agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Bitki Dünyası > Sucul Bitkiler
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni1Beğeniler
  • 1 Gönderen saka

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 23-02-2007, 14:07   #1
Ağaç Dostu
 
saydemir's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-01-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 512
Galeri: 10
Pİstia/ Su Marulu

Su marulu bitkisi hakkında bilgi edinmek istiyorum. Bu bitki akvaryumlarda bakılabiliyor sanırım. Güzel bir su üstü bitkisine benziyor. Ne kadar büyüyebilir akvaryum içerisinde.

 
saydemir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-02-2007, 20:17   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Sn Saydemir
Pistia - Acorus - Eichhornia - Cyperus - Hydrocharis - Nymphea - Orontium - Zantedeschia - Isolepsis bitkileri etrafı camla çevrilmiş akvaryumlara uygun bitkiler değildir. Hava ile temas etmek isterler. İç mekan süs havuzlarında ise türlere göre sıcaklık ihtiyaçları karşılanmak suretiyle yetiştirebilirsiniz.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-02-2007, 23:33   #3
n/a
 
Giriş Tarihi: 08-08-2006
Şehir: -
Mesajlar: 104
Galeri: 133
Sayın saydemir,

Pistia Stratiotes hakkında bir tecrübem yok. Lakin, bu bitkiyi akvaryum koşullarında üreten bir çok akvarist ( akvaryum sevdalısı ) biliyorum.

http://www.tropica.com/default.asp
( Özellikle sucul bitkiler üzerine uzman bir site. Birçok bitkiyi akvaryumlarımıza sokan bir firmadır. )

http://www.bilyap.com/plants/pistia_stratiotes.php
( Bilyap üyelik gerektiriyor. )


***

Ayrıca, İSAK forumlarında bu bitki hakkında bulabildiğim iki başlık:

http://www.akvaryumkulubu.org/vbulle...ghlight=pistia

http://www.akvaryumkulubu.org/vbulle...ghlight=pistia
( Pistia 'ların ne kadar büyüdüğü yahut neden büyüyemediği hakkında az - çok fikir verebilecek bir başlık. )


***

Son olarak, Sayın Murat Özdil 'in akvaryum koşullarında yetiştiridiği fotoğrafları '' Galeri '' bölümünde görebilirsiniz:
http://www.agaclar.net/galeri/browseimages.php?c=575


Saygılarımla...

Karga Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-02-2007, 23:50   #4
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Pistia ile ilgili forumda bir link:
Pistia stratiotes / Su Marulu
Linkte geçen ve Sn. Özdil'in akvaryumunda görütülediği bir enstantane:



Sn. sukranayalp,
Belirtildiği gibi pistia yaygın bilinen bir akvaryum bitkisidir ve hem hızla nitrat gibi balıklar için toksik sayılacak elementleri tükettiği için hemde serbest yüzen yapraklarının altında kalan kökler arasında yavru balıklar için saklanma alanı teşkil ettiğinden akvaryumlarda kendine yer bulabilmiş bir bitkidir.

Listenizdeki pek çok bitki ve aile aslında akvaryumculukta yaygın olarak yer bulmuştur. Gene forumdan ve Sn. Özdil'in deklanşöründen çıkan akvaryumunda çekilmiş bir nymphae:



Gene agaclar forumdan akvaryumda yetiştirilen Nymphae larıda ele alan, zengin bir konu başlığı:
Nilüfer (Nymphaea sp.)

Sn. Sukranayalp,
Ayrıca Acorus, pek çok tür Eichhornia, Hydrocharis türleri (ki bu ailede Vallisneria adı
ile akvaryumculukta yaygın olarak sazlar olarak bilinen ve belkide en çok tüketilen bitkilerde bulunur)
ile ve elbette Nympea türleri de günümüzde akvaryumlarda kendilerine çok yaygın olarak yer bulabilmektedirler.

