![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-04-2009
Şehir: BULANCAK/GİRESUN
Mesajlar: 188
|
Şeytan mı gıdıklıyor?
Şeytan mı gıdıklıyor neyin nesi hani şu perliti patlatma işini de gündeme getirsek de maliyeti düşürsek diye düşünüyorum. Malum perlit 850-1100 C 'de patlatılıyor ve hacminin 30 katı kadar oluyor. Bir litre perlit oluyor 30 litre. Böyle bir fırını yapmak masraflı olmasa gerek. Bir m3 (metreküp) patlamamış perlit alıp fırında patlat ve olsun 30 m3 perlit. Bu fırın tuğlalarla yapılır mı, ya da ekmek prınlarında halledilebilir mi bilemiyorum. Amatör kullanıcı için olmasa bile ticari üretim düşünenler için ucuz bir çözüm olabilir. Perliti alır patlatırsın ve sonra reklam yaparsın Patladı gitti diye |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 24-05-2012
Şehir: Ankara
Mesajlar: 25
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-04-2009
Şehir: BULANCAK/GİRESUN
Mesajlar: 188
|
Alıntı:
Mesaja ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Perlit patlatma olayını bilmediğim için son zamanlarda herhalde saçmaladım diye düşünmeye başlamıştım. Perlit patlatma konusunda rehberlik yapabilir misiniz? Büyük büyük tesisler kurmadan topraksız tarımla ilgilenen arkadaşlar ihtiyaç duyacakları perliti yapmaları için yok gösterirseniz hakikaten büyük hizmet etmiş olursunuz. |
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 24-05-2012
Şehir: Ankara
Mesajlar: 25
|
Alıntı:
![]() ben perliti bile buradan öğrendim de aldım, patılmasını da sizin yazınızdan okudum. Dereceler ve hacim konusunda seramik fırınları ihtiyacı karşılar, daha önce seramik çalıştığım için biliyorum. Yani perlit patlatması nedir nasıldır bilmiyorum ![]() |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-05-2009
Şehir: Adana-Nernek Köyü
Mesajlar: 757
|
Haklısınız Todor , Suyu emdiğinde epey ağırlaşıyor. boncuk 1 m3 fabrika fiyatı 39 tl, 200lt si 8 tl civarı geliyor , perlitle karıştırılır fakat ben çok ucuz dolgu malzemesi arıyorum, 1-2 tl mal edebileceğim 200lt torbayı doldurabileceğim bir yöntem lazım. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Ağaç Dostu
|
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-05-2009
Şehir: Adana-Nernek Köyü
Mesajlar: 757
|
Evet , Fakat saman,talaş,çeltik kabuğunu direk kullanamıyoruz çürüme küflenme yapıyor fermantasyona sokmak lazımmış. Samanı sadece ıslatarak 6 ayda fermante edebiliyoruz ve %60 hacim kaybı oluyormuş. Üre ve benzer gübreler eklenerek bu süre 1-2 aya iniyor fakat ek maliyet. Çeltik için fermante koşullarını bilmiyorum. Eğer çeltik kabuğunu fermante etmedende kullanabiliriz veya bir yolu var diyorsanız ayrı... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Ağaç Dostu
|
Çiçekçiler harca olduğu gibi katıyorlar ve uzun bir süre çürümeden duruyor. Özellikle Karaca Arbaretoryumu çok kullanıyor. Ayrıca fermante olduktan sonra, hele hele azot takviyesi ile bu fermantasyon hızlandırıldıktan sonra zaten bizim için yararlılığını kaybediyor. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 22-05-2009
Şehir: Adana-Nernek Köyü
Mesajlar: 757
|
Çilek üretiminde kullanıcaz buda en az 9 ay demektir, bilemiyorum çürüyecek gibime geliyor , En iyisi bir yerlerden 1-2 çuval alıp deneme yapayım. MAntar kompostundaki gibi bir durum çıkacak gibime geliyor. Belkide nemli kaldığında arasıra ıslandığında çürüme yapsada , devamlı sulanması ,gübre eriğiyle sulamamız işi değiştirecektir. |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Ağaç Dostu
|
Başka bir çilek ağacı
