![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 05-02-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,405
|
Cok şanslısınız Sûz-i Dilârâ bu kadarmı sevimli olunur ![]() Ben burdan harika desemde baya zor biliyorum bakımı heleki perşembenin kolay kolay yapılacak iş degil annesiz kediye bakmak bu kadar ufakken . |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Benim ufaklık beni annesi olarak kabul etti kesinlikle. Bensiz hiç duramıyor. Durduğu zaman da (annesiyim ya!) sürekli emme gayretinde... Artık nereyi yakalarsa: Kolum, boynum, parmağım... Allah'tan dişleri henüz yok. Yoksa Allah muhafaza![]() Günlerdir hastane ev arasında koşturmaktan fırsat bulup saksısını değiştiremediğim birkaç saksı vardı. Öğleden sonra tedaviden gelince yapayım dedim... Biri olsa ve fotoğrafımı çekse sosyal medyada meşhur olurdum kesin! Ben saksılara toprak karışımı hazırlayadurayım bizimki güç bela tırmandı üzerime ve omzuma yatıp uyudu... ![]() |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
|
Arkadaşlar, çok acil yeni doğmuş yavru kedi için olan biberonlardan lazım bana. Çok çok ince uçlu oluyormuş, Perşembe'nin ağzına sığacak şekilde. Burada bulamadım. Diğer biberonlar büyük geliyor, yavrunun ağzına sığmıyor. Enjektör yeterli gelmiyor, hem de dişleri yeni çıktığı için enjektörü ısırmaya çalışıyor, bu da damağının yaralanmasına sebep oldu. Veteriner kliniklerinde satılıyormuş bu biberonlardan, bir tane olsa yeterli. Ücretini hesabınıza havale ederim. Kediciğin sol patisinin orta parmağındaki tırnak sorunluydu, iltihap kapmış, şişti. Baş parmağına da sıçradı iltihap sanırım o da şişti. Şimdi yere basamıyor. Kuru tutmaya çalışıyorum ama enjektörle içerken her tarafını ıslatıyor ve enjektörle mücadele ediyor, hırslanıyor, sütü üstüne başına döküyor. Bu yüzden patisini kuru tutamıyorum. Biberon bunun için de lazım. Veterinere götürdüm, iltihabı akıtıp tentürdiyotla temizledi. Yarayı her gün temizledikten sonra furacin krem sürmemi söyledi. İltihap bugün tekrarlamıştı, elimle sıkıp çıkardım, tentürdiyotla silip kremden sürdüm ama dediğim gibi bir türlü kuru kalmıyor. Çok sık beslenme ihtiyacı duyduğundan. Sıcak tutmaya çalışıyorum, su torbasını sürekli sıcak suyla takviye ediyorum. Biberon konusu acil, lütfen yardım edin. İnternetten sipariş etmeye kalksam bir haftada anca gelir. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 09-11-2009
Şehir: ankara
Mesajlar: 94
|
Selam ...sayın suz-i dilara ... sizin şartlarınızda geçen yıl bir tanede ben büyüttüm bu yılda anne oldu kızım ... biz biberonla büyüttük şırınga kullanmadık ...ben bizim kediye eti cici bebe ve su ile karıştırılmış ılık süt veriyordum . eşimle çalıştığımız için sadece sabah ve akşamları besliyorduk ...istediğiniz boyutta biberonu petshoplardan **** eczanelerden temin edebilirsiniz . küçük boy olması yeterli ... dişleri çıkmaya başladıysa elinizi ısırmasına izin vermeyin bebekler için olan dişlikten alın bir tane onu kemirsin ..bizde öyle elimizi ısırmasına felan kızmazdık komiğimize giderdi ısırsın varsın dişleri kaşınıyor derdik ama yanlış yapmışız hala ısırıyor bizi büyüyünce bırakır sanıyorduk bırakmadı ... tırnak ayak kafa gibi yaralanmalar için bizim veteriner baticonla temilzeyin teramisin sürün demişti ...ben çok faydasını gördüm ... kediniz 2 hafta sonra kuru mamaya gecebilir ... şimdilik bu kadar yazayım başka bir sıkıntı olursa yardımcı olurum ... şimdi çıkmam lazım özeldende sorabilirsiniz sevgiler |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaç Dostu
|
