agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Temel Konular (Toprak, Gübre, Tohum, Sulama)




Reklam


Beğeni Düzeni3Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 17-06-2006, 01:41   #1
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,551
Galeri: 99
Hormonlar / Bitki Gelişimini Düzenleyiciler (BGD)

BİTKİ GELİŞİMİNİ DÜZENLEYİCİLER (BGD)

HORMONLAR

Bitki büyüme ve gelişmesinde en önemli rol oynayan hormonlardan 5 ana hormon grubu bitki bünyesinde mevcut olduğu yapılan araştırmalarda belirlenmiştir. Bunlar; Oxinler, Sitokininler, Gibberellinler ,Etilen ve ABA’dır. Bitki bünyesinde meydana gelen fizyolojik faaliyetlerin çoğunluğu bu hormonların kontrolü altındadır.

Hormonların etkileri daima bir denge içersinde birbirlerini tamamlayıcı veya bir diğerinin etkisini azaltıcı olarak ortaya çıkar. Günümüzde hormonlardan bitkilerde büyümeyi ve gelişmeyi yönlendirici özellikleri dikkate alınarak çok yönlü yararlanılmaktadır.
Çok sayıda kimyasal madde hormon olmadığı halde hormon olarak adlandırılmakta bu ise kavram kargaşasına neden olmaktadır.

Bir bileşiğin hormon olarak nitelendirilebilmesi için ;

-Bitki bünyesinde oluşması,
-Oluştuğu yerden başka bir yere taşınabilir olması,
- Taşındığı yerde değişik yaşam olaylarını yönetmesi ve düzenlenmesi,
-Çok düşük konsantrasyonlarda bu etkilerini göstermesi gerekir.

Bitki bünyesinde bulunan bu doğal bileşiklerin yanında bu bileşiklerin kimyasal yapılarına az veya çok benzeyen sentetik bileşiklerde yapılmış ve hormon etkilerinin olup olmadığı araştırılmıştır. Bunlardan birçoğunun bitkide doğal bulunanlardan çok daha aktif oldukları, yani çok daha az kullanıldıklarında benzer etkiler oluşturdukları belirlenmiştir. Bitki bünyesinde bulunmayan bu tip bileşiklerin doğal hormonlarla karıştırılmamaları gerekir.

Bitkide mevcut olmadığı halde çok düşük miktarlarda hormon etkisini gösteren bu maddelere sentetik hormon adı verilmektedir. Kavram kargaşasını önlemek amacıyla bitkide hormon etkili tüm maddelere bitki büyüme düzenleyicisi denmektedir.

Hormonlar başlangıçta yalnız tohumların çimlenmesinde, meyve, fidan ve çeliklerin köklendirilmesinde kullanılmıştır. Daha sonra tohumdan hasada kadar geçen devrede verim artışı, ürün kalitesinin yükseltilmesi ve bitkilerin hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılığın arttırılması amacıyla ülkemizde ve tüm dünya ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Ancak dikkat edilmesi gereken husus diğer kimyasallarda olduğu gibi BGD ‘lerin de yazılı olan tavsiyeye uygun olarak kullanılması gerekmektedir.

Hormonların dünyada kullanım alanları;

-Çelikle çoğalmanın sağlanması,
-Tohum çimlenme gücünün arttırılması,
-Çiçeklerin teşvik edilmesi veya geciktirilmesi
-Soğuğa dayanıklılığın arttırılması,
-Meyve tohumunun arttırılması,
-Meyve iriliğinin arttırılması,
-Periyodisitenin azaltılması,
-Meyve olgunluğunun erkene alınması veya geciktirilmesi,
-Meyve kalitesinin iyileştirilmesi,
-Hasadın kolaylaştırılması,
-Meyve muhafaza süresinin uzatılması
-Meyve renginin iyileştirilmesi,
-Meyve ve yaprak dökümlerinin kontrolü,
-Doku kültürü çalışmaları,
-Islah çalışmaları,
-Bitkilerin hastalık ve zararlılara dayanıklılığının arttırılması,
-Yabancı ot kontrolü.

Ülkemizde hormonlar domates, patlıcan ve kabakta zaman zaman bir kısım üreticiler tarafından kullanılmaktadır.
Bitki Gelişim Düzenleyicilerinin ambalajı üzerinde bulunan etikete uyularak kullanılması gerekmektedir.
Hormonlarla ilgili gereksiz yapılan spekülasyonlar neticesinde sebze fiyatları anormal ölçüde düşmüş ve üretici mağdur olmuştur. Bu konuda en büyük destek basına düşmektedir.
Hormonlar kullanılan sebzelerde kalıntı bırakmadığı gibi sebzelerde bugüne kadar insan sağlığına olumsuz etkileri konusunda da bir kaynağa rastlanmamıştır.

Hormonlar bazı sebzelerde Hollanda, İspanya, İtalya gibi ülkelerde dahil tüm dünyada kullanılmaktadır.

Bitki Gelişimini Düzenleyiciler'in (BGD) varlığına ilişkin ilk bilgiler 19. yüzyılın sonlarına dayanmaktadır. Bu dönemde, 40-50 yıllık süre içinde, bitki fizyolojisi konularında yapıları çalışmalar, BGD' lerin bitki büyüme ve gelişmesindeki rollerini ortaya koymuştur. Bu çalışmaların sonuçlarına göre, BGD'lerin bitkisel üretimde kullanılması verimi artırmakta, üründe kaliteyi yükseltmekte ve daha iyi depolama imkanları sağlayarak, ürünlerin ihracat şansını artırmaktadır. Gereğinden fazla kullanılmaları halinde ise, bitkilerin gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir.

BGD (Hormon) Nedir?

Doğal olarak bitkilerde oluşan, büyüme ile buna bağlı diğer fizyolojik hareketleri kontrol eden ve oluştukları yerden bitkinin başka yerlerine taşınabilen, çok az miktarda bile etkilerini gösterebilen organik maddelere “Bitki Gelişimini Düzenleyiciler (BGD) veya Bitkisel Hormonlar" adı verilir.

BGD' ler, bitki bünyesinde üretildikleri gibi, sentetik olarak da elde edilebilirler. Bir kısmı, bitkilerde uyarıcı veya teşvik edici etki gösteren BGD' lerin, bir kısmı da, büyümeyi kısıtlayıcı veya yavaşlatıcı, hatta durdurucu etki gösterirler. Gelişmeyi teşvik edici ve engelleyici maddeleri birbirinden kesin sınırlarla ayırmak pek mümkün değildir. Çünkü BGD'ler, bitki büyümesinin değişik devrelerinde ve değişik bitki organlarına değişik konsantrasyonlarda uygulandıklarında farklı etkiler gösterebilir.

Diğer bir ifade ile:
- Bir maddenin büyütücü etkisi olup olmadığı, kullanım miktarı yani konsantrasyonu ile anlaşılır. BGD' ler, bir konsantrasyonda teşvik edici özellik gösterirken, başka konsantrasyonda da engelleyici özellik gösterebilirler.

- Bitkinin değişik organları BGD'lere farklı reaksiyonlar gösterirler. Örneğin bir BGD, bir taraftan sürgün büyümesini artırırken, diğer taraftan kök büyümesini engelleyebilir.

- Bitkinin değişik gelişme devrelerinde BGD' lerin etkileri farklı olur. Örneğin, bir BGD vejetatif büyüme devresinde teşvik edici özellik gösterirken, çiçek teşekkülü devresinde engelleyici özellikte olabilir.

- Değişik bitki türlerinin aynı BGD'den etkilenmeleri farklı olabilir. Örneğin uzun gün bitkilerinde çiçek teşekkülü çoğalırken, kısa gün bitkilerinde çiçek teşekkülü azalabilir.

Sınıflandırma
Bitki gelişimini düzenleyiciler, etki ve kimyasal yapılarına göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir:

Antioksinler
Clofibric acid
TIBA

Oksinler
Bitkilerde büyüme ve gelişmeyi etkileyen en önemli gruptur. Bitkinin gelişmesini diğer BGD'lerle birlikte gerçekleştirir. Bitki kökünde doğal olarak az bulunur. Bitkinin boyca büyümesini sağlar. Hücre bölünmesi, büyümesi, hücre ve doku farklılaşmasını düzenler. Bitkinin güneşe yönelmesini sağlar. Çok fazla salgılandığında veya suni olanların fazla uygulanması halinde büyümeyi durdurur. Az salgılandığında yapraklar dökülmeye başlar. Meyva vermede etkindir. Döllenmiş çiçeğin dökülmesini engeller. Ovaryumun gelişmesini ve çekirdeksiz meyva oluşumunu sağlar. ilkbaharda kambiyum gelişimini düzenler. Suni elde edilen oksinler genelde yabancı otların yok edilmesinde kullanılır. Bu kimyasal maddeler şunlardır:

4-CPA (4 -chlorop henoxyacetic acid)
2,4-D (2,4-dichlorop henoxyacetic acid)
2,4-DB [4-(2,4-dichlorophe noxy) butyric acid]
2,4-DEP
Dichlorprop
Fenoprop
IAA (indolacetic acid)
IBA (indolbutyric acid)
IPA (indolpropionic acid)
NAD (naphthalene cetamide)
NAA (α -naphthalene acetic acid)
1-naphthol
BNOA (β-naphthoxyacetic acid)
NOA (naphthoxyacetic acid)
Potassium naphthenate
Sodium naphthenate
2,4,5-T (2,4,5-trichlorop henoxyacetic acid) (Yasaklanmıştır.)
FOAA (phenoxyacetic acid)
FAA (phenylaceticacid)
2,4,6-trichlorobenzoic acid
2,3,6-trichlorobenzoic acid
4-amino-3,5,6-trichloro picolinic acid

Sitokininler
Tomurcuk gelişmesi ve yaprakların geç dökülmesinde etkili olurlar. Hücre bölünmesini uyarırlar.

