![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 06-09-2012
Şehir: MALATYA
Mesajlar: 28
|
ayrıca konuyla hic ilgili degil ama kayısı konusunda isteyene bilgi verebilirim. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 06-09-2012
Şehir: MALATYA
Mesajlar: 28
|
yokmu kimse? |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 14-03-2012
Şehir: DENİZLİ
Mesajlar: 20
|
chandler geç uyanır ama sizin oradaki iklimi bilmiyorum 28 nisanı atlatır mı? büyük ihtimal atlatır ancak chandler in en büyük handikabı sonbahar ve kış soguklarına karşı dayanıksızlığı |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Ağustostan sonra hatta ağustos başında sulamalarınızı kesin bir de öyle deneyin. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 29-01-2007
Şehir: BALIKESİR
Mesajlar: 69
|
Sn.Lilium'un dediğini dikkate almak lazım, sulanırsa hepsi sürgün vermeye devam ediyor. Ancak aynı alanda, aynı şartlarda (chandler, pedro, kaman ve bursa 98 çeşitlerinin bulunduğu bir bahçe.) chandlerin daha geç döktüğünü gördük. Ayrıca çoğu zaman sonbahardaki yağışlar planları alt üst edebiliyor. Evdeki hesap gibi birşey... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın cupressus, sizinde söyleminiz dikkate almaya değer, böylesine güzel gözlemleme dikkate alınmalı. "chandlerin daha geç döktüğünü gördük." Yanılmıyorsam yaprak dökmesinden bahsediyorsunuz, yaprak dökülmesi doğal olarak geç yapraklandığı için geç dökebilir, yaprağın geç dökülmesi donacak anlamı da çıkarmamalıyız, yanılıyormuyum bilmiyorum. çünkü biraz pişkinleşen kalınlaşan kabuk daha mukavemetli olacaktır. Erken suyu kesilmiş ağaçların genç sürgünlere su iletimi biraz kesileceği için daha iyi pişkinleşecek, bu sadece chandler için değil diğer türler içinde geçerlidir. "çoğu zaman sonbahardaki yağışlar planları alt üst edebiliyor." Sonbahar yağışları tüm çeşitler için geçerlidir, etki yapacaksa hepsine yapar diye düşünüyorum, buna müdahale etmemiz mümkün değil, biz mümkün olan elimizden gelen önlemi almaya çalışalım belki yararı olur, ben bu güne kadar olan gözlemlerime ve yaşlıların tecrübelerinden öğrendiğim fidanlarınıza ağustostan sonra su vermeyiniz doğrultusundaki bilgileri de boşa atmamak gerekir ki, onlar yaşanmış denenmiş tecrübelerdir. Bursa 98 çeşidini bilmiyorum, bursa95 ten farklı mı? |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Evet chandler ve pedro cevizlerim soguktan zarar gördüler hakkaten ancak bir önceki yıl da kaman cevizlerim soguktan zarar gördüler .... bence de sulamanın cok büyük önemi var ayrıca bir önemli konu da gübreleme gec kalınan ya da haziran temmuzda yapılan azotlu gübreleme de bu zararı artırıyor ..... Yabancı cesitlerin genclik çagında vahşi bir büyüme egilimi var ve bu da sürgünlerin pişkinleşmemesine bir etken ...ancak bu işler mış la muşla olmaz acaba 5-6 yaşında soguktan sarar görmüş yabancı çesit bahceleri varmı ona bakcaz ....varsa burada onu paylaşalım...yoksa o böyle dedi şu şöyle demiş yanlış oluyor bazı kişilere göre 5 sene önce chandler sanki uzaydan gelmiş bir sey gibiydi yere göge sıgmıyordu simdi baska cesitler konuşuluyor... bakcaz görecegiz....bu sene de bakacvagım ve bılgileri paylasacagım ve gercekten ne gördüysem yazacagım bence herkes te öyle yapmalı yoksa miş le muş la insanların emekleri yoktan yere heba ediliyor yazık... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Ceviz fidanı tepe tomurcugunu tamamladıktan sonra büyümeyi durduruyor ve kabuklarını sertleştirmeye başlıyor , soguk zararını etkileyen bir etken de su stresi dolayısıyla agaclarımızı agustos ayında sulamasını keserek büyümesini provake etmeden pişkinleşmesini saglamak ve eger kurak giden bir mevsimse ekim **** kasım aylarında sulamak gerekir diye okumuştum ... Denemedim bu sene deneyecegim...Ayrıca ilk donlardan önce ya da hemen sonra beyaz plastikle boyamanın yüzde seksen oranında soguk zararını önledigini de okumuştum ....deneyecegim... |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Sayın cupressus bu durumda eger yagıslar erken sonbahardaysa dediginiz cok dogru ancak gec sonbahardaysa faydası bile olabilir ....Ziraat böyle birşey demekki birazcık kadere kısmet.... