agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Daha İyi Bir Yaşam İçin
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni29Beğeniler
  • 4 Gönderen nevsune
  • 4 Gönderen Kiraz
  • 1 Gönderen pria
  • 3 Gönderen Ozlem A
  • 1 Gönderen nevsune
  • 1 Gönderen malina
  • 3 Gönderen nevsune
  • 3 Gönderen pınara

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 19-06-2008, 18:38   #1
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,918
Galeri: 215
Ev temizlik malzemelerini evde hazırlamak

Alıntı:
Zehirli maddeler kullanmadan EVDE TEMİZLİK


Artık hiçbirimiz anneannelerimiz gibi evi süpürmüyor, çamaşırı küllü sularla yıkayıp güneşte kurutmuyor, yerleri arap sabunuyla fırçalamıyoruz. Buna vaktimiz yok. Temizlik için "hoş kokulu", "beyazdan daha beyaz yapan", "iz bırakmadan pırıl pırıl yıkayan", "mikroplardan arındıran" yardımcılarımız var. Ancak evimizi, eşyalarımızı, giysilerimizi ve yediğimiz yemeğin artıklarını temizlerken (!) bedenimizi, suyu, toprağı, havayı, doğal ortamları nasıl kirlettiğimizin farkına varmıyoruz.

Oysa çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden temizlik maddeleri yerine ev temizliği konusunda çevreye karşı sorumlu pek çok seçenek bulunuyor. Buğday Dergisi olarak derlediğimiz doğal temizlik maddelerinin çoğu modern, sentetik karışımların, doğal döngüye saygı ön planda tutularak hazırlanmış versiyonları. Ayrıca bu tarifler işinizi istediğiniz şekilde göreceği gibi, size tasarruf yapma olanağı da sağlıyor.

İtiraf edelim ki çoğumuz, ev temizlemek, ovmak ve yıkamaktansa başka bir iş yapmayı tercih ediyoruz! Acaba, vaktimiz olmadığı için mi bulaşıkları elde yıkamıyor, işi makinalara bırakıyoruz, yoksa makinalar, gerekli kimyasallar, elektrik ihtiyacı ve benzer tercihlerimiz yüzünden mi her şeyin daha doğal olanına vaktimiz yok?

Üreticiler, önemli bir çoğunluğu evlerinin "tertemiz", "dezenfekte edilmiş", "mikropsuz" olması gerektiğine inandırmak konusunda son derece başarılı olmuşlar ve bunu yapabilmek için gereken ürünleri satmayı sürdürüyorlar: Tuvalet ve fırını temizlemek için asit, banyoyu dezenfekte etmek için fenol, mobilyaları cilalamak için damıtılmış petrol ürünleri, çamaşırlarımızı beyazlatmak için klor ve yalnızca evlerimizi temiz tutmak için çeşit çeşit diğer zehirli kimyasal maddeler...

Günlük yaşamda kullandığımız ürünler 55 bin’in üzerinde kimyasal çeşidi içeriyor ve her yıl bunlara binin üzerinde yenisi ekleniyor. Birçoğu ise yeterince test edilmeden ve belirli bir mevzuata tabi olmadan piyasaya sürülüyor.

Bu ürünlerin büyük kısmı doğrudan kanalizasyona akıp sonunda da su sistemlerimize karışıyor. Sözünü ettiğimiz kimyasallar, sonunda "fazla yüklenme" olasılığı yaratarak vücudumuzda depolanıyor ve zehirli olma düzeyine ulaştığında çeşitli hastalıklara yol açıyor. (Kronik yorgunluk sendromu, alerjiler, karaciğer sorunları, lenf kanseri gibi.)

Evsel temizlik malzemeleri sadece toprağı ve su kaynaklarını değil, teneffüs ettiğimiz havayı da tehdit ediyor. Sprey boyalar, fırın temizleyiciler, dezenfektanlar, mobilya parlatıcıları ve diğer tüm sprey ürünler, birkaç gün sonra soluyacağımız havanın bir parçası oluyor.

Sadece kentlerde yaşayanların değil, kırsal kesimde yaşayanların da atık su sistemlerine neler gönderdiklerine dikkat etmeleri gerekiyor. Foseptik sistemler atık su sorununu çözmüyor; boyalar, çözücü, inceltici, ağartıcı kimyasallar, aseton, tuvalet temizleyiciler ve lavabo açıcılar ile diğerlerinde bulunan belirli kimyasal maddeler organik maddeleri parçalayan organizmaları zehirleyebiliyor. Oysa organik maddelerin parçalanması doğal döngünün işlemesi açısından zincirin olmazsa olmaz halkalarından birini oluşturuyor.

Zehirli olmayan doğal temizlik maddeleri ise foseptik sistemi, içme suyu ve sağlık konusunda büyük yararlar sağlıyor.

Peki, doğal temizlik maddelerini kullanmak için nereden başlamalı?

İşte size evinizde rahatlıkla uygulayabileceğiniz pratik öneriler…

Temizlikte kullanabileceğiniz doğal ürünler

Çamaşır sodası: Sodyum karbonat adlı bir mineraldir. Çok az miktarda yakıcı olup katı ve sıvı yağlar, kir ve pek çok petrol ürününün etkin temizleyicisidir. Aynı zamanda su yumuşatıcı ve sabun köpürtücü özellikleri de bulunur. Yakıcı özelliği nedeniyle, uygularken lastik eldiven kullanmak doğru olur. Zararlı kimyasal dumanlara neden olmaz. Klorsüz olanı tercih edin.

Boraks: Su, oksijen, sodyum ve bordan meydana gelen, antiseptik, antifungal, antibiyotik, koku giderici ve dezenfektan özellikleri olan doğal kaynaklı bir mineraldir. Küflenmeyi önler. Boraks yutulursa zehirlidir. (Eczane ve aktarlarda bulunabilir.)

Sirke: Meyve ya da tahılların fermantasyonuyla elde edilen bir sıvıdır. Asitli içeriği mikropları öldürmesini, yağı parçalamasını ve mineral kalıntıları çözmesini sağlar.

Karbonat: Sodyum bikarbonat, hafif aşındırıcı bir temizlik sağlar, beyazlatıcı ve koku giderici özellikleri vardır.

Uçucu bitkisel yağlar: Bitki kokularının özleri birçok parfümün ana maddesidir. Piyasada, özellikle doğal ürün satan dükkanlarda çeşitleri bulunabilir. Bir iki damla turunçgil, elma, çilek, nane vb. yağı ile eklenecek koku ev yapımı temizleyicilere hoş bir özellik kazandırır.

Bitkisel yağ tabanlı sıvı sabunlar (arapsabunu vs.): Bu tür sabunlar hayvan yağı içeren ya da petrol tabanlı sabunlara tercih edilmelidirler.

Tarifleri uygularken, püskürtme amacıyla pompalı spreyler, silmek amacıyla yüzde 100 pamuklu bezler, sıkıştırılmış selüloz süngerler, doğal kıldan yapılmış fırçalar kullanılabilir.