Bazı doğal ve sentetik sitokininler:

Zeatin
Dihydrozeatin
Kinetin
BA (benzyladenine)
IPA (isopentyladenine)
DMA (dimethyladenine)
Methylthiozeatin
PBA (tetrahydropyrinal benzyladenine)

Defoliantlar (yaprak dökücüler)
Calcium cyanamide
Dimethipin
Endothal
Ethephon
Metoxuron
Pentachlorophenol
Thidiazuron
Tribufos

Etilenler
Bitkilerde tohumun çimlenmesini, tomurcuk gelişmesini ve meyvanın olgun laşmasını sağlarlar. Bu kimyasal maddeler şunlardır:

CEPA (Ethrel, Ethephon, 2 chloroethylphosphonic acid)
BOH (β-hydroxyethylhy drazine)
NIA-10-637(ethylhydrogen 1-propylphosphanate)
Ethylenedichloride
Ethylenetrichloride
Ethylbromide
Trichloroethylene
Ethyliodide
Ethylmercaptan
Ethylenethiocyanohydrin
ACC
AVG
Etacelasil
Glyoxime

Giberellinler
Bu grup kimyasalı oluşturan Gibberellic acid, gövdenin uzamasını ve meyva büyümesini hızlandırır. Tohumun çimlenmesini uyarır. Yine bitkinin erken veya geç çiçek açmasına neden olur.

Gelişimi Engelleyiciler

Abscisic acid (Uygun olmayan ortamda tohumun çimlenmesini engelleyerek, tohum uyumasını devam ettirir.)

Gelişimi Geciktirenler

Ancymidol
Chlormequat chloride
Butralin
Daminozide
Carbaryl
Flurprimidol
Chlorphonium
Mefluidide
Chlorpropham
Paclobutrazol
Dikegulac-sodium
Tetcyclacis
Flumetralin
Uniconazole
Fluoridamid
Fosamine

Gelişimi Teşvik Edenler
Glyphosine
Brassinolide
Isopyrimol
Hymexazol
Jasmonic acid
Maleic hydrazide

Morfaktinler
Mepiquat chloride
Chlorfluren
Piproctanil
Chlorflurenol
Propham
Dichlorflurenol
TIBA
Flurenol

Sınıflandırmaya Tabi Tutulmayan BGD’ler
Benzofluor
Epocholeone
Karetazan
Buminafos
Ethylchlozate
Methasulfocarb
Carvone
Ethylene
Prohexadione
Ciobutide
Fenridazone
Prohydrojasmon
Clofencet
Forchlorfenuron
Pydanon
Cloxyfonac
Heptopargil
Sintofen
Cyclanilide
Holosulf
Triapenthenol
Cycloheximide
Inabenfide
Trinexapac

KULLANIM ALANLARI

Başlangıçta yalnız tohumlanın çimlenmesinde, meyve, fidan ve çeliklerin köklendirilmesinde kullanılan BGD’ler, daha sonraları tohumdan hasada ve hatta tüketime ve pazara sunuluncaya kadar geçen her devrede aşağıda belirtilen çok değişik amaçlar doğrultusunda, tüm dünya ülkelerinde geniş çaplı kullanılmaktadır.

Bu kullanım alanlarını şu şekilde özetlemek mümkündür:

- Çelikle çoğalmanın sağlanması,
- Tohum çimlenme gücünün artırılması,
- Soğuğa dayanıklılığın artırılması,
- Çiçeklerin teşvik edilmesi veya geciktirilmesi,
- Meyve tohumunun artırılması,
- Meyve iriliğinin artırılması,
- Periyodisitenin azaltılması
- Meyve olgunluğunun erkene alınması veya geciktirilmesi,
- Meyve kalitesinin iyileştirilmesi,
- Hasadın kolaylaştırılması,
- Meyve muhafaza süresinin uzatılması,
- Meyve renginin iyileştirilmesi,
- Doku kültürü çalışmaları,
- Tohum, yumru ve tomurcukların dinlenmesinin kırılması veya uzatılması,
- Islah çalışmalarında,
- Meyve ve yaprak dökümlerinin kontrolü,
- Bitkinin üreme özelliklerinde değişiklik yapılması,
- Bitkilerin hastalık ve zararlılara dayanıklılığının artırılması,
- Yabancı ot kontrolü.

Ali Asım beğendi.
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-06-2006, 01:51   #2
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,551
Galeri: 99
BGD devam

Bitki gelişim düzenleyicilerini kullanım amacına uygun olarak üç ana grupta incelemek mümkündür:
  • - Bitki gelişimini geciktirenler
  • - Bitki gelişimini teşvik edenler
  • - Diğerleri
Bitki Gelişimini Geciktiren Kimyasalların Kullanımı

Bitki gelişimini geciktiren kimyasallar bir çok kültür bitkisinde kullanılsa da, en yaygın kullanıldığı alan süs bitkileridir. Zira bitkisel üretimin genel amacı, pazarın en hareketli ve fiyatların en yüksek dönemine rastlayan zamanda ve periyotta üretimin sağlamasıdır. Bu dönem dışında yapılacak bir üretimin profesyonel bir üreticiyi tatmin etmesi beklenemez. Bu gerçek tüm dünyada kabul edilmekte ve yetiştirilen ürünlerin bu gerçeğe göre disiplin altına alınması kaçınılmaz gözükmektedir.

Bu konu özellikle süs bitkilerinin yetiştirilmesinde ve pazarlanmasında son derece önemli bir konudur. Bu nedenle bu tür BGD 'lerin süs bitkilerinde kullanımı önem kazanmıştır. Bu kimyasalların kullanımı ile büyüme ve gelişmenin kontrol altına alınarak pazarlamanın, talebin en yüksek dönemine göre yapılmasını sağlamak bu kimyasalların kullanım amacını oluşturmaktadır.

Bu amaç dışında belirli spesifik kültür bitkilerinde (tütün, kolza çeltik, buğday, vb.) özel amaçlara yönelik olarak kullanımları da söz konusu olan ve dünya genelinde de kullanılmakta olan bu grup kimyasallardan 6 adedi ülkemizde ruhsatlı bulunmaktadır. Çok amaçlı ve tek amaçlı olarak çeşitli kültür bitkilerinde kullanılmakta olan bu kimyasallar butralin, chlormequat, chlorpropham, maleic hydrazide, mepiquat chloride ve n-decanol’dür.

Çok Amaçlı Kullanılan Preparatlar

Genel Adı : Daminozide
Kimyasal Adı : Butanedioic acid mono (2,2 dimethyl hydrazide)
Toksisitesi : LD50 8400 mg/kg
Kullanım Alanı : Süs bitkileri
Etki Şekli : Bu preparat kullanıldığı bitkilerde boğumlar arası mesafeyi kısaltır. Ayrıca kurak ve don şartlarına karşı bitki direncini arttırır. Daha kısa fakat kuvvetli gövde ve daha koyu yaprak oluşumu sağlar. Diğer bir ifade ile, fidelerin arzu edilmeyen ince-uzun gelişmelerini geçici olarak durdurur.
Monokot bitkileri bu kimyasala hiç cevap vermez. Fakat tüm dikot bitkiler değişik oranlarda cevap verirler.
En çok kullanıldığı bitkiler, krizantem, ortanca, poinsettia (Euphorbia spp.), odunsu süs bitkileri ve park-bahçe alanlarında yetiştirilen çiçekli tarh bitkileridir.
Uygulama şekli ve dozu için etiket tavsiyesine göre hareket edilmelidir.
Türkiye' de ruhsatlı preparatı yoktur.

Genel Adı: Chlormequat chloride
Kimyasal Adı: (2-chloroethyl) N, N, N-trimethyl ammonium chloride
Kullanım Alanı: Süs bitkileri ve diğer bazı kültürler.
Chlormequat chloride, dünya genelinde en çok kullanılan bir BGD'dir. Süs bitkilerinden geranium (sardunya), azalea'ler (Rhododentron spp.), poinsettia'lar (Euphorbia spp.) ve hibiscus türleri önemli kullanım alanlarıdır.
Hindistan'da elma ve armutta çiçek gözü oluşumunu hızlandırmak, şeker kamışında ise olgunlaşmayı sağlamak amaçları ile kullanılmaktadır.
Uygulanması:
Topraktan: Kalemden köklendirilmiş süs bitkilerinde saçak sisteminin yeterince geliştiği dönemde toprağa veya saksılara uygulanır.
Yapraktan: Uç alımı tamamlanmış (piçlenmiş) süs bitkilerinde bir hafta içinde uygulama yapılmalıdır. Hububat kültürlerinde "kardeşlenme dönemi" içinde, fakat sapa kalkmadan önce uygulanmalıdır.