İyi günler arkadaşlar. Forum kuralları gereği kendimi tanıtma işini bu akşam yapacağım. Bazı arkadaşlar Forumdaki takma adım "garlangufa" yı merak etmişler. Karadeniz yaylalarında çok sık görülen, çok sevimli bir köstebek türüne "Garlangufa" diyorlar. Fotograflarını da bu akşam eklemeye çalışırım. Uzun süredir sessiz sedasız Agaclar.Net i takip ediyorum. İlginç bulduğum ve iPhone ile fotograflarını çektiğim (bu nedenle çok kaliteli değil) Çilek ağacı fotograflarını sizlerle paylaşmak istedim. Geçen hafta bir aile büyüğümüzün Vefatı nedeniyle memleketim Trabzon'a gitmiştim (Annem ineklerinden ayrılamadığı için babamla birlikte köyde yaşıyorlar). Bu vefat tan 1 hafta öncede köyümüzün eski muhtari değerli Salih Atasoy abimizi kaybetmiştik. Evi, köydeki evimize 150 m kadar yakındı (karadenizde bu yakınlık yanyana sayılır). Fırsat bulduğum bir anda evine, eşine ve çocuklarına taziye dileklerimi iletmeye gittim. Daha bahcenin kapısından girer girmez aşağıda fotografları olan Çilek ağaçlarını gördüm ve fotografladım. Durum gereği nasıl sulandığı, beslendiği, ne çileği olduğu gibi soruları soramadım. Gördüğüm kadarı ile toprak kullanılmıştı ve 1 Mart 2011 günü havalar çok sıcak olmamasına rağmen meyve vardı üzerlerinde. 20 cm ye yakın borunun ortasından da çapı 5cm lik bir boru geçirmişti Salih abimiz. Eşi bu çilek ağacından çok çilek yediklerini söyledi. Bahceye şöyle bir göz atınca Kivi den muşmulaya kadar birçok meyve ağacının damla sulama tertibatı olduğunu farkettim. Meğer burnumuzun dibinde Salih abi neler yapıyormuş... ![]() Huzur içinde yat Salih abi...senin bıraktığın yerden ben devam edeceğim o köyde...emekli olunca |
|
|
|
|
|
#13 | |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 01-07-2009
Şehir: Fatsa
Mesajlar: 79
|
Çok güzel bir çalışma olmuş.Tipik karadeniz zekası işin içine girince çözülemeyecek sorun yok ) Merhuma Allah tan rahmet diliyorumAlıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-07-2007
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 1,688
|
Başınız sağolsun sayın garlangufa, Yakınınız Salih ağbeyinize de Allahtan rahmet dilerim. Güzel bir örnek bırakmış. Geliştirmek, büyütmekte size düşüyor anlaşılan, Kolay gelsin. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 07-01-2009
Şehir: MARMARİS
Mesajlar: 970
|
Salih beye allahtan rahmet diliyorum,mekanı cennet olsun. Çilek ağacını ne güzel yapmış.İçindeki 5 cm lik boru ne amaçla konulmuş acaba ? sulama amaçlı ise bu boruda da delikler açılmış mı? |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Ağaç Dostu
|
Sizler sağolun, Evet 5 cm çaplı boruda da delikler vardı. Ama taziye ye gitmişken soramadım detayları. Tekrar gittiğimde, Karadenizden fotograflar ve bu çilek ağacıyla ilgili bilgilerle döneceğim. Kudret abi e-postanı özelden gönderirmisin ? |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 27-12-2008
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 182
|
Sayın garlangufa, Başınız sağolsun.Amatörler için güzel bir örnek.Bize detay bildirirseniz memnun kalırız.5cm çaplı borunun altı tamamen açık mı?Sulamada tamamen boru dolduruluyor mu?Büyük çaplı borununda tabanı kapalı mı gibi.Selamlar. |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 04-03-2011
Şehir: İzmir
Mesajlar: 24
|
