agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hayvanlar > Çiftlik Hayvanları > Arıcılık
(https)




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 11-02-2009, 19:02   #1
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 05-01-2007
Şehir: tekirdağ
Mesajlar: 71
Arıcılıkla uğraşanlar : Polen

Alıntı:
Önce ki okuduğum yazılar da arıların kış boyunca petek üzerin de bulundukları yerden kıpırdamadan uyuyup durdukları ve acıktıkları zaman uyanıp olduğu yerde bulunan balı yedikleri ve başka petek ya da başka bir yere ayrılmadıklarını biliyordum. Benim arılar Maşallah bakıyorum da kışın bile yağmurlu havada bile dışardan polaen taşımaya devam ediyorlar. Ben yanlışmı biliyorum yoksa aklım da yanlış mı kalmış ?

Artık kafam iyice karıştı, okudukları mı uygulamaya geçirmeye çalışıyorum yazılanlarla uygulama tamamen farklı oluyor, yazanlarla olanlar tamamen farklı oluyor. Bir türlü akıl erdiremedim

Bir de herkes başka birşey yazıyor, söylüyor insanın aklı karışıyor. Çok ilginç.

Hava sıcaklığı 15 'C mi? yoksa 12-13 C' diye cebimizde termometre gezdirecek değiliz ya.
Biz amatörler için böyle;
Arımız çalışıyorsa (az çok) kovana bakabiliriz.
Önce kovanımıza az duman verelim. 3-5 dakika sonra tekrar az duman verelim ve kovanın kapağını açalım.
İlk gözlem; kapakta su damlacıkları veya yoğun nem belirtileri varmı ?
sonra; örtü bezi veya tahtası kaldırılıp kovana bir ön bakış yapalım ?
Arımız kaç çıtalık yoğunlukta, güçlü- zayıf mı?
Bu arada arıya çok az duman verip soralım ?
Nasılsın iyimisin? Stok balın var mı? yavrun varmı?
Mutlaka cevap verir. Mesela;
Oooo nerelerdeydin çoktandır görüşmedik. Özlettin kendini, gel kahve yapayım!
veya
Oooo şimdimi aklına geldi. Ben zor durumdayım, yardımını bekliyorum!
****
Hava müsait değil beni rahatsız etme, başka bir gün gel konuşuruz.
diyebilir.
Benim arılar bu sıralar son şıkkı söylüyorlar. nasıl mı?

 
Polen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-02-2009, 20:56   #2
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Aciklayici bilgileriniz icin tesekkurler. Ben arilarima henuz soramadim ama icim de bir uhde olarak kaldi bir daha boyle bir firsati kaciracagimi zannetmiyorum. Siz arilarla iyi anlasiyorsunuz zannedersem ben pek anlasamiyorum diyebilirim zira yazin bir hayli isirildim diyebilirim.

Bol bol balli seneler dilerim biraz erken oldu ama simdiden basarilar diliyorum. Bu sene cok planlarim var cok.

Nasil mi sorusunu aciklarsiniz degil mi sayin polen

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-02-2009, 21:29   #3
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 05-01-2007
Şehir: tekirdağ
Mesajlar: 71
Hava müsait değil, beni rahatsız etme...

Cevabını şöyle veriyorlardı?
Örtü bezini yarıya kadar açtım ki, hemen bir iki arı önce elime çarpmaya başladı.
Sonra yanağıma çarpmaya başladı. Dokunuyor ama sokmuyor. Ufak ufak çarpıyor sadece.

Onun ne söylemek istediği işte: ....beni rahatsız etme, başka gün gel konuşuruz. du.
Fazla meraktan arıyı dinlemeyip devam etseydim ne olurdu ?...malumunuz!

Burada şunu vurgulamak istiyorum.
Arıya uygunsuz zamanlarda bakarsak, hırçınlanır en az 10-15 gün kovanına baktırmaz. Taki kovan bekçiliği görevini bırakıp polen, nektar vs. toplama görevine tayin oluncaya kadar aynı kovanın hırcınlığı devam eder. Önünden bile geçitmez.