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Sayın nabolant bu gecen sene hakkaten rekor soguklar yaşandı benim evin bahcesindeki 10 yaşındaki asma bile soguktan zarar gördü acaba cevrenizdeki diger agaclarda da soguk zararı varmı yoksa sadece chandler cinslerinde mi soguk zararı var.. hala chandler agaclarınız duruyorsa sulamayı ve gubrelemeyi nasıl yaptınız ve agaclarınızı beyaz plastıkle boyadınız mı ve ya bu sene nasıl bir uygulama yapacaksınız bizimle paylaşırmısınız cünkü sizin bahceniz bu sene altı yasında olacak bize de ışık tutar merak ettım samimi olarak... |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Bizler yabancı çeşitleri tam olarak çözemedik sanırım mesela bir yabancı makalede vahşi bir gelişme egiliminde olan genç chandler fidanlarının bu gelişmelerini durdurmak amacıyla muhakkak yaz budamasının yapılmasının gerektigini yazmış adamcagız ben agacın gelişmesini neden durdurmak gerektigini anlamamıştım o zaman şimdi biraz biraz anliyorum ... üstadlar ne der bu konuda böyle bir tecrübesi olan var mı....yaz budaması derken gec temmuz **** agustos iklime göre ..... |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Gecenin bir yarısı insanımızı dogru bilgilendirmek adına biraz araştırdım...Özellikle chandler ceviz ceşidi için.... şimdi birincisi chandler sadece kaliforniya da yetişen bir ceşit degil kaliforniya amerikada en cok ceviz yetiştiriciligi yapılan eyalet yani devlet ve de burada kurulan bahcelerin geneli chandler ceviz çeşidiyle kuruluyor özelliklede son on yılda kurulanlar ...ikincisi kaliforniya yı bizim antalya veya izmir gibi bir yer olarak düşünenler için baktım yüz ölçümü 410000 km kare yani Türkiye nin yarısından fazla bir alan....şimdi kaliforniya derken istanbul mu ankara mı izmir mi konya mı ısparta mı bolu mu antalya mı kaliforniya nın neresi bilmek lazım....enlem olarak ta baktım kaliforniya 32-42 kuzey Türkiye 36-42 kuzey yani hemen hemen aynı amacım filimlerden ziyade gercek bir kaliforniya canlandırabilmek gercekci fikirlere sahip olmak için.... İnşallah yabancı çeşit avukatlıgı yapıyor gibi algılanmam sadece mantıklı ve gercekçi yorumlara katkısı olması açısından yazdım bunları... |
|
|
|
|
|
#13 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 07-12-2011
Şehir: kırşehir
Mesajlar: 708
|
Alıntı:
rakım kaç ????? ve kaliforniya hangi iklim kuşağında yer alıyor??? |
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 29-01-2007
Şehir: BALIKESİR
Mesajlar: 69
|
Sn.Lilium, ve S. Bozy. katkılarınıziçin teşekkürler. Yazdığımız şeyler konunun değişik yönleri aslında. 98 ve 95 farkı klavyeden kaynaklanmış... yaprak dökme ile soğuklara dayanım birbiriyle çok ilgilidir. Çünkü yaprağını döken meyveler bunu kışa hazırlık olarak yaparlar. Soğuktan zarar görme de bünyedeki su oranıyla doğrudan ilgili. Su oranı ne kadar fazlaysa o derece zararlanır. ikinci olarak franquetta çeşidi chandlerdan geç yapraklanıyor, daha erken hasat ediliyor ve yaprağını 3-5 gün erken döküyor. Ceviz çeşitleri arasında vegetasyon süresi değişkenlik arz ediyor. Yaprağını geç açan geç dökmeyebiliyor. Balıkesir Sındırgı şartlarında 2011 kışında plastik boya ile boyanan ve boyanmayan 2-3 yaşlı fidanlar arasında bir fark gözlemlemedik, zarar görenler aynı oranda oldu. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 07-12-2011
Şehir: kırşehir
Mesajlar: 708
|
Akdeniz iklimi..
Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler, Avustralya’nın güneybatısı, G. Afrika Cumhuriyetinde Kap bölgesi, Şili’nin orta kesimleri ve Kuzey Amerika’da Kaliforniya çevresinde etkilidir. Türkiye de genel olarak bu iklim kuşağının etkisi altındadır. Þ Yıllık ortalama 18°C’dir. En sıcak ay ortalaması 28–30°C, en soğuk ay ortalaması 8–10 °C’dir. Þ Yıllık yağış miktarı yükseltiye göre değişir. Ortalama 600–1000 mm arasındadır. Yaz ayları kurak kış ayları yağışlıdır.Yaz sıcaklığı güneş ışınlarının düşme açısına, kuraklık ise alçalıcı hava hareketlerine bağlıdır. Kıyı kesimlerde ılıman geçen kışlar iç kesimlere doğru sertleşir. Kar yağışı ve don olayı çok ender görülür. Kışın görülen yağışlar cephesel kökenlidir. Cephesel yağışlar en fazla bu ikimde görülür. Þ Karakteristik bitki örtüsü, kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle ortaya çıkan makilerdir. Makiler, sürekli yeşil kalabilen, kısa boylu, sert yapraklı, kuraklığa dayanabilen, çalımsı bodur bitkilerdir. Akdeniz ikliminde yağışın az çok yeterli olduğu orta yükseklikteki yamaçlarda iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar (Kızılçam, sarıçam, karaçam ormanları gibi) yer alır. kaynak: DÜNYADA GÖRÜLEN İKLİM ÇEŞİTLERİ - geograpy - Blogcu.com |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
sayın ncp1963 yazmak istedigim tam anlaşılmamaış sanırım Türkiyenin rakımı kaç ???? ..... Californiya da ÖLÇÜLEN EN DÜŞÜK SICAKLIGIN -43 C OLDUGUNU SÖYLESEM...1937 yılnda 5500 feet yükseklikte 1500 metreye yakın bir yükseklik..... burada geniş cografyaların sanki tektip bir yermiş gibi kabul edilmesi yanlış ... şimdi -43 c sogukta bu ceviz olur bak kaliforniya da olmuş demek olurmu... Ankaranın rakımı kaç ????.... Ankaranın iklimi nasıl ??? Çamlıdere ile Elmadag ile Güdül Polatlı aynı mı ??? Nallıhan karasal iklim mi ??? benim köyüm de bile heryerin havası aynı degil ..... mikro klima çok önemli buna bakmak lazım... |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Sizin yazınızda da gözüktügü gibi Türkiye akdeniz ikliminde gözüküyor tıpkı kaliforniya gibi dışardan bakan bir amerikalı sivasta muz yetiştigini düşünebilir rahatlıkla....İklim yöreye göre cok degişken olabilir... |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 06-09-2012
Şehir: MALATYA
Mesajlar: 28
|
sayın lilium
ben yokken bicok cevap gelmiş tesekur ederim. özelden aldıgım cevabada tesekur ederim Türk tarımınız hiç bir garantisi yok, kayısıda başınıza gelenler cevizde gelmeyecek demek değildir. kesinlikle haklısınız malatya Karasal iklime sahip sanırım fakat kayısı olan yerde ceviz de olması lazım. Geç donlardan kayısı çiçekleri etkilenmiyor mu? karasal fakat karakteristik doğuAnadolu gibi degil biraz daha ılıman güneydoğu iklimine benziyor diyebilirim. aralık ve ocak harici cok soğuk olmaz. 1 kasım a kadar gece haric sıcaktır. agustos ta su vermezsem kesin kurur fidanlarım okadar sıcaktır 41 42 leri görüyoruz agustosta. tek sorunumuz nisan donları. kayısıyıda etkiliyor çevremizde biçok ceviz agacı var çoğunluğu HEKİMHAN diye tabir ettiğimiz yerli çeşidimiz. verimli bir tür aslında 15 yasında bakımlı bir hekiman cevizinden bu yıl 10 teneke(buraların ölcüsü) almak mümkün. ama heryıl vermediği gibi, meyve kalitesi biraz düsük ve ilkbahar donlarından kesinlikle etkileniyor o yıl ürün vermiyor. baska bir degerli arkadasımız, yatırımız yapmadan bikac cesidi deneme amaclı dikmemi denememi tavsiye etmiş bu arada cevizleri tohumdan ekmemi tavsiye etti cok mantıklı geldi siz nedersiniz acaba? |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 07-12-2011
