agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Yabani Hayvanlar > Yabani Hayvanlar / Genel




Reklam


Beğeni Düzeni2Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 26-09-2009, 11:26   #31
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 01-09-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 28
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Todor Mesajı Göster
Sokak hayvanlarının hastalık taşıma riski mevcuttur. Güvercinlerin dışkıları tarihi binalara zarar verir. Tilkiler tavuk çalar, bit pire taşır. Yılanlar iğrençtir/lanetlidir. Domuzlar mısıra gelir. Fareler ortalıkta dolaşır, kurbağalar vıraklar, köstebek yeri eşeler.

Her canlıyı yok etmek için mantıklı bir açıklamamız var. Yaşatmak yerine öldürmeyi, var etmek yerine yok etmeyi seçiyoruz. Sonra da biz nerde yanlış yaptık diye düşünüyoruz.
Evet işte ben de bunu diyorum. Yaşatalım, üretelim, çoğaltalım ve daha çok sayıda hayvanı yaşatalım. İnsan sayısını azaltalım hayvan sayısını arttıralım.
Hatta hitlilerin inekleri, maymunları, fareleri kutsal saydıkları gibi bizde sokak kedi ve köpeklerini kutsal ilan edelim. Heryerin kapılarını onlara açalım, parklara, dükkanlara, stadyumlara heryere girsinler, sokaklarda dolaşsınlar, sayılarını çoğalttıkca çoğaltalım. Çöp dağları yapalım martılar üresin, sayıları artsın, hatta onlara kolaylık olsun diye çöplükleri deniz kenarlarına kuralım. Çöp konteynerlerinin kapaklarını yasaklayalım sokak hayvanları rahat rahat karıştırsınlar. Ha bir de şehirlerde yeşil alan bırakmayalım her yer bina olsun ki bina aralarına daha fazla kedi köpek salabilelim. UK'de Türkiye'den fazla köpek var, bilinen köpek ırklarının hatırı sayılır bir bölümü İngiliz orjinli ama sokaklarında hiç sokak hayvanı yok, barınaklarında hiç bizdeki esir kampları gibi hayvanlar bulunmuyor. Biz bu salak insanlara uymayalım, onları örnek almayalım bizim örnek alacağımız Hindistan, Pakistan, Bangladeş gibi insanca yaşayan ülkeler olmalıdır.

pozitifköpek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-09-2009, 11:57   #32
Ağaç Dostu
 
Nariel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2008
Şehir: Silifke & İstanbul
Mesajlar: 2,202
Galeri: 236
Abartmayalım. Hayvanlara merhamet etmekle onları kutsal saymak birbirine zıt şeylerdir.

Tilki bu, var olmayı sürdürecek ve yaşamak için avlanacak. Fare bu, varolmaya devam edecek ve bir şekilde yiyeceğini bulacak. Onlar da öldürecek, onları da öldürecekler.

Önemli olan tamamen yok etmek değil, dengenin bozulmasını önleyip canlıların uygun miktarda çoğalmasını sağlamak.

Tilkiden nefret edip, tilki avına çıkıp, ormandaki çayırdaki tilkilerin kökünü kazımayacaksın.

Yılandan nefret edip dağda bayırda her gördüğün yılanı öldürmeyeceksin.

Sana zararı olmayan bir mekanda barınan fareleri yok etmeyeceksin.

Tıpkı evinde çoğalan karıncaları yok edip, doğada yaşayanlara ellememekte olduğu gibi.

Sokak kedi köpeklerini aşırı derecede beslemeyeceksin, çok zavallı görünenlere, hastalara, sakatlara yardım edeceksin. Gereğinden fazla beslemek onların hazıra alışmasına, rahatlayıp bol bol üremesine sebep olur. Onlar zaten bir şekilde karnını doyurur, ama yardıma muhtaç görünen sokak hayvanlarına yardım etmek iyiliktir.

Nariel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-09-2009, 13:59   #33
Ağaç Dostu
 
thomasina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 497
Galeri: 31
''Yaşatalım, üretelim, çoğaltalım ve daha çok sayıda hayvanı yaşatalım. İnsan sayısını azaltalım hayvan sayısını arttıralım''

Sokakta normal bir doğal ortam mı var ki siz onların kendi kendilerine beslenmelerini bekliyorsunuz? Her metrekare yeşilliğe bir ev diken bizler onlara ne bıraktık?

