agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Doğaya ve Yaşamınıza Sahip Çıkın > Buralardan Çekip Gitmek (Ev yapımları)
(https)




Reklam


Beğeni Düzeni684Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 18-11-2006, 16:22   #1
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,933
Galeri: 29
Kaçıp gittik nasıl yaşayacağız?

5 yıldır İstanbul il sınırlarına girmedim. Çekip gitmiş sayılırım biraz.

Küçüklüğümden beri hayvanları ve bitkileri çok severim. İnsanlığıda severdim tabii o zamanlar. Çocukluk işte. Sonra büyüdüm ve gördüm ki, insanlar tek teksevilebilse bile insanlık çokda sevilebilecek bir şey değil. Devamlı savaşlar, hergün artan suçlar, şehrin göbeğinde hüküm süren orman kanunları, çıkarı olmadan iş yapmayan memurlar, tüccar mantıklı politikacılar vs vs. (listeyi istediğiniz kadar uzatabilirsiniz)

Ben ne yapabilirim bütün bunlara karşı dedim kendi kendime. Hiç bir şey. (bunları tartışmak değil niyetim, sadece düşünce olarak anlaşılabilmek için belirtiyorum)

30 yaşında askerden bekar olarak döndüğüm zaman önümde iki seçenek vardı,
ya eski işime (tv) devam edecektim ve iyi kötü para kazanarak plazma tv, 2048kbps internet, gece 04:00 da bambiden kaşarlı dürüm yeme gibi lükslerim olacak, emekli oluncada (20 sene sonra) bahçeli bir ev alıp, tavuğumu köpeğimi besleyecektim. **** şimdi gidecektim.
Eğer 20 sene bahçeli bir evde tavuk beslemek için çalışacaksam plazma tvde DVD seyretsem ne olur, seyretmesem ne olur!

Bastım geldim yalovaya. Paramın yettiği bir arsa aldım. O sırada devlet deprem için yapılan prefabrikleri satışa çıkarmıştı, onlardan aldım. İki sene prefabrikte oturup, yavaş yavaş evimi hazırlamaya başladım. Hala da yapıyorum bi yandan. Hiç acelem yok. Elimden geldiğince, yavaş yavaş

İnternet 5-6 ay önce bağlandı ama yarım yamalak çalışıyor. Çeşmeden suyum akıyor, düğmeye basınca lamba yanıyor. CNBC-E dizilerini seyredebiliyorum. Hayattaki bütün lüksüm budur şu anda

Karşılığında ne mi elde ettim;
İstediğim kadar kedi, köpek, kuş bakabiliyorum.
İstediğim kadar yüksek sesle müzik dinleyebiliyorum.
Domatesimde hiç bir şekilde suni gübre, ilaç yok.
Sütümde kesinlikle antibiyotik kalıntısı yok.
Sabah beni kuşlar uyandırıyor.
Evimde perde yok, çünkü içeriyi görmesini istemediğim kimse yok.
Fidanlarım büyüyor (bazıları meyve veriyor artık)

Bu listeyide uzatmak mümkün tabii

Tuna Kiremitçi'nin bir yayınlamadığı bestesi vardı, sonra şiir kitabına koydumu bilmiyorum. Ama yukarıda anlatmak istediğimi çok güzel özetliyor.

İstanbul büyük şehir.
Düşlerimse çok küçük.

Uzun oldu, baş ağrıttıysam kusuruma bakmayın artık

 
Khan, drhegeli, gilan ve 42 kişi beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-11-2006, 16:36   #2
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 25-04-2005
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 778
Galeri: 66
İnanıyorumki yazınızı okuyan herkes size gıbta etmiştir belki çoğu kişin yapmak isteyipte yapamadığı şeyi gerçekleştirmişsiniz.