Sonuç olarak; arı müsaade ettiği ölçüde arılarımıza bakım vs. yapabiliriz.
Fazla merak yüzünden arıdan çok şamar yemişimdir.
Yarın kısmet olursa arılarıma soracağım?
Nasılsın iyimisin ? diye
Bakalım onlar ne diyecekler?
Belki size de selam gönderirler !

Polen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-02-2009, 22:08   #4
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Vermis oldugunuz bilgiler icin tesekkurler. Ben bu merak yuzunden gecen sene arilartarafindan sokulmadik yerim kalmadi yaklasik 60 sefer isirildim tabi ki butun sene boyunca. Bir de ben merak yuzunden sik sik arilari kurcalayip rahatsiz ettim veduman vermesini de bilmiyordum arilar saldirdikca arilara siddetli duman veriyordum oda arilari daha cok sinirlandiriyormus ben daha sonra ogrendim ve ogrenecek dah cok seylerim var tabi ki tecrubeli arkada;larim sayesin de ben de bilgilenip tecrubelenecem ve gelecek kusaklara **** benim gibi merakli arkadalara aktarcam.
Tekrardan tesekkurler.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-02-2009, 23:02   #5
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 05-01-2007
Şehir: tekirdağ
Mesajlar: 71
Ben ilk seneler, günde 5- 10 şamar yemeden dönmezdim arılıktan.
Haftada 2-3 gün gidiyorsam, hesap makinası zor hesaplar.

İlk seneler en çok çoraplara saldırı geliyordu.
Öğrendik ki; Pantalonun paçalarını kesinlikle çorabın içine sokmayacaksın.

Çalıştığınız kovandan bir arı sizi soktu ise; o kavandaki işiniz bitmiştir. Kovanı kapamaya başlamanız en doğru harekettir. Bir dakika sonra 5-10 bekçi arı iğnenin kokusunu alır ve düşman var diye saldırıya gelecektir.

İğne yiye yiye doğru buluyoruz.

Şimdi maskesiz bile baktığımız oluyor.
Nereden nereye

Polen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2009, 00:18   #6
Ağaç Dostu
 
semmasi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 141
bir arı vakası

değerli arkadaşlar.sizler gibi arı yetiştirmeyi, birgün bende çok isterdim fakat bu mümkün değil herhalde.bende apifobi denilen arıdan korkma hastalığı var.ne yaptıysam olmadı bir türlü içimdeki bu korkuyu atlatamadım.
2 veya 3 yaşlarımda, köyde komşumuzun arı kovanındaki arılar başıma üşüşmüş.dedem anlatıyor neredeyse 'başın hiç gözükmüyordu arı istilasından'.neyseki arılar bana hiç bir zarar vermeden dedemin tecrübesiyle atlatmışın bu önemli kazayı.
ama bu olay bana hayatta pahalıya patladı.o günden beri odada veya bahçede sinek dahi vızıldasa garip bir şekilde içimde çok acayip bir panik beliriyor

semmasi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2009, 13:14   #7
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Polen, ben paçalarımı çorabın içine koymadan bile beni ısırdılar, hatta kont pantolonumun üzerinden bile ısırdılar. İnanın geçen sene beni perişan ettiler ancak her gecen sene biraz daha birşeyler öğreniyorum.

Mesela bekçi arı iğnenin kokusunu alır Ben bunu bilmiyordum, körükle dumanı verirken srt bir biçim de veriyor saldırdıkların da daha fazla ve daha hızlı dumanlıyordum. Sonuçta artık öğrenmeye ve iğnelenmeye devam ediyorum. Bu arıcılık konusunu öğrenmemin yanın da engüzeli artık romatizma olmayacağım

Semmasi, arılarla olan temasınız çok kötü olmuş ancak arıların içine girmeye başladığınız da insanı kendilerine öğle bir çekiyorlar ki bir daha bir daha gidip öğrenmeye ve tanımaya çalışıyorsunuz. Hatta uzakta iken bile aklınız arılarınız da oluyor.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2009, 13:29   #8
Ağaç Dostu
 
semmasi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-03-2008
Şehir: istanbul
Mesajlar: 141
belgesellerde izlemesi güzel.ama yanına yaklaşıp hele bir de dokunmak benim için çok zor...

