agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Kompost > Solucan Kompostu
(https)




Beğeni Düzeni111Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 29-09-2011, 14:07   #31
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 13-09-2011
Şehir: Londra
Mesajlar: 3
yurtdisinda solucan

Sayin Eflone,

"..benim de satın almak istediğim bir solucan türü var, ben de onu denemek isterim. Yapılan çalışmalarda humus düzeyi şu an forum üyeleirnin kullandığı Eisenia fetida' ya göre 1.5 kat kadar yüksek bulunmuş. " demissiniz. Buldugunuz bu turun ismi nedir acaba? Belki ben Ingiltere'de bulup Turkiye'ye giden bir arkadasla size gonderebilirim. Hava alani kontrollerinde sorun cikarmaz herhalde buyuk bavul icerisindeki solucanlar.

Ileride ben de deneyebilirim solucan kompostunu, dedigim gibi tecrubelerinizi ilgiyle takip ediyorum.

Tesekkurler.

Selim

selsipahi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-09-2011, 16:57   #32
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi selsipahi Mesajı Göster
Sayin Eflone,

"..benim de satın almak istediğim bir solucan türü var, ben de onu denemek isterim. Yapılan çalışmalarda humus düzeyi şu an forum üyeleirnin kullandığı Eisenia fetida' ya göre 1.5 kat kadar yüksek bulunmuş. " demissiniz. Buldugunuz bu turun ismi nedir acaba? Belki ben Ingiltere'de bulup Turkiye'ye giden bir arkadasla size gonderebilirim. Hava alani kontrollerinde sorun cikarmaz herhalde buyuk bavul icerisindeki solucanlar.

Ileride ben de deneyebilirim solucan kompostunu, dedigim gibi tecrubelerinizi ilgiyle takip ediyorum.

Tesekkurler.

Selim
Selim Bey, türü tabi ki söyleyebilirim. Bende saklı kalması için söylememiştim, sadece sayfada yeni bir tartışma onun üzerinden açılmasın istemiştim. Eudrilus eugeniae türün adı, african nightcrawler diye de biliniyor. İngiltere' de kolaylıkla bulabileceğinizi düşünüyorum. Arkadaşlarınız tarafından Türkiye' ye de getirilirse memnuniyetle karşılığını ödeyebilirim
Selim Bey başlıktan da okuduğunuz gibi bu benim ilk solucan deneyimim ve başlangıçta düşündüğümden çok daha öğretici, üzüntülere sahne olsa da, hayli eğlenceli geçmekte. Çevreye olan bakışımı oldukça değiştirdi. 1 cm' den biraz büyük bebek solucanları izlemenizi bir an önce tavsiye ederim. Çünkü evcil hayvan izlemek kadar keyifli oluyor
Sağlıcakla kalın.

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-09-2011, 17:09   #33
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Savaş Mesajı Göster
Sayın eflone,

yataklama malzemesi kullanmak solucanlar için vazgeçilmez bir koşuldur. En temelde onun içinde rahat ederler. İnce ince doğranmış siyah-beyaz gazete kağıtlarını bir gün önceden ıslatıp nemlendirerek kaba koyabilirsiniz. Kapta ısı yükselse, asidik bir ortam oluşsa bile solucanların sığınacakları tek yer bu malzeme olmaktadır.

Diğer taraftan sizin malzemenin asit düzeyi dengesiz olabilir. Solucanlar bu nedenle ölmüş olabilir.

Kolay gelsin.
Savaş Bey, şu ana kadar verdiğiniz bütün tavsiyeler için teşekkür ederim. Yataklamanın önemli olduğunu bildiğim için bütün fotoğraflarda görebileceğiniz gibi mukavva kullanıyorum. http://www.agaclar.net/forum/attachm...-agaclar33.jpg fotoğraftaki deneysel kapta da tepede görünenlerin hemen hepsi mukavvadır. Merak ettiğim, acaba az kullandığımı mı düşünüyorsunuz? Çünkü bana şu an az kullanıyorum gibi geldi. Bu arada sizinle deneyin sonucunu paylaşmak isterim: malesef o kasada bir dengesizlik var, bu solucan da öldü. Ancak talihsiz ölümü diğer solucanların hayatını kurtarmış olabilir. Dilerseniz size kasanın şu ana kadar geçtiği merhalelerden bahsedeyim;
Öncelikle kasayı doldurmaya fazla miktarda muz kabuğu mukavva kahve artığıyla başlamış; salatalık, patates, yumurta kabukları, çotanak eklemiştim. Sonraki gelişimi forumda da paylaştım, yarı çürümüş yaprak, taze söğüt yaprakları, biraz daha mukavva vs.. Fakat burada hata yapmış olabileceğim iki noktaya forumda değinmedim:
-Kahve artıklarını kutunun kuru ağırlığının yarısı olacak kadar fazla koymuştum, ortamın asit olmasına sebep olabilir
-ikinci ve daha önemli olduğunu düşündüğüm, bir şişede aylardır limon yaprağını kompostluyordum. Yeterli olduğunu düşündüğüm bir zaman açıp bir miktar bitkilere vermiştim. pH ölçerimle kabaca ölçtüğüm pH 4-5 arası gibiydi. O zaman kasada solucanlar olmadığı için kompost kasasına da eklemiştim. Mikroorganizma ekmenin yararlı olabileceğini düşünmüştüm.

Başka bir yerde hata yapmışsam belirtmenizi rica ediyorum. Bir de gerçekten ortamda yoğun bir asidite varsa kokonlarından çıkacak yüzlerce solucanın ölmemesi adına acil önlem olarak ne alabilirim sizce? Çünkü kokonları el yordamıyla bulup başka bir kaba almak mümkün görünmüyor.

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-10-2011, 17:32   #34
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Kısa olarak gelişmeler:
-kasanın vermitoksik içerikli olduğu kesin bir şekilde ortaya çıkınca içeriği olduğu gibi boşalttım. Kasanın içindeki bol miktardaki muz kabuğundaki veya sebze kabuğundaki pestisidlerin sebep olabileceğini düşünüyorum.
-Kalan solucanları (6 erişkin, 4 yavru) ve kokonları eskiden olduğu gibi kaba aldım. Yataklama olarak bu sefer torf kullandım. Sphagnum değil, üzernde humus katkılı yazan normal bir torf. İki gündür fazla sorunlu durmuyorlar.

Marketten alınan sebze meyve kabuklarındaki zirai ilaçların solucan öldürdüklerini artık öğrendiğime göre artık onlardan katmayacağım. Ama geriye ne kaldı ki? Bakalım ilerleyen günlerde ne tür gelişmelere şahit olacağız.

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2011, 10:57   #35
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 24-12-2010
Şehir: KOCAELİ
Mesajlar: 51
Dostlar,
metrekareye 2000-2500 solucan koyulması öneriliyor.Bir halının yüzey alanı en ile boy çarpımıdır,ama bir kutunun yüzey alanı ise,(a.b+a.c+b.c).2 dir. Eni 1 metre boyu 2 metre olursa 2 metre kare olur o da 4000-5000 solucan koyacağız. Eni bir metre boyu 2 metre yüksekliği 30 santimetre olursa 5.8 metrekare olur ki o da,11600 solucan olur hangini seçeceğiz.Bu oranları göremediğim için bilgilerinize sundum.
İkinci konu:bizim toprak solucanlarıyla bu iş olmaz diyorlar,yurt dışından da, tarım bakanlığı izin vermiyor.Nasıl yapılacak bu iş?
Sevgi ile,

rise_com beğendi.
sırça Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2011, 12:07   #36
Ağaç Dostu
 
Savaş's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-03-2009
Şehir: Ankara
Mesajlar: 326
Galeri: 131
Sayın sırça,

yükseklik bu bakımdan önemli değil. Solucanlar zaten yüzeyde beslenen canlılar. Bu neden boy ve en çarpımına yani metrekareye bakacaksınız. Yükseklik ancak kabın içinde çok fazla yığın birikmemesi açısından önemli Çünkü aksi kalde solucanlar kendi dışkıları içinde ezilip haraketsiz kalıyor ve ölebiliyorlar.