Gerçekten emek sarfedilerek, özen gösterilerek yapılmış, ellerinize sağlık. Bende amatörce bir deneme yapmak istiyorum ve bu konuda bir kaç sorum olacak. İzmirde yaşıyorum ve balkonda yapmayı düşünüyorum. Ve sulama sistemi yapmadan el ile sulamayı düşünüyorum. Bu bağlamda , 1-Ne sıklık ile sulamam gerekir ? Pvc borunun içine perlit veya hydroton koymayı düşünüyorum. 2-Hangisini önerirsiniz ? 3-Besinli su diye anlatırken neyi kastediyorsunuz ben bu besinli suyu nasıl elde edebilirim veya suyun içine ne katmam gerekiyor ? (isimlerini yazarsanız sevinirim) belki en önemli sorum(benim için) 4-Pvc boruyu dik kullanmayı düşünüyorum ve sulama sistemim olmayacağı için altını ne yapmam gerekiyor ? - Dik konumda duracak Pvc borunun altını komple kapatmalımıyım (hiç su sızmayacak şekilde) veya ne önerirsiniz, nasıl bırakmalıyım ? |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 13-11-2008
Şehir: Konya
Mesajlar: 731
|
Özel mesajınıza cevap yazdım sonra burayı gördüm. Besin kitleri için Kudret Tezel e özel mesaj adres bildirimi ve çilek için arzunuz kadar besin kiti isteği gerekli. Borunun altı suyu sızdırmalı. Sızan su tekrar kullanılmalı. Elle sulama yapılacağından köklerin ıslak kalması gerekli, bu nedenle yoğun bir malzeme kullanılmalı. Hyrotonda hava boşluğu çok kalacak, perlit tek başına kullanıldığında biraz sıkıntı verebilir. Cocopit de iyi bir malzemedir. Tek başına hyroton aslında olabilir ama elle sulama söz konusuysa, sulamanın çok sık aralıklarla yapılması gerekir. Sanki cocopit hyroton beraber iyi olur gibi. Ben tek başına perlitli düzenekler kurmuştum. Sulama miktarı alttan su sızdığını görene kadar. Kökler ıslak kalabiliyorsa günde bir sulama bile yetebilir. Başlığı baştan sona sıkılmadan okumak bir çok sorunuza direk cevaplar verebileceği gibi bir çoğu için de çıkarımlar yapmanızı sağlar. Kolay gelsin. İzmirin havasından bir nefes de bizim için çekin içinize . . . |
|
|
|
|
|
#20 | |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 31-12-2014
Şehir: Afyonkarahisar
Mesajlar: 21
|
cocopit çok sıkı
akın selçuk bey;6 adet 15 cm caplı borudan dikey saksı yaptım ancak suladığım zaman en fazla 60 cm iniyor.acaba cocopit sokmu sıkı geliyor yoksa ben fazla bastırmış olabilirmyim. veya bu iletiyi gören bu konuyla ilgili arkadaşlar yanıtlarsa memenun olurum Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#21 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 04-03-2011
Şehir: İzmir
Mesajlar: 24
|
İlginize ve emeğinize çok teşekkür ederim. Yavaş yavaş düzenek kurmak zamanı geldi demek ki, bakalım yapabilecekmiyim. Detaylı anlatımınız için tekrar çok teşekkür ederim. |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 13-11-2008
Şehir: Konya
Mesajlar: 731
|
Merhum Salih beyin çilek ağaçları gerçekten çok güzel olmuş. Aynılarından okulun bahçesine yapıp dikeceğim. İçteki borulara delikleri drenaj için açmış olsa gerek. Tepeden aşağıya daha düzenli homojen bir su dağılımı için . . . |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 14-09-2010
Şehir: çanakkale
Mesajlar: 339
|
Çilekler bu şekilde çok sağlıklı görünüyorlar. |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 07-01-2009
Şehir: mersin
Mesajlar: 14
|
iyi günler arkadaşlar. pazardan geçiyordum bir fidan satıcıcı bagırıyor,çilek agacı bir adıda (sandal agacı)imiş sonradan ögrendim satıcı 2mt.2.5.metre büyüyor diyo.bizim bölge akdeniz .bölgesi rakımda,yaklaşık.950.1000. rakımda.acaba burada oluyomu,bilen arkadaşlar var ise yardımcı olursa sevinirim.SAYGILARIMLA. |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 06-05-2010
Şehir: manisa-akhisar
Mesajlar: 235
|
sayın delimus boncuk satan firmanın adresi varsa tel.alabilirmiyim.teşekkürler. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 05-08-2009
Şehir: adana
Mesajlar: 168
|
Yer Fıstığının kabuğu topraksız ortamlarda kullanılamazmı acaba. |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 02-09-2008
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 253
|
