agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları
(https)




Beğeni Düzeni6Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 09-02-2007, 12:59   #1
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Küresel ısınma ile ilgili kitaplar

Küresel İklim Değişimi ve Türkiye Bildiğiniz Havaların Sonu

Mikdat Kadıoğlu

Güncel Yayıncılık
Drama Yayınları

Dünya halkları açlıkla, savaşla, ekonomik krizle, yolsuzluk ve adaletsizlikle başa çıkmaya çalışırken; soyunu tehdit eden bir başka olayla, "küresel ısınma"yla karşı karşıya kladı, bırakıldı...

Daha fazla para ve güç kazanma hırsıyla Dünya'nın bütün doğal kaynakları acımasızca tüketildi... Türkiye gibi ülkelerde ise bu iki unsura bir de plansız ve yanlış uygulamalar eklendi... Doğa da büyük bir intikam hazırlığı içerisinde... Haklı olarak...

Bu tehdidi algılayan bir avuç insandan biri de Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu... Kadıoğlu'nun yıllardır dikkat çektiği gibi "küresel ısınma kapımıza" ve tüm insalığı tehdit ediyor. Acaba nasıl ediyor ve bugünlere nasıl gelindi? Türkiye'yi etkisi altına aldığını kimi zaman kişisel tanıklığımızla kimi zaman da çeşitli kaynaklardan öğrendiğimiz "küresel ısınma" gerçeğiyle nasıl baş edebiliriz? Hangi önlemler alınabilir? Daha da önemlisi tarımdan salgın hastalıklara Türkiye'yi nasıl bir gelecek bekliyor?

Bilim insanı kimliğini tavizsiz taşıyan Mikdat Kadıoğlu bu kitabında "küresel ısınma ve iklim değişiminin" gerçeklerine dikkat çekerken, hava ve iklim olaylarıyla ilgili yanlış bilinen birçok olguya da açıklık getiriyor.

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-02-2007, 13:00   #2
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Yeryüzünün Acısı

Hubert Reeves
Yapı Kredi Yayınları

Binlerce yıl önce Mısır'da, iklim değişikliklerinin yol açtığı büyük bir kıtlık ve yoksulluğun yaşandığı tespit edildi.

Bu dönemde büyük medeniyetler yerle bir olurken; İnsanlar, yaşanan kıtlık ve açlıktan, çocuklarını yiyecek duruma geldiler!

İklimlerde meydana gelen ani değişiklikler, tıpkı doğal afetlerdeki gibi tüm canlıların ve insanların yok oluşuna neden olabilmektedir...
Bilim adamlarının, gelecekte dünyamız için kaçınılmaz olarak, ortaya koyduğu bir gerçek var:
Küresel Isınma ve iklim değişiklikleri...

Gezegenimizin hali hazırdaki durumu, dünyayı artık geri dönülmez bir yola sürüklemiştir.
Elli yıl sonra, bazı ülkelerin sular altında kalarak haritadan silineceği tahmin ediliyor...
Yeryüzünde kuraklığın artacağı, sınırların su savaşlarıyla şekilleneceği hesap ediliyor...

Belki de dünyamız, geçmişte olduğu gibi açlık ve sefalet, uraklık ve dondurucu soğuklarla mücadele edecek!

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-02-2007, 13:00   #3
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Nil'de Ölüm, Küresel Isınma

Köksal Pabuçcu
Nesil Yayınları

İnsanoğlu üzerinde yaşadığı yaşlı gezegenle uyumlu ve sevgi dolu bir ilişki içerisinde değil ne yazık ki. Yeryüzünün sayısız nimetinden yararlanıp diğer bütün canlılarla bir arada sorunsuzca yaşamak varken, doludizgin dramatik bir sona ilerliyoruz.

Küresel ısınma, doğal kaynakların tükenmesi, sivil sanayi ve savaş sanayisi nedeniyle sularda ve topraklarda meydana gelen kirlenme, zenginliklerin dengesiz dağılımı, beslenme sorunları ve birçok türün yokoluşu, cehennemi bir görüntü çıkarıyor ortaya.

Saygın bilim adamı Hubert Reeves, Frédéric Lenoir'ın sorularına verdiği cevaplarla, en son bilimsel verilere dayanarak, insanlığın ve gezegenimizin karşı karşıya olduğu tehlikeleri teker teker ele alıyor. Hemen ciddi önlemler alınmazsa insanlığın geleceğinin hiç de parlak olmadığını somut biçimde ortaya koyuyor.
Hubert Reeves yaşamın sürebilmesi için hepimizi harekete geçmeye çağırıyor.

