agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda Hukuk ve Politikaları
(https)




Anket Sonuçlarını Göster: GDO'lu besinler tüketmek ister misiniz?
GDO'suz olduğunu bilmek istiyorum 243 98.38%
Binde dokuza kadar GDO'lu içerik benim için sakıncasızdır 2 0.81%
Benim için olmuş, olmamış farketmez 2 0.81%
Oy Verenler: 247. Bu ankete oy veremezsiniz

Beğeni Düzeni200Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 02-01-2013, 20:09   #1
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,056
Ne şirket merkezinde ne de ifpri (Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü) dökümanında, bir GDO olması dışında, gıda ve politikaları ile hiç ilgili olmayan BT-Pamuk odaklı ve sonuç (Conclusion) bölümünde BT-Pamuğun Hindistandaki çiftçilerin intiharında hiç bir rolü olmadığını yazan raporun niye yazıldığı açıklanmamış. Biraz bayram değil, seyran değil durumu gibi sanki.

Ekim 2008 tarihli rapor, 29 Ekim 2008 günü şirket tarafından duyurulmuş. Duyuruda mutad olunduğu üzere gözyaşı dökülerek bu trajik olaylar anılmış ve yine sonuç bölümünden alınan; bt-pamuğun Hindistandaki çiftçi intiharlarında hiç bir rolünün olmadığı ve esasen bt-pamuğun Hindistanın tümünde çok etkili bir teknoloji olduğu yazılı.

Raporun bir kopyasını kütüphanemde bulunca daha önce "kös"müş olduğumu hatırladım. 2002-2007 arasında veriyi biraz da farklı bir yorumla analiz ettiğini söylüyordu. Her ne kadar 2007'den bu güne bir beş yıl daha geçtiyse de raporun bazı bölümlerini (Toward a Synthetic Conceptual Framework) özellikle de hipotetik bağlantıların gösterildiği şekli beğendiğimi hatırlıyorum.

Yanlız anlamadığım bir şey, sanki bu rapor birileri tarafından yazılmış, fakat sonuç (conclusion) bölümü beğenilmediği için birileri raporu hiç okumadan sonuç bölümünü silip yeniden yazmış ve bunu yayınlayın demiş gibi bir hisse kapıldım.

Raporun içeriğine geldiğimizde bunlardan bahsedeceğim.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Serpent
Bu Enstitü hakkında araştırma yapıldığında GDO’lu ürünlere karşı tarafsız bir pozisyona sahip olduğu ve bu ürünlerin yanında veya karşısında yer almadığı anlaşılıyor.
Bir de böyle denmiş ya, bir bakalım;

IFPRI gibi rapor yazma kuruluşlarının faaliyetleri genelde başka kurumlar tarafından finanse edilir. Bazı devlet yardımları alırlar, yayınlarını para ile satarlar, endüstri ile iş birliği yaparak çalışmalarının fonlanmasını sağlarlar. Yine kendi dökümanlarından anlaşıldığı kadarı ile işbirliği yaparak kendilerini finanse eden şirketlerin bazıları, Syngenta, Du-Pont, Bayer, Monsanto, Basf, Dow, Unilever, Mars, Nestle, Kraft, Pepsico, Cargill. (Komiktir, bu şirketler aynı zamanda Kaliforniyadaki oylamada zorunlu etiketleme olmasın diye 45 milyon dolar reklam parası verenler).

IFPRI'nin gdo'lar ile ilgili bir sürü yayını var. GDO'ların ülkelere rahatça girip yayılması için tüm ülkelerin biyogüvenlik mevzuatlarını inceliyorlar, nerelerin değiştirilmesi gerektiğine, problemli veya uygun yerlerine işaret ediyorlar vs.

Yönetici ve çalışanlarının bir kısmı da kâh Monsanto ve Dupont'da kâh ifpri'da. Yani tarafsızlık filan yok, bayağı içiçe bir durum görünüyor.