semmasi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2009, 13:37   #9
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 05-01-2007
Şehir: tekirdağ
Mesajlar: 71
Burada şunu vurgulamak istiyorum.
Arıya uygunsuz zamanlarda bakarsak, hırçınlanır en az 10-15 gün kovanına baktırmaz. Taki kovan bekçiliği görevini bırakıp polen, nektar vs. toplama görevine tayin oluncaya kadar aynı kovanın hırcınlığı devam eder. Önünden bile geçitmez.
Belki de o korumacı arı ölünceye kadar, o eylemini yapacak.
O zaman en az (faraza) 21 gün beklemeli.
Bu kanaate varabilnek için 3-4 senemi harcadım.
Daha ne tecrübeler var bende! ama usta arıcılar çok gülecek diye anlatamıyoruz.
Duman ne için verilir?

Polen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2009, 13:49   #10
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 05-01-2007
Şehir: tekirdağ
Mesajlar: 71
Sayın şemmasi
Evet böyle uzaktan, kişiyi ikna etmek zor. Yanında arıdan korkmaya bir kişi olacak ki,
sen ondan cesaret alarak bu korku duygusundan kurtulabilirsin.

Ben, arıcılıkla ilgili olupta arı görünce gözleri faltaşı gibi açılan ne kişiler gördüm.
Hem arıyı seviyorlar, hemde korkuyorlar. Bu gayet normal bir durum. Bende öyleydim.

Polen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2009, 13:55   #11
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Desenize geçen sene beni boşuna sokup durmamışla ben yaz tatilim de olduğum için biraz da merak varya köy de 10 gün kaldıysam 7 sefer açıp bakmışımdır hani terübeleneceğim ya Kraliçe hangisi, hangileri işçi, bey arı falan. Ah o merak var ya yedi beni .

Benim gibi acemi arıcıların faydalanacağı tecrübelerinizi beklerim nede olsa okumak **** kulaktan dolma bilgilerle olmuyor. Tecrübeli deneyimli arkadşların anlatması gerekli.

Semmasi belgeselleri izleyemeyenler bile var. Bence arılara ilginiz varsa bir an önce başlayın çok güzel bir duygu diyebilirim. Arıların ısırması bile insanın canına acıtmıyor.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2009, 14:23   #12
Ağaç Dostu
 
nariçi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2008
Şehir: Gaziantep-Adıyaman
Mesajlar: 3,411
Galeri: 8
Arkadaşlar bir karakovan yapsak, oğul bulabilirmiyiz, kaç lira olduğunu bilen var mı? Kargo ile gönderilebilir mi?

nariçi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2009, 14:39   #13
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 05-01-2007
Şehir: tekirdağ
Mesajlar: 71
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi caucasus Mesajı Göster
çok güzel bir duygu diyebilirim. Arıların ısırması bile insanın canına acıtmıyor.
Şimdi böyle söylüyoruz ama. Peşpeşe birkaç tanesi şamarlayınca.
Bu çok zor bir iş arıyla uğraşmak diyorum.
İğnenin acıması geçince durum değişiyor.
Arı ürünlerini ikram etmek çok zevkli.
Çok çabuk afediyoruz arıları.
Bal polen verdiklerinden değil!
Onları seyretmenin zevkini, nasıl tarif edeyim;
Çiçekleri, meyveleri, sebzeleri, ağaçları (yeşili) sevmekle eş değer.

Aslında bu sitede çok güzel bahçeleri olanlar var.
Çimler, Çiçekler. ağaçlar. Herşey var.

Böyle bahçeleri görünce, Şu köşeye arı kovanı ne güzel yakışır diye
içimden geçiriyorum.
sanki bir de arı kovanları olsa mutluluklar ikiye katlanacak.