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-02-2007, 13:08   #4
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Küresel Isınma Fetişizmi

Yusuf Şahin
Seçkin Yayıncılık

Bu çalışmanın temel varsayımı şudur: Küresel ısınma, çevreyle ilişkili pek çok sorunun kaynağı olarak görülmekte ve bu yüzden, bu alandaki devlet müdahalesinin meşrulaştırılmasının bir aracı olarak işlev görmektedir/görecektir.
Bu kitabın, küresel ısınma üzerine yapılan tartışmalarda biraz farklı bir bakış açısına sahip olması bakımından, önemli bir boşluğu dolduracağı, hiç değilse, aynı şeyleri tekrarlamak yerine konuyla ilgili bilgilerimizi yeniden sorgulamayı mümkün kılacağı kanaatindeyiz. Burada, sadece, liberal bir perspektiften, bir çevre politikasının nasıl meşrulaştırılabileceğine; buradan hareketle, liberal birisinin, Kyoto Protokolü'nü nasıl değerlendirebileceğine, ülkesinin küresel ısınmayla mücadelede nasıl bir yol izleyebileceğine dair değerlendirmeleri yer almaktadır.

Kitapta Yer Alan Önemli Konu Başlıkları
Nasıl Bir Küresel Çevre Politikası? Çözüm Köklerdedir
Küresel Isınmanın Sebebine İlişkin Mülahazalar
Küresel Isınmanın Halihazırdaki Durumu Üzerine İki Farklı Senaryo ve Bu Senaryolardan Yarar Sağlayanlar
KP ve Türkiye

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-02-2007, 13:30   #5
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
SESSİZ TEHLİKE

MICHAEL CRICHTON
Altın Kitaplar

Z. HEYZEN ATEŞ / Radikal

Michael Crichton, aslında Harvard Üniversite'sinde Tıp Fakültesi mezunu, Cambridge Üniveristesi'nde eğitmenlik kariyeri olan, 1968 yılından beriyse tıpla değil, yazarlıkla uğraşan ve bu işi de herkese taş çıkartacak kadar başarılı bir biçimde yapan bir Amerikalı. Kırk yıla sığdırılmış yirmi kitap, sekiz dizi, yapımcı olarak imza attığı yedi, senarist olarak imza attığı on iki film, sinema, televizyon ve edebiyat dalında alınmış yirmiden fazla ödül... ABD'de her kitabı 'best seller' listelerine giriyor, Hollywood onun senaryolarını kapışıyor ve hatta elinin değdiği film ve dizilerin, tv projelerinin başarısız olmalarına imkânsız gözüyle bakılıyor.

Felaketler sinsilesi
Crichton'ın kullanmaktan hoşlandığı konular arasında 'varsayımsal' felaketlerin özel bir yer tuttuğunu söyleyebiliriz. Kısaca, bilimde henüz ulaşılmamış gelişmelerin elde edilmeleri halinde ortaya çıkabilecek tekno-felaket teorileri. Bunun en bilinen örneğini söylediğim zaman ne kastettiğimi hemen anlayacaksınız: Bir dinozor dna'sından dinozorları klonlamayı başarırsak ne olur? Evet 'Jurasik Park'tan bahsediyorum. Crichton onun da mucidi Spielberg'le beraber. Zihin kontrolünün tehlikelerini ele aldığı ve George Segall'ın başrolü oynadığı 'Terminal Man' ya da Dustin Hoffman ve Sharon Stone'lu 'Küre' filminde ele aldığı 'Uzaylılarla ilk temas gerçekleşirse ne olur?' sorunsalı yine Crichton imzalı felaket teorileri arasında en popüler olanlardan.

Bu yazının konusu olan Sessiz Tehlike'de yine bir felaket/komplo teorisini içeriyor. Nicholas Drake yönetimindeki Ulusal Çevre Kaynakları Fonu'nu (NERF) destekleyen George Morton isimli zengin bir adamın avukatı olarak çalışan Evans'ın yaptığı araştırma ve kendini NERF'e ekonomik destek sağlamak amaçlı bir komplonun ortasında bulması; çevre koruma örgütlerinin kendilerini finanse etmek adına attıkları politik ve bilimsel açıdan spekülatif adımlar romanın eksenini oluşturuyor. Bu romanı okuduktan sonra Crichton'ın, dipnotlarla ve bilimsel belgelerle desteklediği görüşünü kabul edecek okuyucuların bir daha hiçbir çevre örgütüne sıcak bakabileceklerini zannetmiyorum.