İlginiz için teşekkür ederim. Aradığım boyutlarda bir biberonu Van'da bulamadığım için buraya yazdım. Kedimiz çok küçük, dişleri daha yeni çıkıyor, aldığım biberonlar büyük geldi ağzına sığmıyor. İnce uçlu bir biberon şart doğru beslenebilmesi için. Üstünü başını ıslatmasa en küçük boy bebek biberonuyla idare edebilirim ama dediğim gibi ayağı iltihaptan iyice şişmiş durumda ve ayaklarının, üstünün başının kuru kalması lazım. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 09-09-2012
Şehir: istanbul
Mesajlar: 112
|
Suzi dilara kediler için dondurma külahından biberon yapabilirsiniz. Resimde anlatılıyor bir deneyin belki işinize yarar. Ayrıca küçük kedilerin sindirim sistemi tam gelişmeiştir. O yüzden inek sütünü tam sindiremezler ve onun için sütün içine bir miktar su koyun |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ağaç Dostu
|
Mesajı şimdi gördüm, yarın sabah civardakilere bakacağım, haberdar ederim. ( daha önce hiç dikkat etmemişim, var mıdır bilmiyorum, keçi için tvde gördüğüm şişe ağzına takılan emziklerden aramış ama bulamamıştım) |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın cefrin, öneriniz için teşekkür ederim. Yokluk zamanında dikkate alınabilir. Aklımızda bulunsun. Sevgili limon, çok teşekkür ederim, haber bekleyeceğim. Siteden bir kişi daha bakacağını söyledi, inşallah bulunur. ![]() |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-04-2010
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 481
|
Cumartesiye kadar bulunamazsa beni haberdar edin lütfen. Oturduğum yer biraz mahrumiyet bölgesi ama Eminönü'nde bulabileceğimi düşünüyorum, gider araştırırım. Ayrıca yara-iltihap için elinizin altında Baticon bulunsa iyi olur. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ağaç Dostu
|
Ay çok sevindim. Çok teşekkür ederim. Beş gündür ayağına süt, mama bulaşıp ıslanmasın diye resmen savaş veriyordum. Bugün ilk defa ayağını basmaya başladı, bulanık gözleriyle miyav miyav beni arıyor uyandığında![]() Adresimi gönderiyorum. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Ağaç Dostu
|
Biberonumuz bu akşamüstü geldi. Şimdi alıştırma çalışmaları yapıyoruz. Kedicik büyük biberonu öğrendiği için başta biraz garipsedi ama ben biberonu yukardan sıkıp ağzına süt girmesini sağlayınca ufak ufak emmeye çalışıyor şimdi. Çok teşekkür ederim sevgili limon. ![]() Sevgili Nariel, önerdiğin yeni doğanlar için toz mamalardan aldım, kaynamış soğutulmuş suya belirtilen ölçekte karıştırıp süt yapıyorum. Perşembe bu mamaya bayıldı, biberonu bir türlü bırakmak bilmiyor çok içti artık yeter diye çekmeye çalışıyorum, bırakmıyor bütün gücüyle biberonu ısırıyor. Maviş de bu mamayı keşfetti Perşembe'yi bertaraf edip mamasına konmaya çalışıyor. Perşembe'nin ayağı çok iyi artık iyiden iyiye üzerine basıp evin içinde dolaşmaya çıkabiliyor (beni aramak için tedavisine aynen devam ediyorum. |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Ağaç Dostu
|
Umarım kısa sürede ulaştırırlar demiştim ama çok içten dilemişim demek ki... Bu kadar hızlı gelmesini beklemiyordum. Ufaklık senin ellerinde çok kısa sürede iyileşip, kocaman olacaktır. Aslında biraz daha uzun süre minik kalmalarını tercih ederdim(bencillik işte), gıdıma yerleştirip, hırıltısını dinlemek müthiş bir duygu. ![]() |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Ağaç Dostu
|
Arkadaşlar, yazmaya elim bir türlü varmıyor ama size haber vermek istedim. Minik Perşembe hayatını kaybetti. İki gün oldu. Çok çok çok ... üzgünüm. Kendime gelmeye çalışıyorum. O kadar alışmıştım ki çocuğum gibi olmuştu. Minik patileri, yeni görmeye başlayan iri, bulanık mavi gözleri, palacık bıyıkları, minicik burnu, kepçe kulakları, fındık suratı gözümün önünden gitmiyor. Ev bomboş geliyor, elimi ayağımı nereye koyacağımı şaşırdım, eve sığamıyorum. Ne kadar kötü durumda olduğumu anlatamam. Dün bahçedeki söğüt ağacının altına gömdük eşimle. Annesiz bu kadar oluyormuş demek ki. Allah hiçbir canlıyı annesiz bırakmasın ne kadar da sevseniz yetmiyormuş. |
