agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Mutfak > Pratik Bilgiler, Mutfak Malzemeleri ve Aletleri
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni8Beğeniler
  • 2 Gönderen denizakvaryumu
  • 1 Gönderen denizakvaryumu
  • 1 Gönderen denizakvaryumu
  • 2 Gönderen hira
  • 2 Gönderen TRAKLI

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 15-11-2011, 08:13   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Sakız

BESLENME BÜLTENİ

Birçok kişide sakız çiğneme alışkanlığı var. Eski sakızlar faydalı idi ama yeni nesil sakızlar böyle mi acaba? İçlerinde bulunan birçok kimyasal madde sağlığımız için ne kadar tehlikeli. Yoksa zehir mi çiğniyoruz. Bültenimizin bu sayısında eski bir sakızsever olan Ata Kemal Şahin’in yeni nesil sakızların zararlarını anlatacak.

BUYRUN BURDAN ÇİĞNEYİN!

Ben sakızı, nam-ı diğer çikleti çok seven çocuklardandım. Hâlâ da koca çocuğum aslında. Elli yıl önce Golden ve Zambo sakızları vardı. Golden muz kokulu, Zambo ise kakaoluydu. Ne özenliydi ambalajları. İnce kesimliydiler ve metalik renkte varaklara sarılmışlardı. Üzerlerine de sakızın adının bulunduğu kâğıtlar geçirilmişti. Golden'in kağıdında fötr şapkalı bir sihirbaz kız, Zambo'da ise kulaklarında iri halkalar olan bir zenci kız vardı. Varakla kağıdın arasından da ince kartona basılmış bir artist ya da şarkıcı resmi çıkardı. Biz de aramızda Artist/Şarkıcı Değiştirmece ve Ters/Yüz diye oyunlar oynardık. Sakız çiğnerken, kim daha büyük balon şişirecek yarışması da yapardık. Kızlara hava atmaya çalışırken patlayan balonun yüzümüze yapışmasıyla da tüm karizma yerlere serilirdi.

Tahsil hayatım boyunca da cebimde sakızım hep oldu. Artık balon şişirmiyordum, cak cak da çiğnemiyordum ama ağzımda gezinmesi açlık hissimi gideriyordu! Anadan-babadan uzak diyarlarda tok olmak mümkün müydü! Falanca holdingin veliahtı değildim ki ben!

İş hayatım süresince de çantamda, çekmecemde ve arabamın torpido gözünde mutlaka bir-iki kutu sakız oldu. Yarım saatte bir devinim yapsa da ağzımda, varlığı farklı bir güven veriyordu.

Ben hiç sigara içmedim. Ama sigarayı bırakanların da en iyi dostuydu sakız.

Çocukluğa vedayla birlikte naneli sakız çiğnemeye başladım. Yurt dışında keskin naneli sakızlar bulmak mümkünken, ülkemizde ancak nanemsi sakızlar bulunabiliyordu. Geçenlerde ünlü bir markanın sakızını aldım. Satıcı, aldığım sakızın oldukça keskin naneli olduğunu, bir süre ağzımda şeker gibi tutmamı ve hemen çiğnemeye başlamamamı tavsiye etti.

Meraktan kutuyu oracıkta açtım ve ağzıma bir draje attım. Gerçekten de olağanüstü keskindi. Kısa süre sonra burnumda akıntı, gözlerimde yaşarma oldu ve arka arkaya en az 10 kez hapşırdım! Sonra o keskinlik gitti ve çiğnemeye başladım. Tüm alerjik semptomlara (belirtilere) rağmen keskin lezzeti baştan çıkarıcıydı.

Belki şaşıracaksınız ama neredeyse yarım asırdır sakız çiğneyen ben ilk kez bir sakız kutusunun üzerindeki içeriği okudum. Gözlükle dahi okumaya imkan yoktu, büyüteç kullandım! İçerdiği maddeleri araştırdım ve yurt dışındaki forumları da okudum. Saat gece yarısını geçiyordu ki şakaklarımda oluşan ter damlalarını sildim ve kutuyu da çöpe attım!

