![]() |
|
|
|
|
|
#1 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 11-02-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,144
|
Alıntı:
Koridora çıktım, biyoteknoloji laboratuvarının kapısını açık olduğunu gördüm. Kapatmak için gittiğimde, bir arkadaşımın çalıştığını fark ettim. Laboratuvara girdim, "hayırdır, bu lab da bu saate kalınmazdı" dedim. Çok kötü dedi. PCR bantları çok iyi gözükmüyor, dedi ve PCR jellerinin izlemesini yapılan cihazı çalıştırdı. Gerçekten de bandlar çok silikti ama bantları görüntülemek için kullanılan ultraviyole lambayı çalıştırmadığını fark ettim. "Ultraviyole lambayı açsan, daha net görünür" dedim. Lambayı çalıştıran düğmeye bastım. PCR bantları canlı bir şekilde ortaya çıktı. "Son ütücü" olmak önemlidir. Son kontrolü, organizasyonda hiç çalışmamış biriyle yaparsanız hayat kurtarır. Başka bir örnek vereyim. Yine doktora öğrenciliğim döneminde, akademisyen olan sınıf arkadaşım verdiği ekoloji dersinin sınavına denek olarak katılıp katılmayacağımı sordu. Kabul ettim. Sınav çoktan seçmeli sorulardan oluşmuştu. Çok yüksek bir puan aldım. Sorularda bir kaç tane hata buldum. Arkadaşım itiraz etti. Bir sorunun iki tane doğru yanıtı var, ya yanıtlardan birini değiştir, ya da her ikisini de doğru kabul et. Kabul etti. Sınıfa sınavı yaptı. Çoğu benden düşük not aldı. Sınıfa fırçayı çekti, "bu dersi hiç almamış biri sizden yüksek not alıyor, kendinizden utanmalısınız" dedi. Sınıf kendisini savundu "Ama hocam, denek doktora öğrencisi" dedi. Hoca'da "bir önceki sınav deneği sizin gibi lisans öğrencisiydi, üstelik de edebiyat fakültesi öğrencisiydi" hücumunu yaptı. Sınıftan çıktım. Koridorda, epeyce güldüğümü hatırlıyorum. |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Moderatör
|
Ekip içinde en yaşlı üye benim. malina telefon ettiğinde " sağlığım iyi olduğu süre çalışırım" dedim. Etkinlik için Manyas'dan geleceğim. İstanbul'dayken daha kolay ve rahat oluyordu. Eşim Oğuz bu sene İstanbul'a gelmek istemiyor, gelirse Gayrettepe'deki eve kapanacağını düşünüyor, köyün rahatlığı daha ağır bastı. Ben de onu burada tek başına bırakmak istemiyorum ama sanırım ikna etmek zor olacak ama telefonla konuşmayı çok sevdiğinden nasılsa sık sık konuşuruz diye düşünüyorum. Çocuklar da İstanbul'a gelmemizi çok istemiyorlar. malina müsait olursa onda misafir olur, evle malina arasında gidip gelme olayını ortadan kaldırırsak bence bir mani olmaz gibi. Beni düşündüren koliler; koliler malina'nın dediği gibi onun kuaför arkadaşına geliyor. malina oradan alıp eve getiriyor ve evin her tarafı kolilerle dolup taşıyor. Koliler bir tehlike arzeder mi? Koliler 2-3 gün beklerse bir ihtimal üzerinde virüs varsa tehlike arzeder mi? Eldiven kullansak da sık sık ellerimizi yıkamak zorunda kalacağımız belli. Şu ana kadar bende virus yok, bildiğim kadarı ile malina ve Zafer'de de yok. Bu çalışma anında araya devamlı bir mesafe koymak da mümkün değil. Maske önceleri takarız ama bu ne kadar devam eder onu da bilemem çünkü çalışma anında iyice kendimizden geçiyoruz. Sağlık hizmetinde çalışan arkadaşlar nelere dikkat etmemiz gerekeni daha detaylı yazarlarsa bildiklerimize ekler ona göre hareket etmeye çalışırız. (Ahh ah agaclar.net, sana olan sevgimiz nelere kadirmiş) |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 11-02-2007
