agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Yabani Hayvanlar > Sürüngenler ve Diğerleri
(https)




Beğeni Düzeni135Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 11-07-2010, 19:21   #1
Ağaç Dostu
 
Delimus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-05-2009
Şehir: Adana-Nernek Köyü
Mesajlar: 757
Ne kertenkelesi kardeş kara yılan komikleşme 2m kertenkelemi olur sadece boyuyla değil kertelkele derisi ile yılan derisi arasında büyük fark vardır.Ayrıca ne ayakları var nede baş yapısı kertelkele yılların kara yılanı ne oldu


mayısgülü örümcek için deve kuşu yumurtası kabuğu engellermiş.
YIlan için nane , kükürt , niyen var fakat ne kadar doğru bilemiyorum.

Delimus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-07-2010, 20:05   #2
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 13-06-2010
Şehir: istanbul
Mesajlar: 95
direkt bana soruldugu için.

Yılanlardan korunmak için bir çok şey söyleniyor.
Kükürt, mazot kokusu vs.
yumurta özellikle devekusu yumurtası Büyük camilerde örümcekler ağ yapmasın diye konan şeylerdir Yılana karşı işe yaramaz. Aksine yılanlar yumurta yemeyi severler:=)

Bazıları yılanların yünden hoşlanmadığını söyler ama bir yün balyasına yuva yapmış yılan gören subay bir dostum da vardı.
Elektronik aletler ise acaba ne kadar işe yarar.Ürkekbir sokak köpeğini kaçıran köpekkovucuların köylerde kangalların uykusunu bile bölmediğine de şahit oldum.
Kendi tecrübelerimden edindiğim en kesin çözüm; küçük ırk bir köpek ve veya bir kedi yılana karşı çok işlevseldir. Siz farketmezsiniz bile .O işinibilir yılanalrı uzak tutar.
Kıbrısta yaşadığım bir sene boyunca- kırsal bir bölgeydi- beslediğim küçük papilion - welscorci melezi köpek yan mahalleye çapkınlıga gittigi 3 günün sonunda evime yılan girmişti. Acilen çapkını eve geri getirdik. Türkiyeye dönerken köpeği bir dostumuza bıraktık. Sonradan ögrendiğime göre benim eve taşınan şafi aile 10 gün sonra yalvar yakar köpeği istemiş ve evinde bakmaya başlamış.


Düzenleyen fikirci : 11-07-2010 saat 20:37 Neden: imla
fikirci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-07-2010, 23:33   #3
Ağaç Dostu
 
Delimus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-05-2009
Şehir: Adana-Nernek Köyü
Mesajlar: 757
Ben örümcek için dedim zaten mesajımı iyi okuyun.

"mayısgülü örümcek için deve kuşu yumurtası kabuğu engellermiş.
YIlan için nane , kükürt , niyen var fakat ne kadar doğru bilemiyorum."


Yılan sağırdır, bu yüzden elektronik ses yayan cihazlar işe yaramaz.Kesin bir çare yok sanırım.Paslı çinko,Taş yığını,çok otlu yerlerde rastlama şansı daha fazla olduğu için temiz bir bahçe önemli.

Biz çiftlikte Sinek teli takılı pencerelerimizde birde eve uzanan ağaç dallarını asma,sarmaşık olayına izin vermiyoruz.Yeterli oluyor.

Fikirci bizde 3 köpek 2 kedi var kesin çözüm değil.Geçenlerde öldürdük bir tane yılan fakat bizde eski taş duvarlar çok etrafımız mısır tarlası yani olucak sanırım.Köpek olması hiç yoktan iyidir gine cinsi bekçiliği önemli.

Yılanlar kolay kolay size saldırmaz gördüğünde kaçar,üzerine basmayın, Evinizide düzgün olduğu fareler için aldığınız önlemler yeterli korkmayın bence.Popülasyonlarıda çok azaldı bir çok hayvan gibi zaten.

Delimus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-07-2010, 04:04   #4
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 13-06-2010
Şehir: istanbul
Mesajlar: 95
Yılana karşı tedbirler.

Yumurta konusunu gözden kaçırmışım.

Bir yıla yakın süre kırsal alanda eski bir toprak evde yaşamıştım. Sadece bir kez eve yılan girdi oda köpek yokken. Köpegin ve kedinin cinsi tabi ki çok önemli. Karakteri de. Yılana karşı özellikle avustralya terieri denen türü öneriyorlar. Evinizi kucuk cins her hayvana karşı olaganustu dikkatle koruyorlar ve çok çevikler. Büyük köpeklerde aynı özen ve dikkat yok. Ama benim papillon melezi de çok iyi iş göruyordu.
Ülkemizde Çok bulunan Akbaş larında iyi bir sosyalleştirmeye tabi tutulursa çiftliklerde Kangal a göre bir kaç kat daha hassas bekçi olduğunu biliyoruz. Kangallar malum evbekçiliğini sevmiyorlar. Ancak Akbaşlar bazan çiftliğin üstünden uçan şahinlere karşı bile bekçilik yapıyorlar. Ben beslemedim ancak aşırı havlama eğilimleri hariç Amerikalıların en sevdiği çiftlik bekçisi olarak biliniyorlar. Unutmayın kasaba içi bahçeli bir evden çok gerçek bir çiftlik evi istiyor Akbaşlar.

