agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Çiftlik Hayvanları > Küçük ve Büyükbaş Hayvanlar
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni8Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 12-02-2010, 23:29   #1
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Hayvancılığımız

Merhaba.

Elektronik posta yolu ile gelen mektubu paylaşmak istedim.

Alıntı:

09.02.2010

KABUS GERİ Mİ DÖNÜYOR?
( ET İTHALATI)

Tüm hayvansal ürünler özellikle de kırmızı et insanların sağlıklı beslenmesi, fiziksel ve mental gelişimleri için hayati önem taşımaktadır. Ülkelerin gelişmişlik ölçütlerinden birini de fert başına yıllık et tüketim oranları oluşturmaktadır. Her devletin halkına sağlıklı ve yeterli kırmızı et tüketebileceği şartları oluşturmak temel görevidir. Halkın alım gücündeki sıkıntılara ve piyasa şartlarındaki olumsuzluklara karşılık bizim gibi ülkeler için ithalat hiçbir zaman gündeme getirilmemesi gereken bir konudur.

Ancak; et fiyatlarında meydana gelen artışlarda fiyatları düşürmek gerekçesi ile ilk akla gelen et ithalatıdır. Bu günlerde yine et fiyatları gerekçe gösterilerek et ithalatı gündeme getirilmektedir. Bu kısır bir döngüdür.

Türkiye, 1980-84 yılları arasında toplam ihracatı 5 Milyar dolar iken, Ortadoğu ülkelerine yılda 300- 400 Milyon Dolarlık kırmızı et ihracatı gerçekleştirmekteydi.

1980 li yılların ikinci yarısında yapılan damızlık ithalatı, 1990 yılında başlayan kasaplık hayvan ve et ithalatları, ülke hayvancılığına hiçbir katkı sağlamadığı gibi, 80 li yıllardan günümüze özellikle küçük baş hayvan sayılarımızda çok daha fazla olmak üzere hayvan sayılarında hızlı bir düşüş yaşanarak günümüzün şartları oluşmuştur.

1991 yılında 60 Milyonun üzerinde olan küçük baş hayvan (koyun+keçi) sayısı 2009 yılında 30 Milyonun altına düşmüştür. 1990 yılında nüfusumuzun 60 Milyon, 2009 yılında da 72 milyon olduğu dikkate alındığında, bu rakamlar, kişi başına düşen küçük baş birim hayvan sayısının dramatik şekilde azaldığını göstermektedir.

Bunun yanında son yıllarda süt fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle büyük baş damızlık hayvanlarının kesime gönderilmesi de hayvan sayılarının azalmasında önemli etken olmuştur. Süt fiyatlarına zamanında yapılacak küçük bütçeli desteklerle bu facianın önüne geçilebilirdi. 300-400 bin arasında olduğu tahmin edilen damızlık materyal kesimi ülke ekonomisine milyonlarca TL lik telafisi zor zararlar açmıştır. Biz o günlerde birazda ironi yaparak “ SÜT VEREN İNEK KESİLİR Mİ?” diyerek tüm yetkilileri uyarmıştık.

Bu güne kadar yaşadığımız tecrübeler de göstermektedir ki; İthalat kısa dönem de fiyat hareketlerini engellemek için yapıldığında hiçbir zaman çare olmamıştır, aksine hayvancılığımıza büyük darbeler vurmuştur. Bu gün yapılacak ithalat da aynı sonuçları doğuracaktır.

Ülkemizde hayvancılığın bu duruma gelişinin sebebi uygulanan yanlış politikalardır. Bu nedenle, ithalat yerine hayvancılık politikaları yeniden gözden geçirilmeli ve tarım destekleme oranları değiştirilmelidir.

Bu gün, gelişmiş ülkeler ve AB ülkeleri et ihracatçısı konumundadır ve bu ülkelerde Hayvancılık tarımın lokomotifidir. Ülkemizin hayvancılık potansiyeli bu ülkelere göre daha elverişli durumda olmasına rağmen uygulanan yanlış politikalar nedeniyle ülkemiz hayvan ve hayvansal ürün ithalatçısı konumuna getirilmiştir. Uygulanan yanlış politikalardan vazgeçilerek, hayvancılığın yapısal sorunları giderildiği takdirde, ülkemiz de hayvan ve hayvansal ürün ihracatçısı konumuna gelecek potansiyele sahiptir.

Hayvan ve hayvansal ürün ihracatçısı durumunda olan ülkelere bakıldığında, hepsinin gelişmiş ülkeler olduğu ve hayvancılığın tarım içindeki paylarının % 50 lerin üzerinde olduğunu görürüz. Ülkemizde ise hayvancılığın tarım içindeki payı % 25 civarındadır. Bu oran arttırılmadığı ve buna uygun politikalar üretilmediği müddetçe ülkemiz her geçen gün daha büyük damızlık hayvan ve et ithalatçısı konumuna düşecektir.

Oysa ; bu gün, Rusya ülkemizden 500 bin ton beyaz et talebinde bulunmaktadır. Körfez ülkeleri, Kafkas ülkeleri, Irak ve Suriye gibi birçok bölge ülkesi önemli ithalatçı konumundadır. İşin gerçeği bölgemizde önemli bir hayvan ve hayvansal ürün talebi bulunmaktadır. Türkiye bu talepleri karşılayabilecek potansiyele sahiptir.

