![]() |
|
|
|
#14 |
|
Ağaç Dostu
|
Üsküdar Belediyesi Validebağı Korusu toplantısı: 1.Bölüm Dostlarım, Dün akşam Saat 19.00 da Altunizade Kültür Merkezinde hazır ve nazır olacağımı duyurmuş ve daveti sizlerle de paylaşmıştım. Bilmem aranızdan gelen oldu mu? Oruç tutan asistanım neşe ve arkadaşlarının sofrasından istifade edip, akşamki mesaiye hazırlandım. Tabanvayla Cevizlibağ Tercüman Sitesindeki ofisten yola çıktım. Allahtan yağmur kesilmişti zira zalim minübüs şöförlerinin sıçrattığı sıçratmak ne kelime Tabanvay yolcularını yıkadığı güzergahtan bir kazaya uğramadan Taramvay durağına vardım. ( parantez açıp Minübüsçüler Odası üyesi olupta sitemizi ziyaret eden veya edecek olan dostlardan ricamdır. Zeytinburnu belediyesi Eski Tercüman gazetesi yeni Sabancı Holding arazisi önünden tramvay durağına giden yolu unutmuş görünüyor. Bütün gün minübüslerinizden indirdiğiniz yolcular sizin muhteşem formula sürüşleriniz sayesinde kahvaltılarıyla doldurdukları poşetleri çitin kenarına bırakıyorlar. Basmamak için keklik gibi sekerken bir de lastiklerinizin altından bir sel gibi üstümüze boşalan sulardan kaçacağız diye bel fıtığı olmamız yakındır.) Tramvayda bir boş yer bulup, Sirkeciye kazasız ulaştım. Üsküdar vapurunun saati yakın hızlı bir yürüyüş yapmam gerek. Karşıya geçiyorum duraktan Halk Ekmek büfesinin arkadaki kocaman yayla gibi alan varken kaldırımın üçte birini işgali nedeniyle insan trafiği tıkanınca hızım kesildi. Her seferinde kendime kızarım İstanbulun vapurları mı bitti bir sonrakine bin. Işıklara varıyoruz bu sefer de ışığın son anında kendine hala yeşil yandığını iddia edip yeşilde yaya trafiğinin içinde kalan veya ötede kalıp diğer taraftan akacak trafiği engelleyen ..... lara ( siz münasip bir lisanla doldurun bu kısmı ) söylenerek turnikeleri aşıp vapura kendimi attım. Üst kata çıkıp arka güverteye ulaştım. Güzel bir İstanbul akşamı keyfi yapacağım. İskeleden yavaş yavaş ayrılırken eskise de Yeni Cami, muhteşem Süleymaniye, Rüstempaşa, köprü, galata kulesi, gittikçe açılan panorama ile İstanbul Rabbim şükürler olsun İstanbul'da sağ ve sıhhatteyim. Aslında geceden kalma bir hüznüm var. Neşeleniyorum. Sevdiğim İstanbulu seyrediyorum gözlerim açık. Derin derin nefesler alıp İstanbulu kokluyorum. Ama. Yan koltuk komşum sigara içme özgürlüğünü kullanıyor. İstanbul yerine sigara dumanı çekiyorum. Hatırın büyük. (buradan da İDO ya sesleniyorum. Vapurlar bir toplu taşıma aracıdır. Benim açık havada sigara dumanı çekmeden oturma özgürlüğüm ne oluyor? Vapurların tamamında ve her yerinde sigara içmek yasaklanmalıdır. Hazret beni affet) Kızkulesi ve 15 sene oturduğum Salacakla hasret gideriyorum. Sinan'ın deryanın dudağına kondurduğu Şemsipaşa ya merhaba. Üsküdar meydanı malum inşaatler nedeniyle felaket. Üsküdar Altunizade otobüsüne doluşuyoruz. Tam Ticaret lisesinin orada gençler arasında itişmeler ellerinde kesici aletler birbirlerine saldıran gençler görüyoruz. Şiddet felaket her yerde. Adamın birisi söyleniyor. Gebertsinler birbirlerini diyor. Diğeri müdahil oluyor beyefendi sizin çocuğunuz da olabilir aralarında. Benim çocuğum böyle serserilerin arasında olmaz diyor. Pekala olabilir çocuk oralarda otobüs durağında. Belki de her an kim vurduya gidecek çocuğu haberi yok. Adama kaderle veya azrail le sözleşmeniz mi var. İstisnai diyorum. Sinirleniyor damı yoksa zaten orada mı inecekti iniyor. Altunizade de iniyorum otobüsten. Vakit var iyi geldim. |
|
|
|
|
|