda. Üstelik çiçeklenmesiene de bakılırsa yakın zmanda budanmış. yani "özgür" falan bırakılmamış Aynısını bonsiaci yaparken bırakın "özgür" kalsın deniyor. Örnek sunulan fotoğraf bonsaicilerin yaptıkalaını gösteriyor. Burada "önce bilgi sahibi olun, fikriniz, bilmeden nasıl olacak" demenin en uygun şey olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden de, kendi yaptıklarımızı değerlendirmeden başkasına ağacı "özgür" bırak demenin deyime de uyduğu kanısındayım. isterseniz konuyu çeşitlendireyim Çiçekler bitkilerin cinsel organlarıdır hepimizin bildiği gibi. Bu durumda çiçekleri koparmak ağacı kastre etmek olmuyor mu? "Özgürlükle" bu nasıl bağdaştırılacak şimdi? Ucube konusunu da aynı çerçevede alıyorum ben. Önce fikri olmadan karşı olup, sonra buna argüman üretmek. |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-12-2010
Şehir: ankara
Mesajlar: 105
|
arkadaslar birkac arkadas dısında bonsai severler(**** daha tecrubeli olanlar diyelim) aşırı bir tepki ve refleks gorterdiler konuya nedense, hani bir laf varya "bir dovmedikleri kaldı" diye oyle yani bir konu acıldı etik meselesi kimseyi itham etmeden ve incitmeden dusuncelerimi yazdıgımı dusunuyorum ardındanda baska arkadaslar dusunduklerini yazdı ama bonsai ustadı bazı arkadaslar bam tellerine basılmıs gibi bu konuyu sacma buldu bazı arkadaslar yedigimiz sebze meyvelere degindi , bazısı orhan pamuk, bazısı daha once konusuldu git ordan bak dedi, bazısı turkce ogretmenine havale etti bizi vs vs yani sizcede asırı tepki vermiyormusunuz? sayın alpmoon u tebrik ediyorum cok buyuk bir olgunlukla karsısındakinin dusuncelerinide anlayarak cevaplamıs cok tesekkur ederim ama diger arkadaslar nedense daha sert daha sabırsız daha tahammulsuz. bir kere kimse bonsai cileri yargılamadı , kotulemedi ve bonsai sanatına saygı duymadıgını soylemedi. ama tepkilere baksanız bonsaicileri dusman ilan etmişiz sanırsınız. tepkiler ve cevaplar "seviyorsan yap sevmiyorsan git" der gibi (ya sev ya terket den farkı varmı?) tecrubeli ve ilgili arkadaslarla konusuyoruz ki bilgimiz vede fikrimiz yerleşsin, bunun neresi yanlıs anlamıs degilim. Düzenleyen jokerkan : 15-01-2011 saat 11:04 |
|
|
|
|
|
#23 | |
|
Ağaç Dostu.
|
Alıntı:
-Bir kuş türü , fıstık çamının kozalaklarından yiyebileceği tohumları çıkarıp yerken bir tanesi her nasılsa kayalık bir alana düştü. Arkasından yağmur yağdı, tohum çimlendi. Ancak çam ağacı yeterli kazık kök yapmak için yumuşak bir zemin bulamayınca kazık kök yerine bir sürü saçak kökle kayalıklara sarıldı, gerekli mineral desteğini kayalardan, su ihtiyacını yağmurdan aldı. Büyürken üzerinden bir hayvan geçti , gövdesi kırıldı ancak sağlam olan bir başka dal gövdenin devamını sağladı. Sonra uzun süreli ve şiddetli rüzgarlarda ağacın rüzgara karşı duran dalları kırıldı , diğer taraftaki dallar ise sadece bir yöne doğru döndü. Yıılar geçti , tepedeki kayalıklarda duran bu ağaca yıldırım düştü, bir tarafı kurudu ama diğer tarafı yaşamaya devam etti, ağaç yaşlandı ,zamanla gövdesinde kurtçuklar ve diğer hayvanlar nedeniyle oyuklar açılmaya ve iyice belirginleşmeye başladı. Ağaç her şeye rağmen yaşamaya devam etti, ancak daha fazla enerjisi kalmadığı için uç sürgünü veremiyordu, uçtaki iğneler kurudukça geriden tomurcuklar verdi. Yüzyıllarca yaşayan bu ağacı görenler , ona hayran kaldılar. Hakkında şiirler yazdılar , dayanıklılığın simgesi olarak gördüler, hatta bayraklarına ondan bir şeyler kattılar. Bu ister çam olsun, ister meşe gürgen çınar. Bonsai ile uğraşanların yaptığı doğayı taklit edercesine yapılan doğal müdahalelerdir. Burda sorgulanması gereken , Bonsai ustasının neden doğayı taklit etmek için bu kadar çabalamasıdır , bu da bu insanların doğa sevgisidir , ruhunu onunla beslemek istemesidir. Buyrun, doğal müdahale görmüş ağaçlar, belki bir fikir verebilir, bu ağaçları sökmektense yerine fidancılardan satın alacağımız , bir çok zaman satılma şansı da olmayan eğri gövdeli ağaçlara uygulayabileceğimiz değişik tarzlar. |
|
|
|
|
|
|
#24 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 02-03-2009
Şehir: ankara
Mesajlar: 176
|
Alıntı:
Yalnız, 1. ve 4. resimler açılmıyor? |