Kedilere gelince; Eğer evinizde bir ankara kediniz veya iran'ınız varsa onu siz korumak zorunda kalırsınız. Ancak avcılık özelliği yüksek bir tür bulundurmakta fayda var. Özellikle Vanlar hiç fena degil. Uzu tuylu norveç orman kedileri de öyle. Ama yıllar önce evin en pısırık tekir kedisinin ilk fare yakalayan kedim olması benim en önemli tecrübemdir. Hangi kedi ne yapar önceden bilemezsiniz.

Hayvanların hangi özellikleriyle tanındıgını bilmek lazım. Eğer evinizde keme - dev lagım fareleri - sorunu varsa alacagınız agresif bir beyaz terier veya en iyisi fransız buldoğudur. Bu türler zaten neredeyse sırf bu amaçla üretilmiştir.

Delimus'un dediği gibi basit fiziksel çabalar çok işe yarıyor.

Tuvalet ve banyo giderlerinin iyi yapılması önemlidir. Eski tip giderlerden hayvanlar geçerler. Çatının temiz ve kusursuz olmasına, eve uzanan agaç dallarına kadar bir dizi basit önlem alınır. Camlarda kapılarda iyi yerleştirilmiş sineklikler zaten zorunluluk.
Genelde arazide yılan bulunması çiftçilikle uğraşanların faydasına. Fareleren sizi koruyorlar demektir.
Ancak sayıları yüksekse ve mekanlarınızı sizle beraber kullanıyolarsa bu istenmeyen bir durum.
Taş duvarları sıvayın, delik gedik çatlak vs bırakmayın. Evin çevresindeki toprağı tesviye edin ve sıkıştırın. Tam kapanmayan kapılar dagınık ve kapısı penceresi iyi çalısmayan çalısma alanları işlikler iyi birer yuvadır. Düzenli olun. Bu sizi akreplerden ve çıyanlardan da koruyacaktır.
Eski lağım çukurlarınızı kapatırken tam olarak doldurun. Pis su ve lagım giderlerinizi açıkta patlak kırık tutmayın tamir ettirin.
Siz amatörce yapamazsınız ancak hala sorununuz devam ediyorsa yılan ve büyük böceklere karşı çok etkili ilaçlar var. Profesyonel yardım alın ve son çare evinizi ilaçlatın.

Çiftlik hayvanlarınızdaki zehirli hayvan sokmalarına dikkatli olun. Yılanlarca en çok sokulan hayvanlar onlara karşı en hassas ve agresif tepki verenlerdir. Çiftlik hayatında en çok köpek ve atlar sokulur. Koyunlar ise kötü yün kokulu yumaklar olarak yılanların sevmediği bir hayvan grubudur.


Düzenleyen fikirci : 13-07-2010 saat 04:30 Neden: ek.
fikirci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-10-2010, 14:23   #5
Ağaç Dostu
 
ayazkentli's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-04-2009
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,641
Galeri: 1
AVCI (insan) + AVCI (yılan) ve AV (alabalık).


Çok ilginç bir video.

http://webtv.hurriyet.com.tr/categor...id=2&vid=10055

ayazkentli Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-10-2010, 16:24   #6
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 25-04-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 16
ne ac gözlü yılanmış neresine yiyecek o koca balığı
ama iyi mücadele etti hayvan fakat fayda etmedi

ercanx Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-10-2010, 14:06   #7
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,056
Fazla yılanı olan varsa ve paketleyip gönderirse memnuniyetle bahçemizde misafir ederiz

