Araçlar

Bookmark and Share






Büyük Meşe Ağacı

Ahmet her yaz tatilini dedesinin çiftliğinde geçirmeyi çok seviyordu. Dedesinin çiftliğinde ağaçların hayvanların arasında onlara bakarak zaman şehirdekinden daha eğlenceli ve hızlı geçiyor ve Ahmet her yaz tatilini heyecan ile bekliyordu.
Ama en çok arka bahçede olan ve dedesinin üzerine Ahmet için salıncak kurduğu büyük meşe ağacını cok seviyordu. Çiftlikte üzerine düşen işleri yaptıktan sonra salıncağında sanki ayakları gökyüzüne değecekmiş gibi sallanıyordu.



Büyük meşe ağacının dallarından sadece Ahmet değil her sene oraya yuva yapan küçük sincap ailesi de yararlanmakta idi. Bazı sabahlar sallandıktan sonra ağacın altına birkaç fındık fıstık bırakıp uzaktan sincapların gelip onları yemesini seyrediyordu.



O yaz, okullar kapandıktan sonra yağan yağmurlar sebebi ile annesi çiftliğe gitmesine hemen izin vermedi. Ahmet'e yağmurlar sebebi ile dışarıda rahat oynayamayacağını ve yağmurlar bittikten sonra çiftliğe gideceklerini bu sebeple beklemesi gerektiğini anlattı.

Ahmet günlerini heyecanlı bir bekleyiş içerisinde geçirmekte idi. Her sabah kalkar kalmaz ilk işi odasının penceresine koşarak havanın durumuna bakmak oluyordu.



1-2 haftalık heyecanlı bir bekleyişten sonra annesi Ahmet'e müjdeli haberi verdi. Artık havaların düzeldiğini ve o hafta sonu dedesinin çiftliğine gidebileceklerini ve Ahmet'in her sene olduğu gibi bu yazı da orada geçirebileceğini söyledi.
Ahmet hafta sonunu heyecanla bekledi.
Cumartesi sabahı Ahmet heyecandan kahvaltısını bile zor yaptı ve iki gün önceden hazırladığı çantasını kaparak arabaya bindi.

Bütün yol boyunca çiftliği, büyük meşe ağacını, salıncağını ve sincap ailesini düşündü durdu. Çiftliğe geldiğinde dedesi onu kapıda karşıladı ve ikisi de büyük bir özlemle birbirlerine sarıldılar. Dedesi dün gece büyük bir fırtına olduğunu söyledi. Ahmet dedesinin yüzündeki üzüntüye anlam vermeye çalıştı, birlikte evin arkasına geçtiklerinde Ahmet olduğu yerde kalakaldı.

Büyük meşe ağacı yıkılmıştı.



Dedesi Ahmet'in üzüntüsünü anlayarak ona sarıldı ve ağacın dün geceki fırtınaya dayanamadığını ve yıkıldığını anlattı.
Ahmet yavaş yavaş ağaca yaklaştı, salıncağı dertop olmuş bir köşede duruyordu, bunu görünce ağlamaya başladı sonra birden aklına sincap ailesi geldi. Onlara ne olmuştu?

Hemen dedesine döndü, dedesi gülerek geçen hafta yaptığı yeni yuvayı gösterdi. Bütün bir hafta sincapları oraya taşımak için uğraştıklarını ama ağacı bırakmadıklarını, ancak dün geceki yağmurdan sonra ertesi sabah gelip sincapları kontrol ettiklerinde yeni yuvalarında güven içinde olduklarını gördüğünü söyledi.

Ahmet'in devam eden üzüntüsünü gören dedesi büyük meşe ağacının çok yaşlı olduğunu ve bu yazı çıkartamayacağını, kendisi yıkılmasa bile kesmek zorunda kalabileceklerini söyledi. Ahmet bunu duyunca yine ağlamaya başladı.
Dedesi Ahmet'e yaşamın bir döngü olduğunu tüm canlıların doğup büyüyüp en sonunda öleceklerini anlattı. Ve ona evin bahçesinde dikilmek üzere bekleyen yeni bir sürü fideyi gösterdi. "İşte bunlar" dedi, "yeni yaşamlar.
Bu fideler büyüyüp büyük meşe ağacı gibi olacaklar. Ama unutma ki bunun için senin sevgin ve bakımın gerekli."



Ertesi gün Ahmet erkenden kalktı, dün büyük meşe ağacının parçaları toplanmış, yeri yeni ağaçlar için hazırlanmıştı. Ne olduğunu bilmesine rağmen büyük meşe ağacının boşluğunu görünce gene üzüldü.

Dedesi Ahmet'i elinde kazma kürek ile bahçede bekliyordu. Ahmet'le birlikte büyük meşe ağacının yerine yeni fideler için yer kazmaya başladılar. Ve fideleri ektiler. Rüzgardan korumak için korkuluk yaptılar ve ilk sularını verdiler.



Ahmet işleri bittiğinde öğlen olduğunu fark etti, zaman nasıl çabuk geçmişti.

O yaz Ahmet her sabah erkenden kalkarak yeni ağaç fidelerini suladı, yabani otlarını ayıkladı.



Okullar başladığında ise ilk ektiğinden 15 cm daha uzun ağaç fidelerine sevgi ile bakıp "bir dahaki sene görüşmek üzere" diye veda etti.


Yazan: Funda Ergenekon Günay (Rojda)
Çizen: Deniz (Profond)
05-05-2005
Eski 14-07-2009, 13:56  
bernacyhn
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 14-04-2008
Şehir: Sakarya
Mesajlar: 837
Bir çocuğa okunabilecek en güzel hikayelerden birisi. Yakınımda hiç çocuk yok ama eğer bir gün olursa mutlaka okuyacağım ona bu hikayeyi :) Paylaştığınız için teşekkürler.

bernacyhn Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 28-02-2011, 09:24  
Mitokondri
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-02-2011
Şehir: lefkoşa
Mesajlar: 0
elinize sağlık bu gibi hikayelerin çocuklara büyük katkıları olur.....
dah var ise bize anlatırmısınız....

Mitokondri Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Eski 08-02-2012, 13:11  
D o ğ a
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 05-02-2012
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 11
Öncelikle çok güzel olmuş . O ağaç benim ağacım olsaydı üzülürdüm.Ama sonra onun yerine başka bir ağacın doğacını hep hissederdim.

D o ğ a Çevrimdışı Kurallara Aykırı Mesajı Bildir IP  
Yazılım vBadvanced CMPS, Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2020