Bugün tüm gelişmiş ülkelerde, et ve et ürünlerinde fiyat istikrarı ve yetiştiricinin korunması desteklemelerle ve piyasa müdahaleleri ile sağlanmaktadır.

Bunun için hayvancılık politikalarımızı değiştirerek, hayvan ve hayvansal üretimimizi arttıracak tedbirleri almak ve hayvancılığımızı uluslar arası rekabet edebilir duruma getirmek zorundayız.

Bu amaçla;
1-Bu gün hayvancılık desteklemelerinin tarım destekleri içerisindeki payı % 20 civarındadır. Hayvancılık desteklerinin hem oransal olarak % 50 lere çıkarılması hem de miktar alarak arttırılması gerekir.
2-Hayvancılığın en önemli girdisi olan yemle ilgili olarak; kaliteli kaba yem açığının giderilmesi için ekim alanlarının genişletilmesi, meraların ıslahı yapılmalıdır
3- Özellikle et açığının kapatılmasında küçük baş hayvancılık ülkemiz açısından özel bir yere sahiptir. Bu nedenle küçük baş hayvancılığın destekleri arttırılmalıdır.
4- Irk ıslahı ve hayvan hastalıkları ile mücadele çalışmalarına hız verilmelidir.

Yetkililere ve Kamuoyuna saygı ile duyurulur.




Dr. Mehmet ALKAN
Türk Veteriner Hekimleri Birliği
Merkez Konseyi Başkanı

Saygılar.

 
Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-03-2010, 09:06   #2
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.


Hayvancılığımızın yara aldığı ve süratle geliştirilmesi gereken bu günlerde, elektronik posta yolu gelen bu mektubu özellikle;

Ağrı-Ardahan-Bayburt-Bingöl-Erzincan, Elazığ, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli ve Van illerinde hayvancılık ile uğraşan veya bu işe ilk başlayacak olan kişilerin okuması gerektiğini düşünüyorum.



Alıntı:
DOĞU ANADOLU HAYVANCILIK DESTEĞİ UYGULAMA TEBLİĞİ YAYINLANDI‏
Kimden: nevkay (nevkay@gmail.com) adına tarim_bilgi_bankasi@googlegroups.com
Gönderme tarihi: 02 Mart 2010 Salı 10:00:26
Kime: tarim_bilgi_bankasi [www.tarim.gen.tr] (tarim_bilgi_bankasi@googlegroups.com)

Ağrı-Ardahan-Bayburt-Bingöl-Erzincan, Elazığ, Erzurum, Gümüşhane,
Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli ve Van illerinde
hayvancılık yatırımları Uygulama Esasları Tebliği yayınlandı.

Buna göre;

a) Projede yer alan inşaat yatırımı konusunda, yatırımın
gerçekleşme tutarının % 30' u oranında hibe desteği uygulanır ve
sadece yeni yapılacak kapalı veya yarı açık sistemli ahırları kapsar.
kapasiteye uygun ahır, gübre çukuru, yem deposu, silaj
çukuru, süt sağım odası ve soğutma sistem odası inşaatlarını kapsar
b) Projede yer alan hayvan alımı yatırımı konusunda, hayvan
alım tutarının % 40' ı oranında hibe desteği uygulanır ve sadece
alınacak damızlık gebe düve alımını kapsar.
c) Projede yer alan makine alımı yatırımı konusunda,
tutarının % 40' ı oranında hibe desteği uygulanır ve sadece kombine
ırklarla kurulan işletmelerdeki süt sağım ünitesi ve/veya soğutma
tankı alımını kapsar.
Konu ile ilgili sorularınız için arayabilirsiniz.

Saygılarımızla.
Nevzat Kayacık
533 381 17 64
Saygılar

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-03-2010, 10:02   #3
Ağaç Dostu.
 
bahtiyar02's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2006
Şehir: ADIYAMAN
Mesajlar: 2,443
Galeri: 3
Sevgili dostum verilen destekler dikkatinizi çektimi bilmiyorum büyük baş hayvan besiciliğini kapsıyor. Oysa Küçük baş hayvanlarda(Koyun,Keçi)bunlarda destekleme yok gibi.İşin ilginç yanı küçük baş hayvancılık Adıyaman'da yok denecek kadar azaldı.Köylerde küçük baş hayvanların ormanlara zarar verdikleri için özellikle keçi türü yasaklandı. Soruyorum size Tütün alımı kaldırıldı,Kuçük baş hayvancılık kısıtlandı peki her çiftçi büyükbaş hayvan çiftliklerini hangi parayla kuracakta yapacak.Büyük baş hayvanların fiyatları ateş pahası 4000-7000tl arası. Bir çiftlik kurabilmesi için kaba bir hesaplamayla kişi başına yaklaşık 200,000-300,000tl arası bir sermaye gerekli. İki üç adet sığırla bu iş parada getirmeyeceğine göre hangi çiftçi bu işe girer?Güneydoğu anadolu bölgesinde küçük baş hayvancılık teşvik edilse bence daha başarılı olunur. Sonuçta büyükbaş bir hayvanın bir adedinin ölmesi dahilinde yetiştiriciyi ekonomik yönden sarsar.Oysa küçük başlarda bu kadar etkilemez. Artı küçük başlarda çoklu doğumlar özellikle keçilerde(Maltız, seanen ve kilis keçi türleri) olduğundan daha ekonomik ve daha çok gelir getirici bence.
Saygılar

bahtiyar02 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-04-2010, 22:15   #4
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 14-04-2010
Şehir: Ankara
Mesajlar: 1
merhaba

aydindede Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-04-2010, 23:51   #5
Ağaç Dostu
 