Sokakta yaşayan her hayvanı beslerim. Besleme şeklime dikkat ederek hazıra alıştırmam ama onun aç kalmasını istemem. Aç bir canlı her zaman daha risklidir, saldırganlık açısından da, mikrop açısından da. Olay bu kadar basit. Ne yani aç bıraktığınızda üremeyecekler mi?
Bu nasıl bir düşüncedir? Sizi anlayamıyorum. Herkes bir takılmış fazla yemek vermeyin çoğalmasınlar lafına, bulduğunuz tek alternatif bu mu?
Siz benim gibi besleyenlerden farklı bir şeyler yapın, hayatınızda bir kere yardım edin doğa adına bir hayvanı kısırlaştırın. Üstelik bunun için belediyeye gidin ve de bizim gibi sisteme de hizmet etmemiş olursunuz. Her zaman söylüyorum, bu hep beraberce yapılacak bir şeydir, bir ekip gibi çalışmak zorunlu. Sokak hayvanları ciddi bir durumdur. Bu böyle bu gibi platformlarda sokak hayvanlarını besleyenleri acımasızca eleştirerek halledilebilecek bir şey değil. Olayın ciddiyetine varmayanları, insan sağlığını bu kadar düşündüğünü iddia edenleri, sisteme hizmet karmaşasını bir kenara bırakarak; bir kez olsun sorumlu insan gibi davranarak daha yapıcı alternatiflerle karşımıza gelmesini bekliyorum.
Ben aç bütün hayvanları besliyorum, bütçem elverdiğince kısırlaştırıyorum, yardım da alarak çoğu tedaviyi ücretsiz de yapabiliyorum ve bütün bunları bu sorunu çözmek adına yapıyorum.
Lütfen siz bana söylermisiniz, bu sorun için sizler ne yapıyorsunuz? Hani bir sorunun farkındasınız ya...

thomasina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-09-2009, 14:08   #34
Ağaç Dostu
 
thomasina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 497
Galeri: 31
Ve çok rica ediyorum arkadaşlar, başlık sokak hayvanları ile ilgili değil. Bunu başka bir yerde konuşalım. Bu başlıkta tarla fareleri ile ilgili bilgi almak isteyen arkadaşlar, belki ilgi alanlarında değilken bu yazışmaları okuyorlar.

thomasina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-09-2009, 23:56   #35
Ağaç Dostu
 
gurbik67's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-01-2008
Şehir: Zonguldak
Mesajlar: 842
İnsan oğluna yakın evcil hayvanlara hayat hakkı var ama bunun yanında yaban yaşama hayat hakkı yok. börtü böceği,kurdu,kuşu, vs öldürürken hayvan hakları savunucuları nerede.? adalet kadının hikayesi gibimi.?
küçük ve büyük baş hayvanı boğazlarken bunlar insanlığın hizmetinde denir.

ama iş kedi köpeğe gelince bunlar zavallı yaratıklar öksüzler ana yok baba yok sözleri ile duygu sömürüsü türünden laf ebeliği ile taraflı tutumda olmamalı.
kedi köpek eti yiyen çin,Tayvan gibi ülkelerde kendilerini o şekilde görüyorlar.besleme türü farklı. besle ye mantığı.
işin aslı doğada değilmi bırakalım hayvanlar kendini dengelesinler insan oğlu bunu dengeleyemez. birini çoğaltırken birini yok etmeyelim.
hayvanları sevmeyeni ben düşünemiyorum. ancak insanların aralarındaki anlaşamama nedeni hayvanların yaşam alanları ile ilgili. aslında hayvanların dili olsada kiminle yaşayacağını ifade ede bilse.

gurbik67 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-09-2009, 10:49   #36
Ağaç Dostu
 
thomasina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 497
Galeri: 31
''ama iş kedi köpeğe gelince bunlar zavallı yaratıklar öksüzler ana yok baba yok sözleri ile duygu sömürüsü türünden laf ebeliği ile taraflı tutumda olmamalı.''

