agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Ağaçlar > Meyve Ağaçları (Özel) > Ceviz
(https)




Beğeni Düzeni594Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 30-07-2013, 21:40   #1
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 09-03-2013
Şehir: denizli
Mesajlar: 8
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi karabuz Mesajı Göster
gübreyi köklerle fazla yakın koymaktan 2012de ayni şey başıma gelmişti, agustosta her sulamada işler daha kötü oldu...

umarım sorun bu değildir ...
Çukurlarin dibine yanmış hayvan gübresini üst toprakla karıştırıp dökmüştüm.Gübre sorunu olduğunu düşünmüyorum yine de teşekkür ederim ilginiz için.

Aslında bi kaç şüphem var ; sulamayi bu sene damlama yapmak yerine su taziksiz diye parca parca sulama yapip cukurlari kisa surede doldurarak yapmistim , 4/5 kez tekrarladim bu işlemi. Fidanlarin suyla temasi ve aşı yerleri Çürüyor olabilir fazla suyla temastan, kuruyanlara baktığımda bazi aşılar hiç tutmamis bazilarinda da kök çürümesi var.

u100@30 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-07-2013, 01:14   #2
Ağaç Dostu
 
Lilium's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2008
Şehir: Balıkesir Gönen
Mesajlar: 7,546
Galeri: 106
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi u100@30 Mesajı Göster

Aslında bi kaç şüphem var ; sulamayi bu sene damlama yapmak yerine su taziksiz diye parca parca sulama yapip cukurlari kisa surede doldurarak yapmistim , 4/5 kez tekrarladim bu işlemi.
Şüpheniz ile tespiti koymuşsunuz, bilhassa küçük fidanlar fazla suya dayanamıyor 4-5 kez tekrarlamanız büyük hata, bir fazla sulama bile oksijensizlikten kurumalarına yeterli gelir.
Bunların bazıları dipten yeni gözlerden patlayabilir filiz verir görünseler de pek hayır gelmez.

Lilium Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-07-2013, 11:07   #3
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 11-05-2013
Şehir: ankara
Mesajlar: 72
sulamanın fidan kuruması ile ilgisi

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi u100@30 Mesajı Göster
Bu sene mayıs sonunda diktiğim aşılı tüplü 230 fidandan 30 tanesi kurudu.İşin garip tarafı fidanların filiz atıp 5-6 cm yürüyüp sonra kuruması. Yapraklar sararmaya başlıyor kendini salıyor en son da kurtulmadan kuruyup gidiyor. işin garip tarafı filiz yürütüp kurumaları. Böyle bir deneyimi olan var mı aranızda , nedeni ne olabilir ?
Cins : Chandler ( Denizli'de E... fidancılıktan almıştım)
Su : Damlama
Değerli arkadaşlar
Sulama takvimi toprak yapısıyla yakından alakaladır.Bazı sitelerde ve açıklamalarda görüldüğü gibi haftada bir veya iki sulama önerilmektedir.Eğer toprağın yapısı ağır bir topraksa birde iklimi serin bir yerdeyseniz bu sulama şekli ağır gelebilir(birde tankerle suluyorsanız).Bunun sonucu aşı yeri toprak içinde kalan fidanlar için bir risk oluşturur çürümeler başlar.Diğer bir riskde fidanlardaki sürgünler aşırı büyüyüp yeterli odunlaşmayı sağlayamadığı için kış donlarına karşı kuruma tehlikesidir.Mayısın 15 inde başlayıp ağustosun sonuna kadar olan bir takvimde 14 ile 28 adet sulama yapılması demektir buda ağır topraklar için ağır bir karardır.Bu şekilde bir sulama sadece ceviz değil bütün fidan çeşitleri için uygun değildir.Saygılarımla.

orkide01 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-07-2013, 11:34   #4
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 25-05-2011
Şehir: balıkesir
Mesajlar: 1
cevizim hasta

yorum yapacak bir arkadaş yok mu? teşekkürler

Eklenen Resimler
  

Düzenleyen muko62 : 13-09-2013 saat 11:25 Neden: fotoğraf ekleme
muko62 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-07-2013, 22:11   #5
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 09-03-2013
Şehir: denizli
Mesajlar: 8
Her sulamada cevizlerin etrafini capalayip topragi aciyorum sonra sulama yapip buharlasmada nem kaybi olmamasi icin üstünü tekrar toprakla kapatiyorum.asilar toprak altinda kalmiyor ozellikle aşı yerini toprak üstünde bırakıyorum. Sulamada ceviz fidanlarinin çukurları epeyce bi suyla doluyor sonra suyun cekilmesini bekleyip toprak örtüyorum, asilarin etrafi bantla sarılmış fakat su aşıya temas etmiş olabilir ve çürütüyor olabilir.Agustos 15 ten sonra sulamayi kesecegim kışın da kuruyanlarin yerine kazik kök dikmeyi düşünüyorum, seneye sulamayi 2/3 güne yayip damlama yapacağım.

u100@30 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-07-2013, 22:14   #6
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 09-03-2013
Şehir: denizli
Mesajlar: 8
Fidanlari kış soguklarindan korumak için de su borularina kışın borudaki su donmasin diye takilan elyafli malzemeyi kullanıyorum , ceviz fidani malzemenin icinde kaliyor üstüne de poşet gecirip bagliyorum, baharda canavar gibi oluyor fidanlar.Gecen kış denedim ve hiç zaiyat vermedim.Kış donlari ile sorun yasayan varsa deneyebilir.

u100@30 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-08-2013, 00:37   #7
Ağaç Dostu
 
ahmettugrul55's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-02-2012
Şehir: samsun
Mesajlar: 150
sanırım 1 yaşlı fidanlar için olur .yandalı olan fidanları biraz zor elyafa geçiririz.

aviator34 beğendi.
ahmettugrul55 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-08-2013, 12:10   #8
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 09-03-2013
Şehir: denizli
Mesajlar: 8
1/3 yaşa kadar uygulanabilir , yan dallar için ayri kaplama yapmak gerekiyor.

u100@30 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-08-2013, 14:05   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 12-06-2013
Şehir: Bulgaristan, Eski Cuma
Mesajlar: 158
ceviz o kadar da kolay don alan bir şey degil bence zahmet boşa, bizim buralarda eksi 20-25 ler her sene görünmekte bir zarar gelmez, 2011-2012 kışı eksi 31/32 de bircok şebin bilecik bahçelerinde 1 senelik sürgünler dondu

karabuz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-08-2013, 17:33   #10
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-11-2012
Şehir: uşak
Mesajlar: 267
Denizlili kardeşim öyle şeylerle uğraşma uşak denizliden soğuktur.Bizde problem olmadı -29 ları gördük o masrafa kükürt demir ve gübre kullan ağaçların direnci artar soğuk zararını ekarte eder.Demir ve kükürt bakteriler toprakta yoğun olursa bitkinin donma derecesini düşürür buda fayda sağlar.Prof.dr Fevzi Mustafa Ecevit öyle diyor.Onların doğal bitki antifirizi dedikleri ilaçta demir ve kükürt bakterileri var.Ben mart başında edhalı demir+kükürt+çinko+mangan ve fosfor ağırlıklı(map) gübre ve humik asiti karıştırıp sulandırıp traktörün ilaç makinesi ile ağaçların taç iz düşümüne veriyorum.Soğuk zararı olmaz bol çiçek açar ve bol meyve tutar.

