![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
ağaç dostu
|
Önce Yunanistan’da yapılan 15 yıllık bir araştırma. Dikkat çekici olan polen ifadesi kullanılmış. İçinden cımbızla çekmek yerine tüm abstractı veriyorum. Poplar=Kavak Sonuçlarına göre hasta duyarlılığının en fazla olduğu türler Zeytin ve Wall Pellitory (araştırmama göre yapışkanotu). Kavak için oran %8.4. Allergenic pollen records (15 years) and sensitization in patients with respiratory allergy in Thessaloniki, Greece. Gioulekas D, Papakosta D, Damialis A, Spieksma F, Giouleka P, Patakas D. Pulmonary Department, G. P. Hospital 'G. Papanikolaou', Aristotle University of Thessaloniki, Thessaloniki, Greece. Pulmonary Department, G. P. Hospital 'G. Papanikolaou', Aristotle University of Thessaloniki, Thessaloniki, Greece. BACKGROUND: Very limited allergenic pollen records exist in Greece so far; moreover, there is a lack of investigation on patient sensitization. The above data are necessary for respiratory allergy diagnosis and treatment worldwide. METHODOLOGY: Daily records and identification of 16 airborne pollen species were made using a Burkard trap (1987-2001). Skin sensitivity to 13 most common pollen extracts was investigated, in a sample of 1311 asthmatics with atopy, admitted to the Out-Patient Clinic for Asthma (1990-2001). Skin sensitivity to 55 allergens, including 13 pollen extracts, was detected by skin prick test. RESULTS: The following pollen concentrations were recorded: cypress (24.9% of the total), oak (20.8%), wall pellitory (13.6%), olive (9.1%), pine (8.9%), grasses (6.3%), plane (5.4%), hazel (3%), goosefoot (2.5%) and poplar (1.4%). The respective percentages of birch, ragweed, mugwort, willow, alder and elm were lower than 1%. The highest counts of airborne pollen grains were detected from March to June. Regarding patient sensitization, sensitivity was detected to: grasses in 530 patients (40.4%), olive 417 (31.8%), goosefoot 240 (18.3%), wall pellitory 201 (15.3%), mugwort 198 (15.1%), plantain 194 (14.6%), cypress 166 (12.7%), hazel 126 (9.6%), pine 122 (9.3%), poplar 111 (8.4%), plane 107 (8,2%), oak 99 (7.6%) and to birch 89 patients (6.8%). The sensitivity to pollen grains displays preponderance (57.9%) to males. CONCLUSIONS: For the first time in Thessaloniki, Greece, 15-year allergenic pollen records were conducted. Clinical observations confirm that the pollen mainly implicated in respiratory allergy symptoms are grasses, olive and wall pellitory. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaçsever
|
Ben polen konusunda yerli bir yayının adını veriyorum. "Allerjik RİNOSİNÜZİTLER" EDİTÖR: PROF.DR. METİN ÖNERCİ ANKARA 2002 kAVAK TOHUMLARI KONUSUNDA adlarını yazdığınız çalışmalar için teşekkürler. Ancak türkçe yayınları okuyabiliyorum. Varsa ve yazabilirseniz sevinirim. |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
ağaç dostu
|
Alıntı:
mümkün değil. Sıkça düşülen bir hata var. Bilimin her durum için geçerli mutla doğruyu bulduğunu zannederiz. Oysa bilim belirli şartlar altındaki doğruları tespit eder. Bu konuda yapılan çalışmalarda herkes kendi savına ait bir cümle bulabilir. Konu çok boyutlu bir konu. Şu ana kadar elde edilen bilgiler ışığında hepimiz kendi fikrimizi oluşturacağız. Edindiğimiz bilgiler şimdilik neler? -Kavak'lardan yayılan beyaz pamukcuklar polen değildir, tohumdur. -Tohumlar ciddi çevre kirliliği yaratır. -Tohumlar dişi kavaklardan yayılır. -Kavak'ların (ayrıca) poleni vardır ve allerji yapar. -Kavak poleni allerjisi birçok ağaca göre daha seyrek görülmektedir ancak görülmektedir. -Kavak kökleri şehirlerin alt yapısına zarar verir.(bundan emin değilim, uzmanlarımız fikirlerini söylerse iyi olur) Sonuç olarak fikrim şehirlerin ağaçlandırılmasında şehirlerin ağaçlar üzerine olumsuz etkilerine dayanıklı, şehir altyapısına zarar vermeyen, insan sağlığı açısından en az risk taşıyan ağaçlarla ağaçlandırılması. Bana göre Kavak ağacı bunlardan birisi değil. Bundan sonra şehirlerde yapılacak ağaçlandırılma çalışmalarında kullanılmaması gerektiğini düşünüyorum. Soykırım yapmadan mevcut ağaçların yerine başkaları dikilmeli ve özellikle büyük parklarda bulunması gerektiğine inandığım bu ağacın erkeği parklara dikilmeli. Ankara Üniversitesi'nde yapılan bir arştırmanın Türkçe dokümanını arıyorum. Bulunca eklerim. ![]() |
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
![]() Ülkemizde zaten kavaklar 5 yaşına geldiğinde kesilmeye başlanıyor. Ama arsız nebat kalan köklerden bile yeniden sürüyor. Yerleşim alanlarındaki kavakların derhal kesilmesi bence soykırım filan değildir, isabetli bir davranış olur. Kırsal alanlarda ve köylerde, kısa zamanda ekonomik getiri sağladığı için zaten yeterince ekiliyor. Şehir tipi ağaç, çalı ve nebatatın neler olduğunu uzun uzun araştırmaya da gerek yok sanırım. Bizimle aynı iklim kuşağında bulunan gavur şehirleri çoktan çözümler üretmişlerdir, bakmak lazım. |
|
|
|
|
|
|
#6 | |
|
ağaç dostu
|
Alıntı:
bu şekilde yazmamı enteresan bulmazdınız. ))Böyle yazmamın nedeni var. Daha önceki tartışmalarda sanki kavak düşmanıymışım veya kavak katliamı varmış da ben karşı değilmişim gibi bir durum ortaya çıktı. Bu nedenle biraz da gönderme olsun diye böyle yazdım. ![]() |
|
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Eğer kentlerden söz ediyorsak beni kavak düşmanı ilan edebilirsiniz. Ve yine kentlerden söz ediyorsak, kavak katliamı kaçınılmazdır. Ben buna da karşı değilim. Bu yaklaşımıma itiraz eden ve beni suçlayacak olan varsa önce hangi avrupa kentinde kavak ağacı (dolayısıyla kavaksal sorunlar) var belgeleyip açıklasınlar. Ağacı seviyor olmak, mantıksız yeşil odun yığınlarıyla aynı ortamı paylaşmak değildir. Odun ile ağaç arasındaki fark, öncelikle yetiştiği yerde başlar. Ancak kentlerde, kavaklardan tasarruf ettiğimiz her alanı daha çok (ama mantıklı) ağaçlarla süslemenin savunucusu olurum. |
|
|
|
|
![]() |
|
|