agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Hastalık ve Zararlılar > Genel bitki koruma
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni17Beğeniler
  • 1 Gönderen Lilium
  • 2 Gönderen Lilium
  • 1 Gönderen Zeytinlibahçe
  • 1 Gönderen Lilium
  • 1 Gönderen Mine Pakkaner
  • 1 Gönderen Sarıcan
  • 1 Gönderen alihallac
  • 3 Gönderen Lilium
  • 3 Gönderen YeniGine
  • 3 Gönderen s.serdar

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 13-04-2010, 02:23   #1
Ağaç Dostu
 
Lilium's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2008
Şehir: Balıkesir Gönen
Mesajlar: 7,539
Galeri: 106
Bilinçsiz ilaçlama

Sevgili kirazın değindiği konu:
Alıntı:
Ne yediğimi, ne yedirdiğimi bilmek istiyorum. Organik sertifikası olmasa da aldığımın güvenilir olduğunu bana gösterir bir yol olmalı,
Benim bildiğim bir yolu yok. İkincisi, organik sertifikası olsa da ben daha o güveni göremiyorum, neden mi, insanlar o kadar maddiyatcı oldular ki dini de imanıda para oldu vijdan desen hiç yok.

Güvenilir olduğunu gösterir bir yol yok şu anlık benim bildiğim kadar, ha şöyle olabilir nasıl ki dışarıya giden ürünlerimiz analizlerden gecip zehirlidir deyip geri gönderiyorlar, sağlıklı ise tüketiciye sunuyorlarsa bizde de böyle bir denetim kurulmalı ürününü satışa sunanın ürünü analizlerden geçtikten sonra tüketiciye sunulmalı (Onuda haraçla çözeriz ya neyse.) Son çare tüm zirai gübreler ve zirai ilaçlar kullanımı yasaklanmadığı sürece ne yazık ki ne yediğimizi kendimiz üretmediğimiz sürece bilemeyeceğiz.

Bir ikincisi sahtekarlar, gübrelerle zehirlerle ürettiği atıyorum domatesi sana doğal ürün diye satıyor ve iki üç misli paranıda alıyorsa sende bunu güvenle doğal ürün diye yiyorsan ki çok yapıldığını sanıyorum.

Neticede yine geliyoruz geniş çaplı bir denetime bu olmadığı sürece kendi güvenimizi oluşturan üreticilere güvenmekten başka çare yok.

Bir de olaya bu yönden bakalım.
Aziz nesinin bir sözü.
Türkiye insanının büyük bir çoğunluğu, günü gününe zorlukla yaşayabildiği için tek bir
gün doysun diye bile bile 15 yıl sonra kanser olmaya gönüllüdür.



Bir başka konu:

Bugünlerde muhtarlıklara gönderilen köy kahvelerine asılan bir yazı

Alıntı:
İlaç atma belgesi

Belgesi olmayan zirai ilaç atamayacak, atan yüksek para cezasına çarptırılacak
Yahu böyle saçma bir şey olabilir mi,

Yo saçma değil, amaç köylüyü bir şekilde yolmak, bir belge verecek ver şu kadar para, onların amacı ilaç milac değil nasıl yolarız nasıl rant elde ederiz.

O belge düzenli ilaçlama mı yapacak çok merak ediyorum, yahu zehirin düzenlisi mi olur?

Böyle kafalar tarımı yönlendiriyorsa biz daha çokkkk güvenli ürünü nasıl tüketeceğiz diye konuşuruz bu gidişle.

Ne kadar olumsuzluklar olsa da, az sayıda olsak da güzel bir başlık güzel bir başlangıç başarabiliriz.

Unutmayalım koca romayı bile bir kibrit yaktı, işte bizde buradan doğal ürün olarak bir kibrit çaktık, bu alevi tüm ülkeye yaymalı yayılmalı.

 
Kiraz beğendi.
Lilium Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2011, 01:57   #2
Ağaç Dostu
 
Lilium's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2008
Şehir: Balıkesir Gönen
Mesajlar: 7,539
Galeri: 106
Bugün öyle bir şeyle karşılaştım ki aynen o gün yazdıklarımı bugün kısmen de olsa hayretler içerisinde hem izledim hem resimledim.

