![]() |
|
|
|
|
|
#1 | |
|
agaclar.net
|
Alıntı:
Kudret Tezel boşuna anlatmaya çalışıp duruyor yani? Öyle mi? ![]() |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın malina kesinlikle boşuna anlatılmıyor. Yukarıde yazdklarımla sanırım yanlış anlaşılmayı çağrıştıracak cümle kurmuşum anlatmak istediğim bu başlık altında verilecek ortaklaşa sipariş üzerine bu malzemelerin ayrı ayrı alınıp karıştırılması bir nevi gübre imalatına girilmsi maliyeti arttıracağı için sadaece balkon da topraksız tarım yapacaklara önerimdi. Sanırım maksatımı aşan cümle kurmuşum uyarınız için teşekkürler. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Ağaç Dostu
|
Kimyasal maddelerin siparişinden önce Kudret Beyin şema ve resimlerini verdiği 4 sistemden birini seçmek gerekiyor. Bu aşamada besin eriyiklerinden daha çok hangi sistemin daha efektif ve kullanışlı olduğu konusunda son noktanın konulmasında fayda var derim. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Teşekkürler Denizakvaryumu, yapıcı, ve destekleyici mesajlarınıza. Tabiiki işe başlamak için önce hangi sistemi kuracağımıza karar vermeliyiz.ve sistemi kurmaya başlamakta,en azından projelendirmekte fayda var. Bu işleri fide dikim zamanına bırakırsak sıkışırız. İKİ AYAĞIMIZ BİR PABUCA GİRMESİN. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Arkadaşlar, bazı şeyleri abarttığınızı samimi olarak söylemek istiyorum.Lütfen dikkat ediniz biz içine çeşitli kimyasal malzemeleri karıştırıp bir içecek imal etmek peşinde değiliz,karıştırdığımız gübreleri içmiyeceğiz,bunlarla bitki besliyeceğiz, veçok temiz ürünler elde edceğiz,en azından şimdiye kadar hayvan pislikleriyle beslenmiş bitkilerin verdiği ürünlerden daha temizini. |
|
|
|
|
|
#6 | ||
|
Kaybettik...
|
Alıntı:
Alıntı:
Sütten ağzı yanan biri gibi tavrım da bundandır. Kimseye, şahsına özel değildir. Anlayışınız için teşekkürler. Saygılar |
||
|
|
|
|
|
#7 |
|
agaclar.net
|
Kudret Bey, Çeşitli kimyasalları karıştırınca ortaya çıkan sıvının, hayvan pisliğinden temiz olduğunu söylemek de sorunu hafife almak olmuyor mu? |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Ağaç Dostu
|
Arkadaşlar karıştıracağınız kimyasalları oranları ayarlayabilirseniz sorun yok eksik kalırsa da fazla sorun yok. Eğer fazla kaçırır dozu ayarlayamazsanız toksik etki yapar besin azot zehirlenmesi yapar. Ağır metallerin dozu kaçarsa hem bitki sağlığı bozulur hem insan sağlığına zararı dokunur. iyice araştırıp öğle yola çıkmak lazım Sayın Selahattin YILMAZ yazısını bir çoğunuz okumuştur belki ama tekrar gözden geçirmenizde yarar var sanırım http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=6969 |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Topraksız tarımda besin eriyiği olarak kullanılan bütün kimyasal malzemerin tamamı gübre olarak isimlendirilir, hepsi gübre fabrikalarımızda üretilen,gerek çifçimizin kullandığı,gerek ihraç edilen ürünlerdir.Şİmdi kalkıpta bir gübre fabrikasına, biz sizin x gübrenizi kullanmak istiyoruz içinde sağlığa zararlı ağır metaller varmı acaba diye bir soru yöneltsek ne derler acaba merak ediyorum.Ayrıca ben olayı hafife almıyorum,olay hafifletilmeye çalışılıyor gibi,topraksız tarım ne benim buluşum,nede içinde benim buluşum olan bir malzeme var. Ama topraksız tarımın avantajları içinde topraktan ve hayvan gübrelerinden geçen hastalık ve zararlılardan bahsediliyor. Ayrıca bu konu çok yeni bir konu değil ki,bütün dünya yapıyor. Arkadaşlar ,hiç bir malzeme yoktur ki % 100 saf olsun.