saygılarımla,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2007, 08:22   #5
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Sn Saka ;
Sanırım bitki dünyasına farklı bakış açılarından yaklaştığımızdan dolayı ortak noktaları bulamayabiliyoruz.
Teknik açıdan bu bitkiler uysa bile estetik görüntülerini; içi su dolu bir cam bir fanusta değil de açık bir süs havuzunda ortaya koyduklarını düşünüyorum. Ve bu bitkilerin özgürlüklerini kısıtlamadan onları vurgulamanın doğru olacağına inanıyorum. Ne yazıkki bizler suni ortamlar yaratıp bitkileri de bu ortamların içine sıkıştırmaya bayılıyoruz. Akvaryumun tepesi açık olarak imal edilerek bu bitkiler içinde yetiştirildiğinde çok da estetik görüntüler çıkmıyor karşımıza. Bana kalsa akvaryumun içine sadece ve sadece su içinde yüzen bitkileri (yaprakları da % 100 su içinde kalan) uygun bulduğumu belirtmek isterim. Teknik uygunluk her zaman için verimli uygunluk anlamına gelmeyebilir. Doğada varoluş şekilleri zaten bizim için en iyi emsaldir. Dilerim bakış açımı ve niçin uygun bulmadığımı anlatabilmişimdir.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2007, 10:53   #6
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 13,948
Galeri: 11
Aslında akvaryum bitkileriyle saksı bitkileri arasında çok fark yok..
pek çok bitkiyi, hatta bonsaileri saksılarda yetiştirip bakıyoruz. Akvaryum bitkilerinin farkının saksıda değil akvaryumda yetiştiriliyor olması gibi geliyor bana..
Temel bakış aynı saksı bitkileriyle, doğanın bir parçasını evimizin içine kadar taşımak.

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2007, 11:27   #7
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Sn memet , akvaryum bitkileri ile saksı bitkileri arasında substrat açısından büyük fark var. Her saksı bitkisini içi su dolu bir kabın içine sokamazsınız. Bunu siz de biliyorsunuz.
Süs havuzu bitkileri demek benim açımdan ya da anlatmak istediklerim açısından daha doğru olacak kanısındayım. Süs havuzu bitkilerini ise cinslerine göre farklı derinliklerde suya sokabilirsiniz. Örneğin nilüfer saksısı veya substarı ile su havuzunun dibine konarak yetiştirilirken Eichhornia bitkisini suyun yüzeyinde yüzdürerek yetiştirisiniz.
Ben kişisel olarak bonsai konusuna da karşıyım. Güzel bir konuya değinmişsiniz. Bu yüzden teşekkür ederim.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2007, 11:35   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Size basit bir örnek vermeye çalışarak anlatayım, Kanada'da, sokak ortasında, 10x10x10 m ebatlarında özel imalat cam fanus içinde hurma ağacını da yetiştirebilirsiniz. Şayet içimizde gerçek doğa sevgisi varsa, hedefimiz bu değildir demek istiyorum. Aksi halde doğaya yabancılaşmayı ve ondan kişisel zevklerimiz uğruna faydalanmayı hedeflemiş oluruz. Bu düşüncemi açmama yardım ettiğiniz için teşekkürler.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2007, 14:51   #9
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Sn. sukranayalp, ben aslında meseleye teknik yaklaşmadım. Estetik ve felsefe tartışmalı bir alan olarak görülebilir ancak bahsettiğiniz bitkilerin pek çoğu artık dünya çapında yaygın olarak tüketilen akvaryum bitkileridir. Böyle bakınca, bunlara akvaryum bitkisi değildir demek bu işle iştigal edenleri şaşırtan sıradışı bir bilgi oluveriyor. Örneğin saza (Vallisneria lar) akvaryum bitkisi değildir demek pek realite ile örtüşmüyor.

Bakış açınıza göre aslında hiç bir bitki doğallığı sağlanamayacağı için akvaryumda bakılmamalıdır sonucu çıkıyor. Ancak böyle bir durumda da neden ilk mesajda bazı bitkileri seçerek saydığınızı anlamadım. Son düşüncelerinize göre, hiç bir bitki akvaryumda bakılamaz/bakılmamalı savı çıkıyor.