Razpacture beğendi.
oktars Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-11-2006, 16:38   #3
Ağaç Dostu
 
bahcıvan's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-09-2006
Şehir: maltepe/istanbul
Mesajlar: 541
Darısı başımıza diyorum Todor. Baş ağrıtmakmı? Bu bir başın kurtuluş hikayesi bence

Erdogan beğendi.
bahcıvan Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-11-2006, 16:40   #4
Ağaç Dostu
 
turunç's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-10-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 1,032
Galeri: 5
Oktars' a katılıyorum. Çoğunluğumuz Todor' un yaptığını yapmak istiyoruz da cesaret yok.. Ama çalışmalarımız devam ediyor.. Bir gün mutlaka... Tamamen... Yapayalnız da olsak...


Düzenleyen turunç : 18-11-2006 saat 17:08 Neden: isim yanlış yazılmış
turunç Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-11-2006, 16:52   #5
Ağaç Dostu
 
Mahmut Leventoğlu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-09-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,547
Galeri: 46
Vallahi gençler bir an önce kaçabilin. Çoluk çocuğa karışınca bayağı zor oluyor. Kaçsan bile onları oralarda oyalayabilmek için türlü cambazlıklar gerekiyor.Hele büyüdüklerinde siz onlara uymak zorunda kalıyorsunuz. Ne zamana kadar biliyormusunuz köroğlu ve ayvaz kalıp diyeceksiniz ama o zamanda sağlık koşulları nedeni ile içinizden gelmeyecek İstanbuldan kaçmak. Biz yarı kaçtık yarı kaçamadık belki şartların verdiği kolaycılıktı ama birde eşlerin bu konuda birbirlerine yürekten inanması gerekiyor.her koşulu kabul etmeleri gerekiyor. (Kadın-erkek ayrımı yapmadan)

Mahmut Leventoğlu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-11-2006, 09:11   #6
Ağaç Dostu
 
newadam's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-11-2006
Şehir: Ankara
Mesajlar: 171
Todor ustam yanında bir kişilik boş kadro yokmu yavf Ben de her şeyi bırakıp İstanbul'a geleyim.... Ah bu arada sanırım Mahmut ustam en son burda görülmüş yazdıklarınızdan etkilenip istanbul'u mu terketti nedir?

newadam Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-12-2006, 19:38   #7
Yeni Üye
 
bage's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-12-2006
Şehir: istanbul
Mesajlar: 17
Galeri: 2
Question

arkadaşlar istanbul dan gitmeyelim...
gideceğimiz yeri istanbula taşıyalım...
ne kadar taşıyamasakda.......

bage Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2006, 18:32   #8
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 02-12-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,419
Galeri: 5
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi bage
arkadaşlar istanbul dan gitmeyelim...
gideceğimiz yeri istanbula taşıyalım...
ne kadar taşıyamasakda.......
zaten İstanbul peşinizden geliyor.20 yıl önce kuşların ve denizin sesiyle yaşadığımız Armutluda şimdi 6 katlı apartmanlar arasına sıkıştık eviminönündeki kumsal asfalt oldu,kamyonlar geçiyor.yazın kalabalık günlerinde ben İstanbula kaçıyorum daha sakin oluyor

Ferda Ülkümen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-12-2006, 18:38   #9
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,933
Galeri: 29
Deniz olan yerler her gün daha da kalabalıklaşacak. Denizden biraz uzağa yerleşmekte fayda görüyorum.

Angel Aki beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-12-2006, 19:52   #10
Ağaç Dostu
 
betito's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-09-2005
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 753
Galeri: 31
Babaannemin annesinin evide ahşaptan(altı yarı tuğla)
Sinop Ayancık evlerini temsilen bir otel yaptılar, bir aile kalabilecek şekilde ve gayet güzel yapmışlar, lakin betonların arasında ve deniz manzaralı.
Kendi eivimiz ahşaptan değil ama en üst katı ahşap döşeme yaptık Eğer duavarları da ahşapla kaplasak çok güzel olurdu
Umarım istediğinizi bulursunuz

betito Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 12-12-2006, 13:32   #11
Yeni Üye
 