Genel Adı : Mepiquat chloride
Kimyasal Adı: 1,1-Dimethylpiperidinium chloride.
Kullanım Alanı: Mepiquat chloride'in dünya genelinde en yaygın kullanım alanı pamuktur. Bunun dışında bazı ülkelerde soğan, sarımsak, patates ve bağda verimi artırmaya yönelik olarak kullanılmaktadır.

Uygulanması:
Pamukta: Pamuğun erken çimlenme döneminde bitkilerin ortalama minimum 50 cm. yüksekliğe ulaştığı şartlarda yapraktan yapılmalıdır. Geniş alanlarda uçak uygulamaları yapılabilir.
Bağda: Çiçeklenme başlangıcında birinci, meyvelenme başlangıcında ikinci uygulama tavsiye edilmektedir.

GenelAdı: Ancymidol
Kimyasal Adı: α-cyclopropyl-4-methoxy (α-pyrimin-5-yl) benzylalcohol
Toksisitesi :LD50 4500 mg/kg
Kullanım alanı :Süs bitkileri
Azelea'lar (Rhododentron spp) krizantem, zambak, poinsettia'lar (Euphorbia spp.), lale, delphenium, dahlia, yapraklı süs bitkileri, park çiçekleri v.b
Uygulanması : Topraktan ve yapraktan yapılabilir.Topraktan uygulamalara nem yönünden dikkat edilmeli ve normal nemli şartlarda yapılmalıdır.
Türkiye'de ruhsatlı preparatı yoktur.

Bitki Gelişimini Teşvik Eden Kimyasalların Kullanımı

Bugrupta yer alan kimyasalların kullanım amacı oldukça geniştir. Amaca yönelik kimyasal maddenin seçimi ve tavsiyeye göre zamanında kullanımı çok önemlidir.

Bunların en önemli kullanım alanları ve amaçlarına ait bilgiler aşağıda verilmiştir:
  • - Belirli kültürlerde meyve seyreltmesi,
  • - Belirli kültürlerde hasat öncesi meyve dökümlerinin önlenmesi,
  • - Belirli kültürlerde çeliklerin köklenmesinin teşviki,
  • - Belirli kültürlerde meyve tutumunun artırılması,
  • - Belirli kültürlerde tane iriliğinin artırılması ve standardın yükseltilmesi,
  • - Belirli kültürlerde olgunlaşmanın hızlandırılması,
  • - Belirli kültürlerde olgunlaşmanın geciktirilmesi,
  • - Belirti kültürlerde meyve veya meyve salkımlannın uzatılması.
Yukarıda verilen örneklere göre; gelişmeyi teşvik eden kimyasalları dört başlık altında toplamak ve sınıflandırmak mümkündür:

Oksinler:
BNOA (β-naphthoxyacetic acid)
NAA (naphthaleneacetic acid)

Stokininler
IBA (indolbutyric acid)
Zeatin (doğal sitokinin)
NAD (naphthalene acetamid)
Kinetin (furfuril aminopurin)
CPA (chlorophenoxyacetic acid)
Adenin (aminopurin)

Giberellinler
Gibberellic acid (A3)
Gibberellin (A3-A7)

Etilen
Etilen salgılayan muhtelif kimyasallar.

Oksin Grubu

Genel Adı: BNDA
Kimyasal Adı: β-naphthoxyacetic acid NAA'nın yakın bir akrabası olan bu kimyasalın kullanıldığı bitkiler ve dönemi aşağıda belirtilmiştir:
- Domateste; çiçek dökümünü önleyerek meyve bağlamasını artırmak ve erken olgunlaşmayı teşvik etmek.
- Çilek ve diğer üzümsü bitkilerde; çiçek tutumunu artırmak.

Genel Adı: NAA
Kimyasal Adı: Naphthaleneacetic acid
Bu kimyasal ilk defa 1939 yılında Amcehem Products tarafından geliştirilmiştir. Günümüzde çeşitli formülasyonları amonyum, potasyum, sodyum tuzları halinde veya etil ester formunda satılmaktadır.
Önemli kullanım alanları ve amaçları şöyle sıralanabilir:
  1. - Elma, armut, ayva, narenciye ve zeytinde meyve seyreltmesi ve ayrıca hasat öncesi meyve dökümlerini önlemek
  2. - Odunsu ve otsu çeliklerin köklenmesini hızlandırmak,
  3. - Zeytin, kiraz, elma, armut kültürlerinde budanan dokulardan sürgün gelişmesini önlemek,
  4. - Pamuk, soya, üzüm, domates, narenciye, hıyar, vb. kültürlerinde erken çiçek ve meyve dökülmelerini önlemek,
  5. - Kirazda meyve çatlamasını önlemek.
Genel Adı : IBA
Kimyasal Adı : Indole-3-butyric acid
Kullanım alanı ve dönemi: En önemli kullanım alanı; bitki çeliklerinin köklendirilmesidir. Bu kimyasal ilk defa 1945 yılında Merck Co. tarafından geliştirilmiştir. Çeşitli yüzdeler halinde WP formülasyonları çeşitli firmalar tarafından günümüzde satılmaktadır.

Genel Adı: NAD
Kimyasal Adı: 1-naphthalenea cetamide
Kullanım alanı ve dönemi: İki kullanım alanı söz konusudur: Elma, armutta meyve seyretmesi, yeni şaşırtılmış fidelerde ve çeliklerde kök gelişmesini teşvik etmek.
İlk defa 1935 yılında Amcehem Products tarafından geliştirilen bu kimyasal günümüzde genellikle %8.4 WP formülasyonundapazarlanmaktadır.

Genel Adı: 4-CPA
Kimyasal Adı: 4-chlorophenox yacetic acid
Kullanım alanı ve dönemi: Günümüzde en önemli kullanım alanı domatestedir. Bu kültürde çiçeklerin meyveye dönüşmesini teşvik etmek için kullanılmaktadır.
İlk defa 1950 yılında Dow Chemical tarafından geliştirilen bu kimyasal günümüzde çeşitli firmalar tarafından çeşitli formülasyonlarda pazarlanmaktadır.
Ülkemizde ruhsatlı oksin preparatları BNOA, NAA-IBA, NAA-NAD ve 4-CPA formlarını kapsamaktadır. Çeşitli ticari isimler altında ve çeşitli aktif madde içerikleri ile satılan bu preparatlar, genellikle belirli bir amaca yönelik olarak belirli bir kültürde ruhsatlandırılmışlardır. Bu nedenle bu preparatların etiket tavsiyeleri yukarıdaki bilgilerin pek çoğunu kapsamayabilir.

Gibberellin Grubu

Genel Adı: Gibberellic acid (A3, GA3)
Kimyasal Adı: (3S,3αR,4S,4αS,7S,9αR,9βR, 12S)-7, 12 - = dihydroxy-3-methyl-6-methylene2-oxoperhydro-4α, 7 -methano-9β,3-prope noazuleno[l ,2-β]=furan-4-carboxylic acid.
Kullanım alanı ve dönemi: Bir çok kültürde çeşitli amaçlarla kullanılmakta olan bu kimyasalın en önemli kullanım alanları ve amaçları literatürde şöyle verilmektedir;
  • - Üzümde salkım gelişmesini ve tane iriliğini artırmak,
  • - Limonda meyve olgunluğunu geciktirmek,
  • - Marulda tohum hasadı yönünden çiçeklenmeyi teşvik,
  • - Patateste uyku dönemini kırarak çimlenmeyi teşvik,
  • - Çeşitli süs bitkilerinde çiçek verimini ve kalitesini artırmak,
  • - Navel portakallarında ve altıntoplarda kabuk lekesini ve yaşlanmasını önlemek,
  • - Kerevizde gelişmeyi teşvik etmek,
  • - Kirazda daha iyi renk ve iri tane elde etmek, hasat süresini uzatmak,
  • - Enginarda hasat süresini uzatmak için olgunlaşmayı geciktirmek,
  • - Fasulye, bezelye, pamuk, çeltik, soya ve buğdayda çabuk çimlenmeyi teşvik,
  • - Şerbetçi otunda verimi yükseltmek,
  • - İtalyan erik çeşitlerinde iç kararmasını önlemek ve verimi artırmak,
  • - Mandarinlerde meyve tutumunu artırmak,
  • - Ispanak verimini artırmak ve kaliteyi yükseltmek,
  • - Star Ruby Altıntop çeşidin de erken meyve dökümünü önleyerek meyve verimini artırmak.
Bu doğal kimyasalın ilk keşfi 1938 yılında Japonya'da olmuştur. 1955 yılından itibaren çeşitli firmalar tarafından bu konuda geniş araştırmalar yapılmıştır.
Günümüzde bir çok firma tarafından çeşitli formülasyonlar ve aktif madde içerikleri ile pazarlanmaktadır.

Genel Adı: Gibberellic Acid Karışımları (A3- A7)
Kimyasal Adı:
Kullanım alanı ve dönemi: Bu karışımın en önemli kullanım alanı elmadır. Delicious elma çeşitlerinde kabuk pasını önlemek, stayman elma çeşidinde çatlamayı kontrol için tavsiye edilmektedir.
1987 yılında Abbott laboratuvarı tarafından geliştirilen bu karışım, ayrıca ICI tarafından da pazarlanmaktadır.