Hadi önce tansiyonunuzu kontrol edin, sakinleştirici kullanıyorsanız alın ve sağlamca oturun. Size, kasa önlerinde mızırdanan çocuklarınızın çiğnediği; çalışırken, araba kullanırken, yemeklerden sonra sizin de çiğnediğiniz o 2-3 gr ağırlığındaki sakız drajesinin içinde neler var, onu anlatacağım!

Maltitol: Tatlandırıcı. Şeker alkolü. Sigaranın içinde de bulunur. Kan şekerini yükseltir. Baş dönmesi, baş ağrısı, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına neden olabilir.



Sorbitol: Tatlandırıcı. Şeker alkolü. Kan şekerini yükseltir. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına ve diareye (ishal) neden olabilir.



Ksilitol: Tatlandırıcı. Şeker alkolü. Kan şekerini yükseltir. Diareye neden olabilir.



Mannitol: Tatlandırıcı. Şeker alkolü. Öldürücü kalp krizlerine neden olabilir. Merkezi sinir sistemi depresyonu ve deri yanığı oluşturabilir.



Aspartam: Tatlandırıcı. Şekerden 200 kat tatlı. %40 Fenilalanin içerir. Kanser riskini arttırır. Sinirsel uyarıcı, unutkanlık, beyin faaliyetlerini bozucu, depresyona neden olabilir.



Asesülfam-K: Tatlandırıcı, Şekerden 200 kat tatlı. Sentetik tuz. Kalp rahatsızlıklarına neden olabilir.



Sukraloz: En yeni tatlandırıcı. Şekerden 600 kat tatlı. Kanserojen, alerjen.



Sakız mayası: Petrol bazlı. Sentetik kauçuk polimer.



Nane aroması: Naneli sigaralarda da bulunur. Beden ve ruh dengesinin bozulmasına neden olabilir.



Sığır jelatini: Alerjik ve astımlılar için önerilmez. Kemiklerin kaynatılmasıyla elde edilir. Türkiye'de üretimi yoktur ve ağırlıklı olarak Avrupa'dan ithal edilir. Eminim ki Avrupa ülkeleri de ucuz ve bol domuz varken sığır kemiği kullanmaya pek meraklıdır!!



Gam Arabik: Kıvam arttırıcı,



Gliserol: Tıbbi gliserin. Bir nevi alkol. Patlayıcı madde yapımında da kullanılır.



E171, E133 renklendirici: Kanser riskini arttırır. Davranış bozukluklarına ve hiperaktiviteye neden olabilir.



Soya lesitini: Kıvam arttırıcı. Alkol içerir. Soyanın genleriyle oynanmış olabilir.



Şellak: Kokkus Lakka isimli böceğin salgısı. Boyacılıkta ve mobilyacılıkta vernikleme işlerinde kullanılır. Deri tahrişine neden olabilir.



Karnauba Mumu: Yüzey sırlama maddesi. Alerjik semptomlara neden olabilir.



E320 antoksidan: Petrol bazlı. Kolesterolü arttırır. Bebek mamalarında kullanımına izin verilmemektedir. Kanserojen, estrojen. Hiperaktiviteye, alerjik reaksiyona neden olabilir.



Fenilalanin: Amino asit. Nörotoksik etki. Çocuklarda zeka gelişimini olumsuz etkiler. Beyin hasarı, uyuşukluk, ödem, deri lezyonları, karaciğer büyümesine neden olabilir.

Tabii, tüm bu risklerin aşırı kullanımda ortaya çıkabileceği belirtilmektedir. Peki, günde bir paket sigara içersem zararlı ama 3 sigara içersem zararsız diyebilir miyiz?

Bazı sakız kutularında uyarılar da görmek mümkün.

Hamileler ve bebekler yapay tatlandırıcı içeren gıdalar tüketmemelidir. Yani, sizden umudu kestik, bebeklerinizi koruyun mu demek bu?

Sakızdır. Yutmayınız. Nasıl yani!! Hangi çocuk sakız yutmaz!! Ben bile kazara yutuyorum. Ama siz yutmayın; çünkü sakızlar çiğnemek içindir, yutmak için değil! Sentetik kauçuğu mide hazmedemez!