cantokuri's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-12-2006
Şehir: Bakü, İstanbul, Antalya
Mesajlar: 27
Galeri: 4
Beykoz, elmalı köy de( polenez yolunda) bir evimiz var bizimde. 400-500 m2 civarında bir bahçesi var. alt katta bi bodrumu ve üst katında yapılmayı bekleyen bir çatı katı var. etrafta pek ev yok daha çok orman ve ağaçlar. bahçesi bir peyzaj mimarına yakışmayacak derecede karışık meyve ağaçları biraz fındıklık, kestane ağacı ve dağ çilekleri var. yani tam bir dağ evi bizimki... şuan çıkacak olan bir kiracı var ve eşyalarıyla birlikte yeniden kiralamayı düşünüyorum. hadi bakalım açık arttırma buyrunuz

bununla birlikte istanbul kesinlikle kaçılacak bir şehir değil, bunu uzak olduğunuzda anlıyorsunuz. evet dönem dönem uzaklaşılmalı mutlaka ama asla temelli kaçılmamalı

cantokuri Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-01-2007, 21:43   #12
Ağaç Dostu
 
DEVRlM's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2007
Şehir: Bedeviyim
Mesajlar: 240
Ben sanırım sizin istediğinizi yaptım ve istanbulu terk ettim (: Ama bu benim seçimim değildi ahşap bir evde oturmuyoruz ama evimiz güzel 6 dönüm bahçeye sahipiz. 55 metrelik bir asmanın altından geçip bizim evin kapısına ulaşılıyor ve asmanın kenarları güllerle döşenmiş, yeşil erik, malta eriği, kayısı, avakado, trabzon hurması, mandalina, portakal, minole, turunç, king, incir,kan dudu, karadut, nar, italyan eriği, ceviz, greyfurt ve zeytin bahçede bulunan ağaçlar. Abartmıyorum emin olun (: ayrıca ev kasabaya 5 km uzaklıkta ve dağın eteğinde sessiz sakin bir yerdeyiz tek bir taşıt sesi duyamazsınız yazın cırcır böceklerinin sesi oluyor sadece maymun gibi ağaçlardan inmiyorum bu aralar neyse şimdilik bukadar tavuk bile besliyoruz ama ben hala buraya alışamadım size garip gelebilir ama insanları çok dedikoducu bu yüzden hiç arkadaşım yok komşumuzda yok zaten üç beş tane ev var çevremizde ama evde oturup koca bekleyen kızlarla dolu evler neyse sanırım yeter bu kadar (:

İpekböcegi beğendi.
DEVRlM Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-01-2007, 11:48   #13
Ağaç Dostu
 
aybala's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-10-2004
Şehir: İstanbul-Maltepe
Mesajlar: 6,812
Galeri: 584
Kaçıp gittik nasıl yaşayacağız?

İstanbul'dan kaçtık, ahşap evimizi kurduk...peki nasıl yaşayacağız?

Buradan devam edelim...

aybala Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-01-2007, 12:08   #14
agaclar.net
 
malina's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-04-2004
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 37,108
Galeri: 90
Kötü komşu ev sahibi yapar, huysuz yönetici ise, yeni konu sahibi...

malina Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-01-2007, 12:10   #15
Ağaç Dostu
 
Mahmut Leventoğlu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-09-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,547
Galeri: 46
Efendim sizin hiç kötü komşunuz yok mu ?

Mahmut Leventoğlu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-01-2007, 12:29   #16
Ağaç Dostu
 
aybala's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-10-2004
Şehir: İstanbul-Maltepe
Mesajlar: 6,812
Galeri: 584
Biz ev almayıp komşu alanlardanız

Ama burada tavuk, horoz, kuzu..vs. muhabbeti yapacaktık...

aydemiraydın beğendi.
aybala Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-01-2007, 12:41   #17
Ağaç Dostu
 
Mahmut Leventoğlu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-09-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,547
Galeri: 46
)))

Mahmut Leventoğlu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-01-2007, 21:16   #18
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,933
Galeri: 29
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi aybala Mesajı Göster
peki nasıl yaşayacağız?
Eğer ben bakabilirim derseniz illaki sağmal bir hayvan. Koyun olur, keçi olur, inek olur. İnek en fazla işçilik isteyen tabii. Sonra hergün taze süt, peynir, yoğurt. Ortalıkta oynayan, zıplayan kuzular.