|
|
|
|
|
#18 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-01-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 390
|
Alıntı:
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
|
#19 |
|
Ağaç Dostu
|
Çok üzüldüm...Öte yandan şu kısacık yaşamında sizin sevginizi, ilginizi hissetme şansını bulabildiği ve sokaklarda bir başına sefil olmadığı, belki de insanların işkencesine maruz kalmadığı için bu bir teselli, avuntu sebebi oldu. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-01-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 390
|
Ölümlere çok üzülüyorum.1 aylık bir kedi yavrusuda olsa, can vermek kolay değil, yaşamın sönmesi kabul edilemez. |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-02-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 621
|
Önceleri okşadığımda bir kedinin mırıltısı, bir köpeğin kocaman gözlerini gözlerime dikip ellerimi yalaması, bir kuşun kara, iri gözleri beni mutlu eder huzur verirdi. Artık hayvanlarla beraber kendimi mutlu hissetmiyorum, boğazıma bir şeyler düğümleniyor, yaşlandığımdan belki de. Bir süre sonra mutlaka, verdikleri huzurdan kat kat fazla bir acı yaşatıyorlar. Bana ne diyerek, yanlarından yürüyüp geçemediğimizden bu acıyı hepimiz bir şekilde yaşıyoruz. Yanlarından yürüyüp geçmek mi? Ne yapar, nasıl yaşar o zaman bu minik canlar? Zor olsa da bu acılara katlanmamız, dayanmamız gerekiyor... |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-01-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 390
|
![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 17-11-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 194
|
Çomar biliyormusun ağaçlar.net'te Gülbahar teyze kadar sevenlerimiz varmışş! |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 07-06-2010
Şehir: Kütahya
Mesajlar: 2,536
|
İnanılmaz bir görüntü. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaç Dostu
|
Kısırlaştırılmış kedilerin kulaklarına çentik atıldığını, bu yolla işaretlendiklerini okudum bir kaç yerde. Bu konuda bildiklerinizi paylaşır mısınız? Örneğin bir kaç yıldır mahallemizde yaşayan bu tatlı kedinin kısırlaştırıldığına dair bir işaret olarak kulaklarında bu izler mevcut olabilir mi? ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 22-09-2009
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 18
|
Erkekse kısırlaştırılıp kısırlaştırılmadığı anlaşılır zaten. Dişilerin bir kulağının yan kısmına belirgin bir çentik atılıyor. Minik bir üçgen parça keser gibi, kavga izleriyle karıştırmak pek mümkün değil. Bu kedi dişiyse öyle bir çentik göremedim, kulak kenarları düzgün. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-04-2010
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 481
|
Sol kulağının (siyah olan kulak) ucu kesilmiş gibi duruyor. Sanırım kısırlaştırılmış, ancak dişiyse emin olmak için Mart ayında bir gözlemlemek lazım Erkekse şu işaretleme hareketlerini yapmıyorlar. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Ağaç Dostu
|