Cumhur Tonba's Avatar
 
Giriş Tarihi: 07-07-2008
Şehir: EDİRNE-ANTALYA
Mesajlar: 11,388
Galeri: 80
Hayvancılık tehlikeli bir dönemece girdi.
Fazla söze gerek duymuyorum. Yaşadığım köyde 10 sene öncesine kadar 800 e yakın büyükbaş, 8-10 sürü küçükbaş varken, şu anda 60 kadar büyükbaş ve 2 sürü küçükbaş (sayıları 150 ye yakın) hayvan kaldı.
Takdiri sizlere bırakıyorum. Bir litre su 70 kuruş, bir litre süt 72,5 kuruş.

Cumhur Tonba Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-04-2010, 23:58   #6
Ağaç Dostu
 
serhat_Önder's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-06-2009
Şehir: Yalova
Mesajlar: 162
sütün ömrü nasıl olduysa uzadı.. onun için su ile aynı fiyata kadar düştü..

serhat_Önder Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-05-2010, 15:33   #7
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 09-05-2010
Şehir: BALIKESİR
Mesajlar: 4
iTHALAT 98yılındaki gibi yurdumuza yeni hem hayvan hemde insan hastalıklarında getirecektir.Et ister işlenmiş,ister canlı hayvan ithali şeklinde yapılsın sorunlara yol açacaktır.
Ayrıca bu zaten zordurumda olan yetişriciyi zor duruma sokacak hatta ülkemiz yetiştiriciliğinin sonunu getirecektir belkide.
Süt konusunda da adaletsizlik söz konusu üreticiden alış fiyatı ile market fiyatı arasında dağlar kadar fark var.
Vay çiftçinin,yetiştiricinin,üreticinin haline

doğaci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-05-2010, 14:47   #8
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 15-05-2010
Şehir: tr
Mesajlar: 5
Uzaktan hep çiftçiliğe özenirdim yemyeşil ortamda hayvanlar trafik yok şehir kaosu yok ses yok gürültü yok huzur dolu hayvanlarla birlikte temiz bir hayat diye düşünürdüm ama bir kaç ay öncesine kadar işin içine girdiğimde hayvancılığın ne kadar zor olduğunu ne kadar özverili bir iş olduğunu anladım. Ne demişler "Uzaktan davulun sesi hoş gelir". Şunu demeden geçemeyeceğim tüm yaşanan olumsuzluklara rağmen insana başka bir perspektif kazandırıyor hayvanlarla edinilen deneyimler insanı yaşama karşı daha da güçlendiriyor.
Hayvancılıktan vaz geçecek değilim (inşallah).
Sizlerde vaz geçmeyin, ülkemiz insanlarına faydalı olmak için yaygınlaştıralım birlikte olalım birlikte sorunlarımızı çözelim diyorum.

z e y n e p Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-05-2010, 23:12   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi z e y n e p Mesajı Göster
Uzaktan hep çiftçiliğe özenirdim yemyeşil ortamda hayvanlar trafik yok şehir kaosu yok ses yok gürültü yok huzur dolu hayvanlarla birlikte temiz bir hayat diye düşünürdüm ama bir kaç ay öncesine kadar işin içine girdiğimde hayvancılığın ne kadar zor olduğunu ne kadar özverili bir iş olduğunu anladım. Ne demişler "Uzaktan davulun sesi hoş gelir". Şunu demeden geçemeyeceğim tüm yaşanan olumsuzluklara rağmen insana başka bir perspektif kazandırıyor hayvanlarla edinilen deneyimler insanı yaşama karşı daha da güçlendiriyor.
Hayvancılıktan vaz geçecek değilim (inşallah).
Sizlerde vaz geçmeyin, ülkemiz insanlarına faydalı olmak için yaygınlaştıralım birlikte olalım birlikte sorunlarımızı çözelim diyorum.
Sayın Zeynep iyi dileklerinize katılmamak mümkün değil ama o kadar çok sorun var ki..Damızlık ve Süt Birlikleri, TZOB,Ulusal Süt Konseyi ve diğer üretici ve çiftçi örgütleri..Hepsi çiftçinin ve tarımsal üreticinin sorunlarını konuşuyorlar ama çözüm yok..Sektörde ayakta kalmayı başaran gemisini kurtaran kaptan oluyor..O kaptanların sayısı da artacağı yerde bayağı azaldı son yıllarda..

yarenimex Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-08-2010, 22:44   #10
Ağaç Dostu
 
nariçi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2008
Şehir: Gaziantep-Adıyaman
Mesajlar: 3,411
Galeri: 8
Gazete yorum sayfama gelen mesajlardan:
Gül Ergenekon


Üç inek yapmak!!!

Üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen çipurayı
çiftlikte yetiştirmeyi başaran Türkiye,
dünyanın en güzel meralarına sahipken,
ineği de taaa Uruguay"dan getirmeyi başardı.

Yeterli ineğimiz yok çünkü.
Koyun sayımız iyi.
Öküz de getireceklerdi aslında.
Şöyle bi baktılar etrafa...
Eee, yeteri kadar var.
Var ama, hayvan başka şey...
Hayvancılık başka şey maalesef.

