agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları
(https)




Beğeni Düzeni4Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 30-07-2010, 19:55   #1
Ağaç Dostu
 
Kiraz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-02-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 4,640
Galeri: 73
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi malina Mesajı Göster

...............
Uzmanlara göre, genetiği değiştirilmiş organizmaların(GDO) çevre açısından en önemli riski gen kaçışıdır. Bugüne kadar yapılan araştırmalar özellikle kolzadan, şeker pancarından, mısırdan yabani akrabalarına gen geçişi olduğu tespit edildiği biliniyor. Genetiği değiştirilmiş bir ürün üretildiğinde bundan yabani akrabalarına gen geçişi olacağı için genetik kirliliğin olma olasılığı yükseliyor. Bilimsel komitenin kolza için gen kaçışı uyarısı yapması Türkiye’ye ithal edilen kolza çeşitlerinin ekiminin de yapılacağı kuşkusunu doğuruyor.

...................
Fast food patatesi de GDO'lu
İlk kez resmi olarak ithalatına izin verilen genetiği değiştirilmiş amilopektin patates çeşidi fast-food zincirlerinde kızartmalık patates olarak kullanılıyor. Bilimsel Komite, EH92-527-1 patates çeşidinin doğrudan gıda ve yem olarak kullanılmasının uygun olmayacağına karar verirken bu patates çeşidine ait ürünlerin yalnızca endüstri amaçlı (kağıt ve kimya) kullanılabileceği görüşüne vardı.
Bence hepsi korkunç ama bunlar daha da korkunç geldi.

Kiraz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-07-2010, 00:10   #2
Ağaç Dostu
 
xenkebikec's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-04-2010
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 154
Aslında satılan ürünlerin ambalajında GDO kullanıldığına ilişkin içindekiler kısmına eklenmesi yasal olarak zorunlu tutulsa en azından ürünü alırken farketme durumu olurdu. Fakat anladığım kadarıyla organik ibaresi taşıyan ürünlerden başka bir tercih durumu kalmamaktadır. GDO uygulamasını şiddetle kınıyor ve hiç birşey yapamamanın üzüntüsünü yaşıyorum.

xenkebikec Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-07-2010, 11:17   #3
Ağaç Dostu
 
Kiraz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-02-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 4,640
Galeri: 73
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi xenkebikec Mesajı Göster
Aslında satılan ürünlerin ambalajında GDO kullanıldığına ilişkin içindekiler kısmına eklenmesi yasal olarak zorunlu tutulsa en azından ürünü alırken farketme durumu olurdu.
En basitinden kullanılan şeker ve yağa bakınca fikir veriyor. Ambalajı yoksa bile kaç ticari firma tatlandırıcı olarak mısır şurubu yerine şeker pancarı kullanıyordur ki, bence arasak zor buluruz.

Kiraz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-03-2011, 11:51   #4
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.

Bazılarımız inanmak istemese de, yiyecek ve içeceklerimizin hiçbirinden emin olamayız. Bu konuda sadece kendimize güvenebiliriz, tabi bahçemizde birşeyler yetiştirip tüketebilirsek. Kaldı ki onlara bile güvenemeyiz çünkü hangi tohumu kimden alınmış o bile meçhul.

Bazı firmalar birkaç yüz küçük şirket kurup içiçe kendilerini saklamayı başarıyorlar. Denetim elemanları zaten yetersiz. Bazıları sadece kendi çıkarlarını düşünüyor parayı alıp imzayı atıyor. Sonucndan kendi çoluk çocuğunun etkileneceğini düşünecek kapasitesi bile olmayan üst kurul, alt komisyon veya başka heyet ve dernekler artık birçoğu güvenilmez.

Hadi gelin kanuna, kurula ve yiyeceğimize güvenin. Çocuk mamalarının üzerine utanmadan organik yazabiliyorlar, halbuki soya ve mısır bütün yiyeceklerin ortak katalizörü haline geldi. Kalbimize yararlı olduğu sloganı ile pazarlanan yağlar aslında kanserin kendisi.

