agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Agaclar.net Çalışmaları, Projeleri, Etkinlikleri > Önceki Tohum Paylaşım Etkinlikleri (Tamamlananlar) > 2020-2021 Tohum Paylaşım
(https)




Beğeni Düzeni1314Beğeniler

Sadece okunabilir konu
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 03-10-2020, 17:36   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 11-02-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,144
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi malina Mesajı Göster
Son kontrol çok önemlidir. Doktora tez dönemimde, tez hocamın angaryasından kurtulmak için mesai dışı çalışırdım. Laboratuvardan çıkışım 21:00-22:00'ı bulurdu. Bölümü terk etmeden önce, bütün laboratuvar kapılarının kapalı olduğundan emin olurduk. Aksi durumda, nöbetçi, laboratuvardaki cihazlardan birinin önemli bir parçasını "rehin" alırdı. Ertesi gün bölüm başkanıyla kavga ederdiniz.

Koridora çıktım, biyoteknoloji laboratuvarının kapısını açık olduğunu gördüm. Kapatmak için gittiğimde, bir arkadaşımın çalıştığını fark ettim. Laboratuvara girdim, "hayırdır, bu lab da bu saate kalınmazdı" dedim. Çok kötü dedi. PCR bantları çok iyi gözükmüyor, dedi ve PCR jellerinin izlemesini yapılan cihazı çalıştırdı.

Gerçekten de bandlar çok silikti ama bantları görüntülemek için kullanılan ultraviyole lambayı çalıştırmadığını fark ettim. "Ultraviyole lambayı açsan, daha net görünür" dedim. Lambayı çalıştıran düğmeye bastım. PCR bantları canlı bir şekilde ortaya çıktı. "Son ütücü" olmak önemlidir.
Son kontrolü, organizasyonda hiç çalışmamış biriyle yaparsanız hayat kurtarır.

Başka bir örnek vereyim. Yine doktora öğrenciliğim döneminde, akademisyen olan sınıf arkadaşım verdiği ekoloji dersinin sınavına denek olarak katılıp katılmayacağımı sordu. Kabul ettim. Sınav çoktan seçmeli sorulardan oluşmuştu. Çok yüksek bir puan aldım. Sorularda bir kaç tane hata buldum. Arkadaşım itiraz etti. Bir sorunun iki tane doğru yanıtı var, ya yanıtlardan birini değiştir, ya da her ikisini de doğru kabul et. Kabul etti. Sınıfa sınavı yaptı. Çoğu benden düşük not aldı. Sınıfa fırçayı çekti, "bu dersi hiç almamış biri sizden yüksek not alıyor, kendinizden utanmalısınız" dedi. Sınıf kendisini savundu "Ama hocam, denek doktora öğrencisi" dedi. Hoca'da "bir önceki sınav deneği sizin gibi lisans öğrencisiydi, üstelik de edebiyat fakültesi öğrencisiydi" hücumunu yaptı. Sınıftan çıktım. Koridorda, epeyce güldüğümü hatırlıyorum.

Doku_Kültürcü Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 03-10-2020, 13:17   #2
Moderatör
 
Güler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 28,415
Galeri: 103
Ekip içinde en yaşlı üye benim. malina telefon ettiğinde " sağlığım iyi olduğu süre çalışırım" dedim.
Etkinlik için Manyas'dan geleceğim. İstanbul'dayken daha kolay ve rahat oluyordu. Eşim Oğuz bu sene İstanbul'a gelmek istemiyor, gelirse Gayrettepe'deki eve kapanacağını düşünüyor, köyün rahatlığı daha ağır bastı. Ben de onu burada tek başına bırakmak istemiyorum ama sanırım ikna etmek zor olacak ama telefonla konuşmayı çok sevdiğinden nasılsa sık sık konuşuruz diye düşünüyorum.

Çocuklar da İstanbul'a gelmemizi çok istemiyorlar. malina müsait olursa onda misafir olur, evle malina arasında gidip gelme olayını ortadan kaldırırsak bence bir mani olmaz gibi.

Beni düşündüren koliler; koliler malina'nın dediği gibi onun kuaför arkadaşına geliyor. malina oradan alıp eve getiriyor ve evin her tarafı kolilerle dolup taşıyor. Koliler bir tehlike arzeder mi? Koliler 2-3 gün beklerse bir ihtimal üzerinde virüs varsa tehlike arzeder mi? Eldiven kullansak da sık sık ellerimizi yıkamak zorunda kalacağımız belli.