Üstü açık havuzların bitkilere daha uygun ve doğal şartlar sunacağı gene duruma göre tartışılabilir bir alan ancak bugünün akvaryumculuğunda cam kap'taki pH, eser elementler, yapay aydınlatma imkanları, CO2 sistemleri ile vs.
bitkiler için çok daha kontrollü ve sağlıklı bir ortamı sağlayarak yetiştiriyoruz ve aslında akvaryumlarada artık duruma göre tank diyoruz. Mesala benim çalışma odamda 2 ton su var. En büyük akvaryumumum (tankım) içinde 750 litre su var. Balıklar, bitkiler arzı endamla sağlıkla raks edip, üreyip, çoğalıp, gül gibi (**** göl gibi) geçinip gidiyoruz.

Bana sorarsanız bu odada bulunmaması gereken benim, çünkü bende vuslatında doğa olan birisi için beton duvar arasında yaşamaktan hiç hazzetmiyorum ama bir şekilde idare edip gidiyoruz işte.

saygılar,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2007, 15:46   #10
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Sn. Kemal Saka, hem şaşırttınız hem de güldürdünüz beni.
Akvaryumları zihnimde canlandırırken bunları insan kontrolüne sahip olanaklar ölçüsünde düşünüyorum. Kısaca en fazla 50 lt lik cam yapılar olarak düşünüyorum. Siz bu boyutları cidden çok çok aşmışsınız. Ama ne de güzel söylüyorsunuz; bir noktadan sonra siz kendinizi buraya yabancı hissetmeye başlıyorsunuz.
Konuya dönüp Sn Saydemir'e sormamız gerekir ; ortamında bu kadar büyük akavryum imal edebilir mi? Ben genel ve çoğunlukla karşılaştığımız akvaryumlar için bu bitkileri tavsiye etmiyorum. Onları kısıtlamaya hakkımız yok. Tabii onların da sizi...
Ben de saygılarımı iletirim. İnanın çok güldüm.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2007, 17:53   #11
Ağaç Dostu
 
saydemir's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-01-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 512
Galeri: 10
Alıntı:
Konuya dönüp Sn Saydemir'e sormamız gerekir ; ortamında bu kadar büyük akavryum imal edebilir mi? Ben genel ve çoğunlukla karşılaştığımız akvaryumlar için bu bitkileri tavsiye etmiyorum. Onları kısıtlamaya hakkımız yok. Tabii onların da sizi...


Teşekkürler gerçekten su marulu ile ilgili fazlasıyla bilgi edindim. Ortalığı "savaş alanına" çevirdiğim için de biraz üzüldüm.

Su marulunu ist üni botanik parkında görmüştüm. Tabi orada sukran hanımın belirttiği gibi bir havuz içerinde idi. Görüntüleri gerçekten güzel bir bitki olduğunu gösteriyor.

Bu bitkilerin akvaryumlarda yetiştirilmesi benimde kafamı kurcaladı. Sorumu da o sebeple sordum. Çünkü şu an satılan akvaryumların çoğu bu tip bitkiler için sanırım büyüklük açısından pek uygun değil. Standart boyutlarda bir akvaryum için bitki büyük gelebilir. Ama akvaryumculuğa gerçekten gönül vermiş kişiler bu bitkilere doğal ortamlarına yakın bir ortam sağlayabilir diye düşünüyorum. Sy saka nın akvaryumunda güzel dururlardı saınırım. Çünkü benim de araştırmalarıma göre su marulu akvaryumculukta aranan bir su üstü akvaryum bitkisi...

Görüşlerini paylaşan herkese teşekkürler...

saydemir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2007, 19:03   #12
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi sukranayalp Mesajı Göster
...
Akvaryumları zihnimde canlandırırken...
Ben akvaryumları zihnimde canlandırmıyorum, onlarla birlikte YAŞIYORUM ve nefes alıyorum.