Savaş Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-10-2011, 10:45   #37
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Uzun bir aradan sonra herkese merhaba,
Kısa kısa gelişmelerden bahsedeyim:
-Son zamanlarda değişen havanın solucanlar üzerine etkisini kabaca incelemekteyim, balkonda ısı güneşli zamanlarda öğlen 31 derece akşam 15 derece gibi oluyordu. Şimdi sıfır güneşli havada sabah 18 akşam 10 °C oluyor. Biz insanlar için soğuk olsa da solucanların optimum 20 derecede yaşadıkları bilgisiyle sağlıksız olmadığını düşündüğüm bir ortamda olduklarını düşünüyorum. Yalnız yaklaşan kış ayı için tedbirler düşünmekteyim. Battaniye vs dışında önerilerinizi bekliyorum.
-Şu ana kadar denediğim vasatlar içinde solucanların en sağlıklı göründükleri vasat torfmuş. Önceki denemelerimde yuvarlak solucanlar yassı solucan gibi görünüyorlardı, şimdi gerçekten silindirik şişman toprak solucanı gibi görünüyorlar. Belki de alışkanlıkları değişti, şu an çoğalmaktan ziyade yaşamak için bulunuyorlar.Belki bu gidişle elimdeki az solucan popülasyonuyla hedeflemem gereken hızlı çoğalmayı yakalayamayacağım. Ancak farklı durumlara verdikleri tepkileri ölçüp aramızdaki anlayışı geliştirdiğinden şu anki durumdan oldukça memnunum.
-Bütün bahsettiklerime rağmen solucanlar artıyorlar. Belki daha önce bıraktığım kokonlardan, belki de yeni bırakılan kokonlardan çıkan birkaç solucan gördüm bugün.Zaten torf her yerlerine yapıştığı için yavruları ayırt etmek oldukça güç oluyor.
Name:  agaclar35.jpg
Views: 2101
Size:  53.3 KB
Haftalardır besin takviyesi yapmıyordum, bugün uygun bir gün olabilir gibi geldi ve daha önce ölümcül sonuç vermiş kasadan aldığım çim artıkları ve balkonumda kendi yetiştirdiğim domatesimden verdim. Domatesi verme amacım yoktu ama dalından yanlışlıkla kopunca boşa(!) gitmesini istemedim. Umarım hoşlarına gider.

Name:  agaclar34.jpg
Views: 2568
Size:  55.9 KB
Ölümcül kasanın son hali.Baştan aşağı yıkayıp tekrar düzenledim. Bahara yakın dönemde bunun gibi kasalardan alıp sebzelerimi bunda yetiştirmeyi düşünüyorum. Küçük saksılarda aldığım sonuçlar gayet sevindiriciyken burada harika sonuçlar alacağımı umuyorum

mdfd beğendi.

Düzenleyen eflone : 19-10-2011 saat 22:52
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-10-2011, 12:01   #38
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Bugün havanın güneşli olmasından faydalanıp okulu astım ve balkonumla ilgilendim. sebze fidelerimi yeni saksılara koydum, aranjmanlar yaptım ve solucanlarımın keyfine baktım. Keratalar ı güneşe çıkardım kemikleri ısınsın diye :] hemen toprağa kaçtılar kıvrıla kıvrıla. Bugün keyifliyim o yüzden üslubuma fazla takılmayın. Solucan popülasyonum adeta bir gelişmekte olan ülke, adeta bir Türkiye. Bir yetişkin yaşlı solucana 5 6 yavru solucan düşüyor. Kokonlar hemen hemen tükenmişler yavrular ortalıkta cirit atıyor. Bahara kalmadan yüzü buluruz merak etme sen diyorlar.

Name:  agaclar36.jpg
Views: 2195
Size:  71.7 KB
Yetişkinlerimizden biri. 'clitellum'uyla gövde gösterisi yapıyor.

Name:  agaclar37.jpg
Views: 2428
Size:  70.3 KB
Torf güzel bir vasatmış, küçüğünden büyüğüne solucanlar hoşlanıyorlar. Keşke zamanında bütün kokonları buraya alsaydım. Şimdi en az yüz solucanım bu kutuda olabilirdi.

mdfd beğendi.

Düzenleyen eflone : 10-02-2012 saat 14:47
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-10-2011, 20:47   #39
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Herkese tekrar merhaba. Bu sefer çok ilginizi çekeceğini düşündüğüm solucan dışı bir konuyla ilgili haberlerle karşınızdayım Ama önce solucanlardan bahsedeyim yine de.
Geçen söylediğim gibi gençlerin hakim olduğu popülasyon gelişimine devam ediyor. Dün halk arasında kulağa kaçan adı verilen böceği kapalı balkonumda gördüm. Nereden geldi bilmiyorum ama solucanlar için tehdit oluşturabilirdi. Hemen uzaklaştırdım. Ve kilitli ilkel yalıtımlı kutu sistemini geliştirdiğim için başarılı hissettim kendimi. Her neyse asıl haberim başka.
Dün birkaç yıllık limon ağacına kumkuat aşısı yaptım. Tutar mı bilmem ama bayağı öğretici ve eğlenceliydi.

Aslında üç göz aşıladım ama gece fotoğraf makinesi çekimi güzel olmadığı için üçüncüyü bir türlü odaklayamadım. Sabahları da evde olmadığım için malesef şimdilik bu fotoğraflarla yetiniyorum. Baharda tomurcuklar çıkmaya başlayınca fotoğraf eklemeye devam ederim inşallah
Name:  agaclar38.jpg
Views: 2478
Size:  35.6 KB

Name:  agaclar39.jpg
Views: 2276
Size:  28.2 KB

Bu arada daha önceki kompost kasamın tam üstüne toprak doldurduğum yeni kasamı ekledim. Umarım balkonun yük taşıma sistemine zararlı bir ekleme yapmamışımdır. Hep yapmak istiyordum, dün yaptım kışlık yeşil yapraklı sebze ihtiyacımı karşılasa yeterli olacak Kendi kendine yeten bir balkon olması için çalışmalarım sürecek.. İleride bir zaman için hedefim: Dışarıdan yarı bağımsız bir ekosistem oluşturmak.

Name:  agaclar40.jpg
Views: 2521
Size:  41.1 KB
Hal-i hazırdaki roka ve kırmızı marullarımı hemen ektim. Bakalım lezzetlerini kaç haftada tadar olacağım.
Name:  agaclar41.jpg
Views: 2358
Size:  41.1 KB

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-11-2011, 09:53   #40
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Bir ay kadar bir süreden sonra herkese merhaba.
Hem kışın gelmesi hem de okul yüzünden yalnızca kişisel mesajlara cevap verebildim. Ama bugünlerde oluşan küçük aradan faydalanıp sizleri gelişmelerden haberdar etmek istiyorum;

Kış balkona gelip gitti-her an geri gelmesini bekliyoruz-, dona yakalanan çiftçiler gibi bir kısım çok sevdiğim bitkimi feda etmek, kalanları da evin güneş almayan sıcak yerlerine taşımak zorunda kaldım. Solucanlar içinse:
Name:  agaclar44.jpg
Views: 2087
Size:  70.0 KB
Name:  agaclar43.jpg
Views: 2805
Size:  37.2 KB
Önce bir kat daha strafor döşeyip kapı ekledim strafordan. Bununla yetinmeyip eski kapısına sünger çektim. Ve içeri 1 litre sıcak su koydum hemen her gece kalorifer etksi yapması için.

Ancak yine de çok soğuk oluyordu geceleri. Solucanlar eski hareketliliklerini yitirmeye başlamışlardı. O yüzden içeri aldım yavrucakları. Yavrucak diyorum çünkü hala erişkin çok az solucan onlarca yavru solucan var kutuda.

Bugün beslenme günleriydi:
Name:  agaclar45.jpg
Views: 2310
Size:  70.1 KB


Name:  agaclar46.jpg
Views: 2275
Size:  73.7 KB
Bu fotoğraf eski diğerlerine göre. Kış gelmeden önce çekmiştim ama foruma ekleme şansım olmamıştı. Epigeik solucanların farkı işte bu durumlarda ortaya çıkıyor. Tek başlarına yuvalarında yaşamaktansa çoğu zaman yan yana dayanışma halinde, değişen koşullara inanılmaz hızda adapte oluyorlar. Benim görevimse onları değişen koşullarına en iyi şekilde adapte etmek.


