agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Agaclar.net Kullanıcı Hizmetleri > İçimizden Biri
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni38Beğeniler
  • 7 Gönderen malina
  • 4 Gönderen pria
  • 2 Gönderen Mutlu Kutlu
  • 4 Gönderen Güler
  • 1 Gönderen kursun
  • 6 Gönderen İsmail Karagülle
  • 1 Gönderen İsmail Karagülle
  • 2 Gönderen İsmail Karagülle
  • 1 Gönderen Nautilus Cycad
  • 3 Gönderen leventali
  • 1 Gönderen İsmail Karagülle
  • 2 Gönderen leventali
  • 3 Gönderen İsmail Karagülle
  • 1 Gönderen leventali

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 26-08-2013, 20:02   #1
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,749
Galeri: 90
ismail karagülle

Agaclar.net'e geliş maceranız nasıl oldu?

Bir forumda sorduğum soruya cevap olarak , bu soruya agaclar.net'te cevap bulabileceğimi söyleyen Akın Selçuk sayesinde agaclar.net'e giriş yaptım .

İlk üyeliğim esnasında , aslında pek hoş olmayan anlar yaşadım. Ama bu aşamayı pek üye geçirdiği için ve onları tekrar konuşmaktan da hoşlanmadığım için ve nasılsa konuyu herkes bildiği için tekrarlamaya gerek yok sanırım.

Şimdi başına neler geldi. Ve kimler, İsmail' neler yaptı gibi bir soru akla gelecek .

Bu konuya değinmek pek işime gelmiyor. Fakat yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek de lazım . Önceleri neyi nereye yazacağımı bilemediğim için, kıdemli üyelerden gelen uyarıları, fırça yemiş gibi algıladım .

Bu yüzden uzun bir zaman yazı yazamadım. Burada kim haklı kim haksız gibi yargıya varmak ve bu konuda haksız aramak doğru değil.

Bir foruma giriyorsunuz, acemisiniz haklı olarak yanlışlar yapılacak ve tabii ikaz edileceksiniz. Ama bazen bu uyarılarda uslup yeni geleni kırabiliyor. Ben de zaman zaman kırıldım .

Gelelim zurmanın zırt dediği yere, esas tansiyonumu çıkaran şekerimi yükselten olay ise dilbilgisi kuralları ile ilgili yazışmalar sonunda özel odaya alınıp, orada yapılan yazışmalar ve sonunda üyeliğim askıya alınmasıydı .(deyim doğru mu bilmiyorum , foruma girebiliyordum yazıları okuyabiliyordum . Ama yazı yazamıyordum .)

Aslında tartışmanın her iki tarafı da haklıydı .
Forum diyor ki, Türkçeyi doğru kullanalım.
Ben de diyordum ki , dil bilgisi konunun önüne geçiyor.

Ve dilbilgisi kurallarına uyma ikazının daha kibar bir uslupla yapılabileceği tezini savunuyordum .

Nitekim aynı ikazı bir yönetici daha nazik yaparken diğer yönetici biraz daha otoriter bir şekilde yapıyordu .

Ve tabii sonunda uzun bir özel oda yazışmaları oldu. Ve seninle uğraşamayacağım denildi ve üyeliğim askıya alındı. Ve epeyce uzun sürdü.

Sonra bir gün, ikazları daha nazikçe yapan yöneticiden gelen doğum günü kutlaması mesajı ile yeniden üyeliğim aktif hale getirilmesi talebim yerine getirildi.

Bu yazıyı okuyan herkesten bir ricam var. Konu hakkında soru sorulmasını istemiyorum. Ve aslında bu kısmı yazmak da istemiyordum. Ama öyle icap etti ve yazdım .

Bir şey daha yazayım bu konu hakkında özel odada yaptığımız yazışmaları kopyalayıp uzun bir süre sakladım.
Dönüp dönüp tekrar tekrar okudum. Yani üzerimde derin bir iz bırakmıştı .

Bütün bunlara rağmen, son yazıda yöneyiciye söylediğim bir söz için hala pişmanlık duyarım. O söz için kendisinden helallik almak isterim .

O söz ''allah evdeki eşinize ve çocuklarınıza sabırlar versin '' idi.

Nereden hatırladım. Keşke hatırlamasaydım ve bunları tekrar yazmasaydım. Kendimi kötü hissettim.

Ama şimdilerde agaclar.net'te olmaktan çok hoşlanıyorum . Bilgileniyorum . Ve Ağaçlar sayesinde dünyanın en güzel uğraşısı ile meşgul oluyorum . Ve ağaçlar sayesinde kentten kaçıp köyümde kendime doğa içinde bir yaşam alanı oluşturdum. Ama şimdilerde zannederim agaclar.net tiryakisi oldum diyebilirim .

