agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Bitki Dünyası > Etobur Bitkiler
(https)




Reklam


Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 09-10-2006, 22:17   #1
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi praecox
...
Tamamen su altında yaşıyanlardan Utriculariaları da göz ardı etmiyelim...
Erkan Bey, Utricularialar benim de ilgimi çekiyor. Size Utricularia graminifolia ile bezeli bir akvaryum fotoğrafı gönderiyorum. Bu bitkiyi Almanya'da buldurdum ve sanırım bir kaç ay sonra bazı denemeler yapma fırsatı bulacağım.



Bu bitki azot ihtiyacını nasıl karşılıyor olabilir? Akla zooplanktonlarla beslenebildiği mi getirilmeli? Sucul etoburların, amonyak veya amonyumu diğer bitkilere oranla çok daha fazla doğrudan tükettiğini söyleyebilmek mümkün mü?

Ultriculariaları, diğer su altı bitkilerinden ayıran belirgin bir ihtiyaçları var mıdır sizce?

selamlar,

 
saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-10-2006, 22:54   #2
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Utricularia

Sayın Saka,

Sizin de bildiğiniz gibi Utriculiaria'ları üç ana guruba ayırıyoruz;
sucul, karasal ve epiphyt olanlar.

Bu ayrımda sucul ve karasal ayrımı çok belirgin değil. Esasen epiphyt Utri.ler hariç karasal olarak tanımlıyabileceklerimiz de emers sucul yaşıyabilmekteler. Kaldı ki Utricularia graminifolia da karasal gurubunda sayılmakda.

Bu da adeta sizin bazı emers aquaryum bitkilerini de submers kullanabilmeniz gibi tabii bitkinin de senede en az bir kaç ay emers geçirmesi gelişimindeki sağlık açısından olan önemi bilinmektedir. ancak torflu bir kıyı kısmı olan paludaryumlarda görüntü enfes. tabii burdaki sorun suyun rengi olabilir. (Torf'dan dolayı)

Yaşadıkları su bakımından Aldrovanda kadar seçici olmadığını biliyorum ancak yine de suda aşırı bir azot miktarı Utri.ye iyi gelmiyeceğini var sayıyorum. Azotun her türlü moleküler bağlantı şekli, ister nitrat ister amonyak nitrit zaten malum. gelişiminde frenleyici etkiler yapacaktır.

CP'ler genel olarak zaten azot özeliklede phosphor ihtiyaçlarını sadece avladıkları canlılardan karşılayacak şekilde yapıları olduğundan. sudaki azot içeren organik ve anorganik türler Utriler için zararlı.

Korkarım aşırı bir balık yükü konamıyacaktır bu akvaryuma. veya hızlıca azot emecek bitkiler bu akvaryuma eklemek gerekecek. Aksi halde ortalığı yosunlar kaplıyacak ve bu o güzelim Utri.leri tül gibi kaplıyacaktır.

Gerçi Sucul submers Utriler yaban hayatda yosunlarla tül gibi kaplansa dahi bu kimseleri rahatsız etmiyen bir denge içinde yaşamlarını yürütmekde hatda Utriler yosun tülünü yırtıp çiçeklerini su yüzüne kaldırıp inflorence girecek gücü de bulurlar kendilerinde.

Akvaryumda bunun çözümünü bilemiyorum ancak Terraryumda da Sphagnumun kaplı olmıyan torf yüzeyleri yosun ve alglerle kaplanabilmekde bunu frenlemenin yani CP'ler için ölümcül sayabileceğimiz Azot ve hatda phosphor fazlalığını ben şahsen bir kenara adiantum dikerek kontrol altına aldım.


Düzenleyen Mine Pakkaner : 10-10-2006 saat 01:01 Neden: paragraf, vurgu
praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-10-2006, 23:19   #3
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Mesajımı aldım, bu durumda ultrileri de narince ele almak gerekecektir. Belki konuyla doğrudan alakalı değil ancak bu "bir tül gibi yosun örtülü" tasviriniz üzerinde biraz durmak istiyorum. Acaba bu yosunların (belki de alg demek daha doğru) yüksek bitkilerle bir tür simbiyotik ilişki içerisinde olduğu söylenebilir mi? Zira aslında malumunuz bu algler, bitkiler açısından toksik sayılacak parametreleri inanılmaz bir hızda regüle edebiliyorlar.. Ve ortam şartlarını bitkilerin lehine çevirebiliyorlar, elbet bunun tersi durumda söz konusu, aşırı alg patlaması yaşanan çevre de bitkilerde bundan zarar görebiliyorlar. Siz yosunların doğada ki fonksiyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz, veya bu anlamda bir fonksiyonları olduğunu düşünüyor musunuz?