Resimlerde olan arkadaş ilaç atma belgesi almış bir arkadaş, mümkün olsaydı da videosunu çekebilseydim, çıplak elle hiç bir önlem almadan zehiri ölçeğe döküyor yarısı ölçeğe diğer yarısı ellerine tenekede beş litre su var, yedi ölçek zehirli ilaçı bu beş litrelik suya önce döküp burada hazırlayıp daha sonra sırt motoruna koyacak, daha da korkunç olanı burada hazırladığı zehirli suda ölçeği ve topraklanmış ellerini yıkayabiliyor.

İçim ürperdi doğrusu, kendisi sağlığını düşünmeyen benim sağlığımı ne kadar düşünebilir bu belgeli ilaç atabilenler.

Name:  Fotoğraf-0001.jpg
Views: 1101
Size:  70.3 KB

Sırt motoruna koyduğu zehiri yine hiç bir önlem (eldiven maske gibi) almadan gönül rahatlığı ile bolca tenefüs ederek hatta marpucu öylesine bir savuruyor ki, tüm zehir her yerine temas ediyor, adeta banyo yapıyor.

Name:  Fotoğraf-0004.jpg
Views: 1119
Size:  57.7 KB

Name:  Fotoğraf-0005.jpg
Views: 1134
Size:  72.2 KB

Name:  Fotoğraf-0006.jpg
Views: 861
Size:  68.1 KB

İşte size bir ilaç atma belgesi vakası.


Ben
("amaç köylüyü bir şekilde yolmak, bir belge verecek ver şu kadar para, onların amacı ilaç milac değil nasıl yolarız nasıl rant elde ederiz.

O belge düzenli ilaçlamamı yapacak çok merak ediyorum, yahu zehirin düzenlisimi olur.")

Dediğim zaman bana kızanlar olmuştu, işte belgenin durumu, ilaç atma belgeside var, rahat rahat ceza yemeden bolca bolca zehirleniyor ve zehirliyor.

Şimdi istinalar kaideyi bozmaz mı diyeceksiniz..

Kiraz ve mrduran beğendi.
Lilium Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2011, 09:58   #3
Ağaç Dostu
 
Zeytinlibahçe's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-07-2009
Şehir: İzmir Zeytinlibahce/Aliaga
Mesajlar: 809
Sn Lilium Teşekkürler

Bizim farkında olduğumuz, hayretlerle karşıladığımız bu görüntülere bugünlerde hemem hemen her yerde rastlamak mümkün. Üretici zehirlerle haşır neşir olmaya, öylesine aşina olmuş ki ''bak işte zehir attım ölmedim'' diyor, ölçü bu. Akut etkisi, kronik etkisi nedir bilmiyor. Zehirlerin sorunun çözümü olduğuna öylesine inandırılmış ki bizlerin yaptığı doğal mücadele onlara garip geliyor.

Geçenlerde Halil beyle bir marul serasını ziyarete gittik, üretici yeni attığı zehirin yedi gün süresi olduğunu hava bulutlu olursa uyacağını, güneşli olursa mecburen erken toplayacağını bir şekilde ima etti, maalesef ülke genelinde genel durum bu. Kendisine doğal mücadelenin sera ortamında çok daha kolay yapılabileceğinden bahsedince ilgiyle karşılamıştı.

Sıkılmadan, bir kişiden ne çıkar demeden anlatacağız, önümüze çıkan herkese anlatacağız. Bir kişi bir kişi.

Kollay gelsin

mrduran beğendi.
Zeytinlibahçe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2011, 11:12   #4
Ağaç Dostu.
 
kamil35's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-09-2008
Şehir: izmir
Mesajlar: 1,510
Alıntı:
"İçim ürperdi doğrusu, kendisi sağlığını düşünmeyen benim sağlığımı ne kadar düşünebilir bu belgeli ilaç atabilenler."
Sayın Lilium, çok yerinde bir tesbit. Bu sözünüzü uzun uzun düşündüm. Pazardaki sebze ve meyveler aklıma geldi. Hangi ilaçlar ne şartlarda kullanılıyor???