ömür-uşak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-08-2013, 12:45   #11
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 09-03-2013
Şehir: denizli
Mesajlar: 8
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ömür-uşak Mesajı Göster
Denizlili kardeşim öyle şeylerle uğraşma uşak denizliden soğuktur.Bizde problem olmadı -29 ları gördük o masrafa kükürt demir ve gübre kullan ağaçların direnci artar soğuk zararını ekarte eder.Demir ve kükürt bakteriler toprakta yoğun olursa bitkinin donma derecesini düşürür buda fayda sağlar.Prof.dr Fevzi Mustafa Ecevit öyle diyor.Onların doğal bitki antifirizi dedikleri ilaçta demir ve kükürt bakterileri var.Ben mart başında edhalı demir+kükürt+çinko+mangan ve fosfor ağırlıklı(map) gübre ve humik asiti karıştırıp sulandırıp traktörün ilaç makinesi ile ağaçların taç iz düşümüne veriyorum.Soğuk zararı olmaz bol çiçek açar ve bol meyve tutar.
Biz de Uşak iklimi görülür zaten , Uşak il sınırındayız.

ömür-uşak beğendi.
u100@30 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-08-2013, 00:21   #12
Ağaç Dostu
 
ahmettugrul55's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-02-2012
Şehir: samsun
Mesajlar: 150
hümik asidi yaprağa me veriyorsunuz?Bnim bildiğim hümik asit toprak düzenleyici dolayısıyla sulama sırasında toprakraktan verilir.

ahmettugrul55 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-08-2013, 18:25   #13
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-11-2012
Şehir: uşak
Mesajlar: 267
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ahmettugrul55 Mesajı Göster
hümik asidi yaprağa me veriyorsunuz?Bnim bildiğim hümik asit toprak düzenleyici dolayısıyla sulama sırasında toprakraktan verilir.
Humik acid+edha lı demir+çinko+mangan+map gübresini plastik kapta eritilip karıştırılıp traktörün ilaç pompasına koyup tabancasını çıkarıp sadece hortum ile ağaçların taç iz düşümüne dibine veriyorum 1 martta hepsi çapuk eriyip toprağa karışıyor ağaçlar çiçek açacağı zaman hazır besinini buluyor.Her ağaca olur ama özellikle vişnelerde çok yararlı bol çiçek bol meyve.

ömür-uşak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 19-08-2013, 12:00   #14
Ağaç Dostu
 
aviator34's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-04-2012
Şehir: EDİRNE
Mesajlar: 277
Sayın Çamtepe bu ürünün Türkiye'de satışı var mı ? sanırım cevize ruhsatlı

aviator34 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-08-2013, 00:06   #15
Ağaç Dostu
 
Çamtepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-12-2010
Şehir: İstanbul, Çanakkale, İzmir
Mesajlar: 646
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi aviator34 Mesajı Göster
Sayın Çamtepe bu ürünün Türkiye'de satışı var mı ? sanırım cevize ruhsatlı
Belki aynı adla yoktur ama başka ticari isim altında olabilir. Sn. ncp1963 yanlış hatırlamıyorsam eczaneden streptomycin alıp uygulamıştı.

Antibiyotik işinde kafama yatmayan konu, insanlara bile antibiyotiğe bir başlandı mı 10-12 gün düzenli kullanması söylenirken ağaçlara ne sıklıkta ve dozda uygulayacağımızı nasıl ayarlayacağımız bence büyük bir soru işareti. Benim gibi ilaçlamayı dışarıdan kiralayan çiftçiler için sık uygulama maliyeti arttırıyor. Ama ağaç sayınız az ise, takarsınız sırtınıza bir tulumba (dozajı izin veriyorsa) her gün antibiyotik basarsınız ağacınıza.

Dediğim broşürü iyi okuyun ama Hasattan 100 gün önce kullanılmaz diyor. Eh Eylül ayından 3 ay geri gittiğimizde zaten Haziran ayına geliyoruz. Yani son dozajı en son Haziran başı atabiliriz anlamına geliyor.

Sonuçta antibiyotik çok doğal bir şey değil. Onu yapacağınıza Regalia SC yapın daha iyi bence.

aviator34 beğendi.
Çamtepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-08-2013, 01:07   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-05-2013
Şehir: balıkesir
Mesajlar: 104
Alıntı bir bilgidir faydası olur diye siteye yükledim.

Cevizde azot noksanlığı ağaçların büyüyememesine neden olur. Azot noksanlığı yaprakların açık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir. Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür. Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır.

Azot noksanlığı bitkinin özellikle vegetatif gelişmesini olumsuz etkiler. Yaprak, gövde sistemi oldukça zayıf olur. Vegetatif gelişme periyodu kısalır, bitkiler erken olgulaşır. Erken çiçek açar. Erken yaşlanma, azotun sitokinin sentezi ve taşınması üzerine olan etkisinden kaynaklanmaktadır. Sitokinin bitkinin kuvvetli büyümesini ve genç dönemi daha uzun sure kalmasını sağlayan bir hormondur. Azot noksanlığında bu hormonun azalması bitkinin erken yaşlanmasına, diğer bir deyişle vegetatif gelişme periyodunun kısa olmasına neden olur.



Ceviz ağaçlarında potasyum noksanlığı yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahve lekelerle beliren belirtilere neden olur. Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek ölçümü ve normalden küçük meyveler olur.


Potasyum noksanlığı çeken bitkilerde turgor basıncı düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar. Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar. Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar. Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür. Bitkide ksilem ve floem dokuların oluşumu geriler. Dokularda ligninleşme azalır. Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar.


Potasyum bitkilerde birçok kalite unsurunu etkileyen bir besin elementidir. Bu nedenle bitkilerde potasyum noksanlığı bitkinin özelliğine göre çeşitli kalite bozulmalarına yol açar.


Ceviz ağaçlarında bor noksanlığında, çiçekler soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar. Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar. Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler. Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir. Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar. Ancak yapraklarda kloroz görülmez.


Cevizde çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur. Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır. Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar. Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur. Noksanlık çok şiddetli değilse sari mozaik şeklinde lekeler oluşur. Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder. Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur. Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.

Cevizde demir eksikliğinde en ince damarlar dahi yeşil kalarak bu damarlar arasındaki kısımlarda renk tamamıyla sarıya döner. Geniş yapraklı bitkilerde yapraklar adeta sarı zemin üzerinde yeşil bir ağ manzarası gösterirler. Noksanlığın çok şiddetli olduğu durumlarda, damarlar da sararır.



Demir noksanlığının çok tipik bir özelliği, yapraklar ne kadar genç ise belirtilerin o kadar şiddetli ve belirgin olmasıdır. Diğer besin noksanlıklarından farklı olarak, demir noksanlığının bir tipik özelliği de, klorozlu yaprakların kolay kolay ölmeden canlı kalmalarıdır. Bununla birlikte noksanlık çok çok şiddetli ise yapraklarda ölme de görülebilir.

