agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Fidan ve Fide, Bitki Üretim (Tohum Çimlenme/Çelik/Aşı)




Reklam


Beğeni Düzeni200Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 17-10-2006, 19:26   #31
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-07-2006
Şehir: denizli
Mesajlar: 258
hocam şimdi yorum ve önerilerinizi bekliyorum.lamba konusunda belki değiştirmek gerekir demiştiniz. bu konuya da bir açıklık getirirseniz sevinirim.


bu arada merak eden arkadaşlara söyleyeyim lamba fiyatı 20 ytl armatür fiyatları da 50-120 arasında değişiyor.yani minimum bir 70 ytl yi gözden çıkarmak gerekecek.

teşekkür ederim

gallus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-10-2006, 10:05   #32
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Sn. Aldırmaz, lambayı nasıl olsa aldınız! Derhal
değiştirmeyi gerektirecek bir durumu yok, içiniz ferah olsun.
İleri ki bir zamanda daha da optimize etmek için lamba, e-balast,
ve belki de kendi tasarımınız bir armatür! vs. işlerini de dahil ederek
yeni bir güncelleme yaparsınız.

Önemli olan, bir yerlerden başlamak ve yapay ışık altında
bitkilerinizin gelişimini kendi gözlemlerinize göre tecrübe etmenizdir.
Mevcut hali ile bu deneyiminiz başlamış oldu.

Bununla birlikte, belirttiğim gibi dekoratif kaygılar yoksa, armatürü
daha aşağıya almak hem ortama saçılan ışınımları kısar ve bitkilere odaklar,
hemde mesafeden mütevellit kayıpları daha aza indirger, yani bitkiler için
daha faydalı olur. Duvarın rengi maalesef pek uygun değilmiş,
tayfın bitkiler için işe yarayacak bölümünü soğurması muhtemel.. Buradan da
biraz daha verimlilik artışı sağlayabilmemiz için, masanın arkasına parlak
bir beyaz karton (kimbilir belki evde zaten var olan bir duvar takviminin ters-düz
edilerek asılması!) marifeti ile bir miktar daha kayıp-kaçak azaltılabilir. Böylece
duvarı da kısmen reflektör gibi kullanabilirsiniz. Bunlar elbette,
biraz daha optimize edebilmek için aklımıza gelen şeyler. Belki'de mevcut
bitkilerinizin fotosentetik ihtiyacı açısından şu hali gayet yeterlidir!!!

Bunu anlamak için eldeki bitkilerin doğada gölgelik alanlarda mı bulunduğu,
yoksa tam-gün güneş alıp almadığı gibi konuları da vakit buldukça öğrenmeye
çalışabilirsiniz. Bence, ekstra yorgunluklara ve külfetlere girmeden evvel
bitkileri bir gözlemleyin bakalım, ne diyorlar?

Epey gezdiniz, yoruldunuz; kendinizi de ihmal etmeden şööyle bir
keyif çayı demleyiniz. Görüntü bu hali ile de benim çok hoşuma gitti.
Ellerinize sağlık.

saygılar,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-10-2006, 19:58   #33
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-07-2006
Şehir: denizli
Mesajlar: 258
hocam öncelikle teşekkürler
duvar konusundaki fikirleriniz benmde dikkatimi çekmişti. hatta daha da ileri giderek masa tabanı ve duvar kısmını alüminyum folyo ile kaplamayı da düşündüm. ama tabi bunun nasıl etki yaratacağını bilmiyorum bitkilere allttanda ışk yansıması nasıl sonuş verir? yahut duvardaki folyo ışığın gerkesiz bir şekilde etrafa fazla saçılmasına sebep olur mu bilmiyorum. bir süre dediğiniz gibi lamba yüksekliğini gözlemlemiyi düşünüyorum. folyo konusundaki yorumlarınızı merak ediyorum. hiç olmadı dediğiniz gibi beyaz bir kağıt yerleştirebilirim.
lamba için ikinci alternatifim ve mevcut lambanın dezavantajı konusunda da bir iki kelam edebilirseniz benmimde aklımın bir köşesinde dursun isterim ki bir yerde denk gelirsem fırsatı değerlendireyim.

herşey için çok teşekkürler. istanbula yolunuz düşer de fırsatınınz olursa bir çayımı içmeye gelirsiniz artık

gallus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-01-2008, 11:42   #34
Ağaç Dostu
 
MSaygin's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-01-2006
Şehir: Adana
Mesajlar: 1,673
Galeri: 36
merhaba,

40m2 bir kapalı alan yaptık, ısıtma/soğutma ve nem kontrolü sistemleri kurduk.Burada tohum çimlendirme ve köklendirme işlemleri yapacağız.
Dönem dönem de çimlenen bitkilerin bir süre burada kalması gerekecek.Örneğin, 2 gün önce odaya aldığımız karpuz tohumları çimlendi ve yaprak çıkarmaya başladı.Kısa sürede bunları toprağa alma imkanımız da yok.Bu gibi durumlarda odada gelişim için yapay ışık sistemi kurmak istiyoruz.
Nasıl bir sistem kurmalıyız, ne önerirsiniz?

MSaygin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-01-2008, 12:38   #35
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-09-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,166
Galeri: 1
Aslında mevcut durumu görüntüleyebilseniz de fotoğrafları da ekleseniz mevcut mekan ile ilgili nefis olur...