Sayın Zeytinlibahçe'ye katılıyorum. Anlatmak lazım. Eğitim şart Atalarımız ağaç yaş iken eğilir demişler. Doğal çevre ve doğal ürünler bilincini insanımıza ilköğretim çağında kazandıramazsak sonumuzu düşünemiyorum.

kamil35 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2011, 12:44   #5
Ağaç Dostu
 
Lilium's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2008
Şehir: Balıkesir Gönen
Mesajlar: 7,539
Galeri: 106
Fotoğraflara yansıyanlar bir hiç kadar küçük, videosunu çekebilseydim asıl gerçekleri gösterebilme şansım olacaktı.

Arkadaşla biraz sohpet de edebilme şansı oldu ilaç hazırlama esnasında. Tarla sahibinin ilaç atma belgesi olmadığı için bu belgeli arkadaşı yövmiye ile tutmuş ilaç atması için.
Aramızda geçen konuşmanın şu kadarını anlatayım.

-Senin ilaç atma belgen varmı? ki, ilaç atabiliyorsun?.

-Var abi, aldım, hiç gitmedim bile verdim parayı verdiler belgeyi.

-Kurslara gitmedin mi?

-Ne kursu ya, kim gitti ki, kaç kişi gitti, gidenlerde çay kahve içip geldiler.

-Peki, size zehirin ne şekilde ne zaman hangi şartlarda hangi kurallar doğrultusunda (vs) atılacağını nasıl korunacağınızı anlatmadılar mı?

-Yok be abi verdik parayı aldık işte.

İşin başka vahim tarafı bu belge almış kişiler, bir başka kişi bilincli bilerek ilaç atsa dahi eğer belgesi yoksa bu kişiler şikayette edebiliyor para cezalarına çarptırılabiliyor.
Ya peki, x kişinin belgesi yok, ama bilgili bilicli olarak en azından duyarlı olarak kabul edelim, bu belgesizler belgelileri nereye şikayet edecek ya da ne kadar kaale alınacaklar.

Kiraz beğendi.
Lilium Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2011, 15:54   #6
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,732
Galeri: 99
Çok vahim. Düzgün bir yürütmeyle gerçekten faydalı bir iş yapılabilirdi oysa. Bence elinizdeki fotoğraflarla birlikte tarım ilçe müdürlüğüne şikayet etmelisiniz.

Herkes sizin gibi yapsa, bu şekilde bir çalışmaya başlayacaktır, böylesine bir vurdum duymazlığa kimse göz yummazsa tarım bakanlığı da önlem alacaktır diye umut ediyorum.

mrduran beğendi.
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-04-2011, 18:34   #7
Kaybettik, Allah rahmet eylesin
 
izzeterisen's Avatar
 
Giriş Tarihi: 23-01-2007
Şehir: Muğla-Ortaca
Mesajlar: 1,316
Galeri: 66
Tarım ilaçlarının reçeteye bağlanmış olması bir derece iyi oldu. Atılan ilaçların en azından reçeteli ilaç olmaları insanı rahatlatıyor. Diyorum ki bu sebze meyve reçeteli ilaçlarla ilaçlanmıştır, ilaçlama-hasat arası geçmesi gereken süreye uyulmuştur diyerek biraz rahatlıkla yiyorum, çocuklarıma yediriyorum.
İlaç bayileri bir de ilaçları satıp sonradan suçlu duruma düşmemek için reçete yazan birilerini bulup işi kitabına uydurmasalar. Böyle olunca yurt dışında ürettiklerimizi yiyenler gibi içimiz rahat olarak sebze meyve yiyebileceğiz.