Burada neler öğrendiniz?

Burada , bitki hakkında bilmediğim bir çok öğrendim .Ve öğrenmeye de devam ediyorum .
Topraksız tarım diye bir şey olduğunu öğrendim . Ve uygulamaya çalışıyorum .

Sirke yapmayı öğrendim . Ve elma sirkesi yapmayı başardım .Aslında ağaçlar benim için ikinci bir google gibi oldu .

Diğer üyeler sizden neler öğrendi?

Bu soru gerçekten zor bir soru . Sözün doğrusu bildiğim bir şey yok ki diğer üyeler benden bir şey öğrensin . Benim bildiklerimi diğer üyeler de biliyor. Burada o kadar çok bilgi var ki , Benden öğrenecek bir şey var demek çok zor.
Birden kendimi kötü hisettim . Demek agaclar.net'e birşey verememişim şimdi daha iyi anladım . Ama aldıklarım sayılamayacak kadar çok . Üzgünüm ama bu diğer üyelerin benden birşeyler almaları konusunda elimden bir şey gelmiyor.

Sizi tanıyalım

Ben İstanbul'a Bolu'dan gelmiş , gelirken 3 çocuğu olan bir ailenin , İstanbul'da doğmuş çocuğuyum.
14 NİSAN 1951 de doğdum. İlk öğrenimimi balat hakkı tarık us ilk okulunda orta okulu gelenbevi orta okulunda liseyi vefa lisesinde başlayıp Bakırköy lisesinde bitirdim . O zamanki adı ile, ticari ilimler akademesinde yüksek öğrenimi tamamladım.

Okuduğum okul ile ilgili mesleği kısa süre yaptıktan sonra , herkesin ticaret dediği , benim esnaflık demeyi tercih ettiğim işlerle uğraştım . Çok çeşitli işlerle uğraştıktan sonra , isteğe bağlı sigorta ödeyerek emekli oldum . 2000 yılına kadar çalışma hayatım oldu. Şimdi emekliyim .

agaclar.net ile tanışana kadar bitki ile ilgili hiç bir şey bilmiyordum . Hala bildiğim söylenemez.
Şimdi kentten kaçıp köyümde bir kulube ve bir sera yaptım . geçen sene serada, kasım ayında ıspanak ve marul denemesi yaptım . Bu sene topraksız denemeleri yapıyorum . Kısa bir hayat hikayesi gibi oldu .

Zamanınızın ne kadarını bitkilere ayırıyorsunuz?

Eskiden yani Ağaçlardan önce hemen hemen hiç diyebilirdim . Şimdi ise neredeyse zamanımın tamamını bitkilere ayırıyorum .

Burada ayırmak kelimesi iyi durmadı . Zira ayırdıktan sonra geride bir şeyler kalması lazım .Oysa geride bir şey kalmıyor. Bütün zamanımı bitkilerle geçiriyorum . Fiziki olarak geçirdiğim zamandan geri kalan zamanımı da internette bilgi toplamakla geçiriyorum .

Agaclar.net'te "şu da olsaydı" ya da "olmasaydı iyi olurdu" diyebileceğiniz neler var?

agaclar.net bu aşamayı çoktan aşmış durumda . Her şey çok güzel yerine oturmuş. Ne eksik ne fazla bir şey ben bulamıyorum . Belki , ürün pazarlama konusunda daha çok satıcı veya üretici olsa ve bunlar daha çok reklam verse , üyeler de başka yerlerde ürün aramak zorunda kalmasalar herhalde iyi olurdu.

Diğer üyelere ne tür önerileriniz olabilir?

Yeni üyelere bir şey söyleyebilirim . Bazen konuları iyi araştırmadan , forumlarda zaten olan bilgileri araştırma zahmetine katlanmadan bazen alakasız yerlerde soruyor ve bu şekilde bilgi edinmek istiyorlar.
Ağaçlardan bir konun hakkında bilgi edinmek için önce iyice araştırmak lazım . Eğer bilgiye ulaşamadılarsa veya konuyu anlayamadılarsa o zaman ilgili yerde soruyu sorarlarsa daha iyi olur.

Bitkilerle ilgilenmek sizi nasıl etkiliyor? En çok ilgilendiğiniz türler hangileri?

Bitlkilerle ilgilenmek beni rahatlatıyor. Sanki tedavi ediyor. Bitkinin gelişimi bende belki saçma gelecek ama çocuk sahibi olma heyacanı yaşatıyor. Bir canlının hayata gelmesine ve yetişmesine yardım etmiş hissi uyandırıyor. Şimdilik tanımaya çalıştığım ve o yüzden ilgilenebildiğim bitkiler ,

Korunga ile başladım . Domates ile devam ettim . şimdi çilek ile ilgili bilgileniyorum . Bu dediklerim , söyleyince bana da biraz garip geldi ama doğrusu da bu .