Çok amaçlı temizleyiciler

Bu tür temizleyicilerin birçoğu amonyak ve klor içerir ve birlikte kullanıldıklarında ölümcül amonyumklorür gazını oluştururlar. Amonyak akciğerlerimiz için tehlike oluştururken, klorla karıştırıldığında kansere yol açan bileşikler oluşturabiliyor. Bunun yerine;

İki tatlı kaşığı boraks* ve 1 tatlı kaşığı** bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arapsabununu, 1 lt. sıcak suya karıştırarak her yüzeyde; yarım bardak çamaşır sodasını bir kova suya katarak alüminyum, fiberglas ve cilalı zeminler hariç tüm yüzeylerde kullanabilirsiniz. Yağ lekelerini çıkarmak için, ilk karışıma bir çorba kaşığı sirke veya limon suyu ilave etmek yeterli olacaktır.

Ovarak temizleyenler

Ovarak temizleme için kullanılan tozların neredeyse tümü, beyazlatıcı ve leke çıkarıcı etkisi olan klorlu çamaşır suyu içerir. Toz halindeki klor suyla karıştığında, göz, burun, boğaz ve ciğerler için tahriş edici olabilen klor gazını oluşturur. Kloru asla amonyakla (tuvalet temizleyicisi ya da kullandığınız diğer temizlik malzemelerinin içinde bulunduğu gibi) karıştırmamalısınız, ortaya çıkacak gazlar öldürücü olabilir! Kullandığınız tozların içinde deterjan ile karışık olarak "hidratlı doğal magnezyum" da bulunabilir ve bunların kanserojen asbest ile kirlenmiş olma olasılığı vardır. Bunlar yerine;

* 1 bardak karbonat ve 2 kaşık boraksı karıştırıp bir serpme kavanozuna koyun. Bu karışım banyodaki her şeyi temizlemek için kullanılabilir. Temizlediğiniz yeri su ile durulayıp yumuşak bir bezle kurulayın.

* Eşit miktarlarda sirke ve su karışımı ile nemlendirilmiş süngere tuz veya karbonat serpip kullanabilirsiniz.

Dezenfektanlar

Dezenfekte edici temizlik maddeleri, solunursa tehlikeli olacak birtakım uçucu kimyasallar içerirler. Deri ve solunum sisteminin iç zarları yoluyla kolayca emilebilen kresol, bu kimyasalların en sık kullanılanlarından biridir. Kresol, karaciğer, böbrek, akciğer, pankreas ve dalakta hasara neden olabildiği gibi, merkezi sinir sistemini etkileyerek depresyon, sinirlilik ve hiperaktiviteye de yol açabilir. Dezenfektanlarda bulunabilecek diğer maddeler ise fenol, etanol, formaldehit, amonyak ve klordur. Bunlar yerine;

* 4 litre sıcak suya yarım bardak boraks karıştırarak dezenfekte etmek istediğiniz yüzeye uygulayın. Bu karışım, Temiz Su Vakfı tarafından Kaliforniya Hastanesi’nde bir yıl süreyle denenmiş ve tüm hijyenik gereklilikler sağlanmış. Bu karışıma, antiseptik özellikleri bulunan kekik, okaliptüs, biberiye, adaçayı (antimantari), lavanta bitkilerinin yapraklarını da katabilirsiniz. Bu bitki yağlarından herhangi birinden ya da teatree oil/hint defnesi yağından (antiseptik, antifungal) 2 tatlı kaşığı alıp 2 bardak suya kattıktan sonra pompalı bir spreyle uygulayabilirsiniz. Bu yolla evinizin hoş kokmasını sağlamış olursunuz. Ayrıca birçok yüzeydeki çatlak ve kuytu yerlere sodyumbikarbonat serpiştirip nemli bir süngerle de silebilirsiniz.

*Banyo yerlerini temizlemek için; 4 litre sıcak suya 1 çorba kaşığı karbonat, 1 tatlı kaşığı boraks, iki kaşık çamaşır sodası, yağ parçalayıcı özelliğinden dolayı yarım bardak sirke ve yeterince arapsabunu ekleyin. İyice karıştırıp yerlere fırçayla uygulayın. Temiz suyla ıslatılmış yumuşak bir bezle durulayın. Bu karışım tuvalet çevresini de kokudan arındırıp dezenfekte ederek temizler. Artanını tuvalete boşaltıp birkaç dakika bekletebilir ve fırçalayıp rezervuarı çekebilirsiniz.

* Mutfak yerlerini temizlemek için; yeterince arapsabunu ile yarım bardak sirkeyi 8 litre ılık suda karıştırın. Sabunu aktif hale getirmek için iyice karıştırın. Muşambalar için sirkeyi kullanmadan yukarıdaki tarifi uygulayabilirsiniz.

Fırın temizleyiciler

Fırın temizleyicilerde çeşitli zehirli maddeler bulunmakla birlikte en büyük tehlikeyi deriyi yakıp geçebilen asit ile gözler ve ciğerler için son derece tahriş edici olan amonyak oluşturur. Sprey tüplerindeki fırın temizleyicileri ise minik asit ve amonyak damlacıklarını kolayca solunabilecek, cilde ve gözlere temas edebilecek formda havaya dağıttıkları için tehlikelidir.

Bunlar yerine;

*1 bardak karbonat ile 4 kaşık çamaşır sodasını karıştırın. Fırının tabanına bolca su serpin, sonra da kiri toz halindeki karışımla kaplayın ve üzerine biraz daha su serpin. Gece boyunca öyle beklesin. Sabah, eski bir sünger ya da plastik sürtme teli ile kir ve yağları ovarak silin. Daha sonra süngere biraz arapsabunu koyup fırının kenarlarını, üstünü ve kapağının içini temizleyin, sabunundan iyice arındırmak için de ıslak bezle silin. Çok kötü lekeler metal sürtme teli kullanmanızı gerektirebilir.

* Mikrodalga fırın için; 1 fincan karbonatı su ile karıştırarak bir macun yapın. Fırının kapağını ve içini sünger üzerine koyduğunuz bu karışımla temizleyin. Sonra da iyice durulayın. (Fırın ılıkken döküntülerin üzerine tuz serpip 2 yemek kaşığı sodyum bikarbonat ve 1 bardak sıcak su ile bulamaç yapıp, bununla temizliğinizi yapabilirsiniz. Temizlikte metal olmayan sert, kalın kıllı bir fırça da faydalı olabilir.)

Bulaşık deterjanları

Piyasada satılan bulaşık deterjanlarının çoğunda yüksek düzeyde fosfat ve klor bulunur. Yanlışlıkla yutulursa çok önemli sağlık sorunlarına yol açar. Bu nedenle bulaşıklarınızın çok iyi durulanması gerekir. Düşük düzeyde klor gazları tehlikesiz kabul edilse de bulaşık yıkama süreci boyunca, küçük miktarlarda dışarı verilen klorun etkisiyle oluşan solunum zorluğu, göz yanması, yorgunluk, baş ağrısı gibi semptomlara yol açabilir. Bunun yanında klor, kanalizasyon sistemine karıştığında organiklerle birleşerek son derece tehlikeli bir kimyasal madde olarak bilinen trihalometanı meydana getirir. Klor aynı zamanda kanalizasyon sistemindeki maddeleri parçalama fonksiyonu olan yararlı bakteri ve mikroorganizmaları da çabucak öldürür. Bulaşıklar için kullanılan deterjanların da ana maddeleri petrol kaynaklı ve bu sebeple bakterilerce ayrıştırılıp doğaya tekrar kazandırılamıyor, genellikle de çeşitli kimyasal katkı maddeleri, sentetik esanslar, kokular ve renklendiriliciler içeriyor.