Akvaryumları en fazla 50 litrelik cam yapılar olarak düşünmek (veya öngörmek) sizin ufuksuzluğunuz veya tercihiniz olabilir ki; bu da aslında pratikteki realitelerle örtüşmez. Ancak böyle bir öngörü ve yargınız varsa, ben size sadece fikir sahibi olduğunuz konu hakkında biraz daha bilgi sahibi olmanızı tavsiye edebilirim. Dostlarımız evlerinde bu sucul bitkilere sağladıkları imkanlarla onları pek çok havuzdan çok daha iyi koşullarda yaşatıyorlar. Öyle ki bu akvaryumlarda aslında neredeyse ufak bir ekosistem bir bütünlük içinde hayat buluyor; bir arada yaşıyor... Balıklar, bitkiler, karidesler vs. Elde bir mutluluk ölçer yok elbette ancak, "bitkiler mutlu olmaz" demek başka şey!... "Bitkiler akvaryumda bakılamaz" demek başka şey. Siz önce kesin bir hüküm verip daha sonra bu hükümü destekleyebilecek mantık ilişkileri kurmaya çalışıyorsunuz. Ancak inanın bu taraftan bakınca da durum biraz tebessüm konusu oluyor.

"Ben kendimi buraya yabancı hissediyorum" demedim. Ben de kendimi bulunduğum çimento kaplı odama yabancı hissediyorum ancak bu odamda mutlu olmadığım anlamına gelmez demeye çalıştım... Odamdaki cam kaptaki bitkide kendini belki de o kaba ait hissetmiyor, ancak bu mutsuz olduğu anlamına gelmez demeye çalıştım. Zaten malum bitkilerin sinir sistemide yok, mutluluklarını her anlamda saksı bitkilerinde olduğu gibi fizyolojik veya morfolojik özelliklerine bakarak belirliyoruz. Bu sebeple akvaryumlarda olmaz derken, akvaryumcuların tecrübelerine kulak vermezseniz, didaktik teorik bilgiler sizi doğru yargılara ulaştıramayabilir. Teknoloji ve pratik o kadar gelişiyor ki, eski bayat bilgiler günümüz koşullarında her gün yeniden sorgulanmalıdır.

Ben "bahsettiğiniz bitkiler sadece çok büyük akvaryumlarda bakılabilir" de demedim. Kaldı ki aslında saydığınız bitkilerin bir kısmıda 50 litrelik akvaryumlarda da coşkunca gelişim gösteren bitkilerdendir. Akvaryumlarda bitkiler için hacimden daha önemlisi suyun niteliği, yapay aydınlatmanın ve taban malzemesinin önemi gibi konulardır. Akvaryumlarımın aşırı büyük olmasına gelince.

-> Aşırı bugünkü standartlara göre büyük sayılmazlar... Bugün için 250 litrelik bitki akvaryumları zaten ortalama ölçüler olarak kabul edilir. Bitki akvaryumu yarışmalarında da, orta kategori olarak değerlendirildiğini görüyoruz. İmzamdaki akvaryum tam bu kadarlık bir akvaryumdur. Akvaryumları temel olarak büyütme sebebimiz bazen içinde 20 çeşit bitki ile peysaj yapma uğraşısından kaynaklanıyor. Ancak büyük akvaryumlarda sonuçta bir akvaryumdur ve onlarda cam kaplardır.

Bilhassa isim vererek bahsettiğiniz bitkilerin akvaryumlarda bakılıp bakılamayacağı konusunda kat-i bir yargıya ulaşmak pek gerçekçi değil. Zaten dediğiniz bitkileri sağlıklı ve coşkun olarak her gün akvaryumlarda görünce bunu söylersem bitkilere ve akvaryumlara, emekçilerine haksızlık etmiş olurum diye düşünüyorum. Bu sebeple hem fikir değiliz... Zaten olmakta zorunda da değiliz. Herkes kendi tecrübe ve gerçekleriyle yüzyüze yaşar. Benim fakir tecrübe ve gerçeklerimde bu yöndedir.

