![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Saksı uygulamaları için 1 lt suya ne kadar B5a katılmasını öneriyorsunuz? Yani kutunun üstündeki 1 lt B5a için 300 lt su oranı saksı çiçekleri için de geçerli bir oran mı? Yoksa saksı çiçekleri için farklı bir oran mı uygulanacak. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
saksı çiçekleriiçin de oran aynı ancak; size kolaylık olsun diye 5 lt suya 1 kapak atıp kullanabilirsiniz. bunu 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.. selamlar. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
|
[QUOTE=Hüseyin Ovak;245551]saksı çiçekleriiçin de oran aynı ancak; size kolaylık olsun diye 5 lt suya 1 kapak atıp kullanabilirsiniz. bunu 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.. Sn Huseyin Ovak, Bahsettiginiz gubreyi tum cicekli veya ciceksiz bitkilere uygulayabir miyiz?Asitli topragi sevenler var, sevmeyenler var. Bilgilendirirseniz sevinirim |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
Aciklamalariniz icin cok tesekkur ederim. Bu gubreyi findikta da kullanabilir miyiz? Etkisi ne olur? Nasil satin alabilirim? |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
sayın ibni-avvam; b5a tamamen bitkisel menşeili. Bitki kökleriyle ortak yaşam sürdüren mikoplazmalar aerobik(oksijenli solunum yapan) olanlarıdır, ancak çeşitli replikasyonlardan geçirilerek anaerobik ve aerobik mikoplazmalar symbionize(birlikte yaşam) haline getirilebilir. bu durum dünyada ilk ve tek olarak b5a ile başarılmıştır. b5a yı farklı kılan da budur... mikoplazmalar hakkında daha fazla bilgi içn sitenin mikoplazmalar bölümünü inceleyebilirsiniz... selamlar.. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
Ekolojik Denge!...
Bir takım yöntemlerle daha fazla ürün alabilmek adına ihtiyaç fazlası toprak katkı maddelerinin tamamı toprakta ve ürün üzerinde zehir etkisi ve birikintisi yapmaktadır. Dünya tarımının hemen hemen tamamında çok gübre ve ıslah çalışması çok ürün olarak algılanmaktadır. Bu kadar çok kullanılan gübre ve kimyasal ilaç birikintileri çeşitli replikasyon ve reaksiyonlarla ürün ve toprak üzerinde renatürasyonu olmayan mutasyonlara yol açmaktadır. Bunun sonucunda çeşitli toprak hastalıkları ,bitki hastalıkları ve en önemlisi ;toprak ve bitkilerden faydalanan canlılar üzerinde kanser dahil bir çok resesif hastalığın dominant hale gelmesine yol açmaktadır. Ekolojik dengenin bozulmasının en önemli nedeni kimyasal tarım malzemeleri ve bilinçsiz sanayileşmedir.Dünya bilim enstitülerinin en önemli tespiti organik tarım ve mevcut bitki örtüsünün korunmasıdır.. BU KONUDAKİ YORUMLARINIZI BEKLİYORUM... SAYGILAR... |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 16-05-2007
Şehir: YALOVA
Mesajlar: 4,833
|
Alıntı:
Yorum yazmak kolayda işe nerden başlayacağımızı bilmek gerek. Yine en iyisi sizinle bir iki gözlem ve düşüncemi paylaşayım. Doğa tabiyat bitki sevdalısı olan bizlerin büyük çoğunluğunun köylü kökenli veya şehirli bile olsalar problemlerin farkında olan insanlar olarak gördüm bu zamana kadar katıldığım bir iki toplantıda. Onun için ne demek istediğimin iyi anlaşılacağını umut ediyorum. Anadoluda şeker gübre diye bir gübre vardır bilirmisiniz birazcık şekere benzediği için bu adı koymuş halk. Gider Tarım Krediden alır gelir çuvalı. Ertesi gün yükler hayvanına veya traktöre götürür tarlanın kenarına bir sağa bakar bir sola bakar başlar atmaya insanımız. Kafasındaki