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,144
|
Alıntı:
Yiyecek ve içecek tüketmeyiz. Buna karşılık, sık sık mola verebilirsiniz. Herhangi bir nedenle burnunuza veya ağzınıza dokunmanız gerekirse (kaşınma olabilir) tahta çubuk kullanarak burnunuzu, kafanızı kaşıyabilirsiniz. "Sen çalışırken ne yapıyorsun" diye sarabilirsiniz. Paslanmaz çelik pensetlerden bir tanesini bu işi için ayırdım. Bir kavanoz içerisinde duruyor. Kullandıktan sonra, her ihtimale karşı ucunu pürmüz aleviyle yakıyorum, soğuması için kavanozun üzerine yatay şekilde koyuyorum (bir defasında diklemesine kavanoz içerisine bırakmıştım ve kavanoz parçalanmıştı, bu bana ders oldu). Pürmüz kullanmak çok kişinin çalıştığı bir ortamda kaza riskini artırır, bu nedenle bir kısmına kolonya doldurduğunuz bir küçük kavanoz kullanabilirsiniz. Tahta çubukları kullandıktan sonra bu kolonya içerisine daldırabilirsiniz. Eldivenleri mola için çıkardığınızda, tekrar kullanmayın, yenisini kullanın. Covid-19 virüsü dayanıklılık süresiyle ilgili bir çalışma buldum. Neeltje van Doremalen ve çalışma arkadaşlarının yaptığı bu çalışmada belirtildiğine göre 24 saat sonunda karton üzerinde aktivitesini kaybediyor. Siz, fazladan bir 24 saat daha bekletip çalışabilirsiniz. İlgili makale: https://www.medrxiv.org/content/10.1...217v2.full.pdf Kolay gelsin.... Düzenleyen Doku_Kültürcü : 03-10-2020 saat 19:38 Neden: düzeltme |
|
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 19-02-2018
Şehir: Muğla
Mesajlar: 734
|
Alıntı:
Karton, pamuklu kumaş bir gün içinde dokunulabilir oluyormuş. Sizi asıl riske sokacak malzeme naylon poşetler. Ben, göndermeden önce dezenfekte edeceğim poşetleri. Ama bu yeterli olmayacak. Çünkü kargo poşeti plastik ve çok kişi dokunacak. Plastikler eve girmeden önce dezenfekte edilirse riske girmezsiniz. Kullandığım yöntem : 5 lt suya 1 çay bardağı çamaşır suyu ekleyerek bir solüsyon hazırlıyorum. (Ameliyathane dezenfekte etmek için kullanılabilen oranlar.) Bunu kapaklı bir kaba döküp, merdivene koyuyorum. Plastik ambalajlar silinerek içeri alınıyor. Buradaki sorun onca poşetin nasıl temizleneceği. Toplu daldırma kullanılabilir düşüncesindeyim. 75 °C lik fırında bekleterek de virüsten kurtulunuyor. Plastik bu sıcaklığa dayanabilir, tohumlar da bu sıcaklığa dayanabilir mi? Seçenek olabilir. Konu hakkında daha bilgili olanlardan gelecek önerileri de bekliyorum. Bize de yardımı olacaktır. Emeği geçecek olanlara şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum. Kolaylıklar diliyorum. |
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 08-07-2019
Şehir: Yalova
Mesajlar: 165
|
Alıntı:
Sn Portakal Rengi, o solüsyon fısfıs şişelere doldurulup gelen bütün poşetlere sırayla sıkılabilir. İnanın bana silmekten çok daha pratik olacaktır. Her boy plastik boş fısfıs şişeleri büyük marketlerde bulunuyor. Düzenleyen Şeftali çiçeği : 05-10-2020 saat 14:11 |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 30-09-2020
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 11
|