Ceviz ağaçlarında fosfor noksanlığı ağacın büyümesini yavaşlatır. Yaprak sistemi koyu yeşil görünümlü, yaprak sapları ve genç sürgünler mor renklidir. Yaşlı yapraklarda bronzlaşır ve erken dökülür.

Fosfor, bitkinin generatif organlarında diğer organlara göre daha çok bulunur. Ayrıca fosfor bitkinin daha çok generatif gelişmesi üzerine etkili olan bir element olarak bilinir. Fosfor noksanlığından en çok çiçek, meyve, tohum gibi generatif organlar zarar görür.

Fosfor noksanlığında yapraklar genellikle normalden daha koyu yeşil renkli Birçok tek yıllık bitkilerin yaprak ve gövdesinde fosfor noksanlığında kırmızı, kırmızımsı mor renk meydana gelir. Kırmızı renk, fosfor noksanlığında antosiyanin oluşumunun artmasından kaynaklanmaktadır.



cevizde kalsiyum noksanlığı Toprak çözeltisinden kalsiyum iyonlarının alınıp yukarı taşınması kök uçları vasıtasıyla olmaktadır. Bu nedenle yeni köklerin oluşumunu engelleyen düşük sıcaklık, yetersiz havalanma gibi faktörler kalsiyum alımını engelleyerek noksanlığa neden olabilir.

Bu nedenle daha önce absorbe edilmiş olan kalsiyumun meyve oluşum döneminde floemde taşınarak meyveye ulaşması güçtür. Meyve olumu devresinde topraktan kalsiyum iyonlan alınarak ksilem yolu ile meyveye ulaşmadığı takdirde meyvelerde kalsiyum noksanlığı zararları görülebilecektir.

Meyveler de görülen kalsiyumun noksanlığı zararlarını önlemek için ona uygun yöntem, Golden Ca nın doğrudan meyveye yaprağa püskürtülmesidir.

Ancak bu işlem, döllenmeden sonra meyvelerin büyüme döneminde yapılmalı ve birkaç kez tekrarlanmalıdır.

Bu şekilde meyvelerde kalsiyum noksanlığına bağlı zararların ortaya çıkması önlenebilir.

Ceviz ağaçları magnezyum noksanlığından özellikle fazla etkilenir. Yaprakların damar aralarında kloroz görülür. Renk açılmaları yaşlı yapraklarda, yaprak kenarlarından başlayarak yayılır. Beyaz etli meyve veren ağaçların yapraklarında kırmızı renkli, sarı etli meyve veren çeşitlerin yapraklarında ise sarı renkli lekeler oluşur.



Bitkilerde Magnezyum noksanlığı simptomları bakımından bitki türleri arasında farklılıklar olabilmektedir. Bununla birlikte bazı ortak karakterler magnezyum noksanlığının tanınmasını kolaylaştırır. Magnezyum iyonları bitki bünyesinde hareketli olduğu için, noksanlık halinde yaşlı yapraklardan kolaylıkla, yeni oluşan genç yapraklara taşınmaktadır. Bu nedenle de magnezyum noksanlığı simptomları önce yaşlı yapraklarda görülür.



Ceviz ağaçlarında mangan noksanlığı belirtileri, birbirlerine benzerlik gösterir. Hafif ve orta derecede noksanlık halinde, genç yapraklarda, damar aralarında hafif renk açılması ortaya Bu renk açılması oldukça hafif olup, ancak, yaprak ışığa tutulduğunda görülebilir derecededir. Noksanlığının daha şiddetli olması halinde renk açılması artar ve yaprak ağ görüntüsü alır. Daha sonraki aşamada, için yaprak yüzeyini beyazımsı sarı renkli noktalar kaplar.

Mangan noksanlığına ait simptomlar magnezyum noksanlığına benzer. Yapraklarda damarlar arasında sararma görülür. Ancak magnezyum noksanlığında simptomlar önce yaşlı yapraklarda görülmesine karşılık, mangan noksanlığı genç yapraklarda görülür. Dikotiledon bitkilerde mangan noksanlığında damarlar arası kloroza ilave olarak, yapraklarda sarı noktalar halinde lekeler oluşur. Monokotiledon bitkilerde, özellikle yulafta yaprakların alt bölümlerinde yeşilimsi gri benekler ve çizgiler oluşur.

Cevizde bakır noksanlığının bitki bünyesinde hareket kabiliyeti iyi değildir. Bu nedenle noksanlık belirtileri yeni meydana gelen yapraklarda görülür. Grimsi yeşil renk, hatta beyazlaşma gibi renk değişimleri ve solma olur. Gelişme zayıflar. Ceviz ağaçlarında dalların uç kısımlarında kurumalar olur. Bazı durumlarda, uç kurumalarının görülmesinden önce, normalden büyük yapraklar oluşur.


Molibden noksanlığı nitrat asimilasyonunu engellediği için molibden noksanlın da ortaya çıkan arazlar azot noksanlığı belirtilerine benzer. Yaşlı yapraklar sararır. Ancak azot noksanlığından farklı olarak, yaprak kenarlarında çabucak nekrozlar oluşur. Bunun nedeni ise nitrat birikmesidir. Yaprak aya genişliği azalır ve değişik şekilli yaprak oluşur. Örneğin orta damar büyümeye devam etmesine karşın, yaprağın geri kalan kısımlarında büyüme olmaz ve ince uzun kamçı gibi yapraklar oluşur.

Normal bir tarım toprağının alınabilir molibden kapsamı çok kaba bir ortalama olarak 0.2 ppm kadardır. Bununla birlikte bitkilerin molibden gereksinimleri çok düşük olduğundan, çoğu toprakta bulunan molibden miktarı bitkilerin gereksinimini karşılamaya yeterli olmaktadır. Bu nedenle bitkilerde molibden noksanlığı sık görülen bir durum değildir

bulgur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-08-2013, 17:47   #17
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-05-2013
Şehir: balıkesir
Mesajlar: 104
Alıntıdır

CEVİZ YILLIK BAKIM PROGRAMI


OCAK BİTKİ DİNLENME HALİNDEDİR.


ŞUBAT
BORDO BULAMACI (GÖZTAŞI) İLE İLAÇLAMA YAPILIR. (%2 'LİK ORANDA )

UYGULAMA TARİHİ: 1. HAFTA İÇERİSİNDE

Amaç: Bitki bünyesindeki mantari hastalıkların yok edilmesi ve yeni Sezonda mantari hastalıklara yakalanma riskini en aza indirmektir.

Gözlerin UYANMAMIŞ olmasına özellikle dikkat edilmelidir.

İlaçlamadan sonra 1 Gün boyunca yağmur yağmaması gerekir. Aksi halde ilacın etkisi azalır ve tekrarı gerekir.



MART BİTKİ UYANMAYA HAZIRLANIR.