Şu ana kadar bende virus yok, bildiğim kadarı ile malina ve Zafer'de de yok. Bu çalışma anında araya devamlı bir mesafe koymak da mümkün değil. Maske önceleri takarız ama bu ne kadar devam eder onu da bilemem çünkü çalışma anında iyice kendimizden geçiyoruz.

Sağlık hizmetinde çalışan arkadaşlar nelere dikkat etmemiz gerekeni daha detaylı yazarlarsa bildiklerimize ekler ona göre hareket etmeye çalışırız.

(Ahh ah agaclar.net, sana olan sevgimiz nelere kadirmiş)

Güler Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 03-10-2020, 17:01   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 11-02-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,144
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Güler Mesajı Göster
Ekip içinde en yaşlı üye benim. malina telefon ettiğinde " sağlığım iyi olduğu süre çalışırım" dedim.
Etkinlik için Manyas'dan geleceğim. İstanbul'dayken daha kolay ve rahat oluyordu. Eşim Oğuz bu sene İstanbul'a gelmek istemiyor, gelirse Gayrettepe'deki eve kapanacağını düşünüyor, köyün rahatlığı daha ağır bastı. Ben de onu burada tek başına bırakmak istemiyorum ama sanırım ikna etmek zor olacak ama telefonla konuşmayı çok sevdiğinden nasılsa sık sık konuşuruz diye düşünüyorum.

Çocuklar da İstanbul'a gelmemizi çok istemiyorlar. malina müsait olursa onda misafir olur, evle malina arasında gidip gelme olayını ortadan kaldırırsak bence bir mani olmaz gibi.

Beni düşündüren koliler; koliler malina'nın dediği gibi onun kuaför arkadaşına geliyor. malina oradan alıp eve getiriyor ve evin her tarafı kolilerle dolup taşıyor. Koliler bir tehlike arzeder mi? Koliler 2-3 gün beklerse bir ihtimal üzerinde virüs varsa tehlike arzeder mi? Eldiven kullansak da sık sık ellerimizi yıkamak zorunda kalacağımız belli.

Şu ana kadar bende virus yok, bildiğim kadarı ile malina ve Zafer'de de yok. Bu çalışma anında araya devamlı bir mesafe koymak da mümkün değil. Maske önceleri takarız ama bu ne kadar devam eder onu da bilemem çünkü çalışma anında iyice kendimizden geçiyoruz.

Sağlık hizmetinde çalışan arkadaşlar nelere dikkat etmemiz gerekeni daha detaylı yazarlarsa bildiklerimize ekler ona göre hareket etmeye çalışırız.

(Ahh ah agaclar.net, sana olan sevgimiz nelere kadirmiş)
Ben ziraat mühendisiyim, bitki doku kültürü laboratuvarında çalışırken, lateks eldiven takarız ( Lateks allerjiniz varsa nitril eldiven kullanın).

Yiyecek ve içecek tüketmeyiz. Buna karşılık, sık sık mola verebilirsiniz.

Herhangi bir nedenle burnunuza veya ağzınıza dokunmanız gerekirse (kaşınma olabilir) tahta çubuk kullanarak burnunuzu, kafanızı kaşıyabilirsiniz. "Sen çalışırken ne yapıyorsun" diye sarabilirsiniz. Paslanmaz çelik pensetlerden bir tanesini bu işi için ayırdım. Bir kavanoz içerisinde duruyor. Kullandıktan sonra, her ihtimale karşı ucunu pürmüz aleviyle yakıyorum, soğuması için kavanozun üzerine yatay şekilde koyuyorum (bir defasında diklemesine kavanoz içerisine bırakmıştım ve kavanoz parçalanmıştı, bu bana ders oldu). Pürmüz kullanmak çok kişinin çalıştığı bir ortamda kaza riskini artırır, bu nedenle bir kısmına kolonya doldurduğunuz bir küçük kavanoz kullanabilirsiniz. Tahta çubukları kullandıktan sonra bu kolonya içerisine daldırabilirsiniz.

Eldivenleri mola için çıkardığınızda, tekrar kullanmayın, yenisini kullanın.

Covid-19 virüsü dayanıklılık süresiyle ilgili bir çalışma buldum. Neeltje van Doremalen ve çalışma arkadaşlarının yaptığı bu çalışmada belirtildiğine göre 24 saat sonunda karton üzerinde aktivitesini kaybediyor. Siz, fazladan bir 24 saat daha bekletip çalışabilirsiniz. İlgili makale: https://www.medrxiv.org/content/10.1...217v2.full.pdf

Kolay gelsin....