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-10-2010, 14:50   #8
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,527
Bu konular biraz da insanların psikolojik donanımıyla,hayat felsefesi ve yaşam koşulları nedeniyle şekilleniyor..
Bugüne kadar eğer yılan korkum olsaydı işimi yapamazdım..İnsanın başlangıçta hafiften korkuları olsada zaman ve iş şartları insanı daha alışkın,soğukkanlı yapıyor..
Ben belki de doğayla tamamen içiçe yıllarca yaşamak zorunda kalmasaydım bu kadar soğukkanlı olmazdım..
Örneğin yaz tatillerinde okul harçlıklarımı çıkarmak için 16 yaşlarından itibaren 4 yıl Çanakkale/Kazdağları'nın tüm ormanlık bölgelerinde şantiyelerde kaldım..
Bir şantiye..dağın başında..çeşme şantiyenin 30 metre uzağında ormanın içinde..her sabah iki arkadaş havlumuzu,sabunumuzu alıp çeşmeye inerdik..orman ayı kaynıyor..biz inerdik çeşme başına..çeşmenin etrafı yabani erik,elma ağacı dolu..ayı kardeş bizden önce gelmiş,eriklerin dallarını kırmış,bir tane bile olmuş erik bırakmadan yemiş afiyetle..
Biz buna rağmen hiç tedirgin olmazdık..dağlarda yaşayan yörükler,türkmenler tembihlerdi bize hep..eğer karşınıza ayı falan çıkarsa sakin olun,üzerinizde ışık yansıtan birşey olmasın..''geç koca oğlan'' deyin içinizden..o geçer gider'' derlerdi..
Her sabah şantiyeden çıkıp işe 5-km yol yürüyerek giderdik..yol boylarında o kadar güzel böğürtlenlikler,çilek alanları vardı ki..sabah dua ederdik,inallah ayılar bizden önce çilekleri,böğürtlenleri toplamamışlardır diye..

Ama o daha çocuksu yaşlarda ayı korkusunu yenmem için bana ne yaptılar biliyor musunuz..birgün 3 kişi ormandan şantiyeye olan 5 kilometre yolu yürürken,bir baktım yanımdakiler kaybolmuş ortalıktan..beni alacakaranlıkta yapayalnız bıraktılar..
tabi çare yok..karanlık çöktü..ben bağıra bağıra şarkı söyliye söyliye karanlıkta şantiyeye ulaştım korkuyla karışık..sanırım ayılar korkmuştur benim tedirgin şarkılarımdan..
ayı karşıma çıkar korkusunu biraz böyle aştım..

Ondan sonraki yıllarımda ormanda çok yalnız dolaştım..kurtla da domuzla da karşılaştım..artık alışkındım..

Hayatımda bir kez yılan öldürmek zorunda kaldım..
Bir yaşlı alamancı abimiz vardı..emekli olmuş kasaba kıyısında 3 dekarlık bir arsaya güzelim bir ev yapmıştı..banada fidanlık için bir yer tahsis etmişti..
birgün hep beraber yer sofrasında yemek yiyorduk..birden bana seslendi..iki metre falan uzakta bir yılan görmüş..kalktım usulca..ne yapayım diye sordum..''öldür lütfen'' dedi..bende bel küreğini aldım,yılanı ortadan ikiye böldüm..
bugün olsa yapmazdım..


Düzenleyen pria : 25-09-2012 saat 00:11
pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-10-2010, 11:39   #9
Ağaç Dostu.
 
pria's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2009
Şehir: Çanakkale
Mesajlar: 6,527
Hayatımda hiç unutamadığım bir hatıra var:

1974'lerde üniversite arkadaşımın köyü olan Kütahya/Aslanapa Bucağı Çalköyüne giderdik ara ara gezmeye..
Çaldağlarında çok gezi yaptık..Haşhaş tarımıyla ünlüydü oralar o zamanlar..Fakir,kıraç topraklar..
Arkadaşımın bir yeğeni vardı..Adı BASRİ..8 yaşlarında..
Yılanlara usulca yaklaşır..Minicik elleriyle yılanın kuyruğunu tuttuğu gibi fırfır döndürür,belini kırardı yılanın..
Hiç unutamam..
Hayatımda böyle cesur insan görmedim bir daha..

pria Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-10-2010, 14:23   #10
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 13-06-2010
Şehir: istanbul
Mesajlar: 95
Cesaret

8 yasında bir çocugun öldurebildigi bir hayvandan bahsediyoruz burda yani ortada cesaretle ilgilib ir konu yok
kaldıki bilseydiniz o yılanlar zehirsiz.
yazık. oysa o kıraç toprakta sizden daha çaresizdi o hayvanlar
yılan öldurmenin **** herhangi bir hayvan öldürmenin cesaretle ilgisi york bence. dogada pek çok yılan görup yanında geçip gitmiş biri olarak kendimi daha cesur buluyorum

agozce beğendi.
fikirci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-10-2010, 14:46   #11
Ağaç Dostu
 
Emre Albayrak's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-11-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 642
Galeri: 4
Akreplerin mavi renge yaklaşmaması gibi bir durum okumuştum yılanlarda da bu veya buna benzer bir durum var mıdır acaba?