Michael Crichton, küresel ısınma konusundaki karşı tepkisi, küresel ısınmaya karşı cephe oluşturan kurum kuruluş, hükümet ve sosyal örgütleri bir dönemin genetik ayrımcılığını destekleyen, ırkçılığa zemin hazırlayan hareketiyle aynı kefeye koyduğunu belirttiği konuşmalarıyla ortalığı hareketlendirmişti.


Bilimsel kaynaklara dayanan roman
Crichton bu sefer de küresel ısınma konusunda hepimizin kandırıldığı, çevreyle ilgili konularda manipule edildiğimiz ve işlerin aslının küresel bir komplo olduğu yolundaki teorisiyle kuyuya bir taş daha atıyor. Korkunun insanlar üzerinde Demokles'in kılıcı misali sallandırıldığını ve bu korkuyor olma halinden yararlanılarak hükümetler ve özel gruplar tarafından rahatça yönlendirildiklerini söylüyor yazar. 2005 yılından beri de basın toplantıları düzenleyip, küresel ısınmayla ilgili olarak sivil toplum örgütlerinin işi çok abarttıkları, dünyada bundan çok daha acil ilgi gerektiren sorunlar olduğu ve de 'Sanayi Devrimi sırasında dünya genelindeki ısı artışı son on yılda olduğundan çok daha yüksek oranda olduğu için', son yıllarda yaşanan ısı değişikliklerinin dünya için alışılmadık olmadığı yolunda açıklamalar yapıyor.

Sessiz Tehlike'de roman karakterleri arasında geçen tartışmalar çoğunlukla bilimsel kaynaklardan alınan dipnotlarla desteklenmiş yani bu kitap kurgu kısmını bir tarafa bırakırsak ciddi araştırmalara dayanıyor, küresel ısınma, buzulların erimesi, nehirlerin kirlenmeleri gibi konularda kullanılan veriler uydurma değil. Seçimler ve politik grupların bu baskı unsurunu kullanmaları yolundaki teorilere gelince, bunlarla ilgili dipnotlar da var, neye inanacağınız elbette size kalmış. Crichton'ın inanmamızı istediği 'Sessiz Tehlike' aslında ne? Çevre örgütlerinin ve hükümetlerin milyonlarca insanın ölümüne yol açacak felaketler planladıkları değil elbette ama 'olmayan bir çevre felaketi'ni teorize edip abartarak, reklam panoları ve panellere taşıyarak aslında politik bir kampanya yürütüyor olmaları.



malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-02-2007, 13:34   #6
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Ölümcül Sıcak : Küresel Adalet ve Küresel Isınma

Tom Athanasiou, Paul Baer

Çevirmen:
Ali K. Saysel
Bgst yayınları

Küresel iklim değişimi, içinde bulunduğumuz yüzyılın en çetin ekoloji sorunlarından birisi. Modern endüstriyel ekonominin can damarı olan fosil yakıtların tüketilmesi sonucu atmosfere salınan seragazları birikerek iklim değişimine neden oluyor. Aşırı iklim olayları daha şimdiden geniş insan topluluklarını etkilemeye başladı. Yakın geleceğe dair bilimsel tahminler deniz seviyelerinin yükseleceğini, aşırı sıcak ve soğukların yaşanacağını, sel, tayfun ve kuraklıkların sıklaşacağını öngörüyor. Yaklaşan ekolojik çöküşü engelleyebilmek için küresel seragazı üretiminde acilen ve ciddi boyutlarda indirime gidilmesi gerekiyor.
Birbiriyle kıyasıya rekabet eden ulus devletlerin, ABD güdümündeki uluslar arası siyasetin, zengin-yoksul ve kuzey-güney bölünmesinin egemen olduğu bir dünyada bu görevi yerine getirebilecek miyiz? Küresel iklim sorunu küresel adalet sorunundan ayrı düşünülebilir mi?
Ölümcül sıcak, küresel atmosferi paylaşmanın hakkaniyetli yollarını bulmadığımız müddetçe, zengin ve yoksul dünya arasında kalıcı ve uygulanabilir bir uzlaşmanın tesis edilemeyeceğini ve nihayetinde iklim koruma mücadelesinin başarısızlığa uğrayacağını savunuyor.

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-02-2007, 13:41   #7
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
AKINTIYA KÜREK

Ömer Madra

Parantez yayınları


21. yüzyılın en temel meselesi, insanlar (ve bütün canlılar) ile onların yaşadığı ortam, yani çevre arasındaki ilişki olacağa benzer. Daha doğrusu, canlılarla çevre arasında adamakıllı bozulmaya yüz tutan dengenin nasıl düzeltilebileceği meselesi. Çevre meselesine ilişkin en temel gerçeklik ise, fiziki dünyanın değişme hızı ile insan toplumunun bu değişmeye gösterdiği tepkinin yavaşlığı arasındaki keskin zıtlık.

