agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Temel Konular (Toprak, Gübre, Tohum, Sulama)
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni61Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 26-09-2006, 00:26   #1
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Mikoriza / mikrobiyal gübreler

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi bonsaisever
TigerX in bu yazısını görünce söylemeden geçemedim.
Mikoriza olarak bilinen kök mantarının da faydaları varmış.
Bu kök mantarı tek çeşit mi? Yoksa her bitkinin kendine has kök mantarı mı var?
Ve son onlarak bu mantarın üretimi yapılıp satılıyor mu?
Mikorizaların pek çok çeşidi var. Her ekolojide her bitkide her toprakta farklı türleri bitki köklerinde gelişebiliyor. Laboratuvar koşullarında kökklerden izole edilip üretiliyor ve bitkiye aşılanıyor.

Ticari üretimi var mı bilemiyorum. Bilen arkadaşlar varsa katkılarını rica edelim.

Ancak bir de mikrobiyal gübreler var. Bunlar da bakteri. Örneğin havanın azotunu bağlayan bakteriler, tohuma bulaştırılıp ekiliyor. Bu gübrelerin satışı var. Ankara'da Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü'nde üretim ve satışı var. Piyasada ithal ticari markalar da bulunmakta. Aşağıda mikoriza ile ilgili bilgi bulacaksınız.

Mikoriza Kullanımı



Hazırlayan:
Dr. Ayhan AYDIN, Ziraat Yüksek Mühendisi


Mikoriza Nedir?
Yakın zamana kadar toprakta alınabilirliği yavaş olan besin elementlerinin alımının yalnızca bitki kökleri tarafından sağlandığı sanılıyordu. Fakat son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, bitki besin elementlerinin bitki köklerinin yanı sıra çoğunlukla mikorizal mantar diye adlandırılan ve teşhisi mikroskop altında yapılan, çok miktarda hif üreten mantar türleri tarafından alındığını ortaya koymuştur.

Mikoriza botanik olarak, toprak kökenli mantarlarla yüksek bitkilerin kökleri arasında karşılıklı yararlanmaya dayanan bir ilişkidir. Mikoriza bitki kökleri ile belirli mantar türleri arasındaki karşılıklı bir yaşam biçimi olarak da tanımlanmaktadır. Mikoriza kelimesi kök mantarı anlamındadır ve iki farklı oluşumun birleşerek bitkinin mantarı, mantarın da bitkiyi beslediği tek bir morfolojik organ oluşumunu tanımlamaktadır.

Mikorizal mantar bitki kökünün korteksine yerleştikten sonra korteks içine hiflerini salarak iç ortamın bir parçası olmaktadır. İçerde ve dışarıda gelişen hifler dışarıdan içeriye su ve besin maddesi, içerden dışarıya da karbon sağlamaktadırlar. Karşılıklı bu ortak yaşam doğası gereği çok aktif olup ekosistemde besin döngüsü ve bitki canlılığının devamını sağlamaktadır.

Mikorizanın Bitki Beslenmesindeki Önemi
Mikorizal mantar, toprakta var olan sporları aracılığıyla ekosistemdeki bitkilerin yaklaşık %95’inin köklerine infekte olmaktadır. Mikorizal mantar çok miktarda hif üreterek bitki kök yüzey alanını arttırmakta ve kökten çok uzak bölgelerdeki besin elementlerini söz konusu hifleri aracılığı ile alabilmektedir.

Mikorizanın beslenme yönünden önemi, kökün etki alanı dışında olup ulaşılamayan besin maddelerinin, kökten gelişen mikoriza hiflerinin kökün uzantısı gibi işlev görerek toprağı sömürmesinden kaynaklanmaktadır.
Bitkilerin büyümesi ve ortamdaki besin elementlerinden yararlanmaları mikorizal mantarın bitki kökleri ile infeksiyonuna bağlıdır ve bazı bitkiler için ise mikorizal mantar "olmazsa olmaz" sınıfına girip yaşamları tamamen mikorizanın var oluşuna bağlıdır. Mikoriza oluşumu bitki büyümesi ve gelişmesi için son derece önemli olup, özellikle de kaba ve zayıf kök yapısına sahip bitki toplulukları daha çok mikoriza ile infekte olan bitkilerdir.

Orman ağaçları, narenciye, çayır-mera bitkileri ve tarımı yapılan bazı tarla ve bahçe bitkileri için mikoriza olmazsa olmaz sınıfına girmekte olup büyümeleri mutlak surette mikorizal mantarın varlığına bağlı olmaktadır.
Mikorizal mantar ile infekte olmamış bitkiler kök bölgesinin 1 cm uzağındaki fosfordan yararlanabildiği halde, mikoriza ile infekte olmuş bitki kökleri hifleri aracılığı ile kökten 11 cm uzaktaki fosforu alabilmektedir.

Yapılan araştırmalar infekte olmuş ve olmamış bitkilerin aynı fosfor kaynağından beslendiğini ancak mikorizal infeksiyonun büyüklüğü veya etkinliği kendisini çözünürlüğü son derece az olan fosfor kaynaklarının kullanılmasında göstermektedir. Mikorizanın konukçu bitkiye sağladığı en önemli avantaj fosforun kristalize demir fosfat ve RNA gibi az çözünen ve az kullanılan kaynaklardan sağlamasıdır. Kalkerli topraklarda mikorizalı köklerin yüksek karbondioksit üretim oranları çözünürlüğü az olan kalsiyum fosfatların çözünürlüğünü arttırır ve böylece fosfor kazanım etkinliği artar.

Kaba kök yapısına sahip olan bazı bitki türleri, örneğin meyve ağaçlarından şeftali, turunçgiller, elma, kavun, patlıcan ve biber mikoriza ile çok iyi infekte olmakta ve mikorizal infeksiyon eksikliğinde fosfor, çinko, bakır, potasyum, kalsiyum ve azot noksanlığı göstermektedirler. Narenciye türleri yüksek fosfor uygulamasına rağmen özellikle de ilk kök gelişimi döneminde şiddetli derecede mikorizaya bağımlılık göstermektedir.

Mikoriza ve Fosfor Alımı Mikorizanın bitki gelişimi üzerindeki önemli etkisi ürettiği birim kuru madde ve birim kök uzunluğu başına alınan fosfor miktarı tarafından belirlenmektedir.