Görebilmek isterdim...

lerdemir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-01-2008, 12:43   #36
Ağaç Dostu
 
MSaygin's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-01-2006
Şehir: Adana
Mesajlar: 1,673
Galeri: 36
Aslında şu an duvar-tavan yalıtımı iyice yapılmış, nem ve ısıtma sistemi kurulmuş boş bir odadan ibaret.Masalarımız, raflarımız kurulmadı, karpuz fidelerini de yere naylon serip, üzerine storofor koyarak yerleştirdik.Tam bittikten sonra, makyajı da tam olsun fotoğraflarım

MSaygin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-01-2008, 12:58   #37
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-09-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,166
Galeri: 1
Neden sorduğuma gelince:

Ben de, evimde fiilen kullanmadığım, iki dar yan tarafı duvar, uzun iç tarafı duvar üstü pencere, uzun dış tarafı da açık 1,5x3mtlik balkonumun bir yan duvarına ısı yalıtımlı, ısıtma ve nem sistemli mini bir sera yapmayı düşünüyorum da; onun için sormuştum...

lerdemir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-01-2008, 14:35   #38
Ağaç Dostu
 
MSaygin's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-01-2006
Şehir: Adana
Mesajlar: 1,673
Galeri: 36
merhaba,

lerdemir, biz ytong ile odayı inşa ettik, sonra içi köpüklü, her iki tarafı metal kaplı, birbirine geçen bir izolasyon malzemesi ile odayı içten kapladık.Sanayi tipi bir klima takıldı, nem içinse AquaMystic II ürününü aldık.
Bilemiyorum ama sizin bahsettiğiniz ölçüde bir yere küçük, ev tipi bir klima alsanız ve Tefal'de de satılan, odalar için kullanılan soğuk buhar makinalarından kullansanız yetmez mi acaba? Konu dağılıyor ama, biz çocukların odasında kullanıyoruz ve bayağı nemli bir hale getiriyor.Otomatik olarak açıp kapayan bir sisteme bağlarsınız, klimayı da belli bir derecede tutarsınız, bence en ideal çözüm olur.

MSaygin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-01-2008, 15:18   #39
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-09-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,166
Galeri: 1
Benim de aklımdan öyle bir şey geçiyordu MSaygin. Konuyu dağıtmadan hemencecik teşekkür ederek ayrılıyorum.

Çalışmalarıma başladığımda uygun bir başlık altında görüşmek üzere.

lerdemir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2008, 18:57   #40
Ağaçsever
 
matrakmurat's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2008
Şehir: Glasgow
Mesajlar: 54
evet.Ben Iskocyada yasiyorum ve bu isin icerisindeyim kullanidimiz lambalar sodyum lambalar.yani bu bildigimiz sokak lambalaridir bunlar iki turdur yuksek basincli metal elementli lambalar.Bunlar yeserme yani,cimlemeden ciceklenmeye kadar olan surec icin kullanilir.bunlar beyaz mavimsi isik verirler.yuksek basincli sodyum lambalar ciceklenme veya meyvalanma donemi icin kullanilir.bu is cok zahmet ister ama kaliteli ve kisa sureli urun icin ideal.

matrakmurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2008, 19:13   #41
Ağaçsever
 
matrakmurat's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2008
Şehir: Glasgow
Mesajlar: 54
merhaba isik yansitma icin aliminyum folya kesinlikle kullanmayin cunki %45 ve 50 arasinda yansilma yapar ve isi yukselmesi yetistirdiginiz bitki icin ideal deil cunki kapali alan nem orani da onemli konulardan biri nem orani dengesiz olursa yavas gelisme veya hastaliklara karsi dayaniksiz olur

en kalitelisi eger duvari boyaya biliyorsaniz beyaza boyayain ama ilkonce siyah bir astar atin beyaza boyamadan once veya bulabilirseniz arka tarafi siyah on tarafi beyaz olan sera naylonu kullanin

iskocya soguk olmasina ragmen biz aliminyum folya kullanmiyoz beyaz ve isik sizdirmayan malzemelerden kullanin
yani kisaca aliminyum folya ile dusuk dereceli bir firin insaa etmis olursunuz.

gubrelenme ve zamani
hastalilara karsi
havalandirma sicaklik ve nem
konusunda bilgiler verebilirim
bide topraksiz yani su ve yapay gubrelerle uretilme yani ayni suyu devamli kullaniyorsun su orani az olan bolgeler icin ideal
bilgi isteyenlere yardimci olabilirim
saygilar..

matrakmurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2008, 19:17   #42
Ağaçsever
 
matrakmurat's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2008
Şehir: Glasgow
Mesajlar: 54
lambalar eger yuksek basincli lambalar yani bu sokak lambalari ise 9 ayada bir degistirmelidir cunki lumen gucunu kaybetiyor

lumen onemli

matrakmurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2008, 19:23   #43
Ağaçsever
 
matrakmurat's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2008
Şehir: Glasgow
Mesajlar: 54
ayni lambanin sodyum olanini al metal heladie deil uzerinde sodyum yazani bu ayni trafo ile calisir bu resimdeki lamba cimlenmeden ciceklenmeye kadar icin kullanilir sodyum lambalar sari isik verir ve lumeni yuksektir.ve bide bu lambalar cok tehlikelidir yani catlak veya kirdiginiz zaman bulundugunuz bolgeyi nefes alamdan yani solugunuzu tutarak terk edin yarim veya bir saat icin cunki bu lambalarin icerlerindeki elementler metal gaslardir kaniniza ulasirsa geciciligi OLMAYAN delilik hastaligi birakiyor.

arkadaslar gercekten dikkat edin
once saglik


bide bu isiklar acikken altinda uzun sureli kalmayin bas agrisi yapar veya halk diliyle gunes carpmasi efegi gosterir


