![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Merhabalar, Çocukluğumda ekşi karadutu paşa yaylası köylerinden (Aydın ili) kolunda sepet ile gelen yayla köylüleri satardı. Ölçü, cam su bardağıydı ve 2. el dergilerden kopma kağıttan yapılan külahlara konulurdu. Kaç paraydı deseniz hatırlayamam ama çocuk harçlığı ile alınması zordu (ki o zamanlar harçlık bilmezdik, yazın yaptığımız çıraklıklardan kazandığımız paradan annemiz biraz bir şey verirse onu harcayabilirdik. Çoğul konuşuyorum çünkü 50 yıl öncesi genel durum böyleydi.). Ekşi karadutun şerbetini de satarlardı. Şerbet için rakı kadehi denebilecek bardak, yayladan, atın iki yanında ve siyah keçelere sarılı olarak indirilen kar kalıplarına sürtülür, yarıya yakını karla dolan bardak bu şerbet ile doldurulurdu. Şerbet biraz daha ucuz olurdu. Ama dutu yediğiniz de duyduğunuz lezzet tarif edilemeyen bir lezzettir. Söylemesi ayıp olacak ama ben zamanında doyamadığım bu lezzet için, şu anda fırsatı kaçırmamaktayım. Konuştuğumuz dutun son 2 haftasını (Ege yöresi için) yaşamaktayız. Düzenleyen hosseda : 28-06-2015 saat 14:48 Neden: paragraflama-düzeltmeler |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
|
Her bahçeye lazım :)
Arkadaşlar; bu hafta sonu tavşanlı da bahsettiğiniz duttan yedim. ilk bakışta dut görüntüsünden ziyade böğürtlene benziyor ve aroması bir harika. Üstelik yaz boyunca yenileri olgunlaşıyor. Aşısı kolay tutmazmış. Fidan olarak edinmek lazım. Ama anladığım kadarıyla urmu dut ile ekşi karadut farklı. Ekşi karadut'un sapı yok gibi, çekirdeği de dişe gelmiyor. Her bahçeye tavsiye ederim. Fidan arama çalışmalarım devam edecek.... |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| karadut |
|
|