![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın gçakar ; Bahçemde yukarı da yazdığım gibi 4 adet kedi var .biri 3 adet yavruladı diğerleri de yakında yavrular . Kedilerin acı içinde yaşadıklarını nerden biliyorsunuz belki onlar hayatlarından memnundurlar. Ben herkesin görüşüne saygı duyarım sizin görüşünüz ve Sayın çisem'in görüşleri aynı ama ben farklı düşünüyorum .Kısırlaştırma olayına gelince de o işlere belediyenin **** ilçe tarımın veterinerleri ilçe **** il bazında kendileri yapsınlar. Köpeklere yapıyorlar kedilere de yapsınlar. Saygılar...... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-02-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 621
|
Sayın Athena-Asena 4 adet kediniz olduğunu yazmış olduğunuz mesajınız gözümden kaçmış. Kusura bakmayın.Sizinkiler şanslı kediler Keşke bizdekiler de öyle olsaydı. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 07-10-2011
Şehir: Aydın
Mesajlar: 158
|
Kedilerin acı içinde yaşadıklarını ben bizzat görüyorum sayın athena-asena. Sevimli yavru kedi sahiplenilir biraz sevilir sonra sokağa yollanır. Açlığa sefalete, kuru ekmeği bile bulamazlar çoğu zaman. Öyle acı çekerler ki, açlıktan hastalıktan sürekli bağırırlar. İçi dışı parazitle dolup yemek bile yiyemez halde olurlar. Onları beslemek için restaurant benzeri yerlerden aldığımız yemek artıklarını, ekmek ve pideleri, kasaplardan toplanan kemikleri kaynatıp doyururuz. Önce kediler yer, köpekler bekler. Sonra köpekler geçer yemeğe. Onlar kaderlerini paylaştıklarından olsa gerek, insanlar gibi anlayışsız ve sabırsız değildirler. Kiminin gözleri kapanır mikrop kapar, veteriner her dakika gelemez, tedavilerini bizler yaparız. Birçok hayati aşıları yapılmazsa en başta gençlik hastalığı denilen hastalığa kapılıp acı içinde ölürler. Kimisinin acısına dayanamazsınız bir insan olarak ötanazi uygulattırırsınız. Buna veterinerlerimiz, "yapılacak birşey yok uyutalım" der. Onların acısını içinizde hissedersiniz. Ölümlerinin kurtuluş olduğunu görürsünüz. Kimisini araba çarpar ameliyat ettirirsiniz kendi bütçenizden olur çoğu zaman. Belediye herşeyi karşılayamaz. Bahçemdeki kedilere apartman halkım rahatsız olsa da bu duruma alışmak zorunda kaldılar. Hiç kimse ilgilenmesin acı içinde bu hayvanlar çoğalsın üstüne üstlük ve biz sıcak evlerimizde belediyeciliğin oturmadığı ülkemizde bunlara seyirci kalalım. Toplum olarak herkes birşeyler yapmalı. Bu bir "görüş" meselesi değil, insan olmanın sorumluluğudur. Biz insanlar doğum kontrolünü kendimize uyguladığımız gibi sokak hayvanlarının doğum kontrolünü de bizler yapmak zorundayız. Yoksa bu hayvanları içgüdülerine bırakırsak yılda iki kez doğum yapacaklar, hiç kimse onlara yetişemeyecektir. Sokak hayvanlarının kısırlaştırılmalarına karşı çıkma, bu nedenlerden dolayı bir görüşü ifade edemez. Bu hayvanların 12 ay 24 saat her tür bakımını yapabilmek için büyük bütçe gereklidir. Belediyeler maalesef barınak yatırımı yapmamaktalar. Biz hayvanseverler olarak mahalleleri paylaşıp belediye ile işbirliği içine giriyoruz. Belediye bilemez hangi sokakta hangi hayvan ne durumdadır diye. Konu bahçemize gelen arada sırada doyurduğumuz birkaç hayvan değil ki, sokaklarımızdaki tüm hayvanlardır. Ben 12 yaşındaki erkek kedimi bahçedeki ya da sokaktaki dişileri hamile bırakmamasını sağlamak için kısırlaştırdım. Kedimin içgüdüsü doğası gereği üremeye proğramlı. Bu proğramda yapılan değişiklik onların sefaletlerini ve vahşetlerini ortadan kaldırıp, daha uzun yaşamalarını ve kontrol altında tutulmalarını sağlamaktadır. Kontrolümüz dışı nüfus artışı ise; yazlıkçıların hayvanlarını nasıl olsa bir sene sonraya kadar burada br şekilde bakılır düşüncesiyle terk edilme zamanları eylül-ekim ayıdır bizde. Biz yukarıda sıraladığım işlemleri yerine getirmezsek sokaktaki kedi ve köpek popülasyonu insan sağlığını da tehdit eder duruma gelecektir. Belediyelerin park bahçe yapmalarından önce sokak hayvanlarının ıslahını yapmaları zorunlu görevleri arasına alınmalıdır. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 13-09-2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 230
|
yavru van kedisi