Emre Albayrak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-10-2010, 14:59   #12
dlk
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-09-2010
Şehir: çanakkale
Mesajlar: 339
yılan ısırmalarında kullanılan ilaç yılan serumu diye geçer.iğne şeklinde uygulanır.çok pis ve keskin bir kokusu vardır.sağlık ocaklarında bulunmaz.sadece hastane ortamlarında uygulanır.ilacı yan etkileri ve riskleri vardır.başınıza yılan sokması gelirse mutlaka oyalanmadan en yakın devlet hastanesinin acil servisine başvurunuz.eskiden yara kanatılır veya bir başkası tarafından emilirdi.artık bu uygulamalar kalktı.el ayak gibi bir noktadaysa ısırılan yer mutlaka vücuttan yükseğe kaldırılmalı.yılan bulunursa türün tespiti ve müdehalesi açısından önemi var. tabi yılanın canlı olması tercih.zehiri alınarak panzehir olarak kullanılabiliyor.

dlk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2010, 17:49   #13
Ağaç Dostu
 
bernacyhn's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-04-2008
Şehir: Sakarya
Mesajlar: 837
Benim merak ettiğim şey ise şu : Yılanın zehri nasıl bir işlemle panzehire dönüştürülüyor?

bernacyhn Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-03-2011, 12:36   #14
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 30-01-2011
Şehir: denizli
Mesajlar: 6
arkadaşlar yılanlar zehirli ya da zehirsiz hiç farketmez siz ona birşey yapmayınca o da size birşey yapmıyor iş için gittiğim yerde yanlış hatırlamıyorsam bir boynuzlu engereğe rastladım sopayla öldürmeye çalışıyorlardı bilindiği üzere çok zehirli ama kıyamayıp öldürmelerine engel oldum elime eldiven giyerek alıp arabaya koydum ve veterinere götürdüm yaralarına bakıldı falan sonrasını şarkıyla anlatayım aldım onu içeriye sürünerek gitsin diye kıvrana kıvrana canlandı sonra ormana kaçtı

agozce ve pria beğendi.
Bitkiseverçocuk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-03-2011, 12:59   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 04-03-2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 117
böyle bir vakaya bende rastlamıştım ama iş işteeeen geçmişiti yılan çoktan ölmüştü ya resmen zehirsiz olan kör yılanı öldürmüşlerdi çocuklar hayla sopayla vuruyor gülüyordu çok sinir olmuştum yılanlar hayvanlar konusunda en çok bilgi sahibi olduğum hayvandır evimde vardı ama yoğun istek üzerine verdim (: birdaha alma şansım oldudaa istediğim tür değildi ben engerek bakmış biri olarak bir tane daha engerek istiyorum

sürüngenkolik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-03-2011, 13:02   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 04-03-2011
Şehir: istanbul
Mesajlar: 117
ve bitkisever çocuğa katılıyorum yılanlar zehirli ya da zehirsiz hiiiç farketmez siz ona birşey yapmayınca o da size birşey yapmıyor dediğim gibi tam 7 sene zehri alınmamış engereğe baktım ama vermek zorunda kaldım
ve 7 sene boyunce beni bir kez bile sokmadı(üstelik günde 10-15 kere elime alıyordum)

agozce beğendi.
sürüngenkolik Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-08-2011, 22:28   #17
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-06-2010
Şehir: sakarya
Mesajlar: 221
Bahçenin kenarlarındaki kurumuş uzun otları temizlerken yılana rastladım, çok fazla büyük değildi. Cinsini bilmiyorum. Tırmığı alayım öldüreyim diyene kadar kaçtı. Nereye kaçtığını göremedim, benden korkmuştur die devam ettim çalışmaya. Tekrar karşılaştık, meğer gitmemiş. Hatta otların arasında elime bişe battı hemen geri çekildim, elimde eldiven vardı. Dikenli tel battı diye düşündüm ama hemen akabinde yılanı gördüm. Belki de yılan ısırmaya çalıştı, bilmiyorum.
Ben çalışmaya tırmıkla devam ettim, biraz daha ot temizleyince yumurtayla karşılaştım. Bir tanesi kırılmış,içi boştu. Diğeri doluydu, daha derinlerde başka yumurta var mı bilmiyorum.
Bu yılanlara nasıl bir önlem alabilirim? Yumurtasına dokunursam düşman olur belki diye düşündüm, korktum. Bu yılanları uzaklaştırmak için ne yapmam lazım? Bilgisi olan arkadaşlar yardımcı olurlarsa sevinirim.

mavisedir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-04-2012, 17:07   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 23-11-2011
Şehir: adana
Mesajlar: 228
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi mavisedir Mesajı Göster
Bahçenin kenarlarındaki kurumuş uzun otları temizlerken yılana rastladım, çok fazla büyük değildi. Cinsini bilmiyorum. Tırmığı alayım öldüreyim diyene kadar kaçtı. Nereye kaçtığını göremedim, benden korkmuştur die devam ettim çalışmaya. Tekrar karşılaştık, meğer gitmemiş. Hatta otların arasında elime bişe battı hemen geri çekildim, elimde eldiven vardı. Dikenli tel battı diye düşündüm ama hemen akabinde yılanı gördüm. Belki de yılan ısırmaya çalıştı, bilmiyorum.
Ben çalışmaya tırmıkla devam ettim, biraz daha ot temizleyince yumurtayla karşılaştım. Bir tanesi kırılmış,içi boştu. Diğeri doluydu, daha derinlerde başka yumurta var mı bilmiyorum.
Bu yılanlara nasıl bir önlem alabilirim? Yumurtasına dokunursam düşman olur belki diye düşündüm, korktum. Bu yılanları uzaklaştırmak için ne yapmam lazım? Bilgisi olan arkadaşlar yardımcı olurlarsa sevinirim.
Merhaba Sn.mavisedir;851777.