Tarım Bakanlığının Tarım Bakanlığı gibi çalıştığı bir gün gönül rahatlığı ile sebze-meyve yiyebileceğiiz. İnşallah bir gün.

izzeterisen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-04-2011, 06:06   #8
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 28-03-2011
Şehir: Houston
Mesajlar: 95
Bunun icin yapilabileceklerden bir tanesi de gercekten saglikli tarimi hatta mumkunse organik tarim yapan kisilerden alisveris etmektir.
Amerika'da da organik urun sertifikasi sartlari kolaylastirilinca "organik" kelimesinde bir kalite duzensizligi olustu. Urunlerini aldigim firmalardan bir tanesi bu sertifikayi almayi reddedip etiketlerine de basti. Aciklamasi " organik tarim kelimesi Amerika'da bir tabuyken ise baslayan firmamizin senelerce ugrasarak gercek organik yapiya ulastigi ve basarili oldugu siralarda ortaya cikan "kolaylastirilmis organik sertifkasi" bizim icin onur kiricidir. Yuksek standartlarimiza cikmak yerine azaltilmis standartlarla kendilerini bizimle bir tutmaya calisan bu urunleri/firmalarla bir tutulmayi reddediyoruz. Urunlerimiz, ve isletme tarihimiz referensimizdir"

Organik urunler cok cok pahali olmasina ragmen son on yildir bir anda cok ciddi bir pazar kazandi. Sertifikanin alinmasi kolaylasinca bu alandaki tuketim artmasina ragmen esas olarak senelerdir bu isi yapan kucuk isletmeler gerek fisilti gazetesi yoluyla, gerek web sayfalarinda adi gecmeleriyle cok ciddi anlamda fayda gormeye basladi. Bu yerel, kucuk capta uretim yapan ureticilerini birbirine tavsiye eden kitleler sayesinde pazar egilimleri bile degisti. Seneler icinde bilinclenen aileler pahali olmasina ragmen az ama oz miktarda bu urunleri kullanmaya basladi.

Konuyu biraz dagitmakla birlikte birkac sey daha eklemek isterim. Sadece kimin ilacladigi degil bunu kullanan kisiyi, bu urunun satildigi yeri, yoreyi tespit edip almamak, alanlara uyarida bulunmak bir yontem.
Semt pazarinda bile bulsaniz, urunun iyi oldugunu dusundugunuz kisileri saga sola soylemeniz, hatta yerel, kucuk bahce ureticilerinin oldugu pazarlara gitmeniz de bir parca katki saglar.

Insan olgunlastikca annesinin kiymetini iyi anliyor, 3 saat pazar yerinde dolasan kadin benim icimi bayar, saticilari deli ederdi. (yasi 70 ve hala birileri onu pazara birakir ve ordan alir kimsenin onunla pazar gezecek mecali yoktur.) Annemden anektodlar;

Kizim simdi ot almamiz lazim baban hindibag (veya turpotu, filiz ne gerekliyse) istedi.
-Anne bak su kosede var.
-Yok kizim o olmaz, koyluden alacaksin, hani soyle ayagi carikli falan...
-Anne ot ottur!
-Bak, koyluler tepeden, koyden toplayip getirirler digerleri insaat arsasindan mi, kanalizasyon cikisindan mi belli degil
-?????

Bunun gibi binlerce olay sonunda hala pazarda ne alacagima karar veremem (gerci artik tatillerimde gidebiliyorum ya..) Kekik ozel olarak gidilir toplanir, disarida satilanlara hayvan isemistir falan, her iki-uc haftada bir degisik meyva satan koyluden alisveris yapilmaz, caliyormudur, halden mi aliyordur belli degildir. Zeytinyagi pazardan alinmaz, ne yagi karistirildigi belli degildir. Taze peynir koyluden ama kadin olanindan alinir erkekler kendileri peynir yapmaz, annemin sorularina da zaten cevap veremez(hala nasil olupta taze peynirden zehirlenmedigimize sasarim), narenciye mevsiminden once alinmaz karpitle sarartilmistir... Bilincli tuketici buna denir herhalde

Ben Turkiye'de de eninde sonunda bilincli uretim yapan kisilerin kiymetinin anlasilacagina inaniyorum.
Ebru


Düzenleyen lalebruli : 10-04-2011 saat 06:27 Neden: cumle eksikligi
lalebruli Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-04-2011, 10:15   #9
Ağaç Dostu
 
Lilium's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2008
Şehir: Balıkesir Gönen
Mesajlar: 7,539
Galeri: 106
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi izzeterisen Mesajı Göster
Tarım ilaçlarının reçeteye bağlanmış olması bir derece iyi oldu. Atılan ilaçların en azından reçeteli ilaç olmaları insanı rahatlatıyor.

