Araçlar

Bookmark and Share






Ağaçların Korunması

1.Peyzaj Tasarımı
Anıt ağaçlarda peyzaj tasarımı koruna zonu içinde yapılacak düzenlemeleri kapsar. Bir anıt ağacın toplam koruma zonu yüzeyindeki kaplama elemanları yapısal(granit parke taş, beton parke taş, çim plak taş, kilitli parke vb.) olabileceği gibi bitkisel (çim, yer örtücü bitkiler, çiçek parterleri, vb.) olabilir. Asfalt, kesme taş, mermer vb. sabir ve su geçimsizliği sağlanmış döşeme mutlak koruma zonu içinde yer almamalıdır. Düzenlemede kullanılacak yapısal ya da bitkisel elemanlar, anıt ağacın bulunduğu alanın peyzaj karakteri tarafından belirlenir.

Koruma zonu çevreleme ve koruma elemanı kullanılıp kullanılmayacağı ya da tipleri peyzaj tasarımı kapsamında karar verilir. Ancak bu zon içinde dikey ve yatay mesafelerde kanal ve temel kazımı gerektiren hiçbir inşaata ve prefabrik yapının yerleştirilmesine izin verilemez.

2. Kök Bölgesi Koşulları ve İyileştirilmesi
Doğal ortamda ağaçlar taç gelişimleri kadar kök yayılma alanlarına sahiptirler. Kentsel alanlarda ise bu durumun sağlanması çoğu zaman çok zordur. Bu nedenle anıt ağaç koruma zonu net olarak belirtilmeli ve bu alanda toprak altı sistemler, alt yapı hizmetleri, geçirimsiz yüzey kaplamaları vb. faaliyetlere izin verilmemelidir.

Kentsel ortamlarda bulunan ağaçların normal gelişimini sınırlandıran en önemli faktörlerden biri, kök bölgesinin bitki besin maddesi yetersizliğidir. Toprakta su ve bitki besin maddelerinin yetersiz olduğu ya da azaldığı durumlarda, ağaçların büyüme hızı gözle görülür biçimde yavaşlamaktadır. Bunlara ek olarak metrolar, yapı temelleri, yer altı donanımları vb. ağaçların gelişimini daha da sınırlandırmaktadır. Ağaçlar kentsel ortamda toprak sıkışıklığı nedeniyle derine köklenemezler ve daha çok yanal köklenme oluşur. Mevcut anıt ağaçlardan kentsel alanda olup yapılara ve yollara yakın olanlarda koruma zonu alanı kadar kök yayılma alanı olmadığı durumlarda minimum 3.00 x 3.00 m kök yayılma alanı sağlanmalıdır. Bu alanlarda yüzeyde toprak sıkışmasını önleyici ve havalarda yüzeyde toprak sıkışmasını önleyici ve havalandırmayı sağlayıcı önlemler alınmalıdır.
Ağaç kökleri uygun ortam bulduklarında çok geniş alanda yayılabilirler. Bu alan içinde toprak kalitesi iyi olduğunda, ağaç uzun yıllar ek bakım gerektirmeden çok rahat ve sağlıklı bir gelişim gösterir. Bu açıdan ağaçların kök alanı için, 1.00-1.20 m. Derinlik ve 3.50-4.00 m. Genişlik olarak verilmiştir. Kök bölgesi toprağını iyileştirmede en basit yol, mekanik gevşeme ve organik madde ilavesidir. Ayrıca, drenajı sağlamak amacıyla çakıl ilave edilebilir.

Kök bölgesindeki yüklerden (insan, taşıt, hayvan vb.) arındırma gereklidir. Kent içi yollardaki yüzey kaplama malzemeleri ile sıkışmaya neden olan yükler hava ve su sağlamayı olanaksızlaştırdığından, bu konuda özel önlemler alınmalıdır. Bu amaçla kök bölgesi üzerine yerleştirilen delikli borular kullanılabilir. Böylece oluşturulacak deliklerin derinliği 60 cm, eni ise 7-1- cm. olmalıdır. Deliklerin dolmasını önlemek için, ağzı kapatılabilir ya da içi tamamen iri çakıl ile doldurulabilir.