Laf ebeliği sıfatı üstümde kaldı sanırım. Kaldı ki tarla fareleri ile ilgili dehşet verici bir yok etme planı önerdiğimi okudunuz mu? Diğer hayvanlarla ilgili yazdığım mesajları okursanız çok kolaylıkla sıfatlandırma yapamayacağınızı düşünüyorum. Bizim evde fare canlı yakalanır ve eve uzak bir tarlaya babam tarafından bırakılırdı. Şu anda koca bir saksı çiçeğimi yiyip bitiren iki tırtıl, kavanozumda verdiğim yapraklarla doğanın onlara verdiği yaşam süresince yaşamaya çalışıyorlar. Kimyasal ilaçlardan uzak durmaya çalıştığımı, uzun süre et yemediğimi ve sonradan da tıbbi zorunluluktan dolayı yemeye başladığımı ve hala masamın baş tacı olanın etler olmadığını anlatsam burası sayfalarca mesajımla dolar. Özellikle kedi-köpek konusunun bu sayfanın konusu olmadığını ve tarla fareleriyle birlikte yaşamaktan hoşlanmayan insanların neler yaptığını öğrenmeye çalışırken bu konuya girmek zorunda kaldım, bilmem farkedebildiniz mi? İleride şehir dışında bir köy evinde yaşamak istiyorum ama o zaman da farelerle mücadelem diğer hayvanlara duyduğum saygıdan farklı bir boyutta olmayacak. Fareler de ölsün istemiyorum, yılanlar da, tırtıllar da ve diğer bütün hayvanlar da, kedi köpek de öyle. Bu kadar masum ve hatta ütopik bir dünyam olsun istiyorum. Eğer bir rahatsızlığım varsa da bunun çaresini de doğanın, onlardan farklı olmayan bir bireyi olarak centilmence hareket edeceğim. Lütfen, yaftalarken ve hüküm verirken biraz daha fazla düşünelim olur mu?
Sevgiler...

thomasina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-09-2009, 12:50   #37
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 01-09-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 28
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi thomasina Mesajı Göster
uzun süre et yemediğimi ve sonradan da tıbbi zorunluluktan dolayı yemeye başladığımı....
İnsanlar ve bazı hayvanlar et yemek zorundadır. Et yenileceği içinde bazı hayvanların ölmesi gerekmekdedir. Siz hiç otla yaşayabilecek aslan, kaplan, kurt, çakal, kartal, baykuş vs düşününebiliyormusunuz?

İnsan proteini çeşitli gıdalardan alabilese de artık et yemesinin gerekli olduğu bilimsel olarak ispatlanmışdır. Özellikle çocuk ve yaşlıların ete ihtiyacı olduğunu doktorlar söylüyorlar. Ben et yemeyin zararlıdır, çocuğunuza et vermeyin diyen bir doktor, beslenme uzmanı görmedim. Et yenildiği sürece eti yenilen hayvanlar ölecekdir. Gerisi teferruattır. Et yemeyen, bu yolla hayvanları koruduğunu zannedenlere de sadece Reşit sen söyle sen işit denir.

pozitifköpek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-09-2009, 13:15   #38
Ağaç Dostu
 
cello's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-09-2006
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 300
Galeri: 1
Mantık şu olmamalı "Hayvanseverim hepsini severim". Yok böyle birşey. Çevremizdeki insanlardan bile sevmediklerimiz var. (onlarda bizi sevmemekte serbestler) Açıkçası ben fareyi sevmem. Evimde görürsem evimi terk etmesi (etmiyorsa da ölmesi) için ne gerekiyorsa yaparım, onunla beraber yaşayamam. Sağlığımı tehdit ettiğini bilecek bilince de sahibim. Vebanın en büyük distribütörü ve kulak, burun, boğaz kemiricisi bu hayvanı sevmiyorum !!!

Sokaktaki artık evcilleşmiş kedi, köpeğe su, yemek vermek ise başka birşey. Biraz Empati. Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin. Yani biz açken neler hissediyorsak herhalde onlarda aynı şeyleri hissediyorlardır.

Aslında bu empati onlara iyilik yapıyorum diye kısırlaştıranlar tarafından da yapılmalı. Kısırlaştırılmak yoluyla soyları birgün gelecek tükenecek bu da düşünülmeli.

Saygılarımla,

cello Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-09-2009, 14:07   #39
Ağaç Dostu
 
thomasina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-06-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 497
Galeri: 31
Et yemeyen, bu yolla hayvanları koruduğunu zannedenlere de sadece Reşit sen söyle sen işit denir.
Et yememenin iyi bir şey ya da daha yararlı bir şey olduğunu savunmuş değilim. kaldı ki bunun zararlı yanlarını yaşamım boyunca iliğime kadar hissetmiş durumdayım. Ancak ben böyleyim. Benim laf ebeliği yaptığımı düşünen arkadaşlarıma ne kadar hassas olduğumu anlatmak adına bunu açıkladım. Yoksa kimseyi et yediği için de yargılamış değilim. Aradaki farkı umarım anlıyorsunuz.