Düzenleyen Doku_Kültürcü : 03-10-2020 saat 19:38 Neden: düzeltme
Doku_Kültürcü Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 04-10-2020, 10:05   #4
Ağaç Dostu
 
Portakal Rengi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-02-2018
Şehir: Muğla
Mesajlar: 734
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Güler Mesajı Göster
Ekip içinde en yaşlı üye benim. malina telefon ettiğinde " sağlığım iyi olduğu süre çalışırım" dedim.
Etkinlik için Manyas'dan geleceğim. İstanbul'dayken daha kolay ve rahat oluyordu. Eşim Oğuz bu sene İstanbul'a gelmek istemiyor, gelirse Gayrettepe'deki eve kapanacağını düşünüyor, köyün rahatlığı daha ağır bastı. Ben de onu burada tek başına bırakmak istemiyorum ama sanırım ikna etmek zor olacak ama telefonla konuşmayı çok sevdiğinden nasılsa sık sık konuşuruz diye düşünüyorum.

Çocuklar da İstanbul'a gelmemizi çok istemiyorlar. malina müsait olursa onda misafir olur, evle malina arasında gidip gelme olayını ortadan kaldırırsak bence bir mani olmaz gibi.

Beni düşündüren koliler; koliler malina'nın dediği gibi onun kuaför arkadaşına geliyor. malina oradan alıp eve getiriyor ve evin her tarafı kolilerle dolup taşıyor. Koliler bir tehlike arzeder mi? Koliler 2-3 gün beklerse bir ihtimal üzerinde virüs varsa tehlike arzeder mi? Eldiven kullansak da sık sık ellerimizi yıkamak zorunda kalacağımız belli.

Şu ana kadar bende virus yok, bildiğim kadarı ile malina ve Zafer'de de yok. Bu çalışma anında araya devamlı bir mesafe koymak da mümkün değil. Maske önceleri takarız ama bu ne kadar devam eder onu da bilemem çünkü çalışma anında iyice kendimizden geçiyoruz.

Sağlık hizmetinde çalışan arkadaşlar nelere dikkat etmemiz gerekeni daha detaylı yazarlarsa bildiklerimize ekler ona göre hareket etmeye çalışırız.

(Ahh ah agaclar.net, sana olan sevgimiz nelere kadirmiş)
Korunma konusunda dikkatli olduğum için birikimlerimden öneriler :
Karton, pamuklu kumaş bir gün içinde dokunulabilir oluyormuş. Sizi asıl riske sokacak malzeme naylon poşetler. Ben, göndermeden önce dezenfekte edeceğim poşetleri. Ama bu yeterli olmayacak. Çünkü kargo poşeti plastik ve çok kişi dokunacak. Plastikler eve girmeden önce dezenfekte edilirse riske girmezsiniz.
Kullandığım yöntem : 5 lt suya 1 çay bardağı çamaşır suyu ekleyerek bir solüsyon hazırlıyorum. (Ameliyathane dezenfekte etmek için kullanılabilen oranlar.) Bunu kapaklı bir kaba döküp, merdivene koyuyorum. Plastik ambalajlar silinerek içeri alınıyor. Buradaki sorun onca poşetin nasıl temizleneceği. Toplu daldırma kullanılabilir düşüncesindeyim.
75 °C lik fırında bekleterek de virüsten kurtulunuyor. Plastik bu sıcaklığa dayanabilir, tohumlar da bu sıcaklığa dayanabilir mi? Seçenek olabilir.
Konu hakkında daha bilgili olanlardan gelecek önerileri de bekliyorum. Bize de yardımı olacaktır.
Emeği geçecek olanlara şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum. Kolaylıklar diliyorum.

Portakal Rengi Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 04-10-2020, 14:13   #5
Ağaç Dostu
 
Şeftali çiçeği's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-07-2019
Şehir: Yalova
Mesajlar: 165
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Portakal Rengi Mesajı Göster
Korunma konusunda dikkatli olduğum için birikimlerimden öneriler :
Karton, pamuklu kumaş bir gün içinde dokunulabilir oluyormuş. Sizi asıl riske sokacak malzeme naylon poşetler. Ben, göndermeden önce dezenfekte edeceğim poşetleri. Ama bu yeterli olmayacak. Çünkü kargo poşeti plastik ve çok kişi dokunacak. Plastikler eve girmeden önce dezenfekte edilirse riske girmezsiniz.
Kullandığım yöntem : 5 lt suya 1 çay bardağı çamaşır suyu ekleyerek bir solüsyon hazırlıyorum. (Ameliyathane dezenfekte etmek için kullanılabilen oranlar.) Bunu kapaklı bir kaba döküp, merdivene koyuyorum. Plastik ambalajlar silinerek içeri alınıyor. Buradaki sorun onca poşetin nasıl temizleneceği. Toplu daldırma kullanılabilir düşüncesindeyim.