Sonra sıfır işçilik bol yumurta verimi ile bir kümes. tavuk, kaz, su varsa ördek.
Ama ördek biraz pis ve obur bir hayvandır. Çiçek bakıyorsanız ördek çok zor. Sularınıda çok kirletirler. Fakat o pis su iyi bir gübredir.
Kaz çok iyi bekçidir. Yabancıya derhal tepki verirler. Üstelik sesleri çok tiz olduğu için bahçenin neresinde olursanız olun duyarsınız. Çin kazlarının uçarak yabancılara saldırdığı anlatılır.

Kümesiniz zenginse etrafta çekirge, salyangoz, kene gibi mahlukatlar pek barınamaz. Üstelik her sabah yediğiniz yumurta çok lezzetli olur. Ben yazın tavuklarıma hiç yem vermiyorum. Prensip olarakta 3 saatten daha eski yumurtayı yemem. Köpeklere veririm.

İllaki köpek. Çünkü siz tavuk, kaz aldığınız zaman etraftaki et obur hayvanlar için güzel bir yiyecek kaynağı oluyorsunuz. Sansar, tilki veya komşu köpekleri uzak tutabilecek, fakat sizin baktığınız hayvanlara zarar vermeyecek, yabancılara karşı şüpheci bir köpek. Öyle golden retriver, dalmaçyalı, bob tail gibi ırklar pek verimli olmaz. Ve muhakkak kedi. Tavuk varsa fare vardır, yılan vardır.
Hepsini bahsi geldikçe anlatırım.

Şimdilik iştahınız kabarması için;
Name:  kaz yumurtası.jpg
Views: 22244
Size:  9.2 KB Name:  Pit bull vahşeti ve cimcim.jpg
Views: 11580
Size:  9.8 KB

gilan, SAHIRE, pria ve 10 kişi beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 00:11   #19
Ağaç Dostu
 
aybala's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-10-2004
Şehir: İstanbul-Maltepe
Mesajlar: 6,812
Galeri: 584
Bahçeye bir de fırın yapmak lazım. Şekli aşağıdaki gibi. Tümülüs şeklinde. Yani kubbe gibi. Sanırım içi ateş tuğlası denen bir tuğla ile yapılıyor. O kadarını bilmiyorum. Alt kısmının yapımında herhangi bir taş kullanılabilir.

Name:  fırın.gif
Views: 12957
Size:  12.8 KB

İçinde ateş yakılır. Fırının içi iyice ısınınca, sacayağı üzerine hazırlanmış ekmek * tepsisi konulur ve fırının kapağı kapatılır. Sonra inek sütünden hazırlanmış tereyağı* kara tavada eritilir. Yağ iyice kızınca üzerine tavuk kümesinden alınmış çift sarılı yumurta kırılır. Sadece beyazı karıştırılarak az pişirilir. Sarıya pişerken dokunulmayacak. Bu sırada fırından ekmek çıkarılacak ve kabuğu koparılıp yumurtaya bandırılacak. Yanında sırada hafif ekşi ayran* içilecek.

Not: * işaretlilerin yapımı daha sonra anlatılacak.

aybala Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 00:26   #20
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,933
Galeri: 29
Fırının alt kısmında veya ateş yakılan herhangi bir yerde "her taş" olmaz. Özellikle dere taşları, damarlı taşlar olmaz. Taşın içine sızmış su, ateşin ısısı ile genleşerek taşı patlatır. Bu da yaralanmalara yol açar.

Ayrıca ocak yapımında kullanılan bir yöntem var. İlk sıra tuğla örüldükten sonra ikinci sıra tuğla örülmeden araya cam kırıkları ve kum konuluyor. İlk seferinde çok harlı yakılan ateş, camın erimesini ve tuğlaların sırla kaplanmasını sağlıyor. Daha sonraki seferlerde yakılan fırının ısısını uzun süre muhafaza ediyor. Bir çeşit termos gibi.