Rizosfer teknikleri kullanılarak yapılan ölçümlerde mikorizal mantar ile infekte olmuş bitkilerin kaldırmış oldukları fosforun %80’ninin; azotun%25’inin, potasyumun %10’unun, çinkonun %25’inin ve bakırın %60’ının mikoriza hifleri aracılığı ile alındığı belirtilmektedir. Ayrıca mikorizal infeksiyonunun kalsiyum, demir, mangan, alüminyum ve bor alımındaki etkisi olduğu bilinmektedir.

Mikorizal mantarın toprakta bulunuşu, bitki kökleri içindeki oluşumu ve aktivitesi toprak verimliliğine, özellikle de ortamın fosfor konsantrasyonuna bağlı olarak değişmektedir Toprakta düşük fosfor içeriği durumunda bazı bitkiler fosfordan daha iyi yararlanmak için mikorizal mantar ile adaptasyon mekanizmaları geliştirmişlerdir. Toprakların fosfor düzeyi yüksek olduğu zaman mikorizal mantar aktivitesi azalmakta, kökler infekte edilememekte veya infeksiyon sağlansa bile besin elementi alımı gerçekleşmemektedir.


Mikoriza ile infekte edilmiş bitkilerin fosfor alım mekanizması üç kritere bağlıdır. Bunlar toprak, bitki ve mikoriza mantarının kendisidir. Bu üç kriter arasında ciddi bir ilişki mevcuttur. Mikorizanın fosfor alımını arttırması;
  • Bitki türünün kendisine,
  • Toprağın P içeriğine ve
  • Mikoriza infeksiyon etkinliğine bağlıdır. Bu da çoğunlukla bitki besin elementlerinin topraktaki düzeyine, mikorizanın toprak ve iklim ortamlarına adaptasyonuna ve aynı zamanda mikoriza türünün etkinlik kabiliyetine bağlı olarak değişmektedir.
Mikorizanın Diğer İşlevleri Mikoriza mantarları farklı koşullarda konukçu bitki için değişik işlevler yapabilmektedirler. Bazı mikoriza mantarları bitki besin maddesi alımına yardımcı olurken, bazıları ekstrem sıcaklık ve kuraklık dönemlerinde, bitki gelişmesinin belirli dönemlerinde veya izleyen durumlarda yararlı olabilmektedir. Mikoriza diğer organizmalara, ağır metal toksitesi ve toprak tuzluluğu gibi çevre streslerine karşı bitki kökünün korunmasına yardım etmektedir.

Mikoriza mantarları toprak strüktürü ve nem depolanması gibi ekosistem özelliklerini dolaylı olarak etkilemektedir. Mikorizanın dış miselyumları sadece toprağın mikrobiyel aktivitesinin değiştirmez aynı zamanda toprak faunası için substrat temin eder. Hiflerin birbirine bağlanması veya hücre dışı polisakkaritlerin üretilmesi suretiyle mikroagregatları daha stabil agregatlar haline dönüştüren mikoriza toprak strüktürünüde değiştirmektedir.
Mikorizal kolonizasyon rizosfer mikroorganizmalarının hem sayısını arttırmakta hemde kompozisyonunu değiştirmektedir.

Mikorizal mantar bitki hastalık ve zararlılarına karşı da bitkiyi hem iyi besleyerek korur ve hem de direkt rizosferde diğer mikroorganizmalarla mücadele ederek etkin duruma gelir. Mikorizal mantar ile inoküle edilen domates bitkisinin Fusarium oxysporum ve Pseudomanas syringae’ye karşı direnci artmaktadır.

Mikorizal infeksiyon bitkinin kuraklığa karşı dayanıklılığını da artırabilir. Bu artış ya direkt hifler aracılığı ile veya mikorizanın bitki fizyolojisi ve morfolojisi üzerinde yaptığı değişikliklerden kaynaklanan kök büyümesi veya kılcal kök oluşumu ile ilgilidir.

Etkin bir mikorizal inokülasyonun bitki gelişimi üzerine olan etkileri aşağıda sıralandığı gibidir:
  • Bitki büyümesini artırır,
  • Bitki besin elementleri ve su alımını artırır,
  • Kimyasal gübre kullanımına olan talebi azaltır,
  • Fumigasyon veya solarizasyon sonrası ekilen bitkilerin bodur kalmasını önler,
  • Bitki ekim performansını arttırır ve erken çıkışı sağlar,
  • Şaşırtma esnasındaki fide şokunu ve fide ölümlerini minimize eder,
  • Meyve ve ürünlerin üniform olmasını sağlar,
  • Patojenlere karşı bitkiyi korur,
  • Hastalıklı ve zayıf fide sayısını en aza indirir,
  • Bitkinin hastalık ve zararlılara karşı direncini artırır,
  • Kuraklık ve streslere karşı bitkiyi korur ve direncini artırır,
  • Kirletilmiş ve dezenfekte edilmiş toprakların olumsuz etkilerini azaltabilir
Kaynak

 
Ayazkızı ve Angel Aki beğendi.
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 09:28   #2
Ağaç Dostu
 
fmt79's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2006
Şehir: Hatay
Mesajlar: 342
Mikoriza

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Mine Pakkaner
Mikorizaların pek çok çeşidi var. Her ekolojide her bitkide her toprakta farklı türleri bitki köklerinde gelişebiliyor. Laboratuvar koşullarında kökklerden izole edilip üretiliyor ve bitkiye aşılanıyor.

Ticari üretimi var mı bilemiyorum. Bilen arkadaşlar varsa katkılarını rica edelim.

Ancak bir de mikrobiyal gübreler var. Bunlar da bakteri. Örneğin havanın azotunu bağlayan bakteriler, tohuma bulaştırılıp ekiliyor. Bu gübrelerin satışı var. Ankara'da Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü'nde üretim ve satışı var. Piyasada ithal ticari markalar da bulunmakta.
Mikoriza; kelime anlamı itibariyle funguslar ile köklerin ortak yaşamasıdır. Yani bazı funguslar ile bitki kökleri simbiyotik yaşam göstererek birbirlerinden faydalanırlar. Bu ilişkide funguslar bitkiden karbonhidrat alırlar, bitki ise fungustan su ve besin maddesi alır. Besin maddeleri içinde ise en göze çarpanı fosfordur. Fosfor elementi çok zor ve uzun sürede çözünen bileşikler halinde bulunur. Bu formdaki fosforu almak için bitkinin çok çaba sarfetmesi gerekir (fazla köklenerek, kök salgıları salgılayarak vs).