3. Destekleme
Destekleme iki amaçla yapılır. Bunlardan birincisi ağacın statik dengesinin sağlanmasıdır. İkincisi zorunlu durumlarda ağacın naklinden sonra yapılan desteklemedir.
Bir anıt ağacın yerinin değiştirilmesinin zorunlu olduğu durumda ağaç, nakilden hemen sonra üç çevre etmenine karşı korumaya alınmalıdır. Bunlar; rüzgar, zemin sıkışması ve gövde yaralanmasıdır. Koruma nakil sonrası gövdeyi çuval bezi ile sarma, destekleme, yüzeye ızgara döşeme vb. yöntemlerle yapılır. Gövdeyi çuval bezi ile sarmadaki amaç, kökler ortama uyum sağlayana kadar kabuktan nem kaybını önlemektir. Destekleme ise öncelikle rüzgara karşı ağacı korumak amacıyla uygulanır. Bunun için ağaç tel ya da halatla toprağa, ahşap ya da demir kazıklara bağlanabilir. Bu amaçla çeşitli kafesler de kullanılabilir. Ahşap kazık kullanımı durumunda, kazık sayısı ağacın gövde kalınlığına göre belirlenmelidir.

4. Bakım ve Onarım İlkeleri
Ağaçların gerektiğinde gübrelenmeleri, beslenmeleri, havalandırılmaları, budanmaları, yaraların iyileştirilmesi, oyuklarının doldurulması, böcek ve mantar saldırılarına karşı savaş ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi ile ilgili tüm önlemler ağaç bakımı ve onarımını oluşturmaktadır. Aşağıda belirtilen, bakım ve onarım işlemlerinin tanımlaması yapılmıştır.
4.1. Sulama
Bütün bitkiler yaşamları boyunca suya gereksinim duyarlar. Ancak bitki türlerinin su gereksinimini büyük ölçüde değişiklik gösterdiği gibi bitkilerin kuraklığa toleransları da Farklıdır.
Sulama suyunun toprak derinliğine en az 1,5-2 m işlemesi sağlanmalıdır. Uzun kuraklık periyodları olan alanlarda ağaçların düzenli olarak sulanmaları ve sulama suyunun toprak derinliğine infiltrasyonu gereklidir. Uzun kuraklık periyodları olan bölgelerde sulama için ta. İzdüşümü alanında drenaj delikleri açılmalıdır. Deliklerin dolmasını önlemek için, ağzı kapatılabilir ya da içi tamamen çakıl ile doldurulabilir.

4.2. Gübreleme
Kent toprakları bitki besin maddesi açısından oldukça düşük değer gösterir. Doğal yetişme ortamında toprağa düşen yaprak, dal, meyve gibi bitki parçaları çürüyüp ayrışarak yeniden bitkiye yarayışlı besin maddelerine dönüşürler. Kentlerde ise dökülen yapraklar ortamdan süpürülerek uzaklaştırılır ve toprak besin maddeleri bakımından giderek daha da fakirleşir. Bu nedenle anıt ağaçların kök yayılma alanı organik madde içeriği yüksek toprakla iyileştirilmelidir. Daha sonra belirli zamanlarda bitki kök bölgesi gübrelenmelidir.
Özellikle kent toprakları bitkilerin normal gelişimi için gübre katkısı gerektirir. Bu açıdan kullanılacak gübre azot, fosfor ve potasyum içermelidir. Ancak gübre çeşidini ve miktarını belirleyebilmek için periyodik toprak testleri yapılmalıdır. Gübreleme geç kış ya da erken sonbaharda uygulanmalıdır. Bitki yaşamı için en uygun gübre organik gübredir.