Not: Eğer resimdeki adam o küreği, o açı ile fırına sokarsa her hafta kürek alması gerekir. Küreği fırına sokarken dibine değdirmemek lazım. Yoksa kürek yanar

evdeçiçek ve erbilse beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 06:46   #21
Ağaç Dostu
 
Halit Togay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-09-2005
Şehir: Ataköy-İstanbul
Mesajlar: 724
Galeri: 130
Benim çiftlikte olmasını arzu ettiğim şeylerin listesi var . Bir de evim nasıl olacak maddeleri.
1- Hiç kimsenin girmediği bir alan olmalı . Tercihan dikenli telle çevrilmiş olmalı (hayvanların giriş çıkışı serbest kalacak şekilde.) Bu arazi parçası için 300 m2 ayırdım. Yeri şu andan belli , 2 tarfının telini henüz çekmedim ama 4 senedir girmiyorum. Biraz böğürtlen yetişti ve bildik otlar. Daha ağaç yok. Çalı da yok. Arada bir yabani tavşan görüyorum ama bu arazide değil. Bolca çekirge ve diğer böceklerden var. Aslında sırf buna bile bir başlık açılabilir. "diğer tarlaların arasında işlenmeden bırakılan tarla yıllar sonra ne olur" diye.
2- Bir tırmanma duvarı . Ama iri masif kayalarla inşa edilmiş elinize epoksili yapma kayalar değil , hakiki soğuk sert kaya değsin.
3-Birkaç yerinde kayaların arasından bonsaileşmiş ağaçlar ve çalılar çıksın.
4- Bu duvarın yanında bir yerden ufak bir şelale dökülsün. Duvarın yarı yüksekliğine kadar insin.
5- Şelalenin alt çığrında bir kısa dere olsun.
6- Dere duvarın alt kesimine kadar genişleyen bir süs havuzunda bitsin.
7- Koi balıkları tabii ki.
8- Havuzun taşlık bir sahili olmalı.
9- Tahta bir güverte çimlikte başlayıp suyun üstünde bitmeli.
10- Duvarın bir yerlerinde kuş yuvaları olmalı tilkilerin çıkamayacağı ve yılanların erişemeyeceği bir yerlerde.

Klanları sonra yazayım, şimdi işe gitmek lazım.

Halit Togay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 06:59   #22
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,933
Galeri: 29
Bir devir daim motoru ile yapabilirsiniz gibi geldi söylediğiniz şelale, dere, havuz sistemini. Motor suyu havuzdan alır, kayaların üstüne boşaltır. Kayalardan akan su, kanaldan havuza boşalır. Böylece oksijen seviyesi yüksek bir havuzunuz olur. Fakat hem koi hem ördek kaz besleyemezsiniz. Su kuşları, balıklara zarar verecektir.

Zannımca hiç kimsenin girmediği 300m2 yer böğürtlenlik olacaktır. Ağaç, siz dikmezseniz kendiliğinden çıkması biraz zor olur. Böğürtlenler yeşeren ağaç tohumlarını boğacaktır. Yabani böğürtlen oldukça arsız. Hem kol atarak yayılıyor hem tohumla hem kök sürgünleri ile.

Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 07:54   #23
Ağaç Dostu
 
Halit Togay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-09-2005
Şehir: Ataköy-İstanbul
Mesajlar: 724
Galeri: 130
11- Aslına bu iş için gereken enerjiyi bir yeldeğirmeninden temin etmek istiyorum.

Halit Togay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 07:55   #24
Ağaç Dostu
 
Halit Togay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-09-2005
Şehir: Ataköy-İstanbul
Mesajlar: 724
Galeri: 130
12- Köy fırını da olmazsa olmazlardan.