Sn Portakal Rengi, o solüsyon fısfıs şişelere doldurulup gelen bütün poşetlere sırayla sıkılabilir. İnanın bana silmekten çok daha pratik olacaktır. Her boy plastik boş fısfıs şişeleri büyük marketlerde bulunuyor.


Düzenleyen Şeftali çiçeği : 05-10-2020 saat 14:11
Şeftali çiçeği Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 04-10-2020, 16:06   #6
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 30-09-2020
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 11
Fısfısla veya solisyonla olmaz arkadaşlar. Paketleyen arkadaşlar ve kargoyu alan arkadaşlar ellerini işleri bitene kadar ağzına götürmeyecek en kolay yolu bu korunmanın. Elden virüs kapılmıyor. Herkes dikkat edecek.

tanery Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 03-10-2020, 14:24   #7
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 29-09-2020
Şehir: Kahramanmaraş
Mesajlar: 17
gerçekten çok zahmetli buz dağınım görünmeyen kısmı...

Baruthane Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 03-10-2020, 18:03   #8
Moderatör
 
Güler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 28,415
Galeri: 103
Teşekkürler Doku_Kültürcü.

Güler Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 04-10-2020, 00:11   #9
Ağaç Dostu
 
celalim01's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-09-2013
Şehir: adana-kozan
Mesajlar: 2,212
Şuan zamanım var sayılır. Yoğun bir dönem yaşadık. Evim uzun zamandır tadilat nedeniyle zaman sıkıntısı ve sonrasında eğitimci olmamızın getirdiği yoğunluk, günün 6 saati bende ,eşimin ve kızımın bilgisayar başında dersler nedeniyle geçirdiği süreyi göz önüne alırsak zaman sorunu yaşamamız çok oldu. Bazen günde 12-13 saat bilgisayar açık kalmak zorunda oldu. sağlık açısından evet ama uzaktan eğitimde yıprandık. Bilgisayarı olmayan çocuklara evimizde ödevler hazırlayarak verdik. Kendimize ayırdığımız kısa zaman sürelerinde de olsa etkinlik için tohum oluşturmaya başlamak istiyorum hafta içinde. Hayırlısı diyelim. Yıllardır bulunduğum ve memnuniyet yaşadığım bir site. Daha önce bilmediğim bir çok bilgiyi burada öğrendim.Memnunum burada olduğum için.

celalim01 Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 04-10-2020, 10:35   #10
Moderatör
 
Güler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 28,415
Galeri: 103
Teşekkür ederim sayın Portakal Rengi.

Güler Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 04-10-2020, 14:12   #11
Yeni Üye
 
minedo's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-02-2013
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 12
Merhaba uzun yıllar istanbulda yaşamış ve formlardaki bahçeleri bostanları imrenerek takip etmiş biri olarak sonunda memleketimde küçük çaplıda olsa toprakla uğraşabilme imkanım olacak,Bu sene tohumlardan istifade eden seneyede paylaşabilen olma ümidi ile emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler....

minedo Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 04-10-2020, 15:59   #12
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 30-09-2020
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 11
Gül tohumu paylaşan yok mu? Şöyle güzel kokan pembe kırmızı irice olan güllerden olan yokmudur

tanery Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 06-10-2020, 09:31   #13
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 01-01-2019
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 54
***. Eski üyeler için de değişiklikler var mı.

fth0507 Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 06-10-2020, 12:24   #14
Ağaç Dostu
 
tropikalist's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-06-2019
Şehir: Kahramanmaraş
Mesajlar: 478
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi fth0507 Mesajı Göster
***. Eski üyeler için de değişiklikler var mı.

sizin şu an etkinliğe katılmada bir sıkıntınız yok tüm kurallara uygunsunuz 30 eylülden önce kayıt tarihi ve 10 mesajdan fazla yani eğer önceden tohum isteyip paylaşmamışsanız bilemem tabi

tropikalist Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 07-10-2020, 23:53   #15
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 30-08-2020
Şehir: Kuşadası
Mesajlar: 3
10 mesaj isteği benim gibi yeni katılanlar için biraz zorlayıcı olacak. Tohum paylaşımı etkinliğini görünce çok heyecanlanmıştım. Daha aktif olmaya çalışacağım umarım bu tarihten sonra atılan mesajlar geçerli olur.