Polen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-02-2009, 14:53   #14
Ağaç Dostu
 
Beyaz Gece's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-03-2008
Şehir: Ankara
Mesajlar: 290
Galeri: 1
bir kargo ile arı oğulu yollanamaz Çünkü arının sarılmadan ve mümkün oldukça kısa sürede gönderilmesi gerekiyor. Arı kovanını biryerden biyere taşımak için akşam hava karardıgında kovanız agız kısmı hava alacak ama arıların geçişini engellemeyecek tül **** benzeri bir örtüyü raptiye ile kapatıktan sonra nakliye işlemini minumum sallantı ile yapmalısınız. Bu durumda kapattıgınız akşam kargoya veremezsininiz ve ertesi akşama kadar bekletmek zorunlulugu doğar. Ayrıca kargo paketleri bir kovana göre çok hunarca yükleme ve aktarma işleri yapılır.
Bu mevsimi bırakın nisan ayında güney bölgelerinde bile oğul bulmanız çok zordur.

Sevgili caucasus arılarınıza bu mevsimde kek **** şurup verebilirsiniz ancak bunu arılarınızdan 5-10 metre uzakga bırakmanızı tavsiye ederim. Petek içine bırakılan yiyecekelr yan kovanlardaki arılar tarafındna kokuları fark edilince o kovana yagma amaçlı saldırıyolar ve iki kovan arıları kendi aralarında dövüşür.
kovanlarınızın üst katındaki fazla petekleri alın ama skın var olan petekelrinizi seyrek bırakmayınız petekelrin tahtalarının izin verdigi ölçüde sık koyunuz yoksa aralarındaki boşlukları kendileri eptek örerek doldurmaya çalışırlar buda petek yapınızı bozar. Fazla çıtalrınızı alın arlarınız ieçrdeki çıtaların peteklerini kabarttıkça yeni çıtaları 2-3er ekleyebilirsiniz
Ayrıca peteklerinizdeki çıta üstü seviyeside fazla oldugunu o aralıga petek örmeye çalışmalarından anlayabiliyorum.
Arılarınızı öğleden sonra günün en sıcak oldugu saatlerde ve Rüzgarın olmadıgı bir zamanda açınız.
Ayrıca kovanlarınızın etrafındaki rüzgara karşı olan korumaları almanızı pek tavsiye etmem çünkü havalar hala sıcak degil ve rüzgarlar kovanınızın ısısını olumsuz etkiler. Kovanlarınız içi sadece arılarınızın işleme deliginde havalanır ve ieçrdeki hava sıcak olursa bu deligin agız kısmında arılarınızın kanat çarparak vantilatör görevi yaptıgını görürsünüz ayrıca bu durumda kovan içindeki fazla arılar kovanın agız kısmının dışına birikirler.


Düzenleyen Beyaz Gece : 14-02-2009 saat 19:33
Beyaz Gece Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-02-2009, 19:18   #15
Yeni Üye
 
ferrigno's Avatar
 
Giriş Tarihi: 07-08-2008
Şehir: KOCAELİ
Mesajlar: 10
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi nariçi Mesajı Göster
Arkadaşlar bir karakovan yapsak, oğul bulabilirmiyiz, kaç lira olduğunu bilen var mı? Kargo ile gönderilebilir mi?
sayın nariçi oğul kargo ile yollanmaz oğul mevsimi yaklaşık mayısta başlıyor yakın çevrende arıcılıkla uğraşan varsa yaklaşık olarak kovansız şekilde 4-5 çerçeve arıyı 100ytl alırsın

ferrigno Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-02-2009, 19:40   #16
Ağaç Dostu
 
nariçi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-09-2008
Şehir: Gaziantep-Adıyaman
Mesajlar: 3,411
Galeri: 8
Arkadaşlar teşekkür ederim. Bu bahar deneyeceğim.

nariçi Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-03-2009, 18:33   #17
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Güçlü arıların verecekleri oğulları kovandan çıkmadan yakalamanın imkanı varmıdır. ? **** bölme usulu ile kovanı 2 ye bölsek nasıl olur. ? **** başka bir yönte mi var mı ?