düşünce bol üründür o anda toprağın ne olacağını düşünemez. Avuç avuç bilinçsizce atar. Neden bilinçsizce diyorum çünkü kimse ona nekadar atacağını ne zaman atacağını söylememiş sadece eline çuvalı tutuşturmuştur. Babadan ne gördüyse öyle davranır. Anam kızacak ama olsun ben yapma ana bunun fazlası zararlı deyince sen karışma bak yandaki komşudan iyimi bileceksin diye birde beni azarlamıştı kulakları çınlasın. Sonuç bir iki yıl sonra toprağın üzeri bembeyaz güzelim toprak başıderdine düşmüş durumda o hala her yıl çuvalı ile hazır kenarında atıyorda atıyor. Bir anam olsa yine iyi tüm benim gördüğüm bütün köylümüzün durumu bu. İnşallah yanılırım. Bunda hiç kimsenin suçu falanda yok tek suçlu cehaleti yenememişiz o. Başka ne denir bilmemki. Aralarında bilinçli kullananları tenzi ediyorum ****** vardır. İnanın toprak altına atılan gübredede durum bundan pek farklı değil. Şimdi geldik sonuca işin en trajik olanıda orası toprak o kadar yüklenmiştirki belki yıllarca o yükü sırtından indiremez. Ancak insanımız bunu bir türlü kabüllenmek istemez. Verirsen veriyor canım RUŞVETE ALIŞTI TOPRAK diye yakınır durur. Ziraatci arkadaşlardan meslek aşkı ile yananlar hep bilinçlendirmek için uğraşırlar toplantılar yaparlar her şeyi denerler. Ancak insanımız bir şeyi bekler hep. Birlikte tarlaya gidip uygulayacak birilerini. Onlarda vardır haklarını yemeyelim ancak bazıları alınmasın köyün kahvesinde anlatmak daha kolaydır. Şöyle çayını içerek tepeden bakarak. Eyvah eyvah yine birileri kızacaklar. Olsun doğru söze kim ne der. Uygulayarak bilgi verildide köylü tarlasına bu arkadaşlarımızı davet etmedimi. Yinede benim amacım kimseyi yermek veya kötü demek değil işin doğrusunu burdan herkesle paylaşmak. B5A ya gelince tarifini okudum. Sizden aldığım küçücük bilgiler ışığında uygulamayada başladım. Hatta bir ziraat mühendisi arkadaşla konuyu bilgi olarak paylaştım ve deniyorum. Bakalım sonuç ne olacak. Önemli Not: Konunun uzmanı değilim yukarıdaki yazılanlar sadece benim nacizhane fikirlerim. Tersini veya başka şekilde düşünen arkadaşların fikirlerine saygı duyarım. Saygıyla kalın. |
|
|
|
|
|
|
#11 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 07-05-2008
Şehir: Sakarya
Mesajlar: 10
|
hüseyin bey nekadar süredir bu ürünü deniyorsunuz? sebzelerde denediniz mi? benim küçük bir bahçem var ve sadece kendi ihtiyacımızı karşılayacak kadar sebze yetiştiriyorum. kimyasal ilaç ve gübrelerden uzak duruyorum. hayvan gübresi kullanıyorum. B5A`yı gönül rahatlığıyla kullanabilir miyim? sipariş verdiğimde ne kadar sürede elimde olur? |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
Sayın vegimer; ben B5a yı kendi tarlamda ve bahçemde 1 yılı geçgindir kullanıyorum. b5a yı her türlü bitkide gönül rahatlığıyla kullana bilirsiniz. Uygulama şartlarını doğru uyguladığınız taktirde de gayet olumlu sonuçlar alırsınız.. B5a hiçbir şekilde bitkiye zarar vermez çünkü tamamen bitkisel menşeilidir.. sipariş verdiğinizde 2-3 gün içinde elinizde olur. Haa!.. Unutmadan hayvan gübresini kesinlikle kurutulmuş ve 2 yıl güneşte yanmış olanını kullanın. Aksi taktirde yaş hayvan gübresi kurt üretir. bir de fazla verirseniz bitkilerinizi yakabilir. saygılar.. Düzenleyen Hüseyin Ovak : 10-06-2008 saat 23:01 |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 19-09-2008
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 65
|