Bir kaç yıl önce arıcılığa merak sardığımda korunga ile tanışmıştım . Arılar yok oldu . Ama korunga devam ediyor. Domates topraksız tarım merakı ve balkonda uygulaması ile hayatıma girdi. Şimdi de topraksız uygulaması için çilekle tanışıyorum .

Bitkilerle ilgilenirken yaşadığınız en ilgi çekici, trajik ya da komik olay hangisi?

Tarlaya korunga ekmiştim . Bir müddet sonra tarlaya gittiğimde , tarlaya bakıyor ama korunga hangisi bilemiyordum . Başkalarına sormaya da utanıyordum .

Ben korungalar yetişti artık satma zamanı geldi diyen komşulara da tarlaya bakıyor ve evet gelmiş diye palavra atıyordum .Oysa ben tarlaya baktığımda değişik birçok bitki görüyordum ama bunlardan hangisi korunga bilmiyordum .

Kimse duymasın ama hala çok net ayırdığım söylenemez. İnternetten baktığım resimlerdekilerin çiçek renkleri ile benim korungaların renkleri farklı . pembeden neredeyse mora kadar renkte olabiliyorlarmış.

Daha trajik ( komik mi bilmiyorum) Domateslere bit gibi bir şey dadanmıştı . Biryerlerde okumuştum . Sirke bu konuda kullanılabiliyormuş. Ben de sirkeyi olduğu gibi yaprakların üzerine püskürttüm .
Sabah kalktığımda bütün domatesler yerlerde sürünüyordu. Meğerse suyun içinde setreltilmesi gerekiyormuş. (: Ne üzülmüştüm . Ve utanmıştım . Bir allah bilir bir de ben.

Foruma katıldıktan sonra ileriye dönük planlarınızda değişiklikler oldu mu?

Hem de nasıl . Bu yüzden Şehirde doğup büyüyen biri olarak , şehri bıraktım . Şimdi köyde yaşıyorum .

Agaclar.net toplantılarına katılıyor musunuz? Gözlemlerinizi yazar mısınız?

Maalesef hiçbir toplantıya katılmadım . Belki de ilk üye olduğum zaman yaşadıklarım beni korkutmuş olabilir. ( samimiyim)

Bitkilerle ilgili yararlandığınız ve önereceğiniz kitaplar hangileri?

Ne yalan söyleyeyim bitkilerle ilgili hiçbir kitap okumadım . Sadece internet üzerinden araştırma yapıyorum . Bunun bir eksiklik olduğunu biliyorum . Ama durum bu maalesef.

Doğa ve çevre ile ilişkisini örnek aldığınız ya da örnek diye gösterebileceğiniz insanlar var mı?

Bizim çocukluğumuzda manisa tarzanı diye biri vardı . Sinema filmi de yapıldı . Ona çok özenirdim .

Üye olduğunuz diğer forumlar hangileri? Agaclar.net'i onlardan ayıran özellikler ne?

Başka bir foruma üye değilim desem yalan olur ama devamlı takip ettiğim bir tek agaclar.net var. Farkı da zaten burada hem bilgi deposu hem de sürekli yeni bilgiler akıyor. Sadece bilgi deposu olmakla kalmıyor . Sürekli yeni bilgiler geliyor ve bunlarla besleniyoruz.

Bitkilerle ilgili mesleki bir eğitim aldınız mı? Almak ister misiniz?

Bitkilerle ilgili herhangi bir eğitim almadım . Almak isterdim Ama biraz geç kaldık . 63 yaş bu iş için biraz geç sanırım.

Zamanınızın ne kadarını agaclar.net'e ayırıyorsunuz?

Saymadım . Bakmadım . Ama oldukça fazla zaman ayırıyorum . Bilgi sayarımı açtığımda mutlaka ağaçlara bakarım . Ve bazen saatler boyu okurum .

Bitkilerden başka ilgilendiğiniz neler var?

Güncel siyaset vazgeçemediklerimden . Hediyelik bir takım objelerin kalıbını yapıp ondan imalatlar yaparım . Çok ticari olduğu söylenemez. Zaten hobi olarak başlamıştım . Bazen bu işten para bile kazandığım oluyor.

Bitki, tohum, çelik paylaşımlarına katıldınız mı? Neler düşünüyorsunuz?

