![]() |
|
|
|
|
|
#1 |
|
Ağaç Dostu
|
Bahçemize nisan ayında diktiğimiz minik fidanların soğuk ve donla bu kış ilk mücadelesi,bakalım kaç cengaver fidan bu donlardan ilkbahara sağ salim çıkacak,bu arada kendi köylülerimizin davranış biçimleri bana ilginç geliyor, birbirine bakarak bahçelerini işliyorlar,içlerinden birisi göktaş ya da bordo bulamacı dona karşı fidanı korur diye uygulama yapıyor ondan gören diğerleri de fidanlarına aynı şeyi yapıyor,birisi tarlasını sürüyor haydi diğerleri de başlıyor tarlayı sürmeğe,bilerek uygulama yapan az, örneğin bizim zeytinliğimizin yarısı yamaç yarısı düzlükte,yamacı sürdükçe yağmurla beraber toprak düzlüğe doğru yavaş yavaş taşınıyor,oysa burada okudum,sonbaharda böyle yerleri sürmemek lazımmış ,otların kökleri toprağı tutacağı için erozyonla kısmen başa çıkılıyormuş,toprağı yılda bir kez baharda işlemek daha doğru bir uygulama gibi görünüyor,zaman zaman eşime, Aydın'ın dağlarında zeytin ağaçlarının dibi sürülüyor mu ,zaten imkanı yok,oralarda da zeytin oluyor ,öyleyse ikide birde niye toprağın faydalı kısmı aktar dönder edilip duruluyor diyorum,bu arada Masanobu Fukuoka'nın Ekin Sapı Devrimi kitabını aldım okuyorum,onun topraklarında 1950 den beri toprak sürülmez,tarım makineleri ,tarım ilaçları ve suni gübre kullanılmazmış,ilk başlarda bazı kayıpları olmuş ama zamanla gerek bitki olsun gerekse böcek olsun,zararlıları doğal yöntemlerle baskılamayı öğrenmiş,bize ise sanki en büyük traktörü,en zehirli zirai ilacı kullandığımızda daha çok ürün alacakmışız gibi geliyor,bu yılbaşında bahçenin toprağı yağmurdan dolayı çamurdu ve ardından hava don yaptı,ustaların yazdıklarına göre demek ki fidanların kılcal kökleri soğuktan donacak ve belki fidan da ölecek,ölen fidanların yerine yedekte torbasında duran fidanlar dikilip daha bilinçli olarak yaşama devam edilecek.Bilgisini ve tecrübesini paylaşan herkese teşekkürler. Düzenleyen yasarugur : 06-01-2011 saat 09:52 Neden: kelime tamamladım |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ağaç Dostu
|
Yukarıdaki mesajlarımı tekrar okuyunca sanki ziraat mühendisleri bir şey bilmiyormuş gibi bir şey anlaşılabilir, asla öyle birşey diyemem. Asıl demek istediğim şu cümlenin içinde, "Neler yaptığınızı en iyi bilen sizsiniz. Yaptıklarınızı bir düşünün hatayı da bulacaksınız". Siz tarlanıza en iyi çiftçiyi en iyi ziraat mühendisini de götürseniz toprağa ne gibi işlemler yaptığınızı söylemezseniz iyi anlatamazsanız, rahatsızlığın ne olduğu tespitinde varsayımlarla hareket edilecek ya tohumda suç denecek ya fidanda denecek, buda sizlerin tam bir neticeye varmanızda kafanızda açaba gibi soru işaretleri bırakacak. Toprağın hiç işlenmemesine katılamayacağım, toprak işlenmeli kültürel mücadele yapılmalı, Ama bu uygun şarttlarda yapılmalı, şartları uygun olmayan kültürel mücadele daha fazla zarardan başka bir şey değildir. Örneğin: hayvan gübresi veriyorsun bunu toprak altı yapmalısın ki, atılan gübreden yarar göresin, gübrenin verildiği yer bir bahçeyse gübre kapanacak kadar sürüm yapılmalı, daha derin sürümlerde köklere vereceği zarar düşünülmeli. Sonbahar da sürüm yapılamaz yapmamalıyız gibi bir şey de çıkarmayınız lütfen bu tamamı ile sizin bölge iklim toprak şartlarızınla (vs) ilgilidir, şartlarınız neyi en iyi gerektiriyorsa öyle yapmalısınız. |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ağaçsever
Giriş Tarihi: 19-02-2008
Şehir: osmaniye
Mesajlar: 84
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Ağaç Dostu
|
Yok yukarıda ki mesaj size değil, genel yazmıştım. Alıntı:
İkincisi, don konusuna girince budamadaki yanlışlar daha fazla morelin bozulmaması için, "budamanın bu mevsimde yapılması yanlıştır" la yetindim. Budama konusuyla ilgili şu başlığı okudunmu bilmiyorum, bence şu başlığı iyice sindire sindire iyice okuyup ne dediğini anlamak lazım. Dikkat etmeniz gereken sadece orada ne yazdığı değil, orada yazanla sizin bölge iklim şartlarına uyacak budama isteği budama şekline siz karar vereceksiniz. -------------------------------------------------------------------------- Üstte fotoğrafını çekmiş olduğunuz zeytin dalının nedenlerini resimden anlamak oldukça güç, Tamam bu bir kuruma ama nedeni ne derseniz bir sürü nedenleri var, şu deyip tahlil etmek oldukça güç, orada yerinde bunu gören mühendisler tanı koyamadıysalar biz burada hiç koyamayız, sadace şuda olabilir deriz. Budama ile ilgili de bir tecrübem var demiştim ya daha önceki mesajlarımda yeri gelmişken onu da anlatayım belki faydalı olabilirim. Ağaçlarım üç yaşlarındaydı, bayram tatiline girmiştik, aylardan şubat 10 veya 15 şi, bahçeye gittim, hava o kadar güzel ki, adeta yaz gelmiş gibi bir hava var, gezinirken can sıkıntısıyla bir ağaç budayayım dedim, bir, ki, üç, derken onbeş tane ağaçı budadım. Bir hafta on gün havalar adeta yaz gibi gitti, daha sonra bir kar bir fırtına tabi gece don, Uzatmayayım o budadığım ağaçlarda sizin resmini koyduğunuz gibi kurumalar oldu, diğerlerinde bir şey yok. Nedenlerini çok düşündüm, benim nacizane kararım şu idi. Düşünün ki, bir ağaçta beş dal var, ikisini kestin kaldı üç dal, ağaça su yürüdüğü zaman, hangi ağaça daha çok su yürür beş dallıya mı? üç dallıya mı? Üç dallıya daha çok su yürür. Neden? çünkü ağaç beş dalı besleyecek kök sistemini kurmuştur, ikisini kesersen bu kestiğin dalların suyuda diğer kalan üç tanesine gidecektir ve ağaç gövdesindeki su miktarı artmış ve dondan etkilenme oranı daha fazla olacaktır. Nedeni budur diyemem ama, bu değildirde diyemem. O tecrübe bana mart onbeş gelmeden elime makas almamayı öğretti. Katılır veya katılmazsınız buda benim görüşüm.Sevgili zeytunsever, fotoğraf makinenizin güzel çekimleri var, markasını öğrenebilirmiyim. ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| ağaç, gübre, zeytin, zeytin gübreleme |
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|