Bunların yerine bulaşık makinasında eşit miktarlarda boraks ve çamaşır sodası kullanabilirsiniz. Ağır lekeler için soda miktarını artırınız.

* Parlatıcı haznesine biraz beyaz sirke (elma sirkesi) ekleyerek bulaşık makinesinin içini temiz tutabilirsiniz.

Elde bulaşık yıkarken;

* Formulünde klor olmayan fosfor ve fosfatsız sıvı deterjanları kullanın ya da bir kalıp saf sabunu tavaya rendeleyerek üzerini örtecek kadar su ekleyin ve hafif ateşte eriyinceye kadar pişirin. Uygun bir kaba döküp, sıvı deterjanları kullandığınız gibi kullanın.

*Sıvı sabun veya arapsabunlu suya sirke katarak, bulaşıkta kullanabilirsiniz.

* Yanmış tencere/tavalarınızı tuzlu veya içinde patetes kabukları olan suda bir gece beklettikten sonra, kaynatıp temizleyebilirsiniz.

* Yanmış çaydanlıklarınız için, 1 çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı tuz, yarım bardak sirke ve biraz suyu karıştırıp çaydanlığın içinde kaynatın.

Buzdolabı

* Kokuları çekmesi için hem buzdolabı hem de dondurucu bölümlerinde birer kutu karbonat bulundurun.

* Ayda bir kez buzdolabını durdurup tüm yiyecekleri dışarı çıkarın. 1 fincan karbonat ve yeterince arap sabununu, 4 lt sıcak suda karıştırın. Kutu ve tepsiler dahil tüm yüzeyleri bu karışımla temizleyip yarım bardak sirke karıştırılmış sıcak suyla durulayın.

Çamaşır deterjanları

Çamaşır ürünlerinin çoğu doğal ortamda ayrıştırılıp geri kazanılmayan malzemeler; fenol, amonyak, naftalin ve diğer zararlı kimyasal maddeleri içerirler.

* Mümkünse fosfat içermeyen deterjanları tercih edin veya toz sabun kullanın. Toz sabuna geçmeden önce çamaşırlarınızı bir kez sadece çamaşır sodası ile yıkayın. Bu yolla deterjan kalıntılarının sabun ile reaksiyona girip çamaşırlarınızı sarartma riskini ortadan kaldırmış olursunuz. Çamaşır sodasını sabunla beraber kullanırsanız çamaşırlarınızda hem parlaklık hem de ağartıcılara ödediğiniz paranın daha azını harcayarak beyazlık sağlarsınız.

* Fosfatsız deterjanları, koku gidermek, mikrop öldürmek ve beyazlatmak için 2 kaşık boraks ve 4 kaşık çamaşır sodası ekleyerek kullanabilirsiniz. Çalkalama aşaması için yarım bardak sirke ilave ederek hem renklerin canlı kalmasını, hem de havlularınızın yumuşamasını sağlayabilirsiniz. Yumuşatıcı gözüne yarım bardak sirke koyarak, deterjan kalıntılarını giderip suyu yumuşatmanız mümkün.

* Klorlu ağartıcılara alternatif olarak sıvı hidrojen peroksitten yapılmış beyazlatıcılar ya da toz halinde hidrojen peroksit kullanabilirsiniz.

Tuvalet ve su giderleri

* Yarım bardak karbonat ile yarım bardak sirkeyi tuvalete dökün. Fokurdama yaratan bu kimyasal reaksiyon sonunda tuvaletiniz kokulardan arınmış ve temizlenmiş olacaktır. Yine fırçaladıktan sonra üzerine bir kova kaynar su döküp sifonu çekin.

* 2 kaşık boraks, 1 fincan sirke ve 500 ml sıcak su ile hazırladığınız karışımı, tuvalet çevresi ve diğer yüzeylerdeki mikropları öldürmek için püskürterek kullanabilirsiniz.





Lavabo ve tuvalet açıcıların ana maddesi, cildi eritip geçebilecek özellikte aşındırıcı bir madde olan asittir. Yanlışlıkla yutulursa iç dokuları yakarak özafagus, mide ve bağırsak sistemine zarar verir.

Bunlar yerine;

* Öncelikle lavabo pompası ya da tesisatçı kılavuzu kullanın. Uygunsa lavabonun altını sökerek temizleyin. Mekanik çözümler daima kimyasal çözümlerden üstündür.

* Tıkanmış olan gidere, yarım bardak karbonat ve yarım bardak sirke döküp 15 dakika bekletin. Daha sonra sıcak su dolu bir çaydanlığı gidere boşaltın.

Mobilyalar

Mobilya cilalarının, özellikle de aerosol olanların normal kullanımı sırasında çıkan gazların kazara solunması ya da yutulması ciddi bir tehlike oluşturur. Bu cilaların yapımında pek çok zehirli madde kullanılır. İnsan için kanser yapıcı olduğundan şüphelenilen fenol, cilaların çoğunda bulunur. Fenol deriye temas ederse, şişme, soyulma, yanmaya neden olup kurdeşen ya da sivilceler oluşturabilir. Dahili olarak çok az miktarda bile alınması dolaşım sisteminin çökmesine, çırpınma, soğuk ter, koma ve ölüme neden olur. Mobilya ve yer cilalarında sık sık karşılaşılan diğer kimyasallar ise nitrobenzen (çok zehirli), akrilonitril, amonyak, deterjanlar, yapay kokular, nafta ve damıtılmış petrol ürünleridir.

Bunlar yerine;

* Bir ölçü bitkisel yağa, bir ölçü limonsuyu veya sirke karıştırarak ince bir şerit halinde uygulayıp iyice ovalayabilirsiniz.

* Ahşap yüzeylerdeki su izlerini bir parça diş macunu ile ovalayarak silebilirsiniz. Cilasını yitirmiş yüzeylere yarım litre bitkisel yağa 1 yemek kaşığı limon yağı ilave edip uyguladığınızda parlaklığı yeniden kazanabilirsiniz.

Cam ve ayna temizleyiciler

Cam temizleyicilerin çoğu su, amonyak ve biraz da mavi boya karışımından başka bir şey değildir. Amonyak içeren cam temizleyicileri fazlasıyla tahriş edici gazlar yayar ve kazara göze püskürtülürse zararlı olabilir. Kimi cam temizleyicilerinde, camın üzerinde bir tabaka oluşturan ve camı su-sirke karışımıyla silmek istediğinizde renkli çizgiler oluşmasına neden olan parafin de bulunur. Böyle bir durum oluşmuşsa, kimyasal kullanmadan pencerelerinizi temizleyebilmek için mumlu tabakayı çıkarmak amacıyla alkolle biraz ovmanız gerekecektir.

Bunlar yerine;

* 2 ml bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arap sabunu, büyükçe bir fincan sirke ve 500 ml sıcak suyu karıştırıp püskürtücülü bir şişeye doldurun. Temizlemek ve cilalamak için yüzde 100 pamuklu bir bez kullanın.