GenelAdı: Gibberellic Acid-Benzylamin karışımı (Benzylamin-GA4-GA7)
Kimyasal Adı :
Kullanım Alanı ve Dönemi: Elma çeşitlerinde renk, irilik ve verimin artırılması amacıyla kullanılmaktadır. Starking elma çeşidinde meyve şeklini düzeltmek, stayman elma çeşidinde de çatlama sorununu önlemek için kullanılır. Meyve çağına girmemiş elma, armut ve kiraz bahçelerinde meyve gözü oluşumunu teşvik ve vejetatif büyümeyi kontrol eder.
1987 yılında abbott laboratuvarı tarafından geliştirilmiştir. Formülasyonu likit formda olup %53.6 aktif madde içermektedir.

Genel Adı: Gibberellic Acid Azoluron karışımı
Kimyasal Adı:
Kullanım alanı ve dönemi: Eski Doğu Almanya (Fahlberk- List Magdeburg) orijinli olan bu kombinasyon kış şartlarında, sera altındaki domates kültüründe çiçeklenmeyi teşvik amacı ile tavsiye edilmektedir.
Yukarıdaki bilgilerden anlaşılabileceği gibi Gibberellin grubunun kullanım alanları ve amaçları oldukça geniştir.
Oksinlerde olduğu gibi gibberellinlerde de, değişik kullanım amaçları, kullanım zamanları ve farklı dozları vardır. Her kültürün elde edilmek istenen farklı amaçlarına yönelik teknik tavsiyelerin bir kitapçık boyutuna ulaşması söz konusu olduğu için, makalenin kapsamını aşmaktadır. Bu nedenle bu makalede verilen öz bilgilerin detaylandırılması okurlarına ve uygulayıcılarına düşmektedir. Ülkemizde gibberellin grubundan gibberellic acid'in çok çeşitli formülasyonları değişik ticari isimde pazarlanmaktadır. Ayrıca GA A4A7 Benziladenin karışımının sadece bir formülasyonu 2000 yılına ait resmi yayında mevcuttur. Bu konunun tamamı için de, oksin grubu için yapılan yorum ve öneriler dikkate alınmalıdır.

Sitokinin Grubu

Sitokininlerin ilk sentezini 1970 yılında Shell firması yapmış ve Abbott Laboratuvarları tarafından pazarlanmıştır.
Bu grubu, tarımsal bitkilere yönelik olarak zeatin ve kinetin formları oluşturmakta olup, genellikle bunlar karışım halinde deniz yosunlarından elde edilmekte ve makro ve mikro elementlerle takviye edilerek ticari hale getirilmektedir.
Gerek yapraktan, gerek topraktan uygulanabilen bu kimyasalların kullanım amacı bitkilerde kök ve saçak yapısını geliştirmek yanında generatif arttırmaya yöneliktir.
Çeşitli sebze kültürleri, pamuk, mısır, soya, hububat kültürleri, yer fıstığı, sorgum, çeşitli meyve ağaçları kullanım alanı içindedir.

Etilen Salgılayan Kimyasallar Grubu

Bazı araştırmacılar bu grubu ayrı bir bölüm altında ele almakta ise de, bazıları sonuçta olgunluk geliştirmesini teşvik etmesi nedeniyle aynı bölüm içinde ele almaktadır.
Özellikle muz, narenciye, kavun, armut, domates, ananas, hurma, vb. gibi meyvelerin sarartılıp olgunlaştırılmasında kullanılan etilen formları birçok firma tarafından pazarlanmaktadır.
Ülkemizdeki resmi tavsiyelerde, bu formlara ait iki değişik form Tarım Bakanlığınca ruhsatlandırılmıştır. Bunlar ethephon ve ethephon-cyclanilid karışımıdır.
Ethephon ile ilgili kullanım alanları ve amaçları konusunda literatürde hayli geniş bilgiler vardır.

Bunlar özetlenirse;
  1. Domateste meyve kızarmasını artırmak için meyvelerin %5-15'nin pembe veya kırmızı rengi aldığı dönemde,
  2. Elma ağaçlarında meyve rengini artırmak için, hasattan iki hafta önce, uygun bir oksin (hasat öncesi meyve dökümünü önlemek için) karıştırılarak kullanımı,
  3. Genç meyve ağaçlarında çiçek gözü oluşumunu teşvik ve vejetatif gelişmeyi kontrol için normal çiçeklenme tarihinden altı hafta sonra,
  4. Kirazlarda meyve olgunlaşmasını hızlandırmak için, hasattan 7-14 gün önce,
  5. Cevizlerde kabuk çatlamasının homojenliğini sağlamak için, meyve ve kabukların kahverengiye dönüşmesinden sonra,
  6. Pamukta hasat öncesinde üniform koza açımı için, kozaların %30-60'nın açılmış olduğu dönemde,
  7. Tütünde olgun yapraklarda sararmayı artırmak için,
  8. Üzümde erken ve üniform bir renk oluşumu (emperior ve tokay çeşitlerinde) ve erken olgunlaşmayı (Thomson çekirdeksiz çeşidinde) sağlamak için,
  9. Hububatta bitki boyunu kısaltarak yatmayı önlemek için, ilk başakların oluşumundan hemen sonra,
  10. Çeşitli süs bitkilerinde ve süs ağaççıklarında lateral dallanmayı artırmak ve vejetatif büyümeyi baskı altına almak için,
Daha önce de belirttiğimiz gibi her kültür ve her ağaç için uygulama dozları ye uygulama biçimi değişken olabilir. Burada verilen bilgiler tamamen genel ve rehberlik niteliğindedir.

Diğer Grup Gelişim Düzenleyiciler

Bakanlığımız resmi tavsiyelerinde bu diğer grup bitki gelişim düzenleyiciler; aminoasit, humik ve fulvik asitler, fulvik asit – potasyum ve bunun gibi genellikle toprak ıslah materyalleri yanında dimethipin, sodyum türevleri, ACTA-folik asit, pipolene hydrogen cyanamıd, thidiazuron ve tolyphtalamıc acid, vb. aktif maddelerini de ihtiva etmektedir.

Ülkemizde bu değerlendirmeye ve sınıflandırmaya karşılık dünyadaki literatüre bakıldığında, asit gruplarının (amino, humik ve fulvik) bitki gelişim düzenleyicileri içinde yer almadığı görülmektedir. Bu ürünlerin asli görevlerinin toprak ile ilgili sorunları düzeltmesi ve bitkilere olan etkilerinin direkt olmaması nedeniyle bu tip kimyasalların BGD' ler içinde yer almaması gerekmektedir. Ancak bu maddeler bu zamana kadar BGD gibi işlem görmekte olduğu için, BGD' ler içinde değerlendirilmektedir

Genel Adı: Tolyphtalamic acid
Kimyasal Adı:
Toksisitesi: LD50 3230 mg/kg
Kullanım alanı ve dönemi: Domateste çiçeklere, meyve ağaçlarında %80 çiçeklenme döneminde, sabah erken veya akşamın geç saatlerinde, nispi nemin yüksek olduğu saatlerde verilir ki bunda amaç meyve tutumunu artırmaktır.

Genel Adı: Thidiazuron
Kimyasal Adı: N-phenyl-N'.1,2,3-thiadiazol 5-ylurea
Toksisitesi: LD50 4000 mg/kg
Kullanım alanı ve dönemi: Pamuk yapraklarını dökmek için kozaların %70'i açılınca ve ortalama sıcaklığın 21°C'nin üzerinde seyrettiği şartlarda kullanılır.

Genel Adı: Sodium Türevleri
Kimyasal Adı : Sodium ortho-nitrophenolate
Kullanım alanı ve dönemi: Bu gruptaki ticari preparatların prospektüs bilgilerine göre; çiçeklerin meyve veya tohuma dönüşmesi, meyve ve tohum kalitesinin iyileştirilmesi, bitkilerde fizyolojik aktivitenin sağlanması, vb. amaçlara yönelik olarak kullanılmaktadır.
Bu gruba ait 20 kadar preparat değişik ticari adlar altında ülkemizde ruhsatlıdır.

Genel Adı: Hydrogen cyanide
Kimyasal Adı: Hydrocyanic acid
Toksisitesi: LD50 6,44 mg/kg
Kullanım alanı ve dönemi: Bağ ve kivi plantasyonlarında homojen göz patlamasını teşvik için, gözlerin patlamasının beklendiği tarihten 30 gün önce kullanılmaktadır.

Kaynak: Tarım Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Md.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-12-2007, 21:20   #3
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
Hormonlar

Bitkisel hormonlar ile ilgili olarak biraz daha teferruat isteyen arkadaşlar göz atabilir.



ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-01-2008, 19:29   #4
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Verdiğiniz bağlantıya baktım. Konu Bahçesel sitesinde ayrıntı işlenmiş. Yanlız dikkat edilmesi gereken şeyler var. Yazının o bölümünü kopyaladım. Tamamı burada

"
Ülkemizde BGD kullanımı henüz istenilen seviyede olmamasına karşılık mevcut uygulamalarda da birçok olumsuz durumla karşılaşılmaktadır. Bunlar genellikle yetiştiricilerden kaynaklanan ve yanlış uygulamalara dayanan olumsuzluklardır."


Dağıtmaya başlamadan önce konunun bu taraflarını ayrıntılı konuşmak iyi olur. Ne dersiniz?