Tarım Bakanlığının Tarım Bakanlığı gibi çalıştığı bir gün gönül rahatlığı ile sebze-meyve yiyebileceğiiz. İnşallah bir gün.
İlaçların reçeteye bağlanması iyi bir düşünce, yaygınlanmış bir uygulama değil henüz, en azından ben bir ilaç bayisine gidip istediğim ilaçı alabiliyorum.

Bu işin receteyle meceteyle iyi sonuçlara varacağını sanmıyorum, bilinçli olarak başta tarım bakanlığının çitti çalışmalarıyla eğitim öğretim ve buna elternatif çareler üreterek çitti çalışmalar gerektirir.

Eğitimsiz bilgisiz kişilere belge vermek, cahile yetki vermişler tutmuş babasını kesmiş misali olur.

Devasa olarak büyüyen zehir şirketleri para babaları tarım bakanlığını ne kadar etkilediği başka bir konu.

Onun için.

"Tarım Bakanlığının Tarım Bakanlığı gibi çalıştığı bir gün gönül rahatlığı ile sebze-meyve yiyebileceğiiz"

Lilium Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-04-2011, 12:12   #10
Ağaç Dostu
 
Sarıcan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-11-2008
Şehir: Küçükyalı-ISTANBUL
Mesajlar: 1,498
Galeri: 32
Sn. Lilium,

Bu işi sadece eğitimle açıklamak mümkün değil. Bu bir mesleki etik sorunu, hatta daha ötesinde insan olma sorunudur. İnsanlık onuru denilen şey köşe dönmeci zihniyetlerle törpülenerek toplumda geri dönüşü imkansız yıkıntılar oluştu.

Bugün hangi mesleğe bakarsanız bakın bu açmazı göreceksiniz. Buna başlarken en üst seviyede eğitim görmüş mesleklerden başlayıp tarlada ilaç sıkan vatandaşa öyle bakın. Oto ehliyetinin para ile satıldığı bir ortamda trafiğe çıktığınızı unutmayın. Hatta en makbul mesleklerin diplomalarının birde yurtdışı üniversiten alınmak kaydıyla parayla alınıp satıldığını internet kullanan biri olarak hergün okuyoruz.

Tarım ilacı satan ve bu ilaçlara reçete yazan ziraat mühendislerini de bir tarafa bırakın, her gün sağlığımızı emenet ettiğimiz doktorlarımızın ilaç firmalarından aldıkları promosyon ve dış gezi, seminer ve kongre katılımı karşılıkları sadece bazı ilaçları reçete ettiklerini okuyoruz. Bu tarımsal ilaçlar içinde geçerlidir muhahhak.

Bu yüzden tarlaya zehiri maskesiz atan vatandaşı ehliyeti para ile almış şoföre, belki de daha başka alternatifleri olduğu halde o zehirli tarım ilacını reçete eden ziraatçiyi de bahsettiğim doktorlara benzetsek bir farkı var mı?

Bu yüzden belkide yeni baştan insanları bir ülkü birliği içinde köy enstitüsü benzeri, mesleki eğitimin yanında insan olmanın özelliklerininde öğretildiği yeni bir sisteme ulaştırmak için mücadele başlatılmalı. UBYİ' ni bu bakımdan çok önemsiyordum ama bu tip çekirdek çalışmalar yurt çapında nasıl yaygınlaştırılır bilemiyorum.

Bunu söylerken tekrar karasaban dönemine dönelim dediğim anlaşılmasın. UBYİ' deki arkadaşların dışında ben onlardan farklı olarak Topraksız Tarım' la ilgileniyorum. Sanayi devrimini yadsımadan, onu ülkenin kalkınmasına en akılcı olarak nasıl katabiliriz onu öğretmeli vatandaşlarımıza. Ama bunu düzgün bir vatandaşlık bilinci içinde yapıp, tarlaya kontrolsüz olarak çuval çuval kimyasal gübre dökmek yerine, kurulacak labaratuvarlarda miligram mertebesinde hazırlanan formülle bitkinin en sağlıklı olarak büyüyebileceği şekilde vermek öğretilmeli. Ya da şayet bir salgına karşı ilaç kullanılmak zorunluluğu varsa ettiği hipokrat yeminine sonuna kadar sadık kalabilecek doktorlar gibi ziraat mühendisleri ve teknisyenlerinin varlığına güvenerek bu işi yapılmalı.