kolay gelsin,

aslancaglar beğendi.
saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-02-2007, 21:00   #13
Ağaç Dostu
 
bahcıvan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2006
Şehir: maltepe/istanbul
Mesajlar: 541
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi sukranayalp Mesajı Göster
Sn Saydemir
Pistia - Acorus - Eichhornia - Cyperus - Hydrocharis - Nymphea - Orontium - Zantedeschia - Isolepsis bitkileri etrafı camla çevrilmiş akvaryumlara uygun bitkiler değildir. Hava ile temas etmek isterler. İç mekan süs havuzlarında ise türlere göre sıcaklık ihtiyaçları karşılanmak suretiyle yetiştirebilirsiniz.
Şükran hanım, akvaryumlar da havalandırmanın olmadığınımı sanıyorsunuz? Ayrıca ha etrafı taşla çevrilip havuz olmuş, ha cam la çevrilip akvaryum bence bunlar arasında çok fark yok.
Emin olun akvaristler bitkilerini, o süs havuzlarına diken insanlardan çok daha büyük ilgi ve bakımla büyütüyorlar.
Bence biraz su dünyasıyla ilgilenin eminim siz de seveceksiniz

bahcıvan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-02-2007, 11:58   #14
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Burda bonsai konusunda sebep olduğum tartışmaya benzer bir gerilim hisetmeme rağmen konuyu saptırmak amaçlı su sümbülünün bakımı hakkında bir şey sormak isterim.

kışın bu sumaruluna benzer bitkinin içeri kapalı sıcak bir mekana alınmasını gereğini biliyorum ancak bendeki susümbülü bu kış bütün yapraklarını kaybetti vede sadece biraz rizomumsu bir kütle vede kökleri kaldı bu normal bir durum mu?
yani bitki bu şekilde mi dormancy ye girdi yoksa çürüyüp öldü mü?
ha bu arada camdan mamul akvarumsu kabın yüzeyini su mercimeği kaplamaya devam ediyor balık vs yok sadece sübülü kışı geçirmesi için böyle bir fanusla içeriye aldım üzerindeki mercimekler kendiliğinden geldi ve üredi.
sizce susümbülüm öldü mü?

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-02-2007, 19:26   #15
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Hiç bakmadım ancak ben dormancy geçirdiğini sanmıyorum.
Bence kışın içeri almadıysanız, ölmüştür. Akvaryumlarda 12 ay subtropiğe
yakın imkanlar sunabiliyoruz, ancak havuzlarda ve kışa maruz bırakılan
kaplarda (bulunduğunuz yörenin mevsimsellik imkanlarına bağlı olarak) bu durum malesef ölümle sonuçlanıyor.

Elde kalan yapraksız halinden rejenere olabileceğini pek ummam. Malumunuz nebatatlar mucizevi şekilde, her ne kadar küllerinden yeniden doğabilselerde, büyük olasıklıkla kırmızı çizgi geçilmiştir diye düşünüyorum. Yine de imkan varsa, 26 derece civarı sıcak bir ortam ve bol ışık alan bir yerde, sık su değiştirerek bir şans daha tanımak denenebilecek final bir yöntem olabilir diye düşünüyorum.

saygılarımla,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-02-2007, 20:04   #16
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Erkan Bey, mercimeklerinizin çok iyi bir su yumuşatıcı olabildiğini biliyor muydunuz?

Yazın güneş altında inanılmaz hızlı çoğalırlar ve suda en başta kalsiyum olmak üzere tüm makroları sıfırladıkları gibi bir nevi RO suyu gibi geriye su bırakırlar. Buradan yollu etoburlarda bu şekilde biyolojik olarak proses edilmiş su kullanabilirsiniz demek istemiyorum ancak gerçekten şaşırtıcı hızda su fakirleştirici ve su yumuşatıcı gibi iş görebilirler.

Bunu kendimce bir takım testlerle (KH, GH, Ca, NO3) doğrulamış durumdayım. Hatta şebeke suyunu yüksek bulduğum zamanlarda, suyu yumuşatsın diye bir akvaryumda strafordan kestiğim bir çerçeve içinde bulduruyorum. Çerçeve doldukça hasat ediyorum ve gerçekten akvaryum suyunu yumuşatıyor.