Duman Efe Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 08-10-2020, 21:08   #16
Ağaç Dostu
 
obabilgesi's Avatar
 
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İstanbul/Balıkesir
Mesajlar: 428
Arkadaşlar eminim biryerlerde tartışılmıştır ama tekrar dile getirmek istedim.
Bazen gerçekten çok özel tohumlar takasa konuluyor. Ama talep eden kişi nedense türe özel izolasyonu sağlamadan üretim yaparak tekrar tohum alıyor ve aldığı tohumları takasa sunuyor...
Bu şekilde farkında olmadan türün özelliklerini bozuyoruz lütfen en azından tohum alacağınız sebzeye veya meyveye özel izolasyon önlemini alalım. Eğer böyle devam edersek görüntüde olmasa bile kuşaktan kuşağa özelliklerinde farklılaşmış, bozulmuş ürünler elde edeceğiz. Siz de biliyorsunuz ki birçok bitki çok çok az da olsa yabancı tozlaşmaya açık oluyor. İhtimal var yani, o yüzden lütfen işimizi garantiye alalım.

obabilgesi Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 08:55   #17
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 10-10-2020
Şehir: Samsun
Mesajlar: 1
Merhaba, yeni paylaşım alanı hayırlı olsun. Foruma yeni üye oldum. 10 mesaj göndermeden tohum paylaşımında bulunamıyormuyuz acaba?

uguralper Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 12:05   #18
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,031
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi uguralper Mesajı Göster
Merhaba, yeni paylaşım alanı hayırlı olsun. Foruma yeni üye oldum. 10 mesaj göndermeden tohum paylaşımında bulunamıyormuyuz acaba?
10 mesaj ve 30.9.2020'den önce üye olma şartı var maalesef.

malina beğendi.
MeyveliTepe Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 13:57   #19
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-06-2013
Şehir: ankara
Mesajlar: 380
Bir ricam olacak. Herkes kullandığı, tükettiği ürün hakkında düşüncelerini yazsa olmaz mı?
Yıllardır tohum dağıtılıyor ama genelde değişmeyen kısımlar Bitki tipi ve gelişim durumu ve Meyvelerinin ayırt edici özellikleri.
Bu kısımlar neden alıntılanıyor, neden kendi düşünceleriniz eklenmiyor ek bir şey eklenemez mi ürünü tüketenler anlam veremiyorum. Ürün verimli, lezzetli ya da yavan olabilir. Bir kıyaslama bile yapılabilir. Kahvaltılık mı, salçalık mı, sizi çeken ya da beğenmediğiniz yanları nedir? bunları bence tohum paylaşanların dikkate alması gerekiyor. Koca bir sezon gelen ürünleri lezzetini ya da formunu hayal ederek geçirmek yerine bunu daha geniş bir şekilde ele almak iyi olabilir. Örneğin geçen yıl çok övülen lezzette en az 10 domates tohumu aldım ama beğendiğim 3'ü geçmedi. Bilseydim ekmezdim dediklerim oldu. Bir derecelendirme ölçeği olabilir. Kişiden kişiye değişebilir bu durum elbette ama önem arz ediyor bence. En azından taze tüketilebilen ürünler için.

malina, Zekoş, TCM ve 2 kişi beğendi.
bilenyum Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 14:55   #20
Ağaç Dostu.
 
Zekoş's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-05-2009
Şehir: ÇORUM
Mesajlar: 816
Galeri: 4
Sn.Bilenyum öneriniz bilgilere eklense cok güzel olur.Ama şunu da söylemeliyim herkesin ağız tadı cok farklı..Mesela siz alakır etlisini hic begenmemissiniz benim en sevdigim domatesler arasinda...Şekil olarak da tad olarak da... Ve en sevdigim yonü kabugunun rahatca soyulması hic ugrastirmıyor
Ayrica bilgilere soyle bir ayrıntı eklenebilir ..ürünü nasıl degerlendirdigi..Buna da bir örnek vereyim mesela beyaz ceri domates..fideler karisinca cogunluk ondan çıkti ye ye bitmiyor cocukta da cok yok

Zekoş Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 15:33   #21
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 20-06-2013
Şehir: ankara
Mesajlar: 380
Sn. Zekoş, dediğiniz gibi herkesin ağız tadı farklı. Alakır'ı 1 meyvesinden denemiştim. O iyi değildi ama sonraki mahsüller de daha iyi bir lezzeti vardı. Bu nedenle düşüncem onun için değişti.

Zekoş beğendi.
bilenyum Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 16:29   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 08-10-2020
Şehir: Sivas
Mesajlar: 3
Selamlar,

Şartlar itibari ile tohum paylaşım etkinliğinden faydalanamayacağım galiba.

Bu sene bahçeye tesadüf ektiğimiz ve yetiştirilmesi konusunda pek te önemsemediğimiz domatesler beni çok şaşırttı.