Düzenleyen Mine Pakkaner : 09-04-2008 saat 21:31
matrakmurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2008, 20:03   #44
Ağaçsever
 
matrakmurat's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2008
Şehir: Glasgow
Mesajlar: 54
arkadaslar bu sektorde calisiyorum hydrophonic yani lambalar altinda toprak kullanmadan suyla uretim yapiyoruz.bu teknik su olmayanbolgeler icin ideal yani ayni suyu kullaniyorsun sadece su eklemesi yapiyorsun %67 su israf edilmemis oluyor lambalar acikken su ve icerisinde bulunan bitki icin gereken elementler azot potasyum magnezyum cinko vb. yani NPK bu elementleri tasiyan organic veya kimyasal kisacasi gubre sivilastirilimis veya tuz halinde yani tozlastrilmis suya eklenerek suyun devir daimi yapiliyor bunlar cok cesitli damlatma gelgit su plakasi puskurtme gibi cesitliler yani su oksijen icin devir daim yapiliyor koklerin oksijeni ve gerekli besinleri sudan aliyor topraga gerek duymadan nedeni urunun toplanmasi yilda 4 veya 5 kere aliyorsun yani normal 1 ton kapasitelik seradan yilda 5 ton aliyorsun cunki lambalarla isiklandirima kontrol altinda.kisacasi bu konu cok ideal ama zahmetli tuturursan sen ve bitkilerin mutlu olurlar

sulu yetistirmede suyun ph i yani sertligi cok onemli ph 6.2 ve 6.8 arasinda olmak zorunda bu kesin kural gibi yani topraklida o kadar hasas deil
eger sulu yetistirmede ph i tuturamasan bitkiler yanar veya olur ph duser veya yukselirse sudaki bitki icin gereken elementleri kitler veya koklerin alisini keser ve gidayi alamayan bitki zorlanir hastalanir ve olur .bide gubreleme kesimden 2 hafta onceden durdurulmali yoksa garip bir tat alirsin meyveden hos olmaz.

matrakmurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-04-2008, 00:15   #45
Ağaçsever
 
matrakmurat's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2008
Şehir: Glasgow
Mesajlar: 54
arkadaslar cilgin amerikalilar guzel bir sey yapmislar ama bunlari cicek yetistirmede kulaniyorlar.bildigimiz led lambalarin kirmizisindan ve mavisinden olusan bir isik sistemi yapmislar.yani bitkinin,isik pramidinde mavi ve turuncuya calan kirmizi renklere ihtiyaclari vardir.
Yani deneyin ben denemedim mesela 100 tane kirmizi led ve 100 tane mavi led alin bunlari 10 arli siralar halinde(10 sira mavi 10 sira kirmizi) levhayi dizip paralel halinde baglayin ****** bu kadar ledin besleme hesabini yapmaniz lazim 12v 24v 9v vb. dogru akim.
Sanirim bu ledleri elektronic malzeme satan yerlerde rahatlikla bulursunuz.

kolay gelsin.

matrakmurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-04-2008, 13:37   #46
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,551
Galeri: 99
adresine Murat Bey çok güzel bir video yüklemiş izlemenizi öneriririm. Teşekkürler Matrakmurat.

Seracılıkta yapay ışık

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-04-2008, 21:03   #47
Ağaçsever
 
matrakmurat's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-04-2008
Şehir: Glasgow
Mesajlar: 54


yapay isik..

matrakmurat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-04-2008, 06:59   #48
Ağaç Dostu
 
Todor's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,960
Galeri: 29
Işık ve bitkiler

Bitkiler, çeşitli dalga boyundaki ışığa karşı insanlardan farklı bir duyarlılığa sahiptir. İnsan gözü tarafından görülebilen ışığın sadece bir kısmı, yani 400 ile 700 nm arasında dalga boyuna sahip olan ışıklar bitkilerin büyümesine (fotosentez) yardımcı olur. Buna PAR alanı denir (PAR = Fotosentetik Aktif Radyasyon). Gün ışığının küresel radyasyonu yaklaşık %45'i 400 ile 700 nm arasındadır. Yani, küresel radyasyonun yaklaşık %45'i PAR'dir.
Bir ampulün bitkilerin büyümesinde etkili olması için, mümkün olan en fazla elektrik enerjisinin PAR'a dönüştürülmesi gerekir.
Fotosentez, ışık enerjisinin yapraklardaki klorofil ve karotenoid tarafından emildiği fotokimyasal bir işlemdir. Bu enerji yaprağın saldığı karbon dioksit gazından (CO2) şeker üretmek için kullanılır. Bu işlem aşağıdaki şekilde gösterilebilir:

6 CO2 + 6 H2O + ışık enerjisi -> C6H12O6 + 6 O2
karbon dioksit + su+ ışık enerjisi şeker ortaya çıkarır + oksijen

Işık kaynağı, enerji parçacıklarını yayan bir kaynak olarak düşünülebilir. Bu parçacıklara ışık kuantumu veya foton denir. Fotonun enerji içeriği dalga boyuyla ilgilidir. 400 ile 700 nanometre(nm) arasında her dakikada gönderilen fotonların toplam sayısına µmol s-1 ile ölçülen bir nicelik olan PPF (Fotosentetik Foton Akımı) denir. PPF lümene benzetilebilir, ancak bitkilerin duyarlılık tepkisine bağlıdır. 400 nm fotonun (mavi) enerji içeriği, 700 nm fotonunkinden (kırmızı) 1,75 sefer daha yüksektir; ancak her iki fotonun da fotosentetik işleme etkisi eşittir. Mavi fotonun enerji fazlalığı büyük ölçüde ısıya dönüşür.
Fotosentezin oranı, bu fotonların toplam enerji içeriği tarafından değil de bitki tarafından emilen 400 ila 700 nm arasındaki fotonların sayısı ile belirlenir. Bu nedenle, PPFD (Fotosentetik Foton Akımı Yoğunluğu) olarak tanımlanan belirli bir yüzeye düşen 400 ile 700 nm arasında her dakikada fotonların sayısı sadece yaklaşık bir niceliktir. Bu nicelik fotosentetik işlem için kullanılması gereken ışık miktarıdır. PPFD lükse (lümen m-2) benzetilebilir, ancak bitkilerin duyarlılık tepkisine bağlıdır.
PPFD kuantum sensoru kullanılarak ölçülür ve m²'de dakikada (µmol m-2 s-1) fotonların µmol ile ifade edilir. PAR (Fotosentetik Aktif Radyasyon) söz konusu olduğunda, 400 ve 700 nm arasındaki (W m-2de) ışığın içeriğinden bahsedilir.
birimi PPF = 400 ila 700 nm arasında her dakikada gönderilen fotonların toplam sayısı; µmol s-1
birimi PPFD = bir birim alanındaki 400 ila 700 nm arasında bir dakikadaki fotonların sayısı; µmol m-2 s-1
birimi PAR = her birim alanındaki 400 ila 700 nm arasında her dakikadaki enerji içeriği; W m-2