Gene ilk sorularımla bağlantılı olarak, aklımda pek birleştiremediğim bir durum kaldı sanırım. Sonuçta, ultricularia kendisi için gereken azotu cycle etmek zorunda, (sanki bünyesinde bir azotobakter faaliyeti varmışçasına kendi fabrikasında üretmek zorunda). Öyleyse bu durumda, ortamda bir miktar organik bileşikler olması daha faydalı olmaz mı gibi bir soru aklıma geliyor. Sizce yaygın bildiğimiz ve kullandığımız NPK (kimyasal çözümler) bu bitkinin gübre disiplinini karşılamakta yeterli olur mu? Yoksa arada sırada bir kaç hamsi, istavrit ölüsü bırakmalı mı?
Bu bitki bana piranha beslermiş gibi bir duygu katıyor sanırım, abartmışta olabilirim elbette! Ancak, düşüncesi bile heyacan verdi bana.

Biyolojik açıdan küçük su kütlelerinde, çok yoğun bakteri kolonileri tutulamıyorsa, aslında ölü balık vs. ekleyerek sucul etobur beslemek aşırı bir titizlik ve belki de uzun süreli deneyimler gerektirebilir. Gübreleme konusunda düşündükleriniz, benim için bu bakımdan önem ihtiva ediyor.
Aynen belirttiğiniz gibi eğer, organik bileşiklerden hareketle bir gübreleme yapılacaksa, diğer bazı hızlı besin tüketen bitkilerin ortamda bulunması zaruret yoksa bunların yerini çok hızlı şekilde yosunlar alıyor. Benim akvaryumlardan tecrübelerimde sizin düşüncelerinizi zaten doğrular niteliktedir. Bu sebeple sanırım en kontrollüsü gene bizim geleneksel kimyasal DIY gübrelerden geçiyor görünüyor.

saygılarımla,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-10-2006, 23:59   #4
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Sayın Kemal bey,

Aynen dediğiniz gibi sudaki besin fazlasını esasen algler yosunlar vs. rakilerimişce kapışılırcasına sudan almaları ile aşırı derecede üreyen algler yosunlar geriye kalan besinsiz kısmende torfdan kaynaklanan asidik su bırakırlar tam da utrilerin istediği bir su ortamını hazırlamış oluyor.

diğer bitkiler besinsizlikten ölürken, ki bu alglerin de aşırı üremelerini önlemekde zira bu hızla algler kendileri de oturdukları dalı kısmende olsa kesmiş oldular, besinsizlikden algler kontrol altına alınırken Utriler yaşama tüm hızları ile devam edecektir.

Normal yaşam alanlarında doğada ultrilerin alglerle olan symbiosu mu desem yaşam alanı için rekabetlerini mi desem her ne ise o işde onu gösterir bir örnek resim kitaplarımdan birinden sizin için scan ettim. durumun ne kadar vahim gözükebileceği ancak "normal" olduğunu gözler önüne sermek adına.

Name:  utri4web.jpg
Views: 6295
Size:  38.3 KB

Bu fildişi kıyılarına akan bir ırmağın kenarında yaşıyan Utricularia rigida
Kaynak: Bertholtt Porembski at.al Karnivoren adlı kitabından s.141
utriler ihtiyaçlarını minik plankton böcek larvalarından karşılamakda suda ölmüş çürümüş bir canlı VFT'ye kuru balık yemi vermiş olmak gibi bir şey hatda sudaki azotun phophorun çürüme prosesleri sonucu tekrardan artması alglerin olaya yeniden hakim olmaları demek olur.

Utrilerin kapanları vakumlanmış bir torbacık gibi düşünün bunun tetiğine dokandığınız an silah gibi patlamakda ancak bu bir ex-plosion değil im-plusion. bu böceği torbanın içine emme olayı o kadar hızlı ki bundan önceleri de yazdığım gibi tüm günümüz yüksek teknolojik kameralarla dahi başarılı bir filim çekimi yapılamamıştır.filmin bir karesinde bakıyorsunuz minik bir böcek utri kapanının tetiğine yaklaşmış diğer bir karede larvacık torbada hapis. Yazmak istediğim bu ki aquaryumlarda utrileri beslemek belki en iyisi henüz yeni yumurtadan çıkmış canlı artemia salinalarla olacaktır.

Name:  4web.jpg
Views: 6334
Size:  19.7 KB

Resmin kaynağı: Peter D'Amato'nun The Savage Garden kitabından 1.Basım (1998) s.221

Bu da bahsi geçen implosion gibi bir içe patlama misali böceğin, canlının kapana emercesine çekilmesi. kapanlar kapalı bir halde oluşurlar içlerinde ne su nede hava bulunur orda hücrelerini gerek bir doğa harikası vakuumlu bir bölme açar kendine

Name:  utrikap4web.jpg
Views: 6910
Size:  30.7 KB

yine Bertholt'un kitabından alınmış bir utricularia' torba kapanının mikroskopik kesiti.
A= sarkıklar
B=kapan tetikleri
D=sindirim bezleri
K=kapanın açılır kısmı
W=su ile avın kapana girmesi ile çıkışı kapatan kapakçık
P=karesel döşenmiş epitel hücreler.