Name:  agaclar42.jpg
Views: 2296
Size:  34.7 KB
Bunu da sizinle paylaşmak istedim, çünkü bahardan beri uğraştığım şeylerin meyvelerini topladım bu sonbahar. Her gün belki de ayrı bir mutluluğa şahit oldu. İlk senemde kendimi yeterince başarılı hissediyorum

mdfd, sedo ve rise_com beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-12-2011, 11:56   #41
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Uzun bir aradan sonra herkese merhaba. Kısa bilgilendirmenin ardından fotoğraflarla 3 haftanın özetini yapacağım.

Öncelikle solucan popülasyonunun demografik durumundan bahsetmekte yarar var. Önceki girilerimde büyük bir genç solucan nüfusun olduğundan fakat erişkin düzeye geçmediklerinden- yani clitellumları ortaya çıkmamış olmasından- bahsetmiştim. Bu 3 hafta içinde en önemli gelişme erişkin hale geçen birkaç solucanın olmasıydı. Kutu artık seksüel olarak daha aktif ve popülasyonun önümüzdeki aylar içinde eksponansiyel bir artış bekliyorum. Tabi ki yaşam alanlarını kısıtlayıcı faktörlerden sakınırsam.

Kutu içinde solucan yoğunluğu gözle görülür şekilde arttı ve yetişkinler yeni kokonlar üretmeye devam ediyorlar.

Bu seferki deneyimimde başlangıçta kokon sayısında ciddi azalmalar olmuştu. Bunun sebebi kokondan çıkan yavruların hızına elimizdeki 3 4 yetişkin solucanın üremelerinin yetişememesiydi. Bu problem şu anki popülasyon dinamiğiyle aşılacak gibi görünüyor. Tahminimi kaba gözlemlerim de destekliyor nitelikte. Geçelim fotoğraflara;

Name:  agaclar47.jpg
Views: 2548
Size:  70.1 KB
3 hafta önce bitki kalıntıları ve kahveden oluşan bir menü hazırlamıştım.

Name:  agaclar48.jpg
Views: 2355
Size:  60.4 KB
Her beslemeden sonra yaptığım bir şey olarak yumurta kabuğu ekledim.

Name:  agaclar49.jpg
Views: 2751
Size:  42.1 KB
2 hafta önce ise çay posası ekledim. Kutu mis gibi koktu, yumurta kabuklarını ekleyinceye dek

Name:  agaclar50.jpg
Views: 2238
Size:  27.3 KB
Yakalayıp göstermek için fotoğrafını çektiğim bir kokon.

Name:  agaclar51.jpg
Views: 2251
Size:  68.7 KB
Bu da bu sabah çektiklerimden. Erişkin sayısı 5i aşkın durumda.

mdfd ve rise_com beğendi.

Düzenleyen eflone : 10-02-2012 saat 14:46
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-12-2011, 10:38   #42
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Bir buçuk gündür küçük bir hasatla solucan gübresi yapmaya çalışıyordum. Sabah okula gitmeyince mucizevi şeylere şahit oldum.

Bir buçuk günden fazladır suda 'demlenme'sini beklediğim kompost çayını kullanmak istedim. Hava borusunu kaldırdığımda gözümden kaçmış bir yavru solucan gördüm. Sanırım içeri kaçan bir kokondan çıkan son yavruydu. Başta çok üzüldüm öldürdüğüm için. Ama ölmüş bir solucana benzemiyordu. Gayet sağlıklı görünüyordu. Hemen ortamdan aldım ve hareketlenmeye başladı. Mutluluğum kayda değerdi. Hemen diğer solucanların yanına kutuya koydum. Anında toprağa doğru hareketlenip kayboldu.

İşte tam bu arada koyu bir kokonun üzerinde hareketlenmeler gördüm. Zaman bu zamandı solucan doğurtacaktım Belki daha önce diğer kardeşler kokonu terk etmişlerdi, ama kalanlardan tecrübe edebilirdim solucan çıkartmayı. Bir tek solucanın çıkmasını beklerken, elime aldığım kokondan hafif masaj hereketleriyle sağlıklı dört yavru solucan çıkartabildim İnanılmazdı. Hemen bütün deneyimi kamerayla kaydedebildim. Bir kısmını sizinle paylaşıyorum:

Name:  agaclar52.jpg
Views: 1858
Size:  23.5 KB
Name:  agaclar53.jpg
Views: 2131
Size:  25.2 KB
The Little Worm is Hatching - YouTube

Değerli yorumlarınızı ve düşüncelerinizi bekliyorum.

mdfd, sedo, selis ve 1 kişi beğendi.

Düzenleyen eflone : 21-12-2011 saat 19:26
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-12-2011, 01:05   #43
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 24-12-2011
Şehir: Yozgat
Mesajlar: 7
verdiğiniz bilgiler ve paylaşım için teşekkürler bizlerde sizin deneyimlerinizden yararlanarak bu dikkat isteyen hususta birşeyler öğrenebilmenin mutluluğunu yaşıyoruz ve paylaşımlarınızın devamını bekliyoruz

muebbet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-01-2012, 10:14   #44
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Herkesin yeni yılını kutlarım.
Forumdan uzak kaldığım süredeki gelişmeleri aktaracağım.

Solucanların kabına yarı yarıya olacak şekilde gazete koydum. Şu an emin olacak derecede düşüncem o ki, solucanların kitle ölümlerine sebep olan şey yeni besin eklendiğinde kabın saatler içinde solucanlara ölüm saçabilecek kadar dar olması. Bir anda ortam kaçamayacakları kadar toksik oluyor ve malesef gazete deneyinde de birkaç solucanı kaybetmiş oldum: ( Ancak kalan kısım gazeteyi o kadar sevdi ki kokonları dahil bütün yaşama alanlarını gazeteye çekti. Şu an hatırı sayılacak derecede gelişme göstermiş bir solucan popülasyonuna eriştim.

Ve geçen hafta sizler için bilgilendirici olacağını düşündüğüm bir gelişme daha;
Gazeteli ortamlarında besin ihtiyaçlarına yönelik olarak birkaç kaşık kahve artığı eklemiştim kaba. Birkaç gün sonra kapağı açtığımda ortaya çıkan manzara buydu:
Name:  agaclar54.jpg
Views: 2773
Size:  71.4 KB

Name:  agaclar55.jpg
Views: 2251
Size:  63.3 KB

Kahve eklenmiş kısım olduğu gibi beyaz solucandı.

Name:  agaclar56.jpg
Views: 2990
Size:  66.3 KB
Nereden geldikleri hakkında bir fikrim yok ama, şu an ortada pek görünmüyorlar. Solucan kabına bir zararları yok ancak gübreyi hasat etmek istersem sorun çıkarabilirler.

Bu arada geçen hasatın sonucu bence tatmin edici oldu. Bitkilerin kışa daha dayanıklı girmelerini istemiştim ve şu ana kadar ölen olmadı Hatta birçok bitki çiçek açmaya devam ediyor
Yeni gelişmelerle tekrar bir arada olmak dileğiyle..

mdfd ve rise_com beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-02-2012, 14:44   #45
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Herkese tekrar merhaba. Yine hepiniz için önemli olabilecek bilgilerle karşınızdayım.

Öncelikle foruma yazmadığım süre içerisinde solucan kutusunun oldukça değişken koşullarda bulunduğunu belirteyim. Yani bu işe başlamak isteyen veya yeni başlamış arkadaşların aklında bulundurmaları şart olan bir durum bu. Saatler içinde çok şey değişebiliyor, o yüzden dikkati elden bırakmamak gerek. Solucanlara ölümcül olabilecek durumlarda kaçabilecekleri güvenli alanlar yaratmak gerekiyor. Ben şimdiye kadar bunu başaramadım. Çünkü başlangıçta seçtiğim kutu uygunsuzdu. Bahar ile birlikte geniş alana taşıyacağım solucanları, fakat şu an evimin içinde benimle birlikte aynı sıcaklıkta duruyorlar.