Yazlıkta unuttuğumuz yağlar bozulmadan bir yıl sonraya kalabiliyor. Üzerlerine sinek ve böcek bile konmuyor. Bu bile bir işaret olabilir ama aldırmıyoruz. Kandırılmış toplumun bireyleri olarak herşeye müstahakız galiba.

Saygılar

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-03-2011, 09:40   #5
Ağaç Dostu
 
malbman's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-04-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,608
Galeri: 15
Bu ve benzeri haberler sahip oldukları önemin aksine, nedense ulusal basının anlı şanlı gazetelerinde hiç yer bulmuyor.

malbman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2011, 10:08   #6
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.

Yetkililer sonunda biraz da olsa birşeyler yapalım mı diyerek güvenilemeyen veya sağlıksız gıdalar konusunda tüketiciyi bilgilendirmek amacıyla, Turklab Kalibrasyon ve Deney Laboratuarları Derneği ile Tüketiciler Birliği arasında işbirliği protokolü imzalanmış.

Yaptırımlar konusunda doyurucu açıklama yapılmamış olsa da, en azından harekete geçilmesi için basamak oluşturulmuş.



Alıntı:
TURKLAB KALİBRASYON VE DENEY LABARATUVARLARI DERNEĞİ

TÜKETİCİLER BİRLİĞİ DERNEĞİ


İstanbul, 24.03.2011



BASIN AÇIKLAMASI



Laboratuvar Sonuçları Tüketiciye Güven Getiriyor



Gıda, sağlık, çevre ve doğru ölçüm (kalibrasyon) alanlarında yapılacak analiz ve ölçüm çalışmaları ile tüketiciyi doğru bilgilendirmeyi sağlamak, tüketici zararına olan ürünleri örneklemek amacı ile Turklab Kalibrasyon ve Deney Laboratuarları Derneği ile Tüketiciler Birliği arasında işbirliği protokolü imzalanması nedeni ile aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

Hızla gelişen üretim teknikleri ve kullanılan hammaddelerin çeşitlenmesi nedeni ile ürünlerin kontrolü ihtiyacı sürekli önem kazanmış; ancak denetimlerin AB normlarına getirilmesi sürecindeki gecikmeler nedeni ile ürünlerde beklenen standardın yakalanamadığı bilinmektedir. Bu gecikmeden dolayı tüketicinin sağlığı olumsuz etkilenmekte ve son yıllardaki artışa rağmen yapılan denetim analiz sayılarında gelişmiş ülkelerdeki seviyenin yakalanamaması, sonuçların kamuoyu ile yeterince paylaşılmaması nedenleri ile tüketicinin şüpheleri her geçen gün artmış; şüpheli bulunan gıda maddelerine karşı panik oluşmasından dolayı uzaklaşan tüketicinin doğru ve yeterli beslenemediği değerlendirilmektedir.

Bugün imzalanan protokol ile birlikte tüketicinin kullandığı gıda, çevre, sağlık ürünleri ve kalibrasyon testleri Tüketiciler Birliği’nin yeteri kadar numune toplama ve analiz talebi ile Turklab üyesi olan ve Türkiye genelinde bulunan 105 laboratuvar tarafından ücretsiz yapılarak tüketicilere bir kanaat oluşturmak için bilgilerine sunulabilecektir.

Düzenlenen protokol ile birlikte birçok üründe analiz çalışmaları hızlı bir şekilde gerçekleştirilecek, sonuçlar marka belirtilmeden yorumlanarak kamuoyu ile paylaşılacaktır. İş birliği protokolümüz gereği laboratuvar sonuçlarına bağlı olarak firma ödüllendirmesi ve/veya tenkit edilmesi yapılmayacaktır. Sağlıksız üretimi yapılan, tüketiciyi yanıltan, sağlık açısından zarara sokan ürünler hakkında tüketici bilgi sahibi edilecek ve eş zamanlı Kamu otoritesi de bilgilendirilecektir. Yapılacak çalışmaların caydırıcı olacağı ve üreticilerin kendilerini kontrol edeceği, tüketicilerinde doğru bilgiye ulaşma hakkı olduğuna inanıyoruz. Bu çalışmadaki nihai hedeflerimizden biriside geleceğin dünyasına yön veren laboratuvarların sağlıklı yaşama hakkımızla birlikte tüm yaşam alanlarımızdaki katkısını topluma anlatmaktır.