Nasıl malımızı ihraç ederken gümrüklerde zirai kalıntılar için didik didik edilip denetleniyorsa, devletin oluşturacağı denetim birimleri belkide üreticinin hallere gönderdiği merkezlerde gelen ürünlerden örnekleme şeklinde numuneler alıp hale girişi öyle sağlanmalıdır. Denetim sonuçlarının hemen çıkarılıp verilmesine de gerek yoktur. Karşılıklı şahit numune ile garantiye alınan ürün piyasaya hemen gönderilebilir.

Eğer üretici malına ve kullandığı ilaçlama prosedürüne güveniyorsa malını teslim eder ama bir üçkağıdı varsa labaratuardan çıkacak olumsuz rapor sonucunda da sattığı malın üç dört katı cezaya katlanacağını bilir. Karara itirazı varsa sezon sonuna kadar saklanan şahit numune temyiz hakkı için kullanılabilir. Ama namuslu bir biçimde denetlendiğini bilen hiç bir üretici kendisi yemediği sebze veya meyvasını hale teslim edemez. Yeter ki her işte olduğu gibi sistemin suyunu çıkarmayalım. Yani insan olalım.

Eğitimli insanlarınız olsa bile bir ülkü birliği içinde mesleki etik ve insan olmanın onuruna sadık kalabilecek nesiller yetiştirmek zorundayız diye düşünüyorum. Bu görevde; en yakın evlerimizde çocuklarımıza verdiğimiz insanlık sevgisi ile başlar diye düşünüyorum. Birde agaclar.net' i yaygın eğitim için en etkili bir biçimde kullanmak tabii ki.

Muhsin Hanif beğendi.

Düzenleyen Sarıcan : 10-04-2011 saat 23:27 Neden: imla
Sarıcan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-04-2011, 23:39   #11
Ağaçsever
 
sofistike's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-03-2011
Şehir: zonguldak
Mesajlar: 37
Merhabalar o kadar güzel yazılar yazmışsınız ki yıllardır düşündüklerim insanlara anlatmaya
Çalıştığım şeylerin hapsini burada buldum ama Türk halkı olarak gözle görülmüyorsa zehirlide değil mikrobikte değil. Bize bir şey olmaz, atın ölümü arpadan olsun. İnsanların büyük bölümünün düşüncesi bu. Yıllar önce aktardan kırmızı gıda boyasını okadar zorlukla
Almıştım ki anlatamam reçel yaparken kullanıyorlar kızım onun için bu kadar zorladım seni demişti. Ee nerede şimdi o insanlar. Sanırım paraya yenik düştüler. İnsanlar bildiklerini paylaşsın vicdanlı olsun nooooolur. Selamlar

sofistike Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-04-2011, 11:36   #12
Yeni Üye
 
alihallac's Avatar
 
Giriş Tarihi: 08-06-2009
Şehir: Mersin
Mesajlar: 17
Ülkemizde hiçbir yerde bilinçli ilaçlama yapıldığını sanmıyorum.Küresel İlaç ve gübre sanayiinin oyuncağı olmuşuz.Bunun tek çaresi köktenci biçimde zehiri yasaklamak ve kalıntı raporu olmayan ürünleri de pazara sürmeyi engellemek gibi geliyor.
Devletin tek tarım politikası doğal tarım (organik değil) olmalı.Ama ne yazık ki tüm üreticiye "zehirsiz ve kimyasalsız tarım olmaz.Bu bir hayal.Para kazanamazsınız." fikri empoze edilmiş ve bu fikir üreticinin genlerine kadar işlemiş."Doğal tarım yapacağım." dediğimde tüm çiftçi üretici komşular ve tanıdıklar bıyık altından güldüğü gibi,tanış olduğum ziraat mühendisleri bile bunun gerçekçi olmadığını söylemişlerdir.Ama ben ,hem hobici üretici hem de üretici olduğum için onlara hep aynı örneği vermekteyim. Zehirsiz,ilaçsız,kimyasalsız üretim mümkündür.Örnek;Yazlığın bahçesinde eve çok yakın olduğu için hiç ilaçlamadığım,kimyasal gübre de kullanmadığım 3-5 ağacım 20 küsür yıldır diğer ağaçlarıma göre daha fazla,daha kaliteli ürün vermektedir ve hiçbir hastalık olmamaktadır.Ancak ilaçladığım,gübrelediğim diğer ağaçlarım da hastalıktan bir türlü kurtulamamaktaydı.Artık onlara da zehir ve kimyasal gübre kullanmıyorum.Rahatım.Masrafım azaldı.Böylece doğal ürünleri tüketiyorum.