NİSAN
BİTKİ KÖK ÇALIŞMALARINI HIZLANDIRIR VE UYANMAYA BAŞLARAĞAÇLARIN HAREKETE BAŞLADIĞI AYLARDA KUVVETLİ BAKIM YAPINIZ.

Sonra rutin bakıma devam ediniz. (Aylık bakımlar bölgelere göre değişir.)



MAYIS
SULAMA PROGRAMINA BAŞLANIR VE ORGANİK TOZ GÜBRE ATILIR.



Mayıs başında; Organik toz gübre, fidan başına en az 500 gr atılarak toprakla yüzeysel olarak karıştırılır.



1.HAFTA SULAMA

Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) GÜBRELEMEPerşembe Günü-

( İlk uygulama Yapraklar FARE KULAĞI kadar olduğunda)

Yapraktan fidan başına 2 gr GOLDENMIX bitki besini,

1 gr GOLDEN ÇİNKO verilir. 2.HAFTA SULAMAPerşembe Günü- fidan başına 1 gr düşecek şekilde BOOLTEX tek başına kullanılır.

(Damla sulama veya Salma sulama ile)GÜBRELEME -----------------



3.HAFTA SULAMA



Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü-

Yapraktan fidan başına 2 gr GOLDENMIX bitki besini,

1 gr GOLDEN ÇİNKO verilir. 4.HAFTA SULAMA Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) GÜBRELEMEPerşembe Günü- fidan başına 50 gr COMPLEX sıvı organik gübre ve

10 gr %51'lik potasyum ve Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir.



HAZİRAN
SULAMA PROGRAMINA DEVAM EDİLİR VE İLAÇLAMA YAPILIR.

1.HAFTA SULAMA

Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt' ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51' lik potasyum ve fidan başına 1 gr köklendirici kullanılır. 2.HAFTA SULAMAPerşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- fidan başına 50 gr COMPLEX sıvı organik gübre ve

10 gr %51'lik potasyum 3.HAFTA SULAMAPerşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51'lik potasyum. 4.HAFTA SULAMAPerşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- fidan başına 1 gr düşecek şekilde BOOLTEX tek başına kullanılır.Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir.



TEMMUZ
SULAMA PROGRAMINA DEVAM EDİLİR. (SULAMA HAFTADA İKİ GÜNE ÇIKARILIR.) )



1.HAFTA SULAMA

Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) GÜBRELEMEPerşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51'lik potasyum ve fidan başına 1 gr köklendirici kullanılır. 2.HAFTA SULAMA Pazartesi-Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 50 gr COMPLEX sıvı organik gübre ve 10 gr %51 'lik potasyum. 3.HAFTA SULAMAPazartesi-Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt' ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51' lik potasyum. 4.HAFTA SULAMA Pazartesi-Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış.)

Perşembe Günü- fidan başına 1 gr düşecek şekilde BOOLTEX tek başına kullanılır.İLAÇLAMAPerşembe Günü:

Yapraktan, güneş yanığına karşı; 5 kg / 100 lt karışımında SURROUND WP, tüm ağaç yıkanacak şekilde verilir. (Meyveli ağaçlar için ) Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir.



AĞUSTOS
SULAMA PROGRAMINA DEVAM EDİLİR. (SIVI ORGANİK GÜBRE KULLANILMAZ.).)



1.HAFTA SULAMA

Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum fidan başına 1 gr köklendirici kullanılır.



2.HAFTA SULAMA

Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum Yapraktan fidan başına 2 gr GOLDENMIX bitki besini verilir.İLAÇLAMAPerşembe Günü-Yapraktan, güneş yanığına karşı; 5 kg / 100 lt karışımında SURROUND WP, tüm ağaç yıkanacak şekilde verilir. ( Meyveli ağaçlar için )



3.HAFTA SULAMA

Pazartesi-Perşembe Günü- -fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum



4.HAFTA SULAMA

Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- fidan başına 1 gr düşecek şekilde BOOLTEX tek başına kullanılır.

Yapraktan, fidan başına 2 gr GOLDENMIX bitki besini verilir. Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir.



EYLÜLLL
SULAMA PROGRAMI SONA ERER VE FASILALI SULAMA'YA GEÇİLİR

1.HAFTA SULAMASULAMA YAPILMAZ.

GÜBRELEME

GÜBRELEME YAPILMAZ 2.HAFTA SULAMAPerşembe Günü- fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum ve Yapraktan fidan başına 2 gr GOLDENMIX bitki besini verilir.



3.HAFTA SULAMA SULAMA YAPILMAZ.

GÜBRELEME

GÜBRELEME YAPILMAZ.

4.HAFTA SULAMAPazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)

GÜBRELEME

Perşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum ve Yapraktan fidan başına 2 gr GOLDENMIX bitki besini verilir.Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir.



EKİMİM
FASILALI SULAMAYA DEVAM EDİLİR.R.

1.HAFTA SULAMASULAMA YAPILMAZGÜBRELEMEYapraktan, %14 lük BOR ile %19 luk ÇİNKO kutu dozajında karıştırılarak verilir.



2.HAFTA SULAMAPerşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum



3.HAFTA SULAMASULAMA YAPILMAZGÜBRELEMEYapraktan, BOR ZINC dozajında karıştırılarak verilir 4.HAFTA SULAMAPerşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.)GÜBRELEMEPerşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyumGözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir.



KASIMIM
FASILALI SULAMA SONA ERER VE TOZ ORGANİK GÜBRE DAĞITIMI YAPILIR.

Kasım başında; Organik toz gübre, fidan başına en az 500 gr atılarak toprakla yüzeysel olarak karıştırılır



ARALIK
ARAZİ TEMİZLİĞİ YAPILIR.

Arazi içerisindeki dökülmüş yapraklar toplanarak yakılır. Böylece mantari hastalıkların ve zararlı böcek larva ve yumurtalarının yok edilmesini sağlanır.

tasci ve ermana beğendi.
bulgur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-08-2013, 19:31   #18
Ağaç Dostu
 
ermana's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-08-2013
Şehir: kırklareli/lüleburgaz
Mesajlar: 366
Zirai Don Olayından Korunma Yöntemleri
Tarım ürünlerini don olayından korumak için çok çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Her yörenin iklim durumu yapılan tarımın şekli, yetiştirilen bitkinin özelliği ile ilgili tarım işletmesinin imkanları göz önüne alınarak, bu yöntemlerden en uygun, en pratik ve en ucuz olanı seçilmelidir. Tek bir yöntemle önlem alınabileceği gibi, gereken durumlarda bir kaç yöntem birlikte uygulanarak don olayının zarar yapması önlenebilir. Önemli olan konu, doğru ve en etken olan yöntemin seçilmesi ve doğru şekilde uygulanmasıdır. Genel olarak bu konuda 2 yöntem kullanılır:

1- PASİF YÖNTEMLER
a-Yer seçimi
Don riski taşıyan bölgelerde mümkün oldukça zirai faaliyetler yapılmamalıdır. Eğer tarım yapılması düşünülen bölge don tehlikesine maruz ise, farklı mevsimlerde don hadisesinin görülme ihtimali, muhtemel şiddeti ve havada dağılımı araştırılmalıdır.