Bu Uruguay"dan ilk önce Lugano gelmişti bize.
Bonservisi 6.5 milyon Euro"ydu,
4 yılda ödenen para 14.5 milyon Euro...
Uruguay ineklerinin tanesi, 1.800 Euro...
8 bin tane gelecek, onlar da 14.5 milyon Euro...

Hadi diyelim, inek yetiştiremiyoruz...
Bi tane Lugano yetiştirip
Uruguay"a göndermeyi becerebilseydik,
inekler bedavaya gelecekti yani...

O nedenle, Lugano"nun kaptanı olduğu
Uruguay milli takımı Dünya Kupası"na katılıyor...
Biz ise Uruguay ineklerinden mangal yapıp,
Kupa"yı televizyondan seyrediyoruz anca.

Top çevirmeyi bırakıp, kıyaslarsak...

Türkiye"nin nüfusu 72 milyon. Alt tarafı 10 milyon ineği var.
Uruguay alt tarafı 3.5 milyon kişi. 13 milyon ineği var.

Netice itibariyle özet?
Mesele, üç çocuk yapmak değil Yeğennn!

Mesele, üç inek yapmak ....!!

zeyve, ucgun, Engin37 ve 1 kişi beğendi.
nariçi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2010, 01:58   #11
Yeni Üye
 
gurbet kusu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-09-2010
Şehir: oberhausen almanya
Mesajlar: 5
vah benim ülkem ,vah benim milletim...koskoca memlekette hayvanciligi bitirdik,simdi uruguaydan en son macaristandan kasaplik hayvan ihrac edecegiz.akillara zarar bir durum söz konusu su an et fiyatlari.almanyada sigir eti fiatlari 5 ,6 euro civarinda kiyma desen 3 ,4 euro araliginda bütün kuzu karkas kilosu 6 euro.fiyatlarin bu kadar ucuz olmasi almanyanin cok zengin olmasiyla falan alakali degil arz talep meselesi.yani üretim bol ,bizdeki yanlislik nerede üreticidemi yoksa yeterli destegi vermeyen devlettemi,bence iki tarafta eksik **** yanlis proje üretiyor.devletin yanlis projeleri tartisilabilir ve kesinlikle tartisilmalidir...lakin üretimde de cok fazla yanlisliklar yapildigi kanisindayim.söyleki siradan ciftcilik yapan köylü ahirda inegim olsun ama tarladada bugdayim olsun diyor,yonca ekmek ,misir ,arpa ,soya ekip yemlik silaj yapmayi zarar zannediyor maalesef.belki yaniliyorum ama buralarda bakiyorum adam yüzlerce dönüm araziyi yemlik silaj bitkisiyle dolduruyor sulanabilir araziyi cayir olarak birakiyor yani hayvancilik yapiyorsa arazisinide ona göre degerlendiriyor .bizdeyse bilincli üretim yapan oldukca az,tarlaya bugday ek sonra ahirdaki hayvani beslemek icin yeme cuvalla para ver umarim bu dar günler cabuk gecer milletimin basindan.

gurbet kusu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2010, 09:33   #12
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi gurbet kusu Mesajı Göster
vah benim ülkem ,vah benim milletim...koskoca memlekette hayvanciligi bitirdik,simdi uruguaydan en son macaristandan kasaplik hayvan ihrac edecegiz.akillara zarar bir durum söz konusu su an et fiyatlari.almanyada sigir eti fiatlari 5 ,6 euro civarinda kiyma desen 3 ,4 euro araliginda bütün kuzu karkas kilosu 6 euro.fiyatlarin bu kadar ucuz olmasi almanyanin cok zengin olmasiyla falan alakali degil arz talep meselesi.yani üretim bol ,bizdeki yanlislik nerede üreticidemi yoksa yeterli destegi vermeyen devlettemi,bence iki tarafta eksik **** yanlis proje üretiyor.devletin yanlis projeleri tartisilabilir ve kesinlikle tartisilmalidir...lakin üretimde de cok fazla yanlisliklar yapildigi kanisindayim.söyleki siradan ciftcilik yapan köylü ahirda inegim olsun ama tarladada bugdayim olsun diyor,yonca ekmek ,misir ,arpa ,soya ekip yemlik silaj yapmayi zarar zannediyor maalesef.belki yaniliyorum ama buralarda bakiyorum adam yüzlerce dönüm araziyi yemlik silaj bitkisiyle dolduruyor sulanabilir araziyi cayir olarak birakiyor yani hayvancilik yapiyorsa arazisinide ona göre degerlendiriyor .bizdeyse bilincli üretim yapan oldukca az,tarlaya bugday ek sonra ahirdaki hayvani beslemek icin yeme cuvalla para ver umarim bu dar günler cabuk gecer milletimin basindan.
Sayın gurbetkuşu, Alman çiftçisinin üretim prensibi hayvancılık için gerekli olanın yapılmasına dayanıyor.Ancak bunu devletin politikasına dayanarak yapabiliyorlar.Alman çiftçisi sütünün litresini üç yıl sonra kaça satabileceğini bilirken bizler üç ay sonraki ihale fiyatının ne olacağını yürek küpürtüsüyle bekliyoruz. Her mahsulden ekip sonra da hayvan yemini satın almak Türk çiftçisini kendince bir nevi sigortası. Çünkü ne ekerse eksin kaça satacağını bilmiyor para kazanıp kazanmayacağını bilmiyor.En azından birinden kazanmazsam diğerinden kazanırım mantığıyla hareket ediyor ve sonuçta üretim ve verim zararına uğruyor. Herkes aynı mahsulu ekiyor alan satan yok, **** kimse ekmiyor fiyatlar tavan yapıyor ve o mahsulde ithalat yapılıyor.Bu sistem ülke çapında değerlendirildiğinde de çöküş açıkça ortaya çıkıveriyor. Sonra panik içinde devlet teşvikler dağıtmaya başlıyor.Şu en son faizsiz hayvancılık kredileri gibi. Sözde faizsiz ama faiz hemen hayvan fiyatlarına yüklendi bile.Üreticiler satın alacak hayvan bulamıyorlar,damızlık hayvan fiyatları tavan yapmış durumda şimdi. Hayvancılıktan anlayan anlamayan herkes şimdi kredi peşinde.Bunların çoğu yüksek maliyetle ve gerekli altyapı oluşmadan işe girecekler ve sonuçların ne olacağı da şimdiden belli. Üretimde de aşırı yükselme olması durumunda hayvan fiyatları gene aşırı düşecek ve sağılan ineklere gene mezbaha yolu görünecek.Böyle şok tedbirler yerine istikrarlı ve sıfır maliyetli krediler yerine düşük faizli ve işi bilene verilecek kredilerle hayvancılık sektörüne istikrar gelmeden bizler,hem üretici hem tüketici olarak, daha çook vah benim garip ülkem zavallı yurttaşım söylemlerini söyler dururuz..Bayramınız mübarek olsun sevgili gurbetkuşu..