Ancak mikorizal funguslar bu fosforu kolaylıkla çözer, alır, bitkiye kadar taşıyıp depolar. Bitki ihtiyaç duydukça fungustan fosfor ve diğer besin maddelerini alır. Bu depo organlarındaki sudan da faydalanır. O yüzden mikorizal yaşama girmiş bitki daha verimli, hastalıklara, zararlılara, yabancı otlara, kuraklığa vs daha dayanıklı hale gelir.

Bitkiler köklerini istila eden tüm funguslara karşı tepki verirler. Dayanıklılık mekanizmalarını çalıştırırlar (ama başarılı olamayabilirler). Ancak şaşırtıcı bir şekilde mikorizal funguslar köklere girerken onlara karşı bitki hiçbir tepki vermez. Buyurun girin der.

Mikorizal funguslar genel anlamda bitkinin içinde ve dışında gelişme göstermelerine göre iki gurupta toplanırlar. En önemli ve tarımsal açıdan en yararlı olanı Endomikorizalardır. Ancak orman ekosisteminde daha çok Ektomikorizalar ön plandadırlar. Özellikle iğne yapraklı ağaçların kurak alanlarda gelişmesine büyük katkıları bulunmaktadır.

Dünyada üretilen ve saışa sunulan pek çok mikorizal fungus preparatı var iken malesef ülkemizde bulunmamaktadır. Ancak sadece belirli araştırma enstitülerinde ve bazı Ziraat fakültelerinde sınırlı miktarda satışa sunulmaktadır. Bunlar ise patentli ürünler değildir. Birçoğu deneme amaçlıdır. Bir dönem ithal edilmiş ancak üreticilerden yeterli ilgiyi göremediği için ithalatı durdurulmuş. Günümüzde bu ürünlerin en çok satıldığı yer ABD'dir. Çok uygun fiyatlarda mikorizal funguslu torf, granül, süspansiyon vs pek çok formülasyonda hazırlanmaktadır.

Aşağıda Mikorizal funguslar ve dünyada satışa sunulan ürünlerli ilgili fotoğraflar ekliyorum. Ancak daha fazla ilgi duyanlar olursa, bu konuda daha önceden seminer sunmuştum, bu semineri ilgi duyan olursa iletebilirim.

Mikorizal fungus ile birlikte yaşayan bir orman bitkisi, muhtemelen ektomikorizal


Mikorizal fungusların doku içindeki depo organları (vesicule), (endo mikorizal)


oluşturdukları sporlar


Ve pekçok ülkede satılan (ülkemizde malesef yok) ürünler



Ayazkızı ve kurti beğendi.
fmt79 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 11:15   #3
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Mikrozal fungusların örneğin olası bir çökertme hastalığında fungizidlere tepkisi ne olacak. korkarım yeniden bu mikrozal mantarların mikozasını inşaa etmek gerekecek. doğru mu?
Asitli yağmurların (eksoz gazlarından kaynaklanan) zaten 70 li yıllarda orman mantar mukozasını bozduğundan büyük ağaç ölümleri yaşanmadımıydı avrupada? Benim bildiğim çoğu ağaç zaten bu mantarlarla olan symbioze olmasa köklerinin işlev göremiyeceğidir. peki böylesi ek bir preparata gerek var mı?

Ayazkızı beğendi.
praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 11:36   #4
Ağaç Dostu
 
fmt79's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2006
Şehir: Hatay
Mesajlar: 342
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi praecox
Mikrozal fungusların örneğin olası bir çökertme hastalığında fungizidlere tepkisi ne olacak. korkarım yeniden bu mikrozal mantarların mikozasını inşaa etmek gerekecek. doğru mu?
Asitli yağmurların (eksoz gazlarından kaynaklanan) zaten 70 li yıllarda orman mantar mukozasını bozduğundan büyük ağaç ölümleri yaşanmadımıydı avrupada? Benim bildiğim çoğu ağaç zaten bu mantarlarla olan symbioze olmasa köklerinin işlev göremiyeceğidir. peki böylesi ek bir preparata gerek var mı?
Evet sizin de söylediğiniz gibi bu funguslar da patojenler gibi Fungisitlere hassastırlar. Toprak dezenfektanları, fumigantları, fungisitleri bu fungusları öldürecektir. Dolayısıyla yeniden uygulamak şarttır. Ancak bu funguslar günümüzde organik tarım için önerilmektedir. Dolayısıyla toprakta herhangi bir zararlı kimyasal bulunmayacak ve bitki hiçbir fungisite ihtiyaç duymadan kök hastalıklarına karşı korunmuş olacaktır.

Diğer taraftan bitki toprağı maksimum kullanacağı için fazla gübreleme sorunu ortadan kalkacak, dolayısıyla daha az kimyasal girdi kullanılacaktır.

Belirttiğiniz gibi pekçok bitki bu funguslar ile ortak yaşama girerler. Fakat unutulmamalıdır ki tüm mikorizal yaşamlarda fevkalade ürün getirisi beklenmez. Sadece bazı tür funguslar çok başarılı olurken diğer pekçoğu başarıdan yoksundur. Ancak bu funguslardan en etkili olanların seçimi, çoğaltımı ve uygulanması ile verim artışından söz edilebilir. **** uygun konukçuya uygun fungus vererek ortak yaşamı destekleyebiliriz. Örneğin bir orkide tohumunun çimlenmesinde hayati öneme sahip olan Orkide Mikorizal Fungusları çimlendirme ortamına eklendiği zaman büyük bir çimlendirme başarısı elde edilebilir. Ancak bunun yerine, nasıl olsa toprakta bunlar var ben ekeyim, (saldım çayıra mevlam kayıra) nasıl olsa çimlenir düşüncesi ile yetiştiricilik yapılırsa o zaman işimiz şansa kalmış demektir.