Fısfısla veya solisyonla olmaz arkadaşlar. Paketleyen arkadaşlar ve kargoyu alan arkadaşlar ellerini işleri bitene kadar ağzına götürmeyecek en kolay yolu bu korunmanın . Elden virüs kapılmıyor. Herkes dikkat edecek. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 29-09-2020
Şehir: Kahramanmaraş
Mesajlar: 17
|
gerçekten çok zahmetli buz dağınım görünmeyen kısmı... |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 20-09-2013
Şehir: adana-kozan
Mesajlar: 2,212
|
Şuan zamanım var sayılır. Yoğun bir dönem yaşadık. Evim uzun zamandır tadilat nedeniyle zaman sıkıntısı ve sonrasında eğitimci olmamızın getirdiği yoğunluk, günün 6 saati bende ,eşimin ve kızımın bilgisayar başında dersler nedeniyle geçirdiği süreyi göz önüne alırsak zaman sorunu yaşamamız çok oldu. Bazen günde 12-13 saat bilgisayar açık kalmak zorunda oldu. sağlık açısından evet ama uzaktan eğitimde yıprandık. Bilgisayarı olmayan çocuklara evimizde ödevler hazırlayarak verdik. Kendimize ayırdığımız kısa zaman sürelerinde de olsa etkinlik için tohum oluşturmaya başlamak istiyorum hafta içinde. Hayırlısı diyelim. Yıllardır bulunduğum ve memnuniyet yaşadığım bir site. Daha önce bilmediğim bir çok bilgiyi burada öğrendim.Memnunum burada olduğum için. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 17-02-2013
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 12
|
Merhaba uzun yıllar istanbulda yaşamış ve formlardaki bahçeleri bostanları imrenerek takip etmiş biri olarak sonunda memleketimde küçük çaplıda olsa toprakla uğraşabilme imkanım olacak,Bu sene tohumlardan istifade eden seneyede paylaşabilen olma ümidi ile emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.... |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 30-09-2020
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 11
|
Gül tohumu paylaşan yok mu? Şöyle güzel kokan pembe kırmızı irice olan güllerden olan yokmudur ![]() |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 01-01-2019
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 54
|
***. Eski üyeler için de değişiklikler var mı. |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 23-06-2019
Şehir: Kahramanmaraş
Mesajlar: 478
|
sizin şu an etkinliğe katılmada bir sıkıntınız yok tüm kurallara uygunsunuz 30 eylülden önce kayıt tarihi ve 10 mesajdan fazla yani eğer önceden tohum isteyip paylaşmamışsanız bilemem tabi ![]() |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 30-08-2020
Şehir: Kuşadası
Mesajlar: 3
|
10 mesaj isteği benim gibi yeni katılanlar için biraz zorlayıcı olacak. Tohum paylaşımı etkinliğini görünce çok heyecanlanmıştım. Daha aktif olmaya çalışacağım umarım bu tarihten sonra atılan mesajlar geçerli olur. |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 31-10-2011
Şehir: İstanbul/Balıkesir
Mesajlar: 428
|
Arkadaşlar eminim biryerlerde tartışılmıştır ama tekrar dile getirmek istedim. Bazen gerçekten çok özel tohumlar takasa konuluyor. Ama talep eden kişi nedense türe özel izolasyonu sağlamadan üretim yaparak tekrar tohum alıyor ve aldığı tohumları takasa sunuyor... Bu şekilde farkında olmadan türün özelliklerini bozuyoruz lütfen en azından tohum alacağınız sebzeye veya meyveye özel izolasyon önlemini alalım. Eğer böyle devam edersek görüntüde olmasa bile kuşaktan kuşağa özelliklerinde farklılaşmış, bozulmuş ürünler elde edeceğiz. Siz de biliyorsunuz ki birçok bitki çok çok az da olsa yabancı tozlaşmaya açık oluyor. İhtimal var yani, o yüzden lütfen işimizi garantiye alalım. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 10-10-2020