Bugün çok moralim bozuk. Yaklaşık 2.5 aylık oldu benim minik Fincan'ım. Ama inanılmaz derecede haşarı. Düz duvara tırmanmak tam da onun işi. Onu yol ortasına atmışlar bir arabadan. Minicikti bulduğumda. Beni annesi sanıyor ve hep yanında olmamı istiyor. Geldiğinden beri evde kırılıp dökülmedik bir şey kalmadı. En güzel dediğim çiçeklerimi saksılarıyla tepetaklak etti. İflahım kesildi toprak temizlemekten. Menekşelerin çiçeklerini ısırıp kopartıyor. Sukulentleri kıtır kıtır dişliyor. Geçen gün bahçeye inerken yanımda indirdim. Duvarın üzerine çıkıp kedi düşmanı komşuların bahçesine geçmeye kalktı. Son anda alabildim. Bu yüzden bugün bahçeye inerken yanıma almak istemedim. Bahçe dediysem öyle toprak falan yok ama saksılarda ekili çiçekler ve bazı sebzelerim var. Bugün de kışlık bakımları yapacaktım. Uzun sürecekti işim. Balkondan ben de geleceğim diye miyavlamaya başladı. Aradan 5 dakika geçmemişti ki bir gümbürtü koptu. Fincan, bir koca toprak saksı kalanchoe ile beraber ikinci kattan bahçeye düştü. İnanılmaz bir korku yaşadım. Parçalanan onca çiçek saksısı bir yana, ya ona bir şey olsa ne yapardım ben? Hemen kucaklayıp yukarı çıkardım. Veterineri aradım kırık çıkığı yok gibi ama canı acıyor. Saatlerdir kıpırdamadan yatıyor. Annem son sözünü söyledi: Seçimini yap! Çiçekleri ister at, ister sat dedi. Daha büyüdüğünde uslanacağını biliyorum ama o zamana kadar ne yapacağım ben Fincan kızımla? Ne Fincan'dan ne de çiçeklerimden vazgeçmek istemiyorum... Elim ayağım tutmaz oldu...Düzenleyen loveforlife : 04-11-2012 saat 21:55 |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
|
Sn. loveforlife, Benim kaybettiğim kedim de sizin ufaklık gibi zamanında oldukça hiperaktif ve türlü yaramazlıklarla(aslında içgüdüsel olarak sergilediği davranışlarla) beni adeta peşinde koşturuyordu. Enerjisini boşaltabileceği her alternatifi kaçırmadan evdeki kanepe, perde, duvarlardaki aplikler, kapılardaki sineklikler, bahçe duvarını aşarak yan bahçelere gezintiler yaparak taa ki enerjisi tükendiğinde süklüm püklüm 'ben geldim, şöyle kaslarıma güzel bir masaj fena gitmez hani' diyerek mırıldanmaya, kendini sevdirmeye başlıyor sonra da derin uykusuna dalıyordu. Uyandığında gözleri ile yeni cinlikler peşinde olduğunu bana hatırlatana dek rahattım, bu da oldukça kısa bir zamana denk geliyordu ![]() Endişe etmekte haklısınız, çünkü ben de tam üç kere üst balkondan bahçeye düştüğüne tanık oldum. İkisi toprak, biri beton üzerine idi yanlış hatırlamıyorsam. Aşağıya inip almak için baktığımda, ben nerdeyim, burası neresi gibi şaşkın oluyor, bitkileri incelerken, beni gördüğünde kabahatini biliyor gibi sessizce miyavlıyordu. Kötü bir durumla sonlanmasa da bu düşmeler ve aslında kediler için her zaman dört ayak üzerine düşerler ve anatomileri de buna müsaittir dense bile her zaman için şanslı olamayabilirler de. Çeşitli kırık ya da travmalara maruz kalabilir, sakatlanabilirler. Kedilerin enerjisini atabileceği çeşitli tırmalama aparatları, toplar, severek oyalanabileceği oyuncaklar bularak onu meşgul etmek biraz da kedi sahiplerine düşmekte. Özellikle yaşını tamamlamamış yavru kedilerin hareketliliği maksimum seviyede oluyor. Bir de kedilerin eş bulmak için evden kaçma, bunu da gerekirse balkon, pencere gibi yüksek ve tehlikeli yerlerden her ne pahasına olursa olsun yapacağını da göz önüne alarak uygun zamanda kısırlaştırma operasyonunu veteriner hekime gerçekleştirdikten sonra daha sakin ve sizinle ev içinde uyum yakalayarak yaşayacak bir kedi sahibesi olacağınızı söyleyebilirim. Canlılar, kedi, köpek, kuş hiç farketmez, evimizin içinde bizlerle ortak bir yaşam alanını paylaşıyorlarsa bizlere düşen sorumluluk da kendimizi onlara göre programlamamız olacaktır. Bir müddet bu tip kazalara ve çıkabilecek olası sorunlara karşı azami dikkat etmenizi öneririm. Haklısınız, ne çiçeklerden, ne de Fincan' dan vazgeçmek için sebepten sayılmaz bunlar. Kedi sahiplerinden size daha bir çok faydalı öneri, tavsiye geleceğinden eminim. Fincan ile birlikte neşeli saatler, uzun, mutlu zamanlar geçirmeniz dileğiyle ![]() |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|