Şehir: kırşehir
Mesajlar: 708
|
Türkiye'de ve california'da İklim Bölgeleri
Tropikal Bitkiler: Türkiye'de İklim Bölgeleri (Hardiness Zone) USDA Plant Hardiness Zone Map http://www.gardeningknowhow.com/wp-c...nia_map_lg.gif alttaki adresi eğer google earth ta açarsanız açılan resimde çevredeki ağaçların ceviz ve badem ağaçları olduğunu görür. google earthın altındada bölgenin yüksekliğini okursunuz. Brights Pioneer Exhibit, Plainsburg Road, Le Grand, CA, United States chandler tüm kaynaklarca yüksek verimli bir çeşit olarak kabul ediliyor ama aynı kaynakların bir çoğuda -15 derecenin altına inen bölgelerde ağacın strese girdiğini kabul ediyorlar.. Sayın yaşar akça ne diyor bakın.. Türkiye'de kurulan bahçelerden neden düşük verim alınıyor Karasal iklim alanlarına uygun olmayan çeşitleri diktiğimiz için SON UYARI:vejetasyon süresi kısa olan kışları sert geçen bölgelere Chandler çeşidi OLMAZ http://ceviz.gen.tr/haberdetay.asp?HaberNo=222 Kaynak : Akca Düzenleyen ncp1963 : 07-09-2012 saat 20:44 |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Sayın Cupressus sonbahar erken donları kış sogukları ve de ilkbahar geç donları agaclarımıza zarar veriyor ve pek çok kişi buna tek tip bir zararmış gibi bakıyor bunun ayrımını iyi yapmak lazım...Benim görüşüme göre de beyaz plastik boyanın sonbahar erken donlarına karşı koruyucu bir etkisi olamaz ancak kıs donlarından koruması garanti kısın da agaclarımız güneşin etkisinden korunmalı belki de daha fazla korunmalı kaolin gibi düşünüyorum ben bu uygulamayı.. |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 29-01-2007
Şehir: BALIKESİR
Mesajlar: 69
|
beyaz boya güneş ışınlarını yansıttığı için gövdeyi güneş yanığından koruyor, bu konuda bir tereddüt yok. Ancak soğuktan koruması için soğuğu geçirmeyen bir malzeme olması lazım. Boya böyle bir yalıtım malzemesi değil. Keşke öyle olsaydı evlerimizi de güzelce iki kat, üç kat boyardık, yakıt masrafını azaltırdık. Çok ta güzel olurdu... Kışın ağaçlara zarar veren etken aşırı düşük sıcaklık. Bitki hücresindeki suyun donarak kristalize olmasına ve hücre çeperinin parçalanmasına neden olur. Geriye dönüşü de yoktur. Önce de yazdım su oranı ne kadar fazla olursa don zararı da o nispette artar. tabi ki sıcaklık derecesi ve süresi de etkili bunda. |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Sayin cupressus beyaz plastik boyayi izolasyon malzemesi olarak degil tipki kaolin gibi gunes isinlarinin govdeyi isitmasini onlemek icin kullaniyorlar...boylece fidan gunduz ve gece sicaklik farklarindan daha az etkileniyor ....yani gunduz asiri isinan govde birden gece soguklarindan dolayi asiri soguyarak catlamiyor bu konuda yapilan pek cok arastirma var bence mantikli... Sayin ncp1963 iste tam benim soyledigim sey de bu bakiniz californiadaki