![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 05-10-2011
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 7
|
Merhaba Sn. Soilless, ben de size teşekkür ederim. Sorunuzun cevabına yaklaşabilmek için ufak çaplı bir araştırma yaptım elimden geldiği kadar. Ancak kesin cevapların bulunması, konuyla ilgili bilimsel çevrelerin araştırmaları ile mümkün olacaktır. Bulabildiğim kadarıyla saf ve kirlenmemiş (bunu birazdan açıklayacağım) kaolin kilinin yüzey kaplayıcı olarak kullanılmasının neticesinde yiyeceklerle sindirim sistemine girişi, hem miktar olarak hem de kilin kendi yapısı gereği çok fazla bir sağlık zararına yol açacak gibi görünmüyor. Sorularınız gelirse bu konuyu daha açabilirim. Ancak saf olmayan veya kirlenmiş kaolin kili için bilinmezler var. Ayrıştırılamamış yan maddelerin ne olduğunu bilmek lazım. Kirlenmiş kaolin deyimini kullandım çünkü Avrupa'da - özellikle Almanya'da - hayvan yemlerinde sınır değerlerin üzerinde bulunan DİOKSİN'in nereden geldiği araştırılırken kirlenmiş kaolinden şüphe ediliyor. Dioksin'i adsorban özelliği yüksek olan kaolin mi taşıdı şüphesi var. Eğer genel olarak fikrimi soracak olursanız; yiyecekler yoluyla sindirim sistemimize girecek kaolinin mininum miktarlarda olması amaçlanmalıdır. Yani bu durumda durulanma kabiliyetini azaltan ek yapıştırıcı maddelerden kaçınmak, daha fazla taşıyıcı yüzeye sahip ürünlerde belki de kullanmamak doğru yol gibi görünüyor. Hele yanında karıştırılarak uygulanan "gülleci bulamacı" ve diğerleri gibi maddelerin, kaolinin adsorban (tutucu) özelliği yüksek yapısıyla tüketiciye daha fazla taşınmasını sorgulamak lazım. Ama geçen yazımda bahsettiğim solunum sistemine girişi, daha görünen bir risk. Aslında genel olarak tarımla uğraşanların sağlık risklerini ve önlemlerini anlatacağım yazı hazırlamam daha iyi olacak gibi görünüyor. Bu konu daha önce işlendi mi sitede bilmiyorum. Herkese selamlar. Düzenleyen catikol : 06-10-2011 saat 13:05 |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Şehir: Appleton-İngiltere
Mesajlar: 1,706
|
Sn Catikol, Ağaçlar.net'e hoş geldiniz. Kaolinin özellikle ishale karşı ilaç olarak kullanıldığını biliyoruz. Arkadaşlar spreylerken, tabii ki en azından ağız ve burunu kapatan bir maske takmalarında fayda vardır ama meyve veya sebzeler üzerinde çok az miktarlarda kalan kaolinin ilaç olarak bilerek alınan kaolinden daha fazla olacağını tahmin etmiyorum. Eğer zaten ilaç olarak alıyorsak, meyve üzerinde eser miktarlarda bulunabilecek kaolini yıkadıktan sonra eser miktarın da eseri düzeyine düşecek kaolinin zararlarını tartışmak bana biraz havanda su dövmek gibi geliyor. Benim sorum şu: Kaolin alımına bağlı olarak tıp dünyasında rapor edilmiş herhangi bir olumsuz medikal vaka var mı? Tekrar aramıza hoş geldiniz. |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 24-03-2009
Şehir: Kdz Ereğli-ankara
Mesajlar: 524
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#4 | |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,027
|
Alıntı:
Burada başka önemli bir nokta, kalsine edilmemiş kaolinin absorblama özelliği varken, 1100 derecede kalsine edilince yapısı ve formülasyonu değişir. Optik özelliklerinin değişmesinin yanısıra su absorblama özelliği de yok olur. Bunlardan da anlaşılacağı üzere, tarımda partikül film olarak kullanılacak kaolinin rafine ve kalsine edilmiş olması bu sebeplerden dolayı da gereklidir. Rafine ve kalsine kaolinin, ürünler üzerindeki bulaşıklık ile yenerek bünyeye alınması durumunda belirlenmiş herhangi bir negatif etki mevcut değil. Zaten ilaç vb. şeylerde dolgu maddesi olarak kullanılıyor. Diş macunlarında kullanılıyor. Bu böyle diye yememiz de gerekmiyor tabii. Ne kadar az, o kadar iyi. Fakat, saflık ve kalite elzem. |
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 24-03-2009
Şehir: Kdz Ereğli-ankara
Mesajlar: 524
|
Alıntı:
Bu nihai tüketicinin kaolin ile tanışması ve de ondan kimyasal ilaç gibi tedirgin olmaması için öenmli bir sonuç. |
|
|
|
|
![]() |
|
|