Hayvanların hepsini çok severim demek başka onların durduk yerde ölmelerini istemiyorum ya da vahşi bir şekilde ölmelerini istemiyorum, en azından başka alternatif varken demek başka bir şey. Neden yazdıklarımı başka türlü anlıyorsunuz demeyeceğim sanırım ben ifade edemiyorum. Sevemediğim ve beslemekten hoşlanmadığım, bir arada yaşayamayacağım bir çok hayvan tabi ki var. Ancak bu halim ve düşüncem onlara karşı saygımı ve yaşam haklarına olan inancımı etkilemiyor. Fareden ne kadar çok korkuğumu bilir misiniz? Ama yine de onların öldürülmelerini isteyemiyorum ya da ilk gördüğüm kişiye çabuk bunu öldür diyemiyorum. Kendi korkumla mücadeleye girişiyorum. Bakış açımı anlamak bu kadar zor olmasa gerek.

Doğada ne varsa, gerektiği için var. Bunda hepimiz hem fikirsek, benim onlara sizden daha fazla hassas olmam neden bu kadar şaşırtıyor? Herkes birbirinden farklı ve farklı da olmalı belki de. Karıncaların bile bir ekonomiyi nasıl etkilediğini ve milyarlarca lira zarara soktuğunu bilmemize rağmen onlarla mücadele ederken en vahşi yöntemi uygulamamızı gerektirmiyor öyle değil mi? Benim sizden tek farkım onlarla mücadele ederken bile kendimi iyi hissetmemem, ne kadar zorunluk olduğunu bilsem de. Siz olaya daha soğukkanlı bakabilirsiniz, ben daha detaycı ve hassas olabilirim. Bu ne sizi daha acımasız yapar, ne de beni laf ebesi ya da daha mantıksız. Kaldı ki laf ebeliği yaptığımı düşünülen konu bambaşka bir konu. Sokak hayvanlarının aç bırakılarak üreme kontrolü yapılması fikridir.

Aslında bu empati onlara iyilik yapıyorum diye kısırlaştıranlar tarafından da yapılmalı. Kısırlaştırılmak yoluyla soyları birgün gelecek tükenecek bu da düşünülmeli.
Bu arada özellikle hayvan kısırlaştırma konusuna mecburen giriyorum yine burada. Çünkü devamı geliyor. Eğer devlet gerektiği gibi sağ duyulu ve bilimsel olarak bu konuya eğilmiş olsaydı bizim düzensiz yapmak zorunda kaldığımız kısırlaştırma eylemi olmayacaktı. Daha sistemli ve gerekli koşullarda bu geçerli olacaktı, kimse de üzülmeyecekti. Ancak telef olan hayvanları düşününce-görünce bu nahoş görevi üstlenmek zorunda kalıyorum ben kendi adıma. Yoksa yalnızca sevmek ve beslemekle onlarla ilişkimi daha tatlı bir seviyede tutabilirdim.

Sonuç olarak ben beraber yaşadığım veya yaşamadığım, korktuğum veya güzel bulmadığım bütün hayvanların bir doğa dengesi adına varlıklarının olmasına inanıyorum. En az kendim kadar onlarında yaşam hakkı olduğuna inanıyorum. Konu eğer onların popülasyonlarının insanoğluna ve doğa dengesine zarar verdikleri konusuna geliyorsa, bunun mücadelesinin de en insani şekilde yapılmasını savunuyor ve istiyorum. Biz insanız ve mücadeleyi biz yaptığımıza göre, doğa bizim emrimizde istediğimizi yaparız denmesi ya da bunu önerir şekilde alternatif sunulması beni üzüyor. Sanırım bu kez kendimi ve düşüncelerimi anlatabildim.