Bu konu ile ilgili olarak, dikkatler çok iyi bilinen don boşlukları (=frost hollows) veya don çukurlarına (=frost pockets) yöneltilmelidir. Don boşlukları herhangi bir yükseklik seviyesinde meydana gelebilir ve genellikle doğal veya yapay olarak oluşmuş şiddetli rüzgarlardan korunan ve içine soğuk hava hareketi olmayan, küçük vadiler (oluklar) veya alçak basınç merkezleridir. Bu don bölgeleri özellikle don zararlarına açıktır ve bu bölgelerde zirai faaliyet yapılmamalıdır.

Bir eğim veya nehir kenarı boyunca yer alan ağaçlar, çalılar ve engebeli mera soğuk hava akışına engel olabilir ve don olukları meydana getirebilirler. Genel olarak aşağı yönde akış hızı 2 m.sec-1 değerini geçmez, ancak engebeli arazilerde soğuk hava engelleri olarak oluşabilen hava karışımları ve dalgalanmaları kırılır veya üzerinden aşılır ve hava bir nabız atışı karakterinde eğim aşağı hareket eder (Findlay, 1970).

Alçak bölgelere doğru akan soğuk havanın doğal ve yapay engellerle önü kesilmelidir. Eğer bu tip engeller yoksa, don çukurları olarak tanımlanan düşük rakımlı bölgelerde, soğuk havanın çökmesiyle don hadisesi görülür ve hava olaylarına bağlı olarak birkaç gün sürebilir. Doğal engeller ağaç sıraları, çalılar, bodur ağaçlar, asma bitkileridir. Yapay engeller ise, binalar, duvarlar, tahta perdeler, yoğun çalılar, demiryolu ve otoyol duvarlarıdır. Soğuk hava, eğim yönünde aşağı doğru akarken engeller tarafından tutulur ve yönü değiştirilerek bitkilerden uzaklaştırılır. Köşeli ve eğimli doğal bir engel soğuk havanın yönünü değiştirir ve bu şekilde hassas bitkiler korunur. Sık ağaçlar ve çalılar tarafından tutulan soğuk hava akımını uzaklaştırmak için uygun doğal ortam yoksa, ağaç ve çalılar arasında eğime uygun küçük boşluklar bırakılarak soğuk havanın uzaklaştırılması gerekir.

Yakın çevredeki geniş su yüzeylerinde don riski daha düşüktür ve kuzey yarımküre için güneye bakan eğimlerde dikilen çit bitkileri, kuzeye bakan eğimlerdeki çit bitkilerine göre don zararına daha az maruz kalır. Güney yarımkürede bu durumun tersi söz konusudur. Genel olarak bölgelerin iklim özelliklerine göre ürün çeşitleri ve yurdumuza uygulaması aşağıda verilmiştir:

Bölgelerin özellikleri ve yetiştirilmesi uygun olan ürünler:

İlkbaharda hemen hemen don olayı görülmeyen bölgeler (Akdeniz kıyıları): Turunçgiller;
Seyrek olarak don olayı görülen bölgeler (Doğu Karadeniz kıyıları):Bölgenin yüksek kesimlerinde turunçgiller ve sert çekirdekli meyveler, bölgenin alçak kesimlerinde don olayına hassas çeşitler;
Don olayının orta sıklıkta görüldüğü bölgeler (Ege ve Marmara kıyıları): Bağ çeşitleri;
Dona açık bölgeler (Ege, Marmara, Karadeniz, Akdeniz iç kesimleri): Don olayına daha dirençli bağ, armut ve elma çeşitleri;
Don etkisi altında olan bölgeler(İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu): Don olayına en dayanıklı bağ, armut ve elma çeşitleri.
Zirai üretim için don zararlarına karşı koruma yöntemlerinin hiçbirisi güvenli dönemin uzunluğundan daha önemli olamaz. Bitki yetişme döneminin ortalama uzunluğu, ilkbahar geç donlarının en son tarihi ile sonbahar erken donlarının ilk tarihi arasındaki zaman olarak açıklanabilir.

Bitki yetişme döneminin uzunluğu ile ilgili bilgiler, don tehlikesine açık bölgeler için uygun ürün tür ve çeşitlerinin seçiminde ziraat ile uğraşanlara önemli ölçüde yardımcı olacaktır. Bu verilerden belirli ürünler için ortalama güvenli dikim tarihleri elde edilebilir.

Don tehlikesine hassas bölgelerin haritalanması için bir çok yöntem literatürde açıklanmıştır. Bunlardan bazıları topografik ve klimatolojik haritaların esas alındığı masa çalışmalarıdır. Diğer kısmı ise detaylı alet ölçümlerine dayanan ve farklı arazi ölçümleri tarafından desteklenen çalışmalardır. Alet ölçümlerine dayanan yöntem en yaygın olanıdır ve farklı yaklaşımların geniş oranda uygulandığı yöntemdir. Aletlerin tipleri ve kullanışlılığı, gözlemlerin yoğunluğu ve gözlem süresinin uzunluğu (genellikle bir çok don dönemi) gibi faktörler yöntemin yararlı olmasında önemli etkenlerdir (Findlay, 1970).

b- Bitki İdaresi
Bitkilere uygulanacak farklı işlemler, bitkilerin don olayına karşı direncini arttırabilir ve en az zararla kurtulmasını sağlayabilir. Bu işlemlerin uygulanabilir ve ekonomik olması önemlidir. Bu işlemlerden bazıları aşağıda belirtilmiştir:

En fazla hava akımına imkan verecek bitki dikimi;
Önerilen tarihlerden önce bitki dikimi yapılmaması;
İyi toprak verimliliği ve uygun su kaynaklarının yararlı etkilerini sürdürmek;
Don olayına karşı dayanıklılığı arttırmak için kimyasallar ve bitki hormonları kullanılabilir.
c- Bitki seçimi ve üretimi
Aynı tarihte çiçeklenen belirli meyvelerin çeşitleri, dayanıklılık konusunda belirgin farklılıklar gösterir. Bundan dolayı hassas olanların çıkartılması ve dirençli olanların üretilmesi don riskini azaltacaktır. Daha geç çiçeklenen elma türleri (çeşitleri), sert kışlık buğday, yulaf çeşitleri ve dona daha dayanıklı çilek çeşitlerine, don olayına hassas bölgelerde her zaman ihtiyaç duyulur. Yapılacak çalışmalarda başarı, hassaslık veya dayanıklılık ile ilgili nedenlerin açıklanmasında sağlanacak gelişmelere bağlıdır. En uygun bitki seçimi ile ilgili genel bilgiler aşağıda verilmiştir:

Don meydana gelen bölgelerde ve şiddetli iklimlerde uzun boylu gelişen bitki türleri seçilerek; hassas çiçekler veya meyveler yer seviyesindeki soğuk havadan uzaklaştırılarak korunur.
Vadi tabanlarında, dar havzalarda, çukur bölgelerde dona hassas bitkilerin yetiştirilmesinden kaçınılmalıdır. Dağlık bölgelerde ve tepelerde güneye bakan daha sıcak eğimler; bağ, meyve ve erkenci patates için en uygun yetiştirme alanlarıdır.
Göl, rezervuar, nehir gibi geniş su kütlelerine yakın bölgelerde don riski daima azdır.
Ağaçlık alanlar soğuk havayı saptırarak eğim aşağı uzaklaştırırlar. Bu nedenle ağaçlık alanların korunması önemlidir.
Dona hassas bitkilerin yetiştirildiği arazilerde toprak işlemesinden kaçınılmalıdır.
Don riski olan bölgelerde, dona hassas bitkilerin özellikle yonca arazileri, çayır, tahıl, çalılık, fidanlık yakınlarında yetiştirilmesinden kaçınılmalıdır.