Yapılan çalışmalar, tek bir fungusun etkinliğinin pek çok fungus kültürünün karışımından daha az etkin olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla, özellikle ABD ve AB ülkelerindeki preparatlar en etkili mikorizal fungus türlerinin karışımından oluşmaktadır. Tek tür değil birçok tür bulundurmaktadır. En etkin olanları Glomus, Aculaspora, Gigaspora ve Scutellaspora'dır. Pekçok preparatta Glomus türlerinin karışımı bulunmaktadır.

Ayazkızı beğendi.
fmt79 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 12:01   #5
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Konkret bir örnek ortaya koymak adına ben ve diğer bir dizi üretici bakıcı bu çökertme dediğimiz genel toplam olarak... phytophora fusarium vs... gibileri ile baş etmek zorundayız. Özeliklede ev şartlarında vede kış kondüsyonunda. burda bu bahsi geçen prepartlardan olmıyan biplantolu binbir güçlükle getirtip kullanımına başladım tabii şimdilik bir etkiden, tepkiden veya yan etkiden bahsetmek mümkün değil bir kaç ay oldu. zira captan previkur vs. den sıkıldım gerek profilaktik gerek tedavi edici... sizin bu biplantolun Orch.larladaki hakkında bir duyumunuz var mı. Biliyorum gerçi bu homeopathik bir ürün ben şahsen homeopathiyi beşeri generik ilaçlarda pekde güvenip tasfip ettiğim tavsiye ettiğim mamuller olmamakla beraber... biplantol hakkında epeyi düzgün şeyler okudum. rica etsem bu konuda sizin fikriniz bilginiz nedir?

atladığımı sonradan farkettim evet bu orch mikozal mantarlar türe özel olduğundan hala steril şartlarda üretim en başarılısı özeliklede Orchis anatolika,- macalatum, -militaris... vs.. dede bu mantarların üretim şimdilik na mümkün diye biliyorum en azından 9 eylül univden edindiğim biligler.

Ayazkızı beğendi.

Düzenleyen praecox : 27-09-2006 saat 12:06 Neden: düzeltme
praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 16:01   #6
Ağaç Dostu
 
fmt79's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2006
Şehir: Hatay
Mesajlar: 342
Almanlar homeopatik ürünleri seviyorlar. Siz çok daha iyi bilirsiniz insanlarda kullanımı pek tavsiye edilmeyen homeopatik ilaçlar Almanya'da rahatça satılabiliyormuş (yani bunları okudum ne derece doğru bilmiyorum).

Biplantol adlı ürün sadece Almanya'da ve komşu ülkelerde kullanılıyor. Ülkemizde ruhsatlı olan buna benzer bir ilaç var. Ancak bu ilaç toprak kökenli patojenlere karşı etkili değil. Bitkilerde de savunma sistemleri vardır ama bunlar insanların savunma sistemlerinin ancak onda biri eder diyebilirim.

Biplantolun kullanımını genel anlamda soruyorsanız olabilir derim. Yani sulama suyuna ekleyip arasıra bitkiye verilmesi iyi olabilir. Sadece hastalıklara dayanıklılığını sağlamıyor ayrıca bitkideki metabolizmayı düzenleyip çevresel toksinlerin daha kolay detoksifikasyonunu sağlıyor.

Sorun bitki hastalanmadan önce hastalıklara karşı dayanıklı olması ise iyi çözüm olabilir. Ancak bitki hastalanmışsa o zaman tedavi edici ilaçların kullanımı daha mantıklı olur.

Çökerten hastalığı sizin de söylediğiniz gibi pekçok patojenin ortak oluşturduğu bir hastalıktır (Fusarium spp, pythium spp, phytophthora spp, Rhizoctonia spp, Sclerotinia sclerotiorum, Sclerotium rolfsi, Macrophomina phaseolina ve unuttuklarım...). Ancak bunlardan en baskın olanı Pythium debaryanum'dur. Bu etmenlere karşı ülkemizde en çok kullanılan iki ürün Trichoderma harzianum adlı hiperparazit fungus ile hazırlanmış olan T-22 planter box, diğeri ise Talclofos methyl etkili maddeli Rizolex'tir. Eğer Biplantol'dan memnun kalmazsanız bu iki ürünü deneyebilirsiniz.

Ayazkızı beğendi.
fmt79 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 17:27   #7
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Bunların orkidelerde kullanımı konusunda bir kaynak var mı zira bilirsiniz gübreyi dahi normal dozda verirsek kökler aşırı tuzlanmadan emilmiş gibi boşalıp bitkiyi çökerten misali öldürüyor su çekemiyor kapilarleri mi tıkanıyor nedir suya yatırsanız dahi denizde susuzlukdan ölen biri gibi tavşan kulağı gibi sarkıyor kuruyor yaprakları. tabii genelin de burda yaptığı asıl hata bitkiyi saksıyı daha çok sulayıp nemli tutup bu çökerteni oluşturan pathogen mantarların üremesine adeta besi yeri hazırlamak oluyor.
ben genelde Captan ve Previcur kullanıyorum bunlar hakkında nedir düşüncenis özelikle de çökertmede orkidelerde göbek çürümesi gibi de tercüme edebildiğim ana sınıf fusarium pythium ve phytophtroa sspleri asıl sorunu teşkil ediyor. Talclophos korkarım phosgen veya phosphonat bazlı olduğundan phosphat ana methabolitine dönüşürse gübre fazlalığı diye bir aklileştirmeye gitmem bilmem araştırmadan etmeden burda yazmam ne kadar doğru?.

Ayazkızı beğendi.
praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 19:25   #8
Ağaç Dostu
 
bonsaisever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-08-2005
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,775
Galeri: 48
Google da yaptığın araştırmada Atatürk Üniversitesi Biyoteknoloji Merkezi Müdürü Fikrettin Şahin'in (Prof Dr Fikrettin ŞAHİN şu an Yeditepe Ünivesitesinde görev yapıyormuş) de mikrobiyal gübrelerle ilgili bir buluşunun olduğunu öğrendim.
Fakat daha fazla ayrıntıya ulaşamadım.
Acaba Prof Dr ŞAHİN bu ürünün üretim ve satışına başladı mı?
Prof.Dr Şahin'in buluşuyla ilgili yazı.

Ayazkızı beğendi.
bonsaisever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 19:30   #9
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Bonsaisever, geçen hafta İzmir'deki tarım fuarında bu firma yetkilisi ile uzun uzun konuştuk ve ürünleri inceledim. Ürünler genelde Hindistan menşeli.Firmanın bazı ürünlerini deneme amaçlı edindim.