sicaklik ve iklim farkliliklari burada acikca gozukuyor aradaki sicaklik marjlari da mikro klima etkisi yani en dusuk sicaklik -11- ,-15 derken ornegin ankara balada -15 iken nallihanda -12 oluyor simdi chandler fidani kalifornianin sacramento sehrinda yetistiriliyor sacramento valley ve san joaghin valley de ulkemizde yetistimek isteyen de kendi bulundugu yeri burasiyla her yonden kiyaslayip dikebilir ... Ben Yasar hocanin bes sene once soylediklerini de biliyorum acaba bes sene sonra ne diyecek onu da merak etmiyorum aslinda.... |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Sayin ncp1963 Turkiye de ceviz agaclarindan verim alinamamasini sadece karasal iklime uygun cesit dikilmemesine bagamak gercekten ilginc geldi bana o zaman bu sorunu hemen cozebiliriz ne kadar guzel.... |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Ağaç Dostu
|
Asıl daha ilginci "türkiyede kurulan bahçelerden düşük verim alınması", türkiyede doğru dürüst ve bilinçli bu işin üstadı olarak yapan, kapama ceviz bahçesi kaç tane sayabilirsiniz? Türkiye de 5-6 senedir büyük alanlara ve miktarlarda kapama bahçe kurma çalışmaları var, bunlardan da daha tam neticeler tam bir şeyler söylenemezken, kurulan bahçelerden düşük verim alındığı kararını kim kimler veriyor? Birkaç kişi yapmış yapamamışsa bunun nedenlerine de bilmek gerekir, hatamı yapmış, gerçekten bilinçli olarak mı yapmış, yoksa bazı çok bilen ziraatcı ya da fidan satıcısının yanlış yönlendirmesiyle mi olmuş? Bunlar birer bilinmezken bazı şeylere de kesin kararlar koymamak lazım. "hiç unutmuyorum biri mesaj atmış ben 8 sene oldu ceviz dikeli daha 8 kilo ceviz alamadın diye" Sordum kendisine şimdiye kadar yani sekiz senedir hangi bakımları uygulamaları yaptın. -Ne yapacağım ektim bıraktım dedi. Şimdi ben bu bahçeyi baz alıp düşük verimden bahsedebilirmiyim. Türkiyede ceviz konusunda daha hiçbir şey yerine oturmamıştır, bazı söylemleri yaparken daha dikkatli yapmalıyız. |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Sayin mzeynal kurulmus bir bahceyi bozup yeniden baska bir bahce kurmak zor bir is ...ustelik siz simdi kayisiyi biliyorsunuz ama cevizi bilmiyorsunuz hastaligi bakimi budamasi hasati farkli....acaba daha dayanikli ve para eden kayisi cesitlerine asilamak cozum olurmu bilmiyorum gercekten ben kayisidan anlamiyorum ..simdi herkes kayisi visne bahcesini sokup ceviz dikerse on yil sonra kayisinin visnenin fiyati ne olur bilinmez ...sonra pisman olmak var ... madem para harcamak istiyorsunuz kayisiyi isleyip islenmis urun olarak daha fazla kazanabilirsiniz ...tamamen sizin seciminiz ... cesit seciminde ise her bilgi burada ve intenette fazlasiyla var yerinize gore karari siz vereceksiniz ..yabanci cesitlerin gec uyandigi ve ilkbahar donlarindan etkilenmedigi bir gercek eger sorununuz ilkbahar donlariysa yabanci cesit deneyebilirsiniz .... |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