Selamlar elimde 48 adet çilek için dikey olarak yapmış olduğum pimaş borular var 2 metre boy 125 en bir boruda 38 adet çilek fide yeri var isteyen arkadaşlar olursa satmayı düşünüyorum. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 05-04-2011
Şehir: Bartın
Mesajlar: 4
|
merhabalar bu boruda yaptığınız işlemi 100 lük boruda içine toprak doldurulupta yapılabilinirmi ? |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 17-04-2010
Şehir: KONYA
Mesajlar: 45
|
bende böyle bişey yaptım |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 13-11-2008
Şehir: Konya
Mesajlar: 731
|
Topraksız tarım başlığı ya. Bu yüzden burada klasik şekilde toprak içinde sadece su ile sulayarak besinlerin topraktan emildiği sistemin haricindeki sistemleri yazıyor ve uyguluyoruz. Bitki kökleriyle besinleri emer. Bunu toprak içinde de başka bir şeyin içinde de yapabilir. 2 şey gerekli köke, biri besinler, ikincisi su. Toprakğın buradaki rolü bitkiyi ayakta tutmak besinlere ve suya yataklık etmektir. Bu durumda bitkiyi ayakta tutacak başka bir şeyi de toprak yerine kullanabiliriz. Bitki ille de yatay bir toprak yüzeyinde dik durmak zorunda değildir. Köklerin aşağı yaprak ve dallarında yerçekimini kontrol ederek yukarıya gitme eğlimi vardır. Yan dursalarda yollarını bulurlar. Tepetaklak koyup gereksiz bir yorgunluğa sebep olmadığınız sürece sorun yok. Borudan yan da çıkabilirler. Mümkünse dike yakın bir pozisyon daha uygundur. Köklerin sadece suda olduğu sistemlerde de bitkiyi kök boğazından veya gövdenin en altından yumuşak bir şeyle tutturmak da olabilir. Örneğin süngerle sarmalamak gibi. Topraksız sistemlerde Köklere besini suda ertilmiş halde veriyoruz. İhtiyaç duyulan bütün besinleri su içinde ertitiyoruz. Bu suyu köklerde devridaim ettiriyoruz. Yani kökleri yalayıp geçen ve drenaj suyu olarak geri alınan besinli suyu tekrar tekrar kullanıyoruz. Köklere oksijen yapraklara karbondioksit lazımdır. O zaman köklere verilen besinli suya oksijen karışmasını sağlamak lazımdır. Kurduğunu sistemde eğer devridaim olurken suya hava karışması mümkün oluyorsa ekstra bir motora vs. bir alete gerek yoktur. Akan su düzeneklerinde besinli suyun hava ile bolca teması sağlandığından ayrıca depoya hava basmasanız da olabilir. Hava ve su birbiri,ne temas ettikce suya hava karışır kendiliğinden. Ama geniş bir yüzeyde olsa durgun bir suya hava karışması zordur. Suyun hareketli olması, şakırtılı akması, dere gibi veya şelale gibi hareket etmesi havanın karışmasını sağlar. Sisteminizde böyle bir durum yoksa Bir hava motoru ile suya akvaryumdaki gibi hava verirsiniz bu oksijen ihtiyacını karşılarsınız. Diyelim ki çilekleri perlite diktiniz. Bir damlama düzeni ile çilek köklerine ulaşacak şekilde besinli su veriyorsunuz. Alttan sızan fazla suyu depoya geri döndürüp tekrar damlamaya vereceksiniz. Ancak bu besinli su oksijenli olacak. Kökler perlit içinde hava ile temas da edebiliyorsa bu şekilde de hava alabilir. İllede suda erimiş oksijenle soluyacak diye bir şart yok. Klasik topraklı tarımda kökler toprak içinde temas ettikleri hava boşluklarından oksijen alabilir. Toprak suya boğulur hiç hava boşluğu kalmazsa bitkiler ölür. Yani her salma sulamada kafası suya sokulan insana döner bitkiler nefesi yettiğinden sular süzülene kadar ölmezler belki ama çok fuzuli bir iştir. Topraktan besin elemntlerini de yıkayıp aşağı indirip bitkiden uzaklaştırmış olursunuz. Boşuna ödenen su paralarıda ayrı bir dezavantaj . . . Bu topraksız sistemlerde ne aralıkla sulayacağız ? Kökler kurumayacak. İster günde bir kez ister on kez ister sürekli farketmez. Kökü kurutmayın hava ile temasını sağlayın fazla kök hava teması yoksa