Sayın Hüseyin OVAK, 417 mesajı baştan sona okumaya çalıştım. Gördüğüm kadarıyla bana göre hala kesin olarak yanıtlanmamış havada kalan sorular var mesaj çokluğundan gözümden kaçmış da olabilir ama ben yine kafamdaki soruları sormak ve yanıtlarını almak istiyorum. 1- B5A organik gübresini kullanırken ve kullandıktan sonra (özellikle koklandığında veya tene döküldüğünde) insan sağlığı için bir tehlikesi var mı? 2- Buzdolabında saklarken yiyeceklerden izole edilmeli mi? Örneğin bir naylon poşete mi sarılmalı yoksa çıplak olarak direkt şişesiyle mi konulmalı? 3- Saksılarda yetiştirdiğimiz sebzelere (biber, domates vb.) 5 litreye yarım kapak mı yoksa bir kapak mı verilmeli? 4-Hangi periyotlarda kullanılmalı? Teşekkürler. |
|
|
|
|
|
#14 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
Alıntı:
B5A organik gübresini kullanırken ya da kullandıktan sonra (koklandığında veya tene temasında) insan sağlığı için bir tehlikesi yoktur...Bu konudaki daha önce yaşanan tartışmalar sayın yakamoz şimşek'in Malzeme Güvenlik Bilgi Formu'nu (Material Safety Data Sheet) Kullanım kılavuzu gibi algılamasından kaynaklanmıştır..Oysa bu bilindiği gibi profesyonelller için hazırlanmıştır.Yani olağan üstü durumlardaki hareket tarzıdır..Örneğin bu gübre aşırı derecede ısıtılır,içilir ise bu durumlardaki yapılması gerekenlerdir...Yoksa B5A nın insan sağlığı için tehlikesi yoktur... Buzdolabında saklamanızda da hiçbir sakınca yoktur(ambalajını temizleyip)Buzdolabında saklayabilirsiniz.Normal saklama koşulu 4-10 derecedir....Ancak bu imkanı bulamayanlar buzdolabında saklayabilirler.. 1 litre B5a yı enaz 300 litre su ile karıştırıp 5000 m2 alana kullanıyorsunuz...Su miktarını artırabilirsiniz,yani 1 ton 2 ton suya da 1 litre karıştırıp 5000 m2 alanda kullanabilirsiniz ancak 300 litrenin altına düşmemelisiniz...Bu nedenle süs bitkilerinde 5 litreye 1 kapak kullanım en az hazırlanışa göre bir kolaylıktır...Yoksa 5 litreye yarım kapak ilave edip kullanmak B5A nın etkisini azaltmaz... Süs bitkileri ve saksıda yetiştirdiğiniz sebzeler için 15-20 günde bir uygulama yapmanız Seralarda da 20-25 günde bir uygulama yapmanız,tarla bitkileri ve meyve agaçlarında ekim öncesi (ya da sonbahar da kışa hazırlık için) bir kez, Filizlenmede bir kez ve çiçeklenmede bir kez olmak üzere 3 kez uygulama yapmanız önerilir...Ancak fazla kullanımda B5A bitkiye zarar vermez... Umarım yardımcı olabilmişimdir...Saygılar... |
|
|
|
|
|
|
#15 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 20-01-2009
Şehir: BURSA
Mesajlar: 10
|
trapzon hurması ağaçlarım var kullanabirmiyim |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 01-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 275
|
Sn Denizakvaryumu Hüseyin bey banka hesap numarasını özelime yolladı. Yarım litrenin fiyatı 27.5 YTL. Ben kendim için ısmarlıyacağım. Terasımda denemek istiyorum. Sonuçları da burada yazacağım. Arzu ederseniz ( banka hesabı kullanmadığınızı düşündüğümden ) sizin için de sipariş vereyim. Nasılsa ikimiz de Ankara da oturuyoruz bir şekilde benden alırsınız. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 28-01-2008
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 122
|
Merhaba,
Hüseyin bey göndermiş olduğunuz kargo elime ulaştı teşekkürederim.Hemen bugün denemeye başlayacağım sizede gelişmeler hakkında bilgi vereceğim. |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
teşekkürler.. |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 07-05-2008