|
|
|
|
|
|
#25 |
|
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
|
Bence bonsai konusunda yazılanlara bir kere daha bakmalısınız. Önce karşı olup sonra bilgi sahibi olunmaz. Bilmediği konuda ağaca özgürlük istemede ben sadece ard niyet görüyorum. Bu konuşma çerçevesinde bilgi ve /veya fikir edinme içerikli bir yazıyı henüz görmedim ben. |
|
|
|
|
|
#26 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-12-2010
Şehir: ankara
Mesajlar: 105
|
Alıntı:
-zaman buldukca yazıları okuyorum hemde her fırsatta, -bilgi ve fikir edinme konusundada; uyeler yapıcı konusma ve tartısmalar yapıyorsa bir kazanım olur, ben kendimce bazı seyler kazandım bile, (konu baslıgını hatırlatmak isterim tekrar : " yeni baslayanlar icin yardım " ) saygılarımla |
|
|
|
|
|
|
#28 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 24-07-2009
Şehir: İstanbul, Sarıyer
Mesajlar: 505
|
Sevgili jokerkan, Sizi anlayamadığımız konusunda hemfikir olmaya başlıyorum. Çünkü konu içerisinde bahsedilen "bitkilerin özürlüğü", "bitkilerin hakları", "doğal sürece müdahale" gibi şeylerin dilimizde ne ifade ettiğini düşündüğünüzü anlamak gerçekten zor. Sözlük ve Türkçe öğretmeninden yardım almanız (burada yalnız size karşı yazmıyorum) gerekebileceğini bu yüzden yazdım. İlk mesajınızda "bonsai yapmak doğal sürece müdahale değil midir?" yazmıştınız. Burada doğada, insan etkisi olmadan işleyen bir sistemin insan etkeni ile değiştirilmesinden bahsediyorsanız bu anlamda konuşulabilecek başka bir konudur. Eğer "doğal sürece müdahale" konuşulacaksa doğa-çevre ilişkisi ve insan-çevre ilişkisi konuşulmalı. Bu durumda konunun bonsaiye bağlanması son derece güç olacaktır. Örneğin araba üretmek, ev yapmak, bisiklet yapmak, doğal gazlı sistemler üretmek, çelik ve silah üretmek vb sayamayacağım insan eli değen hemen hemen her şey "doğal sürece müdahale"dir. Hak hukuki bir terim olmakla beraber, emek karşılığını da ifade eder. Bu yüzden "bitkilerin hakkı" yazıldığı zaman anlaşamamamız normal değil mi? Özgürlük, genellikle insanlar için kullanılan bu terim, kısıtlamalardan bağımsız olmak, serbestlik anlamıyla dahi kullanılsa; "bitkilerin özgürlüğü" şeklinde kullanıldığında anlamını yitirmektedir. Bu yüzden durumu saçma buluyor ve tepki gösteriyorum fakat aşırı olduğunu düşünmüyorum. Duruma bir de şu şekilde bakalım. İçimden bir ses diyor ki bu insanlar, "değişim"den bahsediyorlar. "Uzun bir ağacı kısa bir ağaç, pürüzsüz bir gövdeyi oyuk ve kovukla dolduruyor bu bonsaiciler. Acaba bu değişim kötü bir şey mi?" diye sormak istiyorlar. Sonra da kendi kendime anlam çıkarmaya çalışmamam gerektiğini düşünüp, okuduğum anlamsız cümlelere tepki gösteriyorum. Acaba sizce aşırı tepki mi gösteriyorum? |
|
|
|
|
|
#29 |
|
-
Giriş Tarihi: 31-08-2010
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 55
|
tourkana cevabınız , anlatım kabiliyetiniz müthiş...Sizi saygıyla selamlıyorum.Budur! |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-12-2010
Şehir: ankara
Mesajlar: 105
|
yani bitkilerin hakkı derken yasama hakkını kastedmiştim ben, hukuksal mevzular degil ****** , soyle birseyde yokmu sizce? ,yani denilenler dogrudur bitkilere yıldırım carpıyor , heyelan oluyor, ceşitli zararlılar saldıryor ve bitki can havliyle deriz ya o sekilde canlı kalmaya calısıyor bazan basarıyor bazan yenik dusuyor bu felaketlere. Bonsai de de elimizdeki bu bitkiye bir çeşit bu zor kosulları (mini felaketleri) biz yaratmıyormuyuz? Mesela yıldırım carpıyor kokleri yanıyor dogada ama evdeki bonsainin koklerine yıldırım carpmıyo bonsai ci arkadas kesiyor. ya da dogada yukardan kayalar yuvarlanıyor dalları kırılıyor ve değişik bir şekilde belki tek dalla yasıyor ama bonsaici arkadaslar bunu bilerek yapıyor bitkiye az dalla yasasın guzel gorunum olsun diye. Acaba bitkinin dogada basına gelmesini istemeyecegi seyleri (yıldırım carpması,zararlı bocekler, fırtınalar ,hortumlar) biz skendi evimizde bitkinin basına mı getiriyoruz? ve onun hayata tutunmaya calısmasını mı seyrediyoruz? NOT: amac beyin fırtınası arkadaslar kimseyi itham etmiyorum kimse yanlıs anlamasın. |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|