Benim amacım yeni çıkacak oğulları yakalamak için uğraşmamak. Kovandan dışarı çıktıktan sonra yakalamak zor olacağı ve kovandan çıkacak oğulu beklemek zorun da kalamamak gibi bir yol arıyorum. Bilgisi olan varsa paylaşalım.

Oğul spreylerinin olduğunu biliyorum. Yakın da uygun olan bir yere spreyi sıkıyorsunuz oğulu terk eden arılar ilk olarak oraya konuyor ve yakalamanız kolay oluyor.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-03-2009, 19:29   #18
Ağaç Dostu
 
Beyaz Gece's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-03-2008
Şehir: Ankara
Mesajlar: 290
Galeri: 1
Sayın caucasus bir kaç mesaj önce ekledigim yazılar arasında suni oğul yönteminden başka şekilde oğul vermesini engellemeniz çok zordur.
arılarınızı düzenli olarak kontrol edip çıtaların kıyısındaki ana arı salkımlarını parçalayarak başka bir ana arı yetişmesine izin vermeyerek oğul vermesini engelleyebilirsiniz. kovanın oğul için ana arı üretmemesi içinse kovana yeni katlar eklereyerek sürekli yeterli boş alanı bırakırsanız arılar oğul yerine bu boşlukları doldurmaya çalışırlar.

ayrıca arılar tecübeli kişiler arıların oğul verecegi günü kolayca anlayabilmektedir. gün içindeki oğul vakti ise hiç rüzgarın olmadıgı bir an olur. yani rüzgarlı gün ve saatlerde arılar oğul vermezler

Beyaz Gece Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-03-2009, 21:14   #19
Ağaç Dostu.
 
kamil35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,528
Her canlıda olduğu gibi arılarda da çoğalma isteği vardır. Arının oğula gitmemesi için ananın genç olması ve kovanda sıkışmaması gerekir. Ana genç kovandada sıkışma yok; arı oğula gitmez mi gidebilir. (İzmir çevresi arıları için konuşuyorum.) bizim burada10 çıtayı geçmiş işçi arı yoğunluğu çok fazla olan bir kovan yüksek polen ve bal geliminde %80 oğula gidiyor, . En güzeli arının oğula gideceği tarihten önce ana yetiştirebilmek. Ya da ana yetiştirenlerden ana arı alarak kovanı ikiye bölmek..Ana arı yetiştirmek o kadar da zor değil. "Arılıkta ana üretimi" konu başlığı altında resimli olarak ana üretimini yeri geldikçe anlatmaya çalışıyorum.

kamil35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-03-2009, 22:02   #20
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 19-04-2007
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 199
Herhalde kovanı ikiye bölmek daha kolay olur.

zooteknist Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-03-2009, 23:32   #21
Ağaç Dostu.
 
kamil35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,528
Kovanı bölmek kolay olur da karlı olur mu orası tartışılır. Ana sız kalan bölme kendine ana üretecektir. Yeni ananın kuluçka devresinden yumurtlayıncaya kadar geçecek süre yaklaşık 25-30 gün demektir. Bu süre zarfında içerdeki işçi arılar boşa zaman geçirmiş olacaktır. 30 gün sonra yumurtlayan ana ne kadar verimli olur? Ana verimli olurda o zamana kadar bahar kalır mı? önemli olan ananın ilkbaharın verimli döneminde yumurtluyor olmasıdır. Arı sayısı çok olan arıcılar; erken ve bilinçli davranırlarsa anayı ilk baharın verimli dönemine yetiştirebilirler. Az arısı olanlar için en iyi yöntem Ana satın almaktır.

kamil35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-03-2009, 09:36   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 19-02-2009
Şehir: KÜTAHYA
Mesajlar: 16
Sayın caucasus,arılar aşırı sıcaktan ve fazlaca coğalarak kovanda sıkısık halde yaşadıklarında eski ana ile birlikte kovanı terk ederler.Buna oğul vermesi denir.BENCE oğul verdikmek yerine ana arı üzerine yoğunlaşıp kaliteli üretim yapmak gerekir.Yani ana arıya her üç senede bir değiştirip üretime sağlık ana ile devam etmek.Kovanın oğul vermesi kovanın zayıflamasına ve oyıl ki verimin çok az olması demektir. Bundan dolayı benim fikrim
sağlıklı ana arı ile kat çıkarak üretim yapmak en iyisi.saygılarımla