TURKLAB KALİBRASYON VE TÜKETİCİLER BİRLİĞİ DERNEĞİ

DENEY LABARATUVARLARI DERNEĞİ


Dr. Ömer GÜZEL Dr. Can DEMİR Nazım KAYA

Yönetim Kurulu Başkanı Genel Sekreter Genel Başkan
Umarım işe yarar.

Saygılar

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-03-2012, 03:35   #7
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,707
Galeri: 99
Yargı gdo izinlerini hukuka ve mevzuata aykırı buldu!.

-BASIN AÇIKLAMASI-
YARGI GDO İZİNLERİNİ HUKUKA VE MEVZUATA AYKIRI BULDU!..
20.3.2012

Yargı GDO`lara "HAYIR" dedi! Bilimsel Komitenin gıda ve yem amaçlı kullanılması için uygun bulduğu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nın da "EVET" dediği GDO`lara yargı "DUR" dedi!

26 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe giren Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik çerçevesinde oluşturulan "Bilimsel Komite" mısır, soya, pamuk, kanola, şeker pancarı, patates ürünleri ile bakteri ve maya biyokütlesinden oluşan GDO`lu toplam 32 çeşide izin vermiş, GDO`ya Hayır Platformu bileşenlerinden TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Ekoloji Kolektifi Derneği ve Tüketici Hakları Derneği de, bu izinlere karşı Ankara 3, 4 ve 6. İdare Mahkemelerinde dava açmıştı.

GDO`lu mısır, pamuk, kanola, şeker pancarı ve patates çeşitleri ile bakteri ve maya biyokütlelerini kapsayan 29 ürün için verilen onayları, Ankara 3. ve 4. İdare Mahkemeleri hukuka ve mevzuata aykırı buldu!
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı savunmasında GDO`larla ilgili tesis edilen işlemlerin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı, GDO`lu ürünlerin AB`de kullanılan ürünler olduğu, bilimsel değerlendirme sonucu bu ürünlere izin verildiğinin altını çizdi.

Bakanlığın savunmasındaki en önemli söylemlerinden biri de AB`de kullanımda olan GDO`lu ürünlerle ilgili olarak şimdiye kadar herhangi bir zararın ortaya çıktığına dair bir bilgi bulunmadığı iddiası olmuştur.
GDO`ya Hayır Platformu, GDO`lu gıda ve yemlerin yol açtığı sağlık sorunlarını bilimsel verilere dayanarak kamuoyuna defalarca açıklamıştır ve açıklamaya devam edecektir. Bakanlığın savunmasında kullandığı dil, bugüne kadar açıkladığımız bilimsel verileri, dolayısıyla insan ve hayvan sağlığını dikkate almadığını göstermektedir.

Ancak Yargı, konuyu çok daha yakından ve titizlikle irdelemiş ve GDO`lu ürünlere verilen izinleri iptal etmiştir.

Yargı kararında, yeterli risk ve sosyoekonomik değerlendirme yapılmadığı, Komite değerlendirmesinde son derece dar kapsamlı ifadelere yer verildiğinin altını çizmiştir. Ayrıca, gen çeşitlerinin risk oluşturmadığı, insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe herhangi bir zararının bulunmadığı yönünde Bilimsel Komite tarafından alınan kararlarda hukuka ve mevzuata uyarlık tespit edememiştir.

Yargının GDO`lara karşı veriye dayalı olarak gösterdiği hassasiyet son derece önemlidir.

GDO`ya Hayır Platformu bilimsel veriler ışığında insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması noktasında çalışmalarını ve mücadelesini devam ettirmektedir.

GDO`YA HAYIR PLATFORMU

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-08-2014, 15:08   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 15-07-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 336
http://www.ebay.com/itm/50Pcs-Rare-C...item258f7684f8

Merhabalar bunlar doğal olabilir mi?

