agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Organik Tarım
(https)




Beğeni Düzeni220Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 16-09-2017, 21:03   #1
Ağaç Dostu
 
tarku's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-05-2010
Şehir: konya
Mesajlar: 963
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi devrann Mesajı Göster
Yurt dışından dönen malların ne olduğu belli,büyük ihtimal bizde bir sıkıntı olmadığı için iç piyasaya dönüyor.
Evet bahsettiğiniz şekilde organik tarıma bir devlet desteği yok ama desteklemelerden götürülen paralar var birde üstünü kapatma var.
İyi Tarım uygulamaları hakkında diyebileceğim şu,belli bir köy seçiliyor seralara iyi tarım uygulamaları afişi asılıyor deniyorki gelip senden numune alacağız ona göre ürün çıktığında.iyi tarım uygulamaları bundan ibaret.
İyi tarım uygulamalarında olay maalesef bahsettiğiniz gibi olmuyor. Bu sistem de bazı şirketlere rant sağlama aracı haline dönüştü. Önce sözleşme için bir bedel ödüyorsunuz. Bu bedel şirketlerin insafına kalmış, kimi 1200 lira, kimi sizi sevdik 800'e olur diyor(bu gerçekleşmiş bir görüşmedir Adam neredeyse evlenme teklif edecek o kadar sevmiş beni) . Bulunduğunuz şehir ile denetleyicilerin bulunduğu il arasındaki km başına yol ücreti ödüyorsunuz, kaç kere gelirlerse hesap edin. Ayrıca konaklama masrafları size ait. Analiz yaptırıyorsunuz (kaç kere gerekirse artık) ücret sizden. Bu şirketin yaptığı iş; Bahçenize, Bu bahçede İTU yapılmaktadır diye bir tabela asıyorlar ve ürün hasat edildiğinde sizin kaydınızı sisteme giriyorlar.

Ülkede asalakları yaşatmak için olmadık şeyler icat etmede üstümüze yok. Devlet işçi çalıştırmayacak, hizmet alımı yapacak. Buyrun size taşeron denen asalakları yaşatma sistemi. Üretilen her türlü yaş sebze-meyve hale girmek zorunda dediler. Buyrun size kabzımal asalakları. Şimdi de itu uygulamaları diye bir şey icat ettiler, bir kaç şirkete haraç vermek zorundasınız. Devletin ziraat odaları, il-ilçe tarım müdürlükleri ne iş yapar? ÇKS doldurup mühür vurmak için mi ziraat mühendisi oluyor bu insanlar?

tarku Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-09-2017, 00:14   #2
Ağaç Dostu
 
devrann's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-07-2017
Şehir: Alanya
Mesajlar: 782
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi tarku Mesajı Göster
İyi tarım uygulamalarında olay maalesef bahsettiğiniz gibi olmuyor. Bu sistem de bazı şirketlere rant sağlama aracı haline dönüştü. Önce sözleşme için bir bedel ödüyorsunuz. Bu bedel şirketlerin insafına kalmış, kimi 1200 lira, kimi sizi sevdik 800'e olur diyor(bu gerçekleşmiş bir görüşmedir Adam neredeyse evlenme teklif edecek o kadar sevmiş beni) . Bulunduğunuz şehir ile denetleyicilerin bulunduğu il arasındaki km başına yol ücreti ödüyorsunuz, kaç kere gelirlerse hesap edin. Ayrıca konaklama masrafları size ait. Analiz yaptırıyorsunuz (kaç kere gerekirse artık) ücret sizden. Bu şirketin yaptığı iş; Bahçenize, Bu bahçede İTU yapılmaktadır diye bir tabela asıyorlar ve ürün hasat edildiğinde sizin kaydınızı sisteme giriyorlar.