Geçelim solucan popülasyonu dinamiklerine;
-Yavru solucanlar (1-2cm olanlardan bahsediyorum) oldukça yüksek sayılara ulaştılar. Sayamasam bile 20 civarında olduklarını tahmin ediyorum. Toplamda ise 40a yakın olduklarını düşünüyorum.
-Solucanları son bir aydır çok az beslemem sonucunda vermikompostum vermikasta dönüştü. Adeta flow-thru sistemdeki gibi daha önce sindirim sistemlerinden geçmiş olan dışkılarını tekrar kullanmaları durumunda bıraktım. Böylece hem dipteki gübrenin kalitesi arttı, hem de solucanların iştahı.

Fakat son maddede belirttiğim açlığın önemli bir etkisi oldu. Daha önce başına böyle bir şey gelmemiş arkadaşlar ve yeni başlayan yetiştiriciler için önemli kısım burası, erişkin solucanlar clitellumlarını kaybetmeye başladılar. Küçük bir literatür araştırması sonucu bunun geri dönüşümlü olduğu ve ortamın besin içeriğinin ve neminin azalmasına bağlı olduğunu öğrendim. Bunun üzerine kompost kasamda bir miktar ayrışmaya maruz kalmış içerikten yüklü miktarda kasaya ekledim. Solucanlar birkaç günde inanılmaz bir şekilde tükettiler. Fotoğraflarda daha detaylı anlatacağım.

Şimdi fotoğraflarla bir ayın özetini ve ayrıntılı açıklamaları yapayım:

Name:  agaclar57.jpg
Views: 2109
Size:  71.9 KB
Gördüğünüz geçen sonbahardan kalma domateslerimden biri. Şahsi tüketimim için uygun görmediğimden solucanlara vermek istemiştim (31-01-2012). Ondan önce eser miktarda kahve ve yumurta kabuğuyla besliyordum. Domatesi olduğu gibi kutuya bıraktım ve solucanların tek başlarına kabuğunu delebilecek durumda olup olmadıklarına baktım. Günlerce herhangi bir zarar gelmedi kabuğa, solucanların olanca açlıklarına rağmen. Solucanları üzerine çekmek için domatesin üzerine yumurta kabuğu tozu döktüm. (son zamanlarda en çok tükettikleri şey yumurta kabuğu oldu. Bir gün içerisinde hepsini tüketiyorlar. Diğer fotoğraflarda da göreceğiz bunu.) Yarın kutuyu açtığımda bütün yumurta gitmişti fakat domates olduğu gibi duruyordu. Buradan kendimce çıkardığım sonuç, doku bütünlüğü olan canlılara solucanların herhangi bir müdahalesi olmuyor. Bunun üzerine domatesi parçaladım ve tahmin ettiğiniz sonuç oldu.. Hızla tüketildi.


Name:  agaclar61.jpg
Views: 1877
Size:  62.7 KB
Tabi bu arada sindirilememiş tohumlardan yeni domatesler çimlendi. Yazın bile bir haftayı bulabilen sürelerde çimlenirken, kutuda kısa sürede bu hale geldiler. Bana da küçük saksılara almak düştü tohumları. Bu sene erken hasatın tadını çıkaracağım gibi görünüyor..

Name:  agaclar59.jpg
Views: 1774
Size:  70.3 KB
Bahsettiğim kasa kompostu denemesi.. Kasadaki kompostun yanına son bir haftaya kadar sağlam olan, fakat soğuklardan kaybettiğim nohut bitkisini ve marulları ekledim. Görülen yeşillikler ona ait. Ortamın aşırı asidik olma ihtimaline karşı besin yatağını ve etrafını yumurta kabuğuyla örttüm.

Name:  agaclar60.jpg
Views: 1747
Size:  67.3 KB
Tam 4 gün sonra elimizdeki tablo buydu. Solucanların açlığı ve sayıca artmaları sebebiyle hızlı metabolize edildi besinler. Bahsettiğim clitellum kayıpları da yerine gelmeye başladı. Daha doğrusu clitellum'lu birkaç solucan görünmeye başladı ortalıkta.

mdfd ve rise_com beğendi.

Düzenleyen eflone : 11-04-2012 saat 12:28
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-02-2012, 17:29   #46
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Karlı bir 28 Şubat Ankara akşamında herkese merhaba. Bugün benim doğum günüm. Dışarı çıkabilseydim belki farklı şekillerde kutlayabilirdim, fakat evde kalarak bahar hazırlığı olarak tohumlarımı toprakla buluşturdum. Detaylarını uzun uzadıya anlatacağım. Şimdilik forumdan uzakta 17 günde yaşanan güzel olayları anlatacağım.

Öncelikle bu iki haftaya damgasını vuran olay aylardır hazırlığını yaptığım 'bitki evi' projemi hayata geçirip başarıyla bitirmem oldu. Bir sonraki entry'de ayrıntılı fotoğraflı anlatacağım. O yüzden daha eskilerden başlayarak anlatayım:

Name:  agaclar63.jpg
Views: 2099
Size:  59.8 KB
Kompost kasamın geçen hafta gibi öncesi bir zamandan görünümü. Kışın buz tutan organik atıkların ayrışmaları buzların çözülmesiyle hızlandı. Eski fotoğraflarıyla kıyaslanırsa ayrışmanın ne denli gerçekleştiği net bir şekilde görülebilir. Açtığım konunun kesinlikle en sağlam yönü de bu. Her şey ayrıntılı bir şekilde fotoğraflı dökümante edilmiş durumda ve kıyaslama mükemmel şekilde yapılabiliyor. Umarım bu özelliğinden yararlanıyorsunuzdur.

Name:  agaclar64.jpg
Views: 1671
Size:  43.2 KB
Solucanlara kürek kürek yediriyor olacağım ilerleyen günlerde. Hatta o zaman da vermiştim.

Solucanlar demişken, dün kutunun diplerine kadar didik didik edip demografik olarak incelemeye çalıştım. Erişkin sayısı oldukça artmış durumda. Daha önce eklediğim gazeteler hemen hemen bitmişler. Tahminimce selülozun mikroorganizmalar tarafından yıkılması bu hafta içine denk geldi. Çünkü hemen hiç gazeteye rastlamadım. Kutuya takviye olarak yeni aldığım çileklerden verdim.. Bir tanesi ilk zamanda küflüydü, diğeriyse nispeten sağlamdı.
Name:  agaclar66.jpg
Views: 1690
Size:  46.6 KB

Name:  agaclar67.jpg
Views: 1790
Size:  56.4 KB
Tam olarak iki gün sonra. Sağlam çileğin nasıl küflendiğini, küfün etrafının nasıl solucanlarca sarıldığına dikkat ediniz. Kompost kutusunda ilk saldırılan şey genelde küf oldu, böylece bir yandan besinlerini sağlamış oluyorlar, diğer yandan da oldukça yayılımcı karakterli bu mantarlardan kurtulmuş, ya da denge altına almış oluyorlar. Sonuç en geç bir hafta içinde tertemiz bir kutu oluyor her zaman.

mdfd beğendi.

Düzenleyen eflone : 11-04-2012 saat 12:27
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-02-2012, 18:42   #47
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Uzun uzadıya anlatmak isterdim, ancak fotoğrafları bir araya getirip hoş bir etki bırakmanın daha doğru olduğunu düşündüm. Buyrun fotoğraflar
Name:  agaclar68.jpg
Views: 2103
Size:  45.9 KB
Name:  agaclar69.jpg
Views: 2044
Size:  39.5 KB
Hazırlığı aylar sürse de 3 güne tamamlandı.Termostatlı ısı kontrollü, şu an pencerelerini yapmadığım için tam 'ev' sayılmaz, ama yeni ektiğim tohumları çıkaracak sıcacık bir yuva..İleride deneme amaçlı olarak solucan da barındıracak ev.. Sıradaki hedefim steril bir ortam yaratıp doku kültürü yapmak.. Ama kaç sene sonra ya da aylar sonra mı gerçekleşir göreceğiz. Sizlere tavsiyem, konuyu takip etmeye devam edin, arada da takip ettiğinizi belli eden yorumlar yazın. Okuyucu sayısı artıyor olsa da sizler için gerçekten yararlı olduğunu düşünmem için yorumlarınızı değerlendirmem gerekir. Zaten tüm olay sizlerle bilgi paylaşmak için, bütün fotoğraflar anlatılanlar bu işlerle uğraşmak isteyip tecrübe etmiş birilerinden yardım almak isteyenlere..
Soğuk havalarda kendinize iyi bakın. Bol bol ıhlamur için, ya da benim gibi ıhlamur nane hatmi karışımı yapın

mdfd ve rise_com beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-04-2012, 12:51   #48
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Bir buçuk aylık bir aradan sonra tekrar merhaba. Baharın gelmesiyle birlikte daha çok iş yapıp daha az forum bakar oldum. Yazamadığım zaman önemli şeyler olmadı sanmayın, aksine kışın bir birkaç ayda olacak şeyler bir haftada oldu. Öncelikle en son çileğin küflenmesi konusunda kalmışız, hemen fotoğraflarla devam edelim.