Kendi adıma tekrar yineliyorum, bu başlığa ihtiyacım var. İleride bu konu desteğim olacak, o yüzden doğa sever arkadaşlarımın önerilerini takip etmek istiyorum. Ve dilerseniz başka bir başlıkta tartışabiliriz diyerek kendi adıma konuyu burada kapatıyorum.
Sevgilerimle.

thomasina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-09-2009, 20:50   #40
Ağaç Dostu
 
gurbik67's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-01-2008
Şehir: Zonguldak
Mesajlar: 842
[QUOTE=thomasina;

Laf ebeliği sıfatı üstümde kaldı sanırım

sayın thomasina sözüm size asla değil
hayvanlarla ilgili herkesin görüşü farklıdır CELLO nun görüşüne bakın saygı duymamak eldemi.

gurbik67 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-04-2010, 21:16   #41
dkc
Ağaçsever
 
dkc's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-03-2010
Şehir: manisa
Mesajlar: 63
tarla fareleri zeytin ağacının köklerine zarar verirmi nasıl bir önlem almak gerekir

dkc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-04-2010, 19:56   #42
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 540
Tarla fareleri aşırı üredikleri zaman,diğer ekili alanlara olduğu gibi genç meyve fidanlarında da zarara neden olablir. Kabuklarını kemırerek fidanların kurumasına neden olur.Tarla farelerinin doğal düşmanları yoluyla kontrol edilmesinin yanında bazen iklimin de fare populasyonunun kontrolunda etkili olduğu söylenir.Kış aylarında yoğun sisin farelerin ölümüne neden olduğu halk arasında anlatılır.En iyi mücadele doğal yolla olanı ancak başedilemez ise de mecburen başka yollara başvurmak kaçınılmaz olacaktır.Bir çiftçimiz egzoz gazıyla doğal hayata zarar vermeden netice aldığını açıklamıştı ve medya da bunu duyurmuştu.Doğal yolların dışındaki mücadele bireysel değil toplu olarak yapılmalıdır.

yarenimex Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-04-2010, 20:39   #43
dkc
Ağaçsever
 
dkc's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-03-2010
Şehir: manisa
Mesajlar: 63
arkadaşlar son yıllarda fare sayısı iyice arttı çiftlikte evede girdiler fare gördüğüm zaman tüylerim diken diken oluyor hiç yoktan evden uzaklaştırabilmenin bir çaresi varmıdır?
birde bazı cihazlar varmış ultrasonik ses yayan bu cihazlardan kullanan arkadaşlar varmı
bilgilendirir iseniz sevinirim teşekkürler...


Düzenleyen dkc : 03-05-2010 saat 21:56
dkc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-08-2010, 22:24   #44
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,108
Galeri: 25
http://www.osman.com.tr/Kovucu_Kostebek.htm

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-08-2010, 13:17   #45
Ağaç Dostu
 
derin's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-03-2007
Şehir: Aksaray
Mesajlar: 298
Ben mücadeleden bıktım.

derin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-08-2010, 14:31   #46
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 10-05-2010
Şehir: İstanbul-Çekmeköy
Mesajlar: 428
Bence doğal alanlarda ve kentlerde yaşayan tüm hayvanları, börtü böceği yok edelim. Dünya sadece insanların olsun, insanlar yaşasın. Baksanıza semavi dinlerde filan da tebliğ ediliyor ya; Evren insana hizmet için yaratılmış. Hem zaten böcekler ve fareler çirkin-pis yaratıklar. Hem estetik bile değiller.

Ayrıca 7 milyar ürediğimiz yetmez. Bence en azından 100 milyar nüfusa ihtiyacımız var. Hele Türkiye' de 3 çocuk yetmez beşten aşağı ürememeli. Mesela geçen hafta Şile' de denize gittim. İnanır mısınız denizde yeterince insan yoktu. Sadece 2 metre yakınıma kadar insanlar doluydu. Halbuki en azından 1 metre arayla denizi doldurursak boğulma riskimiz de ortadan kalkar.

Hem beslenmek için gerekli tarım alanları da çok fazla. Bu kadar fazla olursa alimallah fazla yer obez oluruz. Obezitenin sebebi bu değil mi? Yoksa farklı mıydı? Aman neyse mühim değil.

Bakın hala maden ocağı açılmayan ormanlarımız, tarlalarımız, denizlerimiz filan var. Korkuyorum, bu ormanlar kaldıkça '' tilkiler'' filan üreyecekler. Dağları-tepeleri maden için oyup düzleştirmedikçe yırtıcı kuşlara yuva sağlanmış oluyor. Devlet acilen bu tehlikeli gidişe son vermeli.

Bir de bu belediyeler şehrin içinde, kaldırımlarda filan ağaç dikiyorlar. O ağaçların kuruyan yaprakları ne kadar kirletiyor çevreyi sizin haberiniz var mı? Ben çok rahatsız oluyorum mesela. Kaldırımlarda çöp koyacak yer bile kalmıyor.