* Camlarınızı önce alkolle sonra da eşit miktarlarda katılmış sirke veya limonsuyu ve su karışımı ile temizleyin. 2 çorba kaşığı çamaşır sodası veya boraks ve 3 bardak su; 2 çorba kaşığı mısır nişastası, yarım bardak sirke ve 4 litre ılık su karışımları da işinizi görecektir. Pencerelerinize yukarıdaki karışımları püskürtüp doğal keten bir havlu, temiz, nemli güderi bez veya kauçuk cam sileceği ile temizleyebilirsiniz. Gazete kağıdı da bu amaçla sıklıkla kullanılmaktadır ancak, nemlendiklerinde kimyasal duman verirler.



Duvarlar

* 2 kaşık mısır nişastası ile yarım bardak sirkeyi 4 litre suda karıştırın. Süngerle uygulayıp yumuşak bir bezle kurulayın.

* 4 litre sıcak suya 2 kaşık boraks karıştırın. Süngerle uygulayıp yumuşak bir bezle kurulayın.



Dolaplar

* Formika dolap ya da tezgah üstlerini temizlemek için 2 ml bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arap sabunu, büyük bir fincan sirke ve 2 ml zeytinyağını, 125 ml ılık suya katıp karıştırın. Dolaplara püskürtüp süngerle temizliğinizi yapın ve ıslak bezle iyice durulayın.

Halılar ve kilimler

Halı ve döşemelik kumaşların temizliği için hazırlanmış şampuvanların birçoğunun aktif maddesi, genellikle leke çıkarıcı olarak kullanılan bir çözücü olan perkloretilen'dir. Bu madde kanserojen olarak bilinir ve hemen görülebilen etkileri sersemleme, baş dönmesi, uyku hali, mide bulantısı, titreme, iştah ve oryantasyon kaybı olabilir. Uzun dönemli maruz kalma sonucu karaciğer ya da merkezi sinir sistemi zarar görebilir. Halı şampuvanlarında, yine insanlar için kanserojen etkilerinden şüphelenilen naftalin, etanol, amonyak ve deterjanlar bulunabilir. Halı ve kilimler çoğunlukla naylon, lateks, polyester, poliüreten, pvc/vinil klorid, akrelik gibi plastik malzemelerden yapılır. Plastik malzemeler doğal malzemelere göre çok daha fazla toz çeker ve tutar. Doğal malzemelerden oluşan bir duvardan duvara halınız varsa bile büyük olasılıkla zeminde poliüreten kullanılmıştır. Mümkünse sentetik malzemelerden ve duvardan duvara halılardan kaçınılmalıdır.

* Halılarınıza mısır nişastası veya sodyumbikorbonat serpip (ortalama büyüklükte bir odayı kaplayan halı için bardak) 30 dakika bekledikten sonra elektrik süpürgesi ile süpürün.

* Yeteri kadar arapsabununu sıcak suda köpürtüp uygun bir bezle sildikten sonra sirkeli su ile nemlendirdiğiniz bir bezle halının tüylerini yattığı yönde, zorlamadan silin.

Halı lekeleri

Çamur: Çamurun bulunduğu yeri tuzla ovun, bir saat kadar bekletin ve elektrik süpürgesiyle temizleyin.

Kahve: Sıvı soda ile lekeyi silin, süngerle temizleyin.

Kırmızı şarap: Kurumadan lekeyi tuzla kaplayın, kuruyunca elektrik süpürgesiyle temizleyin.

Meyve suları: Lekeye az miktarda kaynar su dökün ve süngerle silin.

Küf temizleyiciler

Küf temizleyicilerde; deriyle teması ve solunması durumunda zararlı, yutulması durumunda ise ölümcül bile olabilecek fenol, kerosen, pentaklorofenol gibi kimyasallar ve pestisitler (zirai ilaç) bulunur. Bu ürünlerde göz, boğaz, deri ve ciğerler için tahriş edici olan ve insanlarda kanser yapıcı etkilerinden şüphelenilen formaldehit de bulunabilir. Bunlar yerine;

* Yarım çay kaşığı çamaşır sodası, yarım çay kaşığı boraks, 2 ml bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arapsabunu ve büyükçe bir fincan sirkeyi, yarım litre çok sıcak suda karıştırın. Püskürtücülü bir şişeye koyup duş çevresindeki duvarlar ve duşakabinlerdeki kir, sabun köpüğü lekeleri ve mineral kalıntılarını temizlemek için kullanın. Daha sonra sirkeli su ile durulayıp yumuşak bir bez ile cilalayabilirsiniz.

* Plastik duş perdelerini eldivenle, ılık suda 2 kahve fincanı boraksla yıkayın. Asarak güneşte kurutun.

Koku Gidericiler

Oda deodorantlarının çoğu hiçbir şekilde havadaki kötü kokuları yok etmez. Bazıları rahatsız edici kokuları, hoş kokularla örtmeye çalışır, bazıları da burun yollarını yağlı bir tabakayla kaplayıp koku alma duyumuzu engelleyen bir kimyasal yayar. Oda deodoratlarında bulunan kimyasal maddelerden bazıları naftalin, fenol, kresol, etanol, ksilen ve formaldehit'tir.

Bunlar yerine;

* Püskürtücülü bir şişede 500 ml sıcak su içine, yarım çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı limon suyu ve 2-3 damla arzu ettiğiniz bir bitkisel yağı ekleyerek karıştırın. Havayı tazelemek için ve kötü kokuları gidermek istediğiniz yerlerde havaya püskürterek kullanın.

* Bir kaşık sirke, karbonat, uçucu yağlar, doğal malzemelerden yapılmış tütsüler ya da potpuri (kokulu bitkiler, hoş kokulu kuru çiçek ve baharatlardan hazırlanmış karışımlar) hoş olmayan kokuları emer.

* Birçok bitki havadaki kirliliği emerek etkisiz hale getirir. Ne kadar çok bitki bulunursa etkileri o kadar artar. En etkili bitkiler arasında sarısabır, İngiliz sarmaşığı, incir ağacı, kasımpatı ve kurdele çiçeğini sayabiliriz.

Vücut temizliği

Vücut temizliğinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta toz ve kirle kapanan gözeneklerin açılarak oksijen almasını sağlamaktır. Her gün sabunla yıkanmak vücut yağlarını alıp cildi kurulaştırabilir. Ayrıca çok sık ve fazla sürülen kremler de gözenekleri kapatarak oksijen alımını engeller, bu da cilt sağlığı için sakıncalıdır.

Her gün ılık suyla ve lifli bir bezle hafifçe yapılacak bir temizlik cildin nefes alması için yeterlidir. Ayrıca gerek olduça ponza taşı da topuk ve nasırlar için kullanılabilir. Saç bakımı için daha çok bitkisel özlü doğal şampuvanlar kullanmayı tercih edin. Sık sık şampuvan değiştirmek de saçı yıpratır.

Saç bakımı

* 2 yumurta sarısını sıcak suyla iyice çırpın, saçınıza masaj yaparak yedirin, 10 dakika bekledikten sonra durulayın.