Don riskinin arttığı zamanlarda herhangi bir şekilde toprağın gevşetilmesinden kaçınılmalıdır.
Don olayına hassas bitkilerin yetiştirildiği yerlerde, don tehlikesi başlamadan önce yabancı otlar temizlenmeli, ancak başka hiçbir kültürel işlem yapılmamalıdır.
2- AKTİF YÖNTEMLER
a- Atmosfere giden radyasyonun durdurulması ( suni sis )
Havaya su buharı püskürtülerek yapay bulut oluşumu (sis) ile atmosfere giden radyasyon engellenebilir. Duman perdesi veya dumandan oluşturulan yapay bulutlar radyasyon kayıplarını önleme çalışmalarında kullanılmıştır, fakat bu yöntemlerin etkinliği hakkında uygulanan duman perdesinin görünen yoğunluğu ile karar vermek imkansızdır. Duman perdesinde oluşturulan parçacıklar yerden uzaya giden uzun dalga radyasyonu yakalayabilmelidir. Bulut içerisindeki su damlacıkları, yapay olarak oluşturulan duman perdesindeki çok küçük parçacıklardan daha etkili olduğu belirlenmiştir (Brooks, 1959).

b- Isı yalıtımı
Ürünleri dumanla kaplamak için toksik olmayan protein köpükleri kullanılır. Bu yöntem mekanize olması nedeniyle bazı avantajlara sahiptir ve köpük bitkiler üzerinde uzun süre kalabilir ve beklenen ardıl don olayları için koruyucu olur (Desjardins ve Siminovitch, 1968).

c- Havanın karıştırılması
Tipik radyasyonlu geceler boyunca, yer ile temas halinde olan hava soğur ve yüzeye yakın seviyelerde soğuk bir hava tabakası oluşur. Yerden 150 m yükseklikteki bir hava tabakasındaki sıcaklık, yer seviyesindeki sıcaklıktan fark edilecek derecede daha sıcaktır. Sıcaklığın yükseklikle arttığı bu gibi özel durumlar sıcaklık terselmesi (=inverziyon) olarak adlandırılır. Normal günlerde yükseklik ile sıcaklık azalır. Don zararı soğuk hava tabakası ile ilgilidir, fakat üst seviyelerdeki daha sıcak hava ile aşağıdaki daha soğuk havanın karıştırılmasıyla don zararını en aza indirilebilir. Yere yakın seviyedeki soğuk hava ile üst seviyelerdeki daha sıcak havanın karıştırılması sonucu inverziyon bozulur ve yere yakın soğuk hava tabakasının sıcaklığı birkaç derece arttırılır. Bu durum rüzgar makineleri, fanlar ve hatta helikopterler kullanılarak başarılabilir.

Rüzgar makineleri ile don mücadelesinde başarıya ulaşmak için don beklenen gecelerde öncelikle inverziyonun şiddeti belirlenmeli ve daha sonra rüzgar makineleri kullanılmalıdır. Zayıf inverziyon şartları altında, rüzgar makinelerinin kullanımı sınırlandırılır. Şiddetli inverziyonların meydana geldiği bölgelerde don ile mücadele maliyetleri, korunan ürünün ekonomik değeri dikkate alınarak belirlenmelidir.

d- Direk hava ve bitki ısıtması
Radyasyon yoluyla yeryüzünden atmosfere giden ısı kaybının giderilmesi için en yaygın ve en kolay yöntem uygun ısıtma ekipmanları kullanmak veya küçük ateşler yakmaktır. Bu yöntemle arazilerde veya meyve bahçelerindeki sıcaklıklar belirli ürünler için kritik sıcaklık değerlerinin üzerinde tutulabilir. Dünyanın bir çok bölgesinde ısıtma yöntemi yaprağını dökmeyen Akdeniz meyveleri ve yaprağını döken diğer meyve ağaçlarının bulunduğu alanlarda düzenli ve iyi organize edilmiş olarak uygulanmaktadır.

Bu yöntemde odun, kömür veya mangal kömürü kullanılabildiği gibi, dizel yağlar da çeşitli tip ve büyüklüklerdeki uygun ekipmanlar yardımıyla yaygın olara kullanılırlar. Bu yöntemle ilgili olarak ısıtıcı modellerinin geliştirilmesi, bitkilere toksik etkisi nedeniyle dumanın yok edilmesi, alet içinde oluşan isin ve kullanılan yakıtın azaltılması çalışmaları önemini korumaktadır.

Isıtıcılar bütün araziye etkili olacak şekilde dağıtılmalı (75-200 adet/ha), fakat arazinin daha soğuk kesimlerinde ısıtmanın iyi yapılabilmesi için rüzgarın geliş yönüne daha fazla ısıtıcı konulması uygun olacaktır. Bitki için gerekli olan hava sıcaklığının artmasıdır, fakat aynı zamanda ısıtıcılarla yayılan ısınında önemi büyüktür. Yağ ve gaz ısıtıcıları havayı konveksiyon (ısınarak yükselme) yoluyla ısıtırlar, fakat ısıtıcının tipine bağlı olarak ekipmanların sıcak yüzeyleri tarafından meyve bahçelerine yayılan ısı toplam ısının %10-30'unu oluşturmaktadır.

Çok sayıda yakılan küçük ateşler, az sayıdaki büyük ateşlere göre havayı ısıtmada daha etkilidir. Büyük ateşler, etrafa yayılmadan hızlıca yükselip inverziyon tavanını delerek soğuk ve sıcak havanın iyi bir şekilde karışması için gerekli sirkülasyonu engelleyecek sütunların oluşmasına neden olabilir. Büyük ateşler sadece inverziyonun tavan tabakasına zarar vermez, aynı zamanda hızlıca soğuk havanın içine çekilerek zararı faydasından fazla olur. Eğer bir bölgede bir mevsim boyunca 2-3 defadan fazla don olayı görülmezse ısıtma yöntemi uygun ve ekonomiktir. Daha fazla don görülen bölgelerde ısıtma ekonomik değildir.

Seralarda elektrikle ısıtma, araziye uygun kalorifer sistemi ile ısıtma bazı ülkelerde kullanılan pahalı yöntemlerdir. Ancak bu yöntemlerde korunacak ürünün ekonomik değeri esas alınmaktadır.

e- Su uygulaması
Don olayını önlemede bir yöntem olan üstten sulama veya yağmurlamanın belirgin bir yararı vardır ve dikkate değer bir öneme sahiptir. Bu uygulama geniş bir su kaynağı, uygun sulama ekipmanları ve iyi bir toprak drenajı ister. Bu yöntem sadece üzerindeki buz yükünü taşıyabilecek bitkilerde uygulanabilir.