Dolayısı ile Ultri.kapanlarını gıdıklıyan olmazsa kapanlar da çalışmaz. bu sayede alglerin sudaki phophat nitrat gibi bir dizi çözünmüş anionlara ihitiyacı varken ultriler bu alanda üstünlük sağlıyacaktır.

Ancak yinelemekde fayda var bu bir rekabet oyunu doğal denge. bunu Aquaryumlarda daha temiz görünümlü ve rahatsız edici alglerin bu derece üremelerini istemiyor isek bu bizim sorunumuz...

Umarım bu açıklamalarım forumu fazlaca sıkmamıştır.


Düzenleyen malina : 10-10-2006 saat 22:47 Neden: paragraf
praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2006, 03:37   #5
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Sayın Kemal Saka,

Ultriculari'lardan elimde bir tek livida türü gereğinden fazlası ile var şayet ilgilenirseniz size bir miktar yollıyabilirdim. Ancak karşılığında isse bize deneyimlerinizi burdan paylaşmanız kaydı ile.
Bende bu yazdıklarımdan da esinlenerek bir miktarını submers yetiştirmeye çalışacağım bakalım gremini folia gibi submersliğe tam uyum sağlıyabilecek mi?
sonuçlarını da burdan ben yazarım.
greminifolia yı da getirtebilirim şayet elinize ulaşmazsa sizinkiler.
Hatta iki tür renkde çiçek açanı var şu anki satıcımda
U. graminifolia {bright-blue flower}
U. graminifolia {pink flower}

Aldrovanda da temin edebilirim ne dersiniz aldrovanda macerasına soyunmak istemezmisiniz.
Oğuz beyin koyduğu resimlere bakılırsa leğenaryumla da yetinebilmekde bu aldrovanda...?


Düzenleyen praecox : 10-10-2006 saat 03:43 Neden: eklemeler
praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2006, 11:33   #6
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Erkan Bey, zahmetler edip gecenin bir yarısı çok istifade edilecek şeyler yazmışsınız.. Çok teşekkür ederim.

Sizdeki U. livida nereden toplanmış? Veya tam olarak hangisi bilebiliyor muyuz?
Toplandığı yerdeki asidite, alkalinite, sıcaklık, aydınlık gibi bilgileri veren bir kayıda ulaşmış iseniz; bu şekilde biraz daha karanlıkta yürümem. (Buradan talipkar olduğum anlaşılmıştır herhalde, ancak ücreti mukabilinde lütfen)

graminifolia'ya gelince, bilseydim böyle imkanlarınızın olduğunu bu kadar uğraşana kadar önce bir de, size danışırdım. Ben memlekete böyle marjinal şeylerin geldiğini bilmez idim. Hatta satıcınızdaki mevcut olanların fiyatlarını bana bir özelden çıtlatabilirseniz, diğer tarafı hiç beklemem iptal ettirebilirim. Çünkü, epey zahmetli olacak görünüyor.

Artemia ile bitki besleme düşüncesi, beni şu an biraz abondone ve hatta sarhoş etti.. Daha fazla yazamıyorum, kusura bakmayın!.

Size zahmet, graminifolia ile ilgili getiren şahısla temas kurun, bende lüzüm anında adres bilgilerini vs. özelden gönderirim.

saygılar,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2006, 20:44   #7
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Ultricularia

Bahsi geçen Utricularia'larda alabildiğim toptan fiyatları şöyle

Utricularia graminifolia Çiçekleri açık mavi renkde 8,00€
Utricularia graminifolia Çiçekleri pembe renkde 12,00€
Utricularia livida Çiçekleri pembemsi kirli beyaz renkde 3,00€
Utricularia livida Çiçekleri beyaz ılıman iklim mexika türü 12,00€

Ben bu utricularia'yı CP'leri takas etiğim bir arkadaşımdan amerikadan aldım getirtiydim. Bendeki olanı Pinguiculalarda da olduğu gibi meksika türü ve dormancy'e girmeyen yapraklarını kaybetmeyen bembeyaz ve çiçeğe durduğu sapda devamlı arka arkaya aşağılara devrilene dek açan, bazan Orkidelerden (Phaliophedilium da rastladığımız "revolver" tanımında bir ssp.