Türü araştırdığıma göre Siyah Kırım domatesi imiş. Tadı çok güzeldi.

Bu domatesin orijinal tohumlarından nasıl temin edebilirim. Beni yönlendirebilir misiniz.

Şimdiden teşekkür ederim.

Eklenen Resimler
 
TuranBozbek Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 16:29   #23
Ağaç Dostu.
 
Zekoş's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-05-2009
Şehir: ÇORUM
Mesajlar: 816
Galeri: 4
Aslında sizin isteginizi sanirim Sn.Hosseda idi yerine getirmisti..Paylastigi butun ürünlere puan vererek degerlendiriyordu.Devam ettiren olmadi ama..Forumda sayılı birkac kisi ciddiye alıp güzel tanıtım yapiyor..digerleri kolaya kaçıyor..dogruya dogru😃

Zekoş Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 22:16   #24
TCM
Ağaç Dostu
 
TCM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,895
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi bilenyum Mesajı Göster
Bir ricam olacak. Herkes kullandığı, tükettiği ürün hakkında düşüncelerini yazsa olmaz mı?
Yıllardır tohum dağıtılıyor ama genelde değişmeyen kısımlar Bitki tipi ve gelişim durumu ve Meyvelerinin ayırt edici özellikleri.
Bu kısımlar neden alıntılanıyor, neden kendi düşünceleriniz eklenmiyor ek bir şey eklenemez mi ürünü tüketenler anlam veremiyorum. Ürün verimli, lezzetli ya da yavan olabilir. Bir kıyaslama bile yapılabilir. Kahvaltılık mı, salçalık mı, sizi çeken ya da beğenmediğiniz yanları nedir? bunları bence tohum paylaşanların dikkate alması gerekiyor. Koca bir sezon gelen ürünleri lezzetini ya da formunu hayal ederek geçirmek yerine bunu daha geniş bir şekilde ele almak iyi olabilir. Örneğin geçen yıl çok övülen lezzette en az 10 domates tohumu aldım ama beğendiğim 3'ü geçmedi. Bilseydim ekmezdim dediklerim oldu. Bir derecelendirme ölçeği olabilir. Kişiden kişiye değişebilir bu durum elbette ama önem arz ediyor bence. En azından taze tüketilebilen ürünler için.
Paylaşımlarımda mümkün olduğunca ayrıntılı yazıyorum. Özellikle kataloglarımda. İkili üçlü karşılaştırmalarını yeme efektleriyle bile yapıyorum. Bazen 'yeter artık' diyecekler diye de çekiniyorum.

Ancak @ Zekoş un dediği gibi beğeni olayı apayrı bi şey, damak tadı herkesin farklı. Misal sizin 9/10 verdiğiniz Russian Cossack Domatesini hanım hayatta yemez, ben ise yerim ama aramam. Rus domateslerinin tadını bırakın rengi bile irrite ediyor eşimi, 'yemeklerde ne bunlar böyle siyah-mor rengini bulaştıracak' diye. 6-7/10 verdiğiniz Bulgar domatesi ise (bu arada bunlar benim bulgar domatesleri değil, dışı da içi de benzemiyor, karışıklı olmasın) bizim en sevdiğimiz üç domatesten biri, ağızda eriyen, incecik kabuklu, şeker gibi tadı, bol etli sulu yapısı ve düzgün hatlarıyla yemekler için ideal bizce.

Bu ara yeri gelmişken 'blue beauty domatesi' tartışmasız şu ana kadar kim baktıysa çok beğendi ve bizim zirvemizde. Hafize Baliç ile ilgili yazınıza katılıyorum.

TCM Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 17:18   #25
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,246
Galeri: 88
Ne kadar ekmek o kadar köfte

Tohum alanların da bir kısmı gerekli dönüşleri çok az yapıyor bir kısmı hiç yapmıyor. Yazdığınız onca ayrıntının işe yaradığını bilmezseniz, yapmaya istekli olmazsınız...

Takip etmedim ama Hosseda'ya verdiğin puanlarla aynı fikirdeyim ya da ben şunu daha çok sevdim diye geri dönüş olmuş muydu?

Zekoş, bilenyum ve g.c. beğendi.
malina Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 11-10-2020, 00:04   #26
Ağaç Dostu.
 
Zekoş's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-05-2009
Şehir: ÇORUM
Mesajlar: 816
Galeri: 4
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi malina Mesajı Göster
Ne kadar ekmek o kadar köfte

Tohum alanların da bir kısmı gerekli dönüşleri çok az yapıyor bir kısmı hiç yapmıyor. Yazdığınız onca ayrıntının işe yaradığını bilmezseniz, yapmaya istekli olmazsınız...