Bitkinin ışık tayfı duyarlılığı

PAR aralığında bile, her bitki dalga boylarına karşı aynı duyarlılığa sahip değildir. Diğer şeylerin yanı sıra, buna klorofilin en çok bulunduğu yer olan yapraklardaki tüm pigmentlerin özel emilimleri neden olur. Nispeten güçlü bir yansıma ve iletim sonucunda, yaprak tarafından en az yeşil ışık etkili olarak kullanılır. Yaprağın insan gözü tarafından yeşil olarak algılanmasının nedeni budur.
Bitkinin büyümesinde çeşitli dalga boylarının radyasyon etkisi bitki duyarlılık eğrisi ile gösterilebilir. Fotosentez büyüme için en önemli süreç olduğu için çeşitli dalga boylarında fotosentez oranının nasıl belirleneceğini tanımlamak için bir etkinlik tayfı kullanabiliriz. Bu fotosentetik etkinlik tayfı her dalga boyu tarafından emilen fotonların sayısına (ışık kuantumu) bağlıdır. Böyle bir etkinlik tayfına ayrıca 'ışık tayfı kuantum etkisi' de denir.


,Araştırmalara göre (McCree 1972) farklı bitki türlerinin ortalama sapması %5'ten fazla değildir. Ayrıca bu araştırma, kuantum etkisinin en fazla turuncu-kırmızı bölgesinde olduğunu gösterir; örneğin turuncu-kırmızı ışık en etkili fotosentezi sağlar. Bu, bitkilerin bu renkte ışık kullanıldığı takdirde büyümediği anlamına gelmez. Düzgün bir şekilde gelişmeleri için bitkilerin dengeli bir ışık tayfı alması oldukça önemlidir. Bitkilerin sağlıklı gelişmesi için mavi ışığın oranı özellikle önemlidir. Az miktarda mavi ışık alması uzamaya (aşırı kök büyümesi) ve bazen sarılaşan yapraklara neden olur. Ayrıca bitkinin gelişmesi için kırmızı/açık kırmızı oranı da önemlidir. Açık kırmızı oranının düşük olması kökün büyümesini engeller. Bu duyarlılık tepkileri bitki türlerine göre değişir.

Kaynak: Philips.com

Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-04-2008, 07:42   #49
Ağaç Dostu
 
Todor's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,960
Galeri: 29
Şöyle bir ürün serisi buldum. Philips akvaryum ampulleri

Bu serinin sucul olmayan bitkiler içinde kullanabileceğini düşünüyorum. Bilmem uzman arkadaşlar ne der?

Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-10-2008, 22:09   #50
Yeni Üye
 
pa-muk's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-10-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 8
Galeri: 1
seralarda yapay ışıklandırma için kullanılan lamba tipleri nelerdir ve bunların piyasadaki fiyatları hakkında bilgiye ihtiyacım var.cevaplar için şimdiden teşekkürler.

pa-muk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2008, 10:00   #51
Ağaç Dostu
 
Baobab's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-06-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 348
(BÖLÜM: 1)
Merhabalar;

Ankara’da yaşayan ve evi kuzeye bakıp ışık almayan birisi olarak yapay ışık konusunda yardımcı olan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Kış aylarında yapay ışıkla oda içinde Ankara’da nasıl çiçek ve sebze yetiştirebilirim diye yaklaşık bir haftadır yaptığım araştırma ve uygulamayı sizlerle paylaşmak istedim.

Pratik olarak, bir kişi, fazlaca güneş almayan bir evde kış aylarında nasıl bitki yetiştirebilir diye internette, koçtaş vs türü mağazalarda, akvaryum malzemesi satan yerlerde ve Ulus’ta Konya sokak, Sanayi caddesi vs elektrik malzemeleri satan yerlerde yapmış oluğum araştırma neticesinde, bu konudaki aşağıda yer alan yöntemleri tespit etmiş durumdayım. Yazacaklarım bitkibilim ve ışık üzerine bilimsel ve teknik bir analizden çok, konuyla ilgili kişilerle görüşmem ve internetten yaptığım araştırma neticesinde ortaya çıkan pratik bir deneme olarak görmek daha doğru olacaktır.


Her ne kadar aralarında sonuç alma verimliliği, maliyet, pratiklik, temin etme kolaylığı vs açılarından büyük farklar olsa da, bu konuya ilgi gösteren arkadaşlara yardımcı olabileceği düşüncesi ile, söz konusu yöntemleri aşağıda sayıp, ardından da hepsini sıra ile bölümler halinde açıklamaya çalışacağım:

1- Topraksız tarım, yüksek ışık ile bir saksı içerisinde, “Aerogarden” türü bitki yetiştirme sistemleri.
2- Akvaryum bitkileri için kullanılan özel florasan ışıklar yardımı ile saksıda bitki yetiştirme.
3- “Homebox” ya da “bitki yetiştirme odası” da denebilen, kapalı bir kabin içerisinde yüksek ışık –ve vantilatör ile- bitki yetiştirme sistemleri.
4- Balkonda, küçük bir sera içinde, ısıtma sağlamak yoluyla bitki yetiştirme
5- Metal Halide **** yüksek basınç sodyum lambaları ile bitki yetiştirme
6- Normal ampul, normal florasan, halojen vs kullanımı

Baobab Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2008, 10:17   #52
Ağaç Dostu
 
Baobab's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-06-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 348
(BÖLÜM: 2)



1- Topraksız tarım, yüksek ışık ile bir saksı içerisinde, “Aerogarden” türü bitki yetiştirme sistemleri.