Kedilerden o kadar huylanırdım ki, bir kedi yanıma gelse çığlık çığlıka sandalyenin üstüne sıçrardım Ayrıca, teyzemde siyam, teyze kızında british short hair, dayımda iran ) kedileri mevcut ) evlerine girerken daha sokak kapısındayken " kedi nerede? diyordum." Annem de bir o kadar kedi sever ama benim yüzümden bu sevgisinden fedakarlık ediyordu. Ben de ne oldu bilemiyorum, aniden tamam kedi alalım ben de alışayım dedim. niyetim yavru alıp zamanla alışmaktı ama nasip tam bu sırada kuzenimin bir arkadaşı van kedisini vermek istemiş ve ben talip oldum 8-9 aylık. Bir haftadır bizde adı da REİS )![]() bizim kedimizi gören diğer dayım da evine keni almayı kabul etti (yengemin uzun zamandır ısrarlarına dayanamadı herhalde ) )acaba elinde yavru iran veya van kedisi (gözü farklı olan) olan varsa bizimle paylaşabilir mi? henüz karar veremediler de ne alacaklarına ![]() |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Barınak adreslerini de Hayvansever Gazetesi - Anasayfa |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
|
Bir de böyle sokak kedilerini sahiplenen işletmeler var. Kısırlaştırmasını yaptırıp, düzenli periyodlarla aşı ve iç, dış parazitlere karşı kontrollerini takip ediyorlar. Ben gittiğim bu duyarlı işletmede, yaklaşık dört yıldır, boncuğu böyle bakımlı ve mutlu olarak görürüm. Keyfine bakar mısınız? Ye, iç, uyu, sevil. Daha ne olsun ![]() |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
|
Bu da kısmetini yukarılarda arayanlardan..Yerde kar üstünde ot tohumu veya başka yiyecek kırıntıları arayan serçeleri gözlemek ve avlamak için sık sık tırmandı buraya bu kış.. |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Ağaç Dostu
|
Kedileri çok severim. Taşındığımızdan bu yana bir çok kediyi sahiplenmeye çalıştım. İçlerinden sadece birini, eve almaya karar verdiğimde henüz altı haftalık bir yavru idi. Ne yazık ki, daha bir yaşını doldurmadan, veterinerde aldığı anestezi yüzünden kaybettim. Bir daha kedi veya köpek anestezisi, böyle operasyonel durumlarla ilgili karar alamam ömrümce. Artık bahçede bakıyorum sadece, mamalarını yerler, kışın veranda sundurması altında bir yer bulup uyurlar, lokal olan yaraları temizlenir, ve dış parazit ilaçları uygulanır, o kadar. Ben bir daha aynı üzüntüyü yaşamak istemiyorum. Benim yüzümden doğada belki ömrü daha uzun olacak bir canlı idi. Bunu bilememek insanı çok çok üzüyor. Birinci kedi Can, yabani bir kedi idi, yaklaştırmaz, isterse biraz yanaşır ve miyavlayarak iltifatta bulunurdu. Bir yaz günü, Türkiye' de olduğumuz zamanda, terasta cansız bedenini bir havuz temizleme elemanı bularak, dışarı ağaç altlarına atmış. Bir kaç gün sonra onu olduğu yerden alarak evin tam karşısına zeytin ağacının altına gömerek, mezarını yaptık. Ölümü doğal sebeplerdendi. Yaş ve hastalıklar sanırım. İkinci kedi Duman, eve aldığım dünyalar güzeli canım kedimdi kendisi. Fazla bahsedemeyeceğim, çünkü çok çok çok üzülüyorum. Sapasağlam kedim, anesteziye kurban oldu. Üçüncü kedi Azo, yıllarca geldi, gitti, yedi, içti, kendine has karakteri olan başka bir kedi idi. Çok iri cüsseli, anatomisi değişik bir kedi idi. Bu yılbaşı dönmemek üzere kayboldu, gitti. Düzenleyen kelebek çalısı : 02-05-2012 saat 01:56 Neden: cümle hatası |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ağaç Dostu
|
Ve Yağmur. Kendisi komşularımdan birinin baktığı bir kedi idi. Bakımını yaptırıyorlardı. Bir süre sonra, patisinde bir sorun oldu, ne olduğunu bilmiyorum, hayvan patisi sallanarak gezdi durdu, meğer seyahattelermiş, gelince kedinin bacağının kesilmesine karar veren veteriner başarılı bir operasyonla kediyi sağlığına kavuşturdu. İyileşme süreci yaklaşık, altı ay kadar sonra tamamlandı. Sadece eski hızına, çevikliğine sahip olmayan yağmur çok mutlu ve sıradan her kedi gibi yaşamını sürdürürken, bahçeye her gün gelir, yer, uyur, isterse bir kaç gün bizde kalır, sonra giderdi. O da Ocak ayı gibi kayboldu, sanırım onu da kaybettik. Üç bacağı olmasına rağmen, normal kediden farkı yoktu, 1.5 metre duvara rahatça sıçrayarak çıkabiliyordu. Ne oldu ise sokaklarda oldu işte, ya zehirlediler, ya da ezdiler. Sevgi, ilgi hayvanları mutlu ediyor, ama korumaya yetmiyor. Şu ortamda bile kediler, köpekler zor durumda kalarak, yaşam savaşı verebiliyorsa, şehirlerde olanlar ne yapsın? Üç bacaklı kedileri sahiplenmekten çekinmeyin. Ben bu kadar yakından gözlemlemiş olmasam, yaşama tutunacağını düşünemezdim bu durumda bir kedinin. Artık bahçeye gelen kedilere isim koymuyorum, onları severken isimlerini çağırmadan seviyorum. Sonrasında olası bir olumsuz durumda daha az üzüleceğimi düşünerek kendimi kandırıyorum sadece. |