Not: Hindistandaki çiftçi intiharları konusunu Nisan 2012'de yazmışım;
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Serpent
Ancak dramatize edilmiş söylemlere hiç ara verilmeden devam edilmesi üzerine bu mesajı yazmak istedim.
hiç ara verilmeden denilen (7 aydır bahseden olmamış) bu konuya dönüş de ilginç olmuş.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-01-2013, 11:23   #2
Ağaçsever
 
Coskun4216's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-04-2010
Şehir: Bursa
Mesajlar: 47
Cp yeme ait yumurtalık yem çuvalının içinden çıkan etiket resmi.
Çuval dışında firma ismi,yumurta yemi olduğu ve firma telefonları harici her hangi bir yazı mevcut değil. Çuval açılmadan etiketi görme şansınız yok.

Etikette içindeki mısır ve soyanın gdo lu ürünlerden elden edildiği yazılı.

Yem içinde hayvansal kökenli ham madde kullanılmadığı yazılı.
Bu toz yem çuvalındaki etikette böyle, diğer yem çeşitlerini incelemek lazım.

Ne kanı katılıyor bilmiyoruz. Palet yemlere kan karıştırılıyor. Yağmurdan ıslanan yem poşetinin içini kanlı görünce fark etmiş ve o günden sonra palet yem almamıştık. Tavukların bayılarak tükettikleri palet yemlerin ertesi gün kümes içindeki kokusu berbat derece de dayanılmaz bir şey. EM ile bu kokuyu berteraf ediyoruz.
İçinde düzgün mısır ve soya kullanılmış olsa bile palet yem, kötü kokusu sebebiyle kullanılmayacak bir ürün bizce. Tavuk üreticisi çiftlik sahibi bir tanıdık, palet yemin çabuk bozulduğundan kullanmadığını söylemişti.

Sağlıcakla kalın.

Name:  CP YEM ETIKET.jpg
Views: 4798
Size:  75.6 KB

Coskun4216 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-01-2013, 09:16   #3
Moderatör
 
h_dogan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-07-2007
Şehir: Adana
Mesajlar: 6,003
Galeri: 22
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Coskun4216 Mesajı Göster
Cp yeme ait yumurtalık yem çuvalının içinden çıkan etiket resmi.
Çuval dışında firma ismi,yumurta yemi olduğu ve firma telefonları harici her hangi bir yazı mevcut değil. Çuval açılmadan etiketi görme şansınız yok.

Etikette içindeki mısır ve soyanın gdo lu ürünlerden elden edildiği yazılı.

Yem içinde hayvansal kökenli ham madde kullanılmadığı yazılı.
Bu toz yem çuvalındaki etikette böyle, diğer yem çeşitlerini incelemek lazım.

Ne kanı katılıyor bilmiyoruz. Palet yemlere kan karıştırılıyor. Yağmurdan ıslanan yem poşetinin içini kanlı görünce fark etmiş ve o günden sonra palet yem almamıştık. Tavukların bayılarak tükettikleri palet yemlerin ertesi gün kümes içindeki kokusu berbat derece de dayanılmaz bir şey. EM ile bu kokuyu berteraf ediyoruz.
İçinde düzgün mısır ve soya kullanılmış olsa bile palet yem, kötü kokusu sebebiyle kullanılmayacak bir ürün bizce. Tavuk üreticisi çiftlik sahibi bir tanıdık, palet yemin çabuk bozulduğundan kullanmadığını söylemişti.

Sağlıcakla kalın.

Eklenti 359050
GDO'lu ürün kullanımını çuval içine saklamışlar anladım ama içinde hidrolize tavuk unu ve et kemik unu var diyor ama hayvansal hammadde kullanılmamıştır yazıyor. Nasıl bir etiketse bu?


Düzenleyen h_dogan : 04-01-2013 saat 09:17 Neden: Ekleme
h_dogan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-01-2013, 13:52   #4
Ağaç Dostu
 
Serpent's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-10-2007
Şehir: Ankara
Mesajlar: 236
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi MeyveliTepe Mesajı Göster
Ne şirket merkezinde ne de ifpri (Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü) dökümanında, bir GDO olması dışında, gıda ve politikaları ile hiç ilgili olmayan BT-Pamuk odaklı ve sonuç (Conclusion) bölümünde BT-Pamuğun Hindistandaki çiftçilerin intiharında hiç bir rolü olmadığını yazan raporun niye yazıldığı açıklanmamış. Biraz bayram değil, seyran değil durumu gibi sanki.

