![]() |
|
|
|
#11 | |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 16-09-2019
Şehir: Gümüşhane
Mesajlar: 1
|
Alıntı:
Geçmişte don olayı olmuşta, miş mişte mış mış, dünyadayız her an her şey olabilir, gök taşı bile düşebilir, istisna olayları uzun vadeye endekslemek çok komik. Ona kalırsa, mesela, güney florida da yıllar önce uzun süredir kar yağmayan yerlere kar yağdı ve don riski oluştu, bir çok bitki zarar görmüş. Ülkemizde de mesela, adana da, kar yağmaz kolay kolay, belki elli yılda bir yağar, bunlar hayatın cilveleri, hatta türküsü bile var; 'kar altında gül kalmış' e yani, yaşadıkları şoku insanlar ağıtlarla dile getirmişler. Neyse; Demişsiniz ya hani; 'ancak bu işi yine çiftçiler bilir' diye, aynen katılıyorum. Konuyu şuraya bağlamaya çalışıyorum, Allah sizlerden razı olsun, bazen şer olarak öfkelendiğimiz çekişmelerin bile altından kolaylıklar ve enteresan şeyler çıkıyor. Memleketime gittiğimde, bir büyüğümün anlattıkları dikkatimi çekti; yıllardır doğup büyüdüğü beldede, tanıdığını zannettiği, aslında hiçte tanımadığı ve sonradan fark ettiği doğanın detaylarını anlatırken, mevzuyu salep bitkisine getirdi, endemik olarak dağlarda yetişen orkide türünden oluşan bitki köklerinin kıymetinden söz etti... Köyden şehre inmeden evvel, bir avuç toplamış olduğu salep köklerini, bir aktara göstermek ve ona bir şeyler danışmak üzere gittiğinde yaşadıklarını anlattı, aktar panikleyip, onları bir daha toplamaması gerektiğini söylemiş, çok ağır cezası varmış. Bende bu vesile ile tayinim üzere yaşadığım yerde mevcut imkanlarımla salep tarımı yapmaya karar vermiştim. Ki, bunun için bir kaç ilim irfan sahibi bulayım diyerek yollara düştüm, düşmez olaydım, inanın çuvalla maaş alan o koltuklara kurulmuş çoğu kimse, bana konu hakkında bilgi veremedi, onlarla yaşadığım diyalogları burada anlatsam öfkeden kudurursunuz. Bu insanlar neden maaş alıyor? Bu ücret helal mi? Kahve ağacı ve yetkililer, çiftçiler filan derken, bana neleri hatırlattınız, umarım ki bu bilgi yaygınlaşır, isim yahut kurum kuruluş, şahıs ünvan belirtmedim, malum başımız belaya girmesin haklıyken haksız duruma düşmeyelim. Aslında şikayet etmek gerekir ama, elimizi taşın altına koymuyoruz. Ne yazık ki etrafımda bu konu hakkında istişare yapmaya çalıştığım çoğu insanda, sözde hümanizm adına; 'aman ekmeğiyle oynama, aman bırak Allahından bulsunlar, şikayet etsende bişey çıkmaz' diyerek halı altına süpürme modundalar, bir kabulleniş var, duyarsızlık var... Bu ülke, iklimiyle toprağıyla dünyada tekten. İyi insanlarda elbette varlar, onlara derin minnet duyuyorum, ama öyle tehlikeli varlıklar var ki, işte onlar doğal afetlerden bile daha çok bitki düşmanıdırlar. Düzenleyen Τürk kahvesi : 16-09-2019 saat 20:51 |
|
|
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|