Bayram KAPTAN Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-03-2009, 13:06   #23
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Arkadaşlar öncelikler vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkür ederim. Ben öncelikle 3 kovan arımı 4 veya 5 kovana çıkarmak istiyorum. Daha sonra kovanlarım Adapazarı'n da ben İstanbul'dayım. Köy'de sadece annem kaldığı için arıları beklemek **** yakalamak gibi bir şansımız yok gibi. Bundan dolayı arılar kovandan ayrılmadan müdahale ederek diğer kovana aktarabilirmiyiz. Bir seçenek daha düşünürsek arıları bölerek çoğaltsak tekrardan oğul verirler mi . ? Birinci öncelik olarak çoğaltmak. İkincisi ise arıları kaçırmadan nasıl yakalayabilirim olacak.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-03-2009, 13:17   #24
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
beyaz gece, Arıların oğul vermesi ile ilgili yazınız okudum. Buna göre benim için en iyi secenek bölme yöntemidir diyebilirsek, bölme işlemini hangi zaman da yapmalıyız. ?

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-03-2009, 21:11   #25
Ağaç Dostu.
 
kamil35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,528
Bölmeler de oğul verebilir. Çünkü bir tane ana yüsüğü olmayacaktır. 4 çıtalık bir bölme havalar iyi giderse en az 15 tane ana yüsüğü yapar. Geçmiş yıllarda iki çıtalık arıların bile yumruk kadar oğul verdiğine şahit oldum. Bölme yapıldıktan sonra 12. gün bölme kovanındaki çıtaları birer çıta ayırıp her birinde birer ana yüsüğü bırakırsanız oğulu önlersiniz. Az arısı olan biri için bu çok zaman kaybıdır. Bölmelerin anayı üreteceği süre zarfında 4 çıtalık bir arıya ana satın alıp verseniz. 4 çıtalık arı bahar iyi ise inanın 8-10 çıta olacaktır. Şu yazdıklarımın tamamını tecrübe ettim geçmiş yıllarda ve onun için yazıyorum. Ana üretimini öğrenmek isterseniz bu denemeden öğrenilecek bir şey değil. Bölmeyi yapın ve gelişmeleri görün derim. Ben bir çok şeyi deneyerek öğrendim. Saygılar.

kamil35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-03-2009, 15:17   #26
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Kamil35, benim daha önceki yazılarım da yazdığım gibi benim arılarım köydeler, ben ise İstanbul'dayım köyde olsam aklımda yapılacak o kadar çok şey var ki. Yakınlarda olmayınca ancak buradan bilgi alıp gittiğim de neler yapabilirim diye değerlendirme de bulunuyorum. Köy de bir arkadaşım var sağolsun o bakıyor arılara ancak o da her zaman fırsat bulamayınca bura da sıkıntıya giriyorum. Yani arılarla uğraşmayı çok seviyorum ama bir türlü ilgilenme fırsatım olmuyor. Emekli olunca bolbol uğraşacam bakalım arıcılık nasıl oluyormuş.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-03-2009, 17:00   #27
Ağaç Dostu.
 
kamil35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,528
Sizin için en uygunu, arkadaşınız 2 gün önceden arıyı çoğaltmak istediğiniz kovan sayısı kadar 2 şer çıta bölecek. Ana arıyı sipariş edeceksiniz. 2. gün (eğer yaptı ise) bölmelerin yüsükleri temizlenip yeni ana verilecek. Anayı kabul ettikten ve yavru gözleri kapandıktan sonra bir çıta arılı takviye yaparsanız çok güzel olur.En kolayı bu. Çünkü; anayı kendiniz üretmek isterseniz başında olun derim. 2008 de 17 tane ana satın aldım tanesi 20 liradan. 14 tanesi tuttu. Üretici firma zayi olan 3 ana yerine bana tekrar ana verdi.. Demek istediğim. Ana satın almak zaman kaybını önlüyor. Geçen yıl çıkmak üzere olan yüsükleri imha edip ana verdim. Zaman kaybını önlemek için. Bekleseydim Kendi ürettiğim analar 15 gün içinde yumurtlayacaktı. Ancak 3 çıtalı bir arı verimli dönemde 2-3 çıta daha alır. 2 çıta alsa 20 liradan 40 lira.. Ben anaya 20 lira verdim. 20 lira kardayım.