Ekim 2008 tarihli rapor, 29 Ekim 2008 günü şirket tarafından duyurulmuş. Duyuruda mutad olunduğu üzere gözyaşı dökülerek bu trajik olaylar anılmış ve yine sonuç bölümünden alınan; bt-pamuğun Hindistandaki çiftçi intiharlarında hiç bir rolünün olmadığı ve esasen bt-pamuğun Hindistanın tümünde çok etkili bir teknoloji olduğu yazılı.

Raporun bir kopyasını kütüphanemde bulunca daha önce "kös"müş olduğumu hatırladım. 2002-2007 arasında veriyi biraz da farklı bir yorumla analiz ettiğini söylüyordu. Her ne kadar 2007'den bu güne bir beş yıl daha geçtiyse de raporun bazı bölümlerini (Toward a Synthetic Conceptual Framework) özellikle de hipotetik bağlantıların gösterildiği şekli beğendiğimi hatırlıyorum.

Yanlız anlamadığım bir şey, sanki bu rapor birileri tarafından yazılmış, fakat sonuç (conclusion) bölümü beğenilmediği için birileri raporu hiç okumadan sonuç bölümünü silip yeniden yazmış ve bunu yayınlayın demiş gibi bir hisse kapıldım.

Raporun içeriğine geldiğimizde bunlardan bahsedeceğim.



Bir de böyle denmiş ya, bir bakalım;

IFPRI gibi rapor yazma kuruluşlarının faaliyetleri genelde başka kurumlar tarafından finanse edilir. Bazı devlet yardımları alırlar, yayınlarını para ile satarlar, endüstri ile iş birliği yaparak çalışmalarının fonlanmasını sağlarlar. Yine kendi dökümanlarından anlaşıldığı kadarı ile işbirliği yaparak kendilerini finanse eden şirketlerin bazıları, Syngenta, Du-Pont, Bayer, Monsanto, Basf, Dow, Unilever, Mars, Nestle, Kraft, Pepsico, Cargill. (Komiktir, bu şirketler aynı zamanda Kaliforniyadaki oylamada zorunlu etiketleme olmasın diye 45 milyon dolar reklam parası verenler).

IFPRI'nin gdo'lar ile ilgili bir sürü yayını var. GDO'ların ülkelere rahatça girip yayılması için tüm ülkelerin biyogüvenlik mevzuatlarını inceliyorlar, nerelerin değiştirilmesi gerektiğine, problemli veya uygun yerlerine işaret ediyorlar vs.

Yönetici ve çalışanlarının bir kısmı da kâh Monsanto ve Dupont'da kâh ifpri'da. Yani tarafsızlık filan yok, bayağı içiçe bir durum görünüyor.

Not: Hindistandaki çiftçi intiharları konusunu Nisan 2012'de yazmışım;

hiç ara verilmeden denilen (7 aydır bahseden olmamış) bu konuya dönüş de ilginç olmuş.


Böyle bir yanıtı zaten bekliyordum ve şaşırmadım. Öyle ya kendi görüşlerinin aksine çıkan raporlar hep ya GDO’lu tohum üretenlerin maşalarına ait ve GDO karşıtlarına yönelik bir komplonun içindeler.



Yine zarfa bakıp mazrufa bakmama durumu. O raporda yer verilen ve keza GDO karşıtlarının söylemleri olan istatistiklere (son 15-16 yılda 200 bin çiftçi intiharı sayısı) karşılaştırmalı olarak kim baksa, çiftçi intiharlarının Bt pamuk yüzünden olmadığı sonucunu çıkarabilir. Yani intiharların Bt pamuk yüzünden olmadığını anlamak için uzman olmaya bile gerek yok. IFPRI söz konusu şirketlerden para alsa ne yazar, almasa ne yazar. Üstelik bu kuruluşu Japonya gibi ülkesine GDO’lu ürün girişini yasaklamış ülkeler de destekliyorlar.


IFPRI örgütünün Bt pamuk ve çiftçi intiharları arasında bir ilişki olup olmadığını araştırması sizi niçin bu kadar rahatsız etti?

Sorum anlaşılmamış diyorsunuz. Siz bu konuda bir soru sormadınız. Bir hüküm tesis ettiniz; IFPRI örgününün üstüne vazife değil demeye getirdiniz. Gıda üretimi, sanayi tarımı ve hayvancılık daima birlikte ele alınan konulardır. Madem ki iddia Bt pamuk üretimiyle çiftçi intiharları arasında bir ilişki olduğu yönünde; bu araştırmayı bir gıda kuruluşun yapmasından daha doğal ne olabilir?