Ülkede asalakları yaşatmak için olmadık şeyler icat etmede üstümüze yok. Devlet işçi çalıştırmayacak, hizmet alımı yapacak. Buyrun size taşeron denen asalakları yaşatma sistemi. Üretilen her türlü yaş sebze-meyve hale girmek zorunda dediler. Buyrun size kabzımal asalakları. Şimdi de itu uygulamaları diye bir şey icat ettiler, bir kaç şirkete haraç vermek zorundasınız. Devletin ziraat odaları, il-ilçe tarım müdürlükleri ne iş yapar? ÇKS doldurup mühür vurmak için mi ziraat mühendisi oluyor bu insanlar?
Yani ben Alanya'daki durumdan bahsediyorum tarım ilçe denetliyor ancak iyi tarım uygulaması yapıldığına dair bir sertifika vermiyorlar diye biliyorum sadece bir yazı asıyorlar serada, çiftçi bu ürünü iyi uygulaması yapıldı bu serada diyerek halde farklı bir fiyata satamıyor yani zaten böyle bir piyasa yok halde.Ürün nasıl farklı satılıyor mesela domateste ürünler iri renkleri güzel kaliksleri daha uzun ve yeşilse farklı fiyattan satılır onun dışında ilaç kullanmadım abi desen para etmez.Elinde sertifika olur migros gibi bir markete satarsın belki işe yarar.
Sizin anlattığınıza göre bu sertifika işine devlet bakmıyor yani bakanlık başka özel bir şirket bakıyor o da zaten sizin satacağınız farklı fiyatın üstünde çiftçiden para kırpma derdinde.
Yani farklı birşeyde beklemek hata olurdu,herşeyin içi boşaltılmış bir düzensizlik bir kaos,nasıl oluyorda bu yanlışlarla koskoca bir tarım sistemi hiçbir müdahale edilmeksizin bu şekilde devam edebiliyor anlamak çok güç.

devrann Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-11-2018, 19:38   #3
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 19-11-2018
Şehir: Antalya
Mesajlar: 3
Organik Tarım yöntemiyle üretilen ürünlerin ilk etapta yapılan reklamlar ile pazarının çok olacağı zannedilir ancak; albenisi az olan bu ürünlerin pazar değeri azdır ve talebi gittikçe azalır. Unutulmamalıdır ki; pazarlamada paketin içersindeki ürün kadar onun ambalajlanması ve albenisi de ürünün talebini artırır. Kaç tüketici pazarda Nar gibi kırmızı, iri ve parlak elma dururken yandaki ufak tefek ve kurtlu elmayı alır?
Malesef doğal olandan kaçar olduk bana göre organik ekim tamamen bir uydurmacadan ibaret .

Ali alan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-11-2018, 20:37   #4
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,055
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Ali alan Mesajı Göster
Organik Tarım yöntemiyle üretilen ürünlerin ilk etapta yapılan reklamlar ile pazarının çok olacağı zannedilir ancak; albenisi az olan bu ürünlerin pazar değeri azdır ve talebi gittikçe azalır. Unutulmamalıdır ki; pazarlamada paketin içersindeki ürün kadar onun ambalajlanması ve albenisi de ürünün talebini artırır. Kaç tüketici pazarda Nar gibi kırmızı, iri ve parlak elma dururken yandaki ufak tefek ve kurtlu elmayı alır?
Malesef doğal olandan kaçar olduk bana göre organik ekim tamamen bir uydurmacadan ibaret .

Elma organik olduğu zaman ufak tafek ve kurtlu olması gerektiğini mi düşünüyorsunuz? Nereden çıktı?


Sorun şu, biri zehirli, diğeri zehirsiz. Afiyet olsun.

bahcedenn, saleri ve g.c. beğendi.
MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-11-2018, 06:52   #5
Ağaç Dostu
 
selim_50's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-09-2007
Şehir: Nevşehir
Mesajlar: 641
Nevşehirde bi hikaye anlatılır, "tilki patates tarlasına girmiş, tarlanın diğer ucundan çıkıp yamaca tırmanamadan oracıkta ölmüş" biraz abartı da olsa gerçek bu her yediğimiz, çoluk çocuğa yedirdiğimiz üründen, çok çok fazla kimyasal ilaç ve hormon alıyoruz, belki birinci nesil değil ama ikinci ve üçüncü nesilde mutlaka olumsuz etkileri gözükecektir, organik ve kimyasal gübre ve ilaç kullanılarak yetişen ürünler arasında tat aroma ve besin değeri bakımından da kat kat farklılıklar olduğu kanaatindeyim,

selim_50 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-11-2018, 15:56   #6
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 24-11-2016
Şehir: Ankara
Mesajlar: 29
Güzel konu olmuş. Takipteyim ^^