yarenimex Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-09-2010, 05:43   #13
/
 
Giriş Tarihi: 27-09-2010
Şehir: kütahya
Mesajlar: 41
Bu sene bende devlet kredisi ile hayvancılığa başlamayı düşünüyordum.

yesilgazi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 29-11-2010, 17:29   #14
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 29-11-2010
Şehir: kütahya
Mesajlar: 7
selamlar,sayın yarenimex ,size bir şey danışmak istiyorum,bende bu 0 faizli krediden yararlanmayı planlıyorum ama kaç hayvanla başlama konusunda tereddütlerim var,şöyleki:dediğiniz gibi gebe düve fiyatları şişmiş durumda ,bu durmda fazla hayvan almam maliyeti artıracak ,buzaladıktan sonrada piyasaya fazla süt girecek ve süt fiyatları düşecek ,buda işletme giderini karşılamacak,bu durumda sizce kaç hayvanla bu işe başlamalıyım

ferata Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-12-2010, 22:23   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ferata Mesajı Göster
selamlar,sayın yarenimex ,size bir şey danışmak istiyorum,bende bu 0 faizli krediden yararlanmayı planlıyorum ama kaç hayvanla başlama konusunda tereddütlerim var,şöyleki:dediğiniz gibi gebe düve fiyatları şişmiş durumda ,bu durmda fazla hayvan almam maliyeti artıracak ,buzaladıktan sonrada piyasaya fazla süt girecek ve süt fiyatları düşecek ,buda işletme giderini karşılamacak,bu durumda sizce kaç hayvanla bu işe başlamalıyım
Selam Sayın Ferata, şartlarınızı ve imkanlarınızı bilmeden ve sizi yanıltmayacak bi şeyler söylemek zor. Ama genel olarak bazı şeyleri konuşalım ve doğru kararı kendi imkanlarınızı ve şartlarınızı da gözönüne alarak siz verin.Türkiye'de kredi demek herşeyden önce teminat demektir.Bankaya ipotek verecek gayrimenkülünüzün olması gerekir. Bankanın görüp beğeneceği bir ahırınızın olması gerekir.Öncelikli tercih açık ve yarıaçık tipinde.Banka hayvan başına belli bir miktar kredi veriyor kalanını kendi özkaynaklarınızdan tamamlamanız gerekiyor,yani hazır bir miktar nakitiniz olması gerekiyor bu durumda.Aldığınız hayvanlar için kaba yeminiz stoklarınızda halen hazırda var mı ? Banka gebe düve ve birinci buzağısını yavrulamış hayvan alımı için kredi veriyor.Yani hayvanları alır almaz sağım ve nakit girişiniz başlamıyor,bir süre harcamayı hazırdan yapmak durumundasınız.Bir başka önemli konu sığırı tanıyormusunuz, beslenmesi, hastalıkları, davranışlarından almanız gereken mesajlar.Süt sığırcılığına işgücü olarak yeterli misiniz, gerekli alet ve ekipmanlarınız, traktörünüz ve kabayem üretimi için araziniz yeterli mi bunları da karar vermeden önce gözönüne alın derim. Ben bütün bu şartları sağlayabilirim diyorsanız geriye kalıyor iki şık; halen sığır sayınız az da olsa işin içindesiniz ve büyütmek istiyorsunuz diğeri de şartlarınız yeterli ve yeni başlamak istiyorsunuz. Birinci şıktaki durumdaysanız imkanlarınıza göre ve ahır kapasitenize göre hayvan sayınızı artırabilirsiniz diyebilirim. İkinci şık ise durumunuz, kredi her ne kadar uzun vadeli olsa da faizsiz olsa neticede her yıl geri ödenecek bir miktar var.Tecrübe edip işi öğrendikten sonra işinizi büyütmenizi öneririm.Yani 10 hayvanla başlayabilirsiniz.Satın alacağınız bu 10 hayvanın hepsi beklediğiniz performansı vermeyecektir.Performansını ve verimini beğendiğiniz hayvanlarınızın dişi yavrularını damızlık olarak bünyenizde tutarak yavaş ama sağlam basarak işinizi büyütmenizi öneririm.On hayvan başlangıçta çok para kazandırmıyor gibi görünebilir ama zaman içinde hayvan sayınızı artırdıkça geliriniz de yükselecektir.Bu demek değil ki illa da kendi bünyenizdeki dişi buzağılarla hayvan sayınızı artırın.İmkalarınız elverdiğince beğendiğiniz uygun fiyata bulduğunuz hayvanları ara ara satın alarak sürünüze katabilirsiniz.Bu zamanı kısaltır ama ideal olanı kendi yavrularınızla sürünüzü genişletmektir. En önemli şeyi de sonunda söyleyerek diyebileceklerimi tamamlamış olayım: Hayvancılık yapacaksanız çalışacağınız hayvanları sevmelisiniz..Bilmem yardımcı olabildim mi..