Şehir: Samsun
Mesajlar: 1
|
Merhaba, yeni paylaşım alanı hayırlı olsun. Foruma yeni üye oldum. 10 mesaj göndermeden tohum paylaşımında bulunamıyormuyuz acaba? |
|
|
|
|
|
#18 |
|
agaclar.net
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 9,031
|
10 mesaj ve 30.9.2020'den önce üye olma şartı var maalesef. |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 20-06-2013
Şehir: ankara
Mesajlar: 380
|
Bir ricam olacak. Herkes kullandığı, tükettiği ürün hakkında düşüncelerini yazsa olmaz mı? Yıllardır tohum dağıtılıyor ama genelde değişmeyen kısımlar Bitki tipi ve gelişim durumu ve Meyvelerinin ayırt edici özellikleri. Bu kısımlar neden alıntılanıyor, neden kendi düşünceleriniz eklenmiyor ek bir şey eklenemez mi ürünü tüketenler anlam veremiyorum. Ürün verimli, lezzetli ya da yavan olabilir. Bir kıyaslama bile yapılabilir. Kahvaltılık mı, salçalık mı, sizi çeken ya da beğenmediğiniz yanları nedir? bunları bence tohum paylaşanların dikkate alması gerekiyor. Koca bir sezon gelen ürünleri lezzetini ya da formunu hayal ederek geçirmek yerine bunu daha geniş bir şekilde ele almak iyi olabilir. Örneğin geçen yıl çok övülen lezzette en az 10 domates tohumu aldım ama beğendiğim 3'ü geçmedi. Bilseydim ekmezdim dediklerim oldu. Bir derecelendirme ölçeği olabilir. Kişiden kişiye değişebilir bu durum elbette ama önem arz ediyor bence. En azından taze tüketilebilen ürünler için. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Ağaç Dostu.
|
Sn.Bilenyum öneriniz bilgilere eklense cok güzel olur.Ama şunu da söylemeliyim herkesin ağız tadı cok farklı..Mesela siz alakır etlisini hic begenmemissiniz benim en sevdigim domatesler arasinda...Şekil olarak da tad olarak da... Ve en sevdigim yonü kabugunun rahatca soyulması hic ugrastirmıyor ![]() Ayrica bilgilere soyle bir ayrıntı eklenebilir ..ürünü nasıl degerlendirdigi..Buna da bir örnek vereyim mesela beyaz ceri domates..fideler karisinca cogunluk ondan çıkti ye ye bitmiyor cocukta da cok yok ![]() |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 20-06-2013
Şehir: ankara
Mesajlar: 380
|
Sn. Zekoş, dediğiniz gibi herkesin ağız tadı farklı. Alakır'ı 1 meyvesinden denemiştim. O iyi değildi ama sonraki mahsüller de daha iyi bir lezzeti vardı. Bu nedenle düşüncem onun için değişti. |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Yeni Üye
Giriş Tarihi: 08-10-2020
Şehir: Sivas
Mesajlar: 3
|
Selamlar, Şartlar itibari ile tohum paylaşım etkinliğinden faydalanamayacağım galiba. Bu sene bahçeye tesadüf ektiğimiz ve yetiştirilmesi konusunda pek te önemsemediğimiz domatesler beni çok şaşırttı. Türü araştırdığıma göre Siyah Kırım domatesi imiş. Tadı çok güzeldi. Bu domatesin orijinal tohumlarından nasıl temin edebilirim. Beni yönlendirebilir misiniz. Şimdiden teşekkür ederim. |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ağaç Dostu.