Yeşilhayat Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2018, 06:31   #7
Ağaç Dostu
 
selim_50's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-09-2007
Şehir: Nevşehir
Mesajlar: 641
Ticari olarak üretim yapan arkadaşlar, organik tarım yaparak piyasa koşulları ile rekabet edemez ama iyi tarım uygulamaları ile hem piyasanın gerisinde kalmamış olur, hem de onlar sayesinde biraz daha sağlıklı ürünler tüketmiş oluruz.

Dutlubahçe beğendi.
selim_50 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2018, 10:55   #8
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,055
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi selim_50 Mesajı Göster
Ticari olarak üretim yapan arkadaşlar, organik tarım yaparak piyasa koşulları ile rekabet edemez ama iyi tarım uygulamaları ile hem piyasanın gerisinde kalmamış olur, hem de onlar sayesinde biraz daha sağlıklı ürünler tüketmiş oluruz.

Adına "iyi" denilen tarım bildiğiniz zehirli tarım. "İyi Tarım" diye konulan isim tamamen yanıltmaya yönelik.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2018, 07:56   #9
Ağaç Dostu
 
aydemiraydın's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-02-2015
Şehir: BURSA
Mesajlar: 1,294
2050’de iki kişiden birinin otistik olması bekleniyor.

chelik26 beğendi.
aydemiraydın Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2018, 12:01   #10
Ağaç Dostu
 
selim_50's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-09-2007
Şehir: Nevşehir
Mesajlar: 641
iyi tarımdan anlatmak istediğim veya olması gereken, gereği kadar ve gerektiğinde kimyasal gübre ve ilaç,
Amatör olarak veya hobi olarak bizlerin yaptığı gibi,
Şu an ülkemizde yapılan uygulama adı iyi veya organik olmakla beraber ticari kaygı ve daha fazla kazanç maksadıyla, hem üretici hem pazarlamacı tarafından çığırından çıkarılmıştır.

selim_50 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2018, 12:19   #11
Ağaç Dostu
 
Muda's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-02-2013
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 3,817
Galeri: 8
Dağdan bir yer alınca iyi kötü birşeyler öğrenmeye başladım. Elmanın, kirazın kurtlanmaması için on kere ilaçlandığını öğrenince şaşırmıştım. Ben 6 yılda bir kere elma ilacı mecburen attım. Bana hemen ot ilacı atmam gerektiği söylendi. Biraz araştırınca ot ilacının etkisinin uzun yıllar devam ettiğini öğrendim. Patatesin böcek nedeni ile nerede ise ilaçla meydana geldiğini öğrendim. Yumrular toprağa atılmadan önce ilaçlandığı zaman patates böceği gelmiyormuş. Böcek bile kendisine zararı olan bir yaprağı. dalı yemiyor. Kışlık dikilen patatesler belirli bir zaman geçtiği için ilacın etkisi geçiyor. Zehrin öldürücü etkisi geçiyor. Yazlık ekilenlerde bu kısa olduğu için patatesin kendisinde kaldığını düşünüyorum. Kışlıkta da mutlaka kalıyordur. Zaman içinde etkileri çıkacak. Kendim iki üç yıldır patates yetiştirmeye çalışıyorum. Dağ başına kadar geliyorlar. Az olunca el ile kontrol altında tutabiliyorum. Çiftçinin bunu yapma durumu yok. Kısa zamanda üreyip koca tarlaları bitiriyorlar. Mümkün olduğu kadar az ilaç kullanarak ürün almaya çalışıyoruz. Daha iyi bakım yapabilirsem daha fazla ve güzel ürün alabileceğim. Eskiden de çok az ilaç kullanıldığı için topraklar henüz zehirli değil. En azından kendimiz ve çocuklarımız için birşeyler yapmaya çalışmak uğraşmak gerektiğini düşünüyorum.