Bir de resmi bakanlık tebliği var: Sakıza %10 veya daha fazla şeker alkol eklenmiş ise "Aşırı tüketimi Laksatif etkiye (ishal) neden olabilir." ifadesi, kullanılan tatlandırıcı içerisinde aspartam var ise "Fenilalanin içerir." ifadesi kutunun üzerinde yer almalıdır. Çünkü Fenilketonüri (PKU) hastalarının aspartam içeren ürünleri tüketmesi risklidir. hastaları hastalarının

Bu karanlık tablodan sonra sanmayın ki sakız çiğnemeye veda ettim. Zamanda yolculuğa çıktım ve kendimi aktarda buldum. Doğal damla sakızı aldım. Ağza atıldığında biraz sert ama hemen yumuşuyor. Kilosu 700 lira. Ben beş liralık aldım. Orantısız şekil ve ebatta 17 adet çıktı. Yani tanesi 29 krş. Piyasadaki sakız drajelerinin tanesi de 15-20 kuruşa geliyor zaten. Sağlığınız için fazladan 10 krş vermez misiniz? Bir de her derde deva Kenger Sakızı var. Onu da deneyeceğim. Fakat görsel hiçbir albenisi olmayan bu doğal çözümlere çocukları nasıl ikna ederiz, bilemiyorum!

Sakız Neolitik Çağ'dan bu yana biliniyor, katkı maddelerinin geçmişi ne ki. Ve tamamen doğal bir sakız çiğnediğinizi düşünün, faydaları saymakla bitmez.

- Kilo kontrolünde yardımcıdır. Pratik, ucuz ve düşük kalorilidir. Şekerli sakız dahi 5-10 kaloridir.

- Sakız çiğnemek iştahınızı kontrol etmenizi sağlar.

- Öğünlerde daha az yemenize neden olur.

- Kalori harcatır. Sakız çiğnemek saatte 11 kalori yakmanızı sağlar.

- Konsantrasyonu ve odaklanmayı arttırır, stresi hafifletir.

- Beyne giden kan oranını arttırır.

- Ağız ve diş sağlığını etkiler. Nefesinizi ferah tutmanıza yardımcı olur. Vücuttaki en güçlü savunma mekanizması olan tükürük salgısını arttırır. Özellikle şekersiz sakız ağız sağlığını birçok yönden destekler. Plakların, çürüklerin ve lekelerin oluşumunu önler, diş minesindeki mineral bozukluklarını onarır.

Biz Sakız Adası'ndan çıkan mastikayı (doğal damla sakızı) ancak aktarlardan alabilirken, doğal sakızlar yurt dışında seri olarak üretilmektedir. Bu sakızların içinde yapay renklendirici-koruyucu-aroma bulunmamaktadır. Günümüz sakızlarında sentetik kauçuk polyisobutylene kullanılırken (basket topundan bir parça çiğnemek ister misiniz?) doğal sakızlarda Manilkara ve Sapodilla ağaçlarının öz suyu kullanılmaktadır. Aspartam ya da diğer yapay tatlandırıcılar kullanılmamaktadır.

Artık gdo'lu ürünlerden fellik fellik kaçıyoruz ve organik domates, salatalık, biber alabilmek için de Ekolojik Pazarlara koşuyoruz ama hemen yanı başımızda duran bombanın farkında değiliz! Üstelik zararı en çok görecek olanlar da çocuklarımız. Sadece sakızlar değil, tüm şekerlemeler aynı katkı maddeleriyle dolu. Büyük marketlerde sakızların, şekerlemelerin kasa önüne konmasının tek nedeni de çocukları yakalamak!! Ne acımasızca, değil mi?

Pazar değeri 1 milyar liraya yaklaşan sakızı ülkemizde nüfusun %40'ı çiğnemezken, her gün çiğneyenlerin oranı sadece %15'tir. Peki, bu potansiyeli görerek ülkemize yatırım yapan yabancı şirketler saydığımız zararlı maddelerden arınmış doğal sakız üretemezler mi?