Millet orada burada bir şeyler okuyor bu ceviz işnde acayip para var diye bilmem kaç dekar ceviz bahcesi kurmaya kalkıyor... ilçe tarımdan destekleme alacam diye fidan alıyor kaman diye alınanlar bilmem ne cıkıyor ... sonra iki sene üst üste masraf edınce bu ne böyle hersene ben böyle masraf edemem ugrasamam diyip buldugu baska bir süper iş fikriyle ugrasmaya baslıyor ... benım duyduguma göre devletten sırf tesvık almak için binlerce dönüm hazine arazisi ceviz bahcesi kurulmuş gibi gösteriliyor ...sonra birisi birşey diyor hadi bakalım her kes hücum ... iki sene önce millet chandler sırasına adını yazdırıyordu bir sonraki mayıs ayına...ne oldu ayy pardon ben yanlış anlamışım dedıler simdi baska seyler söyleniyor hadi bakalım hücuuuum mu diyecegiz ... fernor la kurulmuş kac tane bahce var hiç gidip gördünüz mü... fernor fransanın neresinde yetişiyor bilen var mı ...fransa akdeniz iklimi degilmi sorduk mu hiç... ama birisi iyi dedi o zaman hepimiz bozalım bahceleri fernor dikelim sorunlarımızı cözelim... |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 12-03-2012
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 217
|
İnsanmıza 3,5 x 5 ceviz agacı dikmesini öneriyorlar bu uzmanlar hakkaten inanılmaz bir sey ... hakkaten dikenler de var ... şimdi hesaplıyorlar dönüm basına 20 agac daha fazla dikerse agac basına bılmem kac kilo cevizden çarpı 15 tl bilmem şu kadar daha fazla dolar bazından hesaplarsan falan filan....3 yıl sonra kendini amorti eder 5 yıl sonra ohooo zengin olduk... |
|
|
|
|
|
#28 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 07-12-2011
Şehir: kırşehir
Mesajlar: 708
|
Alıntı:
sözlerinizde haklısınız ama!!!! Hiç kimse kendini çatıdan at diyenin sözüyle kendini çatıdan atmaz.. veya ben henüz duymadım böyle bir vakka. Okumak, okuduğunu anlayabilmek, yanlış anladığında yanlışını kabul edip dönebilmek, araştırmak, dinlemek,yorumlamak, kıssadan hisse çıkarabilmek. bunlar toplumumuzun büyük çoğunluğunun zaafları. onun için birileri birşeyler diyor birileride peşlerinden gidiyor. daha öncede yazdım ne yazıkki devletin tüm kurumları bulunduğu yeri hak etmeyen kişilerce işgal edilmiş durumda. hak edenin üstündeki amiri hak etmediği için oda birşey yapamıyor. en ufak kasabamızda bile ilçe tarımdiye bir kurum var ve burada mühendislerimiz ve teknikerlerimiz var.. buralarda hazinenin arazileride var. burada proje yapıp götürüldüğünde ilgilenecek mülkii amirde var. tüm resmi kurumlarımızın (ezici bir çoğunluğun diyelim) bahçelerinde çam ve türevleri dikilidir. belediyeler peyzaj çalışması yapar gider mısırdan hurma getirir refüjlere bunları diker Tabi bunlarla birlikte zaralısıda gelir bölgede olan hurmalarda kurur) bulunduğun bölgeyi temsil eden fidanları diksen ne olur?? insan aldığı parayı helal etmek adına bir proje yapar bulunduğu yörede en verimli yetişecek adapte kabileyeti yüksek fidanları (her türlüsünü) belirlemek için üçer beşer adet diker bu gün hangi fidancıyı arasa ücretsiz fidan alabilir. arsa bedava,fidan bedava,teknikerin de var bahçeye bakacak. çevredeki çiftçilerdende rica ettiğinde ücretsiz traktör vs bulmak çok kolay. proje kabul görmüşse ödeneğinde var.. eee ne yok??? bir iki istisnanın dışında diğer bölgelerde neden yapılmıyor??? bunlar yapılmış olsa vatandaş ilçe tarıma gelip ben şunu dikmek istiyorum dediğinde alsa vadandaşı bahçeye götürse bak biz burada şu çeşitleri diktik şundan şu kadar yıl sonra şu şartlarda şu verimi bundan bu verimi aldık dese yol gösterse vatdandaşta uygulanmış örneği görünce herhalde olmayacak hayallerin peşinden koşmaz. öyle bir ülkede yaşıyoruzki her 28 kişiye bir devlet görevlisi düşüyor ama hala devlet vatandaşa yol gösterir durumda değil her zaman olduğu gibi vatandaşın hızına ayak uyduramayıp tökezleyerek peşinden gitmeye çalışıyor bari onu yapıyor )ya peşimizdende gelmese?? |