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2006, 08:33   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi praecox
Bahsi geçen Utricularia'larda alabildiğim toptan fiyatları şöyle

Utricularia graminifolia Çiçekleri açık mavi renkde 8,00€
Utricularia graminifolia Çiçekleri pembe renkde 12,00€
Utricularia livida Çiçekleri pembemsi kirli beyaz renkde 3,00€
Utricularia livida Çiçekleri beyaz ılıman iklim mexika türü 12,00€

Ben bu utricularia'yı CP'leri takas etiğim bir arkadaşımdan amerikadan aldım getirtiydim. Bendeki olanı Pinguiculalarda da olduğu gibi meksika türü ve dormancy'e girmeyen yapraklarını kaybetmeyen bembeyaz ve çiçeğe durduğu sapda devamlı arka arkaya aşağılara devrilene dek açan, bazan Orkidelerden (Phaliophedilium da rastladığımız "revolver" tanımında bir ssp.

Erkan Hocam,
Utricularia livida Çiçekleri beyaz ılıman iklim meksika türünün sizde var olduğunu ve çok da güzel çiçek açtırdığınızı biliyorum.

Bu kış uykusuna girmeyen fazla da nazlı olmayan etobur için sizin daha ayrıntılı tecrübelerinizi ve bakım isteklerini ayrı bir başlıkta yazarmısınız?

Acaba yeni başlayanlara uygun bir etobur mu ,öğrenmiş oluruz

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2006, 19:20   #9
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Utricularia'lar için özel bakım gerekmez CP'ler için dikkat edilesi konulardan başkaca sorunu yok. Tohumdan üretimi zordur henüz bilinen çimlenme verimi artırmaya yönelik türe has bir yöntemi yok gibi.
bunun dışında bahçenizdeki çimenlikde plantago yetiştirmek gibi bir şeydir Utri bakımı...

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-10-2006, 22:43   #10
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Erkan Bey, U. graminifolia (mavi çiçek) ve sizdeki livida dan rica ediyorum...
Zahmetler için şimdiden çok teşekkür ederim. Bayram öncesi göndermek bir zorluk olacaksa, gönderiyi bayram sonrasına da erteleyebiliriz.

Sizin için nasıl uygun olursa, benim için de öylesi makbuldur.

saygılar,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2006, 09:55   #11
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Graminifolia yok sipariş vermem gerekecek bu bağlamda toptan sipariş verebilmem için biraz beklemeyi düşünüyorum .
livida da sorun yok elimde var.

bir de şimdi aklıma gelen bir konu Utrilerin değişik türlerini bir terraryuma veya bir aquaryuma beraber bakmaya çalışır iseniz kısa zamanda bir utri-salat dediğimiz çözülmeyen bir kökleri karışmış iç içe girmiş bir salata olur. Ayırmaya çalışmak bitkiye büyük hasar verir. başka bir ekim için belirli bir tür almak, yani türleri ayırmak mümkün olmaz. ayrı kaplarda aquaryumlarda bakmak uygun olur.


Düzenleyen praecox : 12-10-2006 saat 10:21 Neden: düzeltme
praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2006, 12:52   #12
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Sizi anlıyorum, zaten taban örtücü bitkilerin pek çoğu içinde bu endişe bertaraf edilmesi gerekiyor aksi taktirde dediğiniz gibi plantasyon tam anlamı ile bir salataya dönüşebilir. Size aşağıdaki linkte hepi-topu yarım metrekarelik bir alanda pek çok su altı bitkisini bir salataya dönüşmeden bulundurduğum akvaryumumla ilgili plantasyon planının sayfasını gönderiyorum. Burada 3-4 tür taban örtücü bitki de bir arada bulunuyor. Kendi tecrübelerimden hareketle, birbirlerine karışmamalarını sağlayabilirim diye düşünüyorum.


Eğer ki, kimyasal veya biyokimyasal açıdan bir sıkıntı doğurmuyorsa, benim kendi yaptığım camdan görünmez taban bölmeleri marifeti ile bu bitkileri de bir arada karışmayacak şekilde sınırlayabilirim. Yani, fiziki endişeyi aşarız...

Ultriler ne zaman ele geçerse o zaman alırım, acelemiz yok.

Bu arada yeri gelmişken ve biyokimya da demişken şu anda aklıma geldi, torbacıklardan suya karışmak marifeti ile ortama geçebilecek insan içinde toksik sayılabilecek salgıları var mı? Veya kendi elimize değmemesi için ekstra tedbir almamız gerekiyor mu! Normal olarak malum, elimiz kolumuz akvaryumdan pek çıkmaz bizim... Bu açıdan bir endişe taşımak gerekir mi?