Ayazkızı beğendi.
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 19:43   #10
Ağaç Dostu
 
bonsaisever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 13-08-2005
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,775
Galeri: 48
Mine hanım bunu halen anlayabilmiş değilim.
Ben ağaçlarım için bu mikorizal gübrelerin hangi türünden almalıyım.
Ardıç için farklı, Acer için farklı mikorizal gübreler mi var?

Fosforun daha rahat alınmasını sağladığı tamam da bu mikorizal gübrelerin de Azot ve Potasyum'u ayrıştıran türleri de var mı?

Ayazkızı beğendi.
bonsaisever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 20:09   #11
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Bonsaisever, yalnız o firmanın gübreleri genelde mikorizal değil, mikrobiyal gübreler. İkisi farklı. Mikorizal gübreler fungus etmenli. Mikrobiyal gübreler bakteri etmenli.

Firmanın ürünlerinden biri fungus etmenli (Trichoderma harzianum, Trichoderma lignorum Trichoderma virens ).
Bu kök hastalıklarıyla biyolojik mücadelede kullanılıyor, gübre değil.


Mikrobiyal gübrelerde havanın serbest azotunu bağlayan, fosforu yarayışlı hale getiren bakteriler var.

Piyasada her bitki için ayrı mikorizal gübre olacağını sanmıyorum. Süs bitkileri için, hububat için, koniferler için gibi ayrımlar olacağını sanıyorum.

Piyasaya girdiklerinde beraberlerinde her türlü teknik bilgi de girecek. Bakalım neler gelecek?

Ayazkızı beğendi.
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 21:15   #12
Ağaç Dostu
 
fmt79's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2006
Şehir: Hatay
Mesajlar: 342
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi praecox
Bunların orkidelerde kullanımı konusunda bir kaynak var mı zira bilirsiniz gübreyi dahi normal dozda verirsek kökler aşırı tuzlanmadan emilmiş gibi boşalıp bitkiyi çökerten misali öldürüyor su çekemiyor kapilarleri mi tıkanıyor nedir suya yatırsanız dahi denizde susuzlukdan ölen biri gibi tavşan kulağı gibi sarkıyor kuruyor yaprakları. tabii genelin de burda yaptığı asıl hata bitkiyi saksıyı daha çok sulayıp nemli tutup bu çökerteni oluşturan pathogen mantarların üremesine adeta besi yeri hazırlamak oluyor.
ben genelde Captan ve Previcur kullanıyorum bunlar hakkında nedir düşüncenis
Hem Captan hem de Previcur çökerten için kullanılıyor. İkisi de ruhsatlı, ancak etkinlikleri tartışılır. Captan biraz daha iyi olabilir. Zira etki alanı daha geniş. Previcur sadece Pythium için ruhsat almış. Captan daha iyidir derim. Daha önce yazmıştım ya size Trichoderma harzianum ile yapılmış T-22 planter box var diye, Bonsaisever ve Mine hanım da bahsetmişler aynı üründen. Tabi tıpa tıp aynı değil zira ülkemize yeni girmiş, ismi COMBAT. 3 adet hiperparazit fungus kültüründen elde edilmiş. Bence bu da çökerten için etkili olabilir.

Bu arada, Bonsaisever'in söylediği internet sayfasına baktım, bu ürünlerin yurtdışında kullanıldığını sürekli söylüyorduk. Agrobacterium radiobacter'in kök kanserini engellediğini hep anlatıyorduk. Bir tanesi hariç diğerleri ülkemizde olmayan bir preparatlardı. Hayırlı olsun.

Fikrettin Şahin hoca'nın Atatürk Ünv. Ziraat Fak. Bitki Koruma Bölümünden Yeditepe'ye geçtiğini de bu akşam öğrendim. Bitki Patolojisi açısından büyük bir kayıp oldu, çok üzüldüm.

Ayazkızı beğendi.
fmt79 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 27-09-2006, 22:12   #13
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Mikrobiyolojik Gübreleme

MİKROBİYOLOJİK GÜBRELEME
Bitkisel ve hayvansal besinlerin kaynağı topraktır. Toprağın verim gücü ise içindeki besin maddelerinin yeteri miktarda bulunmasına bağlıdır. Eğer verimli bir toprak istiyorsak topraktaki eksik besin maddelerini gübrelemek suretiyle tamamlamamız gerekir.
Bu besin maddelerinin başında azot gelir. Azot ürün verimine etki eden en önemli besin maddesidir. bu nedenle dünyada azotlu gübrelerin üretimi ve tüketimi diğer besin maddelerini taşıyan gübrelerden daha çoktur. Azotlu gübreler en çok üretilip ençok tüketilmesine rağmen bitkilerin topraktan aldıkları azot besin maddelerini karşılamaktan uzaktır. İşte toprakta eksik kalan azot besin maddesini havada bulunan serbest azotun toprağa kazandırılması ile karşılayabiliriz. Biz bu havadaki serbest azotun toprağa kazandırılmasına biyolojik azot tesbiti diyoruz.
Bu yolla; yani havadaki azotun tespit edilmesiyle dünyadaki azot kazancının 90 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir.

BİYOLOJİK AZOT TESBİTİ NEDİR?
Kısaca; Biyolojik azot tesbiti:Havadaki serbest azotun toprağa kazandırılmasıdır. Havadaki serbest azotun toprağa kazandırılması mikroorganizma dediğimiz canlılar aracılığı ile gerçekleşmektedir.