* Alman papatyasını kaynatın, süzün. Yumurta akını çırpıp bununla karıştırın. Saçlarınıza iyice yedirip biraz bekledikten sonra durulayın.

* Saçlarınızın parlaması için bir demet maydanozu 20 dakika kaynatın. Suyunu durulama suyu olarak sullanın. Ayrıca 1 avuç ısırgan otunu 2 bardak suda kaynatıp durulama suyu olarak kullanmanız da saçlarınızda parlaklık sağlayacaktır.



* Boraks kolay çözünmeyen bir madde olduğu için, ağırlığınca 22 kat su içinde veya ağırlığınca yarısı kadar kaynar suda çözmek gerekir.

** Tüm kaşık ölçülerinde çorba kaşığı baz alınmıştır.



Aerosoller

Amonyak, sentetik koku maddeleri ve diğer zehirli maddeleri içeriyor. Artık sera etkisine ve ozon tabakasının tahribine yol açan CFC’ları içermiyor olsalar da, yeni nesil itici gazlar üretime yeniden kazandırılamayan kapları ile insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor. Laboratuvar çalışmaları yeni nesil itici gazların içerdikleri bütan, izobütan ve propan gazları sebebiyle kalp, merkezi sinir sistemi ve akciğerler için zararlı olduklarını gösteriyor. Kötü kokuları maskelemek için aerosollerde kullanılan maddeler burundaki geçitleri kaplayarak ve sinirleri işlevsiz kılarak koku hissini zayıflatıyor. En iyisi mümkün olduğunca aerosol kullanmamak ve önerdiğimiz karışımları pompalı spreylerle kullanmak.

Deterjanlar ve fosfat

Çamaşır ve bulaşık deterjanlarının performansını artırmak ve suya yumuşaklık vermek için kullanılan fosfatın, çevre üzerindeki etkileri başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerin en önemli çevre sorunlarından biri haline gelmiştir. Örneğin; Avusturalya’da atıksu sistemlerine aktarılan fosforun yüzde 30’u, fosfatın da yüzde 20’si deterjan kaynaklıdır.

Fosfat, ırmakları, gölleri ve fazla akıntı olmayan körfezleri istila eden zehirli mavi-yeşil alglerin (yosunların) ana nedenidir. Deniz, akarsu ve göllerde en belirgin kirlenme çeşitlerinden biri, aşırı üretim anlamına gelen ötrofikasyondur. Suyun yeşil ve bulanık bir renge dönüşmesine, kıyılarda fosfatla beslenen yosunların (alglerin) birikmesine yol açar. Aşırı fosfat ile birlikte insan tarafından sulak alanlar ve denizlere yüklenen diğer bitki besin maddeleri, bu yosunların çok büyük miktarda üremesine, hızlı büyümesine sebep olur. Bu yosunların dibe çöküp ayrışması sonucu, dip suların oksijeni tükenir ve hidrosülfit gazı (çürük yumurta kokusu) ortaya çıkar. Bu, suda yaşayan canlı hayatın sonunu hazırlar. İzmir Körfezi, Köyceğiz Gölü fosfat kaynaklı kirlenmenin ve ötrofikasyonun iki örneğini oluşturuyor.

Deterjanlardaki fosfor oranı 3 ile çarpıldığında fosfat oranına ulaşılır. Örneğin; yüzde 8 fosfor, yüzde 24 fosfata eşdeğerdir.



KAĞIT TEMİZLİK ÜRÜNLERİ

Kağıttan temizlik ürünleri bir anda nasıl da, pamuktan havlularımızın, bezlerimizin yerini aldı. Sorgusuz, sualsiz kabullendik tuvalet kağıtlarını, peçeteleri, havluları…

Kağıt endüstrisinin "al, at" diyerek verdiği pasla, kendi kalemize bir güzel "gol" atıyoruz. Kolay, hazır, yıkama derdi yok, temiz görünümlü, alıyorsun bir sefer kullanıp atıyorsun. Oysa kendimizi, geleceğimizi atıyoruz çöpe.

Bir kağıt havlu ne kadar kötü olabilir ki?

Yeterince kötü, açıkça söylemek gerekirse ölümcül olabilir. Kağıt havlularla ilgili problem en başta dioksinin varlığından kaynaklanıyor. 75 üyeden oluşan kimyasal ailesine "dioksin" adı veriliyor. (Bunlardan biri Vietnam Savaşı’nda ABD tarafından bir silah olarak kullanılmıştı.) Dioksinler, kağıt sanayinde, klorla ağartma işlemi sırasında oluşuyor ve araştırmalar evlerimizde kullandığımız ürünlerde dioksinin izlerine dikkat çekiyor.

Araştırmacılar zehirli kimyasallar sıralamasında başı çeken dioksinlerin, östrojen gibi "doğal steroid" hormonlarını taklit ederek birçok biyokimyasal reaksiyonu başlattığından söz ediyor. En ufak miktarları bile, akne ve eklem ağrılarından uykusuzluğa, kansere, doğum bozuklukları ve bağışıklık sistemi zayıflığına kadar çeşitli rahatsızlıklara sebep olabiliyor. Dahası dioksinler ve kuzeni "furans" yağda çözünür olduğundan bedenimizdeki yağ hücrelerinde birikme eğilimi gösteriyor. Dioksinlere anne sütünde dahi sıklıkla rastlanıyor. Bebekler yetişkinlere göre 200 kat fazla dioksine maruz kalabiliyor.

Satın aldığımız tuvalet kağıtları, kağıt mendiller, süt veya meyva suyu kartonları, tamponlar, kahve filtreleri, tek kullanımlık çocuk bezleri, peçeteler, kağıt tabakalar vs. eğer klorlu ağartma işleminden geçiyorlarsa düşük dozlarda dioksin içeriyor. Dioksinler bu ürünlerin herhangi birinden yiyeceklere ve vücudumuzun duyarlı kısımlarına geçebiliyor.

Bu bileşiklerin en ufak miktarının bile laboratuvar hayvanlarında kansere sebep olduğu belirtiliyor. ABD Çevre Koruma Bürosu dioksinleri "olası insan kanserojeni" sınıfına alıyor.

Kullandığımız bu ürünler çöplüklerde yakıldığında dioksinler, hava yolu, sanayinin kirlettiği su kaynakları, bu su kaynaklarıyla sulanan tarım ürünleri ve su ürünleri yoluyla da bize ulaşabiliyor. Bu arada kağıt hamuru ve kağıt fabrikalarının atıksularının içerdiği tek zehirli madde dioksin değil. Ontario Çevre Bakanlığı’nın 1986 yılında yaptığı araştırmada alüminyum ve çinko dahil dikkat edilmesi gereken 41 madde (benzen, kadmiyum, kurşun, civa PCB’ler, tölüen vs.) tespit edilmiş.

Dioksinlerden korunma

İyi haber; dioksinlerden, ağartılmamış veya klor içermeyen kağıt ürünleri kullanarak kurtulabilirsiniz. Kötü haber ise; düşük talepten dolayı bunların piyasada bulunmalarının zor oluşu.