Takip etmedim ama Hosseda'ya verdiğin puanlarla aynı fikirdeyim ya da ben şunu daha çok sevdim diye geri dönüş olmuş muydu?
Sevgili Malina söylediklerinizde haklılık payı cok ama derecelendirmenin geri donüs olmasa da mutlaka faydasi var.Çünkü insanda merak uyandırıyor o ürünü daha dikkatle takip ediyorsun..Mesela ben bulgar domatesini sırf Sn.TCM nin övgusu yuzünden ektim itiraf ediyorum
Biraz iyimser bakış olacak ama belki de arkadaslar birbirlerinin damak zevkine saygi duyduklarindan dönüs yapmiyordur Ben samimi oldugum kisilere mutlaka ektigim urünun iyi **** kötü sonucunu bildiriyorum onuda belirteyim..

malina beğendi.
Zekoş Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 11-10-2020, 00:13   #27
Ağaç Dostu.
 
Zekoş's Avatar
 
Giriş Tarihi: 03-05-2009
Şehir: ÇORUM
Mesajlar: 816
Galeri: 4
Sn.TCM yazdıklarınızı anlamakta biraz zorlandım ama okurken aklima baska bir detay geldi.Domatesteki özellikleri hep tozlasmaya bağlamışsınız..Peki büyüklügü, lezzeti, şekli bakımla alakalı olamaz mı?

Zekoş Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 22:27   #28
TCM
Ağaç Dostu
 
TCM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,895
Bir kaç sorum olacak, şu ana kadar cevabını bulamadım ve forumda da okumadığımı sanıyorum...

Tohum alınacak misal domatesler var karşımızda. Mümkünse çaprazlaşma olma ihtimalini azaltmak için ilk meyvelerden farklı türlerden uzak duran meyvelerden, türünün örneğini en güzel yansıtan en sağlam ve güzel domateslerden tohum alıyoruz. Buraya kadar tamam.

Bu özelliklere uyan 10 tane domatesimiz oldu, karşımıza dizdik. Üstteki özellikleri karşılıyorlar ama bir kaç tanesi de çok güzel. 10 taneyi birden 10 a kadar puan verdik kağıt üzerinde ve hepsinden 100 er tane tohum aldık. Elimizde toplamda 1.000 tane tohum oldu. Bunların 100 ünü dağıtacak olsak bir kısmı kendimize bir kısmı foruma eşe dosta vs.

Bu 100 tohumu nasıl seçelim. 10 puan verdiğimiz en güzel domatesten mi almalı diğerlerini es geçerek, Yoksa ilk beş domatesten 20 şer tohum alıp karıştırarak mı saklayacağımız tohumları elde etmeli. Yoksa her domatesten 10 ar tohum alıp karıştırarak mı 100 tohumu elde etmeli.

Ben şimdiye kadar en güzelinden tohum aldım, misal üç yıldır birer kg. gelen bulgar domateslerinden tohum aldım. Ancak sanırım hatalı bu uygulama, çünkü tek domatesten tohum alarak çaprazlaşma riskini de arttırmış olmaz mıyız?

sernur ve bilenyum beğendi.
TCM Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 20-10-2020, 18:49   #29
Ağaç Dostu
 
birnefestoprak's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-07-2012
Şehir: Ankara/Morgantown
Mesajlar: 2,797
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi TCM Mesajı Göster
Bir kaç sorum olacak, şu ana kadar cevabını bulamadım ve forumda da okumadığımı sanıyorum...

Tohum alınacak misal domatesler var karşımızda. Mümkünse çaprazlaşma olma ihtimalini azaltmak için ilk meyvelerden farklı türlerden uzak duran meyvelerden, türünün örneğini en güzel yansıtan en sağlam ve güzel domateslerden tohum alıyoruz. Buraya kadar tamam.

Bu özelliklere uyan 10 tane domatesimiz oldu, karşımıza dizdik. Üstteki özellikleri karşılıyorlar ama bir kaç tanesi de çok güzel. 10 taneyi birden 10 a kadar puan verdik kağıt üzerinde ve hepsinden 100 er tane tohum aldık. Elimizde toplamda 1.000 tane tohum oldu. Bunların 100 ünü dağıtacak olsak bir kısmı kendimize bir kısmı foruma eşe dosta vs.

Bu 100 tohumu nasıl seçelim. 10 puan verdiğimiz en güzel domatesten mi almalı diğerlerini es geçerek, Yoksa ilk beş domatesten 20 şer tohum alıp karıştırarak mı saklayacağımız tohumları elde etmeli. Yoksa her domatesten 10 ar tohum alıp karıştırarak mı 100 tohumu elde etmeli.