Verdiğim rakamlara bir itirazda bulunulamıyor. Bizatihi GDO karşıtlarının verdiği rakamları bile kabullensek Hindistan’daki çiftçi intiharları oranı yüzbinde 2 yi bulmuyor. Bizim ülkemizde tüm nüfus için bu oran yüzbinde 4. Yani bizim ülkemiz insanları Hindistan’daki çiftçilerden daha çok intihar ediyor. Hele hele Hindistan’ın tamamı ele alınırsa bu oran yüzbinde 10. Yani Hindistan’daki tüm topluma ait intihar oranı çiftçi intiharlarının 5 katı.

Bt pamuk üretimi öncesi gözlenen çiftçi intiharlarına ne demeli? Bu intiharlarda mı Bt pamuk yüzünden? Bununla ilgili niçin tek satır söz edilmiyor?

Bu istatistikler hep gözardı edilecek ve varsa da, yoksa da GDO tohum şirketlerinin komploları.

Bu istatistiklerle ilgili bir yanıtın hiç bir zaman verilemeyeceğini de biliyorum.


Bu arada, artık bir karar veriniz. Bt pamuk ile çiftçi intiharları konusunun buradaki başlık ile bir ilgisi var mı, yok mu? Bunun kararını elbette siz vereceksiniz. Çünkü konuyu buraya ilk getiren sizsiniz.

Görebildiğim kadarıyla #121, #197, #201, #313, #333 mesajlarınızda bu konuyu hep gündemde tutmaya çalışmışsınız. Şimdi de ne alakası var diyorsunuz.



Alıntı:
..."GDO'lu ise bilmek hakkımızdır" ifadesinin bazıları için çok rahatsız edici olduğunu kabul etmek gerek...
Kastedilen ben isem, beni hiç rahatsız etmiyor. Daha önceki yazılarımda açıkça belirttim. Bunu bilmek istiyorsanız bilin. Zaten yönetmelikte bu hak size verilmiş. Karşı da çıkmıyorum.

Ancak bu konudaki mesajlar okunduğunda, GDO’lu ürün karşıtlarının, bu ürünlerin üretimini ve kullanımını toptan yasaklatma arzusu içinde oldukları anlaşılıyor.

Benim karşı çıkışım benim haklarımın da kısıtlanmaya çalışılması yüzündendir.

Demagoji yapılacaksa ben de yapabilirdim, ama tevessül etmedim. Bu defaya mahsus demagojinin daha iyisini yapayım: Zambia devlet başkanının GDO’lu mısırı kabul etmemesi yüzünden açlıktan 3 milyon kişinin ölmesine rağmen, bazıları bir sevinç duyabiliyor. Bu ahlaksızca tutum bazılarının hiç umurunda değil.



Ben, GDO karşıtlığı yapılırken yanıltıcı argümanların, ajitasyonların veya sözde dünyayı kurtarmaya çalışıyoruz yaklaşımlarının bende yarattığı hayal kırıklığı nedeniyle bildiklerimi yazmaya çalışıyorum.


Pamuk yenmez diyor ve konuyla ne alakası var diyorsunuz.


Muhtemelen pamuk yağının (cotton seedoil) mutfaklık yağ tüketiminde önemli bir payı olduğunu bilmiyorsunuz. Keza, pamuk tohumu küspesinin de hayvan yemi olarak kullanıldığını muhtemelen bilmiyorsunuz. Pamuk yenmez diyip işin içinden çıkmaya çalışıyorsunuz. Hindistan’ın dünyanın önemli pamuk yağı üreticileriden biri olduğunu da ilave edeyim.

Şimdi çıkıp, Bt pamuk ile gıdanın alakası varmış, ben o yüzden çiftçi intiharlarını gündeme getirmiştim derseniz şaşmayacağım. Bu nedenle, konuyla ilgili olarak önce kararınızı veriniz: Bt pamuk üretimi ve çiftçi intiharları konu başlığıyla (Temiz Gıda Hareketi) alakalı mı, değil mi? Kararınıza göre devam ederiz.

Saygılarımla..

Serpent Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 05:59.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026