Hiç katılmadım . Zira şimdiye kadar benim vereceğim bir şeyim yoktu . Bu sene belki pembe domates , ve kudret narı paylaşımında bulunabilirim . Belkinin sebebi henüz ürün alamadım . Ama umutluyum .

Gönüllüsü olduğunuz Sivil Toplum Örgütleri var mı? Hangileri?

Hiçbir sivil toplum örgütüne üye değilim .

Doğa ve çevre konularında yapılan protestolara aktif olarak katılır mısınız, katılmak gerekir mi?

Cevap biraz ters olacak , Hiçbir protestoya katılmadım . Ama katılmak gerektiğine inanırım.

TV ve radyoda bu konuları işleyen programları yeterli buluyor musunuz, nasıl olmalı?

Hiç yeterli değil. Çevre konularının etkili olabileceği proğramlar yerine bu konuyu işleyen ve raytink alabilecek film ve diziler yapılmalı . Çok izlenen dizilerin içinde verilecek mesajlar daha etkili olabilir diye düşünüyorum

Hobi bahçeleri hakkında neler düşünüyorsunuz?

İstanbul'dan köye gelmeden önce çok merak ediyordum. ama köye geldikten sonra çocuk oyuncağı gibi görünmeye başladı gözüme

Hepsinden sadece birer tane yazın: En sevdiğiniz;
ağaç: Çam
çiçek Papatya
kitap: kelebek
şarkı: gurbet içimde bir ok
müzik grubu/müzik sanatçısı:emel sayın
ressam:yok ilgilenmediğim için
şair:Attilla İlhan -Nazım Hikmet
film: hababam sınıfı
web sitesi:Tabii agaclar.net

 
malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-08-2013, 21:08   #2
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,366
Sayın ismail karagülle,

Gerçek bir dost toplantısındaymışçasına, içinizden geldiği gibi, içten, samimi, yapmacıksız, gönül dolusu sohbet havasında yaptığınız lirik tanıtımınızı keyifle okudum..
Tekrar hoşgeldiniz.
Tüm güzel insanlara selam ve sevgilerimle.

pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-08-2013, 23:22   #3
Ağaç Dostu.
 
Giriş Tarihi: 29-08-2008
Şehir: Antalya
Mesajlar: 3,436
Zor bir hayat seçmenizden dolayı, inatçı ve kararlı bir kişiliğiniz var diye tahmin ediyorum.

İnsanlar daha kolay yaşamak, kolay yaşlanmak ve kolayca ölmek için topluca şehirlerde toplama kampları gibi yerlerde yaşamayı tercih ederken. Siz köyde hayatla cebelleşiyorsunuz. Halbuki şehirde sabah kahvehaneye gidersiniz okey pişti felan derken akşam olur eve dönersiniz, biraz televizyon seyredip yatar uyursunuz. Sabah kalkar yine aynı şeyleri yapar ve yatarsınız, kolay hayat. Hazır şeyler yersiniz, pazardan parayla sebze neyim alırsınız.

Köy hayatı zor, çoğu şeyi kendiniz yetiştirmek zorundasınız. Allah kolaylık versin.

3 yıl önce babam gelmişti yanıma, ben serada çalıştıkça canı çekmiş herhalde ''bende işe yaramak istiyorum banada iş göster'' Baston kullanıyor, eğilip doğrulamıyor. Dedim bu saatten sonra çok bir işe yaramazsın, otur keyfine bak.

Siz bu yaşta hala bir işe yarıyorsunuz, ve çalışıyorsunuz. Ne mutlu size, emeğinize düşüncenize sağlık.

Saygılarımla.

TRAKLI ve yağmur beğendi.
Mutlu Kutlu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-08-2013, 08:00   #4
Moderatör
 
Güler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 27,372
Galeri: 103
Sayın İsmail Karagülle, teklifime olumlu yaklaşıp bu güzel, bir o kadar içten-samimi tanıtım yazısını yazdığınız için size teşekkür ederim.

Yeni üyeliğiniz esnasında yaşanan talihsiz olaylara rağmen bugün " Ama şimdilerde agaclar.net'te olmaktan çok hoşlanıyorum . Bilgileniyorum . Ve Ağaçlar sayesinde dünyanın en güzel uğraşısı ile meşgul oluyorum . Ve ağaçlar sayesinde kentten kaçıp köyümde kendime doğa içinde bir yaşam alanı oluşturdum. Ama şimdilerde zannederim agaclar.net tiryakisi oldum diyebilirim ." .. demişsiniz ya bence mühim olan bu.

Zaman zaman böyle talihsizlikler yaşanıyor, üye de yöneticiler de üzülüyoruz.
Neyse dediğiniz gibi bunu burada tartışmak gereksiz.