Bir arkadaşım üçüncü kere kansere yakalandı. Şu anda durumu iyi. Çocuklarımızı ben tanıyamıyorum. Hepsi agresif. Bencil. Hiç bir şeyden memnun olmayan. Bilgisayar, cep telefonu yeme içme gezme dışında hayatta hiç bir beklentileri yok. Sürekli ilaç kullanan bir toplum olduk. Kullandıkça daha fazla hasta oluyoruz. Alttan gelen zararları gidermeden tedavi etmeye uğraşıyoruz. Toplumumuzun bütün kesimi nerede ise patates tüketiyor. O kadar ilaç almak yerine bu böceğin doğal düşmanını şimdiye kadar niçin getirmedik.

Muda Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2018, 12:48   #12
Ağaç Dostu
 
selim_50's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-09-2007
Şehir: Nevşehir
Mesajlar: 641
sayın Muda;
"Çocuklarımızı ben tanıyamıyorum. Hepsi agresif. Bencil. Hiç bir şeyden memnun olmayan. Bilgisayar, cep telefonu yeme içme gezme dışında hayatta hiç bir beklentileri yok" benim oğlanı nerden tanıyorsun diye sorsam)
Ticari olarak patates ekimine 1978 yılında başladık, üzerinden 40 yıl geçmiş o yıl dahi patateste en büyük sıkıntı bu böcekti, bu böceğin doğal düşmanı mutlaka vardır ama tarım ilacı dev bir sektör ve her yıl büyüyen bir sektör, doğal düşmanını getirmek gibi bir riske kimse giremez.

selim_50 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2018, 13:05   #13
Ağaç Dostu
 
Feijoa's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-01-2018
Şehir: Balıkesir
Mesajlar: 372
Asıl çözümü kendimiz tükettik...Köyden kente göçün en net sıkıntılarından biri de bu...Organik tarım piyasa reelinde ****** hikaye...ama bireysel gayretlerle belirli bir noktaya varabilmek,markalaşabilmek,güven kaynaklı bir uygulama yla tanıtım yapıp itimat kazanıp gerçekten organik üretim de pratik de mümkün...Ama işin en kökten çözümü noktasında çevremdekilere hep şunu tavsiye etmişimdir..Yarım dönüm de olsa bir bahçe edin,kendin ek,kendin dik,her meyveden(bölgede yetişen) bir iki tane dik..sebzelerini kendin yap.tohumları atadan dededen gelme bir şekilde elde etmeye bak...Hem sağlıklı olursun ,spor yaparsın,hem ne yediğini,hangi koşullarda yediğini bilirsin...Bu mevzu çok uzun mevzu...kendi çözümünü üretmeli bunun bilincinde olan her birey...Olduğu kadarını kendi yapmalı..olmadığı kısmını da güvenilir yerler arayarak,eş dost ahbap çevresinden bulmalı....Elimden geldiğince böyle yapıyorum...ilaç derdim yok...sıkışmadıkça ciddi ağaç kaybı gibi bir problem olmadıkça kimyasal kullanmıyorum...kurtlu meyveleri atıklayıp temizleyerek yiyorum....
Organik tarım,hem uzmanlık,hem extra efor hem sıkı takip hem extra ahlaki bir karakter gerektiriyor...Ülkemiz geneline vurduğumuzda üreticilerin %1 i bile bunu başaramaz..Zaten şu anki tabloda bu %0,1 bile değil...Maalesef tarımda zaten çok gerideyiz...%100 luk potansiyelin %10 uyla %15 ile tarım yapıyoruz...Fikri yenilenme değil,fikrî çağ atlamaya ihtiyacımız var...Genel bu...ama özelde tabi açılım yapmış,sıçramalar yapmış olanlar da yok değil...Velhasıl;Günümüz Türkiye'sinde sadece kendi ekip diktiğime güvenirim...

Feijoa Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2018, 13:13   #14
Ağaç Dostu
 
Muda's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-02-2013
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 3,817
Galeri: 8
Patates böceğinin doğal düşmanı Lebia grandis isimli bir böcek. Şu ana kadar hiç mi getiren olmadı.