mrduran beğendi.
alihallac Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 15-09-2012, 23:47   #13
Ağaç Dostu
 
Lilium's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-05-2008
Şehir: Balıkesir Gönen
Mesajlar: 7,539
Galeri: 106
İlk fide ekim aşamasından beri takip ettiğim bir tarla hemen dibimde 50 metre mesafede, bütün bir yazdan beri takip ediyorum. Niye yazıyorum bunları biliyormusunuz, ne yediğimizi ne yedirdiklerini görmek için.

Yaklaşık 30 dönüm kadar bir arazi, bu araziye patlıcan ekildi, ekilme safhasından beri taral ilaçlama tankı tarladan çıkarılmadı bir taraftan ilaçlama yapıyor diğer taraftan patlıcanlar toplanıp kasalara konup hallere gönderiliyor.

Bugün 16 eylül itibarıyla resimledim daha ne kadar bu milleti zehirlemeye devam edecekler bilemiyorum.

Name:  Resim 125.jpg
Views: 783
Size:  65.8 KB

Name:  Resim 126.jpg
Views: 735
Size:  71.0 KB

Asiye, mrduran ve YeniGine beğendi.
Lilium Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 16-09-2012, 00:26   #14
Ağaç Dostu
 
YeniGine's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-05-2012
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9,354
Evet bunlar hep bilinen gerçekler. Moralim bozuldu gerçekten. Biliyoruz biliyoruz da görmek bir başka. Ben hep derim bu memlekete 1 Sağlık Bakanı, 1 Tarım Bakanı yetmeez... Söylenecek çok şey var aslında; fakat yazı ile dile gelmiyor. Az önce başka bir konu başlığında da dediğim gibi: EĞİTİM ŞART!..

Lilium, Asiye ve mrduran beğendi.
YeniGine Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-09-2012, 02:25   #15
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 22-10-2011
Şehir: ankara
Mesajlar: 1,445
Galeri: 1
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Lilium Mesajı Göster
Yaklaşık 30 dönüm kadar bir arazi, bu araziye patlıcan ekildi, ekilme safhasından beri taral ilaçlama tankı tarladan çıkarılmadı bir taraftan ilaçlama yapıyor diğer taraftan patlıcanlar toplanıp kasalara konup hallere gönderiliyor.

Bugün 16 eylül itibarıyla resimledim daha ne kadar bu milleti zehirlemeye devam edecekler bilemiyorum.
Akar yakıttan, içkiden ya da sigarada alınan vergini yarısı tarım ilaçlarından alınmış olsaydı, sevgili çiftçilerimiz ilaçlama yapmadan önce 10 kez düşüp taşınırlardı diye düşünüyorum

Kiraz, Asiye ve YeniGine beğendi.
s.serdar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-09-2012, 23:13   #16
Ağaç Dostu
 
YeniGine's Avatar
 
Giriş Tarihi: 09-05-2012
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9,354
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi s.serdar Mesajı Göster
Akar yakıttan, içkiden ya da sigarada alınan vergini yarısı tarım ilaçlarından alınmış olsaydı, sevgili çiftçilerimiz ilaçlama yapmadan önce 10 kez düşüp taşınırlardı diye düşünüyorum
Gerçekten çook güzel demişsiniz Serdar Bey... Kutluyorum sizi.

YeniGine Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 22:38.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019