Name:  aerogarden1.jpg
Views: 9348
Size:  4.3 KB Name:  aerogarden2.jpg
Views: 9221
Size:  4.7 KB

Yurt dışında yaygın olarak kullanılmakla birlikte, henüz Türkiye’de satıldığına rastlamadığım bir sistem bu. Söz konusu ürünle ile ilgili bilgilere, internette “aerogarden” diye araştırma yaparak kolayca ulaşmanız mümkündür.

Bu tür sistemlerin fiyatları yaklaşık 150-250 $ civarında olup, buna daha sonra alınması gereken tohumlar, besleme sıvıları vs dahil değildir.

Avantajları:

a) Sizin saksı, toprak, uygun tohum vs bulmak için ilgilenmenize gerek kalmıyor.
b) Bitkilerin içlerinde yetiştirildikleri suyun içerisine gerekli besinleri koyup, firmaca özel kapları içerisinde satılan tohumları yerleştirmeniz yetiyor. Bakım için uğraşmıyorsunuz
c) Görece küçük bir yer kaplıyor, yer değiştirmesi kolay.
d) Evin herhangi bir yerinde herhangi bir mevsimde hızla ve sorunsuz yetişen sebzeler, otlara sahip oluyorsunuz.
Dezavantajları:

a) Türkiye’de henüz satılmıyor, dışarıdan temin etmek gerek.
b) Firmadan alınacak tohum, solüsyon vs ile bakım masrafları da düşünülürse oldukça pahalı.
c) Sürekli olarak aynı firmanın satmakta olduğu yetiştirme solüsyonlarına, tohum kutucuklarına, malzemelere vs mahkumsunuz.
d) Diğer sistemlere göre sadece birkaç bitki yetiştirmeye izin veriyor.



2- Akvaryum bitkileri için kullanılan özel florasan ışıklar yardımı ile saksıda bitki yetiştirme.


Name:  floresan1.jpg
Views: 9205
Size:  3.3 KB Name:  floresan2.jpg
Views: 9198
Size:  2.6 KB Name:  floresan 3.jpg
Views: 9193
Size:  1.6 KB



Uzunca bir süredir, akvaryum bitkilerinin sağlıklı büyümesi ve yaşaması için kullanılmakta olan ve ışığın farklı dalga boylarını yansıtan florasan lambaları kullanılmaktadır. Genellikle yurt dışından ithal edilen bu lambaları hemen her akvaryumcudan ya da daha elverişli fiyatlarla internetten temin etmek mümkündür. Benim araştırmalarıma göre, bitki yetiştirmeye uygun olan başlıca modelleri Sylvania Grolux, Sylvania Aquastar, Sera Blue Sky Royal, Sera Daylight ve Hagen Plant Flo olarak sıralayabiliriz.

Bu tür bir sistemin fiyatı yaklaşık 150-250 YTL civarında olacaktır.Bu konuda harcayacağınız paraya lambayı takacağınız armatür ile kabloyu vs de ilave etmekte fayda var.

Avantajları:

1- İstediğiniz sayıda lambayı kullanarak ışık etkisini arttırmak **** azaltmak mümkündür.
2- Bu sistemlerin, eğer yeterli sayıda floresan kullanılırsa, etkili olduğu genel olarak kabul edilmektedir.

Dezavantajları:

1- Bir tek Metal Halide **** HPS (High Density Sodium) lambası ile alınabilecek verimi temin için belki 7-8 tane floresan lambası kullanmak gerekecektir.
2- Bu açıdan bakıldığında, birim fayda açısından bence metal halide **** sodyum (HPS) lambalarına göre daha pahalıya gelmektedir.
3- Bir odada küçük bir alana 7-8 tane floresanı armatürleriyle birlikte sıkıştırmayı başarmak gibi bir güçlük yaratmaktadır.

Baobab Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2008, 11:05   #53
Ağaç Dostu
 
Baobab's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-06-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 348
(BÖLÜM: 3)


3- “Homebox” ya da “bitki yetiştirme odası” da denebilen, kapalı bir kabin içerisinde yüksek ışık –ve vantilatör ile- bitki yetiştirme sistemleri.


Name:  homebox1.jpg
Views: 9294
Size:  3.8 KB Name:  homebox2.jpg
Views: 9132
Size:  2.9 KB



Bu sistemde, kapalı bir gardrop şeklinde, içi yansıtıcı bir yüzeyle kaplanmış minik bir odada, yüksek ışık yayan metal halide **** sodyum lambaları kullanılmaktadır. Kabinde lambalardan ortaya çıkan ısıyı dağıtmak için küçük bir vantilatör kullanma mecburiyeti vardır.

İnternette bu sistemlerle ilgili olarak http://www.homebox.net/ adresinden daha ayrıntılı bilgi edinilebilir. Bitki yetiştirme kabininin büyüklüğüne ve özelliklerine göre 150 YTL ile 550 YTL arasındaki fiyatlarla satılmaktadır.




Avantajları:

1- Dağınıklık yapmadan, yüksek wattlı ışıkla etrafı rahatsız etmeden, komple bir sistem olarak alınıp etkili bir şekilde kullanılabilmektedir.
2- Evin karanlık köşesi vs olması hiç fark etmeden tamamen sentetik ışıkla (yaklaşık 150-300 watt metal halide **** yüksek basınç sodyum lambaları) bitki yetiştirilmektedir.
3- Amatör ve ne tür sonuç vereceği şüpheli düzenlemelere para yatırmaktansa, garantili ve birbiriyle uyumlu bir sistem alınmış olmaktadır.