4.3. İlaçlama
Ağaçlara yönelik hastalık ve zararlılara karşı en kolay savaş, ağaçları sağlıklı tutmaktadır.Bakımsızlık ve çeşitli etkilerle zayıf düşen ağaçlar zararların hücumuna uğrar. Böcekler ağaçların çeşitli kısımlarına yerleşip besinlerini sağlarken ağaçta renk değişiklikleri, dokularda oyuklar, şişkinlikler, akıntılar ve reçine sızıntılarının oluşumuna neden olurlar. Sonuçta bitkide zayıf taç gelişimi, deformasyon ve kurumalar ortaya çıkar Bu açıdan hastalık ve zararlılara karşı ilaçlama yapmak gereklidir. Bitkinin, zararlanma türü ve derecesine göre uygun karışımlarda ve zamanda ilaçlanması gereklidir.
Düzenli ve sürekli gözetim, etkili bir bakım programının ve bulaşığı yok etmenin en önemli koşuludur. Öte yandan her türlü zararlı istilası kimyasal mücadeleyi gerektirmez. Ağaçlar doğal olarak bazı zararlılara karşı dayanıklıdır. Bitkiler ile zararlılar arasında karmaşık bir ilişki vardır. Bir zararlının kimyasal mücadele ile yok edilmesi, bitki için daha zararlı olabilecek başka haşerelerin hızla çoğalmasına neden olabilir.

4.4. Budama
Anıt ağaçlar budamanın kesin olarak yapılamayacağı doğal değerlerdir. Eşsiz doğal gelişimi ile anıt ağaç niteliği kazanmış bir ağaç budama sonucunda bu özelliğini yitirebilir. Budama ancak ilaçlama ile yok edilemeyecek zararlı ve hastalıkla bulaşma durumunda gerçekleştirilebilir. Bu durumda budama işlemi aşağıdaki aşamalarda uygulanmalıdır.
Öncelikle, budama için kullanılacak alet kesin olarak sterilize edilmelidir. Kalın dalların (7-8 cm) budanmasında kabuk ya da odun kısmının soyulma ya da yarılmalarına engel olmak amacıyla ağacın gövdesinden 25-30 cm uzaklıktan yapılan birinci ve ikinci kesim sonucunda dalın büyük bir bölümü uzaklaştırılmış olur. Birinci kesimde dalın aşağıdan yukarı olacak şekilde 1/3’ ü kesilir. İkinci kesimde 3-5 cm ileriden yukarıdan aşağı doğru kesim yapılarak dalın tamamı uzaklaştırılır. Üçüncü kesimde geriye kalan kısım gövde üzerinde herhangi bir parça kalmayacak şekilde aşağıdan yukarıya doğru kesilerek uzaklaştırılır ve kesit yüzeyi keskin bir aletle düzeltildikten sonra macun ya da katran ile kapatılır.

Budama yaz (yeşil) ve (kuru) olmak üzere iki ayrı devrede yapılabilir. Yaralar ilkbahar mevsiminde kallus dokusunun faaliyeti ile çabuk kapandığından ilkbahar başlangıcı en uygun mevsim olarak düşünülebilir. Ancak bazı ağaçlar ilkbaharda budandığında fazla özsuyu kaybettiğinden daha geç dönemlerde yaz aylarında budanması daha uygundur. Yaygın olan budama mevsimi özsuyu akımının durgun olduğu kış aylarıdır.
Kış budamaları kışları sert geçen yerlerde şiddetli donlardan sonra yapılmalıdır. Ayrıca bu devrede ağaçların dalları sertleştiğinden kesim zorlaşabilir ve dal kırılmaları olabilir. Budamalar bu konuda bilgili ve deneyimli kişiler tarafından yürütülmeli ve peyzaj mimarının teknik ve estetik yönden deneyiminde uygulanmalıdır.

4.5. Ağaç Yaralarının Onarımı
Ağaçları her türlü yaralanmadan korumak onları tedavi etmekten çok daha önemlidir. ,Ağaç yaralanmalarında yara büyüyüp kovuklaşmadan kontrol altına alınmalıdır. Yaraya gereken işlemlerin zamanında uygulanmasıyla hem doğal onarım hızlandırılmış hem de yaranın enfeksiyonu sonucu ileri seviyede ve bulaşıcı olabilecek zararlanmalar engellenmiş olur.
Ağaç Yaralarının doğal yollarla onarımı yara dokusunun (kallus) faaliyete geçmesi ile gerçekleşmektedir. Böylece yara üzerinde yeni odun dokusu oluşmaktadır. Ancak büyük yaralanmalarda yararlanan bölümün tümüyle kapatılması olanağı olmayabilir. Ayrıca doğal yönden yaraların onarımı çok uzun zamanda gerçekleşmektedir. Bu süre içinde açıkta kalan odun atmosfer olayları, böcek ve mantarlar vb. nedenlerle zararlanabilir. Bu nedenle yara yüzeyi steril edildikten sonra su ve hava geçirimliği olamyan koruyucu bir madde ile kaplanmalıdır.