|
Aslında sizin isteginizi sanirim Sn.Hosseda idi yerine getirmisti..Paylastigi butun ürünlere puan vererek degerlendiriyordu.Devam ettiren olmadi ama..Forumda sayılı birkac kisi ciddiye alıp güzel tanıtım yapiyor..digerleri kolaya kaçıyor..dogruya dogru😃 |
|
|
|
|
|
#24 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,895
|
Alıntı:
Bazen 'yeter artık' diyecekler diye de çekiniyorum.Ancak @ Zekoş un dediği gibi beğeni olayı apayrı bi şey, damak tadı herkesin farklı. Misal sizin 9/10 verdiğiniz Russian Cossack Domatesini hanım hayatta yemez, ben ise yerim ama aramam. Rus domateslerinin tadını bırakın rengi bile irrite ediyor eşimi, 'yemeklerde ne bunlar böyle siyah-mor rengini bulaştıracak' diye. 6-7/10 verdiğiniz Bulgar domatesi ise (bu arada bunlar benim bulgar domatesleri değil, dışı da içi de benzemiyor, karışıklı olmasın) bizim en sevdiğimiz üç domatesten biri, ağızda eriyen, incecik kabuklu, şeker gibi tadı, bol etli sulu yapısı ve düzgün hatlarıyla yemekler için ideal bizce. Bu ara yeri gelmişken 'blue beauty domatesi' tartışmasız şu ana kadar kim baktıysa çok beğendi ve bizim zirvemizde. Hafize Baliç ile ilgili yazınıza katılıyorum. |
|
|
|
|
|
|
#25 |
|
agaclar.net
|
Ne kadar ekmek o kadar köfte ![]() Tohum alanların da bir kısmı gerekli dönüşleri çok az yapıyor bir kısmı hiç yapmıyor. Yazdığınız onca ayrıntının işe yaradığını bilmezseniz, yapmaya istekli olmazsınız... Takip etmedim ama Hosseda'ya verdiğin puanlarla aynı fikirdeyim ya da ben şunu daha çok sevdim diye geri dönüş olmuş muydu? |
|
|
|
|
|
#26 | |
|
Ağaç Dostu.
|
Alıntı:
![]() Biraz iyimser bakış olacak ama belki de arkadaslar birbirlerinin damak zevkine saygi duyduklarindan dönüs yapmiyordur Ben samimi oldugum kisilere mutlaka ektigim urünun iyi **** kötü sonucunu bildiriyorum onuda belirteyim.. |
|
|
|
|
|
|
#28 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,895
|
Bir kaç sorum olacak, şu ana kadar cevabını bulamadım ve forumda da okumadığımı sanıyorum... Tohum alınacak misal domatesler var karşımızda. Mümkünse çaprazlaşma olma ihtimalini azaltmak için ilk meyvelerden farklı türlerden uzak duran meyvelerden, türünün örneğini en güzel yansıtan en sağlam ve güzel domateslerden tohum alıyoruz. Buraya kadar tamam. Bu özelliklere uyan 10 tane domatesimiz oldu, karşımıza dizdik. Üstteki özellikleri karşılıyorlar ama bir kaç tanesi de çok güzel. 10 taneyi birden 10 a kadar puan verdik kağıt üzerinde ve hepsinden 100 er tane tohum aldık. Elimizde toplamda 1.000 tane tohum oldu. Bunların 100 ünü dağıtacak olsak bir kısmı kendimize bir kısmı foruma eşe dosta vs. Bu 100 tohumu nasıl seçelim. 10 puan verdiğimiz en güzel domatesten mi almalı diğerlerini es geçerek, Yoksa ilk beş domatesten 20 şer tohum alıp karıştırarak mı saklayacağımız tohumları elde etmeli. Yoksa her domatesten 10 ar tohum alıp karıştırarak mı 100 tohumu elde etmeli. Ben şimdiye kadar en güzelinden tohum aldım, misal üç yıldır birer kg. gelen bulgar domateslerinden tohum aldım. Ancak sanırım hatalı bu uygulama, çünkü tek domatesten tohum alarak çaprazlaşma riskini de arttırmış olmaz mıyız? |