saygılar,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-10-2006, 13:32   #13
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Kemal bey,

siz bana bir adres verirseniz bir bardak Utricularia livida yollıyayım da... siz şu meşhur leğenaryum kavramında bi başlayın denemelerinize sonuçları da paylaşın bizimle zira benim utrilerle aquarist bir çalışmam hiç olmadı. elinize asla zarar vermez suya da ama eliniz onlar zarar verebilir
Sorun yarataçağını sanmıyorum ancak torfundan suyun rengi, (bende demli çay kıvamında... tavşan kanı tanımı en uygunu), asidikliği ile gibi sorunların çözümü... asidik suda hangi balıklar...? sorularının..., konusunun cevapları sizde fazlası ile baki...
Torbacıklar oluşumda içleri boş hatda havasız gibi, sindirim sonrası suya olası bir sıvının salınması 100m2 bir utri kaplanmış alanın bir seneki miktar bir orta boy japonun bir günlük dışkısından çok daha az...
bu karşılaştırmay elbeteki kafadan attım böyle bir kıyas ancak şaka mahiyetinde idi onu da şu bağlamda sindirim sıvısı ancak torbalar zarar görürse aquaryum suyuna karışır o da ezdiğiniz bir diğer aquarist bitkisinin saldığından farklı değildir.


Düzenleyen praecox : 12-10-2006 saat 13:37 Neden: ekler
praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-10-2006, 15:57   #14
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi praecox
Kemal bey,

siz bana bir adres verirseniz bir bardak Utricularia livida yollıyayım da... siz şu meşhur leğenaryum kavramında bi başlayın denemelerinize sonuçları da paylaşın bizimle zira benim utrilerle aquarist bir çalışmam hiç olmadı. elinize asla zarar vermez suya da ama eliniz onlar zarar verebilir
Sorun yarataçağını sanmıyorum ancak torfundan suyun rengi, (bende demli çay kıvamında... tavşan kanı tanımı en uygunu), asidikliği ile gibi sorunların çözümü... asidik suda hangi balıklar...? sorularının..., konusunun cevapları sizde fazlası ile baki...
Torbacıklar oluşumda içleri boş hatda havasız gibi, sindirim sonrası suya olası bir sıvının salınması 100m2 bir utri kaplanmış alanın bir seneki miktar bir orta boy japonun bir günlük dışkısından çok daha az...
bu karşılaştırmay elbeteki kafadan attım böyle bir kıyas ancak şaka mahiyetinde idi onu da şu bağlamda sindirim sıvısı ancak torbalar zarar görürse aquaryum suyuna karışır o da ezdiğiniz bir diğer aquarist bitkisinin saldığından farklı değildir.
Erkan Bey, özelden gönderiyorum. Çok teşekkürler.

saygılar,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-10-2006, 00:06   #15
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Bu arada diğerlerinin yanı sıra graminifolia siparişi de geçeceğim. başka istiyen varsa veya başka bir cp türü lütfen özelimden bildirsin kasım ortaları gibi bazı beraberinde siparişini geçeceğim özel türlerin dormancye girişini bekliyorum. Bu zaman zarfında özelime istiyen ister vft clonu veya sarr hybridi veya daha değişik utriler droslar bildirinizi lütfen.

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-10-2006, 07:43   #16
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi praecox
Bu arada diğerlerinin yanı sıra graminifolia siparişi de geçeceğim. başka istiyen varsa veya başka bir cp türü lütfen özelimden bildirsin kasım ortaları gibi bazı beraberinde siparişini geçeceğim özel türlerin dormancye girişini bekliyorum. Bu zaman zarfında özelime istiyen ister vft clonu veya sarr hybridi veya daha değişik utriler droslar bildirinizi lütfen.
Erkan Hocam,
müjdeli haber için teşekkürler...
Öncelikle;
sarr.hibritlerinden
drosera lardan (cüce olmayanlardan)
lowland nepentheslerden

hangisini önerirsiniz?

örneğin benim mesajlarımın solunda bulunan küçük resimdeki muhteşem dana's delight için ne dersiniz?

sizin sipariş edeceğiniz özel türler neler

(Bu arada tüm etobur bitki sever arkadaşlar, bu fırsatı kaçırmasın derim,bir daha ancak seneye olabilir)


Düzenleyen denizakvaryumu : 31-10-2006 saat 09:52 Neden: cümle ekleme
denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-10-2006, 09:46   #17
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Erkan Bey,
Utricularia graminifolia daha önce konuştuğumuz gibi istiyorum. Çiçek rengi veya formu benim için önemli değil; hangisi olursa farketmez. İlerleyen zamanda yeni bir şey aklıma gelirse bildireceğim.

çok teşekkürler,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 21-11-2006, 07:43   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi praecox
Utrilerin değişik türlerini bir terraryuma veya bir aquaryuma beraber bakmaya çalışır iseniz kısa zamanda bir utri-salat dediğimiz çözülmeyen bir kökleri karışmış iç içe girmiş bir salata olur. Ayırmaya çalışmak bitkiye büyük hasar verir. başka bir ekim için belirli bir tür almak, yani türleri ayırmak mümkün olmaz. ayrı kaplarda aquaryumlarda bakmak uygun olur.
Erkan Hocam,
bu bağlamda Utri livida ile Drosera Capensisi aynı saksıda yetiştirebilirmiyim?