Bir yerde kuru kütle analizi felan görmedim ancak bence bu arsız su üstü bitkisi, biyolojik bir su yumuşatıcısı olarak duruma göre geride bıraktığı su ile başka bitkilerin sulama suyu olarak daha müsait bir su elde etmede kullanılabilir gibi aklımda bir çıkarım oluştu.

saygılarımla,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-02-2007, 20:43   #17
Ağaç Dostu
 
bahcıvan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2006
Şehir: maltepe/istanbul
Mesajlar: 541
Sayın Saka hazır bu konu varken ben de size şunu danışabilirmiyim?
Akvaryumlarımda su değişimi yaparken, boşaltacağım suyla çiçeklerimi sulayabilirmiyim ? (Tabii tuz kullanmadığım akvaryumlarda)
Daha doğrusu bunu zaten yapıyorum. Bir zararı olmaz diye düşünüyorum, belki balık dışkıları nedeniyle bir yararı bile olabilir mi? Bunu merak ediyorum.
Su kaynaklarının giderek kuruduğu dünyamızda, suyumuzu olabildiğince değerlendirmek istiyorum

bahcıvan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-02-2007, 22:53   #18
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Sorunuza genel geçer bir cevap vermek güç, eğer akvaryumlarınız balık yoğun ve bitki olarak az bitki içeren akvaryumlarsa; böyle bir akvaryum suyu organik gübre sayılabilecek maddeler içerdiği için uygun görülen diğer bitkilerde sulama suyu olarak kullanıldığında haricen makro gübreleme gerekmeyebilir. Hatta bu durumdaki akvaryum suyu, şebeke suyuna göre daha faydalı bile olabilecektir.

Bununla beraber, akvaryum suyundaki eser elementleri tüketen bitki gibi canlılar aslında suyu fakirleştirirler, haliyle fakirleşen su, şebeke suyuna göre bazı yönlerden (bilhassa eser elementler) daha fakir bir su olacaktır.

Görüldüğü üzere duruma göre değişen haller söz konusu olabiliyor. Ülkemizde akvaryumlar genellikle balık-yoğun akvaryumlardır, ve bu akvaryumların suyu Nitrat ve Fosfat olarak yüksek değerler içerir. Bunların temel sebepleri;
-Yemlerden suya karışan fosfat
-Nitrifikasyondan dolayı son ürün olarak oluşan nitrat kabaca ilk akla gelen olarak sayılabilir.

Aslına bakarsanız, su kaynaklarının etkin kullanımı için "suyun yeniden kazanımı" işlemlerinde benzer süreçler işletilir. Duruma göre ev ortamında da, bunların pratiği denenebilir. Bu pratikler, deneysel çalışmalarda farklı farklı sonuçlara ulaştıracaktır. Bu sebeple, genel-geçer bir yargıya varmak güç ancak bilhassa balık yükü yoğun akvaryum suyu aslında yerine göre belkide şebeke suyuna göre çok daha yararlı olacak yerler bulabilir. Bu suda, doğal olarak bulunan ve mikrobiyolojik olarak oluşmuş olan azot bileşikleri ve fosfatlar aslında organiktir ve bence kimyasal gübreler katılmış gübrelere göre çiçeksi bitkilerde daha faydalıda olabilir. Bunun yanında sudaki her bir elementin eksikliğini tek tek tesbit etmek pek güç olacağı için (bilhassa bitki akvaryumları çok dinamik tüketim eğrilerine sahiptir) her akvaryum suyu her çiçeksi bitkide
harikalar yaratır denemez diye düşünürüm. Bunu yanında doğada balık ve bitkilerin bir arada yaşadığı düşünülürse aslında bunlar arasındaki etkileşimi kopya çekmek, aslında hem doğayı taklit etmek hemde dediğiniz gibi kaynakları etkin tüketmek manasınada gelebilecektir.