Name:  agaclar70.jpg
Views: 1647
Size:  50.2 KB
Küflü fotoğraftan 3 gün sonrası. Küfün kontrol altına alındığı, makroskopik ölçüde yok olduğuna dikkat ediniz.

Name:  agaclar71.jpg
Views: 1720
Size:  72.2 KB
Çilek parçası kaldırıldığında adeta kaya kaldırmış gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. İlk gördüğümde çok sevinmiştim.

Name:  agaclar73.jpg
Views: 2527
Size:  38.9 KB
Parçanın küçüklüğünden olsa gerek, çileği içten içten tüketenlerin yavru solucanlar olduğu görülüyor. Ya da aslan sürüsünde olduğu gibi büyükler mikroorganizma yoğunluğu en yüksek katmanları yedikten sonra kalanları mı bırakıyorlar?

Name:  agaclar74.jpg
Views: 1944
Size:  37.0 KB
Aylar öncesinde yavruyken clitellumuyla birlikte erişkin hale geçmiş bir solucan.

Efektif solucan sayısının 100ü geçtiğini tahmin ederek bundan sonra deneyler yapmaya başladım. Geçen sene ölümlerine sebep olan şeyi tam olarak öğrenemedim ve merakım devam ediyordu.O yüzden farklı ortamlarda farklı maddelere maruz bıraktım. Bir sonraki entry de ayrıntılı bahsedeceğim.

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-04-2012, 13:03   #49
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Öncelikle denemek istediğim şey kokonları izole bir çevrede bekletip solucanların kaç günde çıktıklarını anlamak oldu.

Bu yüzden topladığım kokonların gelişmişlik düzeylerini ortaya koymak için fotoğraflarını çektim.

Name:  agaclar75.jpg
Views: 2372
Size:  16.9 KB
Kesin bilgim yok fakat tahminim şu ki, ilk kez kokon üreten erişkin solucan kokonla birlikte derisini de atıyor.
Şeffaf kuyruğumsu yapıya yalnızca mukus diyebilirdim fakat yeni erişkin hale geçmiş bir solucanı içine
alabilecek içi boşluklu bir yapıdaydı ve kokonun üzerini de tamamen deri gibi örtüyordu.

Name:  agaclar76.jpg
Views: 2930
Size:  26.8 KB
Fazla manüplasyon sebebiyle susuzluğa ve darbelere maruz kalmış farklı evrelerdeki kokonların görüntüsü.
Yeni oluştuklarında daha açık renkli iken çıkmaya yaklaştıkça koyulaşıyorlar.

Ancak sabırsızlığım ve ortamın yeterli olmadığını düşünmem yüzünden kokonları bekletemedim ve diğer denemelerle devam ettim.

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-04-2012, 13:25   #50
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Solucanları öldüren sebebi ararken diğer yandan da yazın kasadan beslenecek olan solucanların kasadaki ortama cevaplarını merak ediyordum. O yüzden on beş kadar her dönemden solucanı küçük bir kapta kasadan aldığım içeriğe aktardım.

Name:  agaclar77.jpg
Views: 2159
Size:  47.7 KB
İlk zamanlar kış boyu kasada kalıp kısmi çürüme geçirmiş yapraklar ve nispeten yakın zamanda eklediğim 3 mukavva parçası görülüyor. Eklemem gerek ki, mukavva gazete kağıdından birkaç sebepten dolayı üstün. Her şeyden önce gazete gibi üst üste yığılma yapmayarak bozulma için yüzey alanını arttırırken solucanlar için de erişimi ilk andan itibaren mümkün oluyor. Ayrıca içindeki oluklarda gününün büyük kısmını geçirmek isteyen solucanlar oluyor.

Name:  agaclar79.jpg
Views: 2078
Size:  63.2 KB
15 gün sonrası. Gözle görülen büyük farklar olmamasına rağmen solucanlar ilk zamana göre ortama alışmışlardı. Tabi hepsinin öncesinde hiçbiri ölmemişti. Yani kasa şimdilik ölümcül olmaktan uzaktı.

Name:  agaclar80.jpg
Views: 1951
Size:  54.4 KB
25 gün sonra. Genel olarak bakıldığı zaman ayrışmanın belirli miktarda olduğu görülebilir. Daha çarpıcı olan ise mukavva parçalarının yer yer deliklerle görüldüğü üzere parçalanmaya başladığıdır.

Name:  agaclar83.jpg
Views: 2002
Size:  36.6 KB
28 gün sonra Mukavvadaki parçalanmanın parabolik olarak artışı görülmekte.

Name:  agaclar85.jpg
Views: 1952
Size:  22.6 KB
Tek bir fotoğrafta 1 aylık serüven.. Ölümcül olmaktan çıkan kasa, solucanların kompostlaştırma yeteneklerinin ortaya konduğu bir arena haline gelmiş.

eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-04-2012, 13:41   #51
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Bir diğer denemeye geçmeden önce, baharı havuç suyuyla mı kutlamaktandır, birkaç hafta önce bol bol havuç suyu tüketir olmuştuk evde. Posalarını yiyebilir ya da çöpe atar durumdayken solucanların varlıklarını fırsat bilip kompostlamaya karar verdik. Bunun için sayıları çok yetersiz olduğu için ancak bir kısmını direkt verip diğerini bekletmeyi düşündüm. Direkt eklenen havuç iki gün içinde tüketilirken diğer kısmı dışarda kokuşmaya başladı. Bu halde kompost kasasına kokan havuç posalarını aktardım. Küf yoğunluklu kasada anaerob bakterilerin poşet içindeki kadar kolay yaşayamayacaklarını varsaydım. Fakat yine de bir hafta kadar dayanılmaz kokular balkonu, oradan evi sarmaya başlamıştı Kasayı eskiden olduğu gibi yine boşaltmayı göze alamazdım. En azından solucanları öldürecek bir ortam yoksa..

Bu sırada oluşmaya devam eden yeni ortama solucanların nasıl tepki vereceklerini merak ettim. Belki yine ölecek ve geçen seneki toplu ölümlerin sebebini açıklayacaktı. Ya da ölmeyecek ve anaerob mikroçevrenin solucanları öldürmediği sonucunu ortaya çıkaracaklardı. Eskiden kullandığım kompost kabını hazırladım ve içine iki adet erişkin bir adet yavru solucan yerleştirdim.

Name:  agaclar81.jpg
Views: 2147
Size:  44.2 KB
Saat 3 yönünde iki solucan görülmekte.
Ortamın bu kadar vıcık olmasının sebebi kokuyu gidermek için yaptığım garip faaliyetler.. Çay suyu dökmek gibi Havuç posası görmemenizin sebebi ise yarım kilo kadar kahve artığı eklenmiş olması ve önceki kasa içeriğiyle karışmış olmaları. Kasa içinde bol miktarda torf eklenmişti baharın başında. Çünkü solucanlar kasaya alınırsa yalnızca ayrışmayı bekleyen atıkların etrafında yaşamaları fikri beni korkutuyor hala. Yeni ölümlere sebep olmasın diye yaşam alanları oluşturmak üzere bolca torf eklenmiştir.

Kutunun gelişimi ile ilgili başka fotoğraf yok ancak sözel aktarabiliyorum; haftalardır gayet sağlıklı yaşıyorlar. Demek ki onları öldüren şey anaerobik ortam da değildi.

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-04-2012, 14:02   #52
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Bu deneylerin arasında havaların ısındığını düşünüp solucan kabını tekrar balkona çıkardım. Tabi şimdi hangi kutu diyor olabilirsiniz. Ana kutuyu..Mukavva sonucunun çıktığı kutu hala evin içinde, ana kutu ve anaerob kutu balkonda duruyorlar hala.