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-01-2007, 11:37   #19
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Sayın saka,

En nihayetinde Utricularia graminifolia bana geldi. Utricularia longifolia da geldi ancak longifolia submerse uyumluluğu konusunda şüphem var.
Bana Utricularia graminifolia'yı yollayacağım adresi bildirin.

saygılarımla

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-01-2007, 21:32   #20
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Sn. Mirzaoğlu, geçen zaman zarfında konuyu akılda tuttuğunuz için teşekkür ederim. Var olunuz. Adres bilgilerini özelden gönderiyorum...

Bu kez gelişmelerini ve neler yaptığımı bu başlıkta paylaşacağım. Su değerleri ile su altına indirmeden evvelki ve sonraki gelişimini birlikte tecrübe edeceğiz kısmetse...

saygılarımla,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-02-2007, 23:09   #21
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Bitki elime sağ salim ulaştı. Gerek aquakültüre adapte etmeye çalışırken, gerekse terrestik gelişimini kayıtlara geçsin diye bu başlığa yeri geldikçe not edeceğim.

selamlar,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-02-2007, 01:40   #22
Ağaç Dostu
 
avukatkemal's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-11-2006
Şehir: ankara
Mesajlar: 512
hayırlı olsun

avukatkemal Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-02-2007, 10:00   #23
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Sn. Mirzaoğlu'nun itinayla ve adeta bir bebek kundaklar gibi paketlediği utriyi
paketinden dikkatlice çıkardım.




Sualtına uygunluğunu arttırmak için bir müddet karasal gelişimini gözlemlemek gerektiğini düşündük. Bunun için şu anda belkide kısmen dormancy'de olacağını düşündüğümüzden yoğun yapay ışık yerine akvaryumlar için düşük-orta sayılabilecek bir yoğunluktaki ışık altına özel saksı hazırladım. Bu hususta Erkan Bey'den mütakip öneriler gelirse, değişiklikler yapabiliriz.

Karasal süreçte, içinde 300wattlık metal halide olan tam reflektörlü bir kapağın az aydınlanan (doğrudan metalleri görmeyen ve ışığı sadece reflektörlerden alabilen) bir kenarını tercih ettim(şimdilik).

Nem bu alanın içinde %80lerde. Sıcaklık 26 derece. Kapağın içine akvaryumdan
tahliye olan CO2 de karışmakta ve nispeten burada atmosferden daha yağun CO2'li bir alan oluştuğunu düşündüğüm için aslında belkide iyi sayılabilecek bir teraryum şartlarını tesadüfen sağlamış olabilirim!..

Pastanelerde bulunabilecek, şeffaf görünümlü bir kabı saksı olarak atadım ve içine katkısız olduğunu bildiğim (NPKsız) tabandan önce 1cm kalınlığında serdim.
Daha sonra, Aquaclay adlı bir üründen (bildiğimiz patlak kil) oksijenli ortam bakterilerinin yerleşmesinin faydalı olabileceğini düşündüğümden bir miktar serdim. Kendi özel ev yapımı demirimi, eser elementlerimi (çok az miktarda olmak üzere) ilave ettim. Bunların üzerine yeniden son ve en kalın tabaka olarak taban toprağını (kısmi leonardit bazlı) serdim ve böylece kendimce uygun olacağını düşündüğüm bir sediment hazırlamış oldum.

Bolca suladım.

Utriyi toprağına kavuşturdum ve bu esnada üzerindeki gelen toprağı aynen transfer ettim sadece ufak bazı dokunuşlarla bazı yerlerini ufaladım. Bunu bütün bitkinin sadece belli bir bölgesinde yaptım. (Yanlış bir şey olacaksa bitki bundan yekpare etkilenmesin diye tamamına uygulamadım)

Fotoğrafları, ilerde bitkiyi benzer şekilde su altına indirmek isteyenler olursa kendi tercih ettiklerim müspet veya menfi nasıl bir sonuca götürüyor diye kayıtlarda kalsın diye sonraki mesajda ilave ediyorum. Zamanla, aylarca beklediğim bu bitkinin daha da fazla fotoğraf ile gelişimini paylaşacağım.

saygılarımla,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-02-2007, 10:14   #24
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Erkan Bey, artık yavaş yavaş kılavuzluğunuza ihtiyacım var. Ben şu ana kadar kendimce bazı uygulamalar ile karasal alan oluşturmaya başladım, bu aşamada bana söylemek istedikleriniz varsa büyük yardımı dokunur.