Şehir: Sakarya
Mesajlar: 10
|
teşekkür ederim Hüseyin bey |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
ORGANİK TARIMIN ÖNEMİ Son yıllarda organik tarım daha iyi anlaşılmaya başlamıştır. Organik tarımının öneminin anlaşılmasının en önemli etmenlerini şöyle sıralayabiliriz. 1- Son 2 yılda kanser vakalarında ki artış % 339 dur. Bunun en önemli nedenlerinden birisi kimyasal gübre ve kimyasal tarım ilaçlarının bitki ve ürün üzerinde oluşturduğu ve organizmalarda mutasyona neden olan kimyasal birikintilerdir. 2- Kimyasal gübre ve kimyasal tarım ilaçlarının yer altı sularında aşırı kirlenmeye yol açtığı ve yer altı sularının daha derinlere inmesinin en önemli nedenlerinden birisi olduğunun daha iyi anlaşılmasıdır. 3- Kimyasal gübrelerin hormonların ve bir kısım kimyasal tarım ilaçlarının toprakta yaşayan organizmaların ve mikroorganizmaların ölmelerine neden oldukları açık bir gerçektir. Ayrıca yaban hayatının % 98 e varan bir bölümünü yok ettiği tespit edilmiştir. Örneğin bir solucanın 1 yılda işlediği toprak miktarı 1 traktörün 1 saatlik çalışmasına denk olduğunu yapılan araştırmalar göstermiştir. İlaçlanmış tarlalardan bırakınız solucan, karınca vb. hayvanlar ile bir kısım mikroorganizmaların ayrıca bu tarlalarda ki ürünlerde bulunan kuşlarda toplu kuş ölümleri (bıldırcın, keklik vb. ve diğer kuş türlerinde yok olma aşaması geldiği tespit edilmiştir. Buna benzer bir sürü faydalı canlıların yok olduğu ve zararlı canlıların artışı organik tarımın öneminin daha iyi kavranmasına neden olmuştur. Çünkü ekolojik denge tahrip edilmektedir. 4- Kimyasala dayalı tarımda her yıl azalan verimli içerik kalitesi açısından son derece düşük kaliteli **** kalitesiz ürünler oluşmaya başlamıştır. 5- Kimyasala dayalı tarımın her yıl toprakları işlevsiz hale getirdiği ve son 10 yılda Van gölünün 26 kat alanın çöl haline gelmesine sebep olduğu tespit edilmiştir. Dünya bilim adamları tarafından yapılan açıklamalara göre küresel ısınmanın en önemli nedeni kimyasallara dayalı tarımdır. Kimyasala dayalı tarım: bu yönlerinden bakıldığında kesinlikle yapılmaması gereken bir tarım yöntemidir. Kimyasala dayalı tarımın zararları her geçen gün artmaktadır. Bu yüzden de insanlık için üzerinde yaşayabileceğimiz bir dünya için kimyasal tarımdan vazgeçip organik tarım yapmak zorundayız. Zararın neresinden dönülürse kardır. Her üretici çocukları için doğru bir karar alarak organik tarıma geçmek zorundadır. Unutmamalıyız ki biz bu toprakları atamalarımızdan emanet aldık. Çocuklarımıza daha iyi bir dünya ve miras bırakmak istiyorsak hemen hemen bütün gıdamızı karşılayan toprağı yok etmemek ve bir an önce organik tarıma geçmek zorundayız. Atalarımızın kanlarla, savaşlarla, şehitler vererek kazandığı toprakları şimdi kimyasal ilaçlarla, gübrelerle kaybedemeyiz. SAYGILAR... |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Ağaç Dostu
|
Evet ,kanser hastalıklarında gerçekten korkunç bir artış var. B5a nın topraksız tarımda da kullanılabileceğini belirttiniz, bu durumda onlarca kimyasal gübre kullanmak yerine sadece B5a kullanarak topraksız tarım yapan var mı merak ediyorum açıkçası. |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 17-02-2008
Şehir: GAZİANTEP
Mesajlar: 202
|