İklim değişmesi üzerine çalışan uluslararası bilim insanlarının bundan dört ay önce yayınladıkları iki önemli rapordaki rakam ve grafikler bu zıtlığı hayli net biçimde ortaya ortaya koyuyor: Atmosferdeki karbondioksit (CO2) oranı, endüstri devriminin başladığı kabul edilen 1750 yılından bu yana %31 oranında artmış. Dahası, bugün havamızdaki CO2 oranı, büyük olasılıkla son 20 milyon yılda ulaşılan en yüksek seviye.

Dahası, günümüzdeki CO2 artışı, son 20,000 yıldan, yani son Buzul çağından bu yana görülmemiş bir hıza ulaşmış! "Sokaktaki adam" bile, bu büyük değişimin insanın fosil yakıt tüketen yaşama tarzından kaynaklandığını gösteren bilimsel kanıtları görebilir artık. Yeni raporlarda karbondioksit, metan ve nitratoksit gazları ile bacalardan fışkıran sülfür aerosollerinin atmosferdeki yoğunluğunu gösteren grafiklere şöyle bir göz atmak yeterli: Bu dört gazın atmosferdeki konsantrasyonu 1700'lerin sonlarına kadar yatay bir çizgi ile gösterilirken, 2000'e doğru neredeyse dimdik bir düşey çizgiye dönüşüyor.

Bu dehşetengiz dört grafik çizginin tek bir makul açıklaması var: Sebep aynı: Fosil yakıtların tüketilmesi. Gazlar, güneş ışınlarından gelen sıcaklığın atmosferden çıkmasına izin vermiyorlar, bir camekân gibi atmosfere hapsediyorlar onu. İşte size "sera etkisi". Yani, küresel ısınma.

Küresel ısınmaya bağlı olarak meydana gelen bir yığın aşırı iklim değişikliğinin yalnız kanıtlarını değil, belirtilerini de gözle görebilecek hale geldik, sıradan insanlar olarak: Suudi Arabistan'da geçen ay ortalama 50 derece sıcaklık hüküm sürerken, dağlık bölgede ilk kez lapa lapa kar yağdı, karayolları kapandı, 75 kişi yaralandı. Çin'de sadece 40 dakika yağan bir şiddetli yağmur sonucunda 16 kişi öldü, 30 kişi kayboldu, yüzbinlerce insan sel felaketzedesi oldu. Antakya'da bölge tarihinin en büyük sel felaketi trilyonlarca liralık maddi zarar yarattı, üç-dört gün önce Kocaeli'ne 10 - 15 dakika süreyle düşen şiddetlice bir yağmur, orada 1932'den beri görülen en büyük felakete yol açtı...
Dört bir yanı saran seller, dört bir yanı kasıp kavuran kuraklıklar, dev orman yangınları, eriyen kutuplar, kaybolup giden buzullar, yükselen okyanuslar, kaybolup giden türler, ağararak ölüp giden mercan kayalıkları, okyanus akıntılarının kesilmesi ile yeniden girilecek bir buzul çağı ihtimali, ve yeniden yaşanabilecek Nuh tufanları...

Her gün usandırıcı bir hızla artarak gözlerimizin önünden geçip giden bu haberler, raporlar, sivil kuruluşların çağrıları ve karanlık tahminler insan toplumları için bir değişim talebine yol açmıyor ama.

Asıl değişimin enerjide olduğu düşünülüyor çünkü. Daha iyi bir hayat yaşamak, daha kaliteli şeyleri daha çok tüketmek üzerine kurulu bir düşünce tarzı egemen. O yüzden de küresel ısınma konusunda herhangi bir tedbir almaktan çok, ekonomik ilerlemeye konsantre olmuş durumdayız. Bill McKibben'ın yazdığı gibi: "Bir anlamda, fiziki dünya, ekonomi dünyası kadar gerçekmiş gibi gelmiyor bize: Ekonomiyi kucaklayıp mıncıklıyoruz, siyasilerimiz ekonominin daha da büyümesini hızlandırmak için elden gelen tüm kararları alıyor. 'Fosil yakıtlara bağımlılığımız, ekonomimize zarar verir," dedi mi biri, iş oracıkta bitiyor. Ama, biri 'Fosil yakıt bağımlılığı, gezegenimizi mahfediyor,' dediğinde, bu saçma sapan bir laf gibi görünüyor. Yani, dünyanın kendisi soyut, ekonomi ise somut gerçekliğe dönüşmüş durumda."

