![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 29-11-2009
Şehir: İstanbul - Gaziantep
Mesajlar: 1,194
|
Sevgili Ensar ve Sevgili Dogasever, İkinizi de yakından tanıyorum. Bu yüzden kısaca da olsa düşüncelerimi belirtmeye hakkım vardır diye düşünüyorum. EM'nin iyi bir ürün olduğunu ve rüştünü ispatladığını hiç kimse inkar edemez. Ki bir EM kullanıcısı olarak Ensar'da buna kendi bitkilerinde şahittir. Ayrıca EM'nin kirli suların arıtılmasında kullanılabileceğini de biliyoruz. Ancak Ensar sanırım burada yazılanların abartıldığını düşünerek eleştirel bir bakış açısıyla yazdı diye düşünüyorum. Sn. Dogasever, bu proje benimde desteklediğim bir proje. Bu yüzden yazdıklarım yanlış anlaşılmazsa sevinirim. Bu projede zayıf gördüğüm noktalar aşağıdaki gibidir. 1- Talihsiz bir şekilde uygulama havaların soğuduğu bir döneme denk gelmiştir. EM içindeki bakteriler için en iyi üreme ortamının 20 derece üstü sıcaklıklar olduğunu biliyoruz. Belki yaz aylarında başlansaydı çok daha verimli olacaktı. Ancak 4-5 derecelere kadarda bu bakteriler faaliyetlerini minimuma indirerek sürdürebiliyorlar. Biyolojik arıtma uygulamalarına baktığımızda kışında özellikle dinlendirme havuzlarına alınmış lağım sularında uygulamaların sürdüğünü biliyorum. Ancak 4-5 derece altında faaliyetlerin tümüyle durduğuna dair iddialar var. (Kaynak Tarım Mikrobiyolojisi, A. Kadir Halkman) Buradan yola çıkarak, bu minimum faaliyet nehri temizlemeye yeter mi veya bu kadar kısa sürede bu kadar etki gösterir mi üzerinde biraz daha tartışılması gerekir diye düşünüyorum. 2- Havalar soğuduğu için koku zaten kendiliğinden azalmıştı. Çünkü kokuya neden olan mikrooganizmalarda bu sıcaklıklarda faaliyetlerini minimuma indiriyorlar. Bu yüzden EM tek başına kokuyu giderdi diye bir iddia abartılı olur. 3- Nehre kirli sularını döken fabrikalar olduğu sürece bu türden uygulamalar gerçek etkisini gösteremeyecektir. Bu yüzden bu projenin bir ayağıda bu suların arıtılarak nehre verilmesi şeklinde olmalıdır. 4- Kurbağaların bir haftada yeniden üremesi biyolojik olarak mümkün gözükmüyor. Bu türden savunular projenin sorgulanmasına yol açar. 5- İşin mali bboyutuna ilişkin tartışma Sn. Dogasever'in yol parasına bu işi yapıyoruz şeklindeki iddiasından yola çıkmıştır ki bence buda biraz abartılı olmuş. Çünkü EM Agriton Doğal Ürünler Mikroorganizma Üretim Pazarlama ve Ticaret Ltd.Şti sonuçta ticari bir şirket ve sadece kamu hizmeti şeklinde bir yaklaşımı olmaz ve bu projeye aynı zamanda kar getiren bir proje olarak bakar diye düşünüyorum. Eğer aksi bir durum varsa ve bu projenin örnek olması açısından gerçekten cüzi miktarlara yapıldığı söyleniyorsa, Ensar veya Dogasever bu konuda iddialarını ispatlamalılar diye düşünüyorum. Umarım sözlerimde yanlış anlaşılma olmaz. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 04-05-2010
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 80
|
Acemi Caylak'ın yazdıklarına ek: Arıtma ve temizleme sudan arıtılacak maddelere bağlıdır. Kanalizasyon suyunu arıtmada içerisinde deterjanlar olsa dahi, bakterilerle arıtmak bir noktaya kadar olanaklı. Ancak deterjan türleri nedeniyle ne oldukları belirsiz bakteriler yeterli olmayacaktır. Fabrika artıklarında bulunan maddelerin büyük çoğunu ise bakterilerle arıtmak olanaksız. Dere gibi akan suyun içerisine bakteri dökerek te ev atıklarının arıtılması; işlemin periyodu ve homojenliği sağlayacak karıştırma nasıl yapılırsa yapılsın yine olanaksız. Yapılan işlemde EM nin hangi periyotla kullanıldını bilmiyorum ama, devam etmekte olan kanalizasyon atıklarının bu bakterilerle, arıtma tesisi kurulmadıkça arıtılması olacak iş değil. "Akan su pis tutmaz" sözünde akan su bir an kirletildi ise elbette pislik akıp gidecektir. Fakat burada akan su, 100 yıl öncesinin suyu değil; evlerden içerisine her türlü organik ve anorganik pislik, fabrikalardan kimyasallar katılarak suda çözünmüş ve askıda maddelerin yoğun olduğu su. Ve sürekli aynı karışım bir zamanlar canlıların yaşadığı yataktan geçip Marmara'yı boyluyor. Önümüzde 50 yıldan uzun süredir bildiğimiz; gelişmiş ülkelerin yaşadıkları kirlenme sorunu örnekleri varken biz sanayileşmeye başladığımızdan beri, bu örneği göz ardı edip çevremizi kirletmeye HALA devam ediyoruz. Ve temizlemenin, kirletmeyi önleme maliyetinin defalarca katı olduğunu bilerek. Girişim bence çok olumlu ancak temizleme böyle olmaz. Önce, kirliğiği yaratan, su içinde askıdaki maddelerin boyutlarına göre filtrelenmesi ile başlanır. Kirliliği yaratan eriyikler tespit edilir. Ki bunlar atılması zorunlu ise atılmalarına izin verilmiş olan maddelerdir. Sonra hangi yöntem ve maddelerle çökeltileceklerse çökeltilirler, hangi bakterilerle parçalanabiliyorlarsa, o bakteriler ve onlara yardımcı koşullar, diğer katkılar eklenerek yapılır. Ensar gibi bilgisi olanları bırakın biraz bilgisi olanlar için dahi göstermelik bir eylem bu.. Bizim usullerimize göre bir iş. Sayın Doğasever'in işe yarar bir iş yaptığına samimi olarak inandığını sanıyorum. Ancak, hemen yakın gelecekte yeni bir pazar oluşturup, sonra para kazanıp ortadan yok olmayı düşünüyorlarsa ben de karşıyım. Yapılan işin ne olduğunu ve ayrıntılarını bilmiyorum. Bu iş; Kilis belediyesinin bir zamanlar yaptığı gibi şehir şebeke suyuna 2 bidon zemzem karıştırıp reklamlarını yaptıklar şekildeyse Ensar'ın yanındayım. Ve Muratlı belediyesinin söylediği gibi 60.000 TL değerinde EM dereye cumburlop döküldüyse bırakın temizlemeyi kirlenmeye katkısı olmuştur. |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|