Dezavantajları:

- Fiyatları Türkiye koşullarına göre oldukça yüksektir.




4- Balkonda, küçük bir sera içinde bitki yetiştirme

Eklenti 51714 Name:  sera3.jpg
Views: 9796
Size:  5.1 KB

Name:  sera4.jpg
Views: 9118
Size:  3.2 KB

Türkiye’de de büyük yapı marketlerden alınabilecek bu tür küçük seralar ile, serin havalarda bile balkonda saksılarımız korumak mümkün. Sera içerisine küçük bir ısı kaynağı da yerleştirilirse, en soğuk günlerde dahi bitkilerimizin ışık ve ısı alması sağlanabilir. (Örn. bir kap içinde akvaryum ısıtıcısı, küçük bir elektrikli battaniye ya da benim yaptığım gibi, duvara monte doğalgaz sobasının balkona bakan borusunu, seranın etrafından dolaşacak şekilde uzatmak. Tamamen sizin yetenek ve hayal gücünüze kalmış! J Ben resimdeki seralardan küçük olanını geçen ay 78 YTL bedel ile Koçtaş’tan alıp balkona yerleştirdim, ama 70 ila 140 YTL arasında değişik markaların ürünleri bulunabilir. Bu tür seralar, saksılarımızı daha baharın en başında dahi dışarı çıkarabilmemizi de sağlayacaktır.

Avantajları:
1- Serin zamanlarda dahi bitkileriniz üşümeden dışarıda ışık almaya devam eder.
2- Bütün saksıları bir arada derli toplu tutmuş, nem ve ısıyı ayarlayabilmiş olursunuz.

Dezavantajları:

1- Eğer hakikaten de çok az ışık alan bir yere konursa, metal halide **** sodyum lambaları kullanmaya kıyasla bitkileriniz gene de az ışık almış olabilir.
2- Çok soğuk bölgelerde iç kısma küçük bir ısıtma sistemi koymak gerekir.
3- 70-140 YTL arası bir harcamaya ihtiyaç duyar (Forum’da balkonda sera yapmakla ilgili bölümde çok güzel el yapımı sera örnekleri de var, yeteneğine güvenen arkadaşlar oradan da yararlanabilir.)


4- Normal ampul, normal florasan, halojen vs kullanımı

Name:  ampul1.jpg
Views: 9085
Size:  2.2 KB

Bir çok sitede ve forumda, yukarıda sayılan lambaları kullanan arkadaşların deneyim ve gözlemlerine de yer verilmekte, ancak genel olarak bunların bitkiler için gerekli olan ışık şiddeti ve spektrumunda yeterli ışığı sağlayamadıkları kabul edilmekte. Bu açıdan baktığımızda, bu aydınlatma kaynaklarının sadece adını anmakla yetiniyorum.

Baobab Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2008, 13:26   #54
Ağaç Dostu
 
Baobab's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-06-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 348
(BÖLÜM: 4)


5- Metal Halide **** yüksek basınç sodyum lambaları ile bitki yetiştirme

Name:  metal halide1.jpg
Views: 9196
Size:  3.1 KB Name:  metal halide2.jpg
Views: 9163
Size:  2.9 KB

Halihazırda, dünyada ve ülkemizde yapay ışıkla bitki yetiştirmek denildiğinde en yaygın olarak kullanılan iki çeşit ışık kaynağı bunlardır. Metal halide lambalar daha çok ışığın mavi/beyaz spektrumunda ışık vermekte ve bitkilerin kök ve gövde oluşumunda daha etkili olmakta; yüksek basınç sodyum lambaları ise, daha çok ışığın kırmızı spektrumunda aydınlatma sağlayarak bitkilerin çiçek ve meyve oluşumunda daha önemli katkı sağlamaktadırlar.

Her ne kadar bir çok amatör uygulamada iki lamba da değişik aşamalarda kullanılıyor olsa da (kök ve gövde oluşumu esnasında metal halide, diğer aşamalarda sodyum lambası), profesyonel sera üreticilerinin genellikle sadece yüksek basınç sodyum lambası desteği aldıkları görülmektedir.

Bitkilerin bir kısım mavi spektrum ışığı zaten normal ışıktan da temin edebildikleri düşünüldüğünde, eğer iki lambayı aynı anda takmak **** aşama aşama kullanmak gibi yollar zor gelirse, sadece sodyum lambası kullanmak daha yararlı ve pratik olacaktır diye düşünüyorum.

Ayrıca, sodyum lambalarının kullanım ömürlerinin metal halidelere göre daha uzun, vermekte oldukları ışık miktarının da ödenen elektrik parasına kıyasla daha yüksek olduğunu da belirtmek gerek.

Eğer bitkilerimizi koyduğumuz yer tümden zifiri karanlık değil de bir pencere kenarındaysa sanırım bir masa büyüklüğündeki alan için 150 **** 250 wattlık bir sodyum lambası yeterli olacaktır.

Armatür, zaman ayarlayıcı, balast, tavana asma kablosu vs toplamda 80-90 YTL civarında bir harcama ile, toptancısından almak kaydıyla böyle bir sistemi –metal halide **** yüksek basınç sodyum- evde kurmak mümkündür.

Benim kendi evimde kullandığım yüksek basınç sodyum lambasını nereden nasıl aldığımı, kaça mal ettiğimi vs, ayrıca bir bölüm halinde resimleri ile birlikte aktarmaya çalışacağım.


Avantajları:

1- Etkinliği tartışmalı, deneme-yanılmaya bağlı yöntemler yerine, sektörde profesyonel olarak kullanılan bir ışık kaynağı kullanmış oluyoruz.
2- Vermekte oldukları ışık ve faydaya kıyasla geleneksel lambalardan çok daha az enerji harcamaktalar.
3- Aynı etkiyi almak için genellikle bir çok floresan vs tipi ışık kullanmak gerekmektedir.