NASIL TESBİT EDİLİR
Toprakta biyolojik azot tesbitini gerekleştiren mikroorganizma dediğimiz canlılar ya toprakta serbest yani bağımsız yaşayarak **** herhangi bir baklagil ile ortak yani birlikte yaşarak havadaki azotu tespit ederler ve bitkiye verirler.
Baklagil bitkileri havadaki azotu kendi başlarına kullanamazlar. Havadaki azotun toprağa kazandırılması baklagillerin köklerinde oluşan, nodozite adı verilen yumrucukların içinde yaşayan mikroorganizma dediğimiz canlılar sayesinde gerçekleşmektedir. Bu yüzden bitkinin havadaki serbest azottan yararlanması için; Baklagil bitkileri ekilirken bu canlıların toprakta bulunması gerekir. Eğer yoksa ekeceğimiz baklagil tohumlarının içinde bu canlılar bulunan mikrobiyal gübre veya nodozite bakteri kültürü dediğimiz bu maddelerle kaplanması gerekir. Yaptığımız bu kaplama işlemine AŞILAMA denmektedir.
Baklagillerin aşılanarak ekilmesi ile önemli miktarda azot kazacı sağlanabilir. Yapılan çalışmalara göre bu kazanç; ortalama olarak, yılda dekara;
Yonca ile 24 kg
Mercimek ile 13 kg
Fiğ ile 10 kg
Bezelye ile 9 kg
Soya fasulyesi ile 7 kg olabilmektedir.

Name:  resim1.jpg
Views: 19458
Size:  56.1 KB
Resim 1. Aşılanmaya hazır tohum.

Elde edilen bu azot kazancının gübre olarak değeri ise, ekilen baklagilin cinsine bağlı olarak 33-114 kg arasında Amonyum sülfata 27- 92 kg arasında Amonyum nitrat gübresinden sağlanan azot miktarına eşittir.

MİKROBİYOLOJİK GÜBRELERİN (NODOZİTE BAKTERİ KÜLTÜRLERİNİN) HAZIRLANMASI
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de mikrobiyolojik gübreler (nodozite bakteri kültürleri) hazırlanmakta çiftçilerimizin talep etmeleri halinde kendilerine verilmektedir.
Bu bakteri kültürlerinin hazırlanması için ilk önce baklagil ekimi yapılan değişik yerlerdeki tarlalardan baklagil bitkileri toplanır. Bunların köklerindeki nodazit denilen yumrucukların içinde yaşayan mikroorganizma dediğimiz canlılar nodozitlerden yumrulardan ayrıştırılarak saflaştırılır. saflaştırılmış bu rnikroorganizmalar sera ve çeşitli tarla koşullarında denenir. İçinden azot tespit etme gücü yüksek olanlar alınır ve saklanır. Bu işlemler her baklagil bitkisi için ayrı ayrı yapılır.
Sonra elimizdeki bu mikroorganizmalar ekilecek baklagilin cinsine göre yeteri kadar çoğaltılır. Ve daha sonra da bunlar organik bir toprağa emdirilerek gübre haline getirilir.

AŞILAMA NEDİR?
Baklagil tohumlarının havadaki azottan yararlanmayı sağlayan mikrobiyal gübre veya nodozite bakteri kültürü dediğimiz maddelerle kaplanması işlemidir.

AŞILAMANIN FAYDALARI
Baklagil tohumları aşılanarak ekilirse bitki köklerinde, bitkinin gelişmesinin erken dönemlerinde nodozite dediğimiz yumrucuklar oluşur ve içindeki canlılar havanın serbest azotunu toprağa tespit ederler. Böylece topraktaki azot besin maddesi miktarı arttığından bitki gelişmesini gayet iyi tamamlar.

Name:  resim2.jpg
Views: 18786
Size:  58.6 KB
Resim 2. Aşılanarak ekilmiş bir fasulye.

Aşılama ile daha fazla ve daha kaliteli ürün alınması mümkündür. Eğer topraklarda diğer besin maddeleri yeteri kadar varda azot eksikliği görülüyorsa aşılamanın etkisi belirli bir şekilde görülür.
Aşılama sonucu tespit edilen azotun önemli bir kısmı, tarladaki bitkinin hasad edilmesiyle topraktan kaldırılmış olur. Ancak tespit edilen azotun % 20 si kökler ve alt yapraklar vasıtası ile toprakta kalabilir.
Bazı baklagil bitkilerinin örneğin yoncanın yeşil gübre olarak toprağa gömülmesi halinde tespit edilen azotun tümü toprağa ilave edilmiş olur. Böylece toprak hem azot hemde organik madde miktarı bakımından zenginleşmiş olur. Aynı zamanda toprağın fiziksel özellikleri de düzelir. İşte bu nedenlerle baklagil bitkileri, uygulanan ekim sistemi içerisinde münavebeye girmesi gereken bitkilerin başında gelir.

Name:  resim3.jpg
Views: 18435
Size:  41.3 KB
Resim 3. Aşılanmış bitki iyi bir gelişme gösterir.

AŞILAMANIN GEREKLİ OLDUĞU DURUMLAR
Genellikle yeni bulunmuş çeşitler ekilirken veya tarlamıza her zaman ektiğimizin dışında yeni bir baklagil çeşidi ekiyorsak bu topraklarda o bitki ile ilgili bakteriler bulunmaz. Bu durumlarda baklagil tohumlarının aşılanarak ekilmesi, bitki köklerinde nodozite dediğimiz yumrucukların oluşması için çok yararlı olur.
Bazı durumlarda da toprakta doğal olarak bulunan nodozite bakterileri kalitesiz olabilir. Tarlamızda bulunan bu bakterilerin iyi veya kötü kaliteli olduğunu kabaca şu şekilde anlamamız mümkündür.

KALİTELİ NODOZİT BAKTERİSİ NASIL ANLAŞILIR
Bitki çiçeklenme devresinde kökü ile birlikte topraktan çıkarılır. Topraktan kökü ile birlikte çıkardığımız bitkinin ana kök civarında BÜYÜK ve içi PEMBE RENKLİ nodozitler yani yumrucuklar varsa bunların kalitesi iyidir.
Eğer, bütün kök üzerine dağılmış UFAK ve BEYAZ RENKLİ nodozitler yani yumrucuklar görülürse tarlamızdaki bakterilerin kalitesi iyi değildir. Böyle durumlarda tohumların aşılanması azot tespitinin garanti altına alınması için gereklidir.
Ancak aynı baklagil bitkisi bölgede uzun süreden beri yetiştiriliyorsa ve köklerinde yaptığımız kontrolde kaliteli nodozitler yani yumrucuklar görülüyorsa aşılama yapılmasına gerek yoktur.
Aşılama işlemi fazla masraflı olmayan ve fazladan yapılırsa da zararlı olmayan bir işlemdir. Bu nedenle kesin karar veremediğimiz durumlarda aşılama yapılması faydalı olur.