Fotoğraflarda da görüntülenen, bitkinin diplerinde moss veya liken türü olduğu hissini uyandıran bir oluşum var. Bu oluşum simbiyotik bir yaşamsal form mu utri için yoksa bizatihi bitkinin kendisimi? Bana daha önce doğada gördüğüm bazı mossların ilk gelişim anındaki görüntülerini çağrıştırdığı için sanki bir moss hissi verdi. Bundan sonraki adımları nasıl atalım, veya önem ihtiva eden konular neler olabilir yazabilirseniz, ben o önceliklere yaklaşabilecek eldeki imkanlarla (bu imkanlar şaşırtıcı derecede bir evde bulunması beklenmeyen şeylerde içerebilir ) oluşturabileceğim azami terrestik bir ortam yakalamaya çalışabilirim.

selamlar,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-02-2007, 12:27   #25
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Ben utrileri saf torf veya torf-perlit karışımına dikiyorum. burda şu etapda herhangi bir ek NPK humikasid veya iz elementlere bu bağlamda ihtiyacı yok. CPlerle çaılışırken şu ana fikri aklınızdan çıkartmayın.
bu bitkiler hepsini değilsede büyükçe besin ihtiyaçlarını yakaladıkları avlardan elde edilecek şekilde köklere sahipler. ve ilave gübrelemelere aşırı tepki verirler.
utrinin üzerinde görülen tek tük yapraklar birbirinden bağımsız gibi görünse de asıl oluşumu ağ gibi karmaşık vede kapanları buna bağlı dev bir sistemdir.
bu kökler kapanlarına düşen yaratıklarla beslenir iken torf daki humik asit de onlara yeterdi ekden bir leonardit ve iz element eklemesine ne tepki verirler bilemiyorum ancak iyi gelemiyeceği kanısındayım.
bu plastik kabın altına 1 cm kadar perlit serilse vede saf sarışın torfun kum veya perlit karışımı bir tabakaya oturtulup sulu tutulsa yeterli olacaktır. gramini folia şu etapda yaprak köklerine kadar su içinde kalabilecek konumdadır. bunun yanı sıra bir tür moos oluşumu varsa da ana kütle torf içinde gömülü olandır vede şimdi açılamıyacak kadar içiçe örülmüş gibidir. tamamen submers olurda torfdan ayrı oluşumlar sağlamak da bize gösterdiğiniz resimlerdeki gibi mümkün.

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-02-2007, 15:50   #26
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Erkan Bey, bitki besinleri konusunda tutumlu davranılması gerektiğini daha önceki yazılarınızda da vurgulamıştınız. Ben buna rağmen eser miktarda da olsa elimiz alıştığından olsa gerek, katkılar ilave etmişim... Anlattığınız şekilde daha fakir bir taban kurulumu hazırlamaya çalışacağım. Şimdi aklıma geldi ki, keşke sizden bir iki avuç sarı torfta bereberinde istemeyi akıl etseymişim. Bu konuda malesef elde var = sıfır.

Sulama suyu için genel etoburların ihtiyaçları gibi mi yaklaşmak lazım yoksa (çeşme suyu veya RO içme suyu arasında) nasıl bir tercih yapmam sizce daha uygun olacaktır?

En azından iki saksıya bölüp, saksıların birinde daha fakir ve asidik bir zemin yaratmaya çalışacağım. Bu aşamada mevcut hali bana su altına indirilmeye pek uygun gelmedi, dediğiniz gibi önce kendini toplarlayıp serpilmesi ve hiç olmazsa kafalarını topraktan yukarı doğru uzatmalarını beklemeyi düşünüyorum.

Livida'da benzer bir hata yapıp erken su altına indirmiştim. Bu sefer önce gözümle karasal olarak serpildiğini görmek istiyorum. Ah bir kafalarını kaldırsalar, gerisini halledeceğime inanıyorum.

selamlar,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-02-2007, 16:21   #27
Kaybettik...
 
praecox's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,605
Galeri: 21
Sulama suyu şu etapda saf su yağmur suyu veya RO suyu olmasına azami özen gösterin. sarışın torfunuz yoksa hemen pazartesi kargoya vereceğim bir miktar.
Şu etapda önemli olan alt kök ve kapan sisteminin hayata devam etmesi üzerindeki yapraklar genelde pek bir değişim göstermezler ancak çok çabuk yeni yapraklar çıkartıcaktır. Bir kez kendine gelip geliştirme gösterdi mi üreme çoğalma hızı genelde katlanarak artıcaktır.
Livida konusunda aynı zamanlarda denizakvaryumuna da yolladığım kök çiçek açıcak kadar başarılı bir gelişme gösermiş. burdan belki denizakvaryumu da neyi nasıl yaptığını bize anlatırsa seviniriz.
sanırım ilerde de akvaryum veya paludaryum suyunun Ca ve Mg miktarı mümkün olan en alt düzeylerde seyretmeli. Utrilerin üredikleri göller genelde sadece yağmur suları ile beslenen su birikintileridir. ancak su kalitesinde veya safiyetinde diğer CPlerden çok daha az seçici davrandıkları bilinmektedir.
ancak bundan evvelde belirtiğim gibi niratı phosphatı değerlenidrmekde daha hızlı davranan bitkilerin alglarin yosunların bulunması veya oluşumu da kaçınılmaz olmakta. su burda ne kadar saf yağmur suyu kalitesinde olursa sanırım bizim istediğimiz görsel "temizlik" de o oranda sağlanmış olacaktır. nitratsı phospahtsız alg yosun oluşumu bastırılabilir ancak utrilerin üremesi bu faktörlerlerin düşmesinden etkilenmez.