Yağmurlama yönteminde, bitki su soğuduğu ve donduğu zaman, radyasyonla kaybolan ısıyı kazandırmak için eritme ısısını ortama verir. 1 gr veya 1 cm3 suyun 1°C soğuması için 1 kalori ısı açığa çıkar, fakat bitki için daha önemli olan durum 1 gr suyun donması için 80 kalorinin açığa çıkmasıdır. Eğer yaprak veya tomurcuk ince bir su filmi kaplanırsa, suyun donmasıyla ısı açığa çıkar ve bitki sıcaklığının 0°C'nin altına düşmesini engellenir. Bu su filminin olabildiğince sürekliliği sağlanmalıdır, bu sayede bitki üzerinde buz tabakaları oluşmasına ve ortam sıcaklığı donma noktasının altına düşmesine rağmen bitki sıcaklığı donma noktasının altına düşmeyecektir.

Bir güvenli uygulama, ıslak termometre sıcaklığı donma noktasına ulaştığı zaman yağmurlama işlemine başlamaktır. Yağmurlama işlemi bitki dokularının dayanabilmesi için mümkün olduğu kadar sürdürülmelidir. Uygulama hava sıcaklığı 0 °C'nin üzerine çıkıncaya kadar devam ettirilmelidir.

Yağmurlama sistemi, ürün kaybına neden olabilen birkaç dakikalık kritik devreyi engelleyecek veya kesecek şekilde tam ve sürekli olarak su örtüsü sağlamalıdır. Yağmurlama sisteminin önceden test edilmesi gereklidir. 12-20 saniye aralıklarla çalışan küçük yağmurlayıcılardan daha tatmin edici sonuçlar alındığı Davis (1955) tarafından bildirilmiştir. 90 saniye aralılarla çalışan daha büyük yağmurlayıcılar -5°C de domates bitkisi üzerinde etkili olamamıştır. Tekrarlanan uygulamaların daha kısa aralıkları, yaprak yüzeyindeki daha düşük sıcaklık değişimlerini netice vermiştir.

f- Toprak işleme ve idaresi
Don zararlarını en aza indirebilmek için; toprak nemli, yabancı otları temizlenmiş, düzeltilmiş ve pekiştirilmiş olmalıdır. Don tehlikesi olan dönemlerden önce toprak üzerindeki ürünler, organik madde artıkları, gübre artıkları ve yabancı otlar sürülmeli ve toprak sıkıştırılmalıdır. Bu işlemlerden sonra toprak sulanmalı ve kuru kalmasına fırsat verilmemelidir.

g- Kumlama
Bu yöntem hem pahalı, hem yüksek işçilik, hem de toprağın yapısını etkilemesi nedeniyle uygulanması güç bir yöntemdir. Kum materyalinin kolay ısınması ve radyasyon yoluyla yavaş soğuması bu yöntemin olumlu yanıdır. Her yıl ince bir kum tabakasının don riskli alanlara serilmesi şeklinde yapılır. İnce kum aynı zamanda buharlaşmayı (kendi bünyesindeki su miktarı çok az olduğundan) en alt seviyeye indirir.

h- Çiçeklenmeyi geciktirme
İlkbaharda meydana gelen son don olaylarının çok sık görüldüğü yerlerde, meyve ağaçlarının çiçeklenme devresinde don olayından fazla zarar görülmemesi için çiçeklenmenin geciktirilmesi amacıyla ağaç dipleri 1 m çapında açılarak kar veya buz kalıpları konulur.

i- Zorlanmış hasat
Birçok durumda geniş bir ürün topluluğunu zorunlu hasat yoluyla dondan korumak mümkündür. Don veya donma sıcaklıkları ile ilgili bir tahmin önceden kullanıcılara ulaştırılmış ise, bölgedeki çiftçiler olgun meyveleri, sebzeleri ve diğer ürünleri acil olarak toplayabilir, aksi takdirde arazi üzerinde kalır ve don tehlikesine hedef olur. Bu durum geceleri bile devam edecek uzun saatler süren bir ekip çalışmasını gerektirir. Toplanan ürünlerin korumalı yerlerde depo edilmesi zorunludur.

bulgur ve cnrtkt beğendi.
ermana Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-08-2013, 14:30   #19
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 23-08-2013
Şehir: bursa
Mesajlar: 3
Merhaba benimde sorum var ama kimse varmı benim ceviz fidanlarının bazılarında içleri siyahlaşmış ve göz deliğinden az bir sıvı gelmiş fidanlar daha ilk senesi

Halil kök Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-09-2013, 17:04   #20
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 08-02-2010
Şehir: Tunceli Adana
Mesajlar: 58
Ceviz yapraklarındaki hastalık

Merhaba arkadaşlar ceviz ağacımın yaprakları balon balon oldu bu sene. Bu hastalığın ismi nedir ve ne zaman ne yapmam gerekiyor?

Eklenen Resimler
   
komkarbey Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-09-2013, 21:57   #21
Yeni Üye
 
Engin37's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-08-2013
Şehir: İstanbul-Kastamonu
Mesajlar: 21
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi komkarbey Mesajı Göster
Merhaba arkadaşlar ceviz ağacımın yaprakları balon balon oldu bu sene. Bu hastalığın ismi nedir ve ne zaman ne yapmam gerekiyor?
Ceviz yaprak göl akarı: (Erlophyes tiristrı altes) denen bir hastalık.Sonbaharda ağaç yapraklarını döktüğünde ve ilkbaharda ağaç yapraklanmadan %2lik bordo bulamacı ile ağaçların yıkanır tarzda ilaçlanmaları hastalık oluşumunu engelliyormuş.Hastalık engellenemeyip sizsinki gibi ortaya çıkmışsa kimyasal mücadele gerekiyor.80WP 500 gr/100 lt suya veya Thiodan 150 ml/ 100 lt suya karıştırılarak uygulanırsa sonuç alınıyormuş.Ben de bilgileri internetten aldım.Faydalı olur umarım.

Engin37 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-09-2013, 15:23   #22
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 08-02-2010
Şehir: Tunceli Adana
Mesajlar: 58
Çok teşekkür ederim bu ilaçların tam adını öğrenebilir miyim hangi firmalar satıyor? **** internetten satın alabilir miyim? Bulunduğum il küçük burada bulunmaz anca internetten almam lazım

komkarbey Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-09-2013, 18:46   #23
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-11-2012
Şehir: uşak
Mesajlar: 267
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi komkarbey Mesajı Göster
Çok teşekkür ederim bu ilaçların tam adını öğrenebilir miyim hangi firmalar satıyor? **** internetten satın alabilir miyim? Bulunduğum il küçük burada bulunmaz anca internetten almam lazım
Engin bey doğru tespit etmiş.Ağaçları yıkar gibi ilaçlayın.Dediği ilaçlar en küçük ilçede bile bulunur.Ot mücadelesi yaparsanız iyi olur.En azından kazayağı ile sürün.Kolay gelsin başarılar dilerim.İlaçlar bordo bulamacı ve sulu kükürt.