Yılanlar konusunda yardım isteyeli yaklaşık 8 ay olmuş.Geç ama şahsınızda bu konuda problemi olanlara cevabımız olsun.

Her canlının yaşam hakkına saygı duymanın insani bir zorunluluk olduğunu beyanla yaşam alanlarımızın kesiştiği durumlarda istenmeyen olası zararlarını def edebilmek için attarlardan veya hırdavatçılardan satın alacağımız katran yağını (tahminim 5 lt lik kutularda 25 tl ye satıyorlar) bahçemizin çevresine püskürtme şeklinde veya badana fırçasıyla serpiştirerek uygularsak haşerelerin bu sınırı geçemediğini göreceksiniz.

Daha profesyonel, kimyasal uygulamalar var ama bu uygulamaları ulu orta yazmayı insani ve ahlaki bulmuyorum.


Düzenleyen Ekrem Uslu : 16-04-2012 saat 17:09 Neden: ifade değişikliği
Ekrem Uslu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-04-2012, 16:15   #19
Yeni Üye
 
Pikapika's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-05-2007
Şehir: Manisa
Mesajlar: 19
Pek yazmayı sevmem, mesleğim gereği okumaktır işim benim. Gördüğüm ve düzeltilmesi gerekliliğini hissttiğim bir kaç hususa değinmek zorundayım. Bunların başında spesifik olaylar üzerinden genelleme yapmak geliyor. Bu tip konularda genel geçer bilgi verirken özellikle genelleme yapmak ve veya akıl yürütmek tam anlamıyla cinayettir. Sebebi ise çok basit türler alt türler çevre koşulları göze alındığı zaman yılanın biri süt içer biri içmez bunu içerler içmezler diye genelleyerek kurala dökmek hem yanıltıcı hemde gerçek dışıdır. Hayatımda oturup bir bardak süt içmedim, kalkıpta beni izleyen birinin insanlar bardakla süt içmez ya da Mehmetler Ahmetler bardakla süt içmez demesi abesle iştigaldir. Kaldıki belkide gizli gizli içiyorumdur. Gözümle görmeden inanmam da zaten şu anda var olduğunu bildiğimiz, birçoğumuzun gözüyle gördüğü ama birileri görmedi diye de yok saymadığımız çeşit çeşit şeye işaret eder. Bu da başka bir gereksiz genelleme biçimidir.

Yılanlardan ziyade doğal yaşam ile ilgili en net şey hiç bir vahşi hayvanı insana alıştırmamak gerektiğidir. Kör bıçakla derisini yüzün daha az canını yakarsınız, ama bir yabani hayvanı asla insana alıştırmayın, çünkü insandan korkmayan bir hayvan zaten yarı yarıya ölmüş demektir. Bunun en gereklilik yaratan kısmı insanlarında çeşit çeşit olması. Sen yılandan korkmazsın ama pikniğe gelenler korkar. Senden zarar görmeyen yılan da yukarda bahsettiğim genellemeyi yapar ve insanlardan çekinmez ve herşey yolunda giderse yılan ölür. Diğer olasılıklarda yılandan kaçarken yola atlayan çocuklar, düşük yapan hamileler, kendini yaralayan kahramanlar, kayalardan yuvarlananlar, üstüne bilmemne düşenler sağı solu yakan tipler vs... Piknik günleri acil serviste bekleyerek bu listeyi inanılmaz uzatabiliriz.
İnsandan korkmayan hayvandan daha acıklı bir diğer konu gene genelleme yaparak işte bizim aileden yıllardır bahçemizde yaşar bu denilerek herhangi bir yılana dikkatsizce yanaşmak. Bu da genellemenin baştan kokan türüdür, yılan aynı yılan olmadığı için size herzamanki gibi davranmayacaktır. Özetle yabani hayvanlarla içli dışlı olurken bu hayvanların birbirlerine çok benzedikleri için yapılan hatadır. Bir tilki size alışabilir ve siz o sanarak bambaşka bir tilkiye gidip al kızım mama diyerek önünde eğilebilirsiniz.
Üçüncü ve diğer hata ise size alışık olan yabani hayvanın sizin dışınızda bir dünyası olduğunu unutmak. Aynı hayvan o gün feleğin çemberinden geçip insanların ne menem şeyler olduğunu anlamış bir şekilde bahçenize gelir ve iki ruh hali arasındaki farkı bi kerede anlarsınız. Bu örnekte hayvanın yaralı olması hasta olması şeklinde çeşitlendirilebilir.
Diğer bir hata ise hayvanın özellikle yılanlarda bu böyledir, çiftleşme döneminde babası gelse tanımaması durumudur. Bu dönemlerde hem dişi hem erkek yılanlar açıkca agresiflerdir ve tahammül eşikleri oldukça düşüktür.