Lathspell Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-10-2009, 22:39   #9
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.

İşte son gelen mektup.


Alıntı:
HÜKÜMET YİNE YALAN SÖYLEDİ ,YİNE HALKI KANDIRDILAR...HÜKÜMETİN YENİ İHANETİ...

Pazartesi, 26 Ekim 2009

GDO’lara İzin Veren Yönetmelik Yayımlandı
ÜRETİCİLER VE TÜKETİCİLER BÜYÜK TEHDİT ALTINDA!!!

Tohumluklar dışındaki genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünleri ile genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünlerini içeren gıda ve yem maddeleri hakkında karar verme, işleme, ithalat, ihracat, izleme, tescil, etiketleme, kontrol ve denetim ile ilgili usul ve esasları kapsayan “Gıda Ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol Ve Denetimine Dair Yönetmelik” 26.10.2009 tarih ve 27388 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalara karşı çıkan ekolojist örgütler ise tepkilerini dile getirmek için yeni bir eylemlilik sürecine hazırlanıyor..
Gdo’ların yem ve gıda olarak kullanılmasına izin veren yönetmelikle ilgili bir açıklama yapan Ekoloji Kolektifi, “Gdo’lara izin veren hükümete seslenerek, Kopenhag iklim değişikliği zirvesine giderken gdonu da al git” dedi. Geçtiğimiz hafta Akdeniz Üniversitesi’nin biyoteknolojik yöntemlerle tarımsal üretime izin veren yönetmeliğine dava açıldığını söyleyen açıklamada, gıdayı tekellerine almak isteyen şirketler ülkeyi yönetiyor denildi.

Yapılan açıklamada “Tarım ve Köy İşleri Banklığı tarafından yayımlanan gdolara izin veren bu yönetmelik ile Türkiye gıda emperyalizminin tutsağı haline gelmiştir, bundan sonraki süreçte kentliler yedikleri besinlerin, köylüler ve çiftçiler ise ürettikleri ürünlerin geleceğinin ellerinden alındığını bilmelidir” denildi. Açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi.

“Türkiye’de yaklaşık beş yıldır Biyogüvenlik sistemine ihtiyaç duyulduğunu Gdoya Hayır Platformu bileşenleri ile haykırıyoruz. Buna karşın gıdayı ve tohumu gdolardan koruyan bir yasayı hükümet çıkarmamak için ayak diriyor. Bu da yetemezmiş gibi Cartagene Biyogüvenlik Protokolün’deki yükümlülüklerinin bile gerisinde bir yönetmelikle Türkiye’nin kapılarını gdolu ürünlere sonuna kadar açıyor. Gıda ve yemlerde gdo kullanımını serbest bırakıyor.

Sınır Kapılarında Denetim Yok

Sadece antibiyotiğe direnç geni taşıyan gdolu gıdalar ile gdolu bebek mamalarının ülkeye girişi yasaklanıyor. Peki bu ürünlerin ülkeye giriş yapmadığının tespitinin nasıl yapılacağını soracak olursanız, bakanlık bu konuda bile hiçbir tedbir almaya gerek duymuyor. Bu konuda gerektiğinde bir düzenleme yapılacağı belirtiliyor. Peki bu hükümetin sayın Bakanlığı siz denetimini yapmadığınız bu ürünlerin ülkeye girip girmediğini nasıl denetleyeceksiniz. Daha önce sorduk bir kez daha soruyoruz, çocuklar için zararlı gördüğünüz gdolar neden büyükler için zararlı değildir.”