Dezavantajları:

1- Vermekte oldukları yüksek ışık sebebi ile bazen ev içinde gözleri yorabilmekteler
2- Başlangıçta 80-90 YTL kadar parayı gözden çıkarmak ve günde 8 saat kadar 150-250 watt enerjinin aylık olarak parasını ödemek gerekiyor.

Baobab Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-11-2008, 13:49   #55
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,106
Galeri: 25
http://www.omegagarden.com/index.php?content_id=1500

Yapay ışıkla muhteşem sistemler.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-11-2008, 10:03   #56
Ağaç Dostu
 
Baobab's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-06-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 348
(BÖLÜM: 5)

SONUÇ ve KENDİ UYGULAMAM


Merhabalar,

Dünkü yazılarda da belirttiğim üzere, yaklaşık 10 gün kadar evimde ne tür bir yapay ışık sistemi kurarsam daha verimli, pratik ve düşük maliyetli olur diye araştırdıktan sonra, evdeki bütün saksıları çalışma odasındaki pencerenin önüne yerleştirerek, üzerlerine de 150 watt’lık bir yüksek basınç sodyum lambası (HPS) sistemi kurmaya karar verdim.

Bu kararda büyük ölçüde, Ankara’da sebze ve çiçeklerimin balkonda donacağı endişesi ile, akvaryum bitki yetiştirme lambalarına yatıracağım para ile elde edeceğim fayda arasındaki ilişkinin, metal halide/sodyum lambalar lehine olması etken oldu.

Bunun için, önce Ulus’taki (Ankara) Konya sokağı dolaştım, sonra da buradaki elektrikçilerden aldığım bilgiler doğrultusunda Sanayi Caddesindeki sera malzemeleri satan mağazalar yöneldim.

Buradaki sera ışıklandırma sistemleri satan toptancılardan, metal halide lamba kullanmaktansa, seraların hemen hepsinde kullanılmakta olduğu üzere, yüksek basınç sodyum lambalarından kullanmanın daha verimli ve ucuz olacağı bilgisini aldım.

Bu çerçevede, aşağıdaki resimlerden de görüleceği üzere, 150 watt phillips marka sodyum lamba, balastı, armatürü, tavana asma zinciri vs olmak üzere toplam 75 YTL ödedim. Günde 12 saat düzenli olarak gündüzleri ışık alması için de, 13 YTL ödeyerek bir zamanlayıcı aldım. Böylece, her sabah saat 7’de otomatik olarak lambam çalışmaya başlıyor ve akşam 7’de gene otomatik olarak kapanıyor.

Odaya koymuş olduğum küçük bir termostatlı ısıtıcı, ısıtıcının üzerinde, odadaki nemi sağlaması için bir kap su ve oda termometresi yardımıyla da sıcaklık ve nem dengesini korumaya çalışmaktayım.

Yaklaşık 10 günlük kullanma deneyiminden sonra söyleyebilirim ki, sodyum lambanın hakikaten de gözle görülür bir faydası oluyor. Daha önce yaklaşık 1 aydır balkonda hiçbir hayat belirtisi göstermeyen biberim hızla yaprak ve tomurcuk çıkarmaya başladı, dikmiş olduğum turp tohumları daha 3 gün bile olmadan çimlendi. Kısacası yapmış olduğum yatırımdan son derece memnunum bugünlerde.

Her ne kadar 150 watt’lık lambanın kış ayları çin yeterli gelebileceğini düşünsem de, konuyla ilgili kişiler, esasen 250 watt’lık bir lambanın ideal faydayı sağlayacağını tavsiye etmekteler.

Aşağıda, kendi evimde kurmuş olduğum yapay ışık aydınlatması düzeneği ile ilgili resimleri ilginize sunuyorum.

Saygı ve sevgilerimle.


Name:  ALP 002.jpg
Views: 9277
Size:  58.5 KB

Name:  ALP 003.jpg
Views: 9059
Size:  54.9 KB

Name:  ALP 004.jpg
Views: 9022
Size:  45.7 KB

Name:  ALP 005.jpg
Views: 9045
Size:  72.2 KB

Baobab Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-11-2008, 10:05   #57
Ağaç Dostu
 
Baobab's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-06-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 348
resimlerin devamı....

Name:  ALP 006.jpg
Views: 7688
Size:  57.9 KB

Name:  ALP 008.jpg
Views: 7834
Size:  70.3 KB

Name:  ALP 009.jpg
Views: 7692
Size:  52.7 KB

Name:  ALP 018.jpg
Views: 7608
Size:  43.0 KB

Baobab Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2008, 08:15   #58
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,106
Galeri: 25
Sn.Baobab

http://www.ardo.com.tr/katalog3.htm

linkteki cihazla;

zifiri karanlık odalardaki çiçeklerin açacağı,
saksıda ektiğimiz domateslerin hiç güneş ışığı almadan kızaracağı belirtiliyor
.

Sizin sodyum lambası yerine bu cihazi bir deneyin derim.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2008, 08:32   #59
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,106
Galeri: 25
Yapay Güneşle Yüksek Verimli, Lezzetli Tarımsal Üretim

Bu haftaki konuğumuz PestGO Elektronik ve Kimya Teknolojisi Ar-Ge Danışmanlık San ve Tic. LTD. ŞTİ. Genel Müdürü Sayın Niyazi Davran …

Kendisi ile firmalarının geliştirmiş olduğu doğal güneş olmadan yapay güneşle, yüksek verimli, lezzetli tarımsal üretim hususunda görüştük…

Güneş altında yazın yetiştirilen, tarım ürünlerinin, lezzet ve gıda değerini, doğal Güneş’i tam olarak görmeyen seralarda da tutturmak, şimdiye kadar kullanılan yöntemlerle mümkün olmamaktaydı.