|
|
|
|
|
|
#29 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 13-01-2010
Şehir: YALOVA
Mesajlar: 1,281
|
ya peşimizdende gelmese??[/QUOTE] EVET BUNA DA ŞÜKÜR.... |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 02-07-2012
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 21
|
Şeker Bayramında Başladık(Tecrübeler)
Herkese selamlar, Birkaç senedir hayal ettiğim bir planın yavaş yavaş olgunlaştığını ve fiiliyata geçtiğini görmenin heycanıyla yazıyorum. Arazimize ilk kazmayı vurduk ve ıslah çukurlarımızı kazdık. Elimden geldiğince tecrübelerimi sizinle paylaşmaya çalışacağım. Öncelikle aralıkları ilçe tarıma destek konusuyla ilgilide danışarak 8x8 olarak belirleyip işaretledik. Bu bize için inanılmaz büyük bir emek ve zamana mal oldu. Bunun sebeplerinden biri arazinin çok şekilsiz olması. Araziye hem avantaj hemde dezavantaj sağlayan bozuk bir üçgen şekline sahip ama herşeye rağmen nihayetinde bu işi bitirdik. Arazide yaklaşık 1,5-2 dönümlük bir kısmı ileride sulama havuzu ve ev yapabilmek için boş bıraktık. Geriye kalan bölgeleri 8x8 ölçüp az bir kireçle işaretledik. Bayramın ikinci günü saati 75 tl'ye anlaştığımız kepçeyi araziye getirdik ve çukurları kazdırmaya başladık. 1-1,5 metre arası derinlik ve çapta kazdığımız çukurlarda toprağı üst kısım (30-45cm) en alta gelicek şekilde alt üst ettik ve yaklaşık yine 30-50 cm çukur kalacak şekilde bıraktık. Bu iş 20saat sürdü ve 650 civarı çukur açıldı. Bu çukurlara yaklaşık 1 kilo Leonardit ve 5 kilo civarı yanmış hayvan gübresi döktük ve dolgu olacak toprağa harmanlamaya çalıştık. Bu işte 4 kişilik bir ekiple(Babam, eniştem, kuzenim ve ben) 4 gün kadar sürdü. Aynı zamanda metresine 14 tl + kdv anlaştığım kafes tel örgü (2metre beton direk + 1,5 metre yükseklikteki 2,5mm galvanizli tel + uygulama) firmasıyla yüz yüze görüştüm, gerekli evrakları toparladım ve Ziraat Bankasına Kredi başvurumu eksiksiz gerçekleştirdim. Bu kredi başvurusu sürecinde bürokrasi ile ilgili karşılaştıklarım (dileyene, morale ihtiyacı olana detaylı anlatırım) Türkiye gerçeklerini bir kere daha anlamamı sağladı. Bir kaç ay önce forumdan Göksal beyden 700 fernor ve tozlayıcı fernette fidanları için anlaştık. Bir aksilik olmazsa ekim ayında babam benden bir hafta önce giderek kepçe ile gübreleyip havalandırdığımız çukurları kapattıracak ve fidan noktalarını işaretleyecek. Sonra bende fidanları alıp götüreceğim ve dikim işlemine geçeceğiz. Bu süreçte karşılaştığımız sorunlar ve bunları aşabilmem beni daha da cesaretlendirdi. O yüzden bundan sonrası için daha güvenliyim. Arazide çalışmalar esnasında bir kaç fotoğraf çekebildim bunları eklemeye çalışacağım. Sizlere tartışmalardan ve paylaşımlardan dolayı teşekkür ediyorum. Atladığım detayları aklıma geldikçe yazmaya çalışırım. |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|