![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Çankırı Taşmescit'te bulunan Tıp Sembolü
Çankırı’da bulunan TAŞMESCİT ( Cemaleddin Ferruh Darülhadisi ) Selçuklu Dönemi'nden kalma en önemli yapıdır. İki ayrı yapıdan oluşan eserin şifahane kısmı, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrevoğlu I. Alaadin Keykubat zamanında Çankırı Atabeyi Cemaleddin Ferruh tarafından Miladi 1235 yılında yaptırılmıştır. Şifahaneye 1242 yılında bir de darulhadis kısmı ilave edilmiştir. Yapının plastik sanatlar bakımından önemi ise, üzerinde yer alan iki adet yılan figürlü parçadan meydana gelmektedir. Bunlardan biri sürekli yayınlara konu olmuş ve üzerinde durulmuştur. 100x25 cm ebatlarındaki bu kabartmanın özelliği, gövdeleri birbirine dolanan iki ejder (yılan) motifidir. Ejderlerin başları birbirine karşılıklı gelecek şekilde biçimlendirilmiştir. Günümüzde "Tıp Sembolü" olarak kullanılan kabartmanın orijinali kaybolmuş olup aslına uygun olarak yaptırılan yenisi yerine konulmuştur.Halk arasında su içen yılan olarak da isimlendirilen ikinci parça diğerinin aksine alçak kabartma şeklinde olmayıp başlı başına bir heykel görünümündedir. Darulhadis'te kullanılan gözenekli taştan yapılmış olan parça kupa şeklinde olup gövdesine bir yılan sarılmakta ve üst kısmında uzantı yaparak sonuçlanmaktadır. Bu motif ise günümüzde "Eczacılık Sembolü" olarak kullanılmakta ve halen Çankırı Müzesi'nde sergilenmektedir. Düzenleyen Metin Y. : 31-05-2007 saat 20:09 |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
|
Derdi olan yılana sarılır...
Bayburt merkeze bağlı Kırkpınar köyünde mayıs-haziran aylarında toprak altından çıkan yılanların, birçok hastalığa iyi geldiğine inanıldığı, bilimsel olarak böyle bir şeyin mümkün olmadığı bildirildi. Alınan bilgiye göre, Bayburt'a yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Kırkpınar köyünde yılanlar, köylüler tarafından alınarak özel hazırlanmış toprak kaplarda sütle besleniyor. Sedef, yılancık, egzama gibi birçok hastalığa iyi geldiğine inanılan yılanlar, vücudun rahatsızlık hissedilen bölgelerine konularak şifa aranıyor. Kırkpınar Köyü Muhtarı İlhami Ulusoy (39), AA muhabirine yaptığı açıklamada, köyün yılanlarla özdeşleştiğini savundu. Muhtar Ulusoy, insanlara hiçbir zarar vermediğini iddia ettiği yılanların, özellikle siyatik, romatizma, sinüzit ve sedef hastalığı olan kişilerin tedavisi için kullanıldığını söyledi. Kırkpınar köyüne gelen 32 yaşındaki Osman Bulunmaz, ''Ayağımda ağrı var. Ağrıyan bölgeye yılanı koydum. Bu tedavi bana iyi geliyor, daha önce bir iki kez daha denedim, faydasını gördüm'' diye konuştu. BİLİMSEL İZAHI YOK Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Köksal Alpay, halk arasındaki, yılanların sedef, egzama gibi hastalıklara iyi geldiği, ağrıları geçirdiği yönündeki inanışın bilimsel olmadığını söyledi. Bu tür geleneklerin bazı bölgelerde sürdürüldüğünü ifade eden Alpay, ''Yılanların rahatsızlıkları giderici bir etkisi olduğunu bilimsel olarak açıklayamayız. Bunların bilimsel izahı yok'' dedi. İyileşeceğine inanan insanların psikolojik olarak etkilenebileceklerine işaret eden Alpay, ''Eğer bir kişi, yılanla temastan sonra derisindeki hastalığının geçeceğine inanıyorsa böyle bir olumlu netice psikolojik olarak alınmış olabilir. Yoksa "bilimsel olarak böyle bir şey mümkün değildir'' diye konuştu. Bu tür şeylerde dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Alpay, ''Bazen yılanların ısırması, zehirli bir maddeyi deriye enjekte etmesi gibi riskler olabilir. Biz hekimler olarak bu tür uygulamaları tasvip etmeyiz, böyle şeyleri hastalarımıza tavsiye etmeyiz'' dedi. Kaynak: Anadolu Ajansı [30 Mayıs 2007] |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|