O zaman beni asıl korkutan deneye geçiyorum: muz kabukları..

Benim geçen seneki ölümleri sorumlu tuttuğum ana konu muz kabuklarındaki pestisitlerdi. Her ne kadar aynı marka muzun aynı dönemde hasat edilmiş halini kullanmasam da muz üreticilerinin eğer kullanıyorlarsa aynı çeşit ilacı kullanacakları varsayımıyla kontrollü bir şekilde muz kabuğu koydum kutuya.

Name:  agaclar78.jpg
Views: 1714
Size:  47.1 KB
Kabukları eklemeden bir hafta kadar öncesi. Hala evin içindeler.

Name:  agaclar82.jpg
Views: 1479
Size:  52.8 KB
Ve 3 gün önce kabukları ekledim.

Name:  agaclar84.jpg
Views: 1584
Size:  65.9 KB
Bugün öğle vaktinde aldığı manzara. 0 ölüm ve kabuğa üşüşen türlü solucanlar hallerinden şikayetçi değiller. Varlığından emin olmadığım ilaçtan etkilenmiş gözükmüyorlar. Muz kabuklarının üzerindeki kirlilik belki yeterince güzel görünmüyor fakat onlar küçük beyaz solucanlar. Yeni bir şey eklendiği zaman bir iki gün içinde etrafına üşüşüyorlar. Can sıkıcı gelmeye başladılar biraz ama bu aynı zamanda onlardan kurtulmanın kolay bir yolu olduğunu gösteriyor: kaba yeni bir şey koy, bir iki gün bekle; ve üzerindeki bütün beyaz solucanlarla birlikte at.

O zaman şu ana kadar öğrendiklerimiz ışığında:
-solucanları muz kabuğu öldürmedi.
-solucanları anaerobik bakterilerin hakimiyeti öldürmedi.

Yani geçen sene bizim ve konu hakkında görüş bildirenlerin üzerinde durduğumuz konuları elemiş olduk.. Halen ölüm sebeplerini merak etmekle beraber, şu an için geçen sene hazırladığım hazır olmamış sıvı kompostun ölümcül olabilmesi ihtimali üzerinde duruyorum

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-04-2012, 18:34   #53
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Güzel bir hafta sonunun son saatlerinde herkese merhaba.

Bahar tüm biyolojik varlıklara hız getirdiği gibi balkona da hız getirdi. Değişen ortamın hızıyla adeta o da değişiyor.
Değişimlerden ve gelişmelerden bahsedersek;

Muz kabuğu olan kutu, yani aylardır ana kutu vazifesi gören kutu muzları makroskopik olarak parçaladı.

Name:  agaclar90.jpg
Views: 1947
Size:  53.0 KB
Son fotoğraftan bir hafta sonra kutunun durumu buyken, ilerleyen zamanla kalan muz kabukları da ortama karıştı.


Name:  agaclar91.jpg
Views: 2209
Size:  70.8 KB
Bunun üzerine diğer bütün kutularda kullandığım mukavva parçalarını bu kutuya da koydum ve bir gün içinde önce büyük solucanların yuvası oldu mukavvanın olukları. Yeni konulan bir şeye bu kadar ilginin olması birazdan bahsedeceğim sebepleri düşündürdü. Büyük solucanların terk etmesiyle birlikte mukavva yüzlerce küçük beyaz solucanın istilasına uğradı. Öyle ki sabah akşam mekanik temizliğe karşı her sabah sayıları artmış şekilde mukavvalarda aktivite gösteriyorlardı.

Sayılarının kutudaki E.fetida' lara olan baskınlıkları nedeniyle artık bu kutuyu tamamen yenilemenin gerektiğini, yine de beyaz solucanları da takip amaçlı bir kaba koymak gerektiğini düşünerek kademeli olarak kırmızı solucanları farklı kaplara almaya başladım. Eksilen her kırmızı solucanla birlikte beyaz solucanların hakimiyeti belirginleşti. Öyle ki günde iki kere temizliğe rağmen kutunun duvarları silme beyaz solucan oluyor, öğle sıcaklarının kurutucu etkisinden etkilenmemek için onlarcası bir araya gelerek solucan topları oluşturuyorlardı. Biraz sonra daha ayrıntılı bahsedeceğim, şu an kutuda yüzlerce beyaz solucan var ve bütün yetişkin solucanlar diğer kutulara aktarıldı. Yavru solucanları çoğu zaman gözle kestiremediğim için kutu içeriğini sıvı ya da toprağa direkt uygulama şeklinde harcamayacağım. Minimum seviyede solucan kaldığından emin olduktan sonra kasa içeriğini boşaltıp, 'diğer solucanları öldürmediğinden emin olduğum' kompost kasasından hazırlayacağım ortama tekrar yerleştireceğim.

Bu arada çok önemli bir konu, geçen sene yüzlerce solucanın telef olmasının ortamını yaratan 'mit'ler, bir ara tamamen gözden kaybolmuşlardı, şu an tekrar ana kutuda ortaya çıktılar. Bu sefer kırmızı değil beyazlar. Güneş gördükçe ya da yetişkin hale geçtikçe kırmızı hal aldıklarını düşünüyorum. Mit lerin kaynağından emin değilim ama evimde halıların vs. arasında yaşıyor olma ihtimalleri üzerinde duruyorum. Ve solucanlara aylardır gözle görülebilir bir zarar vermiş değiller.

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-04-2012, 18:45   #54
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Ana kutuyu şimdilik bir kenara bırakıp, mukavva deneyinin yapıldığı diğer kutuya geçersek, foruma yazdıktan yaklaşık iki gün sonra mukavvalar tamamen gözle görülemez parçalara ayrılmıştı.

Ana kutunun aylardır değişmeyen ortamının solucanlar üzerine yarattığı tahmini stressten ve ortama hakim olan beyaz solucanlardan dolayı mukavvaların parçalanmasını yeterli görüp kutu içeriğini solucanları ve kokonları ayırdıktan sonra toprağa aktardım.38 solucan ve 20 kadar kokon topladım.

Name:  agaclar93.jpg
Views: 2377
Size:  45.7 KB
Yeni ortamlarıyla birlikte böyle görünüyorlardı. Farkedilirse bu sefer parçalanacak içerik fazlaydı. O yüzden ana kutuyu tasfiye planlarım doğrultusunda 30 tane yeni solucan ekleyip yaklaşık 70 solucan ve 20 kadar kokonla kutuyu takibe aldım. 6 gündür ölen ya da kutudan huzursuz olup kaçan olmadı. Kutu içeriği parçalanmaya dışkı olarak atılmaya başlandı.

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-04-2012, 19:09   #55
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Ana kutudan bir diğer katkı da anaerob floranın bir zamanlar hakim olduğu diğer kutuydu. Tahminimce 30 kadar solucan varken kutu kayıpsız yoluna devam ediyordu. Ana kutudan 90 kadar solucan eklenmesiyle 120 solucanla 6 gündür izleniyor ve hiçbir sorun çıkmadı. Kutunun kompostlama işlevi gözle görülür şekilde hızlandı. Ve ilginç bazı olaylar bir takım sonuçlar çıkarmama sebep oldu.
Diğer kutulara göre koku olarak anaerob, ve oldukça ıslak, vıcık vıcık denebilecek bir ortama sahip kutuda daha önce fotoğraflarını çektiğim beyaz solucanların büyümüş formuyla karşılaştım. Daha önce kokondan çıkmalarına yardımcı olduğum solucanlar boyutunda fakat belirgin clitellumları vardı. Ve asıl ilginç olan gövdelerinin orta-son segmentlerinde belirgin pigmentasyon gösteriyorlardı. Buradan yola çıkarak oluşan sorular:
- Beyaz solucanlar aslında aylar süren gelişimlerinde yeni bir noktaya mı gelmişti?
- Yoksa yeni kutunun yüksek nem oranları mı onların böyle büyümelerine sebep olmuştu?
- Zayıf bir ihtimal olarak acaba kırmızı solucanların yavruları mıydılar? Yani ana kutuda aylardır kurtulmaya çalıştığım şeyler, çoğalmaları için elimden geleni yaptığım kırmızı solucanlarım mıydı? Bu son ihtimal benim gözümde zayıf çünkü ana kutuda yüzleri belki bini bulan sayıları kutudaki az sayıda kokondan kaynaklanmış olamazdı ve bu solucanların belirgin yetişkinlik göstergesi clitellumları vardı.
Name:  agaclar92.jpg
Views: 1962
Size:  40.6 KB


Beyaz solucanları takip edeceğim ve mümkün olursa fotoğraflarını çekeceğim. Şu an 120 solucan sorunsuz kutuda yaşamaya devam ediyorlar.
Subjektif bir tespit olarak, anaerob ortamın solucanların beslenmesine katkı sağladığı bile söylenebilir. Ya da bunun sebebi diğer kutulara göre daha nemli olması da olabilir, ancak bakteri yoğunluğunun artmış olması besin kaynağı temel olarak protozoa olmasına rağmen solucanların işine yaramış olabilir.