Alıntı:
4. TÜRKİYE' DE BGD KULLANIMI

4.1. Ülkemizde BGD' lerin Kullanım Alanları

Ülkemizde BGD kullanımı çeşitli sorunlardan dolayı yeterince yaygın değildir. Ancak belli alanlarda yine de başarıyla kullanılmaktadır. Bu alanların başında örtüaltı sebzeciliği gelmektedir. Özellikle domates ve patlıcanda partenokarpik meyve tutumunu sağlamak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu amaçla eskiden 2.4-D kullanılmaktaydı. Ancak bu BGD' nin insan sağlığına zararlı olduğu iddiaları sebebiyle yasaklanmış ve yerine 4-CPA ve BNOA kullanılması tavsiye edilmiştir (Ertekin, 1997).

Bir diğer kullanım alanı muz, limon gibi meyvelerin sarartılması ve diğer birçok meyvenin erken olgunlaştırılması amacıyla etilen kullanılmasıdır. Gelişen Pazar isteklerine bağlı olarak hızlı bir şekilde olgunlaştırılan ve piyasaya sürülen meyve ve sebzeler bugün oldukça yaygındır.

Ülkemizde hemen hemen en yaygın kullanılan bir diğer BGD ise GA' tir. Zira kirazdan üzüme, elmadan süs bitkilerine kadar geniş bir biçimde kullanım alanı bulmuştur. Genellikle üzümde, çekirdeksizliği teşvik ve meyve ve salkım büyüklüğünü artırmak amacıyla; kirazda, büyük ve sert meyve elde etmek için; diğer bazı meyvelerde (elma, armut vs.) daha iri meyve elde etmek için ve süs bitkilerinde daha erken ve homojen çiçek açmasını sağlamak amacıyla GA kullanılmaktadır.

Kullanım alanlarından biri de özellikle fidan üretimi ile ilgilenen yetiştiriciler tarafından çelikle köklendirmeyi sağlamak amacıyla IBA kullanılmasıdır. Birçok meyvenin çelikleri IBA muamelesine tabi tutulduklarında daha hızlı köklenmektedir.

Bunların yanında küçük çaplı çeşitli uygulamaların olduğu muhakkaktır. Ancak önceki bölümlerde anlatılan kullanım alanlarının çeşitliliği yanında belirtilin kullanımların çok sınırlı kaldığı açıktır. Bu durumun başlıca sebepleri ve bu alanda karşılaşılan sorunlar aşağıda anlatılmıştır.

4.2. BGD Kullanımında Karşılaşılan Sorunlar

4.2.1. İnsan Sağlığı İle İlgili Sorunlar

BGD' lerin insan sağlığına etkileri konusunda çok net bilgiler bulunmamaktadır. Ancak özellikle 2,4-D' nin insan sağlığı açısından olumsuz etkileri olduğu konusunda bazı görüşler bulunmaktadır. Bu yüzden 2,4-D Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yasaklanmıştır. Büyüme düzenleyicilerin rasgele ve bilinçsizce kullanılmaları sonucu bu maddelerin kullanılmaları ve üretimleri ruhsata bağlanmıştır. 2,4-D yakın zamana kadar özellikle domates ve patlıcanda partenokarpik meyve oluşumunu teşvik amacıyla sıkça kullanılmaktaydı. Bugün bu maddenin yerine 4-CPA ve BNOA' in kullanılmasına izin verilmiştir.
2,4-D' nin insan sağlığına etkileri, davranış ve şekil bozuklukları, genetik yapıda bozukluklar, sinir sisteminde oluşturduğu bozukluklar olmak üzere sınıflandırılabilir (Ertekin, 1997).

2,4-D üzerine yapılmış çok sayıda araştırma mevcuttur. Örneğin memeli hayvanlar ve kuşlar üzerinde yapılan çalışmalarda canlı ağırlık başına 100-300 mg 2,4-D verilince ani ölümlerin oluştuğu, canlı ağırlık başına 10 mg' ın üzerindeki dozlarda ise doğum ve üreme kusurlarının meydana geldiği bildirilmiştir.

Bazı araştırıcılar Vietnam savaşı sırasında ağaçların yapraklarını dökmek amacıyla dökülen 2,4-D' nin, savaş sonrasında bu maddeyle temas eden insanlarda, doğum anormallikleri ve tümör vakalarını artırdığını iddia etmişlerdir. Dünyanın çeşitli ülkelerinde 2,4-D' nin meyvelerde kalıntı durumunun belli limitlerin altında olması istenmektedir. Bazı ülkeler hiç kalıntı istemezken, Almanya'da turunçgiller için 2 ppm, diğer ürünler için 0,1 ppm; Kanada'da turunçgiller için 2 ppm, kuşkonmaz için 5 ppm kalıntıya izin verilmektedir. İsveç'te ise bu oran tüm tarım ürünlerinde 0,05 ppm olarak kabul edilmektedir (Rhimakii ve ark., 1982).

Özetle BGD' ler yeterli dozda ve tam zamanında uygulanırsa insan sağlığı açısından pek zararlı olmamakta, ancak aşırı doz ve zamansız yapılan uygulamalar BGD' lerin meyvelerin üzerinde kalıntı etkilerinin fazla olasından dolayı zararlı olabilmektedir. Öte yandan uygulama esnasında dikkatsizlik sonucu sözkonusu maddeleri göz, cilt vs.' ye teması bazı akut etkiler oluşturabilmektedir (Ertekin, 1997).

4.2.2. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

Ülkemizde BGD' ler yetiştiriciler tarafından yeterince tanınmamakta ve halk arasında genelde hormon sözcüğünden kaynaklanan bir güvensizlik bulunmaktadır. Diğer yandan sözkonusu maddelerin çoğunluğunun piyasada suda eriyebilir preparatlarının bulunmaması da bu maddelerin yaygınlaşmamasının sebeplerindendir (Hızal, 1985). Bunlar BGD' ler ile ilgili sosyo ekonomik sorunlardır.


Teknik sorunlara gelince;
BGD' ler bitkilerde su, karbonhidrat ve besin maddelerinin uygun oranda bulunması durumunda beklenen etkiyi sağlamakta aksi halde hiç etki etmediği gibi ters etkiler de ortaya çıkabilmektedir. Bu temel maddelerin bitkilerde uygun oranda bulunabilmesi, toprak işlemesi, sulama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele gibi kültürel işlemlerin yerine getirilmesiyle orantılıdır.
Ülkemizde kurulu bulunan meyve bahçelerinin çoğunda bu kültürel işlemlerin yeterince yapılmaması, BGD' lerin istenen etkiyi vermemesine ve dolayısıyla güvensizliğe neden olmaktadır (Çimen, 1988; Hızal, 1985).

Diğer bir önemli konu, BGD' lerin konsantrasyonları ve uygulama zamanıdır. Yetersiz veya fazla konsantrasyon çok olumsuz etkiler oluşturabileceği gibi, uygulama zamanının tam belirlenememesi de istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Zira aynı düzenleyici, kısa zaman aralıklarıyla uygulandığında birbirinden tamamen farklı neticeler doğurabilmektedir. Mesela NAA çiçeklenme sonrasında elmada kimyasal seyreltme için kullanılırken, daha sonraki uygulamalarda hasat öncesi meyve dökülmesini önlemek amacıyla kullanılmaktadır. Bu yüzden uygun konsantrasyonda ve zamanda yapılmayan uygulamalar BGD' lere karşı bir tepki oluşmasına neden olmaktadır (Westwood, 1993).

Bunun yanında uygulama esnasında yapılan hatalar gerek insan sağlığı ve gerekse bitkiler açısından sakıncalı durumlar ortaya çıkarabilmektedir. BGD uygulamalarında dikkat edilecek hususları şöylece sıralayabiliriz;

1. BGD' ler Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Koruma Kontrol Genel Müdürlüğünden ruhsatlı olmalıdır.
2. BGD solüsyonu hazırlanırken preparat solunmamalı, havadar bir ortamda hazırlanmalıdır.
3. Gerek BGD' ler ve gerekse kullanılan bütün ilaçlar insan sağlığı açısından zararlı olduklarından hazırlama ve uygulama sırasında maske ve eldiven kullanılmalıdır.
4. Uygulanacak doz tam olarak hazırlanmalıdır.
5. Uygulamadan önce stok veya solüsyon iyice çalkalanmalıdır.
6. BGD uygulamalarında kullanılacak araçlar temiz olmalı, boş ilaç kapları BGD uygulamalarında kesinlikle kullanılmamalıdır.
7. BGD uygulamalarında kullanılan kap ve aletler ilaçlama veya başka amaçlarla kullanılmamalıdır.
8. BGD uygulamasında kullanılan kap ve aletler oturulan kapalı yerlerde ve yiyecek bulunan buzdolaplarında saklanmamalıdır.
9. BGD uygulaması sırsında ilaç buharı ve zerreleri solunmamalıdır.
10. BGD uygulamaları sırasında bir şey yenmemeli ve sigara içilmemelidir.
11. Uygulamadan sonra eller ve yüz bol su ve sabun ile iyice yıkanmalıdır.
12. BGD' ler orijinal şişelerinde ve direk güneş ışığı bulunmayan serin yerlerde ve kilit altında bulundurulmalıdır.
13. Bekletilmiş solüsyonlar kullanılmamalı, solüsyonlar ihtiyaç duyulan kadar hazırlanmalıdır.
14. Doz çok iyi hazırlanmalı kullanılan BGD' ye göre dozların değişebileceği unutulmamalıdır (Ertekin, 1997; Sevgican, 1989).
4.3. Ülkemizde Görülen Bazı Yanlış Uygulamalar ve Sonuçları

Ülkemizde BGD kullanımı henüz istenilen seviyede olmamasına karşılık mevcut uygulamalarda da birçok olumsuz durumla karşılaşılmaktadır. Bunlar genellikle yetiştiricilerden kaynaklanan ve yanlış uygulamalara dayanan olumsuzluklardır. Söz konusu yanlış uygulamaları başlıca şu başlıklar altında toplayabiliriz.