Ben şimdiye kadar en güzelinden tohum aldım, misal üç yıldır birer kg. gelen bulgar domateslerinden tohum aldım. Ancak sanırım hatalı bu uygulama, çünkü tek domatesten tohum alarak çaprazlaşma riskini de arttırmış olmaz mıyız?
Eğer belli bir özellik için tohum seçimi yapmayacaksanız, bütün tohumları karıştırıp içinden aldıklarınızı yetiştirmeniz, başkalarına verirken de o karışımdan vermeniz daha iyi olur. Bu şekilde bitkinin genetik çeşitliliğini daha iyi korumuş olursunuz. İri meyveli olanları daha çok seviyor olabilirsiniz ancak o karışım içinde daha ufak meyveli olup daha erken olgunlaşan meyveler de vardır.

birnefestoprak Çevrimdışı   Başa Dön
Eski 10-10-2020, 22:56   #30
TCM
Ağaç Dostu
 
TCM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,895
Hemen diğer soru, üsttekiyle de ilgili; geçenlerde bir yerde geçti ve yorum yaptım ama devamı gelmedi. Nedir bu çaprazlaşma, ne zaman oluşur ve ne zaman yani hangi tohumda çaprazlaşan genlerin özelliği ortaya çıkar. Bir de çaprazlaşan tek domatesin bütün tohumları aynı özelliği mi gösterir.

Fazla olmayan deneyimlerimden çıkardığım sonuçlar; Dediğim gibi genelde tek ve en güzel domatesten tohum aldım hep, bu yıl ektiğim Hafize Baliçlerin (20-25 adet) iki tanesi çeri kadar olmasa da iri ceviz kadar küçük ve çeri gibi sık oldu. Demek ki mantıklı olmasa da tek bir domatesin tohumları bile farklı özellik gösterebiliyor. Buna diğer örnek; bu yıl bir veya iki karpuzdan aldığım tek bir çeşidin (Bradford karpuz, uzun yeşil renkte, daha koyu yeşil bantlarla uzunlamasına çevrili, açık sütlü kahve renginde küçük çekirdekleri olan şeker gibi baklava gibi [bu yorumu az önce tadına bakan komşum yaptı] beyaz tarafı bile tatlı ağızda dağılan bir çeşit) tohumlarını ektim. Çıkan karpuzlara baktığımda; önceki yıllarda ektiğim ay yıldız karpuzun desenlerini gördüm üç dört tanesinin üzerinde, yine daha önce ektiğim küçük karpuzun iri çekirdeklerini, başka bir yerli karpuzun dış kabuk rengini gördüm. Ben yine de her açıdan Bradforda benzeyen karpuzların tohumlarını aldım. Peki aynı türün çekirdek yapısı farklı olabilir mi?

Farklı farklı yerdeki biberlerimde iki yıl önce ektiğim siyah biberin rengini, üç yıl önce ektiğim habanero biberin tadını ve uç kısmındaki kıvrıklığı gördüm. Nasıl oluyor bu işler...

Biberimiz tatlı çarliston tohumundan ekildi, büyüdü ve kendi çiçeklerini verdi. Peki çarliston biberimizin üzerindeki iki adet olgun çiçeğin birinin dişi organına kendini bilmez bir bumble arısı sivri acı biberin erkek polenlerini kondurdu. Bir başkası da yanındaki çiçeğe küçük süs acı biberinin erkek polenlerini kondurdu. Peki bu meyve tutan çiçeklerde o yıl çaprazlaşmış farklı türlerin çıkması gerekmiyor mu? Bir arkadaş o yıl çıkmaz farklı özellikler demişti geçen bana mantıklı gelmese de tamam peki yukarıda örneğini verdiğim habanero biberdeki gibi niye üç yıl sonra ortaya çıkıyor özellikleri.

Kafanız karıştı di mi... Şu fıkraya benzedi; Temel yatakta bir sağa bir sola oflaya puflaya dönüp dururken karısını da uyutmamış. Ula Temel ne oflayıp pufluyorsun deyince Temel de söylemiş 'bizim komşu Dursun a borcum vardı ya, işte ödeyemedim onu daha'. Açmış telefonu Dursun a bizim Fadime 'ula Dursun benim adamın sana borcu vardı ya' ... 'He vardı' ... 'İşte o borcu ödemeyecek benimki' deyip kapatmış telefonu Dursun un suratına, kocasına da dönüp yat artık demiş, şimdi o düşünsün...

TCM Çevrimdışı   Başa Dön
Sadece okunabilir konu

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 19:38.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2026