Düzenleyen kamil35 : 02-05-2009 saat 23:45
kamil35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-03-2009, 16:58   #28
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Çok güzel bir düşünce, mantıklıda. Benim arılara uzak olmam müdahalemi zorlaştırdığı için konuya dahil olamıyorum ama dediğinizi uygulamaya çalışacağım.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-05-2009, 21:47   #29
Ağaç Dostu
 
caucasus's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-01-2006
Şehir: Mardin
Mesajlar: 2,270
Galeri: 787
Arkadaşlar benim bir sorum olacak en kolay şekil de nasıl atlatabilirim bilmek istiyorum ?
Daha önce de yazdığım gibi benim kovanlarım köy de duruyorlar ve benim başların da durma gibi bir şansım yok. Annem köy de kaldığı için o da ilgilenemiyor ve bu aralar oğul vermeye başladılar bunları en kısa şekil de nasıl yakalarım **** kaçmamaları için ne yapmalıyım.

1_ Uzağa gitmemeleri için spreyler var.
2_ Bölme yöntemi.
3_ Kat atma.

**** bunların dışın da en kolay ve geçerli olan hangisidir. Tavsiye ve önerilirinizi bekliyorum.

caucasus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-05-2009, 23:37   #30
Ağaç Dostu.
 
kamil35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,528
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi caucasus Mesajı Göster
Arkadaşlar benim bir sorum olacak en kolay şekil de nasıl atlatabilirim bilmek istiyorum ?
Daha önce de yazdığım gibi benim kovanlarım köy de duruyorlar ve benim başların da durma gibi bir şansım yok. Annem köy de kaldığı için o da ilgilenemiyor ve bu aralar oğul vermeye başladılar bunları en kısa şekil de nasıl yakalarım **** kaçmamaları için ne yapmalıyım.

1_ Uzağa gitmemeleri için spreyler var.
2_ Bölme yöntemi.
3_ Kat atma.

**** bunların dışın da en kolay ve geçerli olan hangisidir. Tavsiye ve önerilirinizi bekliyorum.
sayın Caucasus,
1-Varsa bir kaç tane boş kovan bırakın arının yakınlarına, çıkan oğul bir ihtimal bu boş kovana girebilir. Geçmiş yıllarda girdiğine şahit oldum.
2-Oğula yatan kovanın anasını bulup 4-5 çıta ile ayırabilir siniz. Örnek olarak diyelim oğula yatan kovan 10 çıta anasını bulup anayı 3-4 çıta ile başka bir kovana alırsınız. Eğer mevcut ana sağlıklı ise 3-4 çıtaya inen nufusla oğuldan vazgeçecektir. Diğer kalan 6-7 çıtada zaten yüsük vardı. Anaların yüsükten çıkmasına 1-2 gün kala birer çıta bölersin. Yüsük olmayan çıtalara olanlardan kesip takarsın . Al sana 6-7 tane ana... fakat bölmeyi yapınca bölmeleri aynı yere koyma en az 3 km mesafeye götür ki tarlacılar geri dönüp çıtaları güçsüz bırakmasınlar. Havalar güzel giderse 8-15 gün içinde analar yumurtlar.
3- Arı oğula yatmadan da bölme yapabilirsin. Yine anayı 3-4 çıta ile ayır. Anasız kalan bölmeyi en geç 12. günde yine birer çıtaya böl. Çünkü larvadan ana yapacakları için analar 13. günde çıkıyor. Diğer tarafı yine 2 numarada anlattığım gibi.. Bol ballı günler dileğiyle..

kamil35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 22:14.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019