Gelelim nispeten daha yeni gelişmeye:

Ankara toprağını kazarken yaklaşık on tane yavru+erişkin ve bir kokon olarak karşılaştığım, hemen evime getirdiğim solucanlar..
Name:  agaclar94.jpg
Views: 1880
Size:  69.7 KB
Belirgin yeşil pigmentasyonları göze çarpıyor. Tür analizini yapmaya fırsatım olmadı fakat bilen birileri varsa yardımcı olabilirlerse mutlu olurum.

Toprağın kazdığım derinliğiyle ilişkili olarak solucanların orta derinlikte yaşayan bir türe ait olduklarını düşünüp, kompost için değil, yalnızca balkonumdaki biyolojik çeşitliliği arttırıp farklı gözlem olanakları yaratmaları amacıyla kendi çapımda bir ortam hazırlamaya çalıştım.

Name:  agaclar96.jpg
Views: 1953
Size:  70.4 KB
Name:  agaclar95.jpg
Views: 2509
Size:  71.8 KB
Sistem iki katlı, alt katta toprak karışımları ve zamanla ayrışmasını takip edeceğim çam ağacı gövdesi var.. Baştaki tahminlerime göre gece yemek yemek için oluşturdukları yuvalarından çıkıp üst kattaki yanmış gübre yığınına gideceklerdi. Bu tür solucanların doğal olarak yaptıkları gibi çürümüş yaprak eklemeyi isterdim ancak mevsim itibariyle bulamadığım için böyle bir yola başvurdum.
İki gün önce açıp baktığımda ikinci katta solucan yoktu ve birinci katın yüzeyinde hareketlilik mevcut değildi. Ya doğru zamanı yakalayamadım, ya yuvalarından (yaptılarsa) çıkma ihtiyacı hissetmiyorlar, ya da balkonda nispeten sığ bir ortamda yetiştirilmek için uygun bir tür değiller.
Bu türü pek rahatsız etmek istemiyorum açıkçası. Ancak bir gelişme olursa aktaracağım.

Şimdilik bu kadar. Umarım yeni bazı bilgilere ulaşmanızı sağlamışımdır. Hepinize mutlu günler dilerim.

mdfd ve aydın beğendi.

Düzenleyen eflone : 26-05-2012 saat 13:04
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-05-2012, 00:30   #56
Ağaç Dostu
 
Savaş's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-03-2009
Şehir: Ankara
Mesajlar: 326
Galeri: 131
Sayın eflone,

uzun süredir çalışmalarını takip edemiyordum. Görülüyor ki, epey işler yapmışsın. Tebrikler.

Bir kaç şey söylemek istiyorum, solucanlar kendi atıklarını yiyiyorlar mı bilemiyorum ama benim duyumum eğer yiyorlarsa ancak üzerindeki bakteri ve canlılar nedeniyle yiyorlar. Ancak bu faaliyet gübrenin kalitesinde bir artışa neden olmuyor.

Beyaz solucanlar yavru solucanlara çok ama çok benziyorlar. Yeni doğmuş bir solucanı beyaz solucandan ayırt etmek çok zor. Ancak yaklaşık, türe göre değişmekle beraber, ilk 8 saat içinde esas solucan yavrusu renklenmeye ve kırmızıya çalmaya başlıyor. Fakat beyaz solucanlar hem ortama daha yoleranslı hem de asidik ortamı sevdikleri için çok hızlı büyüyorlar. Özellikle taze konuş atıkların üzerine çullanmaları bundan. Zararı var mı? hem evet hem hayır. Faydası şu: onlar da sistemdeki atıkları ayrıştıyorlar ve onların sayıca çokluğu sistemin asit değerinin yüksek olduğu gösteriyor. Bu durumda sisteme ben ince elenmiş un kıvamında yumurta kabuğu ekliyorum. Bu da beyaz solucanların sayısını azaltıyor. Zararı ise, solucanların yemeklerine ortak olduğu ve kendileri arsız oldukları için solucanların yeterince beslenmelerini engelliyorlar. Bu beyaz solucanların, normal solucan gibi üreyip üremediklerine dair bir bilgiye veya gözleme ulaşamadım. Ama eğer öyle ise, bunların kokonları herhalde gözle görünmeyecek kadar küçük olmalı.

Daha önce bir deney yapmıştım: 8 adet solucanı tek tek alıp üzerinde hiç bir şey olmadığını bizzat tespit ederek başka bir kaba aldım. bir iki ay sonra kapta kokon ve yeni yavru solucanlar var. Diğer bir kaba ise sadece bu beyaz solucnlardan aldım. bir iki ay sonra baktım aynen yaşamaya devam ediyorlardı, solucana dönüşmemişlerdi.

Bu arada, hazırladığım sıcak kompostun bir kısmını geçen ayırdım ve içine taze atık koydum. Amacım bu haliyle solucanlara vermekti. Ancak bir kaç gün sonra baktım ki bizim beyaz solucanlar orada. Demek ki, onca sıcak komposta rağmen, yani ısıya rağmen beyaz solucanlar atıklar üzerinde çok küçük yumurta veya larvalarıyla hep yaşıyorlar.

Bu mite denilen canlılar da aynı şekilde, organik atıkların bünyesinde larva veya yumurta olarak mevcut. Evinizdeki halıdan gelmeleri bence mümkün değil. Çünkü halıda yaşamaları mümkün değil. Beyaz, kırmızı veya kahverengi mite'lar emli ve organik ortamları seviyorlar.

Solucanlar kahve telvesini çok seviyorlar. Ben ne zaman varsem hemen etrafına yumuluyorlar.

Saygılar.

mdfd beğendi.
Savaş Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-05-2012, 13:35   #57
/
 
Giriş Tarihi: 06-06-2007
Şehir: Bornova, İzmir
Mesajlar: 654
Paylaşımlarınızın devamını bekliyoruz.

Murat Öz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-05-2012, 13:38   #58
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Bir aylık bir aradan sonra tekrar herkese ve eski dostlara merhaba.

Öncelikle katkıda bulunan Savaş Bey'e teşekkürlerle başlayayım. Bahsettiğiniz başlıklara teker teker cevap vereceğim ama öncelikle yumurta kabuklarını kahve değirmeninde öğütüp toz haline getirme öneriniz için teşekkür ederim. Aylar önce verdiğiniz tavsiye işlerimi çok kolaylaştırdı.

Şimdi sizin koyduğunuz sırada, başlıklar halinde:

-Solucanların kendi atıklarıyla beslenmeleri konusunda benim de bilgim yok açıkçası, ancak en son kompost kutusunda aylarca olgunlaşan ortamda kendi atıklarını yemek zorunda kaldıklarını düşünüyordum. Çünkü uzun süreler ya çok az ekleme yapmış ya da hiç ekleme yapmamıştım. Gübrenin kalitesinde de organik materyalin ayrışmasının artması sonucu bir artış varsaymıştım. Yani ilk dışkının içinde ayrışması tamamlanmamış maddelerin tekrar sindirilip iyice ayrışmasının olabileceğini düşünmüştüm. Bilgiden ziyade varsayım üzerine kuruluydu düşüncelerim.