SN.Hüseyin bey B5A ilacının mutlaka güneş batımından sonra kullanılması gerektiği belirtiliyor. Ancak aşağıda izah edeceğim şekilde verilirse, problem olur mu? ilaç verilecek olan ağaçın etrafında (gövde izdüşümünde)15 cm derinlğinde çukur açtım. Daha sonra bu çukura bir miktar su vererek toprağın ıslanmasını sağladım. Daha sonra su ile karıştırılarak hazırlanan B5A yı bu çukura her ağaça 10 lt civarında (ağaçlar bir yaşında) olacak şekilde boşalttım ve çukurun üzerini tekrar toprakla kapattım. Bu uygulama gündüz yapılırsa bir problem olur mu? |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
Sayın Kızılhisar;b5a Organik Sıvı Gübre Malumunuz üzere Mikoplazmalar Ihtiva Ediyor. Mikoplazmaların Güneş ışıkları Tarafından Tahrip Edildiğini Biliyoruz. Belki Sizin Kullanımınızda Hava Kapalı Olmuş Olabilir Ancak; Gaziantep Sıcak Bir Bölge Hava Kapalıda Olsa Sizin Toprağı ıslatmanız Toprağın Kızgınlığını Gidermeyebilir. Bu Nedenle B5a Yı Kesinlikle Gün Batımında En az 2 Saat Sonra Kullanmak Gerekiyor. Bizler Doğa Sever Olarak Toprağa Ve ürüne Faydalı Olmasını Istiyorsak B5a Nın Kullanım şartlarına Mutlaka Uymalıyız!... Saygılar... Düzenleyen Hüseyin Ovak : 19-06-2008 saat 15:17 |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-05-2008
Şehir: kütahya
Mesajlar: 372
|
TÜRKİYE’DE ORGANİK TARIM Ülkemizde 1984-85 yıllarında ekolojik tarım uygulanmaya başlanmıştır. İlk olarak Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden kuru incir ve kuru üzüm ile ege bölgesinde organik tarım gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bu ürünlere kuru kayısı, fındık gibi ürünlerde katılarak farklı bölgelerimize yayılmıştır. 1992 yılında kurulan ekolojik tarım organizasyon derneği (ETO)’nin katkıları ile ‘Bitkisel ve hayvansal tarım ürünlerinin ekolojik metotlarla üretilmesine ilişkin yönetmelik’ tarım ve köy işleri bakanlığı tarafından 18 aralık 1994 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Günümüzde yaklaşık 92 değişik üründe 46.523 arazi üzerinde 12.275 kadar üretici 168.306 ton ekolojik üretim yapmaktadır. Üretilen ekolojik ürün çeşitlerinin sayısı 1990 yılında 8 iken, 1999 yılında 92’ye ulaşmıştır. 1990 yılında 1.037 hektar olan üretim alanı 1999 yılında 46.523 hektar; 1.037 olan üretici sayısı ise aynı süre içinde 12.275 üreticiye ulaşmıştır. Türkiye tarımda, geri kaldı ama kirlenmedi. Dünya organik tarıma meylediyor. Gelişmiş ülkelerde arz eksik, talep yüksek. Yaklaşık 100 milyar dolarlık bir pazar var. Vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz. Yatırım haritamız da besbelli. Gelecekte tarım sanayileşmenin alternatifi olacak dense kimse inanmazdı ama oldu. Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişme çabasındaki ülkelerde organik tarım sektörünün geleceği parladı. Doğası bakir, her köşesine fabrika kurulmamış ülkeler, gelişmiş toplumların doğal ürünlere olan talebini kazanca dönüştürecek. Türkiye’nin coğrafi koşulları ve kaynakları bu alanda yatırımların önünü ciddi kazanç sağlayacak şekilde açıyor. Rakamlara göre, dünyada organik tarım pazarının bugünkü büyüklüğü 25 milyar dolar, orta vadede 100 milyar dolara çıkacak. Türkiye’nin coğrafi koşulları, halen temiz kaynaklara sahip olması, tarım nüfusunun fazlalığı, ürün çeşitliliği gibi nedenlerle büyük bir organik tarım potansiyeli taşıyor. Siyasi ve ekonomik yapısını da gelişmelere eklersek ülkemiz Avrupa Birliği’nin organik tarım üssü olabilir. Yeter ki girişimciler elini çabuk tutsun. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 14-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,235
|
"Mycoplasm" mikoplazmalar hakkında..