Aramızda olmanız sevindirici, güzel paylaşımlar dilerim. Seçtiğiniz yaşam tarzı size bol bol huzur, sağlık ve mutluluk versin, doya doya tadını çıkartın.

Güler Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-08-2013, 12:09   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 14-03-2009
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 192
Sayın Karagülle.
Gerçekten hiç saptırmadan içinizden ne geçiyorsa olduğu gibi söylemişsiniz.
Bundan sonraki yaşamınızda başarılar dilerim.

kursun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-08-2013, 21:23   #6
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
teşekkürler

Saygı değer arkadaşlarım , pria- mutlu kutlu- güler-kursun,

Değerli yorumlarınız ve iyi dilekleriniz için candan teşekkürler.

Forumda acemilik zamanlarında olanları aslında yazmak istememiştim . Ama Malina neler olduysa açık açık yazmamı istedi. Bu istek beni her şeyi olduğu gibi yazmaya cesaretlendirdi. Ve içimden geldiği gibi yazabilmeme fırsat verdi. Kendisine teşekkürler ederim . Bu konuda güler hanım işin özetini ve sonucunu yine nazik uslubuyla yorumlamış. Güler hanıma ayrıca çok eskilerde kalan yazışmaları için ve bu günkü nazik yorumu için içten teşekkürler ederim .

Bu başlıkta uzun uzun anlatmak pek mümkün değil. Forumda bir çok başlıkta bahsedilen konuları Ağaçlar ile tanıştıkdan sonra yaşadım diyebilirim .

Toprakla ve bitkiyle tanıştım . İstanbul'da doğup büyüyen birçok arkadaşım gibi , domatesi salata tabağında görmüşken ağaçlar sayesinde balkonda toprakta ve sonra topraksız domates yetiştirdim .

Ve bu sevda o kadar sardı ki köye geldim .
Yaşayabilecek bir kulube yaptım .
Sera yaptım .
Bu konuların her biri ağaçların içinde bir başlık halinde paylaşılan konular.

Bu arada bahs etmeden geçemeyeceğim . En önemli hedeflerimden biri , biraz daha işleri yoluna koyduktan sonra ağaçlar toplantılarından birini köyümde yapabilmek .

Bu isteğim için biraz ilerleme kaydetmek istiyorum .

Mesela , topraksız küçük denememden yetişecek çileklerimin olması ve gelen arkadaşlara bunları ikram edebilmeyi çok isterim . Zira eğer hedefe varırsam bunun en önemli nedeni ağaçlar ve onun değerli yöneticileri ve katılımcılarıdır.
Sağlıcakla kalmanızı dilerim .

Not ; çilekler topraksız ortamda, saykapların içinde yavaş yavaş gelişmeye devam ediyor.

İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-09-2013, 20:42   #7
Ağaç Dostu.
 
vetman996's Avatar
 
Giriş Tarihi: 21-08-2008
Şehir: Manisa-Salihli
Mesajlar: 772
İşte bu kadar samimi, bu kadar dobra

Sayın İsmail Bey Merhaba.

Sizi tanıyorduk ama bir kez daha tanımış olduk.

İçinizden geldiği gibi yazmanız, öğrenme ve uygulama aşkınız bize her zaman ilham verdi.

Paylaşımlarınızdaki samimiyetiniz, yorumlarınızdaki dobralığınız bizi derinden etkiledi.

Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp dediniz adeta. Öğrendiğinizi de özet halinde aktardınız tüm dostlara.

Siz iyi ki varsınız.

Seçtiğiniz yaşam tarzının ömrünüze ömür katacağını düşünüyorum. İşleyen demir pas tutmaz derler.

Bol hasatlı, sağlıklı, mutlu, huzurlu, uzun ömürlü paylaşımlarda buluşabilmek dileğiyle... Selamlar... Saygılar...

vetman996 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-09-2013, 22:04   #8
Ağaç Dostu
 
ayazkentli's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-04-2009
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,641
Galeri: 1
İsmail bey sizi tanımak ve hayata benzer bakış açısından bakıyor olmak ve yazışmak çok güzel.


İyi ki siteden tamamen kızgınlık ile vazgeçip gitmemişsiniz. Sevindim.


Yeni yaşantınızın tadını doya doya yaşayasınız umarım.

Zor ama günümüzde olabildiği kadar doğal bir yaşam tarzı.

Kolaylıklar diliyorum.

ayazkentli Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-09-2013, 17:40   #9
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
Değerli arkadaşım vetman, güzel sözlerinize, ve dileklerinize çok teşekkürler.

Öğrenmenin yaşı yok derlerdi . Doğruymuş. Ama gençlerin öğrenme hızına erişebilmek de hayli zormuş.

