![]() |
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
Dış Bağlantılar | Konu Araçları | Mod Seç |
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,895
|
@ alperfect, katkılarınız için çok teşekkürler. Son söz 2 ye örnek vereyim ben de, babamda yıllar önce aşk başladı yürüyüşe karşı, adam evinden çıkıyor, dört - beş bazen de 10 km. yürüyor. Günden güne dinç, zinde ama kilo veriyor haliyle ve her gören 'hocam hayırdır ne oldu böyle' diye diye, adamcağızı yürüyüşten soğuttular ![]() |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-03-2010
Şehir: kırşehir
Mesajlar: 393
|
Alıntı:
Nasrettin Hoca fıkrası gibi elin ağzı torba değil |
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 26-03-2015
Şehir: Ankara
Mesajlar: 392
|
Ben de kendi tecrübelerimden örnek vermek istiyorum. Bugüne kadar spor yaparsam kolay kilo verdiğimden yediğime ve içtiklerime çok dikkat etmem gerekmedi. Tatlıya çok düşkün olmadım hiçbirzaman ama önüme geldiğinde de hayır demedim. Lakin artan yaşımla ve hareketsiz ve uzun mesaili işim kilolarla beraber geldiğinden ne denediysem olmamaya başlamıştı. Ta ki yabancı yayınları ve Canan Karatay hocanın kitaplarını okuyana dek. Karatay diyeti ki aslında bir yaşam biçimi olduğunu sık sık vurgu yapar, en sağlıklı ve kalıcı kilo kontrolünü sağlıyor bence. Diğer yandan hamurlu gıdalara olan düşkünlüğüm de var. Son okuduklarımdan da kendi sentezimi oluşturdum ve benim bünyeme gayet uyumlu olduğu kanaatindeyim. Şöyle ki: Birkere şekerli gidalardan zaten uzak duruyorum ancak arada ikramları geri çevirmiyorum. Acıkınca kesinlikle şekerli gıda ve abur cubur tüketmiyorum. Doymak için boş gıda yüklemesi yapmıyorum. Acıktıysam gidip adam gibi mükellef kebap ziyafeti çekiyorum. Salatasıyla, ayranıyla, mezesiyle yumuluyorum ve çay ya da kahve ile taçlandırıyorum. Böyle bir yemeği akşam dışarı çıktığımızda yediysem, zaten sabahına acıkmadığım için kahvaltıyı atlıyorum. Sabah çayının ya da kahvenin sabah atıştırmalığına eşlik etmesi gerektğini geçtim, sindirmediysem acıkmadıysam yemiyorum. Mesela bugün ilk yemeğim saat 15:00 de idi. Kesinlikle 2 öğün besleniyorum, uzun zamandır 3 öğüne çıkmadım canım da istemedi. İşler genelde 7 civarı bittiği için eve varıp sofraya oturmak sekizi bulduğundan ve eşimin eli lezzetli olduğundan evde akşam yemeği yenilmişse sabah kesinlikle kahvaltı etmiyoruz. Beraber 12 ya da 13 de mükellef kahvaltı ya da yemek yiyoruz. Bazen ufak bir ki şey atıp 16 ya 17 ye kadar da sarktığı oluyor. Ozaman da güzelce canımız ne çekerse yiyip akşam çay ve kabak çekirdeği keyfi yapıyoruz. Aslında adam gibi tek öğün yiyoruz denilebilir. İnanın bir süre sonra artık saate ya da adetlere göre değil de gerçekten acıktık mı bedenimizi dinleyip yiyoruz inanın çok mutluyuz. İşin bu kısmında "aman efendim kışın iyi beslenmek lazım, kahvaltısız olur mu hiç, güne güçlü başlamak gerekir, vücudu zayıflatırsınız" gibi ifadelere hiç kulak asmadık. Sayısız araştırma gösteriyor ki dönemsel açlık bağışıklığı güçlendiriyor, bedenimizdeki toksinleri atabilmesi ve hastalıklarla savaşabilmesi için fırsat veriliyor. Biz böyle rahat ettik ve dolayısıyle kilo kontrolümüz de rahatlaştı. Eşimde Haşimoto hariç ikimizde de bir rahatsızlık olmadığını belirtmem lazım. Yaşlarımız 50 sine dayanmış durumda. Yoğun iş saatlerinden ve mesainin uzunluğundan düzeli spor yapamıyoruz. Endüstriyel hiçbirşey tüketmiyoruz, evde yemek yoksa dışarda da yerel lokantalarımızda yiyoruz. Hepsi bu. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 03-03-2010
Şehir: kırşehir
Mesajlar: 393
|
Sn david72 burda bireysel farklılıklara değinmek istiyorum. Siz kendinize en uygun olanı yapmışsınız.Sabah kahvaltısı öğle yemeği akşam yemeği şeklinde yaşayan insanlar olduğu gibi ve geç kahvaltı erken akşam yemeği şeklinde yaşayanlar da var. Önemli olan kendi yapınızın hangisine uygun olduğunu tesbit edip uygulamak. 3 ya da 2 öğün her ikisi de olur. |
|
|
|
![]() |
|
|