Muda Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-11-2018, 13:57   #15
Ağaç Dostu
 
selim_50's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-09-2007
Şehir: Nevşehir
Mesajlar: 641
"Patates böceğinin doğal düşmanı Lebia grandis isimli bir böcek. Şu ana kadar hiç mi getiren olmadı"
Sayın Muda; mesajımda belirttiğim gibi 1978 yılından bu yana patates ekeriz, adı geçen böceği bölgemizde hiç görmedim.
patates böceğinin yumurtaları sadece uğur böcekleri yiyor onları da patates böceğini ilaçlarken birlikte öldürüyoruz.

Muda beğendi.
selim_50 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-02-2019, 09:49   #16
Ağaç Dostu
 
chelik26's Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-11-2018
Şehir: eskişehir
Mesajlar: 502
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi selim_50 Mesajı Göster
"Patates böceğinin doğal düşmanı Lebia grandis isimli bir böcek. Şu ana kadar hiç mi getiren olmadı"
Sayın Muda; mesajımda belirttiğim gibi 1978 yılından bu yana patates ekeriz, adı geçen böceği bölgemizde hiç görmedim.
patates böceğinin yumurtaları sadece uğur böcekleri yiyor onları da patates böceğini ilaçlarken birlikte öldürüyoruz.
Patates böcekleriini tavuk kuş yemiyormu peki?

chelik26 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-02-2019, 07:31   #17
Ağaç Dostu
 
chelik26's Avatar
 
Giriş Tarihi: 16-11-2018
Şehir: eskişehir
Mesajlar: 502
Haberimiz olmadan ülkede zihniyet devrimi olmuş
Yargıdan ilginç cevap: Tarlan yok, sana ne? - Cumhuriyet Çevre Haberleri

chelik26 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-03-2019, 22:07   #18
Ağaç Dostu
 
Fatih_Soydemir's Avatar
 
Giriş Tarihi: 21-03-2016
Şehir: antalya
Mesajlar: 578
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi chelik26 Mesajı Göster
Haberimiz olmadan ülkede zihniyet devrimi olmuş
Yargıdan ilginç cevap: Tarlan yok, sana ne? - Cumhuriyet Çevre Haberleri
Hakime verilecek en güzel cevap Benim Tarlam yok senin de Ziraat mühendisliği ve Biyolok diploman yok o zaman ne işin var bu davada diye bozmak varmış. Artık gıcık ediyor böyle saçma durumlar zoraki Hukuk okuyanların yapacağı işte kendileri gibi MUNDAR maalesef.

Fatih_Soydemir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-03-2019, 20:28   #19
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 22-10-2011
Şehir: ankara
Mesajlar: 1,492
Galeri: 1
İdare Hukukunda, fertler ancak kendisini ilgilendiren konularda dava açmak hakkına sahiptir. Dolayısıyla işlemde hukuken bir yanlışlık bulunmamaktadır.

s.serdar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-11-2019, 09:52   #20
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,055
Basın ve sosyal medyadan izlediğimiz kadarıyla iki gündür ıspanak yiyip zehirlenen, komaya giren çok sayıda insan var.

Sosyal medyada iz takip edildiğinde bir grup, İstanbulda bir marketten alınan ıspanaklar, diğeri de Sakaryada çok yoğun ıspanak zehirlenmeleri var.

Yakını komaya girip kendisine "atropine" lafı edilenlerden anlıyoruz ki, hastaya hastanede atropine verilmiş.

Atropine, organofosfat zehirlenmelerinde hastaya ölümü engellemek için verilen bir antidot.

Organofosfat'lar ise tarımda çok yaygın kullanılan bir böcek ilacı sınıfı. Neuro-toxin olan organofosfatlar yeterli dozda alındığında akut zehirlenmeye (alındıktan hemen sonra meydana gelen zehirlenme belirtileri) sebep olarak insan, hayvan, böcek, ne denk gelirse öldürür.

Alınan doz akut zehirenme ve öldürmeye yetmiyorsa, çok önemli kronik hastalıklara sebep olur. Ne ki, yenen ıspanakla ilişkilendirilmesi artık mümkün olmaz.