Bir de şu vejeteryan denilen marjinal tipler var. Et yemiyorlarmış. Neymiş efendim '' doğada canlılar birbirini yermiş ama hapsetmeden, işkence uygulamadan, ihtiyacı kadar avlanıp yerlermiş. İnsanlar ise daha doğmadan berbat mandıralara tıkıp, berbat hava-ısı koşullarında tutuyorlarmış, sürekli kötü muamele ediyor öldürürken bile acımasız yöntemler uyguluyorlarmış'' Geçiniz efendim geçiniz. Acı çektirmeden beslenen-kesilen hayvanın etinden tat mı alınırmış. Hele o basit köylüler eskiden hayvanlarını çayırda, bahçede serbestçe yetiştirmiyorlar mıydı ona ifrit oluyorum. Sen hayvanın, 2 metrekare alan dışında dolaşmasına izin verirsen kilo alabilir mi be kafasız! Temiz havayı ne yapacak? Nefessiz kalıp ölmesin yeter. Hayvan o zaten, bana et deposu olsun diye yaratılmış. Bunların bebek olanlarını(kuzu-dana-piliç) yemek lazım bilhassa. Sütten bile kesmeden yemeli ki daha bir leziz olsun.

Duygusal-romantik asosyal tipler efendim bu tipler. Bunları da yok edeceksin aslında, en azından hapse filan tıkmalı.

Bakın starwars diye bir film var. Tüm gezegen şehirlerle, binalarla kaplı. Tek bir yeşil alan kalmamış. Nasıl bayılıyorum o gezegene anlatamam. Ne güzel, orda ne fare ne böcek derdi olmuyordur. Hep birlikte el ele verip, böyle günler görmemizi nasip et yarabbi!

Kedi Tırnağı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2010, 23:43   #47
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 28-08-2009
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 38
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi pozitifköpek Mesajı Göster
Avrupa'da kuduzdan sadece Türkiye'de insanlar ölmekde. Ama bunun bir önemi yok tabii ki insanların ölmesi önemli değil hayvanlar ölmesin. Zaten biz neden yaşıyoruz ki sadece hayvanlar için, onların rahat yaşaması için aşılanmasınlar onun yerine insanlar ölsün.

İstanbul sokakları başıboş köpeklerle dolu, motorcuları düşürüyorlar ama ne gereği var motorun? insanlar motora binmesinler sokaklarda köpekler yaşasın. Toxacara canis köpeklerin taşıyıp yaydığı bir parazit İstanbul gibi büyük şehirlerde çocuk parklarında gezen sokak köpekleri yumurtaları buralara bırakıyor ve buradan çocuklara geçiyor. Avrupa da bu parazit insanlara nerdeyse hiç bulaşmıyor ama bizde bu parazitten muzdarip çocuk sayısı çok fazla ama ne önemi var? önemli olan köpeklerin sokaklarda rahat gezmesi köpeğin yanında çocuklara parazit bulaşmış, ameliyat edilmiş hiç konuşmaya, konu etmeye dahi gerek yok.

Hastanelerin göğüs hastalıkları bölümlerine gidin bir sürü insan ekinokok kistinden yatıyor. Bu kisti Avrupalı doktorlar teşhis dahi etmekde zorlanıyorlar, ameliyatını tecrübeli olmadıklarından doğru dürüst yapamıyorlar çünkü adamlar bu paraziti yıllar yıllar önce unutmuşlar. Bizim sokak köpekleri bu parazitleri sokaklara yaymaya devam ediyorlar, yediğimiz etler kontrolsüz olduğundan hem bize hem de köpeklere geçiyor. Parazitin son konağı köpek. Sokakda köpek olmazsa bu parazitde çok azalır evlerdekilerde ilaçlanırsa yok olur. Ama ne önemi var? Önemli olan köpeklerin sokaklarda rahat yaşamaları. İnsanların beyinleri, dalakları, ciğerleri açılır parazitler çıkarılır, yaşamalarına devam ederler, bir kısmıda ölür.