|
|
|
|
|
#29 | |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 15-07-2012
Şehir: Ankara/Morgantown
Mesajlar: 2,797
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#30 |
|
Ağaç Dostu
Giriş Tarihi: 18-01-2014
Şehir: İzmir
Mesajlar: 3,895
|
Hemen diğer soru, üsttekiyle de ilgili; geçenlerde bir yerde geçti ve yorum yaptım ama devamı gelmedi. Nedir bu çaprazlaşma, ne zaman oluşur ve ne zaman yani hangi tohumda çaprazlaşan genlerin özelliği ortaya çıkar. Bir de çaprazlaşan tek domatesin bütün tohumları aynı özelliği mi gösterir. Fazla olmayan deneyimlerimden çıkardığım sonuçlar; Dediğim gibi genelde tek ve en güzel domatesten tohum aldım hep, bu yıl ektiğim Hafize Baliçlerin (20-25 adet) iki tanesi çeri kadar olmasa da iri ceviz kadar küçük ve çeri gibi sık oldu. Demek ki mantıklı olmasa da tek bir domatesin tohumları bile farklı özellik gösterebiliyor. Buna diğer örnek; bu yıl bir veya iki karpuzdan aldığım tek bir çeşidin (Bradford karpuz, uzun yeşil renkte, daha koyu yeşil bantlarla uzunlamasına çevrili, açık sütlü kahve renginde küçük çekirdekleri olan şeker gibi baklava gibi [bu yorumu az önce tadına bakan komşum yaptı] beyaz tarafı bile tatlı ağızda dağılan bir çeşit) tohumlarını ektim. Çıkan karpuzlara baktığımda; önceki yıllarda ektiğim ay yıldız karpuzun desenlerini gördüm üç dört tanesinin üzerinde, yine daha önce ektiğim küçük karpuzun iri çekirdeklerini, başka bir yerli karpuzun dış kabuk rengini gördüm. Ben yine de her açıdan Bradforda benzeyen karpuzların tohumlarını aldım. Peki aynı türün çekirdek yapısı farklı olabilir mi? Farklı farklı yerdeki biberlerimde iki yıl önce ektiğim siyah biberin rengini, üç yıl önce ektiğim habanero biberin tadını ve uç kısmındaki kıvrıklığı gördüm. Nasıl oluyor bu işler... Biberimiz tatlı çarliston tohumundan ekildi, büyüdü ve kendi çiçeklerini verdi. Peki çarliston biberimizin üzerindeki iki adet olgun çiçeğin birinin dişi organına kendini bilmez bir bumble arısı sivri acı biberin erkek polenlerini kondurdu. Bir başkası da yanındaki çiçeğe küçük süs acı biberinin erkek polenlerini kondurdu. Peki bu meyve tutan çiçeklerde o yıl çaprazlaşmış farklı türlerin çıkması gerekmiyor mu? Bir arkadaş o yıl çıkmaz farklı özellikler demişti geçen bana mantıklı gelmese de tamam peki yukarıda örneğini verdiğim habanero biberdeki gibi niye üç yıl sonra ortaya çıkıyor özellikleri. Kafanız karıştı di mi... Şu fıkraya benzedi; Temel yatakta bir sağa bir sola oflaya puflaya dönüp dururken karısını da uyutmamış. Ula Temel ne oflayıp pufluyorsun deyince Temel de söylemiş 'bizim komşu Dursun a borcum vardı ya, işte ödeyemedim onu daha'. Açmış telefonu Dursun a bizim Fadime 'ula Dursun benim adamın sana borcu vardı ya' ... 'He vardı' ... 'İşte o borcu ödemeyecek benimki' deyip kapatmış telefonu Dursun un suratına, kocasına da dönüp yat artık demiş, şimdi o düşünsün... |
|
|
|
![]() |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|