1. Ne kadar çok uygulama yaparsan (1 yerine 2 veya daha fazla uygulama) o kadar iyi sonuç alırım düşüncesi
2. Uygulama zamanını tam tespit edememe veya buna pek önem vermeme
3. Doz ayarlamasında yeterince hassas olamama veya dozu ne kadar artırırsam o kadar iyi etki eder mantığı
4. Alıştığı ve sonucunu gördüğü BGD' yi ne pahasına olursa olsun temin edip uygulama
5. Ekonomik kaygıyla aşırı doz kullanımı (Özellikle etilenle meyve olgunlaştırılması amacıyla)
6. Teknik bilgileri yetersiz kişilerin tavsiyeleri
7. Gereksiz yere ve hiçbir mesnede oturmayan aleyhte propagandalar
8. Uygulama esnasında gereken hassasiyeti göstermeme
Yanlış uygulamaları kısaca açmak gerekirse;

1. BGD' ler amaca göre belirlenen ve tavsiye edildiği şekilde uygulanmalıdırlar. Aksi halde hiç beklenmeyen ve büyük ekonomik kayıplara neden olan sonuçlar ortaya çıkabilir. Mesela, Akşehir bölgesinde yaygın bir şekilde kiraz üretilmekte ve üretilen kirazların büyük çoğunluğu ihraç edilmektedir. Bu bölgede daha sert ve iri kiraz elde edilmesi amacıyla GA uygulaması Eğirdir Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü tarafından tavsiye edilmekte ve uygulama zamanı olarak ta meyve renginin saman sarısından kırmızıya dönmeye başladığı günlerde tek uygulama şeklinde tavsiye edilmektedir. GA bu şekilde uygulandığında ağaçta biraz zamklanma yapsa da gerek insan sağlığı açısından ve gerekse bitki açısından önemli bir olumsuzluk oluşturmamakta ve buna karşılık daha sert, daha iri ve daha dayanıklı meyveler elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak bazı yetiştiriciler daha fazla uygulamayla daha büyük ve çok meyve alacaklarını düşünerek 2 hatta 3 uygulama yapmışlar ve sonuçta kiraz ağaçlarında aşırı zamklanmanın yanında odunsu dokularda aşırı uzama ortaya çıkmıştır. Yani yaprak ve çiçek gözünden yoksun odunsu dallanmalar meydana gelmiş ve yetiştiriciler büyük ekonomik kayba uğramışlardır.

2. BGD kullanımında uygulama zamanının tam olarak tespiti çok önemlidir. Önerilen zaman takip edilip tam zamanında uygulama yapılmalıdır. Bu da ciddi bir gözlem ve teknik bilgi gerektirir. Maalesef yetiştiricilerimizin önemli bir kısmı bu konuda yeterince hassas olamamakta, birkaç gün, hatta birkaç hafta önce veya sonra uygulama yapmanın pek fark etmediğini düşünmektedirler. Oysa aynı BGD, mesela PP-333 elmada tam çiçeklenmeden hemen sonra uygulanırsa kara leke ve küllemeye karşı koruyucu olurken, 2-3 hafta sonra uygulandığında ise % 20-70 oranında sürgün gelişmesini azaltabilmektedir. Bir başka örnek verecek olursak, yine elmada, NAA tam çiçeklenmeden 2-3 hafta sonra uygulanırsa kimyasal seyreltme sağlarken, hasattan 3 hafta uygulanması hasat öncesi meyve dökülmesini önlemektedir. Bu örneklerden de anlaşılacağı üzere BGD' ler uygulanırken belirtilen zamanlara aynen riayet edilmelidir.

3. Uygulama dozu konusunda da yeterli duyarlılık bulunmamaktadır. Zira kullanılan BGD' lerin çoğu ppm gibi çok hassas konsantrasyonlarda önerilmektedir. Yetiştiricilerimizde doz ayarlama konusunda yeterli bilgiye ve donanıma sahip olmadıklarından doz hassasiyeti sağlanamamaktadır. Son yıllarda g/l olarak yetiştiricilerin anlayabileceği ve ayarlayabileceği konsantrasyonlarda doz önerileri yapılmakta ve piyasadaki ticari preparatların çoğu buna göre üretilmektedir. Ülkemizde piyasada bulunabilecek bazı BGD' lerin ticari isimleri ve konsantrasyonları Tablo 6' da verilmiştir (Ertekin, 1997; Kaygısız, 1997; Burak, 1991). Ancak yetiştiricilerimizin bazıları fazla doz daha iyi etki eder zihniyetinde olduklarından kasıtlı olarak aşırı doz uygulayabilmektedirler. Yanlışlıkla dahi olsa fazla doz uygulanması meyve kalitesini düşürebilmektedir. Örneğin domateslerde doz tam ayarlanamazsa içi boş ve bozuk şekilli meyveler ortaya çıkabilmektedir. Bu da beklenilenin aksine ekonomik kayıp demektir.

4. Ülkemizde yakın zamana kadar kullanılmakta olan 2,4-D bakanlıkça yasaklanmasına rağmen bazı yetiştiriciler kullandıkları ve sonucunu gördükleri bu maddeyi yasa dışı yollarla temin edip kullanabilmekte, böylece hem suç işlemekte hem de toplum sağlığını tehlikeye atabilmektedirler. Bu davranışın sebebi alternatif olarak önerilen BGD' lerden aynı sonucu alamama endişesi olsa gerektir. Oysa yapılan araştırmalar, 4-CPA ve BNOA' nın en az 2,4-D kadar, hatta ondan daha iyi meyve tutumu sağladığını ortaya koymuştur (Ertekin, 1997).

5. Etilen ve kükürt meyve ve sebzeleri daha hızlı olgunlaştıran maddelerdir. Ancak meyve ve sebzelerin çok hızlı olgunlaştırılması tat ve iç görünümlerinin bozuk kalmasına sebep olmaktadır. Bu yüzden piyasada dışı kırmızı fakat ekşi çilekler, dışı sapsarı fakat tatsız muzlar, dışı kırmızı ancak içi yeşil domatesler bulunabilmektedir. Bu uygulamalar tamamen talep durumuna baplı olarak piyasaya hızlı ve bol miktarda ürün sevk edebilme kaygısının, diğer bir deyişle ekonomik kaygıların bir sonucudur. Zira artan talebi karşılayabilmek için meyve ve sebzelere bol miktarda söz konusu maddeler tatbik edilmekte ve tüketiciler yanıltılmaktadır. Bu konuda yetkililere, yani denetleme durumunda olan kişi ve kurumlara büyük görev düşmektedir.

6. Ülkemizde karşılaşılan aksaklıkların bir diğeri de teknik bilgisi yetersiz, fakat çok şey bildiğini zanneden kişilerin tavsiyeleridir. Maalesef böyle kişiler yetiştiricileri yanlış yönlendirmekte ve bunun tabi sonucu olarak ta yanlış uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Bu sebeple yetiştiriciler BGD' leri kullanmadan önce mutlaka konunun uzmanlarına danışmalıdırlar.

7. Öte yandan, konuya tam vakıf olmayan ancak hormon sözcüğüne takılıp bilgisizlikten veya kasten BGD' ler aleyhine asılsız propaganda yapan kişilerde BGD' lerin uygulanmasında olumsuz etki yapmaktadırlar. Oysa BGD' ler, insan veya hayvan vücudundaki hormonlardan farklıdırlar. Önerilen maddeler, yine önerilen zaman ve dozlarda kullanılırlarsa insan sağlığı açısından bir tehlike arz etmezler. Çünkü bu maddelerin önemli bir kısmı gerektiği gibi uygulanırsa meyve ve sebzelerin üzerinde ya hiç kalıntı bırakmamakta, ya da eseri miktarda yani, insan sağlığı açısından tehlike oluşturmayacak kadar az kalıntı bırakmaktadırlar. Kaldı ki bitkilerin bünyelerinde doğal olarak bu maddelerin bulunduğu unutulmamalıdır.

8. BGD uygulamaları tavsiye edilen şekillerde yapılmalıdır. Çünkü bazen herhangi bir organa uygulanması gereken BGD bir başka organa değerse tahribata sebep olabilmektedir. Örneğin, domates ve patlıcanda BGD' ler daldırma veya püskürtme şeklinde uygulanırken sadece çiçek salkımları muameleye tabi tutulmalı, diğer bitki organlarına madde temas ettirilmemelidir. Zira uygulama esnasında BGD yapraklara temas ederse, yaprakların buruşmasına ve yanmasına sebep olabilir. Bir başka örnek verirsek, bir engelleyici olan PP-333 topraktan fazla miktarda uygulanırsa kök gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu sebeple kök gelişimini tamamlayamamış bitkilerde PP-333'ün yapraktan uygulanması tavsiye edilir.