Sizleri yaparken izlemek ve yorum yapmak çok kolay geliyordu . Fakat şimdi sizin çilek denemnizin daha küçüğünü deniyorum .Ve aslında o kadar da kolay olmadığını çok daha iyi anlıyorum . Siz çok önemli işler başardınız . İtiraf edeyim sizi taklit ediyorum da diyebiliriz. Sera bekçisi daha önce geldiği halde bir yıl sonra başlayabildim .

Bunun sebebi , hem acemi tedirginliği hem de yeni bir yaşam için gerekli çalışmaların çokluğuydu.

Ama önümde tecrübelerini paylaşan arkadaşların paylaştığı önemli bilgiler vardı . Bu da bana çok önemli kolaylıklar sağladı .

Sizler de iyi ki varsınız .

Sağlıklar ve başarılarınızın devamını dilerim .

vetman996 beğendi.
İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-09-2013, 17:47   #10
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
iyi ki vaz geçmemişim

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ayazkentli Mesajı Göster
İsmail bey sizi tanımak ve hayata benzer bakış açısından bakıyor olmak ve yazışmak çok güzel.


İyi ki siteden tamamen kızgınlık ile vazgeçip gitmemişsiniz. Sevindim.


Yeni yaşantınızın tadını doya doya yaşayasınız umarım.

Zor ama günümüzde olabildiği kadar doğal bir yaşam tarzı.

Kolaylıklar diliyorum.
Çok teşekkürler.

İyi ki kolay vazgeçen bir tabiatım yok . (:

İyi ki sizler de varsınız .

Zor yaşam şartları ; İstanbul'da yaşadığımız kolaylıklar ve zorluklarla karşılaştırıldığında başka bir yaşama geçmenin zorluğu yanında çok kolaylıkları da içeriyor.
Mesela trafik derdi yok .
Park sorunu yok .
Komşu rahatsız olacak azıcık sessiz olun derdi yok .
kısaca , kentin stresi yok .

Diğer zorluklar da sevgi ile ve yeni yaşamın heyacanı ile aşılmayacak , zor engeller değil.

İsteyen herkese , istediği yaşam tarzını denemeyi nasip etsin diliyorum .
Sağlıcakla ve mutlu kalın .

Sakaki ve -dilruba- beğendi.

Düzenleyen İsmail Karagülle : 04-09-2013 saat 17:50 Neden: Virgülden sonra boşluk bırakmamışım . Onu düzelttim.
İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2013, 12:53   #11
Ağaç Dostu
 
Nautilus Cycad's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-05-2012
Şehir: İzmir
Mesajlar: 255
Bize kendinizden bu kadar içtenlik ve samimiyet ile bahsetmeniz çok güzel. İyi ki varsınız iyiki buradasınız.

Nautilus Cycad Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-10-2013, 17:32   #12
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Nautilus Cycad Mesajı Göster
Bize kendinizden bu kadar içtenlik ve samimiyet ile bahsetmeniz çok güzel. İyi ki varsınız iyiki buradasınız.
Teşekkürler . Sizlerle olmak gerçekten çok güzel.

İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2013, 03:12   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Merhaba İsmail Bey,

Sizi forumda bayağı bir okudum. İlgilenip benim başlığınıza yazdığınız yazıları da zevkle ve dikkatle okudum. Ama burayı ilk kez okuyorum.

İçten, samimi, kül elenmemiş, nazik yazınız çok etkiledi beni. Yaşadığınız onca olumsuzluklara rağmen, buradaki insanları kendinize yakın bulup kalmışsınız. İyi ki de kalmışsınız ki, sizin gibi cesur bir yüreği tanıma imkanı bulduk.

Yazılarınızdan okuduğum kadarıyla duygusal bir yapınız da var. Ah o duygusallık yok mu? Benim de en büyük sıkıntılarımdan birisidir. Yıllar aşındırmıyor, aksine kökleştiriyor da..

Ben çok eski bir internet kullanıcısıyım. Neredeyse Türkiye'deki tarihi kadar eski. O yüzden internetin her dönemini bilirim. Ama en güzel dönemi ilk başladığı dönemlerdi. Sözüm meclisten dışarı, kalite yüksekti.

Sonra yaygınlaştıkça toplumdan herkesim girmeye, kullanmaya başladı. İster istemez kurallar oluşmaya başladı. Abartı kural koyan, anlamsız kural koyan sitelerin, hemde çok güzel siteler, forumlardı bunlar, bir çoğu günümüze ulaşamadı.

Kuralları samimi, insani, beşeri olan forumlar ise uzun yıllar yaşamlarını sürdürdüler.