Diğer bir çözüm ise geridönüşümlü kağıt kullanmak. Geri dönüşümlü kağıtlarda diğer ürünlere göre daha az ağartma yapılıyor. Düşük sıcaklıklarda çalışılıyor olması da geri dönüşümlü kağıtta dioksin oluşumunu azaltıyor.

Avrupa’da birçok kağıt fabrikasında, ağartma işlemlerinde klor yerine "oksijen", "peroksit" ve "sodyumhidroksit" kullanılıyor. Fakat teknoloji değişiminin maliyeti kağıt sanayini bu alternatiflerden uzak tutuyor.

Hiç şüphe yok ki, bu problemin cevabı çevreci tüketicilerin yapacakları alışveriş tercihlerinde ve örgütlü tüketici baskısında, hatta kağıt havlu gibi ürünleri hiç almamakta. Bizler bu ürünleri tüketmeyi sürdürdükçe, firmalar ekonomik açıdan başarılı kağıt üretimlerini değiştirmeye girişmeyecekler.
http://www.bugday.org/article.php?ID=115
Yukardaki yazıyı birkaç yıl önce ilk okuduğumda, önceleri evde böylesine basit maddelerle temizliğin gerçekleşeceğine ikna olmamıştım. Sonra bir gün cesaretimi! toplayıp (çünkü beyaz, bembeyaz, en beyaz safsatasına öyle kaptırmışız ki kendimizi), fırının içini ve küveti bu yöntemle temizlemeye karar verdim. Evdeki kireç sökücü, yağ sökücü, krem temizleyici vs.'yi kapının önüne koyup, soda, karbonat, sirke gibi iddiasız maddelerle işe koyuldum. Aldığım sonuç gayet olumlu olmuştu.

Sonra adım adım diğer yerleri de; sadece karbonat, sirke, arapsabunu, çamaşır sodası, boraks ile temizlemeye başlayıp da, bunlardan aldığım sonuçların da mükemmel olduğunu gördükten sonra, artık zehirli maddeler olmadan da bir evin temiz tutulabileceğini kendime kanıtlamış oldum.

Çamaşır, sabun tozuyla yıkandığı zaman da gayet güzel temizleniyor. Kokusu alışık olduğumuz yumuşatıcıların parfüm kokusunu barındırmasa da, çocukluğumun mis gibi beyaz sabun kokusu da bana yetiyor doğrusu.

Bir tek uygulayamadığım, bulaşık makinesi oldu (nedense kendimi bu konuda ikna edemiyorum). Onda da bulaşığı; doğal olduğu, doğaya ve insan sağlığına zarar vermediği ve doğada yüksek oranda çözünebilirliği iddia edilen bir deterjanla elde yıkamakta buldum çareyi.

En önemlisi ise klorla beyazlaştırılmış peçete ve tuvalet kağıtları kullanımı konusu. Naturel olan kağıtlar pahalıya mal olduğundan, elini taşın altına koyacak firma yok galiba.

Doğa asite, zararlı maddelere doyup da intikamını almaya başlamadan, küçük de olsa bir parça katkı da bizler koymalıyız.

Özellikle son zamanlarda yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, kullandığımız herşeyin; bizlere ve geleceğimiz olan nesillere ne gibi zararlar vereceğini bir kez daha düşünüp, yaşam biçimimizi de hem kendimizi hem de doğayı savunacak şekilde ayarlamak gerekiyor galiba.

 
nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-06-2008, 09:22   #2
Ağaç Dostu
 
Kiraz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-02-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 4,641
Galeri: 73
"Geliştik, modern olduk, satılanlar her şey ambalajlı, öyle zenginiz ki kullan at..." derken telafisi zor bir şekilde dünyamızı kirletiyoruz.

Eskiden pazara filelerle gidilirdi, sebzeler için pazarcıda naylon poşet olmazdı. Ambalajlar basitti, şimdi üç kuruşluk bir çocuk oyuncağı bile kaç türlü ambalajın içinde. En çok da Marketlerde kullanılan poşetlere acıyorum, çöplükler poşet dolu.

Temizlik malzemeleri kullanımında öğrendikçe daha doğala gitmeye çalışıyorum. Çoğu ürün özünde aynı, üstelik çoğunun da özü çevreye zararlı; duvar için, fayans için, metal için, ahşap için derken ürün çeşitliliği arttırılıyor ve pazardan pay kapılıyor. Eminim ki bazılarında sadece renk, parfüm farkı vardır. Mümkün olduğunca bu çeşitleri azaltmaya çalışıyorum, hem çevreye, hem keseme zarar, ayrıca ev çeşit çeşit kimyasal maddeyle, plastik kutuyla doluyor.

Son zamanlarda mutfakta sirke kullanımını arttırdım, hijyen sağlaması, metalleri güzel temizlemesi ve parlatması, ucuz ve zararsız olması güzel, ayrıca bazılarının tahmin ettiği gibi kötü koku da bırakmıyor.

Cam silmek için özel temizlik maddesine de gerek yok. Önceki mesajlarda da belirtildiği gibi, bulaşık sabunu, sirke hatta az miktarda alkol de katabilirsiniz.

En son çocukluğumda kullandığım arap sabunu artık benim evime de giriyor (bu arada çiçeklerde de kullanıyorum).

Yumuşatıcı kullanımını minimuma indirdim, sadece çok sert havlularda istesem de az miktarda kullanıyorum. Renkli çamaşır için leke çıkarıcı tozları uzun zamanır hiç almıyorum.

Çeşitleri azalttım ama yine de kullanımından rahatsız olduğum ürünler var tabii ki, onları da buradaki mesajlardan öğrenerek, doğal yoldan halletmeyi düşünüyorum.

Sonuç olarak kendimizi bir pazarlama dünyasının içindeki tüketiciler (dünyayı ve parayı tüketme konusunda) olarak görüyorum, uyanmak ve uyandırmak lazım, dünya elden gidiyor diyorum.

Kiraz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-06-2008, 10:16   #3
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,607
Galeri: 1
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nevsune Mesajı Göster
Yukardaki yazıyı birkaç yıl önce ilk okuduğumda, önceleri evde böylesine basit maddelerle temizliğin gerçekleşeceğine ikna olmamıştım. Sonra bir gün cesaretimi! toplayıp (çünkü beyaz, bembeyaz, en beyaz safsatasına öyle kaptırmışız ki kendimizi), fırının içini ve küveti bu yöntemle temizlemeye karar verdim. Evdeki kireç sökücü, yağ sökücü, krem temizleyici vs.'yi kapının önüne koyup, soda, karbonat, sirke gibi iddiasız maddelerle işe koyuldum. Aldığım sonuç gayet olumlu olmuştu.
....

Özellikle son zamanlarda yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, kullandığımız herşeyin; bizlere ve geleceğimiz olan nesillere ne gibi zararlar vereceğini bir kez daha düşünüp, yaşam biçimimizi de hem kendimizi hem de doğayı savunacak şekilde ayarlamak gerekiyor galiba.
Siz benden daha cesaretlisiniz.

Çamaşırlarda sabun tozuna yeni geçtim. Her toplayışımda "annemin çamaşırları" gibi diye düşünüyorum. Hava kirliliğinin olmadığı, sokakların, hatta caddelerin egsoz kokmadığı günlerde annemin balkondan çamaşırları toplayıp içeri götürmem için bana verdiği çamaşırların kokusunu hatırlatıyor.