Sonuç olarak bahçenizde ve veya doğada bir yılana, gelinciğe, tilkiye, sincaba, sansara, baykuşa, alıcı kuşlara, özetle yabani hayvanlara iyi davranıyorum sanarak onları insana alıştırmanız, doğal reflekslerini köreltmeniz, sizin egonuzu beslemesi dışında hayvana hiç birşey katmadığı gibi çok hayati olan birçok şeyide götürür.
Hiç bir hayvanı özel durumlar dışında yiyecek istasyonlarına alıştırmamak onları size bağımlı canlılar yapmamak bunların başında gelir.
Yılanlar, sincaplar, gelincikler ve birçok alıcı kuş türü çok kolay evcilleşebilen hayvanlardır. Evcilleştirdiğiniz hayvana hayatının sonuna kadar barınma, sağlık ve gözetim imkanı sunamıyorsanız hiç bir ilişki kurmayın, inanın hayvanlara müdahil olmayarak en büyük iyiliği yapmış oluyorsunuz zaten.

Özetle konu başlığına yönelecek olursak yılanları rahatsız edenler olarak sayılan mazot, zift, ses, sinyal, sarımsak, kükürt, naftalin ve beşbenzemezleri yılanları da sizi rahatsız ettiği kadar rahatsız eder. Üçüncü dubleden sonra sapıtıyor yılanlara rakı içirin demekle mazot dökmek arasında çok bir fark yok. Adamlar bir naftalin dökmüşler bir ay falan şehrin o tarafına gidemedik diyorsa bir insan muhtemelen yılanın biride arkadaşına aynı şeyi anlatıyordur.
çatlakları delikleri kapatarak bu hayvanlara barınak olabilecek olasılıkları azaltarak kısme bir mücadele başlatılmış olması dışında

Dışarda ayakkabı bırakmayarak
Geçiş ve yuva yaptıkları yerlerde kümes telini toprağa yatırarak ve üstünü örterek
Yerlerde ıvır zıvır eşya bırakmayarak (iç içe saksılar, odun yığınları, artan karo taşları vs)
Bahçe sınırını oluşturan duvar çit tel vs nin önünü açık tutarak,
Sarmaşıkları gülleri ve benzeri bitkileri alttan budayarak
Kuru ot ve uzun ot tutmayarak
Bahçenize insan eli değmiş düzenli bir görüntü vererek
Kiler, kömürlük, alet dolabı yerleri temiz, yalıtımlı, aydınlık tutarak
Benzeri yabani hayvanları zaten gereğinden fazla rahatsız edip kendi bölgenizden uzaklaştırdığınızı göreceksiniz.

Not: internet üzerinden tür tespiti yapmak neredeyse imkansızdır. Yılanlarda renk ve desenlerin yaşa, mevsime, sıcaklığa, coğrafi koşullara bağlı olarak değişmesinden dolayı, bir sitede bulduğunuz ve aynı sizin gördüğünüz yılan olduğunu düşündüğünüz fotoğrafın başka bir türe ait olma olasılığı yüksektir. Aynı şekilde verilen bilgilerde de sizin pratiğinizle uyuşmayacak durumlara sebebiyet verebilir. Örneğin birçok sitede çukurbaşlı yılan için zehirsiz veya yarı zehirli, insanlar için zararsız ibareleri bulunur. Oysa kazın ayağı perdelidir, ve çukurbaşlar zehirlidir. Zehir dişleri çok geride olduğu için insanlara zehir enjekte edecek büyüklükte ısırmaları neredeyse imkansız gibi gözüktüğünden böyle hatalı bir bilgi vardır. Oysa bu bilgiden hareketle çıplak elle bir çukurbaşla haşırneşir olursanız parmak gibi ağzına sığabilen yerleriniden ısırdığında zehir enjekte edebildiğini tecrübe edersiniz.

agozce, pria ve Ana gibi beğendi.

Düzenleyen Pikapika : 16-04-2012 saat 21:56 Neden: not
Pikapika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-05-2012, 23:57   #20
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 18-04-2011
Şehir: Akhisar/MANİSA
Mesajlar: 538
Bu yılanı Akhisar Dingiller köyü yakınlarında sabah saatlerinde gördük .
Neredeyse arkadaşım üstüne basacaktı son anda fark ettik ve yılan hareket etmedi. Sonra bir sopa ile dokunduktan sonra hızla çalı içine kaçtı .
Boyu bir metreye yakın çalı içine dikine hareket etti oldukça hızlıydı .kısa ve hızlı kıvrılma hareketleri yaptı .
zehirlimi ? Köylülerden cıvarda sık sık rastlandığını öğrendim Teşekkürler.

