![]() |
|
|
|
|
|
#1 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 17-10-2018
Şehir: istanbul
Mesajlar: 462
|
Alıntı:
Benim merak ettiğimse edebiyat okuyup bilişim sektöründe çalışmış biri olarak, yeni başlayacağınız hayat için yaptığınız tüm bu hazırlıklarda nasıl oluyor da bu kadar bilgili olarak hareket edebiliyorsunuz? Sözüm yetkili mercilerle olan diyaloglarınız için değil tabii. Tabiri caizse işin mutfağı için yani tarlada ki alt yapı, inşaat... v.s. için. Tam bir deneyimli gibi hareket ediyorsunuz izlenimine kapıldım ve bu nasıl olabilir ki diye meraktayım ![]() |
|
|
|
|
|
|
#2 | |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,033
|
Alıntı:
![]() |
|
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 02-12-2019
Şehir: Muğla
Mesajlar: 57
|
Alıntı:
Dediğim gibi tatilimi bile sokakta geçirdim hangi ülke olursa olsun. Belirli bir maliyetin üzerinde bir şey almadan önce 3-4 ay düşünürüm. Ne marka ne model alacağıma, ne veyahut nereden alacağıma kadar verdikten sonra damdan düşen birilerini bulurum. Bu damdan düşen satın alan veyahut yapmak istediğim şeyi daha önce yapan birileridir genelde. Arazi alma sürecini zaten anlattım. Haziran 2019'da başlayan 4-5 aylık bir süreç. Biz zaten kararımızı önceden verdiğimiz için bugün arazimiz olsa ne yaparız diye araştırıyorduk. Tek eksiğimiz adını koymak ve fiilen harekete geçmekti. İnsanları görüşü, kültürü, yaşı ne olursa olsun ciddiye almak lazım. İnsanlara peşinen cahil, bilgili, mütevazi, ukala, zengin, fakir diye yaklaşınca fırsat kaçabiliyor veyahut zamanınızın boşa gitme ihtimali de doğuyor. Kimden ne öğrenileceği belli olmuyor. Biraz içgüdü ve şans işi. Köyde doğan, emlakçılık yapan, bilişim sektöründe çalışan, edebiyatçı olan, çiftçi olan nasıl öğrendiyse biz de öğreniyoruz. Şansımız ve avantajımız artık internet var ve büyük şehirlerde erişimimiz sınırsız. Köylerde yaşayan şu anda düzeni oturmuş ve çoluk çocuğa karışmış kişilerin %95'i köydeki büyüklerinden öğrendi bu işi. Onun için o insanlardan yenilik beklemeyin. Köylü kendi çocukları bile olsa yenilikçi zihniyeti eziyor zaten başımıza icat çıkarma diye. Mesela mısır silajını köylülerin iddialıyım %75'inden fazlası yanlış yapıyor. Mısır silajı demek ot çürütmek demek değildir. Aksine hiç çürütmeden, oksijen ile beslenen küf ve çürüme gibi etkenlere maruz bırakmadan, yani anaerobik bakteri ile fermante ederek mevcut besin değerini korumak/arttırmak ve kolay sindirilebilir hale getirmektir. Ayrıca, kompost konusunu, topraksız tarımı ve tahıl çimlendirme konusunu çok ciddiye almamız gerekiyor. Bu üç konuda da çok az miktarda çitfçi potansiyelin farkında. Dünya dikey tarıma gidiyor. Biz hala mazot peşinde traktör üstünde dekar başına 650-700kg mısır üretiyoruz. Kaynaklarımızı boşuna harcıyoruz. Köylüler verimli çalışmıyor, hatta çoğu köylü hiç çalışmıyor. Bizim köylerde elin gavuru derler küçümserler ama adamlar bilime güvenip, verimli çalışıp bizimkinden çok daha verimsiz toprak ve sulama koşullarında 2.5 ton mısır alıyor. Bizim köylü kahvede otursun. Geçen sene kim neyden ne kazanmış onu