Önemli olan kabul edilen standartlara uygunlugudur.Bahçenizde gübre olarak kullandığımız bütün kimyasal malzemeler topraksız tarım içinde geçerlidir,içiniz rahat olsun. Sayın praecox, osmocote marka bir gübreden bahsediyorsunuz,rica etsem bu konu hakkında daha detaylı bilgi verirmisiniz.Teşekkürler. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Ağaç Dostu
|
Sayın Praecox Benim yukarıdaki mesajımda belirtmek istediğim, topraksız tarımda kullanılacak kimyasallar konusunda üyelerimizi fiatlar konusunda sadece bilgilendirmekti. Hiçbir tarım işletmesi (topraksız tarım yapan) % 100 saflıkta bir MgSO4-KNO3-MAP-DAP vs.yi kullanamaz. Konuyu tartışmaya dökmek istemiyorum. Bugün gıda sanayinde en çok kullanılan tuz ve yemek sodası, her ikisi de % 100 saflıkta değildir ve her ikisinde de yabancı maddeler belli oranda vardır. Saygılar |
|
|
|
|
|
#11 |
|
agaclar.net
|
Konu başlığını değiştirdim ![]() Ortaklaşa malzemeleri alımı üzerine yazışmalar Bir karara varınca Ortaklaşa malzeme alımı diye yeni bir başlık açarız. ![]() Belki de Topraksız tarım için hazır eriyiklerin kullanımları ve fiyatları hakkında bilgiler bölümünde biraz daha yazışmak gerekir. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
agaclar.net
|
Kafaların netleşmesi için, insanlar bilgileri doğrultusunda konuya katkıda bulunur. Sorular sorulur, cevaplar verilir. Bunu neden başaramıyoruz? Yazışmalara verilen bu ara için, aklıma başka neden gelmiyor... |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
|
|
|
|
|
|
#16 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
hazırlamış olduğumuz eriyiğin besin formülünü bulalım. 1.şişeden 5*9=45 ppmMagnezyum 5*10=50 ppm Azot 2.şişeden 5*16=80 ppm Calsiyum 5*11=55 ppm Azot 3.şişeden 5*44=220 ppm Potasyum 5*18=90 ppm Kükürt 4.şişeden 5*28=140 ppmPotasyum 5*22=110 ppm Fosfor Bunları toplarsak Azot 105 ppm Fosfor 110 ppm Potasyum 360 ppm Kalsiyum 80 ppm Magnezyum 45 ppm Kükürt 90 ppm 5.şişeden 0,5*2 =1 ppm Demir 6.şişeden 0,5*3,2= 1,6ppm Mangan 7.şişeden 0,5*1,8=0,9ppm Bor 8.şişeden 0,5*1,25=0,625 ppm Bakır 9.şişeden 0,5*1,1 =0,55 ppm Çinko 10.şişeden 0,5*0,54=0,27 ppm Molibden Bu örneği verince besin eriyiği hazırlama işmiz bayağı kolaylaşıyor sanıyorum. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Sevgili arkadaşlarım gayemiz balkonda sebze yetiştirmektir. Balkon dediğimizde imkanları kısıtlı, alan olarak küçük, bir yer demektir.A ma onun küçüklüğü bizim ideallerimizi küçültemez. İmkanlarımız amatörce olabilir fakat hesaplamalarımız profösyonelce olmak zorundadır. ALTINI ÇİZEREK söylüyorum ki hesapsız, ülçüsüz, tartısız başarıyı yakalamamız mümkün olamaz, **** yakaladığımız, başardık sandığımız şey tasadüften başkabirşey değildir. Amatörce uğraşılarımızda bir çok imkanlardan mahrum olabiliriz ama bu imkanlar içinde bile bilgilerimiz profesyonelce olmalıdır. Besin eriyiklerinin hazırlanmasında en önemli konu formülasyondur. Bir bitkinin daha doğrusu konumuz olan bir sebzenin gelişim sürecini düşünürsek: 1-Tohumun çimlenmesi - İlk yeşillenme 2-Çimlenmiş tohumun fide haline gelmesi 3-Fidelerin çiçeklenmesi ve çiçeklerin meyveye dönmesi - Meyve tutumu 4-Meyvelerin gelişmesi - olgunlaşma dönemi 5-İlk hasattan son hasata kadar geçen zaman İşte adı geçen bu dönemlerde bitkinin ihtiyacı olan besin eriyikleri farklılıklar gösterir. Bir tohumun çimlenerek ilk yapraklarının çıkmasına kadar tohumun sadece ısıya ve rutubete ihtiyacı vardır. Bu dönemde gerekli besin miktarı tohumda mevcuttur. Büyüme bundan sonra durur. Bazı tohumları ıslatılmış mendil veya pamukta çimlendiririz ya işte ondan hemen sonra bitkilerin beslenmeye ihtiyacı vardır. İşte topraksız tarımda besin eriyiklerinin hazırlanmasının incelikleri ve önemi burada başlar. |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Şimdiye kadar bilimsel olarak yapılan araştırmalarda bitkilerin topraktan onaltı çeşit element aldıkları tesbit edilmiş. Bir kaç element daha sözkonusu ama kesin bir bilgi yok. Bu onaltı elementi şöyle sıralaya biliriz: Oksijen Hidrojen Carbon Azot Fosfor Potasyum Kalsiyum Magnezyum Kükürt Demir Bakır Çinko Bor Klor Mangan Molibden Bitkiler İlk üç elementi havadan ve sudan alırlar ve bu elementler bitkinin en fazla ihtiyacı olan elementlerdir. Zira bitkinin (tabi ki konumuz olan sebzelerdir) cinsine göre % 90-95'i su. geriye kalan %5_10 u ise organik ve inorganik maddelerdir. Bu kısacık açıklamadan anlaşılacağı gibi bitkinin bizden istedigi azıcık gübre, sevgi ve ilgidir. Sıradaki üç elemente gelince: Azot Fosfor Potasyum Makro besinlerdir. Besinin olmazsa olmazlarıdır. Akılda kalması açısından söylüyorum: Azot: Dal, yaprak, boy Fosfor: Kök, çiçek Potasyum: Meyve, ürün, bereket demektir. Bazı kitaplarda bu üçlü DAL-DÖL-BAL olarak geçiyor. Dal: Büyüme Döl: Çoğalma, çiçeklenme Bal: Ürün'ü simgeliyor. Bunları da söyledikten sonra, besin eriyiklerimizi hazırlarken dikkat edilecek hususlardan bahsedelim: Tohum yeşerdikten sonra önce azot ve fosfora ihtiyaç duyuyor, diğer elementlerede ihtiyacı vardır mutlaka ama azot ve fosfora daha çok. Çünki boyunun büyümesi saçak kök sisteminin gelişmesi lazım. Eğer kök sağlıklı bir gelişme gösteriyorsa bitkide o kadar güzel gelişiyor. Bitkinin gövdesi kalınlaşıyor.Dedik ya amatörlük birçok imkanlardan yoksunluk demek. Profesyonel manada bir laboratuvarda yaprak analizleri yaparak bitkinin sağlığı hakkında bilgi sahibi olmak ****** muhteşem olurdu ama amatörce yapabileceğimiz iyi bir gözlemdir. Çiçekler açıp döllenme gerçekleşince çiçeklerin meyveye dönme süreci başlıyor ve potasyum elementi önem kazanıyor. Meyvenin sertliği, aroması, ürün kalitesi artar. Sıradaki diğer üç element: Kalsiyum Magnezyum Kükürt'e minör elementler deniyor Kalsiyum: Hücre duvarlarının yapı taşıdır, hücre bölünmesinde rol oynar. Magnezyum: Foto sentez için çok önemlidir, şeker, yağ, nişasta oluşumuna yardım eder. Kükürt: Protein üretimi için lazım olan birçok amino asidin yapısında bulunur. Diğer yedi elementede iz elementler denir. Adındanda anlaşılacağı gibi gerçekten iz miktarda kullanılır. Örneğin: Bir ton suya 50 mg ile 5gr arasında kullanılır ama ne enteresandır ki yoklukları hemen belli olur, yapraklarda lekeler, kıvrılmalar, meyvelerde kahve rengi benekler gibi. İşte hazırlanan besin eriyiğinin doğruluğu bitkiyi gözlemleyerek anlaşılır. Her bitkinin kendine has istekleri olabilir. İşte bunun içindir ki hazırladığınız eriyiğin bütün formüllerini ve hangi bitkide nasıl neticeler elde ettiğinizi ciddi bir biçimde kaydediniz, profesyonellik burada başlar. Amatörlüğünüz buna mani olmamalıdır. Düzenleyen Kudret Tezel : 14-04-2015 saat 18:28 |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Besin eriyiklerinin en önemli özelliği PH ve EC dir. Bütün formüller birbirilerine benzerler. Formülü şöyle dizayn ediyoruz. Azot.Fosfor.Potasyum.Kalsiyum.Magnezyum.Kükürt.Klo r. Bor.Mangan.Demir.