|
|
|
|
|
#16 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
kedinize bir an önce kavuşmanızı dilemekten başka elimden bir şey gelmiyor. Üzgünüm çok. Umarım durumu iyidir, ve size geri dönecektir. İyi yönde düşünmeye çalışınız. İyi haberlerinizi bekliyorum. Sevgiler. |
|
|
|
|
|
|
#17 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Susamış, hemen bardağına yöneldi. Bizim gibi bardaktan su içiyor, tabağı kabul etmiyor, yemeğini alıp bizim olduğumuz odaya getirir, huyunu öğrendikten sonra tabağına yemeğini koyup getiriyorum yanımıza böyle seviyor. ![]() Düzenleyen Sûz-i Dilârâ : 03-05-2012 saat 21:31 |
|
|
|
|
|
|
#18 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 07-03-2009
Şehir: antalya
Mesajlar: 86
|
inşallah en kısa zamanda kavuşursunuz ,bir şey olmamıştır mutlu haberleriniz bekliyorum. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-02-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 621
|
Sevgili Sûz-i Dilârâ Ne diyeceğimi bilemiyorum. Lütfen üzülmemeye çalışın. Elinizden geleni zaten yapıyorsunuz.Daha fazla yapabileceğiniz bir şey yok. İnşallah geri gelir. |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ağaç Dostu
|
Birlikte takıldığı kedi arkadaşlarından bir tanesi dün bizim binanın etrafında dolandı, kapıya geldi, içeri aldım yemek verdim sonra gönderdim. Genelde onunla birlikte dolaşırdı ve onu gördüğüm zaman rahatlardım çünkü biliyorum ki oralarda bir yerde ama bu kez sesi çıkmadı. Ve bugün dördüncü akşamı oldu. Çok evcil ve çok çok güzel bir kedi olduğu için acaba kaçırıldı mı diye düşünmeye de başladım. Gerçi son zamanlarda vaktinin çoğunu dışarıda geçirdiğinden kirden görünmüyordu ama sabah çıkıp akşamüstü eve dönüyor ve yemeğini yiyip ertesi günkü maceraları için dinlenmeye çekiliyordu. |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ağaç Dostu
|
kedilerim
Rodin'in şimdi dişeti sorunu çıktı,veteriner tedaviye aldı ama olmuyor,vücudundaki bir enzimden ileri geliyormuş,patolojiye örnek gönderdik,çok şükür tehlikeli değilmiş ama zavallımın diş etleri kıpkırmızı,fazlalıkla sarkmış olanlar operasyonla alındı,diş tartarları temizlendi,eskisi kadar değilse bile,genede iyileşme az. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 17-11-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 194
|
Sevgili Sûz-i Dilârâ, önceki satırlarını boğazım düğümlenerek okuyor, birşeyler yazıp gönlünü ferahlatmak istiyordum. Lakin yazamıyordum. Son haberine çook sevindim. |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 19-04-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,351
|
ben de yazamıyordun bişey, çok sevindim sevgili Sûz-i Dilârâ |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Ağaç Dostu
|
Sabah çiğ yumurtasını yedikten sonra pencere önünde yalanıyordu. Fotoğrafını çekeyim dedim böyle yakalandı. Tipsiz oğlum benim. ![]() Yavruyken o kadar çirkindi ki "çirkin, tipsiz" diye severken adı Tipsiz kaldı, öğrendiği için değiştiremiyorum da. Komşularım "bu yakışıklı kediye niye böyle isim koydun?" diye soruyorlar. "Nazar değmesin diye" diyorum. Eski bir Türkistan geleneği. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-02-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 621
|
Sevgili Sûz-i Dilârâ, Kötü bir haber göreceğim korkusuyla, bu sayfaya bakmıyordum. Diğer sayfada sizinle karşılaşınca cesaret dedim. Döndüğünü görünce inanın sizin kadar sevindim. Ara ara bu korkuyu yaşamaktansa kısırlaştırmayı düşünmezmisiniz? Sevgi ve selamlarımla... |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
|
Düşünüyorum ama şu anda araba olmadığı için iki vasıtayla kampüse gitmek sıkıntı oluyor. Birkaç aya araba almayı planlıyor eşim, o zaman götürüp kısırlaştıracağım. Ama bizimki genel olarak gezmeyi seviyor, kısırlaştırsam bile herhalde dışarı çıkmak istemesinin önüne geçemeyeceğim. Yani öyle de böyle de bu korkuları yaşamaktan kaçış yok. ![]() |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|