Üretebilirler tabii de, insan sağlığının paradan değerli olduğu nerede görülmüş!!

Bir bavul aspartam'ın bir kamyon doğal şekere eş değer olduğunu düşünecek olursak, üretici firmalara nasıl bir maliyet avantajı getirdiğini anlayabiliriz.

Kuruşlarla, lokantalarla, marketlerle ilgili onca blog yazdım. Yel değirmenlerine karşı savaştığımı ve hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimi biliyorum ama hiç değilse, artık beni kandıramayacaksınız diyorum ve yakın çevremi de uyarıyorum.

Sizlere de söylemiş oldum !

Ata Kemal Şahin

http://beslenmebulteni.com/bes/index...lar&Itemid=404








.

 
rodoslu ve İpekböcegi beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2011, 08:30   #2
Ağaç Dostu
 
mrduran's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2011
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,536
Aman ALLAHım dedirten bir yazı.
Güzel araştırmanız için çok sağ olun efendim. Çocukken ip dizileri halinde aldığımız kengere dönüş olsun bundan böyle. Doğayı fazla mıncıklamadan becerelim inşallah.

Çok teşekkürler efendim.

Saygılarımla lütfen.

mrduran Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2011, 08:36   #3
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Evet, kenger sakızını ben de severim.

_________________________

Kenger sakızının sırrı keşfediliyor


Başta diş hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiğine inanılan Kenger sakızı için üniversitede araştırma başlatıldı.

Malatya'nın Darende ilçesinde üretilen ve kilosu 200 TL'ye satılan kenger sakızının başta diş hastalıkları olmak üzere çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiğine inanılırken, İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi sakızın faydalarını keşfetmek için araştırma yapacak.

Hoş kokusu ve kendine özgü tadı ile yöre insanının vazgeçilmezleri arasında yer alan kenger sakızının üretimi, Darende'de yaklaşık 300 aile tarafından yapılıyor. Bol dikenli kenger bitkisinin toprak altında kalan kısmının bıçakla çaprazlamasına kesilerek akan beyaz renkli sütün donması sonucu elde edilen sakız, katkısız ve doğal bir ürün olması nedeniyle büyük ilgi görüyor.

Diş ağrıları, diş eti rahatsızlıkları ve dişlerin beyazlatılmasında büyük etkisi olduğu belirtilen sakızın, iltihaplanan veya patlayan kulak zarının tedavisinde, safra kesesindeki taşların düşürülmesinde, mide ağrısı ve şişkinliğinde, iştah açıcı ve hazımsızlık rahatsızlıklarında, tansiyon, yüz felci ile şeker hastalarına iyi geldiğine dair halk arasında yaygın bir inanış bulunuyor.

Malatya'da kenger sakızı satan Ali İhsan Ağdağlı, bir çok rahatsızlığa iyi geldiğini öne sürerek daha çok yaşlılar ve kenger sakızını bilenler tarafından tüketildiğini belirti. Her pazartesi Darende'de kenger sakızı satışına yönelik pazar kurulduğunu anlatan Ağdağlı, günde tanesi 50 kuruştan 200 tane sakız satığını ifade ederek, kilosunun ise 200 TL'ye alıcı bulduğunu kaydetti.

Sakızı üreticilerinden Mustafa Mert ise Darende'ye bağlı Hacılar, Yazıköyü ve Çukurkaya köylerinde yılda yaklaşık 500 ton kenger sakızı üretildiğini ifade ederek, mevsim şartlarına göre eylül ayı sonuna kadar üretimin davam ettiği bilgisini verdi.

1960'lı yıllarda kimi tüccarların bölgeden satın aldıkları kenger sakızlarını, Konya, Kayseri, Çankırı, Ankara ve İstanbul'da sattıklarını aktaran Mert, köyden kente göç nedeniyle sakız üretiminin yıllar içinde düştüğüne dikkati çekti.