Çinko.Bakır.Molibden. N----P----K--Ca----Mg----S----Cl----B----Mn----Fe----Zn----Cu----Mo __________________________________________________ _______________ Makro elementler Minör elementler Micro elementler (İz elementler) Besin eriyiği hazırlarken hesaplıyacağımız elementler bunlardır. pH bu elemetleri içeren kimyasal malzemeleri suya karıştırdığımızda suda hidrojen iyoları açığa çıkıyor yani serbest olarak suda dolaşıyorlar. Ne kadar çok hidrojen iyonu açığa çıkarsa su okadar asit özelliği kazanıyor. Eğer serbest halde hidrojen yok ise bu suya NÖTR Su diyoruz. Suya karıştırdığımız bu kimyasal malzemeler hidrojen yaydıkları gibi hidroksilde yayabiliyorlar. Ancak HİDROJEN ( H ) ve HİDROKSİL ( OH ) Birbirlerine zıttırlar. İkisi birden aynı yerde olamazlar. Karşılaştıklarında su meydana getirerek birbirlerini yok ederler. Örneğin: H + OH = H2O HİDROJEN + HİDROKSİL = SU ÖRNEK: 10 Hidrojen + 9 Hidroksil = 9 Adet su malekülü meydana gelir fakat 1 adet hidrojen açıkta kalmıştır ve suyu asitlendirmiştir. 9 Hidrojen + 10 hidroksil = 9 Adet su malekülü meydana gelir fakat 1 adet hidroksil açıkta kalmıştır buda suyu kalevileştirmiştir (Bazikleştirmiştir). ASİT____________NÖTR_____________KALEVİ (BAZ) 0_______________7_________________14 PH denilen bu durumu ölçmek için çeşitli kimyasal yollar, pH ölçü çihazları olduğu gibi bizim kullanacağımız pH indikatör kağıtları da vardır. 2 -3 cm kadar bu kağıttan koparır hazırladığımız besin eriyiğine değdiririz ıslanan kısım renk değiştirir, kutunun üzerinde bir renk skala tablosu vardır, ıslanmış kısım hangi rengi tutuyorsa pH o kadardır. Diyelimki biz pH'ın 6 olmasını istiyoruz fakat eriyiğin pH'ı 4 ne yapmamız gerekiyor (Su bizim istediğimizden daha fazla asitli olduğu yani serbest hidrojeni fazla olduğu için) hidroksil ilave etmemiz gerekiyor. Eğer eriyiğin pH'ı 8 olsa idi ( Yani eriyikteki hidroksiller fazla olsa idi) ve yine pH'ı 6 ya ayarlamak istese idik bu sefer Hidrojen iyonları ilave ederek (OH) iyonu sayısını düşürecektik. İşte pH olayını anlatabileceğim en basit ve pratik tanımlama. Bilen arkadaşları sıktığım için özür dilerim. Bu konunun daha anlaşılır hale gelmesine yardımcı olacak mesajlar yazılırsa memnun oluruz. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Bir kaç örnek |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Ağaç Dostu
|
Sevgili denizakvaryumu, EC'nin (Emülsiyon konsantre) önemi kullanılan mikro ve makro besin elementlerinin bulunduğu ortam itibariyle tuzlu yapıya sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Emülsiyon konsantre durumu EC metre tarafından elektriksel iletkenlik olarak ölçülür. Ölçebildiğimiz bu değer aslında bize mikro siemens birim cinsinden değer verir. Oluşan değer elektriksel iletkenlik değeri olsa da bize verdiği rakamlar tuz miktarını da gösterdiğinden bitkinin dayanabileceği tuzluluk oranı ve ortamda bulunan