Sokakdaki köpekler, kediler çoğalsın hayvan severler bunlara mama alsınlar petshoplar kazansın, mama üreticileri kazansın. Heryere köpek çiftliği açılsın köpekler satılsın çiftlikler, petshoplar kazansın. Köpek alanlar köpekleri sokağa atsın çiftlikler, petshoplar daha çok satsın daha çok kazansın.
Hayvan severler araba çarpmış, hastalanmış sokak hayvanlarını veterinerlere getirsinler, veterinerler 5 liralık ilacı 15 liraya satsınlar, bunları ameliyat etsinler. Hem ilaç depoları kazansın, hem veterinerler kazansın. Sonra bu tedavi edilmiş hayvanları barınaklara götürsünler, barınakdaki temizlikci kazansın, hayvanları taşıyan arabacı kazansın, belediye barınaklarım var, hayvanlara yardım ediyorum diye seçimlerde hayvan sevenlerin oylarını kazansın. Sokaklardaki hayvanlar arttıkca rant da artsın. Hastalıklar artsın hastaneler de kazansın. Kist ameliyatları artsın operatör doktorlarımız daha da fazla beceri kazansın. Sokakdaki hayvan nüfusunu arttıralım, evdeki bebe nüfüsunu arttıralım arttıkca kazanalım. Kazandıkça arttıralım.
Sizin gibi düşünen yöneticilerle,cahillik ve ilkellik birleşince ne oluyor biliyor musunuz?Sokakta istemediğiniz köpekleri belediyeler toplayarak şehir sışına doğru orman yollarına terk ediyorlar.Avrupa yakasında Göktürk köyü,maden yoluna,Anadolu yakasında ise Şile otobanı kenarına hemen hemen her ay grup halinde köpekler bırakılıyor.Neticesinde ne oluyor biliyor musunuz?Hiç tanımadığı bir yere bırakılan köpeklerin yarıya yakını ilk bırakıldığı günlerde araç altında kalıp parçalanarak ölüyor.O çok değer verdiğiniz insanların araçlarında oluşan hasarlar veya hayatlarının tehlikeye atılmasını umursayan yok.Parçalanarak ölmeyen köpekler sakatlanıp sürünerek can veriyor.Aracın çarpmadığı köpekler ormanda yiyecek ve su bulamadığı için ölüyor.Yaşama şansı bulanlar yavruladıklarına yavrularına bakamadığı için yavruları ölüyor.Köpeklerin bırakıldığı günlerde otobandaki kan gölünü,sürünen hayvanları gören vicdanları insaniyet ile bağdaştırmaya imkan yok.Bunun böyle olmasını belki siz de istemezsiniz ancak öyle oluyor.
Bu arada belediyelerde tanıdığı olan site üyelerinden bu katliamları önlemek için yapabileceklerini yapmalarını rica ediyorum.Çünkü umurlarında olmuyor.Belki işgüzer bir yönetici sadece belediye ekibine hayvanların çaresine bakın diye emir veriyor ve cahil bir belediye çalışanı kendince böyle bir yöntem uyguluyor.Bence o katliamın ve insanların hayatını tehlikeye atanların en tepeden aşağı sorumluluğu var

cumartesi70 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-01-2011, 11:29   #48
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 20-10-2007
Şehir: denizli
Mesajlar: 31
merhabalar.fransada küçük bir bahçesi olan yeğenim fare mücadelesini şöyle yapmış.cam olmak kaydıyle kola ve gazzoz şişelerini anlara 45 erece açıyla toprağa kapağı açık 20 şer m. arayla gömmüş. rüzgarda ıslık çalan şişeler kulakları çok hassas olan fareleri kaçırıyormuş. ilginç geldi ben deniyecem. sizde deneyin .paylaşalım.emeğinize saygılar.

grandrose Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-01-2011, 12:00   #49
Ağaçsever
 
metintekin143's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-03-2010
Şehir: Karaman
Mesajlar: 51
bu yaz aniden çıkan ve seri hareket eden renga renk yılanlar yüzünden neredeyse bahçeye girmeye korkar olmuştuk. Atmaca, Baykuş tarzı kuşlarda mevcut kedide çok ama fare daha çok.