Sakız, bitkiden çıkan sıvının güneşte kurutulmasıyla yapılıyor

İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi ve Endodonti Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fuat Ahmetoğlu, Darende ilçesinde üretilen kenger sakızının aynı adı taşıyan dikenli bitkinin köklerinden elde edilen sıvının güneşte kurutulması sonucu oluştuğunu söyledi.

Kenger sakızının ağza ilk alındığı anda sert bir yapısı olduğunu ifade eden Ahmetoğlu, “Bu sakızın faydalarını sıralayabilmek için yumuşadıktan sonraki yapısına bakmak ve bileşimindeki anti bakteriyel özelliklerini incelemek lazım” dedi.

Kenger sakızının doğal yapısı ile adeta diş fırçası görevi gördüğünü ve dişlerin temizlenmesinde etken olduğuna dikkati çeken Ahmetoğlu, “Ağızdaki eklemleri çalıştırdığı için belli bir süreye faydası var. Diş etlerine masaj etkisi yapıyor. Bitkisel bir ürün olan kenger sakızı ile ilgili çok yönlü bir araştırma yapmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Ahmetoğlu, kenger sakızının sert olduğu için ağza ilk alındığı anda eklemleri yorduğunu vurgulayarak, “Dişlerdeki dolgulara zarar verebilir ya da zayıf dişi olan varsa bunları kırar. Ancak kenger sakızı doğal bir ürün. Bu yönü ile çeşitli katkı maddeleri ile yumuşatılıp endüstrileşebilir ve piyasadaki çikletler arasında yerini alabilir” görüşünü dile getirdi.

Kenger sakznn srr kefediliyor - Hrriyet Salk

rodoslu beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2011, 08:43   #4
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Damla sakızının tadı da muhteşemdir.

_______________________________

Damla Sakızının Faydaları oldukça fazla olmasına rağmen bizler sadece tatlı ve kahvede kullanıldığını biliriz biraz derine indiğimizde ise sağlık,sanayi gibi bir çok alanda işimize yaradığını görürüz.

Damla Sakızının Sağlığa Faydaları

1 - Göğüs hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
2 - Böbreğe çok yararlıdır.
3 - İdrar söktürücü özelliği vardır.
4 - Cinsi organları kuvvetlendirir.
5 - Karaciğer için tavsiye edilir.
6 - Soğuktan kaynaklanan dalak ağrılarına iyi gelir.
7 - Felçli hastalar için iyi bir şifa kaynağıdır.
8 - Yakısı saçkırana iyi gelir.

Doğal damla sakızı oral hijyen için mükemmel olup doğal damla sakızının güçlü etkisi ile dişleri korur. Ağız için antiseptik özellik taşır. Bu nedenledir ki piyasadaki bir çok diş macunu ve gargara temelinde doğal damla sakızı kullanılarak üretilmiştir. Ayrıca Atina Üniversitesi'nin yürüttüğü özel bir araştırma sonucunda dental problemlerin dğal damla sakızı çiğnemekle düzeltilebileceği kanıtlanmıştır. Ayrıca diş hekimliğinde yaygın olarak diş çürüklerinin doldurulmasında dolgunun birleşiminde kullanılmaktadır. Buna ek olarak, genel diş hastalıklarının tedavisinde de kullanılmaktadır.

Doğal damla sakızının tedavi amaçlı kullanılabileceği antik çağlarda da biliniyordu. Günümüzde dünya çapında çok çeşitli kullanım alanları vardır. M.Ö. 2. Yüzyılda, Galenus doğal damla sakızının kanın durumunu düzenlemek için yararlı olduğunu ve bronşiti tedavi ettiğini söylemiştir. Günümüzde doğal damla sakızı yanıklar, egzema, donma, kanser gibi deri enfeksiyonları ile dış deri enfeksiyonları için hazırlanan merhemlerde ve plaster imalatında yaygın olarak kullanılmaktadır. Sakız Adası'nın doğal damla sakızının kollesterolü düşürdüğü kanıtlanmıştır. Böylece kalp krizi ve yüksek tansiyon risklerini ve vücudun trigliserid ve total lipid seviyelerinin düşmesine yardımcı olur. Her sabah bir çay kaşığı doğal damla sakızıtozunun diabeti etkili bir şekilde tedavi edebileceği de iddia edilmektedir. Bunlara ek olarak Yunanistan'daki bir çok ilaç firması doğal damla sakızını yaygın olarak kullanmaktadır.