-Beyaz solucanlar kompost solucanlarının ortak soyundan Annelidlerden, Enchytraeidae familyasındanmış. İnternette, neden daha önce yapmadım bilmiyorum, oldukça bilinen bir canlıymış. Enchytraeus buchholzi akvaryum besicileri tarafından yetiştirilen makbul bir canlıymış. Taze atıklara üşüşseler de sistemde oluşmaları için kompost ortamının nispeten stabil olmuş olması gerekiyormuş.

-Asit ortama gelince; Savaş Bey, rutin olmasa da şüphelendiğim zamanlar yaptığım pH incelemeleri hep 7-8 arasında çıktı. Yani en asidik olduğunu şüphelendiğim zamanlar, kutu nötral taraftaydı. Bunu sizin tavsiyelerinizle kolayladığım yumurta kabuğu sağlamış olabilir, veya solucanların sindirim kanalının ilk bölümlerinden biri olan Kalsiferöz Bez sağlıyor olabilir. Çünkü bu bezin temel fonksiyonu kalsiyum karbonat salgılayarak toprağın kalsiyum dengesini sağlarken asidik lümen içi ortamın nötrleştirmesini sağlamak. Benim gözlemlerimde saatler içinde tüketilen yumurta kabuğunun altındaki sebebin bu olduğuna inanıyorum, solucanlar vücutlarına Ca depolayıp gerektiğinde ortama salabilmek için inanılmaz bir iştahla yumurta kabuğunu tüketiyorlar. Ben de yeni oluşturduğum sistemlerde solucanların kolay adapte olabilmesi için bolca yumurta kabuğu kullanıyorum. Kendimce bağışıklık ve adaptasyon yeteneklerini arttırdığına inanıyorum yumurta kabuğunun.

-Akarlar konusunda; dışardan aldığım topraklarda bile sonradan aynı canlılara rastladığım için allak bullak oldum Geçen sürede evden mi bulaş oldu, yoksa toprakta genel olarak mı bulunuyorlar emin değilim. Ama önemli bir gözlem ve doğrulanmış bir bilgi olarak, akarların genel bir döngüsü var. Kompost ortamında bir anda çoğalıp belirli bir süreden sonra, bir ay kadar hemen hemen hiç kalmıyorlar. Buna birazdan detaylı anlatacağım son kompost kutumda şahit oldum. Bir hafta içinde neredeyse sıfırdan eski sayılarına eriştiler. Korkacak bir şey olmadıkları defalarca ispatlandı. Ben de çok umursamıyorum artık.

Elimden geldiğince açıklamalarda bulunmaya çalıştım. Tüm katkılarınız için teşekkür ederim Savaş Bey.

mdfd ve rise_com beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-05-2012, 14:15   #59
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
O zaman bir aylık özeti yapalım. Birkaç ana başlık halinde ilerleyeceğiz yine.

İki hafta önce, daha önce söylediğim gibi ana kutuyu tamamen boşaltıp kalan yavruları(erişkinlerin hepsi diğer kutulara aktarılmıştı) yine nemli, anaerob diye nitelendirdiğim kutudaki ortama aktardım.

Name:  agaclar101.jpg
Views: 1891
Size:  53.9 KB
saatlerce tek tek yavru kalmasın diye yoğun taramalarla çiğ köfte gibi olmuştu gübre.
Yalnız bir önceki entry de bahsettiğim gibi akar döngüsü çoğalma yönünde tekrar oluşmaya başlamış. Daha önemlisi bu sefer kutuda diğer akarlardan küçük ve daha yuvarlak akarlar gelmişti. Daha önce karşılaşmadığım için parazitik olabileceklerinden şüphelendim.

Name:  agaclar103.jpg
Views: 1877
Size:  17.5 KB
Okların arasında kalan incelmiş segmentler erişkinde görseydim tamamen parazitik bir saldırıyı telkin edecekken, yavrunun gelişiminde normal olabileceğini yahut gelişimsel bir problemi gösterebileceğini tahmin ettiğimden emin olamasam da, yeni oluşmuş akarların parazitik olabileceğini düşündüm.
Ancak sırf bu yüzden gübreyi tamamen çöpe atmayı göze alamadım ve garip yöntemler yapmaya başladım. Aslında tamamen eğlence amaçlı başlayan sonuç gübresini ıslatma sonunda bataklığa dönüştürdü kutuyu Belki oksijensizlikten ölürler diye suda bekletme aynı zamanda gübrenin anaeroblara teslim edilmesi anlamına gelip oluşacak koku sebebiyle ebediyen kullanılamayacak olması anlamına geliyordu. Büyük yanlışımı oluşan bataklığı mukavva ve kuru kum ekleyerek çözmeye çalıştım ve akarlardan kurtulma planım yalan olarak bitkilere 'sıvadım'. Sıvadım diyorum çünkü alçı gibi garip bir hal almıştı gübre

2 hafta sonra bu hafta gübrenin çimentolaşmış yapısını kırıp dağıtmak istedim. Fakat hemen sonra çıkan seslerden kökleri parçalıyor olduğumu gördüm. Üzerine gübre sıvadığım domateslerim gübreye kök salmışlar, hatta mukavva oluklarından kök sistemleri geçirir olmuşlardı. Umarım ürün kalitemi iyi yönde etkiler ilk tamamen hasatını yaptığım solucan gübrem.

Geri dönüp devam edersek, kutudaki gübreyi tamamen çıkarıp kutuyu bebek şampuanıyla yıkayıp duruladıktan sonra anaerob kutuyu buraya almayı planladım. Bu arada hasat ettiğim kutudan 90 kadar yavru solucan çıkmıştı. Yani hiç gelişme olmasa bile 210 solucana ulaşmış bir solucan popülasyonuna ulaşmıştım bir kutuda.

Name:  agaclar102.jpg
Views: 1997
Size:  48.3 KB
Anaerob kutuyu transfer etmeden önce, alışkanlık üzerine yumurta kabuğu ekledim. Söylediğim gibi adaptasyonlarını kolaylaştırdığını düşünüyorum.

Name:  agaclar104.jpg
Views: 2131
Size:  38.7 KB
Yıkanmış kutunun dibine mukavva dizip dipte yapışkanlıkların önüne geçmek ve aşırı nemden böyle kurtulmayı düşündüm. Erişkin solucanların büyüklükleri dikkat çekmekte. Kutularda iki çeşit solucan olduğunu düşünüyorum. Birileri çok büyüyor, diğerleri küçük ve daha yuvarlak olup, erken erişkin hale geçip çok ürüyorlar. Ancak ikisi de Eisenia fetida morfolojisine sahip.

Name:  agaclar105.jpg
Views: 1800
Size:  60.4 KB
Tüm kasadaki >210 solucanı ekledikten sonra kenarlardaki kahverengi olarak görünen yanmış gübreden ekledim.

2 hafta öncesinin hikayesi budur.

mdfd beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-05-2012, 14:27   #60
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-05-2011
Şehir: Ankara
Mesajlar: 85
Galeri: 7
Name:  agaclar106.jpg
Views: 1764
Size:  73.4 KB
20 Mayıs'ta eski-yeni kutunun görünümü. Küçük ayakçıkları Satae sayesinde kutunun kenarlarına tırmanıp dışkılamalarına engel olamıyorum Tuvalet eğitimi verilebilir mi acaba solucanlara? İhtiyacımız sadece birkaç volt

Name:  agaclar107.jpg
Views: 1761
Size:  54.7 KB
24 Mayıs'ta kenarlar iyice kirlenmiş ortam biraz daha kompostlaşmış durumda

Name:  agaclar108.jpg
Views: 1707
Size:  61.4 KB
Bu sabah kutunun duvarları bağımsızlık ilan etmiş durumda solucanlara bırakıyorum ben de. Temizlemekle uğraşmayıp keyiflerine bırakacağım.

Enchytraeidae' den şu an için şikayetçi değilim. Hatta çok azlar, olanlar da baya erişkinler, sinir bozucu olmuyorlar. Akar gözüme şimdiye kadar çarpmadı. Ortamlarını değiştirdiğimde artık ölmedikleri için diğer canlıların istilasına uğradıklarında kısa sürede değiştirebilirim. Kutunun gelişmelerini aktarmaya devam edeceğim.

mdfd ve selis beğendi.
eflone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Etiketler
balkon, çiçek, eisenia fetida, kompost, solucan

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 19:21.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2024