Yaraların onarımı için ağacın yaralanmış, ezilmiş odun ve kabuk kısımlarının tamamı, sterilize edilmiş keskin aletlerle öz suyunun akışı yönünde oval bir şekilde kesilerek uzaklaştırılır ve yaranın yüzü antiseptik, iyi yapışan, uygulandığında yaranın içine işleyebilen, kallusa zarar vermeyen, esnek bir malzeme olmalıdır. Bu amaçla birçok ülkede vernik, kömür katranı, zift, asfalt, bordeux macunu ve özel hazırlanmış çeşitli spreyler kullanılmaktadır.
Kovukların oluşumunda ağaca destek vermek amacıyla demir çubuklardan ve tel kafeslerden yararlanılabilir. Bu amaçla, yara bölgesi sağlam dokuya kadar temizlendikten ve koruyucu sıvı sürüldükten sonra kovuğun büyüklüğüne göre demir çubuklar çeşitli şekillerde ağaca vidalanmalıdır.
5. Her Türlü İnşaat Çalışmaları Sırasında Ağaçları Zararlanmadan Koruma
Bu amaçla alınması gerekli önlemler şunlardır :
İnşaat alanında ya da yakın çevresinde bulunan ağaçların korunması için tahta perde ya da metal zırh kullanılabilir. Korunacak ağaçların koruma alanın içinde hiçbir zarar verici inşaat işlemi yapılmamalı ve malzeme depolanmamalıdır. Bu koruma inşaatı yürüten kuruluşun sorumluluğunda olmalıdır. Koruma yönteminin saptanmasında bir peyzaj mimarına danışılmalıdır. Yoğun inşaat çalışmalarının olduğu bölgelerde ağaçların gövdesi çuval bezi ile sarılmalı ve koruma alanı tellerle birbirine Bağlanmış 5x10 cm’lik tahta latarlarla çevrelenmelidir. Rahtalar 1.5 m uzunluğunda olmalıdır.
İnşaat sırasında çeşitli nedenlerle açıkta kalan kökler derhal steril bir makasla düzgün olarak kesilmeli ve kesik yerlerine koruyucu madde sürülmelidir.
Kök boğazı seviyesindeki toprak yüksekliğinin değişmesiyle oluşabilecek zararlardan ağaçların korunması özellikle önemlidir.
6. Ekstrem Durumlar
6.1. Grading (kot yükseltme ve düşürme) İşlemleri Durumunda Koruma
Farklı türlerin, köklerin yayıldığı toprak derinliğindeki değişikliklere karşı tepkisi
farklıdır. Bu nedenle herhangi bir işleme başlamadan önce bitkinin toprak derinliği değişimine karşı tolerans düzeyi saptanmalıdır. Derin köklü bitkiler, yüzeysel kök geliştiren bitkilere oranla Daha az dayanıklıdır. Diğer taraftan belirli türler toprak yüzeyindeki çok hafif bir dolguya fazla negatif reaksiyon gösterirken yine belirli türler dolgulara karşı daha az reaksiyon gösterir, hatta 1 m. Den daha az dolgulara hiç reaksiyon göstermeyebilir.
Ağacın kök bölgesi üzerinde toprak yığmaları ağaçlarda boşluklu bir taç yapısı, dallarda ve tepe sürgünlerinde kurumalar, kök başlarında çürümeler ve ölmeler görülmektedir. Yüzeysel köklü ağaçlar birkaç cm’ lik kil yığmalarından bile zarar görürler.
Aşağıda inşaat sırasında ve sonrasında grading işlemlerindeki kazı ve dolgudan oluşan iki farklı duruma karşı önlemler açıklanmıştır.
1. Durum : Kazı Alanları
Aşağıdaki koruma önlemleri alınmalıdır.
Ağaç etrafındaki kot düşürmelerinde makine kullanırken köklere zarar verilmemelidir.
Mümkünse elle kazı yapılmalıdır.
Ağaçların kılcal köklerini aşağıya doğru yönlendirmek olasıdır. Ancak bu durum en azından bir gelişme dönemini gerektirir. Bu amaçla ağaç tacının izdüşümü üzerinde ortalama 1,5 m derinliğinde hendek kazılmalı ve çuurun dibine, derinliğin yarısı olacak şekilde iyi çürümüş doğal gübre yerleştirilir. Hendeğin kalanı bitkisel toprak ile doldurulur ve 10 günde bir sulanır. Böylece bitki gelişim dönemi boyunca aşağıya doğru kök gelişimi yapar. Kazı alanında açıkta kalan bütün kökler antiseptik bir malzeme ile temizlenmelidir.