Halit Togay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 07:58   #25
Ağaç Dostu
 
Halit Togay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-09-2005
Şehir: Ataköy-İstanbul
Mesajlar: 724
Galeri: 130
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Todor Mesajı Göster
Bir devir daim motoru ile yapabilirsiniz gibi geldi söylediğiniz şelale, dere, havuz sistemini. Motor suyu havuzdan alır, kayaların üstüne boşaltır. Kayalardan akan su, kanaldan havuza boşalır. Böylece oksijen seviyesi yüksek bir havuzunuz olur. Fakat hem koi hem ördek kaz besleyemezsiniz. Su kuşları, balıklara zarar verecektir.

Zannımca hiç kimsenin girmediği 300m2 yer böğürtlenlik olacaktır. Ağaç, siz dikmezseniz kendiliğinden çıkması biraz zor olur. Böğürtlenler yeşeren ağaç tohumlarını boğacaktır. Yabani böğürtlen oldukça arsız. Hem kol atarak yayılıyor hem tohumla hem kök sürgünleri ile.
Ağaç zor gerçekten . Ama bu uzun süreli bir proje , 20 veya 30 sene sonra ne olacağını görmek isterim; tabii ömür vefa ederse.

Halit Togay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 08:01   #26
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,933
Galeri: 29
Yeldeğirmeni çok güzel bir fikir. Eğer bulunduğunuz mevki, senenin büyük zamanı rüzgar alıyorsa neden olmasın.

Ben elektrik üretimini dereye koyacağım bir dinamo ile halletmeyi planlıyorum. Dinamoyu aldım. Bir gemiden çıkma trifazeden monofazeye çevrilmiş 4 Kwlık bir dinamo bendeki. 150 YTL'ye almıştım 2 sene önce. Fakat bir türlü uğraşamadım. Dakikada 1450 devir döndürmeyi başaracak sistemi kurabilirsem, 2-3 haneyi besleyecek 220 V 50 Hz elektrik üretebilirim.

evdeçiçek beğendi.
Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 09:16   #27
Ağaç Dostu
 
Halit Togay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-09-2005
Şehir: Ataköy-İstanbul
Mesajlar: 724
Galeri: 130
13- Bir sera hem bonsailer için hem sebze istihsali için lazım. 30-40 m2 civarında olacak tarhlar beton bölümlerle ayrılacak .

Halit Togay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 16:29   #28
Ağaç Dostu
 
Mahmut Leventoğlu's Avatar
 
Giriş Tarihi: 15-09-2006
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 3,547
Galeri: 46
Marmara bölgesinde pek Akrep olmaz ama önerim Mutlaka bahçeniz de tavuk besleyin AKREB İN can düşmanıdır. Teyzem ve eşi ADRASAN DAKi otel de her yıl 40 50 kadar tavuk beslerler. Bunun sebebi akreptir. Otel ve çevresindeki arazide kesinlikle Akrep barınamamaktadır. Otelin içinden geçen Adrasan deresinde de sayısını bilemediğimiz kadar ördek bulunur. Bunun sebebi de çevrede çöp namına birşey bırakmazlar.

Yapacağınız evin fosseptik çukuruna mutlaka 1 takım koyun akciğeri atın. Bir süre sonra inanılmaz bir arıtma sistemi sahibi olacaksınız

Mahmut Leventoğlu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-01-2007, 17:00   #29
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,933
Galeri: 29
koyun akciğeri ne işe yarıyor? İlk kez duyuyorum.

Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-01-2007, 13:06   #30
Ağaç Dostu
 
Yücel Özlem's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-04-2006
Şehir: ANKARA
Mesajlar: 3,111
Galeri: 137
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Todor Mesajı Göster
koyun akciğeri ne işe yarıyor? İlk kez duyuyorum.
--Bu ciğer meselesini ben de duymadım.

-Sevgili Todor, Mahmut Bey'in yine bir muzipliği olmasın!

-Gerçi tavuk, ördek konusunda anlattıkları yabana atılamaz ama...

Yücel Özlem Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Etiketler
arazi, çiftliklik arazi, satılık, satılık arsa, satılıktarla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 17:19.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2017