suya bolca hava verin. Borunun kalınlığını, büyüdüğü zaman bitki köklerinin sığıp sığmayacağını düşünerek seçiyoruz. Çilek kökü 70 lik boruya sığabilir. Ama perlit vs. malzeme ile sıkıştırılırsa hem müdahele gerektiğinde zorluk çıkar hemde suya boğulup havasız kalabilir. Bunlar denenerek bulunacak işler. Bir standartı yok. Hepimiz aklımıza estiği şekilde yapmışız yaşadıkca değişiklikler yaparak kendimize daha uygun sistemler bulmuşuz. Siz de deneyin. Standart olan işler kökün besine havaya suya ihtiyacı olduğu, ışık lazım olduğu gibi şeyler. Suda eritmemiz lazım gelen makro elementler yani bol lazım olanlar; N (azot), P (fosfor), K (potasyum), Ca (kalsiyum), Mg (magnezyum), S (kükürt), O (oksijen), H (hidrojen), C(karbon) Suda eritmemiz lazım gelen mikro elementler yani daha az miktarlarda lazım olanlar; Fe (demir), Zn (çinko), Mn (mangan), B (bor), Cu (bakır), Mo (molibden) Bunların hepsini birden suda eritiyoruz ve köklere veriyoruz. Bu elementleri içeren su kökleri yaladıkca bitki bunları yavaş yavaş emiyor ve yapılanıp büyüyor. Toprakta bunların hepsini birden aynı anda tam da istediği oranlarda bulamadığı için daha yavaş büyüyor bitki. Burada bir kural var. Minimum kuralı ! Diyelim ki kek yapacaksınız. 4 kişilik kek için 1 kg un 2 yumurta 1 kaşık kabartma tozu lazım. Bakın farklı elementler ve farlı miktarlarda lazım. Besin elementleri de farklı farklı ve hepsinden farklı miktarlarda lazım. Kek için lazım olan 1 kilo unun sadece yarısı varsa elinizde ancak 2 kişilik kek yapabilirsiniz. yumurtanın biri kabartma tozunun yarısı artar. Diyelim ki hiç kabartma tozunuz hiç yok. Kek yapamazsınız. Diğer malzemeler boşa gider, eksik malzemeyle yapmaya kalkarsanız kekiniz bozuk olur. Yani bitkiniz büyümez veya solar. Minimum kuralı şudur. Ortamda en az bulunan malzeme diğerlerinin ne kadar kullanılabileceğini belirler. Yani ortamda hiç azotunuz yoksa geri kalan herşey olsa bile sizin bitki büyümez. ya da azot gerekli olandan eksikse geri kalandan yaralanma oranıda düşer bitkide. İkinci bir kural daha var. Bir şeyden çok fazla varsa başka bir şeylerin kullanılmasını engeller. Süslü adı Antogonizma. Ortamda her şey var ama azot çok ama çok fazla ise ortamda var olan potasyum da kullanılamaz. O zaman en az 12 elementin hepsini tam lazım olan oranlarda eritmemiz lazım. Hidrojeni, oksijeni ve karbonu havadan sudan alacağımız için suda eritmemize gerek yok. Ama kalan 12 si mutlaka lazım. Hem de ne eksik ne fazla, tam lazım oldukları kadar. Mesela en çok azot lazım ama bakır çok daha az lazım. Azottan 100 lazımsa bakırdan 1den bile az lazım. Ama lazım. Olmayınca bir şeyler ters gider. O zaman topraksız tarımın vurucu noktası sistemlerin nasıl olduğu değil besinli su sahibi olabilmek. Besinli suyunuz yoksa topraksız tarım yapamıyorsunuz. Bu elementler element halinde satılmaz. Bir bileşik halinde satılır. Mesela amonyum nitrat gibi. Oturup hesaplarız ne kadar gram amonyum nitratın içinde ne kadar saf azot var gibi bir hesap. Her element için tek tek yapılacak. Her elementin piyasada satılır bir bileşik hali mevcut. Bir sezon evde bir düzenekte topraksız tarım yapmak için bize 1 kilodan az bir besin elementi lazım. Ama bu elemntin bir tanesi için bile gidip 50 kiloluk bir çuval satın almak gerek. 12 lement için satın almanız gereken ambalaj bin lirayı geçer. Oysa bize belki 10 liralık gübre yeterli. Ne yapılacak ? Hazır kitler mevcut. Forumda var onlardan alınacak mesela. Bazı arkadaşlar temin ediyor adresinize yolluyorlar. Yazıları tararken sık sık karşınıza çıkmıştır zaten. |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|