İşte bu yüzden de, çokuluslu dev petrol şirketleri fosil yakıtlardan kaynaklanan küresel ısınmayı yok saymak için milyonlarca dolar harcıyor; dev petrol şirketlerinin has "adamı" Bush da enerji sıkıntısını ve ekonomiyi tek gerçek kabul edip, gülünç denecek kadar sulandırılmış olan ve sera gazı salımlarını kısıtlamayan ülkelere yaptırımı olmayan Kyoto Protokolü'nü bile toptan reddiyor. O, dünyadaki son bakir alanları ve deniz diplerini petrol araştırmaları için kullanmayı planlıyor. ABD'den küresel ısınmayı önlemek için dünyanın yörüngesini değiştirmek gibi öneriler ciddi ciddi geliyor da, araba sayısını azaltıp daha küçük taşıtlara geçmek ya da alternatif enerji aramak gibi öneriler, gayri ciddi bulunmak bir yana, neredeyse "zındıklık" sayılıyor.

Öte yandan, bütün bu acaip durumun tek sorumlusu olarak çokuluslu şirketleri ya da dünyanın tek süpergücü ABD yönetimini suçlamanın ise pek bir anlamı olmadığını söylemek de gerekiyor. Durmadan tüketen, daha çok tüketen, gelişmek, büyümek isteyen insana hizmet ediyor onlar, eninde sonunda.
Ne yani? Dünyanın suyu ısınıyor diye o benzin yutan ciplerimizden, klimalarımızdan, merkezi ısınma sistemlerimizden, TIR dolu otoyollarımızdan ve alışveriş furyalarımızdan mı vazgeçelim?

Saf ticari hayatın o kısacık görüşlü kazanç hırsını bırakıp dayanışma ve bireysel özsaygıyı koyalım onların yerine?
Yok canım, bizden sonra tufan!
(Akıntıya Kürek'ten)

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-02-2007, 13:49   #8
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
İklimin Efendileri

Tim Flannery

Klan Yayınları

En nihayetinde, günümüz dünyasında hepimizin yüz yüze olduğu en önemli sorun ile ilgili açık ve net bir çalışma. Eğer şu ana kadar Tim Flannery’nin etkileyici yazılarına bağımlı hale gelmediyseniz, bu kitapla onu keşfedebilirsiniz: Bu eser kesinlikle, şu ana kadar yazılmış en iyi kitap!

”JARED DIAMOND
“Bu, inanılmaz bir kitap: heyecan verici, şiirsel, tutkulu ve çok geç olmadan harekete geçmek için hepimizin bilmesi gereken bilgilerle dolu.

”REDMOND O’HANLON
İklim değişikliği ne anlama geliyor?
Küresel ısınma hayatlarımızı nasıl etkileyecek?
Yıkıcı fırtınaların ve daha sık yaşanan kuraklıkların nedeni küresel ısınma mı?
Peki ya bütün bunları durdurmanın bir yolu var mı?

Tim Flannery, bu kaçınılmaz ve acil küresel felaketin herkes tarafından bilinmesini sağlayacak bir şekilde, net ve açıklayıcı bir dille küresel iklim değişikliğini tüm boyutlarıyla anlatmaktadır. İklimin milyonlarca yıllık tarihini mükemmel bir öykücü ustalığıyla anlatarak, yüz yüze olduğumuz durumu daha net bir şekilde tahmin edebilmemizi sağlamaktadır. Fosil yakıtlar tüketerek, her geçen gün atmosferimizdeki sera etkisini artırıyor ve yerküremizi daha sıcak bir hale getiriyoruz.

Her ulus bu durumdan farklı şekillerde etkilense de hepimizin ortak olarak deneyimlediğimiz bir şey var: artık iklimin efendileri bizleriz ve yarattığımız yeni iklim koşulları tüm medeniyetimizin bugününü ve yakın geleceğini tehdit ediyor.
Tim Flannery bize, bu sorunla başa çıkabilmek için hepimizin yapabileceği şeyler olduğunu anlatıyor. İklim değişikliğini engellemek için neler yapabileceğinizi öğrenince çok şaşıracaksınız. İklimin Efendileri, hayatınızı değiştirecek!

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-02-2007, 13:54   #9
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,245
Galeri: 88
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü yayınları...

http://www.meteor.gov.tr/2006/bilgi/...e.aspx?subPg=D

Ya son kitabı 2002 de bastılar, ya da 2002'den bu yana siteyi güncellemiyorlar

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 21:29.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026