![]() |
|
|
|
#11 | ||
|
Ağaç Dostu
|
Alıntı:
İşin başında Oğuz Karsan Bey'e destek olmaya çalışmıştım. Dava safhalarının, foruma adım adım yansıtılmasını, benzer olaylarla karşılaşanların da yaralanabileceği bir örnek dosya oluşmasını, amaçlıyordum. Bunu beceremedik. Bu safahat forumda gözüküyor. Bildiklerimden ya da bildiğimi sandıklarımdan hareketle, bir iki şey söylemeye çalışacağım. Umarım derdimi anlatabilirim. Önce bir konuya açıklık getireyim. Hazinenin, Orman İdaresinin avukatı, çalışanı yahut da gönüllü savunucusu değilim. Ancak Devlet denilince konu biraz farklı. Devlet, ülke vatandaşlarının toplamının sahibi olduğu bir yapıdır. Bu yapı, işlerini insanlar eliyle görür. Bu insanlara, gördükleri işler karşılığında bir ücret öder. Bu insanlardan bir kısmı, birazı veya çoğunluğu işlerini iyi yapmıyor olabililer. Bunların işlerini iyi yapması da yine hukuk sayesinde olur. Hukukun uygulanması da insan eliyle olur. Elinizdeki malzeme ile yetinmek zorundasınız. Ya da daha iyisini yetiştirmenin bir yolunu bulmalısınız. Bakınız, şu foruma üye olurken, bir üyelik sölzeşmesi yapıyoruz. Burada belli kurallar var. Bunlara uymayı kabul ve beyan ediyoruz. Sonra da uymuyoruz. Görevliler uyarınca da onlara kızıyoruz. Ya da hoşgörü dileniyoruz. Öyle değil mi? Bu toplumun içinde yaşıyoruz. Hepimiz birbirimize benziyoruz. Devlet dolandırıcılık yapmaz. Bir kısım görevliler işlerini yanlış veya eksik yapıyordur. Devlete söverek bir yere varamayız. Eksik veya yanlışı düzeltmeye çalışmalıyız. "AİHM'ne gittim oh olsun. Avrupa mahkemesi TC Devletini dövecek ben de hıncımı alacağım" gibi bir garip hava içindesiniz. Unutmayınız ki, bu mahkemeye gitmek imkanını da size TC devleti vermiştir. Devletiniz ne kadar güçlü ve başı dik ise, sizin debaşınız o kadar dik olabilir. Bir yanlış anlamaya meydan vermemek için, açıklmak gereğini duyuyorum. İnsanların haklarını aramak için AİHM'ne gitmelerine karşı değilim. Devlet tarafında tanımış bir haktır. Meşrû bir yoldur. Burada tartıştığımız konu hakkında Yargıtay'ın içtihat oluşturan kararlarını doğru bulmuyorum. Tapu devletin güvencesi altındadır. Öyle olmalıdır. Ancak, bu kararı veren hakimlerin de bu işten şahsi bir çıkarları yoktur. Sahte belgler ve yalancı şahitlerle, ormanların talan edilmesi ile başedebilmek için; bu kararı, bir hayli zorlanarak aldıklarını biliyorum. Bir talanı önlemek için alınan (bana göre zorlama karar) başka haksızlıklara sebep olmaktadır. Bu yanlıştan dönülmelidir. Bir konuya tekrar işaret edeceğim. Başkalarını eleştirenler kendi kapılarının önünü temiz tutmalıdırlar. Kendimiz işimizi doğru yapmıyorsak, başkalarından mükemmel olmalarını nasıl bekleriz. Merak ettim. Profilinize baktım. Alıntı:
Düzenleyen Yücel Özlem : 04-04-2009 saat 16:16 |
||
|
|
|
|
|