Sakız Adası'nın doğal damla sakızı ve onun türevleri (doğal damla sakızı reçinesi) cerrahide özellikle daha iyi sonuçlar veren cerrahi ipliklerin yapımına yaygın olark kullanılmaktadır. Amerikan yapımı olan MASTISOL adlı ilaç ameliyat yaralarının üzerine septik bandaj yapıştırmak ve yarayı -lökoplast yerine- kapamak için kullaılmaktadır. Bu yolla, yaranın antisepsisi de önlenmektedir. Fransa'da doğal damla sakızı cerrahi ipliklerin yapımında temel olarak kullanılmaktadır; çünkü böylece dikişler organizma tarafından absorbe edilmekte ve kesilmelerine gerek kalmamaktadır.

Damla Sakızının Üretime Faydaları

Avrupa çapında doğal damla sakızı, restorasyonlarda ve ikonlarla duvar resimlerinin korunması için üretilen maddelerin yapımında temel içerik maddesi olarak kullanılmaktadır. Amerika'da ve Fransa'da doğal damla sakızı temel olarak boyacılıkta iki yolla kullanılmaktadır. Birinci kullanım: Boyalara temel teşkil edecek gerekli maddenin üretiminde kullanılmasıdır. Diğer kullanımı: boyalar için özel olan cilaların üretiminde kullanılmasıdır. Bulgaristan'da doğal damla sakızı, ahşap endüstrisinde renk sabitleyicisi olarak büyük bir şirket tarafından kullanılmaktadır.

Gemi yapımında doğal damla sakızı geminin altını boyamak için kullanılan özel boyaların yapımında kullanılmaktadır. Aynı amaçla, doğal damla sakızı uçak imalinde renk koruyucu olarak da kullanılmaktadır.

Doğal damla sakızı cila, sentetik kauçuk, lastik, plastik, sentetik deri ve böcek zehiri üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda yalıtım malzemesi ve su geçirmez hammadde olarak da kullanılabilinir.

http://www.damlasakizi.org/damla-sak...faydalari.html

rodoslu beğendi.
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-11-2011, 18:41   #5
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,607
Galeri: 1
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi denizakvaryumu Mesajı Göster
Damla sakızının tadı da muhteşemdir.
...
Sayın denizakvaryumu,

Bildiğim kadarıyla yukarıda alıntıladığınız yazıda bahsi geçen tıbbi özelliklerin pekçoğu ve üretimde kullanım bilgilerinin tamamı Menengiç ağacına aitdir.

Kişisel görüşüm Menengiç ağacı Sakız ağacından daha değerlidir.

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-11-2011, 22:06   #6
Ağaç Dostu
 
mrduran's Avatar
 
Giriş Tarihi: 20-08-2011
Şehir: İzmir
Mesajlar: 1,536
Merhabalar efendim,

Birde küçükken, dikenli top başların etrafını çevreleyen her bir dikeni kaldırdığımızda, altından çıkan 1-2 mm. lik küçücük parçaları toplardık, 5-10 baştan ancak küçük bir sakız elde ederdik. O dikenli bitki de kenger miydi acaba?
Bilenler varsa, hafızamızı/anılarımızı tazeler inşallah.

Saygılarımla lütfen.

mrduran Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2014, 01:19   #7
Ağaç Dostu
 
hira's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-06-2012
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 5,009
Sakızın hiç bilinmedik yönleri, tiksindirici ve aynı zamanda dehşet vericiymiş. Güncellensin istedim, okumanızda yarar var.

Ozlem A ve TRAKLI beğendi.
hira Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2014, 01:30   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 06-04-2013
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 308
Sayın hira, sakızın jelatinini açıyordumki bu yazıyı görünce çöpe attım, güncellemen iy olmuş teşekkürler.

Ozlem A ve hira beğendi.
TRAKLI Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 17:22.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019