saygılarımla,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-02-2007, 08:45   #19
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 08-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,239
Sn Praecox,
Su sümbülü (Eichhornia) bitkisine 3 seneden beri bakmaktayım. İlk aldığım sene ayza döneminden doalyı bahçedeki havuzunda geçirdi. Kışın aynı yerde bıraktım ve sadece üstünü bir naylon ile gevşekçe örttüm. Bahara çıktığında yaprak sayısı azalmış olmasına rağmen yine de eski görünümüne kavuştu.2. sene kışa doğru Küçükyalı, sahilde güneye bakan balkonuma aldım ve üstünü yine naylon ile hafife örterek kışı geçirdi. Yaprakları yine azalmış olmasına rağmen eski görünümüne yine ulaştı. Bu sene ise sadece balkona aldım ve çok soğukların olömaması nedeniyle üstünü de örtme gereği duymadım. Yaprakları yeşil- sağlıklı.
Sizin sorunuza gelince ; rizom olarak belirrtiğiniz yumrusu pörsümüşse çiçeği kaybetmişsinizdir. Ancak yumru ele alındığında sert ise sorun yoktur. İçinde taşıdığı deposu ve büyüme enerjisi onu yeniden sürmeye teşvik edecektir.
Eğer yumru sert ise soğuk serada-10 -15 derecede- muhafaza edin derim.
Ayrıca bizim bu ortamlarda yaptığımız acı-tatlı münakaşalarımızdan dolayı kimsenin gerilmesini istemem. Hepimiz kemale ermiş ve bu özelliklerimizden dolayı burda toplanmış insanlarız. Bu tartışmalar sayesinde çevremize faydamız olacaktır.Saygılarımla.

sukranayalp Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-02-2007, 13:04   #20
Ağaç Dostu
 
bahcıvan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2006
Şehir: maltepe/istanbul
Mesajlar: 541
Sayın saka teşekkür ederim. Zaten bu akvaryum suyuyla bitki sulama 10-15 günde bir oluyor. Malesef akvaryumlarımda henüz bitkiler 3-5 kök. Dilerim birgün sizin o muhteşem akvaryumlarınız gibi bitkili akvaryumlarımda olur
Bitkiler akvaryum suyu ve şehir suyu olarak sulanmış olduğu için sanırım ikisindenden faydalanmış oluyordur
Sevgili Sukranayalp e de katılıyorum. Evlerimizde en sevdiğimiz insanlarla bile ufak tefek münakaşalarımız olmuyormu? Bu münakaşaların amacı doğruyu bulmak olduğuna göre gerilecek bir durum yok. Bizler sevdiğimiz bitkileri, sucul olsun karasal olsun yetiştirmeye çalışıyoruz. Ve en iyi şekilde yetiştirmek içinde böyle küçük münakaşa durumlarını da birlikte aşarız

bahcıvan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 07-05-2007, 10:45   #21
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 26-02-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 298
Arkadaşlar merhaba,
Bana da bugün kocaman bir Pistia hediye geldi.
Hemen onu fanusa alacağım.işallah çiçek de açtığını görürüz...

darla Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-12-2014, 09:00   #22
Yeni Üye
 
erdem7's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-06-2013
Şehir: Balıkesir
Mesajlar: 26
Izninizle bu Pistia kuyusuna bir taş da ben atmak isterim. Günümüz akvaryumları en küçük 60 lt. Oluyor, daha küçüklere nanotank deniyor. 120 lt. Akvaryumda Pistia yetiştiriyorum. Doğru, bodur kalıyorlar; ancak kök gelişimleri ve yaprak sağlıkları gayet iyi. Hatta öyle çok ürüyorlar ki, her ay budama operasyonu yapıyorum. Kaldı ki; havuzlarda tamamen kurumak ya da donmak gibi sorunlar vardır, oysaki akvaryumda böyle bir dert olmadığı gibi kök gelişimleri de daha iyi gözlenebilmektedir.

Sayılar

erdem7 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-08-2015, 12:21   #23
Ağaç Dostu
 
Jezebel's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-02-2010
Şehir: İzmir
Mesajlar: 8,127
Galeri: 11
İlgilen arkadaşlar varsa -
Pistia stratiotes / Su Marulu

Jezebel Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 17:01.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019