yarenimex Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-12-2010, 22:01   #16
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 29-11-2010
Şehir: kütahya
Mesajlar: 7
çok teşekkür ederim çok yardımcı oldunuz,bende zaten biraz beklemeye karar verdim piyasalar normale dönsün diye,bu aradada mevsiminde yem biriktirip sevdiğim hayvanları toplayarak başlamayı istiyorum,hayırlı işler ve günler dilerim

ferata Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2011, 08:58   #17
Ağaç Dostu
 
Oğuz Karsan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 1,085
Galeri: 181
Merhaba.

Sn. Hayvan yetiştiriciler için, Yararlı olabileceğini sandığım bu bilgiyi paylaşmak istedim

Alıntı:
21 Mart 2011 10:42 tarihinde hcsoft <hcsoftyazilim@gmail.com> yazdı:

ÜCRETSİZ... Hayvan Soykütüğü, Tohumlama, Buzağılama, Aşılama,
Veteriner Takip, Rasyon Hazırlama ve Süt Verimlilik Takip Programı,
Çiftlik, Süt ve Besicilik yapan Üreticilerin Kulak Küpelerine göre
ineklerin beslenme ihtiyaçlarını, Süt Verimliklerini (Sabah ve Akşam
Sütleri Takibi), Veteriner Takiplerini daha yakından izlemek, beslemek
ve yüksek verim almalarına yardımcı olmak üzere tasarlanmıştır. Besin
gereksinimleri laktasyon, gebelik, ırk, çevre, vücut kondisyonu
farklılıklar ve diğer faktörler ile büyük farklılıklar göstermektedir.
Bu program, ineklerin beslenme ihtiyaçlarını belirlemek ve bu
ihtiyaçları yeterince karşılayacak rasyonlar hazırlama, kayıt,
verimlilik takibi ile üreticilere yardımcı olmak üzere tasarlanmıştır.
Saygılar

Oğuz Karsan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-03-2011, 10:12   #18
Ağaç Dostu
 
seyyah53's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-03-2010
Şehir: Kırklareli
Mesajlar: 627
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Oğuz Karsan Mesajı Göster
Merhaba.

Sn. Hayvan yetiştiriciler için, Yararlı olabileceğini sandığım bu bilgiyi paylaşmak istedim



Saygılar

bu mesajı hayvancılık gruptan ben de aldım alır almaz da ...yetkiliden proğramı nasıl temin edebilirim dedim...hemde aynı gün..

ertesi gün cevap geldi 'proğramın sistem bakım' gibi bazı laflar ...100 tl

tekrar mesaj attım ..beyfendi ben proğramın ücretsiz demosunu test etmek denemek istiyorum nasıl temin edebilirim cevabınızı anlayamadım dedim...

Oda sonunda ağzındaki baklayı çıkardı...diyorki proğramın ücretsiz sürümü kontenjanını doldurdu...

bundan sonra alacaklar 100 tl vererek..bilmem ne sürümünü deneyebilir...

Ya hayvancılık konusunda agaclar.nette yazmak istemiyorum ama...

Malesef hayvancılıkta bu ülkede sahtekarlığın son noktasına gelindi....

seyyah53 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-06-2011, 14:21   #19
/
 
Giriş Tarihi: 06-06-2007
Şehir: Bornova, İzmir
Mesajlar: 654
Çok güzel bir yanıt.
Aradan o kadar zaman geçsede bu yazıda ki bilgiler her zaman geçerli olacaktır.
Az ve öz bilgi ile tüm soruna yanıt yazılmış.
Tebrikler ve teşekkürler bilgilendirmeler için.

Not: Alıntı mesajınızı daha kolay okunabilecek formata çevirdim.


Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi yarenimex Mesajı Göster
Selam Sayın Ferata, şartlarınızı ve imkanlarınızı bilmeden ve sizi yanıltmayacak bi şeyler söylemek zor.