Bilmeyenler için, Güneş’in aydınlatan ışınları ile, ısıtan ışınları arasında bir fark yoktur. Sanılır ki, Güneş coğrafyamızdan uzaklaştığı için aydınlatma etkisi azalır, o yüzden ısınmamızda azalır. Halbuki güneşte aydınlatan ışınlar yanında, ısıtan kısa, orta ve uzun dalga infrared ışınlar da mevcuttur. Biz bu ışınlarla ısınır, beslenir canlılık kazanırız. Tabiattaki tüm faydalı canlılar gibi. İnfrared ışınlar hücrelerimizin canlanmasını, yenilenmesini, kan dolaşımının hızlanmasını,bünyemizin sağlığa kavuşmasını sağlayan ışınlardır. Aynı hal, bitkiler için de geçerlidir.
Uzun dalga infrared ışınlar kısa dalga görünen ışınlar gibi dış ciltte kırılıp enerjiye dönüşmez. 10mm. Dış deri altına kadar her nanometrede kırılarak ısı enerjisine dönüşür. O yüzde uzun dalga infrared ışıma jeneratörüne karşı bir mm. mesafede değmemek şartıyla, çok uzun süre cildimiz yanmadan, kurumadan dururuz. Bu süre de, alt derimizde ki kanlı bölge olan iç deride kanlama hızlanır, hücre yenilenmesi hızlanır. Bunun sonucu dış deride de gözle görülür bir canlanma hasıl olur.

Bitkiler içinde durum farklı değildir. Aynı canlanma ve gelişmeyi 1,2 günde, onlarda da müşahede ederiz. Bu kısa süredeki gözle görülür gelişme şaşırtıcıdır.

İnfrared ışınların ısıtma ve organizmaları canlandırma görevi yanında, zararlı mikroorganizmaları ve iki milimetreden küçük organizmaların(Ki, bunlar genelde bitkilere, hayvanlara ve insanlara bulaşıcı hastalık aşılayan sinek ve parazit türleridir.)yaşamını sonlandırma, üreme zincirini kırma görevi de vardır.

Gündüz Yaz Güneşi’nde, tarlalarda ,Güneşi’in infrared ışınları sayesinde,Beyazsinek, Akdeniz sineği, sivrisinek gibi zararlıları, açıkta görmek mümkün değildir. Bu ışınların kendileri üzerinde, enerjiye dönüşmesine, bünyeleri biyolojik olarak dayanamazlar. Bu 40-50 derece sıcaklıkta fırına kapatılmış bir insanın, uzun süre dayanamaması ve hayatının son bulması gibidir.Halk arasında bunun adı; Havale geçirip ölmektir.

Arılar ve iki milimetreden büyük, gövde yapısındaki böcekler, güneş altında da görevlerini icra ederler.( Karıncalar, Arılar, büyük sinekler.)

İki milimetreden küçük olan tarım zararlıları, güneşli gün boyunca, yaprak altlarında gölgelerde, akşama kadar güneşin batış anını beklerler. Güneş batmaya başladığında, tarlalar ve çevremiz bu küçük bitki ve insan zararlısı yaratıkların arenasına döner. Sivrisinekler ve tatarcıklar da bu saatte harekete geçerler. Güneşin batışını çevreleyen ilk iki saat, çevremizde en yoğun sivrisinek akınının da olduğu saattir.

Seralarda, zararlı organizmaların gündüzde görünmesinin nedeni; infrared ışınların girişine karşı,sera naylonlarının ve camlarının filtre görevi yapmasıdır. İnfrared ışınlar, yaratılış özelliklerinden dolayı, en ince perdeden geçmezler; O perde üzerinde ısı enerjisine dönüşürler. İnce bir malzemeden yapılmış gölgeliğin altına, yazın kendimizi attığımızda, birden serinlememizin sebebi İnfrared ışınlar o perdeden geçerken, perde şeffafta olsa tükenirler.

Uzun dalga İnfrared ışınlar, insanlar kadar, bitkilerinde sağlıklı ve hızlı büyümelerinde en etken maddedir. “Güneş girmeyen eve Doktor girer.” Atasözü, tüm canlılar için genel geçer bir kuraldır. Yukarıda saydığımız istisna canlılar hariç. Burada dozajın önemi asla atlanmamalıdır. Geliştirdiğimiz teknoloji, bu faydalı infrared dalga boylarında ışınımı, Dünya Sağlık Örgütü normlarında gerçekleştirmeye, uygun ve yeterlidir.


Yaz Güneşi’in olmadığı ortamlarda kullanmak üzere, orta ve uzun dalga infrared jeneratörleri, istenen güçte, üretebilecek Patentli teknoloji sahibiyiz.
HerSerayı, Yapay güneş panelleriyle donatmak mümkündür.

Güneş altında bahçede ve Güneş görmeyen bina bodrumunda, domates fidanlarıyla ve çiçeklerle, bu yaz yaptığımız deneyler sonucu; güneş hiç görmeyen bina bodrumunda, bahçedekinden 15 gün önce kızarmaya başlayan domatesleri topladığımızda, bahçedeki domatesler daha yeni sararmaya başlıyordu. Bu da, her tür sera bitkisinin olgunlaşma süresinin 10-15 gün kısalması demektir ki, ekonomik değeri tartışılmayacak boyuttadır.

Lezzeti: 50 yıl öncesinin tarla domateslerinin lezzetini aratmayacak tat ve lezzetteydi.

http://www.infraredisitici.net/showthread.php?tid=6

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2008, 09:21   #60
Ağaç Dostu
 
Baobab's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-06-2008
Şehir: ankara
Mesajlar: 348
hakikaten de çok ilgi çekici gözüküyor. Gidip bir tane almayı düşünmeye başladım bile!

Baobab Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Etiketler
led lamba ile tarım, ledli tarım

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 09:57.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014