TOHUMLARIN AŞILANMASI VE EKİLMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Aşılamanın dolayısı ile azot tespitinin başarılı olmasını etkileyen pek çok faktör vardır. Bu nedenle aşılama yapmak için aldığımız gübreyle birlikte verilen tavsiyelere iyi bir şekilde uymamız ve uygulamayı buna göre yapmamız gerekir.

BUNLAR NELERDİR ?
Gölgede sakla
Bakteri kültürü dediğimiz gübre serinlikte ve gölgede taşınmalı ve yine serin bir yerde saklanmalıdır. Çünkü yüksek ısı ve kuruma, gübrenin içinde yaşayan bakteri dediğimiz canlıların ölümüne neden olur.
Yetecek kadar gübre kullan
Aşılama için alınan gübre belirlenen miktardan daha az kullanılmamalıdır. Normal şartlarda 1 kg bakteri kültürü 50 kg. yonca tohumu için yine 1 kg bakteri kültürü 100 kg nohut tohumluğunun aşılanması için yeterlidir.
İyi karıştır
Aşılama yapılacak gübrenin tohuma iyice karışması sağlanmalı, tohumlar gerektiğinden fazla nemlendirilmemelidir. Fazla nemlilik tohumların birbirine yapışarak topakçıklar meydana getirmesine neden olur. 100 kg tohum için 1 It su yeterlidir.
Aşılanmış tohumu hemen ek
Aşılama işlemi serin ve gölge bir yerde yapılmalı, aşılanmış tohumlar güneş altına bırakılmamalıdır. Eğer aşılama yaptığımız tohumları 24 saat içinde ekmediysek aşılama işlemini yeniden yapmalıyız.
Tohum yatağı nemli olsun
Aşılanmış tohumlar, nemli tohum yatağına ekilmelidir. zirai ilaçlardan uzak tut.
Aşılama yapılan tohumlar, azotlu ticari gübrelerle, ot öldürücü, mantar öldürücü ve böcek öldürücü ilaçlara bulaştırılmamalıdır.
Ekeceğin toprağı iyi seç
Aşılanmış tohumları asitli veya çok tuzlu topraklara ekme.
Toprağını havalandır
Aşılama yaptığın gübrenin içindeki canlıların yaşayabilmesi için havaya ihtiyacı vardır. Bu nedenle toprağın havalanması iyi olmalıdır.
Toprağın tahlil ettirmeden aşılanmış tohumu kullanma.

BAKTERİ KÜLTÜRÜNÜ "GÜBREYİ" NEREDEN TEMİN EDECEĞİZ
Bu bakteri kültürleri diğer ticari gübreler gibi piyasada satılmamaktadır. Eğer bir üretici bu bakteri kültürünü almak istiyorsa;
- Ekimden 1-2 ay önce
- Hangi baklagil bitkisini ekeceğini
- Ekeceği tohum miktarını
- Ekim zamanını
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı Ankara'daki Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsüne bildirdikleri takdirde ihtiyaç duyulan aşılama gübreleri bu enstitü tarafından hazırlanarak kendilerine verilmekte **** ödemeli olarak adreslerine gönderilmektedir. Çiftçiler bu konuda daha geniş bilgi ve yardımı bölgelerindeki Köy Hizmetleri Araştırma Enstitülerinden sağlayabilirler.


Kaynak

Angel Aki beğendi.
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-07-2008, 23:57   #14
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 19-10-2006
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 42
Fidan üretimi ile ilgili bilgi edinmek için yapmış olduğum araştırmalarım sırasında mikoriza mantarları hakkında da bazı bilgiler edinmiştim. Mikoriza mantarlarının bitkiler için ne denli gerekli olduğu, hastalıklardan koruduğu vb.. birde mikoriza mantarlarının bahçemize veya yetiştirmekte olduğumuz bitkilere aşılanması ile ilgili idi. Mikoriza mantarlarının tespiti, transferi ve aşılama şu şekilde anlatılıyordu.
Tespiti:
Doğada gelişimleri ve görünümleri ile diğerleri arasında fark edilen bitkilerin kök bölgelerinde mikoriza mantarının bulunduğu varsayılır.
Transferi:
Bu bitkilerin kök bölgesinden alınan toprak ile birlikte mikoriza mantarı da taşınmış olur.
Aşılanması:
Alınan toprak gerek bahçe toprağına gerekse bitki yetişme ortamına karıştırılarak mikoriza mantarının da aşılanması sağlanmış olur.
Burada bir şart söz konusu; Kök bölgesinden toprak alınan bitki türü ile yetişme ortamına toprak karıştırılan bitki türü aynı olmalı. Örneğin Toros sediri kök bölgesinden mikorizalı toprak alınmış ise bu toprağın karıştırılacağı yani aşılanacağı bitkide Toros sediri olmalı.
Ben bu konuda ne eğitimliyim nede tecrübeliyim. Edindiğim bu bilgi doğru ve uygulanabilir mi? Tavsiye eder misiniz..

uyartem Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-07-2008, 21:20   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Gübrenin ismi nedir?

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-03-2009, 19:14   #16
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-02-2009
Şehir: istanbul
Mesajlar: 29
Mikoriza Mantarları nereden alabilirim ?

trara Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-04-2009, 22:28   #17
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 08-01-2007
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 35
Selamlar,arkadaşlar B5A mikoriza manatarlarını öldürür herhalde değilmi? Bu sorunun cevabı bellimidir yoksa cevap için labaratuarda denenmesi mi gerekir?

celalahmet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 13-04-2009, 19:31   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 05-11-2007
Şehir: Antalya
Mesajlar: 295
Tohumlarda microbiyal gübre kullanıyorum..

ama ismini hatırlayamadım

uygun bir zamanda resimin ve özelliklerini eklerim..
bu arada kullanım tarihi 3 ay kadar geçmiş..kullansam tohumlara zarar verirmi ?

100gr için 25 tl vemiştim atamadım..

Amazonn Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-09-2009, 09:04   #19
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-09-2009
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 10
Mikoriza

--------------------------------------------------------------------------------

Hem Almanya'dan hem de Amerika'dan mikoriza ithal ediyoruz. Alman Ecora firmasnın ve Amerikan Mychorrizal Applications firmasının Türkiye temsilcisiyiz. Köklere granül uygulaması ya da sulama yoluyla kolonize olan ürünlerimiz mevcut. Gram başına 260000 sporla en konsantre ve etkili ürünü tedarik ediyoruz. Ayrıca konuyla ilgili yurtdışı menşeli makale ve uygulama bilgisi de sağlayabiliriz.