Name:  SL736305.jpg
Views: 3128
Size:  71.6 KB

Name:  SL736314.jpg
Views: 3248
Size:  70.3 KB

Adil, mrduran ve demircool beğendi.
Akhisarlı Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-05-2012, 10:45   #21
Yeni Üye
 
Pikapika's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-05-2007
Şehir: Manisa
Mesajlar: 19
Sabah erken, akşam üstü ve gece görünen yılanların buyuk kısmı gece avlanan engerek çeşitleridir. Gece avlanan yılanlar diğer yılanlar kadar güneşe bağımlı değillerdir. Haliyle de sabah erken ve akşam üstü görmek mümkündür. Yılan hareket etmedi demeniz gece aktif engereklerin ağır hareket etmeleri ve zayıf refleks hareketleriyle örtüşüyor ancak bu yılanlar kaçarken ve avlanırken inanılmaz hızlanırlar sebebi ise depolanan enerjinin tasarruflu harcanmasından kaynaklanıyor. Kuyruğu biranda küçülüp güdük gibi bitiyorsa engerek olma olasılığı daha da yükselir. İlk karşılaşmada kafa şekli, yanakları ağız bölgesi Belgin Doruk'a benziyor gibi bir fikir uyandırmıştı bende. Desenine bakıp Osmanlı Engereği (şeritli engerek) demeyi çok isterdim ancak desenden birşey söylemek afaki.

mrduran beğendi.
Pikapika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-05-2012, 19:33   #22
Ağaç Dostu
 
ayazkentli's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-04-2009
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,641
Galeri: 1
Benimde ilk izlenimim şeritli engerek oldu. Kuyruk ve kafası net görünseydi emin olurduk ama özellikle gri-beyazımsı renk ve desenler şeritli engerek'i çok çağrıştırıyor.

Eğer şeritli engerek ise, ülkemizde'ki zehirli türlerden biri. Bizim ilçe ve yöresinde bunlara verilen başka isim "Güdük engerek"

mrduran beğendi.
ayazkentli Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-05-2012, 16:13   #23
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 12-09-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,332
Galeri: 3
Kafa görünmesede engerek olduğu kesin.

Geçen hafta ben bir yavruya denk geldim. İncecik gövdesine göre kocaman görünen üçgen kafası ve alacalı gövde ile ben bir engereğim diye bağırıyordu. Salına salına yürüdü gitti dokunmadım, seyrettim gidişini...

hosseda Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-05-2012, 16:28   #24
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,056
Engerek. Pek bulaşmamak lazım

mrduran beğendi.
MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-07-2012, 22:33   #25
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 12-09-2007
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,332
Galeri: 3
Sayın dombili merhaba,

Galiba ağaç kovuğunda yaşıyor yılan. Sarı renk yılandan korkmaya gerek yok denir ama yeşilli kahveli olan için aynı şey söylenemez. Yılanın kovukta olmadığı zamanda ağacın çevresine kükürt dökün bolca, kokusundan rahatsız olup belki bahçenizden uzaklaşır. Onu yerinden etmeniz onun için iyi olacaktır, aksi halde bir gün öldürmek zorunda kalabilirsiniz.

Köpeklerinizin olması çok iyi, yılan eve yaklaşamaz hiç değilse. Bir tanede kedi alıştırabilseniz bahçeye dahada rahat edeceksinizdir.

Fotoğraflamak konusunda bilgim yok ancak gece avlanmaya çıktıkları söylenir. Aslında bende bahçemize sezsizce gelen giden yaban hayvanlarını görüntülemek istiyorum ama henüz o konuda bir çalışmam olmadı.

mrduran beğendi.
hosseda Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-07-2012, 21:52   #26
Ağaç Dostu.
 
Giriş Tarihi: 29-08-2008
Şehir: Antalya
Mesajlar: 3,436
12-08-2011 yeni yerimize taşındığımızda havuzda siyah yılanımız vardı. Eski havuzdan getirdiğim aynalı sazanlardan birini ısırmış yuvasına götürüyordu, kendini emniyette hissettiği yerde mideye indirecekti sanırım. İnce bir dalla kafasını tıklattım ''napıcan bizim balığımıza'' diye, dönüp baktı ağzındaki balığı bırakıp taşların arasında kayboldu.

Bu yaz o siyah yılan havuzun uzaklarında geziniyor, asla havuza girmiyor. Bu durum bana olan saygısından kaynaklanmıyor elbette, Havuz bölgesini siyah/yeşil damalı büyükçe bir yılan ele geçirmiş.

Geçenlerde kafası suyun içerisinde balıklara pusu kurmuştu sanırım, ama bu güne kadar birşey yakaladığını görmemiştim. Bugün havuzun içerisinde mide kısmı neredeyse kolum kalınlığındaydı, galiba havuzdaki kurbağalardan birkaçını halletmiş. Havuzdan çıkabilmek için epeyce uğraştı , iki kaya arasından kafası geçti ama gövdesi takıldı kaldı.