praecox Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-02-2007, 17:44   #28
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
Kemal Bey,
utriye eklediğiniz tüm katkıları çıkarın derim..eğer yapraklar kendine gelecekse zaten size geldiği torfta kendine gelecektir. eğer Erkan hocamdan torf gelirse perlitle karıştırıp altına serin gerçekten yayılma hızı şaşırtıcı..

Resimlerden size gelen bitkinin çok sağlıklı olduğu gözüküyor ...kökler beyaz olarak kendini göstermiş..
Ben utri.lividayı zaman zaman yaprak kısmına kadar su içine girecek şekilde suladım (saf su) ama bunu devamlı kalacak şekilde yapmadım..
http://www.aipcnet.it/Chiara/carnivo...ricularia2.jpg
http://www.aipcnet.it/Chiara/carnivo...vetrina2_1.jpg
linktede örnekler var...
nemi çok sevdikleri bir gerçek...kolay bir etobur..galeriye resimlerini ekledim..

kolay gelsin


.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-02-2007, 21:56   #29
Ağaç Dostu
 
saka's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-05-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 378
Galeri: 3
Erkan Bey, sulama suyu bahsettiğiniz gibi etoburların genel talimatnamesine uygun olarak yapılacak. Zaten böyle söyleyeceğinizi tahminde etmiştim ama genede emin olmak istedim doğrusu. Sarışın torfum yok ve bana iki avuç kadar gönderseniz bile sanırım kafi gelecektir diye düşündüm. Size böyle tekrar tekrar zahmet oluyor ama çok teşekkür ederim.

Hakan Bey’in lividalarını gördüm, gerçekten taktire şayan, çok hoş görüntüler, her bitki ilgi gören elde bir başka oluyor gerçekten.

Hakan Bey, sizde başınızdan geçen tecrübeleri anlatırsanız hem bana faydası olacaktır hemde ilerde bu başlığa düşenlere yol gösterici olacaktır. Bitki ilk geldiğinde ne yaptınız? Neye diktiniz, ne sıklıkta ve nasıl suladınız. Bitki besinleri, takviyeleri vs. vs. kullandınız mı? Yapay ışık kaynaklarından ne ölçüde faydalandınız, lividalar çiçek açınca nasıl hissettiriyor?

Erkan Bey, Utriyi maalesef çok yumuşak suda barındırabilme imkanım pek olamayacak. pH’ı 6.70 gibi nispeten asidik bir akvaryum suyu görebilecekler ancak KH 4, GH ise 6-7 gibi olacaktır. Malum memleketimizin suyuda toprakları gibi büyük ölçüde sert kalıyor bu bitkiler için ancak ben utri ile yakın ekolojik sistemlerden gelen zor denen sucul bitkileri kotarmayı başardım. Bana öyle geliyor ki, Ca ve Mg konusu suyu asidikleştirdiğim ölçüde hayati derecede kritik bir sorun yaratmayacaktır. Gene benim bol bitkili akvaryumlarımda devamlı NPK takviyesi yapılıyor ve yoğun bitki olduğu için suda nitratı 5-10 ppm’den fazla pek ölçebilmek mümkün olmuyor. Eğer elde karasal olarak yaşatıp, çoğaltabildiğim utrim olursa, ben onu ne yapar eder su altında yaşatırım. Bu sebeple umarım bunlarıda lividalar gibi heba etmem. Algler, NPK ve utrilerle ilgili ne demek istediğinizi anladım, sizin ben daha sormadan bunu söylemeniz iyi oldu.

Hakan Bey, tavsiyeniz gibi eski hazırladığım saksıyı, Erkan Bey’den gelecek sarı torfla birlikte perlit karışımı hazırlayıp değiştireceğim. Akvaryumun üstüne ve kapağa yakın yere bunlar için akrilikten özel bir saksı yapacağım sanırım. Öyleki burası bir tür teraryum gibi sıcak, nemli, bol CO2 li bir yer olacaktır.. Sonrasını bekleyip göreceğim.

Teşekkür ederim,

saka Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-02-2007, 22:45   #30
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 13-04-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 9,099
Galeri: 25
http://www.tropica.dk/go.asp?plant=049b

http://www.pbase.com/plantella/mp6eck

http://www.pbase.com/plantella/30lu

Kemal Bey,linklere bir göz atın derim...
.

denizakvaryumu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 18:59.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2019