konuşsun. Senin benim gibi dışarıdan geleni kazıklamaya baksın. Başka işleri yok. Furya peşinde koşsun. Oooo Mahmut Amca geçen sene domatesi satmış şu kadar kazandı diye duyan hemen sera kurup domates ekiyor. Furyayı takip ettiklerinden dikkat edin patates, soğan, domates, salatalık ya kıtlıktadır **** sokaklara dökerler. Ağaçların var yılı yok yılı gibi. Şimdi mesela kuşkonmaz, muz serası ve lavanta moda. Üçünü de ekmeyeceğim. Özelleşme, uzmanlaşma yok. Her sene ekin değişiyor. Bilime güvenmeyi gübre ve ilaç kullanmak olarak algılıyorlar. Toprak dinlendirme, ekin rotasyonu, anız gibi konularda çok yanlış bilgiler üzerine tarım yapılıyor. |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 02-12-2019
Şehir: Muğla
Mesajlar: 57
|
Taş istinat duvarı
Taş istinat duvarı Bu istinat duvarı konusu belediyeden belediyeye göre değişiyor. Kimi belediye diyorki 1 metreyi geçemez, kimi diyorki 1 metreyi geçerse radye temel ve betonarme olmak zorunda. Kimi diyorki ben istinat duvarı filan ölçmem, projede gösterin yeter. Ayrıca tarım arazilerinde araziyi değiştirmemeniz gerekiyor. Diğer konularda olduğu gibi bu konuda da sancılı bir araştırma sürecinden sonra tarım'ın görüşü ve belediyenin sözü üzerine duvar ördürmeye karar verdik. Savunmamız kullanılabilir alan kaybımızın büyük olması ve verimli toprak üst tabakasının yağışta erozyona maruz kalması idi. Ayrıca DSİ tarafından onaylanmış kuyumuz eğer teraslamaya izin verilmese idi muhtemelen 1-2 seneye toprak altında kalırdı. Makul bulundu ve belirli sınırlar dahilinde yapın dediler. Arazinin panoramasını daha önce paylaşmıştım, 3 tane zeytin ağacı vardı işlenmiş, 4-5 tane ağaç ve gerisi çalı şeklindeydi. Biz hafriyata başlayana kadar 2 zeytini köklemişler birde tacını açmışlar, dikime hazır arazide duruyordu (kimin yaptığını bilmiyoruz). Bizde aldık komşunun bahçesine diktik. Birisi sağlam kaldı. Böğürtlen, çalı, ağaççık ne varsa temizlendi. Kuyu açarken farkettik, toprak kayması riski çok fazla ve tesviye gerekecek. Yarım günlük yağmurda yarıklar oluştu. Gidip hemen görüştük. Tesviyenin büyük kısmı bittiğinde yukarıda yaklaşık %1 eğimle 5 dönüm düz bir alanımız oldu. Aşağıda doldurulan kısımda ise yine 5 dönümlük %2.5 eğimli bir alan var. Kalan 4 dönümü ellemedik şimdilik. Duvarımız da yol boyunca gidiyor, arazi sınırlarına ve yola taşmamaya dikkat ettik. duvarın yüksekliğinin az olduğu bir kısım var, dibindeki kayaları çıkartmadık, yolun altını boşaltmayalım diye. Duvarın tamamı kepçe ile örüldü. Fotoğraflardaki kayaların ağırlığı 200 kilodan başlıyor, 8 tona kadar çıkıyor. Daha ufak taşları da duvarın arkasına dolgu malzemesi yaptık, bu hem toprağı tutacak hemde aradan suyun süzülmesini sağlayacak. Duvara %3 ila 5 geriye doğru eğim verildi. İlk mesajımda bahsettiğim taş ocağı görüntüsü bundan kaynaklı. İşimizi görecek büyüklükte kaya sevk edebilecek en yakın taş ocağı 24km mesafede idi. Fotoğraflarda yaklaşık 70 kamyon kaya görüyorsunuz. Kamyon başına 650 lira kaya için, 200 lira nakliyesi için istediler. Bizde tüm kayaları araziden çıkardık. İnanılır gibi değil. |
|
|
|
![]() |
|
|