Derken kendi haline bırakıp işime baktım, en az 1 hafta ortalıkta görünmez.

Yılandan korkmak, öldürüp yok etmek tam bir insan işi. Biz yılan gördüğümüzde biraz tırsıyoruz, ama bizi gören yılanın ödü patlıyordur. O yılanın bizi öldürmesi düşük bir ihtimal, öncelikle aşırı zehirli olacak. Ama yılanı öldüreceksek hiç birşey bizi durduramaz. Sopayla yolunu keseriz, taşla kafasını ezer belini kırarız vb. Peki yılanın savunmak veya saldırmak için neyi var.

Sevmek zorunda değiliz, öldürmek zorundamıyız peki.

Kim daha vahşi?

Eklenen Resimler
   
Mutlu Kutlu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 21:09   #27
Ağaç Dostu
 
Müjgan Yılmaz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-06-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 654
Galeri: 11
Sevgili jineop, O inanilmaz sicaklarda,tel kapinin iç çerçevesine yerlesmis yaklasik 75-80cmuzunlugunda bir yilan gördüm,yaklastim kapiyi(disa açiliyordu)hizlica açtim yilan verandaya düstü diger elimde hazirladigim süpürge ile çalilara kadar adeta süpürdüm.Ertesi günü evin girisinde yuvarlanmis yavrusunu gördüm,paspasin üstündeydi,bu kez paspasin dört ucundan tutup verandanin kenarindaki çalilara attim.Bu arada Bahçivan geldi ve yilani gördü bir hayli tedirgin oldu,bu engerek ve panzehiri bizim kasabada yok dedi.Ben yilan öldürmelerini herkese ysakladim,acaba korkmalimiyim,gerçekten ksabalilarin dedigi gibi bir tehlike var mi?

Yarkin ve mrduran beğendi.
Müjgan Yılmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 21:14   #28
Ağaç Dostu
 
sertacturhan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-11-2011
Şehir: Adıyaman
Mesajlar: 110
Galeri: 5
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Müjgan Yılmaz Mesajı Göster
Sevgili jineop, O inanilmaz sicaklarda,tel kapinin iç çerçevesine yerlesmis yaklasik 75-80cmuzunlugunda bir yilan gördüm,yaklastim kapiyi(disa açiliyordu)hizlica açtim yilan verandaya düstü diger elimde hazirladigim süpürge ile çalilara kadar adeta süpürdüm.Ertesi günü evin girisinde yuvarlanmis yavrusunu gördüm,paspasin üstündeydi,bu kez paspasin dört ucundan tutup verandanin kenarindaki çalilara attim.Bu arada Bahçivan geldi ve yilani gördü bir hayli tedirgin oldu,bu engerek ve panzehiri bizim kasabada yok dedi.Ben yilan öldürmelerini herkese ysakladim,acaba korkmalimiyim,gerçekten ksabalilarin dedigi gibi bir tehlike var mi?
Engerek olup olmadığını bilemezsiniz taaki gerçekten bilir kişi tarafından tanı yapılana kadar. Bahçıvan tecrübelerine dayanarak doğru teshişte yapmış olabilir ama halkımız yılanlar konusunda çok bilgisiziz. Mümkünse bir fotografını çekseniz bir dahaki kaşılaşmanızda size bir nevi yardımcı olabilirim.Evinizin kapısının altını doldurursanız içeriye girmesi zorlaşır. Dışarıda da bahçede çok sık alanlara yaklaşmadan önce dikkatli olursanız sizin için pek sorun olamaz.. Hem engerekse bir yandan iyi en azından fare olmaz pek bahçenizde
Özellikle kafasının net olamasına dikkat edin lütfen karede

mrduran beğendi.

Düzenleyen sertacturhan : 24-09-2012 saat 14:14
sertacturhan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 21:31   #29
Ağaç Dostu
 
Müjgan Yılmaz's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-06-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 654
Galeri: 11
Bu yil bir tane fare görmedim,ki her yil mücadele etmekten yorulurdum.Basi gövde kalinligindaydi elips biçiminde,renk de nötr kahve gri karisimi.Bilmem ne kadar faydali oldu)))

mrduran beğendi.
Müjgan Yılmaz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-09-2012, 21:32   #30
Ağaç Dostu
 
sertacturhan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-11-2011
Şehir: Adıyaman
Mesajlar: 110
Galeri: 5
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Müjgan Yılmaz Mesajı Göster
Bu yil bir tane fare görmedim,ki her yil mücadele etmekten yorulurdum.Basi gövde kalinligindaydi elips biçiminde,renk de nötr kahve gri karisimi.Bilmem ne kadar faydali oldu)))
Kesin bir şey söyleyemem. Fotograf gerekli..

sertacturhan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 02:42.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026