Bu defa çiftçi ya sağlam olsun diye dozu yükseltti, ya da bugün zehirleyip ertesi gün toplayıp sattı. Böylece akut zehirlenme görülerek bir ıspanak faciasıdır gidiyor.

Akut zehirlenme olmadan yavaş yavaş alınan organofosfatların (ve diğer aktif maddelerin) vücutta birikerek neden olduğu kronik hastalıkların durumunu ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Bunu çiftçinin cehaleti, hırsı, vurdumduymazlığı, "tohumuna para mı saydım" değerlendirmesine, kontrol ve denetim eksikliğine vb. bağlamak çevre ve halk sağlığı bakımından durumu fazlasıyla hafife almak olur.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-11-2019, 11:00   #21
Ağaç Dostu
 
Charlaux's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-06-2011
Şehir: Istanbul / Columbus, Ohio (ABD)
Mesajlar: 1,260
Aslinda organik tarim hikaye mi degil mi meselesinde isin bilincli tuketici ve uretici olmasinda yattigina inaniyorum.

Doga harikasi olan ulkemizde bahcecicilikle alakali kac tane dergi kitap vardir ve okunmaktadir? Her hafta 1 saatlik televizyon programlari var midir?

Diyeceksiniz bunlarin onemi ne? Ingiltere'nin dogasini, bahcecilik kulturune hayran kalmis birisi olarak gordugum su oldu. Aylik bahcecilik dergilerinde konusulan konular : 'sonbaharda dusen yapraklardan nasil 'leafmould' (ozel bir teknik oluyor sanirim), acik hava atesinin dogadaki canlilara zarari, kisin dogamizi nasil koruruz'. Turkcede mangal keyfine denek dusecek acik hava atesinde bahcelerdeki boceklere, yararli bakterilere ne olur diye sorgulayabilmek; kendi keyfinin otesinde canlilara ve dogaya sahip cikmak olgusu var.

Uzun lafin kisasi insanlar ulkelerinin kendilerine ozgu dogasina hayranlar ve ogrenerek koruma egilimindeler. Londra gibi bir dunya merkezinde bile nefes alinacak alanlar, dogaya saygi var.

Kacimiz sn.Meyvelitepe gibi dusunuyoruz ve sorguluyoruz? Dusunce seklimizi degistirmeden gelecegi degistirmemiz maalesef mumkun degil. En basitinden evi ne kadar organik urunle doldurursaniz doldurun disariya ciktiginizda soludugunuz havadan, yediginiz yemege kadar hersey kolektif bir davranisin urunu.

Charlaux Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-03-2021, 21:48   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-02-2021
Şehir: Ankara
Mesajlar: 7
İlk sayfaları okuyunca az daha ben de hikaye olduğuna inanacaktım ki konu hakkında doğru bilgi sahibi olanları okuyana kadar. İyi ki varsınız güzel insanlar. Teşekkür ederim

Sürdürülebilir, doğal, organik, köy, iyi vs tanımlara boğulmadan bahsettiğiniz gibi “Zehirsiz” tanımını esas alarak tüm verilerin A’dan Z’ye toparlanıp yapılabileceklerin baştan sona anlatıldığı bir kaynak oluşturulsa daha çok insana daha hızlı ve kolay ulaşabilir.

Düzeltme: Aradığım kaynak zaten varmış ancak ben erişmekte zorlanmışım. Deneyimlerinizi ve aranılan doğru bilgileri A'dan Z'ye kendi imkanlarınızla paylaştığınız bir bloğunuz olduğunu bilmiyordum. Aylardır farklı yerlerde, farklı kaynaklarda arayışlardayım ancak şuana kadar denk gelmemiştim. Zehirsiz Sofralar Belgeselinde aynı isimli çiftliğinizi görene kadar Belki yanlış yerlerde arıyordum bilmiyorum ama benzer konularla ilgili birkaç bilgi edinmek isteyen insanların birikiminize rahatlıkla erişebilmesi gereken bir kaynaksınız. Tekrardan teşekkür ederim

MeyveliTepe beğendi.

Düzenleyen wrds : 18-03-2021 saat 02:08 Neden: Aradığım kaynağı buldum
wrds Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 09:12.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026