metintekin143 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-01-2011, 13:25   #50
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,108
Galeri: 25
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi grandrose Mesajı Göster
merhabalar.fransada küçük bir bahçesi olan yeğenim fare mücadelesini şöyle yapmış.cam olmak kaydıyle kola ve gazzoz şişelerini anlara 45 erece açıyla toprağa kapağı açık 20 şer m. arayla gömmüş. rüzgarda ıslık çalan şişeler kulakları çok hassas olan fareleri kaçırıyormuş. ilginç geldi ben deniyecem. sizde deneyin .paylaşalım.emeğinize saygılar.
İlginç bir fikir ...Teşekkürler.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-01-2011, 17:38   #51
Ağaç Dostu
 
hk50's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2010
Şehir: Niğde
Mesajlar: 2,486
Galeri: 14
Demek oluyorki Doganın kanunu değiştıremiyoruz.Atom bombası yapan teknoloji,Birini yaparken birini yok ediyor.Tıpkı yabancı otları yok edelim diye Ne kadar zehir varsa bağ bahçe tarlalarımıza attık.Yılanları alıçı kuşlarıda bilmeden zehirleyip öldürdük.Meydan farelere kaldı.
Süper devlet dediğimiz ABD zehirle tuzakla bu işi başaramamışki.Nihayet Yılan ve Alıçı kuş üretme çiftlikleri kurmuş.Yani tabiattan zehirliyerek aldığımız canlılarını geri istiyor.
Bence Diğer uğraşmalar teferruat.

hk50 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-01-2011, 20:24   #52
-
 
Giriş Tarihi: 24-01-2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 30
konunun çözümü tamamen yılanların yaşatmak bence

drizz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-01-2011, 16:12   #53
Ağaç Dostu
 
hk50's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2010
Şehir: Niğde
Mesajlar: 2,486
Galeri: 14
Evet .Zira bu fareler İstanbul da Lağım deliğinden çıkıyor derlerken,Bizler Anadoluda gülüyorduk.İstanbullunun haline.
Şimdi ise Anadoluda Dağ taş fare oldu.Benim bahçe içindeki eve her gün bir iki tane giriyor.Mücadele şeklim. Tuzakla.Fareye attığım zehiri bahçedeki küçük serçe kuşlar ve tavuklar yiyor.Onun için tuzakla mücadele ediyorum.


Düzenleyen hk50 : 26-01-2011 saat 18:44
hk50 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-05-2012, 11:52   #54
Ağaçsever
 
Talha Ateş's Avatar
 
Giriş Tarihi: 21-11-2011
Şehir: ISPARTA
Mesajlar: 37
Tarla Fareleri.

Kısa kuyruklu ve tıknaz yapılı sevimli hayvancıklar. Tombik ve pırıl pırıl gözleri. Çalışkanlar, aynı zamanda sıcakkanlı bu hayvancıklar bir zaman sonra insanlara alışıyorlar.... Tabi farkında olmadan çevreyi kazıp istedikleri gibi düzenliyorlar.

Isparta'nın Kozluca Köyü Taşoluk mevkiinde mesirelik alanlarda rastladım onlara.... Yuvalarının pek çok koridorları var ve diğer komşularıyla bağlantılı. Kış gelince yuva girişlerini tamamen tıkamak yerine ağaç yapraklarını rulo yaparak kapatıyorlar. Böylece hava dolaşımı kesilmemiş oluyor. Yaz boyunca tarım alanlarından ve çevrelerden erzak topluyorlar ambarlarına...)

Çiftçilerimize zararları olmuyor değil hani....



şehnaz beğendi.
Talha Ateş Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-08-2012, 03:09   #55
/
 
Giriş Tarihi: 27-03-2012
Şehir: Bursa
Mesajlar: 20
Name:  vole.jpg
Views: 376
Size:  38.2 KB

denizkan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-08-2012, 08:57   #56
Ağaç Dostu
 
sertacturhan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-11-2011
Şehir: Adıyaman
Mesajlar: 110
Galeri: 5
Yahu ne kadar tezat ne kadar çelişkili yaşıyoruz. Aydında marul tarlalarında geçen sene 8 engerek ölduruldü. Engerek fare yiyen bir yılan. Neymiş ısırıyormuş. Engerek yılanını gündüz görmek çok düşük bir ihtimaldir kaldı ki çok çok yavaş bir hayvandır. Neyse gidip farenin avcısını. olduruyor sonra da aboo fare arttı diyoruz. Allah aşkına!!!!!

sertacturhan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 13:11   #57
Ağaç Dostu
 
...nokta's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-07-2012
Şehir: Uşak
Mesajlar: 173
Galeri: 16
Bu sevimli dostumuzu da geçen yaz dayımın güvercin yemlerinin arasında bulmuştuk...bir tarla faresi değil galiba...dayım da fındık faresi olduğunu söylemişti...ne kadar doğrudur bilemem tabi

Name:  DSCN2639.jpg
Views: 1463
Size:  59.7 KB

...nokta Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 17:53.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014