Ama genel olarak bazı şeyleri konuşalım ve doğru kararı kendi imkanlarınızı ve şartlarınızı da gözönüne alarak siz verin.
Türkiye'de kredi demek herşeyden önce teminat demektir.Bankaya ipotek verecek gayrimenkülünüzün olması gerekir. Bankanın görüp beğeneceği bir ahırınızın olması gerekir.Öncelikli tercih açık ve yarıaçık tipinde.
Banka hayvan başına belli bir miktar kredi veriyor kalanını kendi özkaynaklarınızdan tamamlamanız gerekiyor,yani hazır bir miktar nakitiniz olması gerekiyor bu durumda.
Aldığınız hayvanlar için kaba yeminiz stoklarınızda halen hazırda var mı ? Banka gebe düve ve birinci buzağısını yavrulamış hayvan alımı için kredi veriyor.
Yani hayvanları alır almaz sağım ve nakit girişiniz başlamıyor,bir süre harcamayı hazırdan yapmak durumundasınız.
Bir başka önemli konu sığırı tanıyor musunuz, beslenmesi, hastalıkları, davranışlarından almanız gereken mesajlar.
Süt sığırcılığına işgücü olarak yeterli misiniz, gerekli alet ve ekipmanlarınız, traktörünüz ve kabayem üretimi için araziniz yeterli mi bunları da karar vermeden önce gözönüne alın derim.

Ben bütün bu şartları sağlayabilirim diyorsanız geriye kalıyor iki şık; halen sığır sayınız az da olsa işin içindesiniz ve büyütmek istiyorsunuz diğeri de şartlarınız yeterli ve yeni başlamak istiyorsunuz.
Birinci şıktaki durumdaysanız imkanlarınıza göre ve ahır kapasitenize göre hayvan sayınızı artırabilirsiniz diyebilirim.

İkinci şık ise durumunuz, kredi her ne kadar uzun vadeli olsa da faizsiz olsa neticede her yıl geri ödenecek bir miktar var.Tecrübe edip işi öğrendikten sonra işinizi büyütmenizi öneririm.

Yani 10 hayvanla başlayabilirsiniz.Satın alacağınız bu 10 hayvanın hepsi beklediğiniz performansı vermeyecektir.Performansını ve verimini beğendiğiniz hayvanlarınızın dişi yavrularını damızlık olarak bünyenizde tutarak yavaş ama sağlam basarak işinizi büyütmenizi öneririm.

On hayvan başlangıçta çok para kazandırmıyor gibi görünebilir ama zaman içinde hayvan sayınızı artırdıkça geliriniz de yükselecektir.Bu demek değil ki illa da kendi bünyenizdeki dişi buzağılarla hayvan sayınızı artırın.

İmkanlarınız elverdiğince beğendiğiniz uygun fiyata bulduğunuz hayvanları ara ara satın alarak sürünüze katabilirsiniz.Bu zamanı kısaltır ama ideal olanı kendi yavrularınızla sürünüzü genişletmektir.
En önemli şeyi de sonunda söyleyerek diyebileceklerimi tamamlamış olayım:

Hayvancılık yapacaksanız çalışacağınız hayvanları sevmelisiniz..

Bilmem yardımcı olabildim mi..

Murat Öz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-09-2011, 14:39   #20
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-09-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2
Part tıme hayvancılık

Merhabalar;

Benim merak ettiğim konu hayvancılılıkta işgücünü azaltmaya yönelik.İstanbulda oturuyorum ve Adapazarında takribi 1 dn arazi alıp ileride büyükbaş hayvancılık yapmak istiyorum.Fakat İstanbulda sabit bir işim var ve sabahtan akşama kadar başlarında duramıyorum.Yarı açık besi sistemi düşünmekteyim.Su işini otomatik suluklardan sağlamayı düşünüyorum.Güvenlik olayınıda sağlam çit, güvenlik kamerası ve alarm sistemleri vb. çözmeyi düşünüyorum.Fakat merak ettiğim konuya gelirsek yem olayını nasıl çözebilirim.Kendi düşüncem tavana kadar yem silosu şeklinde yemlik yapıp hayvanlar yedikçe yukarıdan aşağıya akacak şekilde tesisat kuarabilirmiyim.Böyle bir tesise her hafta sonu gidip yemini doldursam 1)Yemde bozulma veya herhangi bir problem olurmu? 2)Hayvan sağlığı açısından sıkıntı olurmu? Veya başka görüş öneri **** katkıda bulunabilcek arkadaşların paylaşımını rica ederim.

serhat28 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-09-2011, 22:38   #21
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-06-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1
süt sağımı için otomatik makinalar var. tuvalet olayınıda hayvanları foseptiğe dışkılamaya alıştırarak çözerseniz hiç sorun kalmaz sanırım

acisso Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-09-2011, 15:52   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 21-09-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2
Süt sığırcılığı düşünmüyorum besi yapmayı düşünüyorum.Gübrede problem değil 2-3 ayda biriken temizlenir.Önemli olan yem işini nasıl halledebilirim.

Teşekkürler.

serhat28 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-10-2011, 22:18   #23
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
Mısır Silajı Yapımı

Mısır silajı besin değerine göre kıyaslandığında en ucuz hayvan yemidir ve karlı ve sürdürülebilir hayvancılık için olmazsa olmazların başında gelir. Şimdi mısır silajı yapım sezonu başladı, aslında biraz daha beklenebilir ama yabandomuzu zararı nedeniyle mecburen biraz erken yapmak gerekti.Bir kaç fotoğraf paylaşmak istedim..

Eklenen Resimler
     
yarenimex Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2011, 12:32   #24
/
 
Giriş Tarihi: 06-06-2007
Şehir: Bornova, İzmir
Mesajlar: 654
Bu mısır silajı hayvan yemi olarak kullanılabilir mi?
Bana bahçe gübresi yapıyorlar gibi geldide.