Basitleştirilmiş İzin Sistemi

Gdolu ürünleri Türkiye’ye ithal etmek isteyen kişi ve şirketler için basitleştirilmiş bir izin sistemi getiren yönetmelik kapsamında gdolu gıda ve yemlerin risklerinin hangi kriterlere göre yapılacağına ilişkin bir düzenleme yapılmıyor. Bu gıda ve yemlerin hangi koşullarda riskli olacağının belirli koşullara bağlanmamasının tüketiciler ve üreticiler açısından büyük sakıncaları olacağını belirten Ekoloji Kolektifi, “ekonomik ve sosyal risk kriterleri belirlenmediğinde, bu ürünlerin takibi ve denetimi konusunda bir alt yapı oluşturulmadığında, yem olarak giren ürünlerin tohum olarak kullanılmasının önü alınamayacağı gibi, bu gıdalardan kaynaklı yaşanacak sağlık sorunlarının da neler olduğunun tespitinin mümkün olamayacağını” belirtiyor.

GDO’lu Gıdalara Etiket Bile Yok

Genetiği değiştirilmiş ürünleri tüketmek istemeyen tüketicilere seçme hakkı bile tanımayan bu yönetmelik uyarınca ancak binde dokuzun üzerinde gdo içermesi durumunda bu gıda ve yemlerin etiketleneceğini düzenleniyor. Buna göre tüketicilerin hangi üründe gdo olduğunu bilebilme olanağı da tamamen ellerinden alınıyor. Gdosuz ürün üreticilerinin ise ürünlerinin üzerinde gdosuz olduğunu belirtmeleri yasaklanıyor.

GDO’lu Yemler Tohum Olarak Kullanılabilir

Gdolu yemlerin hayvanlar tarafından tüketilmesi ve hayvanlardan da insanlara bu gdoların geçişi karşısında bu ürünleri ithal eden, satan ve kullandıran kişilere hiçbir cezai sorumluluk getirilmiyor. Aynı zamanda bu yemelerin tohumluk olarak kullanılmasının nasıl engelleneceği, tohumluk olarak kullanıldığı zaman yaptırımın ne olacağı da yönetmelik de düzenlenmiş değil. Bu durum ülkenin genetik varlıklarını tehdit edeceği gibi tarım ve hayvancılık sistemlerinde de onarılmaz yaralara yol açabilir.

Köylüler ve Çiftçileri Zor Günler Bekliyor

Bu ürünlerin kullanılmasından doğacak zararla ilgili şirketlere para cezası dışında bir yaptırım ise öngörülmemiş. Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması Ve Uygulanmasına Dair Kanun, Yem Kanunu, Gıdaların Üretimi, Tüketimi Ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, gdolu gıda ve yemlerden doğacak zararlarla ilgili adli ve idari para cezası öngören yönetmelik çiftçilerin ve köylülerin bu ürünleri kullanımlarından kaynaklanan doğrudan ve dolaylı zararlarının nasıl tazmin edileceğine yönelik bir ip ucu bile sunmuyor. Bu durumda ekosistem ve tarımsal yapılarda onarılmaz tahribata yol açan gdo üreticisinin ürünlerinin piyasadan toplatılması ve uygulanacak para cezası ile kurtulmasının alt yapısı oluşmuş durumda.

Dipten Gelen Sese Kulak Verin

Ekolojist sosyalist çiftçi, tüketici, kentli ve köylü örgütleri tarafından dava konusu edilmesi beklenen yönetmelik, iklim değişikliği zirvesine hazırlanan Türkiye’nin politik yönelimini de ortaya koyuyor. Aralık ayı içinde BM 15 taraflar Konferansı kapsamında iklim değişikliğine neden olan gıda, su, enerji, tarım gibi konularda, hükümetin gıdayı, suyu, toplum sağlığını önceleyen politikalara ağırlık vermeyeceğini gösteriyor. Gıda egemenliği ekseninde, tohumun ve tarımın kamusal politikalarla desteklenmesi; fosil yakıtlardan vazgeçilmesini, kentlerin kapitalist dönüşümüne karşı yeni bir sürece hazırlanılması gerektiğinin altını çizen Ekoloji Kolektifi, önümüzdeki günlerde, gıdanın, suyun, toprağın ve toplumun geleceği için dipten gelen dalga adı altında pek çok örgütün birleşik bir eylem süreci yaratacağını vurguluyor.

Ekolojistler.org haber
Artık ne yiyeceğiz bilemiyorum.

Saygılar

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla


Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 05:05.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026