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-01-2008, 23:04   #5
Yeni Üye
 
banunur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-01-2008
Şehir: çorum
Mesajlar: 16
Ben bu siteyi çok geç farketmişim aradığım herşey sanki elimin altında uğraşlarınız için çok çok teşekkürler. Çimlenmesi uzun süre alan çiçek tohumlarında arkadaşların tonik isimli birşey kullandıklarını duydum bu konuda beni aydınlatırmısınız? bunun aslı var mı?

banunur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-01-2008, 23:41   #6
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
http://www.ertarkimya.com/ilacbilgis...osya=masstonik


banunur bize gerek kalmadan aradığını buldun sanırım. üstteki adrese göz atabilirsin...

ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-01-2008, 17:31   #7
Yeni Üye
 
banunur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-01-2008
Şehir: çorum
Mesajlar: 16
Merhaba ekip2004 tonik konusunda epeyce araştırma yaptım bu ürünü çorum'da bulabileceğim yer var mı? fiyat konusunda bilgi verebilirmisiniz? ilginize şimdiden teşekkürler...

banunur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-01-2008, 17:38   #8
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
Sevgili banunur çorumda tarım ilacı satan ruhsatlı bayilere uğrarsan bulabileceğini sanırım. Fiyatları ise 250cc lik ambalaj için ürünün üretici firmasına göre değişmekle beraber 5-10 ytl civarında bulamamanız durumunda sizlere yardımcı olabiliriz. Kolay gelsin.

ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-01-2008, 17:42   #9
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Dağıtmaya başlamadan önce konunun bu taraflarını ayrıntılı konuşmak iyi olur. Ne dersiniz?

Yukarıda böyle bir soru vardı, gözünüzden kaçtı sanırım.

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-01-2008, 21:22   #10
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
Sevgili malina konunun öbür tarafı gözümden kaçmadı ancak konu ile ilgili eklentiniz oldukça doyurucu geldi bana. Hormonlar konusunda daha özel ekstrem talepler veya eklemeler olursa zaten yerine oturur diye düşünüyorum. Örneğin; tonik ile ilgilenen arkadaş için bir prospektüs adresi gönderdim burada çok ayrıntılı bilgiler var, yine de soru olursa biz de elimizden gelen katkılarda bulunuruz.

Derseniz ki ; hormonları tek tek burada ele alalım, özellikle kullanım ile ilgili problemleri konuşalım ben severek olur derim. Ne dersiniz?

ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-01-2008, 22:49   #11
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
Hormonlar

Kullandığımız hormonlar bitkinin değişik yerlerinde bulunur. Buradan yola çıkarak bu hormonların değişik dozlarını değişik zamanlarda kullanarak bitkileri uyarmak sureti ile yönlendirmekteyiz. Bu konuda pratik bilgilerin bulunduğu aşağıdaki adresi ilgilenen arkadaşlar gezebilir...

http://www.biltek.tubitak.gov.tr/mer...10&soru_id=807

Konumuzla ilgili geçmişte yapılan paylaşım için aşağıda ki adres de gezilebilir.

http://www.agaclar.net/forum/archive...hp/t-1405.html

ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-01-2008, 11:24   #12
Ağaç Dostu
 
cetecakal's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-02-2007
Şehir: BURSA
Mesajlar: 304
Bence hormonların tanımı, hangi bitki de ne zaman ne şekilde, hangi amaçla kullanıldığına dair bildiğiniz mevcut ise her hormonu ayrı bir başlık altında konuşmak daha doğru olur...Bilgiye ulaşmak daha kolay olur...

cetecakal Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-01-2008, 13:34   #13
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Her biri için ayrı başlık açmak uygun olacaktır....

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-01-2008, 17:46   #14
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
Her hormonu tek tek ele alırsak içinden çıkılmaz, yüzlerce hormon var, bence sınıflandırılmış hormon gruplarını ele alıp pratikte yoğun kullanımı olan hormonların üzerinde tek tek duralım derim. Örneğin; büyüme ve gelişmeyi etkileyen grup olan oksin grubunu ele alırız, bu grupta da yoğun kullanımı olan, 2,4D, İBA, İAA, NAA, 4-CPA, gibi hormonların üzerinde ayrıntılı durabiliriz.

ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-01-2008, 21:48   #15
Ağaçsever
 
ortanca's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2006
Şehir: dallas texas
Mesajlar: 62
Galeri: 6
teşekkürler

ortanca Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-01-2008, 18:05   #16
Ağaç Dostu
 
cetecakal's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-02-2007
Şehir: BURSA
Mesajlar: 304
2,4D, İBA, İAA, NAA, 4-CPA dökün içinizdekileri; zamanımız çok. Biz bilgiye açız. Yeterki ekleyin bilgilerinizi....

cetecakal Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-01-2008, 21:10   #17
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Alıntı:
Her hormonu tek tek ele alırsak içinden çıkılmaz, yüzlerce hormon var, bence sınıflandırılmış hormon gruplarını ele alıp pratikte yoğun kullanımı olan hormonların üzerinde tek tek duralım derim
Kesinlikle haklısınız. Yanlış ifade ettim. Sizin dediğiniz gibi yapmak gerek. Buraya eklediğiniz bir tanesi ayrı konu olarak taşıdım.

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-01-2008, 13:47   #18
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Hangi başlıklarda bilgi vereceğiz?

KÖKLENDİRİCİLER
DÖL TUTTURUCULAR
BÜYÜME HIZLANDIRICILAR
BÜYÜME DURDURUCULAR
RENKLENDİRİCİLER


Aşağıdakilerin hangileri, yukarıdaki başlıklar altında olacak?

İBA, İAA, NAA, NBA, 4CPA, 2,4D, BNOA, ETHEPON, GİBBERELLİC ACİT (SIVI, HAP), MEPİQUAT CHLORİDE, TONİC (SODYUM TÜREVLERİ)

Bu şemayı yaptığımız zaman daha sağlıklı ilerleyeceğiz...

sen_sen beğendi.
malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-01-2008, 19:20   #19
Ağaç Dostu
 
cetecakal's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-02-2007
Şehir: BURSA
Mesajlar: 304
Sevgili Malina benim demek istediğim de buydu, bence en güzel şekil bu...Yani sizin önerdiğiniz gibi...

cetecakal Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-01-2008, 19:36   #20
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Bana yapacağımı sanmıyorsunuz umarım
Kim hazırlıyor?

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-01-2008, 23:50   #21
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Büyüme düzenleyiciler (Oksinler)
4-CPA (p-CPA), 2,4-D, 2,4-DB, 2,4-DEP, 2,4,5-T, IAA, IBA, naftalenasetamid, α-naftalenasetik asit (NAA), 1-naftol, naftoksiasetik asit (NAO), potasyum naftenat, sodium naftenat, dikloroprop, fenoprop, sodium naftenat

Büyüme düzenleyiciler (Sitokininler)
2iP, benzil amino pürin (BAP), kinetin, zeatin, CPPU

Büyüme düzenleyiciler (Gibberellinler)
Gibberellin, gibberellik asit

Anti-oksinler ?
Klofibrik asit, TIBA

Büyüme uyarıcılar
Brasinolid, himeksazol

Büyüme engelleyiciler
Absisik asit, ansimidol, butralin, karbaril, klorofonyum, klorprofam, flumetralin, fluoridamid, fosamin, glifosin, izopirimol, jasmonik asit, maleik hidrazit, mepiquat

Büyüme gerileticiler
Kloromequat, daminozid, flurprimidol, paclobutrazol, tetsiklasis, unikonazol

Morfaktins ?
Klorfluren, klorflurenol, dikloroflurenol, flurenol

Defolyantlar ?
Kalsiyum siyanamit, dimethipin, endotal, etefon, metokzuron, pentaklorofenol, thidiazuron (TDZ), tribufos

Etilen salgılayıcılar ?
ACC, AVG, etefon

Diğer sınıflandırılamayan bitki büyüme düzenleyicileri
Be

MANIC beğendi.
malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-01-2008, 23:51   #22
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Açılacak konu başlıklarını toparlamaya çalışıyorum ama kırmızı soru işaretli olanlara Türkçe ne açıklama yazacağız.

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-01-2008, 00:16   #23
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
Bitki Gelişim Düzenleyicilerin(Bitkisel Hormonların) sınıflandırılması aşağıdaki adreste yapıldığı için tekrarlamadık.

http://www.kkgm.gov.tr/birim/ilac/bgd/hormon.htm

B.G.D 'ler Etki ve Kimyasal Yapılarına Göre;

1.Oksinler
2.Sitokininler
3.Etilenler
4.Gibberellinler
5.Gelişim Engelleyiciler
6.Gelişim Geciktiriciler
7.Gelişim Teşvik ediciler
8.Sınıflandırılmayan Diğerleri gibi sınıflandırmanın yanında;

Kullanım alanlarına göre sınıflandırma, Çok amaçlı kullanılanlar gibi de sınıflandırılmaya tabi tutulmuşlardır.