Murat Öz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2011, 16:56   #25
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi deretepeorg Mesajı Göster
Bu mısır silajı hayvan yemi olarak kullanılabilir mi?
Bana bahçe gübresi yapıyorlar gibi geldide.
Sayın Deretepeorg, mısır silajı doğrudan hayvan yemidir. Hayvanlar severek ve istahla yerler.Bahçeler veya tarlalar için yeşil gübre uygulaması elbette yapılabilir, ancak mısır yerine daha kaliteli bir gübreleme sağlayan ve daha kısa sürede yetişen fiğ bakla benzeri baklagil yem bitkileri tercih edilir.Bu bitkiler ekili oldukları tarlada sürülerek toprağa karıştırılır ve toprakta çürüyerek gübrelemeyi tamamlaması beklenir. Günümüzde uygulamasına pek sık rastlanmayan bir yöntem artık, en azından bizim yörede böyle..

yarenimex Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2011, 17:02   #26
/
 
Giriş Tarihi: 06-06-2007
Şehir: Bornova, İzmir
Mesajlar: 654
Hiç bilmiyordum.
Mısır saplarının yakacak olarak kullanıldığını düşünüyordum.
Bu parçalama olayını görünce çok şaşırdım. Hayvan yemi olarak kullanılması ise daha da arttırdı şaşkınlığımı.

İşlenen toprağın her ürünü son kıymığına kadar yine toprağa ve hayata dönüyor.
İsraf olmadan.
Bir de toprakları işlemek maliyetli olmasa.
Astarı yüzünden pahalıya gelen ürünleri üretmiyor ve kısır döngüye giriyoruz ülkece.

Murat Öz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2011, 17:56   #27
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
Mısır silajı hem ucuz hem kaliteli yemdir.Yan ürün olarak elde edilen arpa bugday vs saplarından mamül samanın fiyatı 20/25 kg arasında değişen balya başına 6/7 lirayı buluyor daha şimdiden.Oysa içinde koçanları da doğranmış vaziyette içinde mısır taneleri de olan mısır silajının tonu yerine ve miktarına bağlı olarak 90/120 lira arasında değişiyor.Örtü naylonu,nakliye ve toprakla örtme maliyetlerini hesaba katınca tonu en fazla 150 lira gibi maliyete ulaşıyor.Besin değerine göre kıyaslama yapınca tercih edilmesine neden olan ucuzluğu anlaşılabilir.

Mısır sapları bizim yörede yakacak olarak kullanılmaz.Çocukluğumuzda da dövenle saman yaparlardı ve o şekilde hayvanlara yedirirlerdi.

Maliyetler konusundaki düşüncelerinize aynen katılıyorum.Mazot ve gübre fiyatları malum,alet ve ekipmana zaten para yetiştirmek mümkün değil, üstüne üstlük bir de ürettiğiniz ürünü kaça satabileceğinizi bilmeden üretmek var ya, işi tamamen şansa bırakıyor..

yarenimex Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 07:26   #28
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 31-03-2010
Şehir: Antalya
Mesajlar: 62
Sayın yarenimex;
Antalyadaki tarlam yağmura yakalandı.Makina giremiyor.Taneler sertleşti.Silaj kalitesine etkisi olur mu?

mbordinc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2011, 17:03   #29
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-03-2010
Şehir: Denizli
Mesajlar: 686
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi mbordinc Mesajı Göster
Sayın yarenimex;
Antalyadaki tarlam yağmura yakalandı.Makina giremiyor.Taneler sertleşti.Silaj kalitesine etkisi olur mu?
Sayın MBordinç, biz de son yağmurlarda en fazla yağış alan yerlerdeniz. Silaj yapmak için en uygun zaman, mısır tanelerinin süt mısır dönemini geçip peynirlenme dediğimiz döneme gelmesi, yani tanelerin rengi de inci beyazından sarıya dönmeye başladığı dönemde olmasıdır. Siz tanelerin sertleştiğinden bahsetmişsiniz ama yukarıda belirttiğim dönemlerdeki sertlikleriyle bir mukayese etmeniz size fikir verecektir. Biliyorsunuz taneler doğranmış gövde ve yapraklarla beraber gömülüyor ve olgunlaşmaya bırakıliyor.Bu nedenle gene de çok kuru olmadıkça silajın nemiyle yumuşak kalacaklardır.Bu da hayvanların sindirebilmelerini kolaylaştıracaktır.Bir de silajı küçükbaş mı büyükbaş mı yemlemesinde kullanacağınız da önemli. Küçükbaş yemlemesinde kullanacaksanız kalite yönünden endişe etmenize gerek yok, çünkü küçükbaş hayvanlar kırılmamış taneleri kolay sindirebilirler.Büyükbaş yemlemesinde kullanacaksanız, aşırı sert kırılmamış(parçalanmamış) tanelerin bir kısmı hayvanların sindirim sisteminden sindirilmeden dışarı atılır, bu da yemden yeterince yararlanmamaya neden olur.Bu nedenle ilk fırsatta,taneler daha da sertleşmeden sılajınızı yapmanızda fayda var..

yarenimex Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-10-2011, 16:04   #30
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 31-03-2010
Şehir: Antalya
Mesajlar: 62
Teşekkürler yarenimex.Tarlaya girilebilecek hale gelir gelmez biçip paketleyeceğim.

mbordinc Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 09:48.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019