Neler yaşadığınızı bilmiyorum. Anlatın da demiyorum. Ama yöneticiliğin ne zor bir durum olduğunu çok iyi biliyorum. Zira bir sosyal iş platformunda da ben yöneticiyim. Anladığım kadarıyla sizi kaybetmemek için bayağı bir çaba sarf edilmiş. Ve iyi ki de bu çaba sarf edilmiş ki, sizin gibi samimi bir insanı buradan tanımak nasip oldu.

Bu forumun yüzde birini belki anca okumuşumdur. Belki okuduklarım o kadar bile değildir. Nedenini tahmin ettiğim. anlamsız tartışmalar yaşanmış. Ve hala da bu yönde üslup kullanmaya devam etme niyetinde olan da yok değil...

Bir kütüphane düşünün. İhtiyacınız var ve bir araştırma yapacaksınız. Giriyorsunuz kütüphaneye folklor ekibi çalışma yapıyor. Bir köşede davul zurna. Olsun ben müziği, folklorü severim diyorsunuz. Aradığınız bir kitabı bulmak için onun bulunduğu dolaba gidiyorsunuz ve alıyorsunuz kitabı elinize. Sayfaları çeviriyorsunuz ama kitabın içinde, kitabın başlığı dışında her şey var. Evet bilgi de var. Ve siz koyuyorsunuz kitabı masanın üstüne, davul, zurna, folklor eşliğinde, o sayfası yırtılmış başka bir şey yapıştırılmış, bu sayfası karalanmış, konuyla hiç alakası olmayan bir resim, uzunca bir tartışma ama konuyla hiç ilgisi yok. Sonra alıyorsunuz o kitabı, konuyla hiç alakası olmayan başka bir dolaba bırakıp gidiyorsunuz.

İşte benim gördüğüm bu forumda üyelerin bazılarının yapmaya çalıştığı şey bu. Eğer buna müsaade edilseydi sizin gibi bir insanı tanımıyor olacaktık. Böyle bir foruma eminim siz bile girmez, girseniz bile bir süre sonra unuturdunuz.

Bilgisi olan bilgisini ezmeden, yüksek perdeden konuşmadan aktarmalı. Bilgisiz olan bilgisizliğini belirtmeli. Üç kağıt okuyup, bir sayfa yazan ahkam kesmemeli. Ona buna saldırmamalı. İçtenlikle birisi yardım etmeye çalışıyorsa, bildiği yanlış bile olsa terslemeden kabul etmeli.

Ama şu kesin ve kesin ki, asla ve kata hiç bir üye, bir olumsuzluk yaşadı diye yazmaktan imtina etmemeli.

Hepimiz insanız. Hata da yaparız. Yaşımızın önemi yok daha da yapacağız. Ama kenara çekilmek, kenardan izlemek, uzaktan bakmak bu forum üyesine yakışacak bir şey değil düşüncesindeyim. Zira bu foruma üye olmuş kişi, mutlaka bu işe gönül vermiş ki üye olmaya karar vermiş. Mutlaka kendisi de bir şeyler paylaşmak istiyor ki foruma üye olmuş.

Yoksa foruma üye olmadan da forumun her tarafını gezip, okuyabilir.

Uzun yazdığım için kusuruma bakmayın. Sizi tanımaktan mutluluk duydum. Uzun uzun yazdım ki, benim başlığımda da izlemeye geçtiniz, doğum gününüzü beklemeden, tecrübelerinizi paylaşın diyebilmek için.

Saygı ve sevgilerimle.


Düzenleyen leventali : 15-11-2013 saat 03:16 Neden: hatalı yazım
leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2013, 16:36   #14
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
Değerli leventali,
Güzel yazınız ve isabetli tespitleriniz için çok teşekkürler.

Ben sizin durumunuzun aksine internet ile çok geç tanıştım.

Aile içinde ben hariç herkes internetle haşır neşir olmuştu . Tabii bunun gizli bir nedeni var. Ya başaramazsam çoluk çocuğa rezil olurum korkusu vardı .
Ağabeylerimden biri , bir gün öğrenemem diye korkma bu bilgisayar ve internet en geri zekalıya göre yapılandırılmıştır. Sen mutlaka başarırsın demişti.
Ağır aile baskısı sonucu ben de tanıştım . Ve bu site ile tanışmam ile bilgisayar başına oturmam aynı zamanlara denk gelir.

O dönemde yepyeni bir ortamla tanışmış olmamın ve internet ortamına adapte olmanın zorlukları da vardı.
Ve bunlar geride kaldı .

Aynı adapte zorluklarını gerçek hayatta da şimdi yaşıyorum .

İstanbul'da doğup, yaşayıp 63 yaşından sonra dedemin köyüne dönüp topraksız tarım aşkına köy ortamına uymakta da zorlandığım oluyor.