Arap sabununu ahşaplarda, zeminde ve halı temizliğinde kullanıyorum. Çok memnunum.

Bulaşıkta ağırlıklı olarak sabun kullanıyorum. Arada bir kaçamak yaptığım kızartma ve margarinli poğaça yapımında kullandığım araçları detarjanla yıkıyorum.
Banyo, fırın, ocak temizliğinde halen bildik temizlik malzemelerini kullanıyorum. Sizin yaptığınız gibi hepsini kapının önüne koymak en iyisi. Yoksa kolaya kaçmaya devam edeceğim.

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-09-2013, 10:36   #4
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,409
Tarifler | Zehirsiz Ev

Seabert74 beğendi.
pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-11-2013, 14:28   #5
Moderatör
 
Giriş Tarihi: 08-05-2012
Şehir: Istanbul
Mesajlar: 1,748
At Kestanesi Deterjanı ve Şampuan

Geçenlerde sanırım Alman yapımı '2 Dakikada Bilim' programında çok basit bir yöntemle at kestanesinden yapılan deterjanın çamaşır yıkamada kullanıldığı gösterildi.

Ben de önce foruma baktım, ilgili konu bulamayınca da araştırdım. Yabancı kaynaklarda epeyce bahsediliyor. Wikipedia'daki bölümü aktarmak istedim.

Aesculus hippocastanum - Wikipedia, the free encyclopedia

Özetle aşağıdaki gibi anlatılmış:

''Eskiden Fransa ve İsviçre'de at kestanesi meyvelerinden keten, ipek ve yünün beyazlatılması için yararlanılırdı. Meyvelerin içerdiği sabunsu özsu çamaşır yıkamak için elverişlidir. Bunun için 6 litre suya 20 adet meyve kullanıması yeterlidir. Meyvelerin kabuğu soyulup rendelenir (kurumuş meyveler değirmen vb aletler ile öğütülebilir). Kullanılacak su yumuşak türde (yağmur, dere vb suyu olabilir, kuyu suyu işe yaramayacaktır) olmalıdır. Rendelenen meyveler bu suda demlenmeye bırakılır, açığa çıkan sabunlu madde suyun rengini süt beyazına çevirecektir. Oluşan sıvı iyice karıştırılır ve çökmesini takiben süzülür. Bu madde ile yıkanan çamaşırlar sonra durulanır ve kumaş makul bir açık mavimsi renk alır (beyazlar demek istiyor sanırım). Keten ve yün kumaşlardaki lekeler çıkarken kumaş kesinlikle zarar görmez. At kestanesi saç yıkamada da kullanılabilir. Bunun için boş bir şişenin içine konan 1 adet rendelenmiş at kestanesinin üzerine 3/4 cup (1 cup = 250 ml) kaynar su boşaltılır ve kapağı kapatılarak köpüklü beyaz bir sıvı elde edilene dek iyice çalkalanır. Bu sıvı süzülerek saç yıkamada kullanılabilir.''

Eğer konu ile ilgili uzmanlar da bilgi eklerse çok iyi olur. Doğal bir madde ile ve çok basit olarak bir temizlik maddesi yapma fikri çok güzel.

Diğer taraftan dikkatli olmak ta lazım sanırım. At kestanesinin meyveleri bildiğim kadarıyla sindirim sistemimizde proses edilemiyor ve (ne derece olduğunu bilemiyorum) zehirlenme belirtileri ortaya çıkarıyor (ama geyik gibi bazı hayvanların sistemleri içindeki maddeleri ayrıştırabildiğinden, at kestanesi meyvelerini besin olarak kullanabiliyorlar.

hberbul, yağmur ve Orhank beğendi.
Ozlem A Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-11-2013, 15:46   #6
Ağaç Dostu
 
yağmur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-05-2013
Şehir: Muğla
Mesajlar: 747
Bende merak ettim. Görünüşü çok hoşuma giden ancak yerlerde ziyan oluyor diye üzüldüğüm bir meyve böyle kullanılabiliyorsa hemen denerim. Umarım bilgisi olan üyelerimiz vardır.

yağmur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-12-2013, 14:53   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 11-04-2012
Şehir: istanbul
Mesajlar: 106
Galeri: 2
Deterjan firmasında kimyagerim. Evimde çok az çeşit deterjan kullanıyorum. Hem çeşit az hemde kullanım miktarımız çok düşük. En önemli olan bu bence. Az kullanmadıktan sonra suya karışan her madde doğal düzeni bozuyor. Temizlik konusunda sirkeyi mutlaka araştırmanızı öneririm.

dryad Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-01-2014, 20:50   #8
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,918
Galeri: 215
Mısır nişastası, karbonat, kuru naneyi bir kapta karıştırıyorsunuz ve ...

Doğal maddelerle halı temizliği için bu videoyu mutlaka izlemelisiniz.

Bu karışım aynı zamanda kuru şampuan olarak saçların yağlardan arındırılmasında kullanıldığı gibi yıkanmayı sevmeyen kedilerin temizlenmesinde de işe yarıyormuş

nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-01-2014, 21:02   #9
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,889
Galeri: 90
"Nane koku ve fonksiyonu ile halının hijyenini sağlıyor"muş Kokuyu anladım da hijyen sağlama?

Alıntı:
Nanenin bilinen yararları
İştah açar. Ateşi düşürür. İdrar söktürür. Anne sütünü artırır. Safra akışını düzenler. Bağırsak spazmını giderir. Karaciğer yetersizliğini giderir. Strese ve baş ağrısına iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır, gaz söktürür. Heyecanları ve korkuyu yatıştırır. Sütle şişen memelerin şişini indirir. Ülsere ve mide yanmasına iyi gelir. Diş ağrısını ve ağız kokusunu giderir. Sinirleri kuvvetlendirir, sükunet verir. Sinirleri yatıştırır ve vücuda rahatlık verir. Kusmayı, mide bulantısını ve ağrısını önler. Sindirim sistemi ve mide için çok faydalıdır.

Nefes almayı kolaylaştırır. Erkeklerde ruhsal kaynaklı iktidarsızlığı giderir. Migren, uykusuzluk ve baş dönmelerinde faydalıdır. Sinirsel kalp çarpıntılarını keser, kalbi kuvvetlendirir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Aybaşı kanamalarının muntazam ve ağrısız olmasını sağlar. Bağırsaklardaki kolit yaralarının iyileşmesinde etkili rol oynar. Astım, grip, bronşit, öksürükte ve soğuk algınlığında faydalıdır. El ayak titremesi, dil tutukluğu, felç ve uykusuzlukta kullanılır.
Kaynak

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-01-2014, 21:10   #10
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,918
Galeri: 215
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi malina Mesajı Göster
"Nane koku ve fonksiyonu ile halının hijyenini sağlıyor"muş Kokuyu anladım da hijyen sağlama?
Günün trendi dil sürçtürmek ya, bu da bu konuda sürçtürmüş zahir) Bildiğim kadarıyla hijyeni nane değil karbonat sağlayacak, nane de güzel koku verecek.

malina beğendi.
nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2014, 00:59   #11
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,889
Galeri: 90
Yani mısır nişastası olmak zorunda değil, bir nişasta kullanmak gerek
Karbonat tamam,
koku olarak da neyi seviyorsanız onu kullanın

nevsune beğendi.
malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-01-2014, 08:49   #12
Ağaç Dostu
 
nevsune's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-05-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 4,918
Galeri: 215
Bir tv kanalında gördüğüm Erkan Şamcı'nın koku ile ilgili bir ipucunu daha ileteyim. Evi süpürmeye başlamadan önce bir iki pamuk parçasına portakal yağı (siz sevdiğiniz herhangi bir kokulu yağı deneyebilirsiniz) döküp elektrik süpürgesine çektiriyorsunuz. Böylece siz makineyi çalıştırırken, makinenin arkasından çıkan hava portakal kokuları yayıyormuş.