Bitkisel hormonların sınıflandırılmasındaki en büyük zorluklardan biri bu kimyasalların belli bir dozda gelişmeyi hızlandırıcı etki yaparken doz değişikliklerine göre gelişmeyi yavaşlatıcı, durdurucu veya öldürücü etkiler yapmaktadır. Bu tür hormonu belli bir sınıfa koymak oldukça zordur. Biz de yapılan sınıflandırmaları dikkate alarak oksinler den başlayarak , bu grubun ticari değeri çok büyük olan 2,4-D den hormonları bildiğimiz ölçüde ele almaya başladık. Oksinler sınıfının pratik değeri olan diğer üyelerini de benzer ölçüde ayrıntıya girerek işlemek faydalı olur kanaatindeyim. Açıklamalar devam ettikçe site üyelerinden konuya çok yabancı olanların da faydalanacağını düşünüyorum...

ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-01-2008, 13:27   #24
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Bitkisel hormonların sınıflandırılmasındaki en büyük zorluklardan biri bu kimyasalların belli bir dozu gelişmeyi hızlandırıcı etki yaparken, doz değişikliklerine göre, gelişmeyi yavaşlatıcı, durdurucu veya öldürücü etkiler yapmaktadır.

Hayati cümle bu olsa gerek

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-01-2008, 13:55   #25
Yeni Üye
 
sarıpapatya's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-01-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 16
Galeri: 4
bu arada anti-oksin; yaşlanmayı önleyen demektir ve defolyant; yaprak dökücüdür(hatta pamuğun hasadını makinayla yapmak istenildiğinde kullanıldığını biliyorum) belki başlık bulmanıza yardımcı olur.

sarıpapatya Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-01-2008, 14:19   #26
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 34,194
Galeri: 90
Alıntı:
Büyüme düzenleyiciler (Oksinler)
Büyüme düzenleyiciler (Sitokininler)
Büyüme düzenleyiciler (Gibberellinler)
Yaşlanmayı önleyiciler (Anti-oksinler)
Büyüme uyarıcılar
Büyüme engelleyiciler
Büyüme gerileticiler
Morfaktins ?
Yaprak Dökücüler (Defolyantlar)
Etilen salgılayıcılar ?
Sınıflandırılamayan diğer bitki büyüme düzenleyicileri
Büyüme düzenleyiciler (Oksinler)
Büyüme düzenleyiciler (Sitokininler)
Büyüme düzenleyiciler (Gibberellinler)

Bunların başlıklarının çevirileri de farklı olmalı değil mi?

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-01-2008, 18:31   #27
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
Sevgili malina aynen dediğiniz gibi. Bioteknoloji kısmında sorduğunuz soruların da cevabı burada zaten. Dolayısı ile bizim yapacağımız iş mevcut sınıflandırmanın altında ekonomik değeri olan, pratikte çok kullanılan kimyasalların üzerinde ayrıntılı durmamız.

ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-01-2008, 21:29   #28
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-01-2007
Şehir: BURSA
Mesajlar: 737
Galeri: 56
AUXINS; Bitkiler için emreamade şeker yapması, demir bağlanmasını sağlama ve ışık alımını kontrol eder. Kök, filiz, yaprak, çiçek ve meyvede bitki hücresinin büyümesini hızlanırır. Humat’ların Auxins içermesi bitki metabolizmasını pozitif etkiler.

GİBBERELLİN; Hücre bölünmesi ve gövde büyümesini etkiler. Bitki gelişiminde dengeli büyümeyi düzenler. Tohum çimlenmesini ve tomurcuk uyanmasını hızlandırır. Nişastaları parçalayan enzimlerle ilgili DNA gen kotlarını başlatır.

CYTOKİNİN; Hücre bölünmesinin sağlar.

Daha fazla bilgi "ORFE TEKNİK"

Sergüzen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-02-2008, 22:46   #29
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
Hormonlu (!) sebze ve meyveler: Acaba gerçekten
problem var mı?:
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde
bitki hücre ve dokularında hormonların etkilerini araştırmak için çeşitli
doku kültürü çalışmaları yapılmaktadır. Temel araştırma olarak çeşitli
bitki büyüme düzenleyicilerini kullanılır. ‘Büyüme Düzenleyicileri’
diyorum çünkü doğrusu da budur. Hormon ise sadece doğal olarak bitki, insan
ve hayvanlarca üretilenlere denilir. Yani hormonlar aslında –kamu oyunda
inanılanın aksine anlam olarak kötü değildirler.
Hormonlar olmasaydı ne bir büyüme, gelişme
ne de üreme olurdu. Aslında yediğimiz sebze ve meyvelerde hormonlar
bulunmaktadır ve insan sağlığına hiçbir zararları yoktur. Çünkü
hormonlar hemen parçalanıp ayrışırlar ve çok az miktarlarda çok hızlı
ve kesin etkiler yaparlar.
Bu anlamda, Türkiye’de kesinlikle hormon
kullanılmamaktadır. Çünkü hormonların elde edilmesi ve saflaştırılması
çok yüksek maliyetli olup tarımda kullanılmaları ekonomik değildir.
Fakat hormonlarla aynı grupta yer alan ve endüstrice
üretilen sentetik büyüme düzenleyicileri tarımda kullanılmaktadır. Bunlar
da 6 genel grupta toplanır; oksinler, sitokininler, gibbrellinler, absizik
asit, etilen ve büyüme engelleyiciler veya yavaşlatıcılardır

ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-02-2008, 22:52   #30
Ağaçsever
 
ekip2004's Avatar
 
Giriş Tarihi: 25-07-2007
Şehir: samsun
Mesajlar: 82
Şu an Türkiye’de NOA ve BNAO ve 4-CPA adlı
büyüme düzenleyicileri seralarda döllenmeyi ve meyve tutumunu artırmada özellikle
domateste sıkça kullanılmaktadır. Bu maddelerin kalıntı etkisi ve insan ve
hayvan sağlığına zararları konusunda sadece şüpheler vardır. Ama 4-CPA
bunlar arasında daha toksik olduğu düşünüleni olmasına karşın zararları
diğer tarımsal mücadele ilaçları kadardır.
Bunlara ilave olarak 2,4-D adlı bir başka
oksin grubu büyüme düzenleyicisi ise yaklaşık 15-20 yıldır Türkiye’de
tahıllarda ot ilacı olarak kullanılmaktadır. Bu madde üzerinde en fazla
tereddüt uyandıran madde olarak değerlendirilmektedir. Aynı maddeye sahip
bazı karışımların narenciyede de kullanıldığı duyulmaktadır. Fakat, bu
4 büyüme düzenleyicisi yurtdışında ve Türkiye’de kullanımı ruhsata
tabi olup çeşitli ticari isimler altında satılmaktadır.
Hormonlu ürün nasıl anlaşılır dan ziyade
sağlıksız ürün nasıl anlaşılır demek belki daha doğru olabilir. Çünkü
Türkiye’de ve genellikle bazı ülkelerde tartışmalı büyüme düzenleyicilerinin
kullanıldığı ürün sayısı ancak birkaç tanedir. Gerisi bakımından önemli
sağlık endişeleri bildirilmemektedir. Örnek; Ege bölgesi’nde üzümlerde
yıllarca meyve sayısını artırmak ve daha homojen bir görüntü oluşturmak
için GA3 (gibberellik asit) kullanılmaktadır.
Domateslerde uygulanan oksinler hücrelerde bölünme
ve büyümede etkilidirler. Bu nedenle oksin uygulanan doku veya hücreler daha
iri hale gelirler ve bölünmeleri hızlanır. Buna paralel olarak bitki daha hızlı
gelişmeye zorlanır. Bu yolla hücre bünyesine daha fazla su alır ve hızlı
bölündüğü için daha az asimilat yaparlar. Bu durumda bu tür hücrelerden
oluşan bir meyve veya sebze daha az lezzetli olur. Dolayısıyla tüketici daha
fazla suya para vermiş olur.
Gelişme için daha az vakitleri olduğundan
meyve ve sebzelerde daha az veya hemen hemen hiç çekirdek oluşumu görülmez.
Genelde iç kısımlarda karsı bir görüntü
vardır. Bu da renk maddesinin oluşması ve birikimi için yeterli vakit
olmamasındandır.
Meyve şeklinde deformasyon da görsel bir
belirti olabilir. Fakat meyvelerin iri olması her zaman belirti olmaz çeşit
özelliği de olabilir.
Görsel olarak tanımadan daha önemlisi yediğimiz
meyve ve sebzelerde kalıntı etkisi araştırmaları yapılmalıdır. O nedenle
daha sağlıklı bilgi sahibi olunması için gıdacılar kimyasal kalıntı
analizlerini yapmalı ve tüketiciyi bilinçlendirmelidir. Hacettepe Üniversitesinden
bir grup araştırıcı (V. Gökmen ve J. Acar) tarafından seralarda 4-CPA
denilen sentetik büyüme düzenleyicisi uygulanmasıyla yetiştirilmiş
domateslerde yapılan bir araştırmada soyulmuş ve soyulmamış üründe
kullanılan 4-CPA’nın kalıntı etkisi araştırılmış ve soyulmamış
domateslerde soyulmuş olanlara göre bu maddenin bulunması gereken minimum
kritik dozdan daha yüksek oranda olduğu tespit edilmiştir.

ekip2004 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 20:17.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014