ömür-uşak Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-09-2013, 20:32   #24
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 08-02-2010
Şehir: Tunceli Adana
Mesajlar: 58
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ömür-uşak Mesajı Göster
Engin bey doğru tespit etmiş.Ağaçları yıkar gibi ilaçlayın.Dediği ilaçlar en küçük ilçede bile bulunur.Ot mücadelesi yaparsanız iyi olur.En azından kazayağı ile sürün.Kolay gelsin başarılar dilerim.İlaçlar bordo bulamacı ve sulu kükürt.
İkisini birlikte mi atayım ayrı ayrı mı? Şimdi atılır mı yoksa baharı mı beklemem lazım ağaçlar açmadan
teşekkür ederim

komkarbey Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-09-2013, 08:57   #25
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 02-09-2013
Şehir: izmir
Mesajlar: 2
http://u1309.hizliresim.com/1f/6/sc7tl.jpg

saygılar sunarak sozlerıme baslamak ıstıyorum gruba yenıuye oldum yanlıs yere yolladysam ozur dılerım cevız agacımın yaprakları yukarıdakı gıbı nasıl bı cozum onerırsınız tesekkur ederım
ayrıca bu forum bagımlılık yapıyor tum bahcelerı dolasıyorum herkesın emegıne elıne saglık saygılarımla..

mehmet8aydin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-09-2013, 10:35   #26
Ağaç Dostu
 
Çamtepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-12-2010
Şehir: İstanbul, Çanakkale, İzmir
Mesajlar: 646
Merhaba Sn. Lilium

Kısmen katılacağım Derine inen kazık kökler daha çok su alımına yarar. Besin maddelerini daha çok kılcal köklerle yani yüzeysel saçak kökleri ile alırlar.

Büyük ağaçların aniden kuruması ise sizin dediğiniz gibi bir tabakaya rastgelmesi, bir kök hastalığına yakalanması sebeplerinden olabilir.

Bu tür kuruma yapan ağaçların kökünü dikkatlice açıp Armillaria gibi hastalıklar var mı yok mu diye bakabilirsiniz. Sonrasında toprağı açtığınız aletleri dezenfekte etmeyi unutmayın. En son isteyeceğiniz şey kök çürüklüğünü bahçenize yaymak olacaktır.

Saygılar

Çamtepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2013, 01:38   #27
Ağaç Dostu
 
Lilium's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2008
Şehir: Balıkesir Gönen
Mesajlar: 7,546
Galeri: 106
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Çamtepe Mesajı Göster
Merhaba Sn. Lilium

Kısmen katılacağım Derine inen kazık kökler daha çok su alımına yarar. Besin maddelerini daha çok kılcal köklerle yani yüzeysel saçak kökleri ile alırlar.

Büyük ağaçların aniden kuruması ise sizin dediğiniz gibi bir tabakaya rastgelmesi, bir kök hastalığına yakalanması sebeplerinden olabilir.

Bu tür kuruma yapan ağaçların kökünü dikkatlice açıp Armillaria gibi hastalıklar var mı yok mu diye bakabilirsiniz. Sonrasında toprağı açtığınız aletleri dezenfekte etmeyi unutmayın. En son isteyeceğiniz şey kök çürüklüğünü bahçenize yaymak olacaktır.

Saygılar
Sayın çamtepe, her ne kadar besin maddelerini yüzeysel kılcal köklerle alsada 8-10 ve daha yaşlı ağaçların kökleri tabana kile kirece geldiğinde üstten verilen takviyeler yeterli olmuyor, kil kireç besin alımını kitliyor, hümik asitler (vs) çözdüğü söylense de tam sonuç almak çok zor ya da çok emek harcamak gerekiyor,

Kiraz ağacımı kurtarmak için harcadığım emeği bir görseniz bu iş olacak iş değil dersiniz.
Emeğimi hiç düşünmedim amaç kurtarmak daha doğrusu başarabilirmiyim-i test etmek istedim, ve başardım Kurtardım, ne kadar iki yıl, iki yıl sonra tekrar aynı durumla baş başa kaldım aynı işlemi yapmam gerekli, maliyeti çok yüksek olduğu için yapmadım ve ağaç kurudu.

Yani kısacası uygun olmayan toprakta yatırım yapmak pek akıl kârı değil. Üç beş kuruş kazanacağım derken çare için üç beş kuruşlarını harcar durursun.

Geçici çözümlerle bir yıllık bitkilerde başarılı olununabilir, çok yıllık bitkilerde geçici çözümlerle başarı ve kazanç yakalanamaz.

Çok yıllık bitki eken arkadaşlar toprağını çok iyi etüt analiz ettirmeli ve buna göre yatırıma karar vermeli.

formullaone beğendi.
Lilium Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2013, 09:38   #28
Ağaç Dostu
 
ahmettugrul55's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-02-2012
Şehir: samsun
Mesajlar: 150
sn lilium,
kiraz ağacı deyince aklıma geldi, aynı yerde ki kiraz ağacı da tepeden başlayarak bu yıl kurudu gitti.sanki bizim cevizleri kaybettiğimiz bahçeyi gelip görmüşsünüz gibi anlattınız.bu bahsettigim bahçe ''kaş tarla denilen''ekinin bile ekilemediği kıraç yamaç kayalık bir alan;bizimkiler 10 yıl öce emekli olunca oraya ev yapıp bol hayvan tezeği ile adam ettiler.ama anlaşılan tap adam olmamış.

ahmettugrul55 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-09-2013, 22:00   #29
Ağaç Dostu
 
gökhan07's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-05-2010
Şehir: TOKAT
Mesajlar: 606
Galeri: 11
Sayın Çamtepe
Bildiğim kadarıyla ağaçlara mantar hastalıkları geldikten sonra tedavi etmek oldukça zor.
Sedir ağaçlarında yaşadığım kök çürüklüğü hastalığına karşı sumiriz isimli bir fungusit kullanmıştım ve gerçekten çok yararını gördüm ve ilacın yanlış hatırlamıyorsam hastalık geldikten sonra da tedavi edici özelliği bulunmakta. Sumiriz mantar ilacını her yıl ağaçlarımı korumak için uyguluyorum. Bunun yanında kökleri hastalıklara karşı koruyan ve aynı zamanda kılcal kök oluşumunu artıran roots excelurator isimli bir ilac kullanıyorum. Bu ilaçlar ceviz kök hastalıklarında da etkili olabilir.
Saygılarımla

gökhan07 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2013, 12:48   #30
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 07-12-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 566
Konu kuruyan fidanlardan açılmışken,kepçeyle kazılıp dikim yapılmasına rağmen,muhtemelen köklerinde su biriktiği için aniden kuruyan bir fidan.

Eklenen Resimler
 
formullaone Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Etiketler
antraktoz, bordo bulamacı, ceviz hastalıkları

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 18:33.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026