besin maddelerinin miktarını etkiliyor. Kısaca besinin fazlalığı veya noksanlığından ziyade bu besinlerin şelatlı yapısından dolayı bulunabildiği tuz ortam bitkinin yaşayabileceği sınırları etkiliyor (Bitkinin yaprak ve kökleri tuza hassastır). Biz de bitkinin dayanabileceği tuzluluk sınırları içerisinde sıvı solüsyonları ya da gübreleri bitkilerde kullanabiliyoruz. O yüzden yaprak gübreleri ve damla sulama gübreleri renkli tuz formundadır. |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Bu çantanın fiatını bilmiyorum.Tahmin ediyorum Selahattin beyin dediği gibidir. Bu ölçü aleti 3 fonksiyonlu. PH, EC ve Sıcaklık. Kalomel elektrodu ve EC elektrodunu ayni anda Daldırıyor ve selektif olarak üçünüde okuyabiliyorsunuz. PH ayarlamak için kullanılan Hidrojen ve hidroksile gelince çok basit, 2 adet şişemiz var birinde sulandırılmış sülfirik asit, nitrik asit veya fosforik asit, diğerinde sulandırılmış Sodyum Hidroksit. Sevgili Deniz Akvaryumu hatırlarsanız ilk başlarda 10-15 şişe lazım demiştik işte ikisinin yeri burası. Asit ve Baz şişeleri. Besin eriyiğinin en büyük özelliği hatta İçeriğinden daha önemlisi ( pH ) değeri ve ( EC) dir, yani İLETKEN'liği. pH tan yeteri kadar bahsettik umarım EC ye gelince; Hiç şöyle bir olaya şahit oldunuzmu acaba; hani evlerimizde kahve pişirmek icin elektrikli basit cezveler var, plastik kaşıkla karıştırılan metal kaşık sokulursa insanı çarpan. Kahveyi musluk suyuyla yaparsanız diyelimki 5-6 dakikada kaynatırsınız. Eğer şişe suyu kullanırsanız bu süre 10-15 dakikayı bulur, işte bu olayın sebebi kullandığınız suyun iletkenliğidir. SU elektriği ne kadar çok iletirse, suyun direnci nekadar az ise o kadar çabuk ısınır. Su elektriği ne kadar az iletirse yani suyun direnci ne kadar çok ise o kadar geç ısınır. Bu olay sudaki kimyasal tuzların fazlalığına veya azlığına bağlıdır. Fazla detaylara girmeden şunu söyliyelimki sudaki tuz miktarı (kimyasal madde) ne kadar çok ise EC değeri okadar yüksektir nekadar az ise o kadar düşüktür, peki bu neyi ifade eder bunada gelecek mesajda yer verelim. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 14-11-2007
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 52
|
Havuzların PH değerini ölçen aletler çok ucuz değil mi... |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Sevgili Atom Karınca, havuz PH sı ölçmek için cok ucuz aletler var diyorsunuz umarım PH kağıtları kadar değildir. Kağıtlar 15 ytl civarında. Dijital aletler yaklaşık bildiğim kadarıyla 70 80 ytl den başlıyor. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Sayın parlak, Gönderdiğim resimlerde ayrıntılar belli olmuyor, daha ayrıntılı resimler var onları yollayayım müsait bir zamanda. Damlama nozüllerinden akan besin eriyiği altta toplanıyor yarım saatte bir tekrar veriliyor. Alttaki tank azalınca EC ve pH kontrolu yapılıp takviye ediliyor. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Sayın Çihan As, Amatörce işe başlıyabilmek için Mono potasyum fosfat,Potasyum Nitrar, Kalsiyum Nitrat, Magnezyum Sülfat yeterli diye biliriz. İz elementler içinde Borik asit, Demir sülfat,Bakır sülfat, Çinko Sülfat, Mangan Sülfat.Amonyum Molibdat veya Sodyum Molibdat.Eğer bu malzemeleri temin edebilirseniz birçok formülü gerçekleştire bilirsiniz.Şimdiden başarılar dilerim. |
|
|
|
![]() |
|
|