Evde güzel koku için bir diğer yöntem de, portakala karanfil tanelerini saplayıp bir köşeye koymak yetiyormuş.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nevsune Mesajı Göster
Mısır nişastası, karbonat, kuru naneyi bir kapta karıştırıyorsunuz ve ...

Bu karışım aynı zamanda kuru şampuan olarak saçların yağlardan arındırılmasında kullanıldığı gibi yıkanmayı sevmeyen kedilerin temizlenmesinde de işe yarıyormuş
Kuru şampuan olarak bir deneyeyim dedim, kum fırtınasından çıkmış gibi oldum. Olur da bir kuraklık olur ve saçlarımdan yağlar akar, ancak o zaman kuru şampuanı yaparım artık Kedi besleyen biri olarak onların da bu temizliğe izin vereceklerini pek sanmasam da sonuçta yapması kolay ve evde bulunan malzemelerle güzel çözümler üretmiş. Konuyla ilgileniyorsanız ve zaman bulursanız Erkan Şamcı'nın doğal çözümlerle ilgili diğer videolarına da bir bakın derim

nevsune Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-05-2014, 17:23   #13
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 19-05-2014
Şehir: KOCAELİ
Mesajlar: 2
bende yüzdeyüz yerli türk markası bitkisel sertifikalı ersağ ürünlerini kullanıyorum.hemde satıyorum.temsilcisiyim ilgilenenler bana ulaşabilirler.mail adresim gulkarabeyoglu@hotmail.com.dan ulaşabilirler.

gulkarabeyoglu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-12-2014, 15:57   #14
Ağaçsever
 
pınara's Avatar
 
Giriş Tarihi: 21-03-2008
Şehir: İzmir
Mesajlar: 50
Bulaşık makinası

Merhaba,
Bulaşık makinasında denemediğim karışım kalmadı diyebilirim. Son olarak kullandığım, çok memnun kaldığım ve herkese tavsiye edebileceğim karışım limon tuzu ve karbonat ikilisi. Makinanın deterjan gözüne 2 çorba kaşığı kadar limon tuzu , 1 tatlı kaşığı kadar da karbonat koyarak yıkıyorum. Sonuç : pırıl pırıl bulaşıklar. Tabii öncesinde tabakları koymadan önce yemek artıklarınıdan arındırıyorum.
Parlatıcı olarak da sirke mükemmel sonuçlar veriyor. Denemenizi tavsiye ederim.
Herekese zehirsiz bir ev diliyorum.

pınara Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-09-2017, 14:31   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-01-2007
Şehir: BURSA
Mesajlar: 743
Galeri: 56
Bu konu epeydir işlenmemiş. Evde yapabileceğimiz o kadar çok çevre dostu ve cep dostu temizlik malzemeleri var. Saymakla bitmez. Ben bunlardan bir kısmını kullanıyorum. Mesela, çamaşır tozu, bulaşık makinesi tozu, leke sökücü, sıvı el sabunu, sıvı bulaşık yıkama deterjanı ve diğerleri. Kullanılan ürünlerin hiç birinin çevreye zararı yok, cebe ise faydası çok.
Bütçemize ve çevremize en çok zarar veren ürün çamaşır deterjanıdır. Aşağıdaki malzemeler ile çok hesaplı ve etkili bir çamaşır tozu imal edilebilir.

PEROKSİTLİ ÇAMAŞIR TOZU:
Malzemeler 1-Sodyumhidrojenperkarbonat 2-Soda kalsine veya çamaşır sodası 3-Zeytinyağ sabunu.
Yıkama talimatı 50-70 derece sıcaklık ve en az 45 dakikalık bir yıkama programı. Sıcaklık 70 dereceyi geçmemeli. (Peroksidin ağartma effekti azalıyor)
Malzemeler kimyasal satan mağazalardan ve internetten alınabilir.
Bağlayıcı olmayan fiatlar
Zeytinyağ sabunu 8-15TL/kg
Soda kalsine 5TL/kg (Büyük ambalaj daha ucuz)
Sodyumperkarbonat 14Tl/kg (Gitti gidiyor.com)
Sabun zeytinyağ sabunu olmalı.Kendiniz de imal edebilirsiniz.
Sabun rendelenmiş olarak deterjan gözüne veya direk makinenin içine verilebilir. Sodyumperkarbonat eridiğinde dışayı ısı verdiği için sıcak su ile eritmede dikkat. Kabdan dışarı taşabilir.

Her üç maddeyi bir kapta eritin (yıkama effekti hemen başlaması için) deterjan gözüne veya makinenin içine dökün ve makineyi çalıştırın.
Bebeğinizin kakalı bezi var ise, kullanacağınız çamaşır tozunun yarısını bir leğende eritin ve bezleri içine akşamdan basın, sabah da çamaşır tozunun kalanını ve leğendeki suyu bezler ile makineye koyun. Bezlerdeki kaka lekelerinin çıktığını göreceksiniz. Bu yöntemle bir çok lekeleri de çıkarabilirsiniz. Domates, vişne, yağ gibi.

Yıkama effekti suyunuzun sertliğine ve çamaşırlarınızın kirliliğine bağlıdır.


Düzenleyen Sergüzen : 20-09-2017 saat 14:32 Neden: imla hatası
Sergüzen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-09-2017, 14:40   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-01-2007
Şehir: BURSA
Mesajlar: 743
Galeri: 56
Kullanım miktarları aşağıdaki gibidir.

Soda kalsine Sert sular için 6 tatlı kaşığı
Orta sert sular için 4 tatlı kaşığı
Yumuşak sular için 2 tatlı kaşığı nı makineye verin

Zeytinyağ sabunu(rendelenmiş) Çok kirli çamaşırlar için 3 tatlı kaşığı
Kirli çamaşırlar için 2 tatlı kaşığı
Az kirli çamaşırlar için 1 tatlı kaşığı

Sodyumperkarbonat Çok kirli beyazlar için 2-3 tatlı kaşığı
Hafif kirli beyazlar için 1 tatlı kaşığı
Lekeli renkliler için 1 tatlı kaşığı veya 0 tatlı kaşığı. makineye verin.


Yıkama programı mutlaka 1 saat veya üstü olmalıdır!


Düzenleyen Sergüzen : 20-09-2017 saat 14:42 Neden: imla
Sergüzen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Etiketler
at kestanesi, ekolojik, sabun, şampuan, temizlik ürünleri

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 07:13.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020