Ama yapmak istediğim, başarmak istediğim planlarımın azmi ile zorluklar üstesinden gelinemeyecek gibi gelmiyor.

Sayın leventali , haddimi aşmaktan çekindiğim için soramadığım bir soruyu sormadan edemiyeceğim .

Mükemmel bir yazı yazma yeteneğiniz var .

Niye yazar olma konusunda girişimde bulun muyorsunuz?

Belki de vardır da biz bilmiyoruz.

Bence , varsa bunu öğrenmek isteriz. Yoksa da mutlaka denemelisiniz.

Sağlıcakla kalmanızı dilerim .

TRAKLI beğendi.

Düzenleyen İsmail Karagülle : 15-11-2013 saat 16:41 Neden: İlave c
İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2013, 22:04   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Merhaba İsmail Bey,

Yazım konusundaki inceliğiniz için teşekkür ederim. Yazar olma konusuna gelince. Hep istedim. Hala da yazarım. 10 yıl önce "Seçmece Bunlar" adında bir kitabım basıldı bir yayın evi tarafından. Seri halde 10 tane yazacak anlaşma yapmıştık. İlk 5 bin basıldı ve ücretimi ödediler.

Sonra mı? Sonrası bir kaç yeni mezun edebiyat öğretmeni arkaşımıza hayrımız dokundu. Kitabın ismini değiştirip farklı bir isimle birkaç seri çıkardılar. Yayın evine değil ama yeni mezun arkadaşlara helali hoş olsun. Onlara hiç kırılmadım. Zira bilmiyorlardı bile belki de.

Kapandı yayınevi. Bir vesile ile matbaacılarıyla tanıştık. Tamamen matbaacının yalancısıyım. Biz o kitaptan 50 binden fazla bastık, demişti.

Yazarlara her basımda belirli bir adet ücretsiz verir yayın evi. Bana da 500 tane vermişlerdi. Bayağı bir şaşırmıştım. Bu hatalı baskıymış. Kırımda atlama olmuş. Bu atlamayı kırımları bir araya getiren kızlardan biri bulmuş. Hem okuyor, hem bir araya getiriyormuş.

Bizim yazarlık maceramız bu vesileyle son buldu. Yazmaya devam ettik ama artık laptopumuzda.

Eğer özelden adresinizi gönderirseniz, bu hatalı basımdan elimde kalanlardan (Zira hatalı olmayan basımdan bana hiç verilmedi) imzalar size gönderirim.

Saygı ve sevgilerimle...

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2013, 22:53   #16
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
Sayın yazarımıza Adres.

Saygı değer arkadaşım, yanılmamışım . Yazarlık konusunu bence bırakmamalısınız . Tadına doyum olmayan bir anlatım tarzınız var . Bence doğru insanlarla karşılaşmamışsınız.
Benim oğullarımdan biri senaristtir. Ve onun camiasından bir çok senarist -yazar tanıyorum .
Ve sizin yazı tarzınızı da okuyup karşılaştırınca , çok önemli farklar görüyorum . Bence yazmaya devam etmelisiniz.

Para kazanmak için değil yazılarınızı bir kitap haline getirmek ve kendi yeteneğinizi kayda geçirmek için yazın derim .

Nazik teklifinize teşekkür ederim . Kibarlık edip zahmet etmeyin diyemeyeceğim bir teklif yaptınız . Çok memnun olurum .

Sağlıcakla kalın.

''Eğer özelden adresinizi gönderirseniz, bu hatalı basımdan elimde kalanlardan (Zira hatalı olmayan basımdan bana hiç verilmedi) imzalar size gönderirim.

Saygı ve sevgilerimle..''

Adresimi özelden yazmak yerine burada paylaşmak istedim . Bu da dostlar nerede olduğumu bilsinler istedim . Bakarsın birilerinin bir gün yolu düşer de ziyaret etmek isterler .

Bolu- mengen - düzköy
İsmail Karagülle

Muda, TRAKLI ve leventali beğendi.
İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2013, 23:10   #17
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 09-08-2013
Şehir: Mersin
Mesajlar: 617
Merhaba İsmail Bey,

Adresinize en kısa sürede postalayacağım. O taraflara yolumuz düşer mi bilmiyorum ama inşallah bir vesile düşürür de demli bir çay eşliğinde tatlı sohbetinize nail oluruz.

Saygı ve sevgilerle...

leventali Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-11-2013, 00:01   #18
Ağaç Dostu
 
İsmail Karagülle's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2009
Şehir: istanbul-Bolu
Mesajlar: 1,154
Çok memnun olurum .

İsmail Karagülle Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 06:37.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019