Mikoplazmalar sadece yararlı organizmalar değil; mikoplazma türlerinin çoğu yararlı değil zararlı organizmalar. Hücre duvarları olmadığı için çoğu mikoplazmalar parazit olarak yaşıyorlar; bazıları da B5a'nın da içerdiği iddia edildiği gibi ortak yaşam içindeler. B5a'nın nasıl üretildiğini bilmiyorum; ancak bu üretme yöntemi insanlara zararlı (veya zehirli veya bazı hastalıkların sebebi) olan mikoplazmaları içeriyor olmasın? Bazı mikoplazma sebepli hastalıkların teşhis edilemediğini de okudum internette; çünkü mikoplazmaları tespit etmek gerçekten zormuş. Hatta bazıları insanda 10yıllarca hastalığa sebep olmadan gizlice yaşıyorlarmış. Yanlış anlamadıysam bazı mikoplazmaları DNA ve RNA kopyalamalarında laboratuvarlarda kullanıyorlarmış. Ancak mikoplazma içeren hücreler "contaminated" yani hastalık bulaşmış/zehirlenmiş olarak kabul ediliyorlarmış. Mikoplazmalarla insan üretimi terrörist hastalıklar üretilmeye çalışıldığı da bazı web sitelerinde yazıyor. Mukoza hücrelerinde (mide, bağırsak) ve yağlı hücrelerde (beyin hücreleri) çoğaldıkları ve bazı hastalıkların sebebi oldukları da yazıyor. B5a kimin tarafından icat edilmiştir; hangi laboratuvar ortamında test edilmiştir; insana zararsız olduğu nasıl biliniyor öğrenebilir miyim? |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 14-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,235
|
Siteden bir alıntı ![]() "Tarımdaki bu korkunç manzarayı gören ATATÜRK ‘efendiler sizlere modern tarım teknikler adı altında empoze edilmeye çalışılan gübreleme tekniklerinin sizlere her yıl %20 ürün düşüşü ,%30 lara kadar mali girdilerinizi artıracağını,çeşitli hastalıkların çoğalacağını bilseydiniz istermiydiniz?’şeklinde uyarmış.Ama gelgelelim ATATÜRK’ün dahi korktuğu olay şimdi başımızda." Bu paragraf sitede yazanların doğruluğu üzerine çok büyük bir engel oluşturuyor Koptum valla... ![]() |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 14-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,235
|
Kimyasal olarak bütün canlıların olduğu gibi bitkiler de N, P, K ve diğer atomlara ihtiyaç duyarlar. Gübreler bitkilerdeki bu ihtiyaçları kimyasal olarak sağlarlar. Kimyasal gübreler bu ihtiyaçları bitkilere ideal oranlarda verir (tabi kullananlar bunları biliyorsa); eğer kullanıcılar tür bazında ideal oranları bilmiyorsa bazıları toprakta birikir ve toprağın düzenini bozar. Ekolojik veya organik tarım bu düzenin bozulmasını engellemeyi hedefler. Mikoplazmalar veya başka diğer köke yerleşen bakteriler; topraktaki ve havadaki kimyasalları bitkilerin köklerinin kullanabileceği hale getirirler; ancak bunu yapabilmeleri için havada ve toprakta (ve bu toprağa verilen suda) bu kimyasalların bulunması gerekir. Kök geliştirici bakterilerin organik faydaları olmakla beraber bunlar sadece kendi başlarına organik gübre olmaları bana mantıklı gelmiyor. (Bir düzenekteki N, P, K ve diğer atomların toplam miktarları değişmez; sadece şekil değiştirirler.). Bahsedilen ürünün tüm gübrelerin yerine geçtiği iddiası çok saçma ve mantıksız. Bunu nasıl ispatlayabilirler? Bahsedilen ürünün diğer gübrelerin kullanımını kolaylaştırdığı, daha iyi sonuçlar verdiğini söylemelerini kabul ederim; ama başka bir gübre kullanımına gerek duymadığını söylemelerini kabul edemem. Verdikleri 2 yıllık bir örnek de yok; bir ortama azot atomu vermeden havadan mı alacaklar hepsini? Hadi azotu havadan aldılar, potasyumu fosfatı nerden alacaklar? |
|
|
|
![]() |
|
|