2. Durum : Dolgu Alanları
Dolgu ile ağaçlara olan zararlanmaların üstesinden gelmek, kazı alanlarına oranla
daha mümkündür. Bu amaçla aşağıdaki önlemler alınmalıdır.
Ağaç tacının izdüşümü içinde dolgu malzemesi olarak çakıl kullanılmalıdır. Çakıl
köklere yeterli havanın iletilmesini sağlayacaktır. Çakılın üzerine 15-20 cm bitkisel toprak serilebilir. Bu durum için vb. bitkinin kullanımının gerektiği durumlarda uygulanır. Buradaki en önemli konu toprağın, ağaç gövdesi ile temasının önlenmesidir. Nemli toprak (ya da humus) kabukta çürümeye neden olabilir Bu amaçla geçirimsiz olmak üzere uygun bir malzmeden koruyucu bir kalkan ağaç gövdesinden belirli bir mesafeden sonra yerleştirilir.
6.2. Mevcut Asfalt Yol Ortasında ya da Yakın Kenarında Bulunan Anıt Ağaçlarda Koruma
Mevcut asfalt yol ortasında ya da hemen kenarında kalan anıt ağaçlarda koruma zonlarını sağlamak olanaksızdır. Yol ortasında ya da kenarında kalan bir anıt ağacın egzoz ortasında ya da hemen kenarında bulunan anıt ağaçlar aşağıdaki üç önemli çevre etmenine karşı korunmalıdır. Buz eritici tuzlar, çarpmalar, toprak sıkışması.
Koruma önlemlerinin geliştirilmesinde, buzlanma sorunu olan veya olmayan bölgeler olmak üzere iki farklı durum söz konusudur.
1.Durum : Buzlanma Sorunu Olan Bölgeler
Buzlanma yollarda buz eritici tuzların kullanımını gerektirir. Yol ağaçları açısından ise buz eritici tuzlar son derece zararlıdır. Yolun güzergahının değiştirilmesinin mümkün olmadığı asfalt yol ortasında ya da hemen kenarında bulunan anıt ağaçların kök bölgesi buz eritici tuzlardan korunmalıdır. Bu amaçla geçirimsiz yüzey kaplaması (asfalt, beton vb.) gerekir. Ağacın havalanması, sulanması, gübrelenmesi, ilaçlanması için uygun bir sistem uygulanmalıdır. Diğer taraftan bitkinin gövdesinde 20-30 cm ileriye yine yapısal ve geçirimsiz bir malzemeden alçak boylu bir kalkan çemberi oluşturulmalıdır. Böylece kök boğazından buz eritici tuzların sızması engellenir. Trafikten kaynaklanacak toprak sıkışması ise asfalt dökümünde stabilize katmanın yüksekliğinin artırılması ile azaltılabilir.

2.Durum : Buzlanma Sorunu Olmayan Bölgeler
Böyle alanlarda asfalt malzeme bitki koruma zonunda sonlanmalıdır. Buradan itibaren
ağacın tacının altında kalan bölge ise bitki köklerinin havalanmasına olanak sağlayacak ve derzler boyunca su ihtiyacı karşılanabilecek bir malzeme ile döşenmelidir.
02-01-2005
Yazılım vBadvanced CMPS, Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014