İletişim bilgilerimiz:
Durusu Tarım
abdullah@durusu.biz
www.durusu.biz
Tel: 0505 561 77 91 (Abdullah Korkmaz)
Tel: 0532 584 00 09 (Dr. Halil Güngör)

durusu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2009, 09:40   #20
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-09-2009
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 10
mikoriza mantarları, kullanım alanları ve ticari ürünlerle ilgili detaylı bilgiyi hazırladığım blog sayfasında bulabilirsiniz:

http://mikorizal.blogspot.com

durusu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2009, 09:49   #21
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,088
Yukarıda sözü edilen 1 gramdaki 260bin spor, satılan ürünün bir gramındaki miktar mıdır yoksa satılan ürünün dolgu maddesine ilave edilen konsantrasyonun bir gramındaki mıdır?

Ürünün fiyatı nedir?

Bilgi verebilirseniz sevinirim.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2009, 10:04   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-09-2009
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 10
süperkonsantre ürünün bir gramında 260000 spor var. bu 400-500 gr kadar deniz yosunu ile karıştırılıp uygulanıyor. Domates, biber gibi sebze fidelerinin 5000 adedi için yeterli geliyor.

........adresine yazarsanız fiyat bilgisini iletiriz. lütfen kullanacağınız bitkiyi ve halihazırdaki sulama yönteminizi belirtin.

granül formu da var. O 15 kg'lik paketlerde satılıyor.

mailinizi bekliyoruz.

durusu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2009, 10:10   #23
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,088
Yani yarım kg paketle satılan üründe toplam kaç spor vardır? Bu bilgiye hiç bir yerde rastlayamadım. Özel mesajla da sorabilirim fakat neticede alınan ürünün ne kadar konsantre olduğunu belirleyen şey bu bilgi. Bu yüzden forumdan yanıt verebilirseniz sevinirim.

MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2009, 10:39   #24
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 04-02-2008
Şehir: istanbul-Gelibolu
Mesajlar: 1,829
Sn;durusu 500m2 alanda damla sulama uygulamalı olarak domates, biber, salatalık vs. sebze yetiştirmede kullanma amacına yönelik ürünlerinizin hakkında bilgi verirmisiniz.

Bloğunuza ulaşamadım.

epsody Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2009, 13:19   #25
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 28-09-2009
Şehir: Eskişehir
Mesajlar: 10
sayın meyvelitepe,

konsantre ürünün 1 gr'ı 260 000 spor içerir. Bu 260 000'ı dört farklı mikoriza mantarının hemen hemen eşit oranda oluşturur.

Ürünü kolay uygulayabilmeniz ve uğraşmamanız için yosunu (yarım kg olan malzeme bu) biz başka bir firmadan tedarik ederek size uygulamaya hazır olarak takdim ediyoruz, işinizi kolaylaştırıyoruz.

Neticede ürünün kendisi 1 gr. Süper konsantre. 260000 spor içeriyor.

durusu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2009, 14:48   #26
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Durusu satış kurallarına uyunuz. Yukarıda verdiğiniz e-posta adresi tarafımızdan silinmiştir. Ürünü adına başlık açıp tanıtabilirisniz, ama satış bedeli ve sipariş için posta adresi veremezsiniz.

Satış Kuralları

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2009, 15:31   #27
Ağaç Dostu
 
Lonicera's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-03-2008
Şehir: İZMİR-ANTALYA
Mesajlar: 3,474
Kendi mikoriza mantarlarımızı nasıl üretebileceğimizi belirten bir kaynak. Bir arkadaş çevirebilirse ilgilenenlere yardımcı olabilir.

http://www.sunseed.org.uk/page.asp?p=167

Ayazkızı beğendi.

Düzenleyen Lonicera : 23-10-2009 saat 16:58 Neden: kelime düzeltme
Lonicera Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-10-2009, 20:46   #28
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,088
Linkteki yazıyı okudum. Oldukça ilginç. Son zamanlarda okuduğum başka şeylerle birleştirince daha da ilginç oldu. Bazı denemeler yapmam lazım.

Vegy beğendi.
MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-11-2009, 13:05   #29
Ağaç Dostu
 
Dogasever's Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-04-2007
Şehir: Appleton-İngiltere
Mesajlar: 1,703
Deneme yapmak isteyenlere: EM Bukaşi kompost ile mikoriza aşılanmış toprağı karıştırarak denemek ilginç olabilir. EM mikroorganizmalarıyla mikoriza mantarlarının birbirlerini desteklediklerini biliyoruz.

Vegy beğendi.
Dogasever Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-11-2009, 13:24   #30
agaclar.net
 
MeyveliTepe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Kocaeli
Mesajlar: 8,088
Verilen linkte çok özet olarak, dokunulmamış orman toprağında iyi gelişmiş çok yıllık otların ya da çalıların kök bölgelerinden alınan toprağın yeterince mikoriza içerdiğini var sayıyor. Bu toprağın alınıp özel bir havuzda dikilen bir kaç bitki vasıtasıyla çoğaltılmasını anlatıyor.

Yöntem gayet akla uygun. Sorun şu ki, orada mikoriza olduğundan nasıl emin olacağız? Mikroorganizmalar çıplak gözle görünür olmadıklarından varlıklarını ancak delilleriyle anlayabiliriz. Bir yerde ne olduğu zaman bol mikoriza kolonileri olduğunu anlarız çok net değil. Evet, bazı çok iyi gelişen, fazlasıyla hızlı büyüyen otları topraktan söküp hemen köklerini kokladığımda farklı bir koku alıyorum. Bunu sadece orman toprağında değil, söz gelimi bizim sebze adalarında devleşen bitkilerin köklerinde de alıyorum. Tuhaf, rahatsız etmeyen, aksine topraktaki bir zenginliği (elbette zahiri olarak) hissettiren, oldukça yoğun bir koku. Bu bir mikoriza işareti olabilir mi? Ya da başka nelere dikkat etmek gerekir?

Ayazkızı ve Vegy beğendi.
MeyveliTepe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 12:51.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019